Konusunu Oylayın.: Peygamber efendimizin tavsiye ettiği erkek isimleri

5 üzerinden 4.67 | Toplam : 58 kişi
Peygamber efendimizin tavsiye ettiği erkek isimleri
  1. 29.Mart.2013, 20:07
    1
    Misafir

    Peygamber efendimizin tavsiye ettiği erkek isimleri






    Peygamber efendimizin tavsiye ettiği erkek isimleri Mumsema İslam dinimizin Peygamber efendimiz Hz. Muhammed s.a.v tavsiye ettiği erkek isimlerinin hangileri olduğu hakkında bilgiler verir misiniz ?


  2. 29.Mart.2013, 20:07
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 31.Mart.2013, 21:57
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Peygamber efendimizin tavsiye ettiği erkek isimleri




    Peygamber efendimizin tavsiye ettiği erkek isimleri
    112 - Ebu'd-Derdâ (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Sizler kıyamet günü isimlerinizle babalarınızın isimleriyle çağırılacaksınız öyleyse isimlerinizi güzel yapın"

    Ebu Dâvud Edeb 69 (4948).

    113 - İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah'ın en ziyade sevdiği isimler Abdullah ve Abdurrahman'dır."

    Müslim Âdâb 2 (2132); Ebu Dâvud Edeb 69 (4949); Tirmizî Edeb 64 (2835).

    114 - Ebu Vehb el-Cüşemî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Peygamberlerin isimleriyle isimlenin. Allah'ın çok sevdiği isimler Abdullah Abdurrâhman'dır. En sâdık olanları da Hâris ve Hemmâm isimleridir. En çirkinleri de Harb ve Mürre isimleridir"

    Ebu Dâvud Edeb 69 (4950). Metin Ebu Dâvud'a aittir Nesâî'de muhtasar olarak kaydedilmiştir (Hayl 3 (6 218 219)).

    115 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah katında en düşük (ahna') isim Melikü'l-emlâk (mülklerin mâliki) ismidir. Allah'tan başka Mâlik yoktur."

    Süfyân merhum dedi ki: Şâhân Şâh bunun örneğidir.

    Ahmed İbnu Hanbel merhûm dedi ki: "Ebu Amr merhum'a ahna'ne demek diye sordum bana "en düşük" diye cevap verdi.

    Buhârî Edeb 114; Müslim Edeb 20 (2143); Ebu Dâvud Edeb 70 (4961); Tirmizî Edeb 65 (2839).

    116 - Müslim'in bir diğer rivayetinde şöyle buyrulmuştur: "Kıyamet günü Allah'ın en ziyade kızacağı en kötü kimse adı Melikü'l-emlâk (Şehinşâh) olan kimsedir. Allah'tan başka Mâlik yoktur."

    (Adâb 21)

    117 - Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Ya'la Bereket Eflah Yesâr Nâfi ve benzeri isimlerin kullanılmasını yasaklamayı arzu etmişti. Sonra onun bu mevzuda sükut ettiğini gördüm. Sonra da yasaklamadan vefat etti."

    Bu hadisi Müslim Âdab 13 (2138); ve Ebu Dâvud Edeb 70 (4960) rivayet ettiler. Hadisin metni Müslim'e aittir.

    Ebu Dâvud'un rivayetinde şu ziyade mevcuttur: "...Zira kişi "Bereket burada mı?" diye sorar da "hayır yok!" diye cevap verirler."

    118 - Hz. Ömer (radıyallahu anh)'in azadlı kölesi Eslem anlatıyor: "Hz. Ömer (radıyallahu anh) bir oğlunu Ebu İsa künyesini kullandığı için dövdü. Öte yandan Muğîre İbnu Şu'be (radıyallahu anh) Ebu İsa künyesini kullanıyordu. Hz. Ömer (radıyallahu anh) ona "Ebu Abdillah künyesini kullanman sana yetmez mi?" dedi. Muğîre: "Bana Ebu İsa künyesini takan Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'dir" cevabını verince Hz. Ömer: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in geçmiş gelecek bütün günahları affedilmiştir. Biz ise bundan böyle sıkıntıdayız" dedi. Ölünceye kadar Muğire'yi "Ebu Abdillah" diye künyeledi.

    Ebu Dâvud Edeb 72 (4963).

    119 - Yahya İbnu Sa'îd (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) bol sütlü bir deve hakkında: "Bunu kim sağacak?" diye sordu. Bir adam ayağa kalkmıştı ki Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) "İsmin ne?" dedi. Adam: "Mürre (acı)!" deyince ona: "Otur!" dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) tekrar "Bunu kim sağıverecek?" diye sordu. Bir başkası ayağa kalktı ben sağacağım diyecekti. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) ona da: "ismin nedir?" diye sordu. Adam: "Harb!" diye cevap verdi. Ona da "Otur" dedi.

    Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Bu deveyi kim bize sağıverecek?" diye sormaya devam etti. Bir adam daha kalktı. Ona da ismini sordu. "Ya'îş (yaşıyor!)" cevabını alınca ona: "Sen sağ" diyerek müsaade etti."

    Muvatta İsti'zan 24 (2 973).

    HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)'İN İSİM KOYDUĞU KİMSELER

    120 - Sehl İbnu Sa'd es-Sâidi (radıyallahu anh) buyurdu ki: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Fâtıma (radıyallahu anhâ) annemizin evine uğramıştı. Hz. Ali (radıyallahu anh)'yi evde bulamayınca: "Amca oğlun nerede?" diye sordu. Fatıma (radıyallahu anhâ): "Aramızda bir şekerlenme oldu. Bunun üzerine bana kızdı ve çekip gitti" dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) birine: "Hele bir arayıver nereye gitmiş" diye emretti. "Mescidde yatıyor!" diye haber verince Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'Kalk ey Ebu Turâb kalk ey Ebu Turâb (yani Toprak babası) diye seslendi.

    Sehl der ki: Hz. Ali (radıyallahu anh)'nin en çok sevdiği ismi bu isimdi.

    Buhârî Salat 58 Fedaili'l Ashab 9 Edeb 113 İsti'zân 40; Müslim Fedailu's-Sahâbe 38 (2409).

    121 - Esmâ Bintu Ebî Bekr (radıyallahu anhümâ) anlatıyor. "Mekke'de Abdullah İbnu Zübeyr (radıyallahu anh)'e hâmile kalmıştım. Doğum yaklaşmıştı ki Mekke'yi terkettim ve Medine'ye geldim Kuba'ya indim. Abdullah'ı orada dünyaya getirdim. Doğunca bebeği alıp Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a götürdüm kucağına bıraktım. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir hurma istedi ağzında çiğneyerek ezdikten sonra tükrüğünden çocuğun ağzına bıraktı. Abdullah'ın midesine ilk inen şey Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın mübarek tükrükleri idi. Sonra (yumuşattığı o) hurma ile çocuğun damağını oğdu hakkında bereketle dua etti ve Abdullah ismini verdi. Müslüman aileden ilk doğan çocuk bu idi. (Medine'de bütün Müslümanlar) onun doğumuna çok sevindiler. Çünkü "Yahudiler size sihir yaptılar asla doğum yapamayacaksınız" diye bir şayia çıkarılmıştı."

    Buhârî Menâkibu'l-Ensâr 45 Akîka 1 Müslim Âdâb 26 (2146).

    122 - Ebu Mûsâ (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir oğlum doğmuştu. Hemen Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a getirdim. İbrahim ismini verip bir hurma ile tahnikde bulundu. Sonra da "Mübarek olsun" diye dua buyurdu ve çocuğu bana geri verdi. Bu çocuk Ebu Musa'nın en büyük evladı idi."

    Buhârî Akîka 1; Müslim Adab 24 (2145).

    123 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Abdullah İbnu Ebi Talha'yı doğduğu zaman Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a götürdüm. Bebek bir bez içerisinde idi. Vardığımızda Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) devesine katran sürüyordu. "Beraberinde hurma da getirdin mi?" diye sordu. "Evet" dedim ve birkaç tane hurma verdim. Onları ağzında çiğnedi sonra çocuğun ağzını açtı. Ağzına tükrüğü püskürttü. Bebek yalamaya başladı. Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) "Ensar'ın hurma sevgisine bakın (doğar doğmaz başlıyor)" diye latife etti ve çocuğu Abdullah diye isimledi."

    Buhârî Cenâiz 42 Akîka 1; Müslim Âdab 22 (2144); Ebu Dâvud Edeb 69 (4951) Hadisin metni; Müslim'deki metindir.

    124 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ): "Ey Allah'ın Rasûlü dedim arkadaşlarımdan her birisinin bir künyesi var (benim yok)". Dedi ki: "Oğlum Abdullah İbnu Zübeyr ile künyelen." Aişe "Ümmü Abdillah (Abdullah'ın annesi)" diye künye almıştı"

    Ebu Dâvud Edeb 78 (4970).

    Rezîn merhum: "Teyze anne gibidir" ilavesini kaydetmiştir.

    HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)'İN DEĞİŞTİRDİĞİ İSİMLER

    125 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ): "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) çirkin isimleri değiştirirdi" buyurmuştur.

