Konusunu Oylayın.: Bir çocuğun anne ve babasına karşı sorumlulukları ve görevleri

5 üzerinden 4.82 | Toplam : 51 kişi
Bir çocuğun anne ve babasına karşı sorumlulukları ve görevleri
  1. 08.Nisan.2013, 22:52
    1
    Misafir

    Bir çocuğun anne ve babasına karşı sorumlulukları ve görevleri






    Bir çocuğun anne ve babasına karşı sorumlulukları ve görevleri Mumsema Bir çocuğun anne ve babasına sorumluluklarını ve görevlerini maddeler halinde paylaşabilir misiniz ?


  2. 11.Nisan.2013, 22:35
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Bir çocuğun anne ve babasına karşı sorumlulukları ve görevleri




    — Anne ve babanın sözlerini dinlemek.
    — Onların emir ve isteklerini hemen yerine getirmek.
    — Onlar geldiğinde saygı bağlamında ayağa kalkmak.
    — Onlarla konuşurken, sohbet ederken ses tonuna dikkat edip onların sesinden yüksek bir ses tonuyla konuşmamak.
    — Onlara hitap ederken sevgiyle ve saygıyla hitap etmek.
    — Herhangi bir girişimde onların fikir ve düşüncelerine başvurmak, onların gönüllerini kazanmak.
    — Onların yüzlerine karşı yüzünü ekşitmeyip, güler yüzlü ve tatlı sözle davranıp gönüllerini almak.
    — Onların hayır dualarını almak


  3. 11.Nisan.2013, 22:35
    2
    Devamlı Üye



    — Anne ve babanın sözlerini dinlemek.
    — Onların emir ve isteklerini hemen yerine getirmek.
    — Onlar geldiğinde saygı bağlamında ayağa kalkmak.
    — Onlarla konuşurken, sohbet ederken ses tonuna dikkat edip onların sesinden yüksek bir ses tonuyla konuşmamak.
    — Onlara hitap ederken sevgiyle ve saygıyla hitap etmek.
    — Herhangi bir girişimde onların fikir ve düşüncelerine başvurmak, onların gönüllerini kazanmak.
    — Onların yüzlerine karşı yüzünü ekşitmeyip, güler yüzlü ve tatlı sözle davranıp gönüllerini almak.
    — Onların hayır dualarını almak


  4. 08.Mayıs.2014, 17:33
    3
    Misafir

    Cevap: Bir çocuğun anne ve babasına karşı sorumlulukları ve görevleri

    ÇOCUKLARIN ANNE BABALARINA KARSI GÖREV SORUMLULUKLARI

    Kur'an çerçevesinde çocukların ana ve babalarına karşı sorumlulukları

    1. Sorumluluğun Tanımı: Sorumluluk (responsibility) ya da eski dildeki deyimiyle mesuliyet, kişinin yaşına ve durumuna uygun olarak yapması ya da yapmaması gerekenleri bilmesi ve bunların gereğini yerine getirmesidir. Sorun çocuğun sorumluluğu olunca eğitim penceresinden bakarak sorumluluğu kısaca “erken çocukluk dönemlerinden başlayarak çocuğun yaşına, cinsiyetine ve gelişim düzeyine uygun olarak görevlerini yerine getirmesi bilinci” şeklinde tanımlayabiliriz. Bir başka şekilde ise, “çocuğun doğduğu andan itibaren başlayan, çocuğun ilk izlenimleri ile gelişen, kişinin kendini başkalarıyla paylaşması ve kendinden bazı ödünler vermesi” şeklinde tanımlanabilir. Kur'an-ı Kerim’de sorumluluk anlamını karşılayan “mesuliyet” genelde “kişiyi sorgu ile karşı karşıya bırakacak olan ödev ve görevler ile kişinin bu görevler karşısındaki durumu” anlamında kullanılmıştır.

    2. Çocukların Anne-Babalarına Karşı Görev ve Sorumlulukları: Kur'an’da çocukların anne ve babalarına karşı olan sorumlulukları çeşitli ayetlerde dile getirilmiştir. Biz bunları küçükbaşlıklar şeklinde vereceğiz.

    A) Çocuklar anne ve babalarına karşı iyi davranmalı ve itaat etmelidirler: "Biz insana ana babasına iyilik yapmasını da tavsiye ettik." (Lokman, 31/14). Allah’ın tavsiyesi bir emir niteliği taşır. Böylece Allah anne-babaya iyilik yapmayı emretmiştir. Çünkü bir çocuğun yetişip büyümesinde en büyük fedakârlığı, onlar gösterir. Abdullah b. Mes'ud diyor ki: "Peygamber (s.a.s.) Efendimize: Allah'ın katında en sevgili amel hangisidir? diye sordum, Peygamber (s.a.s.): Vaktinde eda olunan namazlar, buyurdu. Namazdan sonra hangisi daha sevgilidir? dedim. Ana-babaya iyilik etmektir, buyurdu. Sonra hangisidir? dedim. Allah yolunda cihaddır, buyurdu. (Riyâzu's-Sâlihîn, I, 347). Bu hadisi şerifte anne-babaya iyilik etmenin Allah uğrunda gösterilen cehd-ü gayretten daha önemli olduğu vurgulanmıştır. Anne-babanın çocuklar üzerinde hakları büyük olduğu için çocukların anne-babalarına karşı görev ve sorumlulukları çok fazladır. Yüce Allah, kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim’de bu görev ve sorumlulukları çeşitli ayetlerde bize bildirmiş her konuda olduğu gibi bu konuda da Kur'an’ın bize hidayet kaynağı ve rehber olmasını sağlamıştır. Çocuk için anne-babanın rızası çok önemlidir. Peygamberimiz de (s.a.s.): "Allah'ın rızası, babanın rızasında, gazabı da gazabındadır" (Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 1; Tirmizî, Birr, 3) buyurmuştur. Peygamber Efendimiz yine: "Allah size, annelerinize itaatsizliği... Haram kıldı." (Buhârî, Edeb, 4) buyurmuştur. Buna göre ve aşağıda birçok ayette belirtildiği üzere anne-babaya itaat farzdır. Allah'a şirkten sonra en büyük günah ise ana-babaya itaatsizliktir. Ana-baba İslâmî emirleri yerine getirmede ve yasaklardan kaçınmada titizlik göstermiyorlarsa ve hatta kâfir iseler bu onların ana-baba olmalarından doğan haklarını ortadan kaldırmaz.

