Konusunu Oylayın.: Allah'ın varlığına kanıt göremiyorum?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Allah'ın varlığına kanıt göremiyorum?
  1. 26.Mart.2013, 21:59
    1
    Misafir

    Allah'ın varlığına kanıt göremiyorum?

  2. 26.Mart.2013, 22:06
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Allah'ın varlığına kanıt göremiyorum?




    Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Ben önceden müslümandım kuranı kendi dilinde de okudum türkçe mealini de. 5 vakit namaz da kılardım. Sabah namazlarına dahi camiye giderdim. Ama son 3-4 sene içinde önce dine olan inancımı sonra da Allah'a olan inancımı kaybettim. Kaybetmemek için çok çabaladım çok dua ettim ama olmadı. Herkes bana şunu söylüyor inanmak için etrafına bak yeter, her şey nasıl oluştu diyor. Ben evrimle oluşmuş olabileceğine ihtimal veriyorum tam emin olmamakla birlikte. Bir de Allah kendini neden göstermesin diyor. Gösterse herkes inanır o zaman bu sınavın ne kıymeti kalır diyorlar. Olay bu mu yani? Herkesin inanması kötü bir şey mi? Görmeden neden inanmak zorunda olayım. Bana din ve Allahla ilgili her şey bir uydurma olarak geliyor. Tamam bu evren güzel bir sistem dahilinde işliyor ama dışarıdan bir müdehale görmüyorum ben. Fizik kuralları dahilinde her şey. İlk dini inancımı kaybettiğim zamanlar Allaha inanıyordum ve Allah'a yalvarıyordum. Dedim Allahım bana ufacık bir mucize, sana olan inancımı kaybetmek istemiyorum ama varlığına inanamıyorum. Ne bileyim masamdaki kalem şuan kendiliğinden bir kaç santim kımıldasa o benim için bir mucize olacaktı ve inancımı kaybetmeyecektim. Her şeyi gören bilen denilen Allah bana kendisine inanmam hususunda bile yardım etmedi. İnanmak istediğim halde. Neyse bir de cin çağırma olayını denedim. Yöntemlerini uyguladım kaç kez cin min de yok ortada. Yani inanmam için bana metafizik bir olgu lazımdı olmadı. Bunların sonucunda Allahın da olmadığı inancım kuvvetlendi. Gelelim her şey nasıl oldu. Cevabım bilmiyorum, belki bilim ilerde açıklar. Her şeyi bilme imkanımız da yok belki. Allaha inandın diyelim. Allah nasıl oluştu diye sorduğunda o hep verdi denilecek. Heplik kavramını biz biliyor muyuz? Yine de hiç bir şeye kendimi tamamen kapamadım. Her türlü fikre açığım. İnanana saygım sonsuz. Eğer bana metafizik bir olay yaşatabilirseniz yine inanırım.

    - Diyorsunuz ki, “Herkesin inanması kötü bir şey mi?“ Evet kötü bir şeydir. İnanmak kötü bir şey değil, fakat “herkesin mecburen inanacak kadar basitleştirilmiş bir imtihanın değeri düştüğü için, imtihan kalitesini düşürdüğü için kötü bir şeydir.

    Acaba, çok ciddi olması gereken bir imtihanı herkes kazansın diye en basit soruları sormak; örneğin; Üniversite imtihanına girmiş olan herkesin kazanması için ilkokul öğrencilerine sorulan soruları sormak sizce komik olmaz mı? Böyle bir imtihanın olmaması, olmasından daha makul olmaz mı? Peki imtihan olmasın mı? Herkesi vali yapalım mı? Herkesi Doktor yapalım mı? Herkesi mühendis yapalım mı? Size tuhaf gelmiyor mu?

    Bu takdirde en çalışkan en zeki en kaliteli bir öğrenci ile en tembel bir öğrenci aynı kefeye konmuş olmuyor mu?

    Farz edelim ki, eleman alan bir kuruma bir profesör ile bir ilkokul mezunu birlikte müracaat etmiş. Belli bir bilgi seviyesine göre elemanın alındığı bu kurumun açtığı imtihanda ilkokul seviyesinde sorular sorulsa ve ilkokul mezunu arkadaş bu imtihanı kazansa sizce âdil olur mu? İnsaflı bir yargıya göre, böyle bir imtihan ne bizce ne de dünyanın herhangi bir ülke insanınca âdil olmaz.

    Şimdi “Hiç bilenler ile bilmeyenler bir olur mu?” diyen yüce Allah’ın, cennete en kaliteli, en değerli insanları almak üzere açtığı bir imtihanda, bu imtihanın altını üstüne çeviren bir kopyayı vermesi düşünülebilir mi?

    - Allah’ın kendini göstermesi meselesine gelince; bu mesele sadece imtihanla ilgili değildir. Bunun en açık delili, imtihana tabi olmayan meleklere de Allah’ın kendini göstermemesidir.

    Büyüklerin herkese görünmemesi, insanlar için de kabul gören bir prensiptir. Herkesin, istediği zaman Cumhurbaşkanlarının, başbakanlarının evlerine gidememesi, aralarda özel kalem müdürler türünden perdedarların bulunması bunun açık göstergesidir. Hele, ülkede yegane hâkim ve sultan olan padişahların, kralların halk ile kendi aralarına çok perdeler koymaları, onların azamet ve yücelikleriyle atbaşı gidiyor.

    Bundan anlaşılıyor ki, azamet ve kibrya/büyüklük ve yücelik, celal ve cemal/mehabet ve güzellik gibi harikulade sıfatlar, öyle basit bir şekilde herkese kendini göstermezler.

    Bu pencereden bakıldığında şunu söyleyebiliriz ki, Allah bütün evrenin yegâne hâkimi ve sultanıdır. Bir padişah-ı ezeli olarak kendi celal ve cemal sıfatlarının kaynağı olan Zat-ı Akdesini gizli tutması, -imtihan için de önemli olmakla beraber- onun nihayetsiz azametinin, eşsiz ululuğunun, benzersiz büyüklüğünün bir gereğidir.

    Bununla beraber, her türlü kusurdan ve noksanlıklardan münezzeh; bütün mükemmellikler ve güzelliklerin kaynağı olan Allah’ın -imtihanın bitmesine rağmen, ahiret aleminde- sadece cennete gidecek olan kullarına kendini göstereceğine dair ayet ve hadislerin verdiği bilgiye bakılınca, aslında aklı başında herkesin görmeye çok müştak olduğu Allah’ın, sevmediği dinsizlere, inkârcılara kendini ne dünyada ne de ahiret aleminde göstermek istemediği anlaşılmaktadır.

    Allah’ın kendini gizlemesinin tam hikmetini bilemeyebiliriz. Belki de bilsek akıl ve vicdanımız çok rahat edecektir.

    Ancak, Allah’ın varlığını, birliğini bilmek sadece onu görmeye bağlı değildir.

    Milyonlarca ilim ve din adamının değişik delillerle Kur’an’ın Allah’ın sözü olduğuna iman etmişlerdir.
    Mesela:

    1. Kur’an 15 asırdan beridir, insanlara meydan okuyor ve kendisinin Allah’ın kelamı olduğunun göstergesi olarak hiç kimsenin bir tek suresine benzer bir sureyi ortaya koyamayacağını ilan ediyor. Ve bu meydan okuyuş şimdi de devam etmektedir.

    2. Kur’an’da, İranlıların Bizanslılarla -bir kaç yıl içerisinde- savaşa başlayacakları ve Bizanslılar İranlılara galip geleceklerini haber vermiş ve bu haberler olduğu gibi ortaya çıkmıştır. (Rum Suresi)

    3. Mekke fethinden iki yıl önce Mekke’nin fethedileceğine dair kesin olarak haber vermiş ve bu haber de aynen çıkmıştır. (Fetih suresi)

    Mesela:

    1. Hz. Muhammed’in peygamberliğini tasdik eden yüzlerce mucizesi vardır. Bunları en sağlam hadis, siyer ve tarih kaynaklarında yer almaktadır.

    2. Hayatı boyunca herkesten daha fazla Kur’an’a tabi olması, herkesten daha çok Allah’tan korkması, ona saygı ve sevgiyle bağlanması onun gerçekten peygamber olduğunun göstergesi değil de nedir?

    3. Başka insanlardan farklı olarak, kendisine gece namazı kılmanın Allah tarafından farz kıldığını söylemiş ve hayatı boyunca her gece kalkıp rabbine ibadet etmiştir. Bu kadar zahmet ve meşakkate katlanmasının dünya menfaati açısından ne ile izah edilebilir?

    Mesela:

    1. Siz diyorsunuz ki, “Masamdaki kalem şuan kendiliğinden bir kaç santim kımıldasa o benim için bir mucize olacaktı..” Allah’ını seversen bir iyi düşün, sen mi önemlisin, yoksa kaleminin kımıldanması mı? Sen kımıldıyorsun, güneş kımıldıyor, ay kımıldıyor, yerküresi kımıldıyor, evren baştan başa kımıldıyor.. Ve sen hala kalkıp “kalemim kımıldasa...” diyorsun. Bu mantık size biraz tuhaf gelmiyor mu?

    2. Diyorsun ki, “Tamam bu evren güzel bir sistem dahilinde işliyor ama dışarıdan bir müdahale görmüyorum ben. Fizik kuralları dahilinde her şey..”

    Bu nasıl bir fizik bilgisidir?

    Fizik, mevcut olan varlıklardan söz eder; mevcut olmayan varlıklardan söz etmez, edemez..

    Evrenin bir kaç milyar yıl önce var olduğu bu gün kesine yakın bir bilgidir. Peki evren yokken fiziksel nesneler var olabilir mi? Fiziksel nesneler yokken, fizik kanunları buluna bilir mi? Fiziksel kanunlar yokken, herhangi bir yokluğa varlık verip, onları harika bir düzene sokabilir mi? Bu gibi sorularının hepsinin cevabı bilimsel olarak havada kalır.

    3. Bütün kâinatta, mevcut olan fizik, kimya, astro-fizik, quantun fiziği şeklinde adlandırılan hiç bir kanun kainattan önce var değildir. Ve bunların hiç biri bir şey var etme gücünde değildir. Ve bunların hiç birinin diğer kanunlardan daha güçlü, daha akıllı, daha bilgili olduğunu söylemek mümkün değildir. O halde, bu sağır, kör, cansız, sonradan var olan kanunların bir kanun koyucuya ihtiyaçları vardır. Sonradan var olduklarına göre bir yaratıcıya ihtiyaç duyarlar.