    Tirmizî Edeb 66 (2841).

    126 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Zeyneb Bintu Ebî Seleme'nin ismi Berre idi. "Nefsini tezkiye ediyor" denildi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) onu Zeyneb diye isimlendirdi.

    Buhârî Edeb 108; Müslim Edeb 17 (2141).

    127 - İbnu Abbâs (radıyallahu anh) anlatıyor: "Cüveyriye Bintu'l-Hâris'in ismi Berre idi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) onun ismini Cüveyriye diye değiştirdi. Zira Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) "Berre'nin yanından çıktı" denmesini sevmiyordu.

    Müslim Edeb 16 (2140).

    128 - Şureyh İbnu Hâni (radıyallahu anh) babasından naklediyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) kavmimin beni Ebu'l-Hakem diye künyelediklerini işitmişti. Beni çağırtarak: "Hakem olan Allah'tır hüküm de O'nadır öyle ise sen nasıl Ebu'l-Hakem künyesini taşırsın?" dedi. Ben açıkladım: "Kavmim bir meselede anlaşmazlığa düşünce bana gelirler ben hükme bağlarım. Her iki taraf da verdiğim hükme râzı olurlar." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Bu ne güzel şey?" buyurdu ve "Çocuklarından neler var?" diye sordu. Ben: "Şüreyh Müslim Abdullah var" dedim. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "En büyüğü hangisi?" dedi. "Şüreyh" dedim. "Öyleyse buyurdu sen Ebu Şüreyh'sin"

    Ebu Dâvud Edeb 70 (4955); Nesâî Kadâ 7 (8 226-227).

    129 - Beşîr İbnu Meymun amcası Üsâme İbnu Ahdarî'den rivayet ediyor: Ahdarî diyor ki: "İsmi Asram olan bir adam vardı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ona: "İsmin nedir?" diye sordu. Adam Asram diye cevap verdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Hayır sen Zür'a'sın" buyurdu.

    Ebu Dâvud Edeb 70 (4954).

    130 - Said İbnu'l-Müseyyeb babası vasıtasıyla dedesinden naklediyor: "Dedem Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a uğramıştı. İsmin ne? diye sordu. "Hazn (sert yer)" diye cevap verdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Hayır sen Sehl'sin" dedi. Müseyyeb: "Olamaz babanın verdiği bir ismi değiştiremem" dedi. İbnu'l-Müseyyeb ilâve ediyor: "O günden sonra aramızda kabalık devam etti gitti."

    Buhârî Edeb 107-108; Ebu Dâvud Edeb 70 (4956).

    Ebu Dâvud'un rivayetinde şöyle demiştir: "... Hayır sehl ezilir ve hakîr tutulur."

    Ebu Dâvud merhum der ki: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Âsi Aziz Atele (şiddet sertlik) Şeytan Hakem Gurâb (karga) Habbâb Şihab isimlerini değiştirdi. Şihâb'ı Hişam Harb'i Silm (sulh) Muzdaci'ı (yatan) Münbais (kalkan) yaptı. Afire (çorak) adını taşıyan bir araziyi de Hadire (yeşillik) diye Şi'bu'd Dalâlet'i (sapıklık geçidi) Şi'bu'l-Hüdâ diye isimledi. Benu'z-Zinye'yi Benu'r-Rüşd olarak değiştirdi."

    131 - İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) diyor ki: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Âsiye (isyankâr itaatsiz kadın) ismini değiştirip Cemîle (güzel kadın) yaptı.

    Müslim Edeb 14 (2139); Tirmizî Edeb 66 (2840); Ebu Dâvud Edeb 70 (4952).

    132 - Mesruk anlatıyor: "Hz. Ömer'le karşılaştım. Bana "Sen kimsin?" diye sordu. "Mesruk İbnu'l-Ecda" dedim. Dedi ki: "Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın ecda şeytandır" dediğini işittim."

    Ebu Dâvud Edeb 70 (4957).

    133 - Sehl İbnu Sa'd (radıyallahu anh) anlatıyor: "el-Münzir İbnu Ebî Üseyd doğduğu zaman Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a getirilmişti. Çocuğu kucağına aldı ve: "İsmi nedir?" diye sordu. "İsmi falandır" diye ne konmuşsa söylendi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Hayır! bunun ismi Münzir olacak" dedi ve o gün çocuğa Münzir ismini koydu.

    Buhârî Edeb 108; Müslim Edeb 29 (2149).

    HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)'İN İSİM VE KÜNYESİNİ ALMA HAKKINDA GELEN RİVÂYETLER

    134 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir gün Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Bakî'de idi. Kulağına bir ses geldi: "Ey Ebu'l-Kâsım!" diyordu. Başını sese doğru çevirdi. Seslenen adam: "Ey Allah'ın Resûlü seni kastedmedim ben falancayı çağırdım" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): "İsmimi isim olarak koyun fakat künyemi kendinize künye yapmayın!" buyurdu.

    Buhârî Menâkıb 20 Edeb 106; Müslim Âdab 1 (2131); Tirmizî Edeb 68 (2844).

    135 - Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bizden birinin bir oğlu oldu. İsmini Kasım koydu. Kendisine: "Sana Ebu'l-Kasım künyesini vermeyiz. Bu künye ile seni şereflendirip memnun etmeyiz" dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e gelerek durumu arzetti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bunun üzerine: "Oğlunun adı Abdurrahmândır" dedi.

    Buhârî Edeb 105 106 109 Menâkıb 20; Müslim Adâb 2 (2133); Ebu Dâvud Edeb 74 (4965); Tirmizî Edeb 68 (2845).

    Bir rivayette şu ziyade var: "İsmimi isim olarak koyun fakat künyemi künye yapmayın. Zira ben Kasım (taksim edici) kılındım. Aranızda taksim ederim."

    Ebu Dâvud'un bir rivayetinde şöyle buyrulmuştur: "Kim benim ismimi almışsa künyem ile künyelenmesin. Kim de künyem ile künyelenmişse ismimle isimlenmesin."

    136 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Bir kadın gelerek: "Ey Allah'ın Resûlü ben bir oğlan dünyaya getirdim. Muhammed diye isim Ebu'l-Kasım diye de künye verdim. Bana sizin bu durumdan hoşlanmadığınız söylendi doğru mu?" diye sordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "İsmimi helâl künyemi haram kılan şey de ne?" veya "Künyemi haram kılıp ismimi helâl kılan şey de ne?" diyerek reddetti.

    Ebu Dâvud Edeb 76 (4968).

    137 - Muhammed İbnu'l-Hanife babasından (Allah her ikisinden de razı olsun) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e sordum: "Ey Allah'ın Resûlü sizden sonra bir oğlum olduğu takdirde sizin isminizle isimlendirebilir künyenizle de künyelendirebilir miyim ne dersiniz?" Bana "Evet" buyurdular.

    Ebu Dâvud Edeb 76 (4967); Tirmizî Edeb 68 (2846).

    Yuharıdaki metin Ebu Dâvud'undur. Tirmizî hadise "sahîh" demiştir ayrıca: "Burada bizim için ruhsat var" diye kaydetmiştir.

    İSİM VE KÜNYE ÜZERİNE MÜTEFERRİK HADİSLER

    138 - İbnu Ömer (radıyallahu anhumâ) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) çocuğa doğumunun yedinci gününde isim konmasını yıkanarak pisliklerin temizlenmesini ve akika kurbanı kesilmesini emir buyurdu."

    Ebu Davud Edâhî 21 (2837); Tirmizî Edâhî 23 (1522) Edeb 63(2834) (Tirmizî'de hadis İbnu Ömer'den değil Amr İbnu Şu'ayb an ebîhi an ceddihi tarîkindendir. Burada bir sehiv söz konusu -Nesâî Akîka 5 (7 166); İbnu Mâce Zebâih 1 (3165)-dur.).
    Peygamber efendimizin tavsiye ettiği erkek isimleri


    139 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Yeni doğan çocuklar Hz. Peyg er (aleyhissalâtu vesselâm)'e getirilirdi. O da bunlara mübarek olmaları için dua eder tahnîkde bulunurdu."

    Müslim Edeb 27 (2147); Ebu Dâvud Edeb 116 (5106).

    140 - Ebu Râfi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Fatıma (radıyallahu anhâ) oğlu Hasan (radıyallahu anh)'ı doğurduğu zaman Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı kulağına ezan okurken gördüm."

    Ebu Dâvud Edeb 116 (5105); Tirmizî Edâhî 17 (1514).

    Tirmizî hadisin sahih olduğunu söylemiştir. Rezîn şu ziyadeyi kaydeder: "Kulağına İhlas sûresini okudu hurma ile tahnik etti ve ismini koydu."