    B) Çocuklar anne ve babalarına karşı saygı ve şefkat göstermeli, onlara öf bile dememeli, istediklerini yerine getirmeli, onları memnun etmelidir: "Rabbin şöyle hükmetti: Ancak O'na ibadet edin, ana-babaya ihsan ve iyilik yapın. Birisi yahut ikisi de yanında ihtiyarlarsa sakın onlara "öff" bile deme, onlara darılma ve yüzlerine bağırma, ikisine de ikram et ve tatlı söz söyle. İkisine de merhamet besleyerek tevazu göster ve de ki: Rabbim ikisine de merhamet et, onlar beni küçük iken nasıl terbiye etmişlerse sen de her ikisine öylece merhamet et. Rabbiniz gönlünüzdekini daha iyi bilir. Ana-baba haklarında iyilik ederseniz Allah size mağfiret eder. Çünkü o, günaha tövbe edenleri muhakkak affedicidir" (İsrâ, 17/23-25). Bu ayetlerde Allah Teâlâ, çocuklara anne baya karşı iyilik yapmaktan başka saygı merhamet ve şefkat göstermeyi de emretmiştir. “Sakın onlara "öff" bile deme” ifadesiyle onları üzecek en ufak söze bile razı olmadığını beyan etmiştir. Ayetin sonunda merhamet dilemenin tavsiye buyrulması anne-babaya dua etmenin gerekli olduğunun bir göstergesidir.
    C) Çocuklar anne-babalarına dua etmeli, haklarında kötü konuşmamalı, onlara sövmemelidir: "Ey Rabbimiz kıyamet günü, beni, anne-babamı ve bütün müminleri mağfiret eyle." (İbrahim, 14/41) Bu ayette Allah (cc) İbrahim (as)’ın dilinden anne-babaya karşı yapılacak duayı öğretmiştir. Çocuklar anne-babalarına bu şekilde dua etmelidirler. "Rabbim, beni, annemi, babamı, mü'min olarak evime gireni, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlere yıkımdan başkasını artırma." (Nuh, 69/28). Nuh (as)’ın bu duası da anne babaya duada yer vermenin önemli olduğunu ifade etmektedir. Allah Resulü (sav) buyurmuştur ki: "Bir kimsenin ana-babasına sövmesi büyük günahlardandır". Ashab-ı Kirâm: "Bir kimse ebeveynine nasıl söver?" deyince, Efendimiz (sav): "Biri başkasına kötü bir söz söyler, o da tutar bunun ebeveynine söver" diye cevap verdi. (Buhârî, Edeb, 4).

    D) Çocuklar anne-babalarının vasiyetlerini yerine getirmeli, dostlarına ikramda bulunmalıdırlar: Bir sahabî; "Ölümlerinden sonra da ebeveynim için yapmam gereken bir iyilik var mı?" diye sorunca Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdu: "Evet dört haslet vardır: Onlara hayır duada bulunmak ve Allah'tan, bağışlanmalarını dilemek. Varsa vasiyetlerini yerine getirmek. Dostlarıyla ilişkiyi devam ettirip ikramda bulunmak. Akrabalarıyla ilişkiyi devam ettirmek ki, senin bütün akrabaların ancak onlar vasıtasıyla var olmuştur. (Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 19). Bu hadisi şerif çocuklara anne-babalarının vefatlarından sonra bile sorumluluklarının devam ettiğini bildirerek bu husustaki görevlerini ifade etmektedir. Hz. Peygamber, "kime iyilik edeyim" diye soran bir sahabîye şu karşılığı vermiştir: "Annene, sonra annene sonra yine annene, sonra babana, sonra en yakın olanlara" (Buhârî, Edeb, 2; Müslim, Birr, 1, 2; Ebû Dâvud, Edeb, 120). Yine Peygamber Efendimiz "Anne Cennet kapılarının ortasındadır" (İbn Hanbel, V, 198); "Cennet annelerin ayakları altındadır" (Nesâî, Cihad, 6) buyurmuştur. Tüm bu hadislerde anne babaya ve sonra yakınlara, onların dostlarına iyilik ve ikramda bulunmanın önemine dikkatler çekilmiştir. Ayrıca vefatlarından sonra da anne-babayı rahmetle anmak, onlar için hayır dua etmek, hayır yapmak, vasiyetlerini yerine getirmek gerekir.