    - Bediüzzaman hazretlerinin ifade ettiği gibi, “(kanunların bir tarlası olan) tabiat dedikleri şey, olsa olsa ve hakikat-ı hariciye sahibi ise; ancak bir san'at olabilir, Sani olamaz. Bir nakıştır, Nakkaş olamaz. Ahkâmdır, hâkim olamaz. Bir şeriat-ı fıtriyedir, Şâri' olamaz. Mahluk bir perde-i izzettir, Hâlık olamaz. Münfail bir fıtrattır, Fâtır bir fâil olamaz. Kanundur, kudret değildir; kâdir olamaz. Mistardır, masdar olamaz” (Asa-yı Musa, 167)

    - Bu hususta size can-ü gönülden destek olmak istiyoruz. Önce bu konuda size Bediüzzaman hazretlerinin Risale-i Nur adlı eserlerini okumanızı tavsiye ederiz.

    Bizim imanınızın kurtulmasından başka hiç bir gaye ve maksadımız yoktur. Böyle bir hizmeti bir menfaat vesilesi yapmaktan Allah’a sığınırız. Tek menfaatimiz bu hizmetimizle, Allah’ın rızasını kazanmak, günahlarımızın bağışlanmasını temin etmek ve kendimizin affını sağlamaktır.

    Bu yolu denemeniz önce biraz zor gelebilir..Fakat denemeye değer. Zira Hz. Ali’nin inanmayan bazı kimselere söylediği gibi, biz de deriz ki: “Eğer sizin dedikleriniz doğru ise, bizim bir zararımız olmaz. Hepimiz yok olup gideriz. Ya bir de bizim dediklerimiz doğru ise, o zaman bütün zarar ve ziyan omuzlarınıza biner...”

    Evet, Zararsız yolu/veya zararsız olma ihtimali kuvvetli olan bir yolu, zararlı/veya zararlı olma ihtimali kuvvetli olan bir yola tercih etmek, aklın gereğidir.

    Rahman ve Rahim olan Rabbimiz, hepimiz için akl-ı selimin yolu olan hidayet yolunu bizlere açsın.. Nefsin vesveselerinden, şeytanın telkinlerinden, kuvve-i vahimenin evhamından bizleri kurtarsın inşallah.
    İlave bilgi için tıklayınız:
    Allah var mı; bunun mantıki delilleri nelerdir?
    İnsanı aldanmaya götüren sebepler nelerdir?
    Allah'ın varlığının delilleri nelerdir?..
    Allah'a imanın maddi ve manevi faydaları nelerdir?
    Eğer Allah görünseydi, herkes iman etmek zorunda kalırdı ve ...
    Evrimi sadece dine inananlar kabul etmemektedir. Evrimi kabul edenler, nasıl yanılabilir?
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 26.Mart.2013, 22:06
    2
    Administrator



    Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Ben önceden müslümandım kuranı kendi dilinde de okudum türkçe mealini de. 5 vakit namaz da kılardım. Sabah namazlarına dahi camiye giderdim. Ama son 3-4 sene içinde önce dine olan inancımı sonra da Allah'a olan inancımı kaybettim. Kaybetmemek için çok çabaladım çok dua ettim ama olmadı. Herkes bana şunu söylüyor inanmak için etrafına bak yeter, her şey nasıl oluştu diyor. Ben evrimle oluşmuş olabileceğine ihtimal veriyorum tam emin olmamakla birlikte. Bir de Allah kendini neden göstermesin diyor. Gösterse herkes inanır o zaman bu sınavın ne kıymeti kalır diyorlar. Olay bu mu yani? Herkesin inanması kötü bir şey mi? Görmeden neden inanmak zorunda olayım. Bana din ve Allahla ilgili her şey bir uydurma olarak geliyor. Tamam bu evren güzel bir sistem dahilinde işliyor ama dışarıdan bir müdehale görmüyorum ben. Fizik kuralları dahilinde her şey. İlk dini inancımı kaybettiğim zamanlar Allaha inanıyordum ve Allah'a yalvarıyordum. Dedim Allahım bana ufacık bir mucize, sana olan inancımı kaybetmek istemiyorum ama varlığına inanamıyorum. Ne bileyim masamdaki kalem şuan kendiliğinden bir kaç santim kımıldasa o benim için bir mucize olacaktı ve inancımı kaybetmeyecektim. Her şeyi gören bilen denilen Allah bana kendisine inanmam hususunda bile yardım etmedi. İnanmak istediğim halde. Neyse bir de cin çağırma olayını denedim. Yöntemlerini uyguladım kaç kez cin min de yok ortada. Yani inanmam için bana metafizik bir olgu lazımdı olmadı. Bunların sonucunda Allahın da olmadığı inancım kuvvetlendi. Gelelim her şey nasıl oldu. Cevabım bilmiyorum, belki bilim ilerde açıklar. Her şeyi bilme imkanımız da yok belki. Allaha inandın diyelim. Allah nasıl oluştu diye sorduğunda o hep verdi denilecek. Heplik kavramını biz biliyor muyuz? Yine de hiç bir şeye kendimi tamamen kapamadım. Her türlü fikre açığım. İnanana saygım sonsuz. Eğer bana metafizik bir olay yaşatabilirseniz yine inanırım.

    - Diyorsunuz ki, “Herkesin inanması kötü bir şey mi?“ Evet kötü bir şeydir. İnanmak kötü bir şey değil, fakat “herkesin mecburen inanacak kadar basitleştirilmiş bir imtihanın değeri düştüğü için, imtihan kalitesini düşürdüğü için kötü bir şeydir.

    Acaba, çok ciddi olması gereken bir imtihanı herkes kazansın diye en basit soruları sormak; örneğin; Üniversite imtihanına girmiş olan herkesin kazanması için ilkokul öğrencilerine sorulan soruları sormak sizce komik olmaz mı? Böyle bir imtihanın olmaması, olmasından daha makul olmaz mı? Peki imtihan olmasın mı? Herkesi vali yapalım mı? Herkesi Doktor yapalım mı? Herkesi mühendis yapalım mı? Size tuhaf gelmiyor mu?

    Bu takdirde en çalışkan en zeki en kaliteli bir öğrenci ile en tembel bir öğrenci aynı kefeye konmuş olmuyor mu?

    Farz edelim ki, eleman alan bir kuruma bir profesör ile bir ilkokul mezunu birlikte müracaat etmiş. Belli bir bilgi seviyesine göre elemanın alındığı bu kurumun açtığı imtihanda ilkokul seviyesinde sorular sorulsa ve ilkokul mezunu arkadaş bu imtihanı kazansa sizce âdil olur mu? İnsaflı bir yargıya göre, böyle bir imtihan ne bizce ne de dünyanın herhangi bir ülke insanınca âdil olmaz.

    Şimdi “Hiç bilenler ile bilmeyenler bir olur mu?” diyen yüce Allah’ın, cennete en kaliteli, en değerli insanları almak üzere açtığı bir imtihanda, bu imtihanın altını üstüne çeviren bir kopyayı vermesi düşünülebilir mi?

    - Allah’ın kendini göstermesi meselesine gelince; bu mesele sadece imtihanla ilgili değildir. Bunun en açık delili, imtihana tabi olmayan meleklere de Allah’ın kendini göstermemesidir.

    Büyüklerin herkese görünmemesi, insanlar için de kabul gören bir prensiptir. Herkesin, istediği zaman Cumhurbaşkanlarının, başbakanlarının evlerine gidememesi, aralarda özel kalem müdürler türünden perdedarların bulunması bunun açık göstergesidir. Hele, ülkede yegane hâkim ve sultan olan padişahların, kralların halk ile kendi aralarına çok perdeler koymaları, onların azamet ve yücelikleriyle atbaşı gidiyor.

    Bundan anlaşılıyor ki, azamet ve kibrya/büyüklük ve yücelik, celal ve cemal/mehabet ve güzellik gibi harikulade sıfatlar, öyle basit bir şekilde herkese kendini göstermezler.

    Bu pencereden bakıldığında şunu söyleyebiliriz ki, Allah bütün evrenin yegâne hâkimi ve sultanıdır. Bir padişah-ı ezeli olarak kendi celal ve cemal sıfatlarının kaynağı olan Zat-ı Akdesini gizli tutması, -imtihan için de önemli olmakla beraber- onun nihayetsiz azametinin, eşsiz ululuğunun, benzersiz büyüklüğünün bir gereğidir.

    Bununla beraber, her türlü kusurdan ve noksanlıklardan münezzeh; bütün mükemmellikler ve güzelliklerin kaynağı olan Allah’ın -imtihanın bitmesine rağmen, ahiret aleminde- sadece cennete gidecek olan kullarına kendini göstereceğine dair ayet ve hadislerin verdiği bilgiye bakılınca, aslında aklı başında herkesin görmeye çok müştak olduğu Allah’ın, sevmediği dinsizlere, inkârcılara kendini ne dünyada ne de ahiret aleminde göstermek istemediği anlaşılmaktadır.

    Allah’ın kendini gizlemesinin tam hikmetini bilemeyebiliriz. Belki de bilsek akıl ve vicdanımız çok rahat edecektir.

    Ancak, Allah’ın varlığını, birliğini bilmek sadece onu görmeye bağlı değildir.

    Milyonlarca ilim ve din adamının değişik delillerle Kur’an’ın Allah’ın sözü olduğuna iman etmişlerdir.
    Mesela:

    1. Kur’an 15 asırdan beridir, insanlara meydan okuyor ve kendisinin Allah’ın kelamı olduğunun göstergesi olarak hiç kimsenin bir tek suresine benzer bir sureyi ortaya koyamayacağını ilan ediyor. Ve bu meydan okuyuş şimdi de devam etmektedir.

    2. Kur’an’da, İranlıların Bizanslılarla -bir kaç yıl içerisinde- savaşa başlayacakları ve Bizanslılar İranlılara galip geleceklerini haber vermiş ve bu haberler olduğu gibi ortaya çıkmıştır. (Rum Suresi)

    3. Mekke fethinden iki yıl önce Mekke’nin fethedileceğine dair kesin olarak haber vermiş ve bu haber de aynen çıkmıştır. (Fetih suresi)

    Mesela:

    1. Hz. Muhammed’in peygamberliğini tasdik eden yüzlerce mucizesi vardır. Bunları en sağlam hadis, siyer ve tarih kaynaklarında yer almaktadır.