    141 - Yahya İbnu Saîd anlatıyor: "Hz. Ömer bir adama: "İsmin nedir?" diye sordu. Adam "Cemre (kor)" dedi. "Kimin oğlusun?" diye tekrar sordu. Adam: "İbnu Şihâb (alev) deyince "Kimlerden?" dedi. Adam: "Hurakalardan." "Eviniz nerede? diye sordu. "Harretu'n-Nâr'da" cevabını alınca "hangisinde?" dedi. "Zâtı Lezâ'da" cevabını alınca; Hz. Ömer (radıyallahu anh) "Âilene yetiş yanıyorlar!" dedi. Gerçekten durum aynen Hz. Ömer'in dediği gibiydi



  4. 31.Mart.2013, 21:57
    2
    Devamlı Üye



    Peygamber efendimizin tavsiye ettiği erkek isimleri
    112 - Ebu'd-Derdâ (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "Sizler kıyamet günü isimlerinizle babalarınızın isimleriyle çağırılacaksınız öyleyse isimlerinizi güzel yapın"

    Ebu Dâvud Edeb 69 (4948).

    113 - İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah'ın en ziyade sevdiği isimler Abdullah ve Abdurrahman'dır."

    Müslim Âdâb 2 (2132); Ebu Dâvud Edeb 69 (4949); Tirmizî Edeb 64 (2835).

    114 - Ebu Vehb el-Cüşemî (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Peygamberlerin isimleriyle isimlenin. Allah'ın çok sevdiği isimler Abdullah Abdurrâhman'dır. En sâdık olanları da Hâris ve Hemmâm isimleridir. En çirkinleri de Harb ve Mürre isimleridir"

    Ebu Dâvud Edeb 69 (4950). Metin Ebu Dâvud'a aittir Nesâî'de muhtasar olarak kaydedilmiştir (Hayl 3 (6 218 219)).

    115 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah katında en düşük (ahna') isim Melikü'l-emlâk (mülklerin mâliki) ismidir. Allah'tan başka Mâlik yoktur."

    Süfyân merhum dedi ki: Şâhân Şâh bunun örneğidir.

    Ahmed İbnu Hanbel merhûm dedi ki: "Ebu Amr merhum'a ahna'ne demek diye sordum bana "en düşük" diye cevap verdi.

    Buhârî Edeb 114; Müslim Edeb 20 (2143); Ebu Dâvud Edeb 70 (4961); Tirmizî Edeb 65 (2839).

    116 - Müslim'in bir diğer rivayetinde şöyle buyrulmuştur: "Kıyamet günü Allah'ın en ziyade kızacağı en kötü kimse adı Melikü'l-emlâk (Şehinşâh) olan kimsedir. Allah'tan başka Mâlik yoktur."

    (Adâb 21)

    117 - Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Ya'la Bereket Eflah Yesâr Nâfi ve benzeri isimlerin kullanılmasını yasaklamayı arzu etmişti. Sonra onun bu mevzuda sükut ettiğini gördüm. Sonra da yasaklamadan vefat etti."

    Bu hadisi Müslim Âdab 13 (2138); ve Ebu Dâvud Edeb 70 (4960) rivayet ettiler. Hadisin metni Müslim'e aittir.

    Ebu Dâvud'un rivayetinde şu ziyade mevcuttur: "...Zira kişi "Bereket burada mı?" diye sorar da "hayır yok!" diye cevap verirler."

    118 - Hz. Ömer (radıyallahu anh)'in azadlı kölesi Eslem anlatıyor: "Hz. Ömer (radıyallahu anh) bir oğlunu Ebu İsa künyesini kullandığı için dövdü. Öte yandan Muğîre İbnu Şu'be (radıyallahu anh) Ebu İsa künyesini kullanıyordu. Hz. Ömer (radıyallahu anh) ona "Ebu Abdillah künyesini kullanman sana yetmez mi?" dedi. Muğîre: "Bana Ebu İsa künyesini takan Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'dir" cevabını verince Hz. Ömer: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in geçmiş gelecek bütün günahları affedilmiştir. Biz ise bundan böyle sıkıntıdayız" dedi. Ölünceye kadar Muğire'yi "Ebu Abdillah" diye künyeledi.

    Ebu Dâvud Edeb 72 (4963).

    119 - Yahya İbnu Sa'îd (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) bol sütlü bir deve hakkında: "Bunu kim sağacak?" diye sordu. Bir adam ayağa kalkmıştı ki Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) "İsmin ne?" dedi. Adam: "Mürre (acı)!" deyince ona: "Otur!" dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) tekrar "Bunu kim sağıverecek?" diye sordu. Bir başkası ayağa kalktı ben sağacağım diyecekti. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) ona da: "ismin nedir?" diye sordu. Adam: "Harb!" diye cevap verdi. Ona da "Otur" dedi.

    Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Bu deveyi kim bize sağıverecek?" diye sormaya devam etti. Bir adam daha kalktı. Ona da ismini sordu. "Ya'îş (yaşıyor!)" cevabını alınca ona: "Sen sağ" diyerek müsaade etti."