    E) Baliğ olan çocuklar ana-babalarının odalarına her zaman izin alarak girmeli, Baliğ olmayan küçükler ise Sabah namazından önce, yani yataktan kalkıp giyinileceği zaman; öğle uykusu sırasında yatsı namazından sonra yatılacağı zaman ana-babalarının veya başkalarının odalarına izin ile girmelidirler: Çünkü bu vakitler karı-koca arasında mahrem vakitlerdir. Allah-u Teâlâ, bütün müminlere bunu çocuklarına öğretmelerini emretmiştir (Bkz. Nûr, 24/58). İzin alma meselesi çok önemli olan, ancak günümüzde çocukların pek riayet etmedikleri meselelerdendir. Çocuklar ana-babalarına karşı daima saygılı olmalı, onlara karşı tatlı dilli, güler yüzlü davranmalıdırlar: Ana-babanın bütün söylediklerini, Allah'a itaatsizlik söz konusu olmadıkça, dinlemek ve kabul etmek gerekir. Her işte onların rızasını almaya çalışmalıdır. Onların hizmetlerini kendi hizmetinden önce görmelidir. “Biz insana, anne ve babasına (karşı) güzelliği (ilke edinmesini) tavsiye ettik...” (Ankebut, 29/8) Biz insana, 'anne ve babasına' iyilikle davranmasını tavsiye ettik... (Ahkaf, 46/15). Değişik ayetlerde Allah’ın bu şekilde güzel davranmayı emir ve tavsiye buyurmasındaki hikmet, anne-babanın saygı ve güzel davranmaya en layık kimseler olmasıdır. Bir gün Peygamberimiz (s.a.s.) ashabına; "Size, büyük günahların en büyüğünü bildireyim mi?" diye üç defa sordu. Üç defasında da "evet bildir, Ey Allah'ın Resulü" diyen-ashab-ı kirâma bunların sırasıyla; "Allah'a ortak koşmak, ana-babaya karşı gelmek, haksız yere adam öldürmek ve yalan söylemek" olduğunu belirtti. (Buhârî, Edeb, 6). Dolayısıyla onlara, Allah'a isyan teşkil etmeyen hususlarda itaat etmek ve her zaman iyi davranmak gerekir. Yine denilmiştir ki; baban ayyaş biri olsa yürüyemediği için senden onu meyhaneye içki içmeye götürmeni emretse, Allah’a isyan olduğu için onu götürmezsin. Ancak kendi gitmişte sarhoşluktan ya da başka bir sebepten dolayı eve gelemiyorsa onu oradan getirmek zorundasın. Çünkü bunda Allah’a isyan yoktur. Aksine babanın rızasından dolayı yarı yarıya Allah’ın rızası vardır. Çünkü anne-babanın rızası Allah’ın rızasının yarısıdır.

    G) Çocuklar iman eden kimseler iken anne-babaları inkar yolunu benimsemiş kimseler ise, yine güzel sözle ve gönül alıcı bir üslupla onları doğru yola davet etmelidirler: Hz. İbrahim'in bu konuda babasıyla yaptığı konuşmalar bize böyle bir durumda kullanılacak üslup ve gösterilecek tavır konusunda yol göstermektedir. Hz. İbrahim, putlara tapan babasını şu sözlerle hak dine davet etmişti: “Kitap'ta İbrahim'i de zikret. Gerçekten o, doğruyu-söyleyen bir Peygamberdi. Hani babasına demişti: "Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve seni herhangi bir şeyden bağımsızlaştırmayan şeylere niye tapıyorsun?"Babacığım, gerçek şu ki, bana, sana gelmeyen bir ilim geldi. Artık bana tabi ol, seni düzgün bir yola ulaştırayım." "Babacığım, şeytana kulluk etme, kuşkusuz şeytan, Rahman (olan Allah)a başkaldırandır." "Babacığım, gerçekten ben, sana Rahman tarafından bir azabın dokunacağından korkuyorum, o zaman şeytanın velisi olursun." (Meryem, 18/41-45). Ancak Hz. İbrahim'in babası gibi, kimi zaman böylesine güzel bir üslup ve saygılı bir tavırla yapılan çağrıya icabet etmeyen kimseler de olabilir. Çocuk buna rağmen Allah'ın bu yöndeki emri dolayısıyla, yaşlı ve bakıma muhtaç olan anne ve babasına karşı olan hürmetkâr ve merhametli tavrını bozamaz. Ancak sapkın bir inanç içerisinde yaşadıkları için de din konusunda getirdikleri fikirlere itibar etmez ve bu konuda onlara itaat etmez. Çünkü çocuk için din konusunda tek yol gösterici Allah'ın emirleridir. Allah mümin çocuğun böyle bir durumda göstermesi gereken tavrı da şöyle açıklamıştır: “Bununla birlikte, onların ikisi (annen ve baban) hakkında bir bilgin olmayan şeyi bana şirk koşman için, sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda onlara itaat etme ve dünya (hayatın)da onlara iyilikle (ma'ruf üzere) sahip çık (onlarla geçin) ve bana 'gönülden-katıksız olarak yönelenin' yoluna tabi ol. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır, böylece ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim. (Lokman, 31/15).

    H) Çocuklar, anne ve babalarının manevi açıdan olduğu kadar maddi açıdan da herhangi bir eksiklik hissetmemeleri ve sıkıntı çekmemeleri için ellerindeki imkânları seferber etmelidirler: Allah, "Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "Hayır olarak infak edeceğiniz şey, anne-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışadır. Hayır olarak her ne yaparsanız, Allah onu şüphesiz bilir." (Bakara, 2/215) ayetiyle, çocukların hayır olarak infak edecekleri mallarında anne ve babanın da hakkı olduğunu bildirmiştir. İman sahibi çocuklar, Allah'ın bu ayeti gereği, ihtiyaç içerisinde oldukları takdirde, anne babalarının bu yöndeki ihtiyaçlarını da en güzel şekilde gidermeye ve onları bu yönde de güvence altına almaya çalışmalıdırlar. Hz. Yusuf'un anne babasına karşı göstermiş olduğu güzel ahlak, bu konuda tüm insanlar için güzel bir örnek oluşturmaktadır. Hz. Yusuf, Mısır hazinelerinin başına geçmesinin ardından anne ve babasını en güzel şekilde ağırlamış, saygısını ve hürmetini ifade etmek amacıyla onları tahta çıkarıp oturtmuştur. Allah Kuran'da Yusuf Peygamberin bu tavrını şöyle bildirmektedir: “Böylece onlar (gelip) Yusuf'un yanına girdikleri zaman, anne ve babasını bağrına bastı ve dedi ki: "Allah'ın dilemesiyle Mısır'a güvenlik içinde giriniz." Babasını ve annesini tahta çıkarıp oturttu; onun için secdeye kapandılar. Dedi ki: "Ey Babam, bu, daha önceki rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Bana iyilik etti, çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, (O,) çölden sizi getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini pek ince düzenleyip tedbir edendi. Gerçekten bilen, hüküm ve hikmet sahibi O'dur." (Yusuf, 12/99–100).

