Konusunu Oylayın.: Benim eşimin parasında hakkım var mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Benim eşimin parasında hakkım var mıdır?
  1. 05.Nisan.2013, 17:56
    1
    Misafir

    Benim eşimin parasında hakkım var mıdır?






    Benim eşimin parasında hakkım var mıdır? Mumsema eşim ailesinin isteği üzerine beni zorla ailesini bulunduğu şehire getirdi işimi bırakttırdı. ailesi bizi 60 70 bin borca soktu sürekli de eşimi kendilerinden sorumlu tutuyorlar maşımızın 3,2 si onlara gidiyor.. ve çalışan oğlum istediği gibi harcar şeklinde imalarda buluyor. evlenirken bize takılan bilezikler hariç tüm altın ve parayı aldılar. eşimle aynı mevkideki arkadaşların arasına girmeye çekiniyorum evime davet edemiyorum.. benim ihtiyaçlarım olduğunda ailesinden alsın diyor annesi...
    benim eşimin parasında hakkım varmıdır. ona verme diyebilirmiyim.. zorunlu ihtiyaçlarımızı karşılıyor ama bizi rahat ettirmek için hiç birşey yapmıyor.. benim evimde olmayan birçok şey kayınvalidemde var ben isteyince yok diyor ama onun bütün ihtiyaçlarını karşılıyor. arabamızı aldılar 60 binlik kredi çektirdiler. hiç bana danışmadılar bile ben haksızlık mı ediyorum öncelikli sorumluğu onlar mı? evimiz yok arabamız yok.. bizden daha daha alt gelirdeki arkadaşlarım daha evlerini arabalarını aldılar.. hayır işlerine başladılar...
    ve bugüne kadar bu konuda ailesine tek kelime etmeme rağmen hala hiç birşey olmamış gibi benim hakkımda çok ağır ithamlarda bulunuyorlar... bana bir çare bu sıkıntılarımızı Rabbim kendi rızası için görürmü


  2. 05.Nisan.2013, 17:56
    1
    karışık - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    karışık
    Misafir



    eşim ailesinin isteği üzerine beni zorla ailesini bulunduğu şehire getirdi işimi bırakttırdı. ailesi bizi 60 70 bin borca soktu sürekli de eşimi kendilerinden sorumlu tutuyorlar maşımızın 3,2 si onlara gidiyor.. ve çalışan oğlum istediği gibi harcar şeklinde imalarda buluyor. evlenirken bize takılan bilezikler hariç tüm altın ve parayı aldılar. eşimle aynı mevkideki arkadaşların arasına girmeye çekiniyorum evime davet edemiyorum.. benim ihtiyaçlarım olduğunda ailesinden alsın diyor annesi...
    benim eşimin parasında hakkım varmıdır. ona verme diyebilirmiyim.. zorunlu ihtiyaçlarımızı karşılıyor ama bizi rahat ettirmek için hiç birşey yapmıyor.. benim evimde olmayan birçok şey kayınvalidemde var ben isteyince yok diyor ama onun bütün ihtiyaçlarını karşılıyor. arabamızı aldılar 60 binlik kredi çektirdiler. hiç bana danışmadılar bile ben haksızlık mı ediyorum öncelikli sorumluğu onlar mı? evimiz yok arabamız yok.. bizden daha daha alt gelirdeki arkadaşlarım daha evlerini arabalarını aldılar.. hayır işlerine başladılar...
    ve bugüne kadar bu konuda ailesine tek kelime etmeme rağmen hala hiç birşey olmamış gibi benim hakkımda çok ağır ithamlarda bulunuyorlar... bana bir çare bu sıkıntılarımızı Rabbim kendi rızası için görürmü


    Benzer Konular

    - Eşimin başının açık olmasından dolayı benim mesuliyetim var mıdır? Hacca gitsem haccım kabul olur mu

    - Rüyada eşimin ve benim üzerimde ağırlık olup dua okuyamamak

    - Eşimin çocuğu benim neyim olur

    - Eşimin çocuğu olmuyordu ve eşimin babasından tüp bebek yaptırdık. Acaba bu zina mıdır

    - Anadolu imam hatip lisesi 11.sınıf öğrencisiyim. bu yıl ki yeterlilik sınavına girmeye hakkım varmı?

  3. 22.Nisan.2013, 13:09
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Benim eşimin parasında hakkım var mıdır?