    Muvatta İsti'zan 24 (2 973).

    HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)'İN İSİM KOYDUĞU KİMSELER

    120 - Sehl İbnu Sa'd es-Sâidi (radıyallahu anh) buyurdu ki: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Fâtıma (radıyallahu anhâ) annemizin evine uğramıştı. Hz. Ali (radıyallahu anh)'yi evde bulamayınca: "Amca oğlun nerede?" diye sordu. Fatıma (radıyallahu anhâ): "Aramızda bir şekerlenme oldu. Bunun üzerine bana kızdı ve çekip gitti" dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) birine: "Hele bir arayıver nereye gitmiş" diye emretti. "Mescidde yatıyor!" diye haber verince Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'Kalk ey Ebu Turâb kalk ey Ebu Turâb (yani Toprak babası) diye seslendi.

    Sehl der ki: Hz. Ali (radıyallahu anh)'nin en çok sevdiği ismi bu isimdi.

    Buhârî Salat 58 Fedaili'l Ashab 9 Edeb 113 İsti'zân 40; Müslim Fedailu's-Sahâbe 38 (2409).

    121 - Esmâ Bintu Ebî Bekr (radıyallahu anhümâ) anlatıyor. "Mekke'de Abdullah İbnu Zübeyr (radıyallahu anh)'e hâmile kalmıştım. Doğum yaklaşmıştı ki Mekke'yi terkettim ve Medine'ye geldim Kuba'ya indim. Abdullah'ı orada dünyaya getirdim. Doğunca bebeği alıp Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a götürdüm kucağına bıraktım. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir hurma istedi ağzında çiğneyerek ezdikten sonra tükrüğünden çocuğun ağzına bıraktı. Abdullah'ın midesine ilk inen şey Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın mübarek tükrükleri idi. Sonra (yumuşattığı o) hurma ile çocuğun damağını oğdu hakkında bereketle dua etti ve Abdullah ismini verdi. Müslüman aileden ilk doğan çocuk bu idi. (Medine'de bütün Müslümanlar) onun doğumuna çok sevindiler. Çünkü "Yahudiler size sihir yaptılar asla doğum yapamayacaksınız" diye bir şayia çıkarılmıştı."

    Buhârî Menâkibu'l-Ensâr 45 Akîka 1 Müslim Âdâb 26 (2146).

    122 - Ebu Mûsâ (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir oğlum doğmuştu. Hemen Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a getirdim. İbrahim ismini verip bir hurma ile tahnikde bulundu. Sonra da "Mübarek olsun" diye dua buyurdu ve çocuğu bana geri verdi. Bu çocuk Ebu Musa'nın en büyük evladı idi."

    Buhârî Akîka 1; Müslim Adab 24 (2145).

    123 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Abdullah İbnu Ebi Talha'yı doğduğu zaman Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a götürdüm. Bebek bir bez içerisinde idi. Vardığımızda Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) devesine katran sürüyordu. "Beraberinde hurma da getirdin mi?" diye sordu. "Evet" dedim ve birkaç tane hurma verdim. Onları ağzında çiğnedi sonra çocuğun ağzını açtı. Ağzına tükrüğü püskürttü. Bebek yalamaya başladı. Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) "Ensar'ın hurma sevgisine bakın (doğar doğmaz başlıyor)" diye latife etti ve çocuğu Abdullah diye isimledi."

    Buhârî Cenâiz 42 Akîka 1; Müslim Âdab 22 (2144); Ebu Dâvud Edeb 69 (4951) Hadisin metni; Müslim'deki metindir.

    124 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ): "Ey Allah'ın Rasûlü dedim arkadaşlarımdan her birisinin bir künyesi var (benim yok)". Dedi ki: "Oğlum Abdullah İbnu Zübeyr ile künyelen." Aişe "Ümmü Abdillah (Abdullah'ın annesi)" diye künye almıştı"

    Ebu Dâvud Edeb 78 (4970).

    Rezîn merhum: "Teyze anne gibidir" ilavesini kaydetmiştir.

    HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)'İN DEĞİŞTİRDİĞİ İSİMLER

    125 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ): "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) çirkin isimleri değiştirirdi" buyurmuştur.

    Tirmizî Edeb 66 (2841).

    126 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Zeyneb Bintu Ebî Seleme'nin ismi Berre idi. "Nefsini tezkiye ediyor" denildi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) onu Zeyneb diye isimlendirdi.

    Buhârî Edeb 108; Müslim Edeb 17 (2141).