    I) Çocuklar ana-babalarına Allah’a isyan ve küfür veya şirk sayılan şeylerde itaat etmemelidirler: Yukarıda ilk maddede anne-babaya itaatin önemi vurgulanmıştı. Ancak Cenâb-ı Allah şöyle buyurur: "Biz insana, ana-babasına iyilik yapmasını tavsiye ettik. Bununla beraber, hakkında bilgi sahibi olmadığın (ilah tanımadığın) bir şeyi bana ortak koşman için sana emrederlerse, artık onlara bu hususta itaat etme." (Ankebût, 29/8). Bu ayet ashabtan Sa'd b. Ebi Vakkâs hakkında nazil olmuştur. Hz. Sa'd olayı şöyle anlatmaktadır: "Ben anneme hürmet ve itaat eden bir çocuktum, müslüman olunca annem bana: -Sa'd! bu yaptığın nedir? Ya sen bu yeni dinini bırakırsın, yahut da ben yemem içmem ve sonunda ölürüm. Sen de benim yüzümden; "anasının katili!" diye ayıplanırsın, dedi. Ben; "Anneciğim böyle yapma. İyi bil ki, ben bu dini bırakmam!" dedim. Ve iki gün iki gece bekledim. Kadın ne yedi, ne içti. Bunun üzerine: "-Vallahi anne, iyi bil ki, senin yüz canın olsa da bunlar birer birer çıksa, ben bu dinimi yine bırakmam. Artık ister ye, ister yeme" dedim. Bu azmimi görünce annem bu direnmesinden vazgeçti. Bunun üzerine yukarıdaki ayet-i kerîme nazil oldu. (Tecrîd-i Sarîh Tercümesi, XII, 121 ). Bu ayette çok önemli olan itaat konusunda bir istisna getirilmiştir. Ana-babaların istek ve arzularını yerine getirmek, onlara karşı çıkmamak Allah'ın emridir. Ancak, ana-baba çocuğundan Allah'a karşı gelmesini, O'nu inkâr etmesini, farz kıldığı bir şeyi yapmamasını ister ve haram kıldığı şeyleri yapmasını emrederse; onların bu istekleri yerine getirilmez. Çünkü Allah'a isyan olan hususta, ana-baba da olsa, insanlara itaat edilmez.

    J) Çocuklar anne-babalarının maddi ihtiyaçlarını gidermelidirler: Yaşlanıp kendi ihtiyaçlarını temin edemez hâle gelince ana-babaların bütün ihtiyaçlarını temin etmek çocukların görevidir. Bu görev sadece ahlâkî olmayıp, hukûken de vardır. Bu görevini yerine getirmeyen kimse buna zorlanır. Allah bu görevi evlâtlara yüklemektedir: "Ey Peygamber! Sana ne sarf edeceklerini soruyorlar. De ki, sarf edeceğiniz mal ana-baba, akrabalar, yetimler, düşkünler ve yolcular içindir. Yaptığınız her iyiliği Allah bilir." (Bakara, 2/215). Ashab-ı Kirâm'dan Ebu'd-Derdâ; Hz. Peygamber'in (sav) kendisine dokuz önemli şey tavsiye ettiğini, bunlardan birinin de; ana-baba da dâhil olmak üzere aile fertlerinin ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu belirtir. (Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 9) Yine Peygamberimiz, cihada katılmak isteyen bir sahabîyi, ihtiyaçlarından dolayı, ana-babasının yanına göndermiştir (Buhârî, el-Edebu'l-Müfred, 9).

    Sonuç: Anne-babanın çocuklar üzerinde hakları büyük olduğu için çocukların anne-babalarına karşı görev ve sorumlulukları çok fazladır. Yüce Allah, kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim’de bu görev ve sorumlulukları çeşitli ayetlerde bize bildirmiş her konuda olduğu gibi bu konuda da Kur'an’ın bize hidayet kaynağı ve rehber olmasını sağlamıştır. Çocuk için anne-babanın rızası çok önemlidir. Peygamberimiz de (s.a.s.): "Allah'ın rızası, babanın rızasında, gazabı da gazabındadır" (Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 1; Tirmizî, Birr, 3) buyurmuştur.
    Kaynak:Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni



  5. 08.Mayıs.2014, 17:33
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    ÇOCUKLARIN ANNE BABALARINA KARSI GÖREV SORUMLULUKLARI

    Kur'an çerçevesinde çocukların ana ve babalarına karşı sorumlulukları

    1. Sorumluluğun Tanımı: Sorumluluk (responsibility) ya da eski dildeki deyimiyle mesuliyet, kişinin yaşına ve durumuna uygun olarak yapması ya da yapmaması gerekenleri bilmesi ve bunların gereğini yerine getirmesidir. Sorun çocuğun sorumluluğu olunca eğitim penceresinden bakarak sorumluluğu kısaca “erken çocukluk dönemlerinden başlayarak çocuğun yaşına, cinsiyetine ve gelişim düzeyine uygun olarak görevlerini yerine getirmesi bilinci” şeklinde tanımlayabiliriz. Bir başka şekilde ise, “çocuğun doğduğu andan itibaren başlayan, çocuğun ilk izlenimleri ile gelişen, kişinin kendini başkalarıyla paylaşması ve kendinden bazı ödünler vermesi” şeklinde tanımlanabilir. Kur'an-ı Kerim’de sorumluluk anlamını karşılayan “mesuliyet” genelde “kişiyi sorgu ile karşı karşıya bırakacak olan ödev ve görevler ile kişinin bu görevler karşısındaki durumu” anlamında kullanılmıştır.