    2. Hayatı boyunca herkesten daha fazla Kur’an’a tabi olması, herkesten daha çok Allah’tan korkması, ona saygı ve sevgiyle bağlanması onun gerçekten peygamber olduğunun göstergesi değil de nedir?

    3. Başka insanlardan farklı olarak, kendisine gece namazı kılmanın Allah tarafından farz kıldığını söylemiş ve hayatı boyunca her gece kalkıp rabbine ibadet etmiştir. Bu kadar zahmet ve meşakkate katlanmasının dünya menfaati açısından ne ile izah edilebilir?

    Mesela:

    1. Siz diyorsunuz ki, “Masamdaki kalem şuan kendiliğinden bir kaç santim kımıldasa o benim için bir mucize olacaktı..” Allah’ını seversen bir iyi düşün, sen mi önemlisin, yoksa kaleminin kımıldanması mı? Sen kımıldıyorsun, güneş kımıldıyor, ay kımıldıyor, yerküresi kımıldıyor, evren baştan başa kımıldıyor.. Ve sen hala kalkıp “kalemim kımıldasa...” diyorsun. Bu mantık size biraz tuhaf gelmiyor mu?

    2. Diyorsun ki, “Tamam bu evren güzel bir sistem dahilinde işliyor ama dışarıdan bir müdahale görmüyorum ben. Fizik kuralları dahilinde her şey..”

    Bu nasıl bir fizik bilgisidir?

    Fizik, mevcut olan varlıklardan söz eder; mevcut olmayan varlıklardan söz etmez, edemez..

    Evrenin bir kaç milyar yıl önce var olduğu bu gün kesine yakın bir bilgidir. Peki evren yokken fiziksel nesneler var olabilir mi? Fiziksel nesneler yokken, fizik kanunları buluna bilir mi? Fiziksel kanunlar yokken, herhangi bir yokluğa varlık verip, onları harika bir düzene sokabilir mi? Bu gibi sorularının hepsinin cevabı bilimsel olarak havada kalır.

    3. Bütün kâinatta, mevcut olan fizik, kimya, astro-fizik, quantun fiziği şeklinde adlandırılan hiç bir kanun kainattan önce var değildir. Ve bunların hiç biri bir şey var etme gücünde değildir. Ve bunların hiç birinin diğer kanunlardan daha güçlü, daha akıllı, daha bilgili olduğunu söylemek mümkün değildir. O halde, bu sağır, kör, cansız, sonradan var olan kanunların bir kanun koyucuya ihtiyaçları vardır. Sonradan var olduklarına göre bir yaratıcıya ihtiyaç duyarlar.

    - Bediüzzaman hazretlerinin ifade ettiği gibi, “(kanunların bir tarlası olan) tabiat dedikleri şey, olsa olsa ve hakikat-ı hariciye sahibi ise; ancak bir san'at olabilir, Sani olamaz. Bir nakıştır, Nakkaş olamaz. Ahkâmdır, hâkim olamaz. Bir şeriat-ı fıtriyedir, Şâri' olamaz. Mahluk bir perde-i izzettir, Hâlık olamaz. Münfail bir fıtrattır, Fâtır bir fâil olamaz. Kanundur, kudret değildir; kâdir olamaz. Mistardır, masdar olamaz” (Asa-yı Musa, 167)

    - Bu hususta size can-ü gönülden destek olmak istiyoruz. Önce bu konuda size Bediüzzaman hazretlerinin Risale-i Nur adlı eserlerini okumanızı tavsiye ederiz.

    Bizim imanınızın kurtulmasından başka hiç bir gaye ve maksadımız yoktur. Böyle bir hizmeti bir menfaat vesilesi yapmaktan Allah’a sığınırız. Tek menfaatimiz bu hizmetimizle, Allah’ın rızasını kazanmak, günahlarımızın bağışlanmasını temin etmek ve kendimizin affını sağlamaktır.

    Bu yolu denemeniz önce biraz zor gelebilir..Fakat denemeye değer. Zira Hz. Ali’nin inanmayan bazı kimselere söylediği gibi, biz de deriz ki: “Eğer sizin dedikleriniz doğru ise, bizim bir zararımız olmaz. Hepimiz yok olup gideriz. Ya bir de bizim dediklerimiz doğru ise, o zaman bütün zarar ve ziyan omuzlarınıza biner...”

    Evet, Zararsız yolu/veya zararsız olma ihtimali kuvvetli olan bir yolu, zararlı/veya zararlı olma ihtimali kuvvetli olan bir yola tercih etmek, aklın gereğidir.

    Rahman ve Rahim olan Rabbimiz, hepimiz için akl-ı selimin yolu olan hidayet yolunu bizlere açsın.. Nefsin vesveselerinden, şeytanın telkinlerinden, kuvve-i vahimenin evhamından bizleri kurtarsın inşallah.
    İlave bilgi için tıklayınız:
    Allah var mı; bunun mantıki delilleri nelerdir?
    İnsanı aldanmaya götüren sebepler nelerdir?
    Allah'ın varlığının delilleri nelerdir?..
    Allah'a imanın maddi ve manevi faydaları nelerdir?
    Eğer Allah görünseydi, herkes iman etmek zorunda kalırdı ve ...
    Evrimi sadece dine inananlar kabul etmemektedir. Evrimi kabul edenler, nasıl yanılabilir?
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 26.Mart.2013, 23:06
    3
    Snowdrop
    Elhamdülillah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Eylül.2012
    Üye No: 97785
    Mesaj Sayısı: 593
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Bulunduğu yer: Azerbaycan

    Cevap: Allah'ın varlığına kanıt göremiyorum?

    Estagfirullah et.Peki seni kim yaratti. her halde maymundan yaranmadin hasa.

    ateist mevlanaya gitmişler.ona:
    -eğer müsaitsen sana 3 sual soracağız?
    mevlana:
    -ben müsait değilim şems e gidin
    demiş
    ateistler şemse gitmişler.şems de o sıra bir KERPİÇ ile oyalanmaktadır
    ateistler:
    -müsaitsen sana 3 suan soracağız
    şems:
    -müsaidim.birinci soruyu sor
    ateistler aralarında bir sözcü seçmişler.
    ateist:
    -Allah var diyorsunuz.ama Allahı göremiyoruz.Allahı gösterin de biz de inanalım.biz görmediğimiz seye inanmayız
    şems:
    -diğer suali sor
    ateist:
    -diyorsunuz"seytan atesten yaratıldı ama daha sonra da diyorsunuz seytan ateşle cezalandırılacak".bu saçma değil mi ateş ateşe azap eder mi?
    sems:
    -son soruya geç
    -ne diye insanlara hep baskı kurarsınız, nedir bu seriat,bırakın insanlar ne yapmak istiyorsalar onu yapsınlar o zaman insanlar daha mutlu olur
    bütün bu sorularımıza cevap ver ki allaha iman edelim veremezsen ...

    ateist daha cümlesini bitirmeden şems yerdeki kerpiçi alıp ateisttin kafasına atmış.ateisttin kafasına hiçbirsey olmamış.sadece acı ile inliyormuş.dışardan darbe yediği belli olmuyor

    neyse ateist kadıya gidip davacı olmuş.kadı şemsten hesap sormak için onu huzuruna getirtmiş.
    kadı:
    -söyle bakalım.niye bu adamın başına kerpiç attın.adam şimdi senden hakkını istiyor..adam ateist diye niye ona kötü davranıyorsun.bizim dinimizde hoşgörü var.cabuk hesap ver!
    şems:
    -ben hiçbir sekilde bu adama şiddet kullanmadım.bana 3 soru sordu.ben de bu adamın dilden anlamayacağını anladım.onun yaşayarak öğrenmesini istediğimden 3 sorunun 3 üne de tek cevap verdim.
    -nasıl yani?
    -bu adam bana dedi ki"Allahı bana göster inanayım."ben bu adamın yalan söylediğine inanıyorum.bu adamın başı falan ağrımıyor.başının ağrısını göstersin de inanayım
    ateist:
    -ama acıyor ben hissediyorum
    -ben de allahın varlığını hissediyorum
    ateist caresizce susmuş.söyleyecek bir laf bulamamış
    şems:
    -daha sonra bana dedi"seytan ateşten yaratıldı ateş ateşe azap eder mi hiç" ben de bu adama cevap olarak kerpiç attım.kerpiç de topraktan insan da topraktan nasıl kerpiç insana acı veriyorsa ateş de seytana öyle acı verecek
    ateist:
    -ama ama seyyy..
    şems devam etmiş:
    -daha sonra bana "bırakın insanlar ne yapmak istiyorsa yapsınlar ne diye onları engelliyorsunuz"dedi.ben de o an bu adama cok sinirlendim ve kafasına kerpiç atmak istedim.söyleyin bana"her insan yapmak istediğini yaparsa dünyada düzen kalır mı"

    3 ateisttin de o anda kalplerinde birseyler açılmaya başlamış ve Allaha iman etmişler..kadı şemsi cezalandıracaktı ama eski ateistler yeni müminler davalarından vazgeçmiş...