    127 - İbnu Abbâs (radıyallahu anh) anlatıyor: "Cüveyriye Bintu'l-Hâris'in ismi Berre idi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) onun ismini Cüveyriye diye değiştirdi. Zira Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) "Berre'nin yanından çıktı" denmesini sevmiyordu.

    Müslim Edeb 16 (2140).

    128 - Şureyh İbnu Hâni (radıyallahu anh) babasından naklediyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) kavmimin beni Ebu'l-Hakem diye künyelediklerini işitmişti. Beni çağırtarak: "Hakem olan Allah'tır hüküm de O'nadır öyle ise sen nasıl Ebu'l-Hakem künyesini taşırsın?" dedi. Ben açıkladım: "Kavmim bir meselede anlaşmazlığa düşünce bana gelirler ben hükme bağlarım. Her iki taraf da verdiğim hükme râzı olurlar." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Bu ne güzel şey?" buyurdu ve "Çocuklarından neler var?" diye sordu. Ben: "Şüreyh Müslim Abdullah var" dedim. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "En büyüğü hangisi?" dedi. "Şüreyh" dedim. "Öyleyse buyurdu sen Ebu Şüreyh'sin"

    Ebu Dâvud Edeb 70 (4955); Nesâî Kadâ 7 (8 226-227).

    129 - Beşîr İbnu Meymun amcası Üsâme İbnu Ahdarî'den rivayet ediyor: Ahdarî diyor ki: "İsmi Asram olan bir adam vardı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ona: "İsmin nedir?" diye sordu. Adam Asram diye cevap verdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Hayır sen Zür'a'sın" buyurdu.

    Ebu Dâvud Edeb 70 (4954).

    130 - Said İbnu'l-Müseyyeb babası vasıtasıyla dedesinden naklediyor: "Dedem Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a uğramıştı. İsmin ne? diye sordu. "Hazn (sert yer)" diye cevap verdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Hayır sen Sehl'sin" dedi. Müseyyeb: "Olamaz babanın verdiği bir ismi değiştiremem" dedi. İbnu'l-Müseyyeb ilâve ediyor: "O günden sonra aramızda kabalık devam etti gitti."

    Buhârî Edeb 107-108; Ebu Dâvud Edeb 70 (4956).

    Ebu Dâvud'un rivayetinde şöyle demiştir: "... Hayır sehl ezilir ve hakîr tutulur."

    Ebu Dâvud merhum der ki: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Âsi Aziz Atele (şiddet sertlik) Şeytan Hakem Gurâb (karga) Habbâb Şihab isimlerini değiştirdi. Şihâb'ı Hişam Harb'i Silm (sulh) Muzdaci'ı (yatan) Münbais (kalkan) yaptı. Afire (çorak) adını taşıyan bir araziyi de Hadire (yeşillik) diye Şi'bu'd Dalâlet'i (sapıklık geçidi) Şi'bu'l-Hüdâ diye isimledi. Benu'z-Zinye'yi Benu'r-Rüşd olarak değiştirdi."

    131 - İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) diyor ki: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Âsiye (isyankâr itaatsiz kadın) ismini değiştirip Cemîle (güzel kadın) yaptı.

    Müslim Edeb 14 (2139); Tirmizî Edeb 66 (2840); Ebu Dâvud Edeb 70 (4952).

    132 - Mesruk anlatıyor: "Hz. Ömer'le karşılaştım. Bana "Sen kimsin?" diye sordu. "Mesruk İbnu'l-Ecda" dedim. Dedi ki: "Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın ecda şeytandır" dediğini işittim."

    Ebu Dâvud Edeb 70 (4957).

    133 - Sehl İbnu Sa'd (radıyallahu anh) anlatıyor: "el-Münzir İbnu Ebî Üseyd doğduğu zaman Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a getirilmişti. Çocuğu kucağına aldı ve: "İsmi nedir?" diye sordu. "İsmi falandır" diye ne konmuşsa söylendi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Hayır! bunun ismi Münzir olacak" dedi ve o gün çocuğa Münzir ismini koydu.

    Buhârî Edeb 108; Müslim Edeb 29 (2149).

    HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)'İN İSİM VE KÜNYESİNİ ALMA HAKKINDA GELEN RİVÂYETLER

    134 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir gün Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Bakî'de idi. Kulağına bir ses geldi: "Ey Ebu'l-Kâsım!" diyordu. Başını sese doğru çevirdi. Seslenen adam: "Ey Allah'ın Resûlü seni kastedmedim ben falancayı çağırdım" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): "İsmimi isim olarak koyun fakat künyemi kendinize künye yapmayın!" buyurdu.