    2. Çocukların Anne-Babalarına Karşı Görev ve Sorumlulukları: Kur'an’da çocukların anne ve babalarına karşı olan sorumlulukları çeşitli ayetlerde dile getirilmiştir. Biz bunları küçükbaşlıklar şeklinde vereceğiz.

    A) Çocuklar anne ve babalarına karşı iyi davranmalı ve itaat etmelidirler: "Biz insana ana babasına iyilik yapmasını da tavsiye ettik." (Lokman, 31/14). Allah’ın tavsiyesi bir emir niteliği taşır. Böylece Allah anne-babaya iyilik yapmayı emretmiştir. Çünkü bir çocuğun yetişip büyümesinde en büyük fedakârlığı, onlar gösterir. Abdullah b. Mes'ud diyor ki: "Peygamber (s.a.s.) Efendimize: Allah'ın katında en sevgili amel hangisidir? diye sordum, Peygamber (s.a.s.): Vaktinde eda olunan namazlar, buyurdu. Namazdan sonra hangisi daha sevgilidir? dedim. Ana-babaya iyilik etmektir, buyurdu. Sonra hangisidir? dedim. Allah yolunda cihaddır, buyurdu. (Riyâzu's-Sâlihîn, I, 347). Bu hadisi şerifte anne-babaya iyilik etmenin Allah uğrunda gösterilen cehd-ü gayretten daha önemli olduğu vurgulanmıştır. Anne-babanın çocuklar üzerinde hakları büyük olduğu için çocukların anne-babalarına karşı görev ve sorumlulukları çok fazladır. Yüce Allah, kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim’de bu görev ve sorumlulukları çeşitli ayetlerde bize bildirmiş her konuda olduğu gibi bu konuda da Kur'an’ın bize hidayet kaynağı ve rehber olmasını sağlamıştır. Çocuk için anne-babanın rızası çok önemlidir. Peygamberimiz de (s.a.s.): "Allah'ın rızası, babanın rızasında, gazabı da gazabındadır" (Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 1; Tirmizî, Birr, 3) buyurmuştur. Peygamber Efendimiz yine: "Allah size, annelerinize itaatsizliği... Haram kıldı." (Buhârî, Edeb, 4) buyurmuştur. Buna göre ve aşağıda birçok ayette belirtildiği üzere anne-babaya itaat farzdır. Allah'a şirkten sonra en büyük günah ise ana-babaya itaatsizliktir. Ana-baba İslâmî emirleri yerine getirmede ve yasaklardan kaçınmada titizlik göstermiyorlarsa ve hatta kâfir iseler bu onların ana-baba olmalarından doğan haklarını ortadan kaldırmaz.

    B) Çocuklar anne ve babalarına karşı saygı ve şefkat göstermeli, onlara öf bile dememeli, istediklerini yerine getirmeli, onları memnun etmelidir: "Rabbin şöyle hükmetti: Ancak O'na ibadet edin, ana-babaya ihsan ve iyilik yapın. Birisi yahut ikisi de yanında ihtiyarlarsa sakın onlara "öff" bile deme, onlara darılma ve yüzlerine bağırma, ikisine de ikram et ve tatlı söz söyle. İkisine de merhamet besleyerek tevazu göster ve de ki: Rabbim ikisine de merhamet et, onlar beni küçük iken nasıl terbiye etmişlerse sen de her ikisine öylece merhamet et. Rabbiniz gönlünüzdekini daha iyi bilir. Ana-baba haklarında iyilik ederseniz Allah size mağfiret eder. Çünkü o, günaha tövbe edenleri muhakkak affedicidir" (İsrâ, 17/23-25). Bu ayetlerde Allah Teâlâ, çocuklara anne baya karşı iyilik yapmaktan başka saygı merhamet ve şefkat göstermeyi de emretmiştir. “Sakın onlara "öff" bile deme” ifadesiyle onları üzecek en ufak söze bile razı olmadığını beyan etmiştir. Ayetin sonunda merhamet dilemenin tavsiye buyrulması anne-babaya dua etmenin gerekli olduğunun bir göstergesidir.
    C) Çocuklar anne-babalarına dua etmeli, haklarında kötü konuşmamalı, onlara sövmemelidir: "Ey Rabbimiz kıyamet günü, beni, anne-babamı ve bütün müminleri mağfiret eyle." (İbrahim, 14/41) Bu ayette Allah (cc) İbrahim (as)’ın dilinden anne-babaya karşı yapılacak duayı öğretmiştir. Çocuklar anne-babalarına bu şekilde dua etmelidirler. "Rabbim, beni, annemi, babamı, mü'min olarak evime gireni, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlere yıkımdan başkasını artırma." (Nuh, 69/28). Nuh (as)’ın bu duası da anne babaya duada yer vermenin önemli olduğunu ifade etmektedir. Allah Resulü (sav) buyurmuştur ki: "Bir kimsenin ana-babasına sövmesi büyük günahlardandır". Ashab-ı Kirâm: "Bir kimse ebeveynine nasıl söver?" deyince, Efendimiz (sav): "Biri başkasına kötü bir söz söyler, o da tutar bunun ebeveynine söver" diye cevap verdi. (Buhârî, Edeb, 4).