  5. 26.Mart.2013, 23:06
    3
    Elhamdülillah
    Estagfirullah et.Peki seni kim yaratti. her halde maymundan yaranmadin hasa.

    ateist mevlanaya gitmişler.ona:
    -eğer müsaitsen sana 3 sual soracağız?
    mevlana:
    -ben müsait değilim şems e gidin
    demiş
    ateistler şemse gitmişler.şems de o sıra bir KERPİÇ ile oyalanmaktadır
    ateistler:
    -müsaitsen sana 3 suan soracağız
    şems:
    -müsaidim.birinci soruyu sor
    ateistler aralarında bir sözcü seçmişler.
    ateist:
    -Allah var diyorsunuz.ama Allahı göremiyoruz.Allahı gösterin de biz de inanalım.biz görmediğimiz seye inanmayız
    şems:
    -diğer suali sor
    ateist:
    -diyorsunuz"seytan atesten yaratıldı ama daha sonra da diyorsunuz seytan ateşle cezalandırılacak".bu saçma değil mi ateş ateşe azap eder mi?
    sems:
    -son soruya geç
    -ne diye insanlara hep baskı kurarsınız, nedir bu seriat,bırakın insanlar ne yapmak istiyorsalar onu yapsınlar o zaman insanlar daha mutlu olur
    bütün bu sorularımıza cevap ver ki allaha iman edelim veremezsen ...

    ateist daha cümlesini bitirmeden şems yerdeki kerpiçi alıp ateisttin kafasına atmış.ateisttin kafasına hiçbirsey olmamış.sadece acı ile inliyormuş.dışardan darbe yediği belli olmuyor

    neyse ateist kadıya gidip davacı olmuş.kadı şemsten hesap sormak için onu huzuruna getirtmiş.
    kadı:
    -söyle bakalım.niye bu adamın başına kerpiç attın.adam şimdi senden hakkını istiyor..adam ateist diye niye ona kötü davranıyorsun.bizim dinimizde hoşgörü var.cabuk hesap ver!
    şems:
    -ben hiçbir sekilde bu adama şiddet kullanmadım.bana 3 soru sordu.ben de bu adamın dilden anlamayacağını anladım.onun yaşayarak öğrenmesini istediğimden 3 sorunun 3 üne de tek cevap verdim.
    -nasıl yani?
    -bu adam bana dedi ki"Allahı bana göster inanayım."ben bu adamın yalan söylediğine inanıyorum.bu adamın başı falan ağrımıyor.başının ağrısını göstersin de inanayım
    ateist:
    -ama acıyor ben hissediyorum
    -ben de allahın varlığını hissediyorum
    ateist caresizce susmuş.söyleyecek bir laf bulamamış
    şems:
    -daha sonra bana dedi"seytan ateşten yaratıldı ateş ateşe azap eder mi hiç" ben de bu adama cevap olarak kerpiç attım.kerpiç de topraktan insan da topraktan nasıl kerpiç insana acı veriyorsa ateş de seytana öyle acı verecek
    ateist:
    -ama ama seyyy..
    şems devam etmiş:
    -daha sonra bana "bırakın insanlar ne yapmak istiyorsa yapsınlar ne diye onları engelliyorsunuz"dedi.ben de o an bu adama cok sinirlendim ve kafasına kerpiç atmak istedim.söyleyin bana"her insan yapmak istediğini yaparsa dünyada düzen kalır mı"

    3 ateisttin de o anda kalplerinde birseyler açılmaya başlamış ve Allaha iman etmişler..kadı şemsi cezalandıracaktı ama eski ateistler yeni müminler davalarından vazgeçmiş...


  6. 26.Mart.2013, 23:42
    4
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Allah'ın varlığına kanıt göremiyorum?

    ALLAHU TEÂL’NIN VARLIĞININ İSPATI

    “Süphe yok ki göklerde ve yerde mü’minler için (Allah’ın varlığına dair) deliller vardır. “ (Câsiye : 3)

    Resim...............Ressam
    Aslı..................Yaratan
    Nasıl bir resim gördüğünüz zaman o resmi yapan bir ressam olduğunu kabul edersek kâinattaki resimlere de bakacak olursak kâinattaki varlıkları da bir yaratanın olduğunu kabul etmemiz gerekir. Kâinattaki varlıklara (resimlere) bir bakalım: Dünyamız güneşin etrafında dönmektedir. Eğer dünyamız güneşe biraz daha yakın dönseydi yanacaktı. Biraz daha uzak dönseydi donacaktı. Dünyamızı tam dengede döndüren kimdir?
    Bazen ufacık füzelere ,uçaklara dahi hakim olamazken o akıl almaz hız ve büyüklükteki yüz milyonlarca kütlenin (gezegen, yıldız, nebula...) en ufak bir hata dahi yapılmadan gezdirilmesine neden olan kimdir?
    Parçalanan, yaşlanan, gezegenler, çürüyen bitki hayvan ve insanlar ile her yer (gökyüzü, yeryüzü) çöp pislik olacağına, bir düzen içinde çöpleri temizlik görevlilerine (kara delik, böcek, kurt,çakallara...) toplatan kimdir?
    Atmosferdeki su, karbondioksit, oksijen ve azotun devredilmesindeki ahengi, nizam ve intizamı bildiğimiz için, yağmur yerine “kezzap” adını verdiğimiz nitrik asitin yağabileceği aklımıza dahi gelmez, değil mi?Oysa ki, atmosferin % 80’ini teşkil eden azot gazı, yıldırım ve şimşeklerin tesiri altında oksijenle birleşir. Bu oksitlenme sonucunda, nitratların meydana gelmesine yarayan azot oksitleri teşekkül eder. Yani ilmen, havadaki her elektriklenmede, nitrik asit yağmurunun meydana gelmesi için bütün şartlar hazırdır.... Ancak şimşek çaktığında , damla damla merhamet ve rahmet yağar. Ve bize haddimizden fazla değer veren yüce kudrete bütün mahlûkat şükreder.
    Üzerimize her an kezzap yağabilmesinin mümkün olduğunu bilen kimya âlimi Prof. Dr. Arthur Macomb bu konuda şunları söyler: “Ne zaman şimşek çakıp gök gürlese, semâdan yağmur yerine nitrik asit yağacak diye soluğum kesilir, rengim kaçar, sığınacak bir yer ararım. Çünkü havada nitrik asit teşekkülü için bütün şartlar hazırdır.”
    H2 + O = su ( söndürücü )
    H (Hidrojen) yanıcı O (Oksijen) yakıcı
    Yanıcı ve yakıcı iki madde bir araya gelince yangına neden olacağına tam tersine , söndürücü olmaktadır. Bunu ayarlayan kimdir? - 'Kimyevi iki madde bir araya gelince asli özelliklerini kaybeder, yeni özellikler alırlar' diyen akli evvellere cevap: kaybettiren ve tam da olması gereken özellikleri kazandıran kimdir? Burada asıl önemli olan, sonuçta, insanların faydasına olan neticeleri ortaya çıkartacak olan sebeplerin yaratılmış olmasıdır. Nasıl sorusu kadar neden ve niçin sorularının da cevapları önemlidir! Unutmayalım ki nasıl sorusunun cevabı Allah'ın yaratmada ki metodu, yolu, kuralını açıklarken, neden sorusu da bizi asıl gayeye götürür. Su da sıvıdır, zeytinyağı da! Allah suyu sıvı yağ şeklinde yaratsa idi, başta temizlenme olmak üzere, taşımacılık sektörü...vs karşılaşacağımız zorlukları bir düşünebilir misiniz, sıvı ise o da sıvı di mi ?-

    Günümüzde artık görüyoruz, biliyor, sık sık duyuyoruz; Katkı maddeli meyve-sebzelerin veya geniş anlamda tüm tüketim maddelerinin kullanılmasında dikkatli olunması gerektiği bildirilmektedir!Peki soralım acaba neden? Organik olan tüketim maddelerinin kullanılması öğütlenirken neden katkı maddelilerden sakınılması tavsiye ediliyor. Cevabı belli de biz başka bir alana dikkat çekeceğiz:Aslından kopya edilerek yapılan katkı maddeli tüketim ürünleri en son teknoloji ile elde ediliyor,ama -ateistlerin ileri sürdüğü gibi - "kendi kendine meydana gelen ürünlerin kalite- renk,koku,verim,potansiyel,vitamin...- seviyesine ulaşamıyor,bu biraz mantıksız gelmiyor mu size de..!?
    Diş doktoru yıllarca okuyup makineler yardımı ile takma dişler yapmaktadır. Bu dişler kırılsa bize haber veremez. Fakat binlerce senedir ağzımızdaki dişler çürümeye başladığı an alarm sistemi (sinir sistemi) ile bize haber vermektedir. Takma dişi doktor yapabiliyorsa çok daha ileri teknolojiye sahip ağzımızdaki dişleri yapan kimdir?
    Ağzımızdaki dişlerin sıralanışı: 32122123 = üst çene
    32122123 = alt çene
    Dişlerimizi böyle simetrik olarak dizen kimdir?
    Gazete yaprakları ile aynı kalınlıkta olan ağaç yaprakları fabrika gibidir. Oksijeni alır, karbondioksit verir, içinde damarlar vardır, içinde yeşil renk veren klorofil maddesi vardır . Yaprağı “ oksijen fabrikası” şeklinde yaratan kimdir? Aynı toprağa atılan iki farklı meyvenin tohumu, aynı topraktan beslendikleri halde farklı ürünler ortaya çıkarmaktadır. Tohumun içine tüm bu bilgileri kodlayan kimdir. Tohum mu daha ileri teknoloji ürünüdür, disket, flash bellekler mi...?
    İnsanlar henüz ot ve suyla çalışan karşılığında süt veren bir fabrika yapamamışlardır. Fakat milyonlarca senedir milyarlarca, çoğalan, yürüyen, büyüyen, duvarlarından (derisinden) faydalanılan, makinelerden (etlerinden) yemek yapılan sadece ot ve su karşılığında bize süt veren fabrikaları yaratan kimdir?
    İnsanlar, Cenâb-ı Hakk’ın yarattığı odundan ancak tahta, tahtadan masa ve sandalye gibi şeyler yapabilmektedir. O Kadîr-i Mutlak ise odundan meyve yapıyor, yaprak ve çiçek çıkarıyor. Demek ki iş odunda değil, ustadır.
    Bir iplik fabrikası düşünelim; irili, ufaklı, yürüyen, çoğalan, incecik fakat çok sağlam iplikler üreten bir fabrika. İnsanlar nokta büyüklüğünde böyle fabrikalar yapamamışlardır. Fakat binlerce çeşidiyle milyonlarca, bir yaratıcı tarafından yaratılmıştır ; ipek böceği , örümcek!... O , kimdir?
    Yağmur gökyüzünden tane tane yağmaktadır, damlacıklar birleşip sel olarak yağmamaktadır. Buna engel olan kimdir? Her yıl yağan kar tanecikleri milyonlarcasını her seferinde her biri ayrı ayrı desenlerle gökyüzünden bize yollayan, gökyüzünde birleştirip çığ olarak göndermeyen kimdir?
    Uzayın akıl almaz derinlikleri içinde güneşimiz gibi 200 milyar güneşi ihtiva eden Samanyolu Galaksisi’nde yaşıyoruz. Samanyolu ise, varlığı kanıtlanabilen en az 300 milyar galaksiden sadece bir tanesidir. Bu dev evreni düzen ve uyum içinde yaratan , yaşatan kimdir?
    “Dünyada hiçbir delil kalmasa bile, bir mikrobun hayati bana Allah’i ispat etmeye yeter. “ LUIS PASTEAUP

    ELEKTRİKLİ YILAN BALIĞI


    Fil Balığı - Elektrikli ve radarlı -


    BUNLARI DA FRANKLIN MU BULDU ACABA ? ..