    Buhârî Menâkıb 20 Edeb 106; Müslim Âdab 1 (2131); Tirmizî Edeb 68 (2844).

    135 - Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bizden birinin bir oğlu oldu. İsmini Kasım koydu. Kendisine: "Sana Ebu'l-Kasım künyesini vermeyiz. Bu künye ile seni şereflendirip memnun etmeyiz" dedi. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e gelerek durumu arzetti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bunun üzerine: "Oğlunun adı Abdurrahmândır" dedi.

    Buhârî Edeb 105 106 109 Menâkıb 20; Müslim Adâb 2 (2133); Ebu Dâvud Edeb 74 (4965); Tirmizî Edeb 68 (2845).

    Bir rivayette şu ziyade var: "İsmimi isim olarak koyun fakat künyemi künye yapmayın. Zira ben Kasım (taksim edici) kılındım. Aranızda taksim ederim."

    Ebu Dâvud'un bir rivayetinde şöyle buyrulmuştur: "Kim benim ismimi almışsa künyem ile künyelenmesin. Kim de künyem ile künyelenmişse ismimle isimlenmesin."

    136 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Bir kadın gelerek: "Ey Allah'ın Resûlü ben bir oğlan dünyaya getirdim. Muhammed diye isim Ebu'l-Kasım diye de künye verdim. Bana sizin bu durumdan hoşlanmadığınız söylendi doğru mu?" diye sordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "İsmimi helâl künyemi haram kılan şey de ne?" veya "Künyemi haram kılıp ismimi helâl kılan şey de ne?" diyerek reddetti.

    Ebu Dâvud Edeb 76 (4968).

    137 - Muhammed İbnu'l-Hanife babasından (Allah her ikisinden de razı olsun) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e sordum: "Ey Allah'ın Resûlü sizden sonra bir oğlum olduğu takdirde sizin isminizle isimlendirebilir künyenizle de künyelendirebilir miyim ne dersiniz?" Bana "Evet" buyurdular.

    Ebu Dâvud Edeb 76 (4967); Tirmizî Edeb 68 (2846).

    Yuharıdaki metin Ebu Dâvud'undur. Tirmizî hadise "sahîh" demiştir ayrıca: "Burada bizim için ruhsat var" diye kaydetmiştir.

    İSİM VE KÜNYE ÜZERİNE MÜTEFERRİK HADİSLER

    138 - İbnu Ömer (radıyallahu anhumâ) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) çocuğa doğumunun yedinci gününde isim konmasını yıkanarak pisliklerin temizlenmesini ve akika kurbanı kesilmesini emir buyurdu."

    Ebu Davud Edâhî 21 (2837); Tirmizî Edâhî 23 (1522) Edeb 63(2834) (Tirmizî'de hadis İbnu Ömer'den değil Amr İbnu Şu'ayb an ebîhi an ceddihi tarîkindendir. Burada bir sehiv söz konusu -Nesâî Akîka 5 (7 166); İbnu Mâce Zebâih 1 (3165)-dur.).
    Peygamber efendimizin tavsiye ettiği erkek isimleri


    139 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Yeni doğan çocuklar Hz. Peyg er (aleyhissalâtu vesselâm)'e getirilirdi. O da bunlara mübarek olmaları için dua eder tahnîkde bulunurdu."

    Müslim Edeb 27 (2147); Ebu Dâvud Edeb 116 (5106).

    140 - Ebu Râfi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Fatıma (radıyallahu anhâ) oğlu Hasan (radıyallahu anh)'ı doğurduğu zaman Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı kulağına ezan okurken gördüm."

    Ebu Dâvud Edeb 116 (5105); Tirmizî Edâhî 17 (1514).

    Tirmizî hadisin sahih olduğunu söylemiştir. Rezîn şu ziyadeyi kaydeder: "Kulağına İhlas sûresini okudu hurma ile tahnik etti ve ismini koydu."

    141 - Yahya İbnu Saîd anlatıyor: "Hz. Ömer bir adama: "İsmin nedir?" diye sordu. Adam "Cemre (kor)" dedi. "Kimin oğlusun?" diye tekrar sordu. Adam: "İbnu Şihâb (alev) deyince "Kimlerden?" dedi. Adam: "Hurakalardan." "Eviniz nerede? diye sordu. "Harretu'n-Nâr'da" cevabını alınca "hangisinde?" dedi. "Zâtı Lezâ'da" cevabını alınca; Hz. Ömer (radıyallahu anh) "Âilene yetiş yanıyorlar!" dedi. Gerçekten durum aynen Hz. Ömer'in dediği gibiydi






+ Yorum Gönder