    D) Çocuklar anne-babalarının vasiyetlerini yerine getirmeli, dostlarına ikramda bulunmalıdırlar: Bir sahabî; "Ölümlerinden sonra da ebeveynim için yapmam gereken bir iyilik var mı?" diye sorunca Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdu: "Evet dört haslet vardır: Onlara hayır duada bulunmak ve Allah'tan, bağışlanmalarını dilemek. Varsa vasiyetlerini yerine getirmek. Dostlarıyla ilişkiyi devam ettirip ikramda bulunmak. Akrabalarıyla ilişkiyi devam ettirmek ki, senin bütün akrabaların ancak onlar vasıtasıyla var olmuştur. (Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 19). Bu hadisi şerif çocuklara anne-babalarının vefatlarından sonra bile sorumluluklarının devam ettiğini bildirerek bu husustaki görevlerini ifade etmektedir. Hz. Peygamber, "kime iyilik edeyim" diye soran bir sahabîye şu karşılığı vermiştir: "Annene, sonra annene sonra yine annene, sonra babana, sonra en yakın olanlara" (Buhârî, Edeb, 2; Müslim, Birr, 1, 2; Ebû Dâvud, Edeb, 120). Yine Peygamber Efendimiz "Anne Cennet kapılarının ortasındadır" (İbn Hanbel, V, 198); "Cennet annelerin ayakları altındadır" (Nesâî, Cihad, 6) buyurmuştur. Tüm bu hadislerde anne babaya ve sonra yakınlara, onların dostlarına iyilik ve ikramda bulunmanın önemine dikkatler çekilmiştir. Ayrıca vefatlarından sonra da anne-babayı rahmetle anmak, onlar için hayır dua etmek, hayır yapmak, vasiyetlerini yerine getirmek gerekir.

    E) Baliğ olan çocuklar ana-babalarının odalarına her zaman izin alarak girmeli, Baliğ olmayan küçükler ise Sabah namazından önce, yani yataktan kalkıp giyinileceği zaman; öğle uykusu sırasında yatsı namazından sonra yatılacağı zaman ana-babalarının veya başkalarının odalarına izin ile girmelidirler: Çünkü bu vakitler karı-koca arasında mahrem vakitlerdir. Allah-u Teâlâ, bütün müminlere bunu çocuklarına öğretmelerini emretmiştir (Bkz. Nûr, 24/58). İzin alma meselesi çok önemli olan, ancak günümüzde çocukların pek riayet etmedikleri meselelerdendir. Çocuklar ana-babalarına karşı daima saygılı olmalı, onlara karşı tatlı dilli, güler yüzlü davranmalıdırlar: Ana-babanın bütün söylediklerini, Allah'a itaatsizlik söz konusu olmadıkça, dinlemek ve kabul etmek gerekir. Her işte onların rızasını almaya çalışmalıdır. Onların hizmetlerini kendi hizmetinden önce görmelidir. “Biz insana, anne ve babasına (karşı) güzelliği (ilke edinmesini) tavsiye ettik...” (Ankebut, 29/8) Biz insana, 'anne ve babasına' iyilikle davranmasını tavsiye ettik... (Ahkaf, 46/15). Değişik ayetlerde Allah’ın bu şekilde güzel davranmayı emir ve tavsiye buyurmasındaki hikmet, anne-babanın saygı ve güzel davranmaya en layık kimseler olmasıdır. Bir gün Peygamberimiz (s.a.s.) ashabına; "Size, büyük günahların en büyüğünü bildireyim mi?" diye üç defa sordu. Üç defasında da "evet bildir, Ey Allah'ın Resulü" diyen-ashab-ı kirâma bunların sırasıyla; "Allah'a ortak koşmak, ana-babaya karşı gelmek, haksız yere adam öldürmek ve yalan söylemek" olduğunu belirtti. (Buhârî, Edeb, 6). Dolayısıyla onlara, Allah'a isyan teşkil etmeyen hususlarda itaat etmek ve her zaman iyi davranmak gerekir. Yine denilmiştir ki; baban ayyaş biri olsa yürüyemediği için senden onu meyhaneye içki içmeye götürmeni emretse, Allah’a isyan olduğu için onu götürmezsin. Ancak kendi gitmişte sarhoşluktan ya da başka bir sebepten dolayı eve gelemiyorsa onu oradan getirmek zorundasın. Çünkü bunda Allah’a isyan yoktur. Aksine babanın rızasından dolayı yarı yarıya Allah’ın rızası vardır. Çünkü anne-babanın rızası Allah’ın rızasının yarısıdır.

    G) Çocuklar iman eden kimseler iken anne-babaları inkar yolunu benimsemiş kimseler ise, yine güzel sözle ve gönül alıcı bir üslupla onları doğru yola davet etmelidirler: Hz. İbrahim'in bu konuda babasıyla yaptığı konuşmalar bize böyle bir durumda kullanılacak üslup ve gösterilecek tavır konusunda yol göstermektedir. Hz. İbrahim, putlara tapan babasını şu sözlerle hak dine davet etmişti: “Kitap'ta İbrahim'i de zikret. Gerçekten o, doğruyu-söyleyen bir Peygamberdi. Hani babasına demişti: "Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve seni herhangi bir şeyden bağımsızlaştırmayan şeylere niye tapıyorsun?"Babacığım, gerçek şu ki, bana, sana gelmeyen bir ilim geldi. Artık bana tabi ol, seni düzgün bir yola ulaştırayım." "Babacığım, şeytana kulluk etme, kuşkusuz şeytan, Rahman (olan Allah)a başkaldırandır." "Babacığım, gerçekten ben, sana Rahman tarafından bir azabın dokunacağından korkuyorum, o zaman şeytanın velisi olursun." (Meryem, 18/41-45). Ancak Hz. İbrahim'in babası gibi, kimi zaman böylesine güzel bir üslup ve saygılı bir tavırla yapılan çağrıya icabet etmeyen kimseler de olabilir. Çocuk buna rağmen Allah'ın bu yöndeki emri dolayısıyla, yaşlı ve bakıma muhtaç olan anne ve babasına karşı olan hürmetkâr ve merhametli tavrını bozamaz. Ancak sapkın bir inanç içerisinde yaşadıkları için de din konusunda getirdikleri fikirlere itibar etmez ve bu konuda onlara itaat etmez. Çünkü çocuk için din konusunda tek yol gösterici Allah'ın emirleridir. Allah mümin çocuğun böyle bir durumda göstermesi gereken tavrı da şöyle açıklamıştır: “Bununla birlikte, onların ikisi (annen ve baban) hakkında bir bilgin olmayan şeyi bana şirk koşman için, sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda onlara itaat etme ve dünya (hayatın)da onlara iyilikle (ma'ruf üzere) sahip çık (onlarla geçin) ve bana 'gönülden-katıksız olarak yönelenin' yoluna tabi ol. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır, böylece ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim. (Lokman, 31/15).