    Tek bir yıldırım 100.000 amperlik bir elektrik akımı taşır; bu miktar 200.000 nüfuslu bir şehri bir dakika boyunca aydınlatabilir.



    ALLAH (cc) NİÇİN GÖRÜNMEZ
    Eğer Allah görünseydi imtihan diye bir şey kalmazdı. Allah görülmeyecek ki o görülmeyen Allah’ı bulan insan mükâfat (cennet ) kazanabilsin. Ayrıca daha Allah’ın yarattıklarını görememekteyiz:
    Küçük şeyleri göremeyiz : Mikrop ,atom , hücre....Büyük şeyleri (-n tamamını ) göremeyiz: dünya, ay, okyanus...Özelliği görünmez olanları göremeyiz: Rüzgar, ısınlar (alfa, beta, gama, ultraviyole, kızıl ötesi...) ses-radyo dalgaları, akıl, üzüntü, sevinç, elektrik...Bizim görme oranımız 1.000.000/3.5’tur. Yani çevremizde var olan 1000.000 varlığın sadece 3,5 unu görebiliyoruz...O halde bizler daha Allah’ın yarattıklarını göremiyoruz. Görülmeyen şeyleri yaratan Allah’ı hiç göremeyiz.

    ALLAH YARATANDIR
    Soru: Allah her şeyi yaratandır. Peki (haşa) O’nu yaratan kimdir, var mıdır?
    Allah yaratan olduğu ,yaratılan olmadığı için Allah’tır. Eğer bir tanrı yaratılan ise,o zaman o tanrı değildir, O’nu yaratan ,ama yaratılmayandır Tanrı ..Her şeyin başı,bir,tek, Vahidül-ehad olan Allah’tır.
    4 - 3 - 2 - 1 - 0
    4’ün var olması için 3’e ihtiyaç vardır.3 olmadan 4 olmaz.3’ün var olması için 2’ye , 2’nin var olması için (iki adet) 1’e ihtiyaç vardır.1 olmadan 2, 2 olmadan 3 olmaz. Fakat;1’in var olması için sıfır’a ihtiyaç yoktur. Çünkü sıfır hiç ,yok, boşluktur. Boştan,hiçten bir olmaz. O halde ,her şeyin başı 1’dir. Bir’den 2 ,ondan 3 çıkmıştır. O Bir’de Vahidu’l-ehad olan Allah’tır.
    Bir tren ve vagonlarını düşünelim:
    V3 - V2 - V1 - LOKOMATIF
    V3’ü çeken V2’dir.V2’yi çeken V1’dir.V1’i çeken ise lokomotiftir. Lokomotifi çeken nedir ,diyemeyiz. Çünkü lokomotif çeker ama çekilmez. Onun hareketi kendindedir.
    Bizim (V3) var olmamıza sebep olan anne-babamızdır. Onların var olmasına da anne-babaları (V2) sebeptir... Bu Hz-Adem Hz-Havva’ya dek gider. Peki Hz.Havva ve Adem'i yaratan kimdir. Cevap:Allah’u Teala .Peki (haşa) Allah’ı yaratan kimdir diye soramayız. Çünkü Allah yaratandır ama yaratılmaz. Tıpkı lokomotifin çeken ama çekilmez oldugu gibi....
    ( Not : Bazı insanlar “ BENZETME “ sanatına - işlerine geldiği an - önyargılı yaklaşmaktadırlar ... : Yukarıdaki lokomotif örneği bir kıyas ve benzetme sanatı üzerine kurulmus bir örnektir. Tıpkı “ Aslan gibi adam “ cümlesinde oldugu gibi . Kimse bu cümleyi duyunca aslan- insan karısımı bir yaratığı göz önüne getirmez. Yukarıda da bir kıyas yapılmıştır, Allah’u Teala ( HAŞA ) bir trene benzetilmemiş trendeki bazı özelliklerden kıyasla Allah ‘ın bazı sıfatlarına atıfta bulunulmuştur. Amaç örneğin okuyucu tarafında daha iyi anlaşılabilmesidir! Yoksa Allah’ın ( HAŞA ) bacası , tekeri vardır,... ?! iddiasında bulunan yoktur.Sanattan anlamak istemeyenlere öncelikle sanatı tavsiye ederiz, ki o sanat O'na işaret etsin! )
    “ Allah'ın her yarattığı bir fabrika, bilgisayar, makine, robot...... gibidir. Yaratılan her varlık planlanmış, programlanmış, çoğalacak şekilde dizayn edilmiştir. “
    Allah ; Halık,Vahid,Rab,Samed,İlah.....tir.

    BİR MAİL: " ...merhabalar ben bir üniversite öğrencisiyim ve ateist olan bir arkadaşıma Allahın varlığını ispatlamak istedim. onun takıldığı konu malum olan yaratılma konusu...bu linkte Allah yaratandır kısmında yazılan yazıların hepsinin matematiksel ve fiziksel açıklaması var. yani ben ona bunları söylediğimde onun vereceği cevabı bildiğim için sizde de daha gerçekçi örnek bulmanızı öneririm mesela orada yazdığını 1 rakamı da iki tane 0.5 den meydana gelir oda iki tane 0.25 den diye gidiyor.vagonun ise açıklaması momentin dönmesinden ve basınçtan kaynaklanıyor.yani kısacası verdiğiniz örneklerin açıklaması var.gerçekten insanları hayrete düşürecek örnekler vermek lazım."
    SELAMUN ALEYKUM.KARDESIM...1 BIRDIR...0,5 ISE YARIM ..YANI BIR GIBI BUTUN DEGILDIR...İKİ YARIM ARABA BIR ARABA DEGILDIR...DORT PARCAYA AYRILMIS ARABA TOPLANINCA YURUYEN BIR ARABA ETMEZ... YANI BIR, BIR BUTUNDUR VE VARLIKLAR ALEMINDE BIR DEGERI VARDIR...AMA 0,5...0,25...BUNLAR SADECE MATEMATIKTE ISE YARAR...AMA VARLIKLAR ALEMINDE , VAR OLANLARDAN BAHSEDERKEN BIR, " 1 " OLMALI...O BIR OLMADAN HIC BIR SEYE BASLAYAMAYIZ...CEYREK ADAM ÖLÜDÜR...DORT CEYREK TOPLAMI BIR CANLI ADAM ETMEZ...BILMEM ANLATABILDIM MI...KONUMUZDA VAR OLMANIN ISPATI OLDUGUNA GORE VAR OLANI ANLATMAK ICIN BIR KAVRAMINI VE ONUN ICERDIGI ANLAMI KULLANMAK ZORUNDAYIZ... ATEIST KARDESIMIZ EGER VARLIGI KONUSUNDA SUPHEYE DUSMEMIS ISE , ARTIK ATEIST DEGILDIR ZATEN...!SADECE IKINCI ASAMA OLAN YARATILMAMASI KONUSUNDA SUPHESI VAR DEMEKTIR KI ONUN DA " KENDI CAPIMIZDA " CEVABIMIZ BU ...! TREN KONUSUNU ACIKLADIK ASLINDA TESBIH SANATINDA BENZETILEN ILE BENZENEN ARASINDA % 100 BENZERLIK OLMASINA GEREK YOK... DAG GIBI ADAM DENINCE ADAMIN SAGI SOLUNDA TAS, TOPRAK ARANMAZ..SADECE IRILIGI IKI TARAFTAKI ORTAK NOKTADIR...OKUZ GIBISIN DEYINCE BIRINE " AMA KUYRUGUM YOK..." FALAN DERSE ZATEN OKUZLUGUNU ITIRAF ETMIS OLMAZ MI ... :) BU ORNEKTE DE TREN- HASA -ALLAH'LA KIYASLANMIYOR SADECE ILK MUHARRIK - HAREKET ETTIREN " , AMA HAREKET ETTIRILMEYEN OZELLIGI KIYASLANIYOR... HASA RABBIMIZE CIVATA, KOMUR, BASINC ..IZAFE ASLA ETMEYIZ...SELAM VE DUA ILE

    ALLAH BİLİMİN BİZZAT KURAMCISIDIR !

    TAKLİTLERİNE İNSANLAR "MUCİZE " DERKEN ORJİNALİNİ YAPANI NASIL İNKAR EDEBİLİR Kİ ?
    İnsanların Teknoloji adına yaptıkları tüm yenilikler aslında yüce yaratıcının yarattıklarının kötü, amatörce birer taklidinden başka bir sey değildir. Hem de her biri daha az kapsamlı, hatalı, çok enerji gerektiren, iri ,az kullanışlı, cansız ,çoğalamayan, büyüyemeyen ...kötü birer taklittirler. Daha çok uzatılabilecek listeyi kıyaslamak için inceleyip her biri üzerinde tek tek düşünelim:
    ELDEKİ TEKNOLOJİYE BAKAR MISINIZ ...?! YA BU...!