    Değerli kardeşimiz. Erkeğin kazandığı parada kadınında söz hakkı var mıdır? Sorusuna Muhterem hocam nureddin yıldızın güzel bir cevabını yazıyorum. Kadının hakkı nafakası yani erkeğin ona harcamak zorunda olduğu miktardır. Gerisinde kadının bir söz hakkı olması mümkün değildir. Evlilikler sadece çiftlerin haz duygularını tatmin alanı değildir. Bizim inanç ve kültürümüze göre evlilik ve aile hem bu dünya hem de ahiret hayatının kazanımları için yapılır. Yani insanlar yaşadığı birliktelikle ve yetiştirdiği yeni nesillerle bu dünyada ve ahirette mutlu olur. O nedenle seçilen eşin ahlaklı ve inançlı olması da önemlidir. Bir zamanlar (eli yüzü düzgün biri, helal süt emmiş biri) ile bu kastedilirdi. Şimdilerde bu kaçıncı sıralarda acaba? Bizim için ailelerde olması gereken; saygı, sevgi, vefa, edep, hoşgörü, samimiyet, itaat duygusu ve namus anlayışı acaba ne kadar anlamlı bir şekilde bilinip yaşanıyor? Yeni evliler adeta evlenir evlenmez kendi başlarına kalıp her zorluğu kendi başlarına çözmeye çalışmakta ve çoğu zaman basit sorunlarda ciddi sıkıntılar çekmektedir. Önceden aile yapımız eşlerin aile büyüklerinin adeta koruma bariyeri ve kılavuzluğu ile sığ suları kazasız belasız atlatabiliyorlardı. Gün geliyordu koca aile büyüğü tarafından nasihatle uyarılıyordu. Eşin ve çocukların zarar görmesi engelleniyordu. Gün geliyordu evin kadını çocuk yetiştirme konusunda aile büyüğünün engin tecrübesini yanında hissediyordu. Şimdilerde basit bir sorun zamanında çözülemeyince bir ailenin sonu olabiliyor. Eşinizin ailesine sevgiyle yaklaşın. Eşlerin birbirlerinin aile yakınlarına söyledikleri hoş olmayan sözler, eşlerin duygularını da etkiler. Sizin hanımınızın amcasına ya da hanımınızın sizin ablanıza ima yollu da olsa söyleyeceği sözler, eşlerin kalplerindeki muhabbeti sarsar. Siz sevginize, başkaları yüzünden zarar vermeyin. Eşinizin ailesine gösterdiğiniz muhabbet, eşinizin size göstereceği muhabbeti de artıracaktır. Eşinizin hatası varsa Eşinizi hatasını nasıl düzeltmelisiniz? Karşımızdaki bir insan ya da eşimiz bir kusur işlediğinde öncelikle şunu düşünmeliyiz. “Kendi hatalarımızın nasıl düzeltilmesini istiyorsak, eşimizin hatalarını da öylece gidermeliyiz.” Mademki İslam, müminlerin kendilerine yapılmasını istemedikleri bir şeyi başkalarına da yapmamalarını istiyor. O halde bize yapılmasını istemediğimiz bir davranışı, biz de başkalarına yapmamalıyız.

    Sevgili Peygamberimizin her zaman söylediğimiz şu hadisini de bu tür olaylarda ilke olarak kabul etmeliyiz. “Kendiniz için istediğinizi, kardeşiniz için de istemedikçe (hakiki) mümin olamazsınız.”

    Şimdi, bir hoş olmayan bir hata işlediğimizde, nasıl kendimize bağırıp çağırarak hakaret edilmesini istemezsek, başkalarını hatalarını gördüğümüz zaman bağırıp çağırmaktan ve hakaret etmekten kaçınmalıyız.

    Küçük düşürmemeli rencide etmemeliyiz

    Akıllı bir Müslüman, gerek eşini ya da başkalarının hatalarını gördüğü zaman, bu hataları yalnızken düzeltmeye çalışmalı, başkalarının yanında kusurları anmamalıdır.

    Eşler birbirlerini başkalarının yanında küçük düşürmemeli, kaba ve gurur kırıcı davranışlarda bulunmamalıdır. Aslında, bu tür davranışın yalnızken de meydana gelmesi arzu edilmez. Özellikle başkalarının yanında bu tür davranışlarla hırpalanmak, kadın için çok daha üzücü bir durum olacaktır.

    Dinimiz, bir kimsenin ayıbının açıklanmasını ve diğer insanlar karşısında küçük düşürülmesini yasaklamıştır. Peygamberimiz (sav): “Herhangi bir kul, dünyada diğer bir kulun ayıbını örterse kıyamet gününde Allah da onun ayıbını örter.” buyurmuştur.

    Herhangi bir din kardeşimiz hakkında dahi böylesine dikkatli davranmamız gerekirse, ömür boyu birlikte yaşanacak olan hayat arkadaşımız konusunda daha dikkatli olmamız gerektiği açıktır.

    Eşler ayrıca, çocukların yanında birbirlerinin hatalarını yüzlerine vurmaları ve birbirlerine yüklenmeleri, aile disiplini açısından da çok yanlış bir hareket olacaktır. Mumsema yönetimi olarak sizlere verdiğimiz sıkıntı duası okumanızı öneririz. Selametla kalmanız dileği ile.....

    Sıkıntı duası için tıklayınız..