    H) Çocuklar, anne ve babalarının manevi açıdan olduğu kadar maddi açıdan da herhangi bir eksiklik hissetmemeleri ve sıkıntı çekmemeleri için ellerindeki imkânları seferber etmelidirler: Allah, "Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "Hayır olarak infak edeceğiniz şey, anne-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışadır. Hayır olarak her ne yaparsanız, Allah onu şüphesiz bilir." (Bakara, 2/215) ayetiyle, çocukların hayır olarak infak edecekleri mallarında anne ve babanın da hakkı olduğunu bildirmiştir. İman sahibi çocuklar, Allah'ın bu ayeti gereği, ihtiyaç içerisinde oldukları takdirde, anne babalarının bu yöndeki ihtiyaçlarını da en güzel şekilde gidermeye ve onları bu yönde de güvence altına almaya çalışmalıdırlar. Hz. Yusuf'un anne babasına karşı göstermiş olduğu güzel ahlak, bu konuda tüm insanlar için güzel bir örnek oluşturmaktadır. Hz. Yusuf, Mısır hazinelerinin başına geçmesinin ardından anne ve babasını en güzel şekilde ağırlamış, saygısını ve hürmetini ifade etmek amacıyla onları tahta çıkarıp oturtmuştur. Allah Kuran'da Yusuf Peygamberin bu tavrını şöyle bildirmektedir: “Böylece onlar (gelip) Yusuf'un yanına girdikleri zaman, anne ve babasını bağrına bastı ve dedi ki: "Allah'ın dilemesiyle Mısır'a güvenlik içinde giriniz." Babasını ve annesini tahta çıkarıp oturttu; onun için secdeye kapandılar. Dedi ki: "Ey Babam, bu, daha önceki rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Bana iyilik etti, çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, (O,) çölden sizi getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini pek ince düzenleyip tedbir edendi. Gerçekten bilen, hüküm ve hikmet sahibi O'dur." (Yusuf, 12/99–100).

    I) Çocuklar ana-babalarına Allah’a isyan ve küfür veya şirk sayılan şeylerde itaat etmemelidirler: Yukarıda ilk maddede anne-babaya itaatin önemi vurgulanmıştı. Ancak Cenâb-ı Allah şöyle buyurur: "Biz insana, ana-babasına iyilik yapmasını tavsiye ettik. Bununla beraber, hakkında bilgi sahibi olmadığın (ilah tanımadığın) bir şeyi bana ortak koşman için sana emrederlerse, artık onlara bu hususta itaat etme." (Ankebût, 29/8). Bu ayet ashabtan Sa'd b. Ebi Vakkâs hakkında nazil olmuştur. Hz. Sa'd olayı şöyle anlatmaktadır: "Ben anneme hürmet ve itaat eden bir çocuktum, müslüman olunca annem bana: -Sa'd! bu yaptığın nedir? Ya sen bu yeni dinini bırakırsın, yahut da ben yemem içmem ve sonunda ölürüm. Sen de benim yüzümden; "anasının katili!" diye ayıplanırsın, dedi. Ben; "Anneciğim böyle yapma. İyi bil ki, ben bu dini bırakmam!" dedim. Ve iki gün iki gece bekledim. Kadın ne yedi, ne içti. Bunun üzerine: "-Vallahi anne, iyi bil ki, senin yüz canın olsa da bunlar birer birer çıksa, ben bu dinimi yine bırakmam. Artık ister ye, ister yeme" dedim. Bu azmimi görünce annem bu direnmesinden vazgeçti. Bunun üzerine yukarıdaki ayet-i kerîme nazil oldu. (Tecrîd-i Sarîh Tercümesi, XII, 121 ). Bu ayette çok önemli olan itaat konusunda bir istisna getirilmiştir. Ana-babaların istek ve arzularını yerine getirmek, onlara karşı çıkmamak Allah'ın emridir. Ancak, ana-baba çocuğundan Allah'a karşı gelmesini, O'nu inkâr etmesini, farz kıldığı bir şeyi yapmamasını ister ve haram kıldığı şeyleri yapmasını emrederse; onların bu istekleri yerine getirilmez. Çünkü Allah'a isyan olan hususta, ana-baba da olsa, insanlara itaat edilmez.

    J) Çocuklar anne-babalarının maddi ihtiyaçlarını gidermelidirler: Yaşlanıp kendi ihtiyaçlarını temin edemez hâle gelince ana-babaların bütün ihtiyaçlarını temin etmek çocukların görevidir. Bu görev sadece ahlâkî olmayıp, hukûken de vardır. Bu görevini yerine getirmeyen kimse buna zorlanır. Allah bu görevi evlâtlara yüklemektedir: "Ey Peygamber! Sana ne sarf edeceklerini soruyorlar. De ki, sarf edeceğiniz mal ana-baba, akrabalar, yetimler, düşkünler ve yolcular içindir. Yaptığınız her iyiliği Allah bilir." (Bakara, 2/215). Ashab-ı Kirâm'dan Ebu'd-Derdâ; Hz. Peygamber'in (sav) kendisine dokuz önemli şey tavsiye ettiğini, bunlardan birinin de; ana-baba da dâhil olmak üzere aile fertlerinin ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu belirtir. (Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 9) Yine Peygamberimiz, cihada katılmak isteyen bir sahabîyi, ihtiyaçlarından dolayı, ana-babasının yanına göndermiştir (Buhârî, el-Edebu'l-Müfred, 9).