    ABD'nin San Francisco kentinde düzenlenen "Deneysel Biyoloji 2006 Konferansı"nda önceki gün söz alan bilim adamları, günümüzde geliştirilen biyonik kol, bacak, göz ve kulak gibi organlarla, vücudu ağır hasar gören kişilerin eski hallerinden daha sağlıklı hale getirilebileceğini söyledi. İşte son yıllarda geliştirilen biyonik organlara birkaç örnek:

    • Biyonik göz: ABD'nin Stanford Üniversitesi'nden Doktor Daniel Palanker'ın geliştirdiği "retinal protez", taşınabilir bir mini bilgisayar, üzerinde video kamera bulunan bir gözlük, göze yerleştirilen bir pil ve ışığa duyarlı bir çipten oluşuyor.
    • Biyonik kulak: Almanya'daki Saarland Üniversitesi'nden Profesör Werner Nachtigall ve Doktor Stefan Launer'in geliştirdiği yeni teknikte, sesleri algılayan bir çip, kulağın arka yüzeyine yerleştiriliyor. Bu çip, kulağın içine nakledilen bir alıcıya radyo sinyallerine çevirdiği sesleri iletiyor. ( Milliyet :06.04.2006 )

      GÖZÜMÜZ KAÇ MEGAPİKSEL ?
      Günlük hayatta "adamın cep telefonunun kamerası 2 MP" ya da bende bir makine var "12 MP" gibi sözler duyarız ve "vay be, teknoloji nerelere kadar geldi" deriz. Hatta bazen "ya bu kamera benim gözümle gördüğümden de net çıkarıyor görüntüleri" dediğimiz bile olur. İşin aslını yapılan araştırmalar gösteriyor ve vücudumuzun günümüz teknolojisinin ne kadar ilerisinde olduğunu ortaya koyuyor.Gözümüz tek bir taslak üzerinde kurgulanmış anlık çekimleri yakalayan bir fotoğraf makinesi değildir. Daha çok bir video silsilesine benzemektedir. Gözümüz, küçük açılarla, anlık hareket eder ve etrafımızdaki detayları beyne yansıtmak için sürekli kendisini günceller. Ayrıca iki tane gözümüz vardır ve beynimiz, çözünürlüğü daha da arttırmak için her iki gözden gelen sinyalleri toplamaktadır...küçük bir örnekle başlayalım: Şimdi önünüzde 90 a 90 derecelik açıda (gözümüzün açıları yani) bir görüntünün olduğunu farz edelim, aynen pencereden dışarıdaki bir manzarayı seyredermiş gibi. Bu durumda piksel sayıları ortalama bir göz için: 90 derece * 60 arc-dakika/derece * 1/0.3 * 90 * 60 * 1/0.3 = 324,000,000 piksel (324 MP ) olur...Ama insan gözü, bu açıdan çok daha fazla bir açı görür ki bu da 180 dereceye yakındır.Biraz küçük düşünüp 120 derecelik bir açıyla bakabildiğimizi varsayacak olsak bile:120 * 120 * 60 * 60 / (0.3 * 0.3) = 576 MP verisini elde ederiz...sözün özünü böyle bir teknoloji harikası olan gözünüze gözünüz gibi bakın.
      Olağanüstü bir yön bulma kabiliyetine sahip olan güvercinler, ne kadar uzaklıkta olursalar olsunlar, her zaman yuvalarını buluyorlar. Yollarını hayranlık uyandıran bir gizemle nasıl buldukları merak edilen güvercinleri inceleyen Alman bilim adamları, bu kuşlarıngagalarında pusula gibi işlev gören küçük demir partikülleri tespit ettiler. Güvercinler, bu partiküller sayesinde yeryüzünün manyetik alanını analiz ederek kuzey kutbunu belirleyebiliyor.Gerta Fleissner başkanlığındaki ekibin araştırması, "Naturwissenschaften" dergisinde yayımlandı. Dergideki yazıya göre, güvercinlerin gagalarını röntgen cihazında inceleyen bilim adamları, gaga derisinin altındaki sinirlerde demir partikülleri tespit etti.Araştırmacılar, göçmen kuşların da aynı şekilde gagalarındaki demir partikülleri içeren hücreler sayesinde yönlerini bulduklarını kaydettiler.( Hürriyet :17 Mart 2007 )
      SAHİ.. PUSULAYI KİM BULMUŞTU... J
      HAYVANLAR ALEMİNDEKİ BİNLERCE
      ÖRNEKTEN SADECE BİRİ


      HAZIR DONAMIMA DIŞARIDAN EKLEME YAPILIYOR. BİLİM; ASLINI YAPMAKTIR!


      İnsanların yaptığı Teknik, buluş Allah’ın yarattığı :
      Sentetik, sera, taklit...........................Doğal, orjinal
      Diyaliz makinesi..................................Böbrek
      Lamba, kalorifer...................................Güneş
      Baraj, Havuz.........................................Deni z, Okyanus
      Yapay çiçek..........................................Çiç ek
      Yapay meyve........................................Meyve
      Vantilatör........................................ ......Rüzgar
      Heykel, Robot.......................................insan
      Uçak.............................................. ........Kuş
      Lens.............................................. ........Göz merceği
      Deniz altı.............................................. Balık
      Protez el, ayal.......................................El, ayak
      Oyuncak bebek.....................................Bebek
      Buzdolabı......................................... ......Kutuplar, kar
      Bilgisayarlı araba...................................At
      Şofben............................................ ........Golfsitrim
      Radar............................................. .........Yarasa
      Takma diş............................................... Diş
      Süt fabrikası......................................... ...İnek
      İplik fabrikası......................................... .Örümcek, ipek böceği
      Bilgisayar........................................ ........Beyin
      Elek, Süzgeç............................................ Ozon tabakası
      İçki.............................................. .............Su ,süt,meyve suyu...
      Oksijen tüpü.............................................A tmosfer
      Elektrik kablosu.......................................Dama r
      Halı.............................................. .............Doğa (Renkli)
      Kubbe (Direkli)........................................G ökyüzü (Gök kubbe)
      Elektrik.......................................... ..........Elektrikli yılan balığı
      Topaç (Yerde)..........................................D ünya (Boşlukta)
      Anten............................................. ...........Hayvanların anteni
      Oyuncak hayvan.......................................Hayva n
      Saz teli.............................................. ........Ses telleri
      Müzik aleti............................................. ...Bülbül
      Çamaşır makinesi......................................Kalp , Böbrek
      Radyo alıcısı........................................... ...Kulak
      Bayrakta yıldız...........................................Y ıldız
      Dürbün............................................ ............Kartal gözü
      Küre.............................................. ..............Dünya
      Kamera............................................ ............Göz
      Akvaryum.......................................... ..........Deniz,Okyanus
      Deprem ölçer............................................. .Köpek,kuş,fare
      Parfüm............................................ .............Tabiat kokusu
      Elektrik.......................................... ..............Yıldırım,ateş böcegi
      Müzik sesi.............................................. .....Tabiat(kus,su,rüzgar..sesi)
      Laboravatuar...................................... .........Yaprak,mide,toprak,tohum
      Yağmur bombası........................................Yağ mur sistemi
      Solunum cihazı..........................................Ak ciğer
      Filitre........................................... ................Yaprak,orman
      Savunma sistemi..........................................S inir sistemi,Bademcik,ağrı,akyuvar
      Teyp.............................................. ...............Hafıza
      Fotograf makinesi.......................................... ..Göz
      Telefon........................................... ..............Kulak
      Mimar............................................. ..............Bal arısı,kuş,karınca
      Meyve fabrikası......................................... ..Ağaç
      Sebze fabrikası......................................... ....Bitki
      Gece lâmbası........................................... ......Ay
      Saat..Düzeni...................................... ............Ay, dünya, güneş sistemi samanyolundaki dakiklik
      Ambalaj kâğıdı............................................ ..Meyve kabuğu
      Mıcır fabrikası......................................... .....Dere, ırmak
      Bomba............................................. ..............Yanardağ, Karadelik, Güneş patlaması
      İlaç (Yan tesirli)..................... ......................Doğal vitaminler
      Asansör........................................... ..............Yer çekimi
      Dalga............................................. ................Yapay dalga
      Savunma sistemi........................................... .Boynuz, diş, kanat, kamuflaj.....
      Elektronik program (Otomatik pilot, pusula)...........Içgüdü
      Paraşüt .................................................. .........Hindi bağ çiçeği
      Şeker............................................. ...................Bal
      Saksıda çiçek............................................. ......Dünyada tabiat
      Ressam............................................ ................Musavvir


      Toprağı renkli , kokulu , ambalajlı ,desenli , çeşitli tat ve şekillerle meyve ve sebze haline getiren birer meyve - sebze fabrikası olan bitkileri yaratan ( her an bu üretimi gözümüzün önünde yaptıkları için bu ileri teknolojiyi fark edememekteyiz ! ), yüzen elektrik santrali ; elektrikli yılan balığını ,ot ve suyu süte çeviren , yürüyen ,çoğalan süt fabrikasi inekleri , koyunları ,diyaliz makinesinden daha kapsamlı , elektrik, onarım ,bakım masrafı olmayan böbrekleri , otomatik motorlu kalbimizi , pilotsuz ,benzinsiz uçan dünyamızı ....yoktan ,kıstassız ,örneksiz , yaratan Yüce Yaratıcı Allah'ın ilmini ,yüceliğini ,kudretini ne yazikki her zaman farkedememekteyiz
      Allah'ın her yarattığı bir fabrika, bilgisayar, makine, robot...... gibidir. Yaratılan her varlık planlanmış, programlanmış, çoğalacak şekilde dizayn edilmiştir.
      Not: Uçak olmasaydı, kuş yine olurdu. Ama kuş olmasaydı, Uçak olmazdı.... Böyle yüce bir yaratıcı tesbihe lâyıktır:
      Sübhanellah: Ey Allah’ım sen bir seyi yaptığın veya yarattığın zaman en güzel şekilde yapar ve yaratırsın. (Gezegenleriyle, atomlarıyla, canlılarıyla...)
      Elhamdülillah: Ey Allah’ım ben sana şükreder, teşekkür ederim ( verdiğin sağlıklı organlar ve tüm rızıklar için) ve yarattığın bu kainata bakıp seni överim.
      Allah’u Ekber: Ey Allah’ım sen en büyüksün. Her şeyin en iyisi, en mükemmeli sensin Ya Rabbi.

      Görüldügü gibi teknoloji, mucize ve kerametleri çok geriden takip etmektedir.