  4. 22.Nisan.2013, 13:09
    2
    Moderatör



    Değerli kardeşimiz. Erkeğin kazandığı parada kadınında söz hakkı var mıdır? Sorusuna Muhterem hocam nureddin yıldızın güzel bir cevabını yazıyorum. Kadının hakkı nafakası yani erkeğin ona harcamak zorunda olduğu miktardır. Gerisinde kadının bir söz hakkı olması mümkün değildir. Evlilikler sadece çiftlerin haz duygularını tatmin alanı değildir. Bizim inanç ve kültürümüze göre evlilik ve aile hem bu dünya hem de ahiret hayatının kazanımları için yapılır. Yani insanlar yaşadığı birliktelikle ve yetiştirdiği yeni nesillerle bu dünyada ve ahirette mutlu olur. O nedenle seçilen eşin ahlaklı ve inançlı olması da önemlidir. Bir zamanlar (eli yüzü düzgün biri, helal süt emmiş biri) ile bu kastedilirdi. Şimdilerde bu kaçıncı sıralarda acaba? Bizim için ailelerde olması gereken; saygı, sevgi, vefa, edep, hoşgörü, samimiyet, itaat duygusu ve namus anlayışı acaba ne kadar anlamlı bir şekilde bilinip yaşanıyor? Yeni evliler adeta evlenir evlenmez kendi başlarına kalıp her zorluğu kendi başlarına çözmeye çalışmakta ve çoğu zaman basit sorunlarda ciddi sıkıntılar çekmektedir. Önceden aile yapımız eşlerin aile büyüklerinin adeta koruma bariyeri ve kılavuzluğu ile sığ suları kazasız belasız atlatabiliyorlardı. Gün geliyordu koca aile büyüğü tarafından nasihatle uyarılıyordu. Eşin ve çocukların zarar görmesi engelleniyordu. Gün geliyordu evin kadını çocuk yetiştirme konusunda aile büyüğünün engin tecrübesini yanında hissediyordu. Şimdilerde basit bir sorun zamanında çözülemeyince bir ailenin sonu olabiliyor. Eşinizin ailesine sevgiyle yaklaşın. Eşlerin birbirlerinin aile yakınlarına söyledikleri hoş olmayan sözler, eşlerin duygularını da etkiler. Sizin hanımınızın amcasına ya da hanımınızın sizin ablanıza ima yollu da olsa söyleyeceği sözler, eşlerin kalplerindeki muhabbeti sarsar. Siz sevginize, başkaları yüzünden zarar vermeyin. Eşinizin ailesine gösterdiğiniz muhabbet, eşinizin size göstereceği muhabbeti de artıracaktır. Eşinizin hatası varsa Eşinizi hatasını nasıl düzeltmelisiniz? Karşımızdaki bir insan ya da eşimiz bir kusur işlediğinde öncelikle şunu düşünmeliyiz. “Kendi hatalarımızın nasıl düzeltilmesini istiyorsak, eşimizin hatalarını da öylece gidermeliyiz.” Mademki İslam, müminlerin kendilerine yapılmasını istemedikleri bir şeyi başkalarına da yapmamalarını istiyor. O halde bize yapılmasını istemediğimiz bir davranışı, biz de başkalarına yapmamalıyız.

    Sevgili Peygamberimizin her zaman söylediğimiz şu hadisini de bu tür olaylarda ilke olarak kabul etmeliyiz. “Kendiniz için istediğinizi, kardeşiniz için de istemedikçe (hakiki) mümin olamazsınız.”

    Şimdi, bir hoş olmayan bir hata işlediğimizde, nasıl kendimize bağırıp çağırarak hakaret edilmesini istemezsek, başkalarını hatalarını gördüğümüz zaman bağırıp çağırmaktan ve hakaret etmekten kaçınmalıyız.

    Küçük düşürmemeli rencide etmemeliyiz

    Akıllı bir Müslüman, gerek eşini ya da başkalarının hatalarını gördüğü zaman, bu hataları yalnızken düzeltmeye çalışmalı, başkalarının yanında kusurları anmamalıdır.

    Eşler birbirlerini başkalarının yanında küçük düşürmemeli, kaba ve gurur kırıcı davranışlarda bulunmamalıdır. Aslında, bu tür davranışın yalnızken de meydana gelmesi arzu edilmez. Özellikle başkalarının yanında bu tür davranışlarla hırpalanmak, kadın için çok daha üzücü bir durum olacaktır.

    Dinimiz, bir kimsenin ayıbının açıklanmasını ve diğer insanlar karşısında küçük düşürülmesini yasaklamıştır. Peygamberimiz (sav): “Herhangi bir kul, dünyada diğer bir kulun ayıbını örterse kıyamet gününde Allah da onun ayıbını örter.” buyurmuştur.

    Herhangi bir din kardeşimiz hakkında dahi böylesine dikkatli davranmamız gerekirse, ömür boyu birlikte yaşanacak olan hayat arkadaşımız konusunda daha dikkatli olmamız gerektiği açıktır.

    Eşler ayrıca, çocukların yanında birbirlerinin hatalarını yüzlerine vurmaları ve birbirlerine yüklenmeleri, aile disiplini açısından da çok yanlış bir hareket olacaktır. Mumsema yönetimi olarak sizlere verdiğimiz sıkıntı duası okumanızı öneririz. Selametla kalmanız dileği ile.....

    Sıkıntı duası için tıklayınız..






+ Yorum Gönder