    Sonuç: Anne-babanın çocuklar üzerinde hakları büyük olduğu için çocukların anne-babalarına karşı görev ve sorumlulukları çok fazladır. Yüce Allah, kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim’de bu görev ve sorumlulukları çeşitli ayetlerde bize bildirmiş her konuda olduğu gibi bu konuda da Kur'an’ın bize hidayet kaynağı ve rehber olmasını sağlamıştır. Çocuk için anne-babanın rızası çok önemlidir. Peygamberimiz de (s.a.s.): "Allah'ın rızası, babanın rızasında, gazabı da gazabındadır" (Buhârî, el-Edebü'l-Müfred, 1; Tirmizî, Birr, 3) buyurmuştur.
    Kaynak:Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni



  6. 27.Aralık.2014, 14:29
    4
    Misafir

    Cevap: Bir çocuğun anne ve babasına karşı sorumlulukları ve görevleri

    Anne babasına saygıda kusur etmemeli


  7. 27.Aralık.2014, 14:29
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Anne babasına saygıda kusur etmemeli


  8. 17.Ocak.2015, 19:43
    5
    Misafir

    Cevap: Bir çocuğun anne ve babasına karşı sorumlulukları ve görevleri

    Anne ve babanın sözünü dinleyelim


  9. 17.Ocak.2015, 19:43
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Anne ve babanın sözünü dinleyelim


  10. 12.Şubat.2015, 21:05
    6
    Misafir

    Cevap: Bir çocuğun anne ve babasına karşı sorumlulukları ve görevleri

    bağırmamak
    büyükler konuşurken aralarına girmemek
    terbiyeli davranma


  11. 12.Şubat.2015, 21:05
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    bağırmamak
    büyükler konuşurken aralarına girmemek
    terbiyeli davranma


  12. 21.Nisan.2015, 16:20
    7
    Misafir

    Cevap: Bir çocuğun anne ve babasına karşı sorumlulukları ve görevleri

    ben bu siteyi çok beğendim cevapları yazıları çok güzel


  13. 21.Nisan.2015, 16:20
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    ben bu siteyi çok beğendim cevapları yazıları çok güzel


  14. 14.Ekim.2015, 22:00
    8
    Misafir

    Cevap: Bir çocuğun anne ve babasına karşı sorumlulukları ve görevleri

    Evladim beni arayip sormuyor telefonuma cevap vermiyor ve bana kotu davraniyo beddu etsem tutarmi


  15. 14.Ekim.2015, 22:00
    8
    m.umunc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    m.umunc
    Misafir
    Evladim beni arayip sormuyor telefonuma cevap vermiyor ve bana kotu davraniyo beddu etsem tutarmi


  16. 05.Kasım.2015, 21:46
    9
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    çocuğun anne babaya karşı sorumlulukları

    anne ve babaya karşı sorumluluklarımız ile ilgili bilgiler

    Alıntı
    bana kotu davraniyo beddu etsem tutarmi

    Beddua etsen hemen tutar ama sen yine de beddua edip helak etme onları



  17. 05.Kasım.2015, 21:46
    9
    mum
    Administrator
    anne ve babaya karşı sorumluluklarımız ile ilgili bilgiler

    Alıntı
    bana kotu davraniyo beddu etsem tutarmi

    Beddua etsen hemen tutar ama sen yine de beddua edip helak etme onları



  18. 22.Mart.2016, 17:29
    10
    Misafir
    Siteyi çok beğendim başarılar


  19. 22.Mart.2016, 17:29
    10
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Siteyi çok beğendim başarılar


  20. 04.Mayıs.2016, 18:39
    11
    Misafir

    Cevap: Bir çocuğun anne ve babasına karşı sorumlulukları ve görevleri

    Çok teşekkürler.Bu konu ile ilgili bir dersim vardı


  21. 04.Mayıs.2016, 18:39
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Çok teşekkürler.Bu konu ile ilgili bir dersim vardı


  22. 15.Mayıs.2016, 11:08
    12
    Misafir

    Cevap: Bir çocuğun anne ve babasına karşı sorumlulukları ve görevleri

    Anne babamıza dünyalık işler de ithal ediyoruz. Aileniz ile ilgili hususlarda bizi Başka dinle inandırmaya çalıştırırlarSa ya da inancımıza engel olurlarsa onlara itaat etmeyeceğiz. Anne baba yaşlandığı zaman çocuklar anne babalarına sahip çıkacak. Çocuklar yaşlandıkları zaman çocukken anne ve babaları nasıl sahip çıktıysa çocuklarda anne ve babalarına öyle sahip çıkması lazım


  23. 15.Mayıs.2016, 11:08
    12
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Anne babamıza dünyalık işler de ithal ediyoruz. Aileniz ile ilgili hususlarda bizi Başka dinle inandırmaya çalıştırırlarSa ya da inancımıza engel olurlarsa onlara itaat etmeyeceğiz. Anne baba yaşlandığı zaman çocuklar anne babalarına sahip çıkacak. Çocuklar yaşlandıkları zaman çocukken anne ve babaları nasıl sahip çıktıysa çocuklarda anne ve babalarına öyle sahip çıkması lazım





+ Yorum Gönder
Git 12 Son