      BEYNİN 9 SIRRI

      1. Bilgi nöronlarda nasıl kodlanıyor?
      Beynin en karışık işlemlerinden bir tanesi, bilginin kodlanması. Bu süreçte beyindeki nöronlar, yani sinir hücreleri, zarlarının dışında elektrik akımı oluşturuyor. Bu elektrik akımları, ‘akson’ adı verilen uzantılara ulaşarak, onlar vasıtasıyla gerekli olan kimyasal sinyallerin açığa çıkmasını sağlıyor. Bu akımlar sayesinde dünyayla, çevremizde olup bitenle ilgili bilgiler beynimize aktarılıyor. “Ne görüyorum?”, “Aç mıyım?”, “Hangi sokağa sapayım?” gibi sorulara yanıt işte böyle bulunuyor. Bilim adamları, beyindeki bilgilerin tek tek hücrelerin içinde biriktirilmediğini tahmin ediyorlar. Bu bilgilerin ‘hücre grupları’ tarafından depolandığı düşünülüyor. Ancak hangi nöronların, hangi hücre gruplarına ait oldukları henüz bilinmiyor. Şu anki teknoloji ise binlerce nöronu aynı anda ölçecek kapasitede değil. Tek bir nöronun bağlantılarını bile şu an elimizde olan teknolojilerle görüntülemek imkânsız. Tek bir nöronun, yaklaşık 10 bin nörondan bilgi ve sinyal aldığını biliyor muydunuz? Beynin içindeki elektrik akımı sayesinde ise sinyal alışverişi çok hızlı olabiliyor. Bilim adamlarına göre, sinir sistemleri arasındaki bilgi aktarımının tek yolu, bu elektrik akımları değil. Bu nedenle, ‘bilgi taşıyan’ başka hücreler keşfetmeye yönelik araştırmalarını sürdürüyorlar. Burada, ‘glial hücreler’ üzerinde duruluyor.
      2. Anılar beyinde nasıl saklanıyor ve nasıl tekrar hatırlanıyor?
      Bir kişinin ismi gibi, yeni bir şey öğrendiğinizde beynin yapısında birtakım fiziksel değişiklikler meydana geliyor. Ancak bu değişikliklerin hâlâ ne tür değişiklikler olduğunu, nerelerde meydana geldiğini, bilginin nasıl depolandığını ya da yıllar sonra tekrar hatırlanarak tekrar nasıl gündeme getirildiğini anlayamıyoruz. Beyinde çeşit çeşit hatıralar var. Ancak beyin, ‘kısa dönem anılarla’ (yeni öğrenilen bir telefon numarasını hatırlamak gibi), ‘uzun dönem anıları’ (geçen yıl doğum gününüzde yaptıklarınız gibi) birbirinden bir şekilde ayırıyor. Bilim adamları ‘öğrenme’ ve ‘hafızada tutma’ şeklinin değişik beyin şekillerine bağlı olduğunu düşünüyorlar.
      3. Beyin, geleceği nasıl öngörüyor?
      Çoğu zaman gelecekle ilgili birtakım planlarımız ve öngörülerimiz olur. Geleceğin nasıl şekilleneceğini düşünürüz. Beynimizde, gelecekle ilgili bir şekil vardır. Ancak beynin bu ‘gelecek simülasyonunu’ nasıl yaptığı henüz anlaşılmış değil. Beyin, dünyayla ilgili öngörülerde nasıl bulunabiliyor? Bilim adamları hâlâ bunun yanıtını arıyor.
      4. ‘Duygu’ ne demek?
      Beyin, sadece bilgi biriktiren bir organ değil; aynı zamanda duygu, motivasyon, korku ve umutları barındıran bir organ. Bütün bunlar bilinçaltında olan şeyler aslında... Örneğin beynin duygularla ilgili bölümü sinirli yüzlere, o yüzleri görmeden de tepki verebiliyor. Kültürler arasında da temel duyguların dışa vurulması, aslında birbirine benziyor...Duyguların beyinde nasıl işlediği üzerinde bilim adamları hâlâ çalışıyorlar. Duygulara aslında bir çeşit hesaplama ya da ‘ölçüm’ şekli gözüyle bakılabilir. Yani duygular, aslında hızlı bir eylemi harekete geçiren bir ‘durum tespit özetidir’.
      5. Zekâ nedir?
      Zekâ farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Ancak ‘biyolojik’ açıdan zekânın ne anlama geldiği henüz bilinmiyor. Milyarlarca nöron, bilgiyi ‘harekete geçirmek’ için nasıl birlikte çalışıyor? Gereksiz bilgi beyinden nasıl siliniyor? İki kavram ‘birbirine uyunca’ ve böylece bir soruna çözüm bulduğunuzda, beyinde neler oluyor? Zeki insanlar bilgiyi beyinlerinde ‘hatırlaması kolay’, ayrı bir bölgede mi muhafaza ediyorlar? Beyin fonksiyonlarının temel işleyişiyle ve nöronlar arasındaki bağlantılarla ilgili, bilim adamlarının elinde hâlâ çok az bilgi var. Ancak zekânın, beynin tek bir alanıyla değil, pek çok bölgesiyle ilgili olduğu üzerinde duruluyor. İnsan beyninin diğer canlılardan farkı hâlâ araştırılıyor.
      6. Beyin, ‘zamanı’ nasıl algılıyor?
      Alkışladığınızda ya da parmağınızı ‘şıklattığınızda’ sesi mi daha önce duyarsınız, hareketi mi daha önce görürsünüz? Her ne kadar duyma yeteneği, görme yeteneğinden daha hızlı çalışsa da, parmakların görüntüsüyle, çıkarılan ses aynı anda gerçekleşiyormuş hissi doğuyor. Yani beyin pek çok olayın aynı anda gerçekleştiği ‘hissi’ yaratarak aslında bizi ‘kandırıyor’. Beynin zamanla ‘oynadığını’ aslında çok kolay anlayabilirsiniz. Aynanın karşısında sol gözünüze bakın. Daha sonra bakışınızı sağ gözünüze kaydırın. Gözlerinizi diğer tarafa çevirmek bir zaman alıyor elbette. Ancak siz gözlerinizin hareket ettiğini görmüyorsunuz. Gözlerinizi kırpıştırdığınızda da aslında gözleriniz çok kısa süreliğine de olsa karanlıkta kalıyor. Ancak bu karanlığı da görmüyorsunuz.
      7. Nasıl uyuyor ve rüya görüyoruz?
      Zamanımızın üçte birini uyuyarak geçiriyoruz. Bebekler ise zamanlarının üçte ikisini uykuda geçiriyor. Araştırmalara göre, az uyumak sinir sisteminde bozukluğa yol açıyor. Araştırmalar, 10 gün uyumayan farelerin, 10’uncu günün sonunda öldüklerini ortaya koyuyor. Canlılar uyuduklarında beynin bir bölümü de uyuyor, ama uykunun mekanizması, işleyişi hâlâ bilinmiyor. Uykuda nöronların aşırı derecede hareket halinde oldukları biliniyor. Ayrıca önemli bir sorunu çözmeden önce uyumanın, o sorunu çözebilmek açısından yararlı olduğu da düşünülüyor. Düzenli uykunun, öğrenme kapasitesini de artırdığı söyleniyor. Özetle, uyku sayesinde beyin bir şekilde gerekli bilgileri depoluyor, gereksizleri ise ekarte edebiliyor.
      8. Beynin ayrı ayrı olan sistemleri, birbirleriyle nasıl bütünleşiyor?
      Gözle bakıldığında, aslında beynin her bölgesi aynı görünüyor. Ancak aktivitelerini, işlevlerini ölçtüğümüzde, her nöron bölgesinde farklı bilgilerin kayıtlı olduğunu görüyoruz. Örneğin görme yeteneğini ilgilendiren bölgenin içindeki alanlarda hareketler, yüzler, köşeler ve renklerle ilgili çeşit çeşit bilgiler bulunuyor. Yetişkin bir insanın beynini, çeşitli ülkelerin bulunduğu bir dünya haritasına benzetebiliriz. Beynin içinde koku, açlık, acı, hedef koyma, sıcaklık, öngörü ve daha pek çok şeyle ilgili ‘beyin ağları’ var. Farklı işlevlerine rağmen bu sistemler birbirleriyle bir şekilde bütünleşerek çok iyi bir işbirliğine giriyorlar. Bunun nasıl gerçekleştiğine dair ise bilim adamlarının hiçbir fikri yok. Ayrıca beynin, sistemlerini nasıl bu kadar hızlı bir şekilde koordine ettiği de henüz anlaşılmış değil.
      9. ‘Bilinç’ nedir?
      Modern bilimde, ‘bilinç’ çözülememiş olan en önemli sırlardan biri. Bilinç, tek bir fenomen değil. Peki ne? Bilinç, beyindeki hangi sistemlerle ilgili? Bilim adamlarının bu konuda da hiçbir fikri yok...Şimdiye kadar yapılan araştırmalara göre, bilinç konusunda, büyük bir ihtimalle yine bir grup aktif nöron iletişim içinde. Bilincin altında yatan mekanizmanın moleküllerle ya da hücrelerle ilgili olabileceği üzerinde de duruluyor. Belki de mekanizma, bu sistemlerin etkileşimleriyle oluşuyor. Bilim adamları bu sıralar bilincin, beynin hangi bölgeleriyle ilgili olduğunu araştırıyorlar. Bunu keşfettikten sonra, bu bölgelerin neden birbirleriyle iletişime geçtikleri araştırılacak.
      Bilgisayara karşı beyin
      Beyindeki elektrik akımlarının hızının, bilgisayarlardaki sinyal hızından 100 milyon kat daha fazla olduğunu biliyor muydunuz? Bir insan, arkadaşını hemen tanırken, bir bilgisayarın bir yüzü tanıması genellikle çok zor oluyor. Beynin pek çok işlemi aynı anda yaptığını söyleyen bilim adamları, beynin bütün bölgelerinden gelen bilgilerin tek bir bölgede birleşmediğini, ancak bu farklı bölgelerin kendi aralarında güzel bir ‘işbirliğine’ girdiklerini ve bir ağ, yani ‘network’ oluşturduklarını belirtiyorlar. Bizim de dünyaya olan bakış açımız işte bu karmaşık network sayesinde oluşuyor. ( Hürriyet:22.11.2007)

      NOT : 1973 yılında Kopernik'in 500. doğum yıldönümü anısına düzenlenen sempozyumda konuşan teorik fizikçi Brandon Carter, 'Anthropic Principle', yani 'İnsani Prensip.' görüşünü ileri sürer. Carter'e göre doğa kanunları, biz insanların içinde yaşayabileceği bir evrenin ortaya çıkması için özel olarak tasarlanmış gibidir.

      ALLAH KAİNATI NİÇİN YARATMIŞTIR ?
      Allah’u Teala insanları sevdiği için yaratmıştır.Allah insanları seviyor çünkü nefes alsın diye Oksijeni yarattı, içsin diye suyu, yesinler diye bitkilere emretti , toprağı meyve sebzeye hayvanlara bitkileri et, süt, yumurta, bala dönüştürmektedir.Bütün kainat insanlara hizmet etsin diye yaratılıştır.Allah insanları sevdiği için cenneti yaratmış ,cennete gidebilelim diye Allah Kur’an’ı göndermiş , Kur’an’daki ibadetleri ( Allah’ın tüm emirleri , ibadetleri , insanların yararına , hep insanlar için , tüm yasaklarıda insanların zararına olduğu için yasaklanan haramlardır. ) yaparak , dünyada mutlu olmamızı , sonuçta cenneti kazanmamızı istemistir.Güzel bir manzara resmini ressam neden yapar ? Çünkü hosuna gitmis , sevmistir. Önceden o resim yokken sonradan yapılmış olur. Tıpkı bunun gibi Allah’ta evreni ve insanları sevdigi için , güzellik için , önceden yokken , yoktan var etmiş , dünyada insanlar , cenneti yaşasın diye ibadetleri ( insanlara yararlı olan şeyleri ) emretmiş , bu ibadetleri yapıp dünyayı cennete çevirenlere ahirette cenneti vaad etmiştir.
      Insana hizmet için evreni ( su ,agaç , hayvan , bitki...) yaratan Allah , dünyada huzur , barış içinde yaşaması için emir-yasaklar ( ibadeti ) insanlara bildirmiş , bunlar yapanlara da cenneti vermiştir.
      Insan üç nedenle yaratılmıştır : Allah sevdigi için insanı yarattı , insana hizmet etsin diye evreni yarattı , cennete gidelim diyede , cennetin anahtarı olan Kur’an’ı indirdi. Ibadet dünyayı cennete çevirir, ahirette de cenneti garantiler...yaratılmasaydık , cennete gitme ihtimalimiz olmazdı.





  7. 26.Mart.2013, 23:42
    4
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر
    ALLAHU TEÂL’NIN VARLIĞININ İSPATI

    “Süphe yok ki göklerde ve yerde mü’minler için (Allah’ın varlığına dair) deliller vardır. “ (Câsiye : 3)

    Resim...............Ressam
    Aslı..................Yaratan
    Nasıl bir resim gördüğünüz zaman o resmi yapan bir ressam olduğunu kabul edersek kâinattaki resimlere de bakacak olursak kâinattaki varlıkları da bir yaratanın olduğunu kabul etmemiz gerekir. Kâinattaki varlıklara (resimlere) bir bakalım: Dünyamız güneşin etrafında dönmektedir. Eğer dünyamız güneşe biraz daha yakın dönseydi yanacaktı. Biraz daha uzak dönseydi donacaktı. Dünyamızı tam dengede döndüren kimdir?
    Bazen ufacık füzelere ,uçaklara dahi hakim olamazken o akıl almaz hız ve büyüklükteki yüz milyonlarca kütlenin (gezegen, yıldız, nebula...) en ufak bir hata dahi yapılmadan gezdirilmesine neden olan kimdir?
    Parçalanan, yaşlanan, gezegenler, çürüyen bitki hayvan ve insanlar ile her yer (gökyüzü, yeryüzü) çöp pislik olacağına, bir düzen içinde çöpleri temizlik görevlilerine (kara delik, böcek, kurt,çakallara...) toplatan kimdir?
    Atmosferdeki su, karbondioksit, oksijen ve azotun devredilmesindeki ahengi, nizam ve intizamı bildiğimiz için, yağmur yerine “kezzap” adını verdiğimiz nitrik asitin yağabileceği aklımıza dahi gelmez, değil mi?Oysa ki, atmosferin % 80’ini teşkil eden azot gazı, yıldırım ve şimşeklerin tesiri altında oksijenle birleşir. Bu oksitlenme sonucunda, nitratların meydana gelmesine yarayan azot oksitleri teşekkül eder. Yani ilmen, havadaki her elektriklenmede, nitrik asit yağmurunun meydana gelmesi için bütün şartlar hazırdır.... Ancak şimşek çaktığında , damla damla merhamet ve rahmet yağar. Ve bize haddimizden fazla değer veren yüce kudrete bütün mahlûkat şükreder.
    Üzerimize her an kezzap yağabilmesinin mümkün olduğunu bilen kimya âlimi Prof. Dr. Arthur Macomb bu konuda şunları söyler: “Ne zaman şimşek çakıp gök gürlese, semâdan yağmur yerine nitrik asit yağacak diye soluğum kesilir, rengim kaçar, sığınacak bir yer ararım. Çünkü havada nitrik asit teşekkülü için bütün şartlar hazırdır.”
    H2 + O = su ( söndürücü )
    H (Hidrojen) yanıcı O (Oksijen) yakıcı
    Yanıcı ve yakıcı iki madde bir araya gelince yangına neden olacağına tam tersine , söndürücü olmaktadır. Bunu ayarlayan kimdir? - 'Kimyevi iki madde bir araya gelince asli özelliklerini kaybeder, yeni özellikler alırlar' diyen akli evvellere cevap: kaybettiren ve tam da olması gereken özellikleri kazandıran kimdir? Burada asıl önemli olan, sonuçta, insanların faydasına olan neticeleri ortaya çıkartacak olan sebeplerin yaratılmış olmasıdır. Nasıl sorusu kadar neden ve niçin sorularının da cevapları önemlidir! Unutmayalım ki nasıl sorusunun cevabı Allah'ın yaratmada ki metodu, yolu, kuralını açıklarken, neden sorusu da bizi asıl gayeye götürür. Su da sıvıdır, zeytinyağı da! Allah suyu sıvı yağ şeklinde yaratsa idi, başta temizlenme olmak üzere, taşımacılık sektörü...vs karşılaşacağımız zorlukları bir düşünebilir misiniz, sıvı ise o da sıvı di mi ?-

    Günümüzde artık görüyoruz, biliyor, sık sık duyuyoruz; Katkı maddeli meyve-sebzelerin veya geniş anlamda tüm tüketim maddelerinin kullanılmasında dikkatli olunması gerektiği bildirilmektedir!Peki soralım acaba neden? Organik olan tüketim maddelerinin kullanılması öğütlenirken neden katkı maddelilerden sakınılması tavsiye ediliyor. Cevabı belli de biz başka bir alana dikkat çekeceğiz:Aslından kopya edilerek yapılan katkı maddeli tüketim ürünleri en son teknoloji ile elde ediliyor,ama -ateistlerin ileri sürdüğü gibi - "kendi kendine meydana gelen ürünlerin kalite- renk,koku,verim,potansiyel,vitamin...- seviyesine ulaşamıyor,bu biraz mantıksız gelmiyor mu size de..!?
    Diş doktoru yıllarca okuyup makineler yardımı ile takma dişler yapmaktadır. Bu dişler kırılsa bize haber veremez. Fakat binlerce senedir ağzımızdaki dişler çürümeye başladığı an alarm sistemi (sinir sistemi) ile bize haber vermektedir. Takma dişi doktor yapabiliyorsa çok daha ileri teknolojiye sahip ağzımızdaki dişleri yapan kimdir?
    Ağzımızdaki dişlerin sıralanışı: 32122123 = üst çene
    32122123 = alt çene
    Dişlerimizi böyle simetrik olarak dizen kimdir?
    Gazete yaprakları ile aynı kalınlıkta olan ağaç yaprakları fabrika gibidir. Oksijeni alır, karbondioksit verir, içinde damarlar vardır, içinde yeşil renk veren klorofil maddesi vardır . Yaprağı “ oksijen fabrikası” şeklinde yaratan kimdir? Aynı toprağa atılan iki farklı meyvenin tohumu, aynı topraktan beslendikleri halde farklı ürünler ortaya çıkarmaktadır. Tohumun içine tüm bu bilgileri kodlayan kimdir. Tohum mu daha ileri teknoloji ürünüdür, disket, flash bellekler mi...?
    İnsanlar henüz ot ve suyla çalışan karşılığında süt veren bir fabrika yapamamışlardır. Fakat milyonlarca senedir milyarlarca, çoğalan, yürüyen, büyüyen, duvarlarından (derisinden) faydalanılan, makinelerden (etlerinden) yemek yapılan sadece ot ve su karşılığında bize süt veren fabrikaları yaratan kimdir?
    İnsanlar, Cenâb-ı Hakk’ın yarattığı odundan ancak tahta, tahtadan masa ve sandalye gibi şeyler yapabilmektedir. O Kadîr-i Mutlak ise odundan meyve yapıyor, yaprak ve çiçek çıkarıyor. Demek ki iş odunda değil, ustadır.
    Bir iplik fabrikası düşünelim; irili, ufaklı, yürüyen, çoğalan, incecik fakat çok sağlam iplikler üreten bir fabrika. İnsanlar nokta büyüklüğünde böyle fabrikalar yapamamışlardır. Fakat binlerce çeşidiyle milyonlarca, bir yaratıcı tarafından yaratılmıştır ; ipek böceği , örümcek!... O , kimdir?
    Yağmur gökyüzünden tane tane yağmaktadır, damlacıklar birleşip sel olarak yağmamaktadır. Buna engel olan kimdir? Her yıl yağan kar tanecikleri milyonlarcasını her seferinde her biri ayrı ayrı desenlerle gökyüzünden bize yollayan, gökyüzünde birleştirip çığ olarak göndermeyen kimdir?
    Uzayın akıl almaz derinlikleri içinde güneşimiz gibi 200 milyar güneşi ihtiva eden Samanyolu Galaksisi’nde yaşıyoruz. Samanyolu ise, varlığı kanıtlanabilen en az 300 milyar galaksiden sadece bir tanesidir. Bu dev evreni düzen ve uyum içinde yaratan , yaşatan kimdir?
    “Dünyada hiçbir delil kalmasa bile, bir mikrobun hayati bana Allah’i ispat etmeye yeter. “ LUIS PASTEAUP

    ELEKTRİKLİ YILAN BALIĞI


    Fil Balığı - Elektrikli ve radarlı -


    BUNLARI DA FRANKLIN MU BULDU ACABA ? ..

    Tek bir yıldırım 100.000 amperlik bir elektrik akımı taşır; bu miktar 200.000 nüfuslu bir şehri bir dakika boyunca aydınlatabilir.



    ALLAH (cc) NİÇİN GÖRÜNMEZ
    Eğer Allah görünseydi imtihan diye bir şey kalmazdı. Allah görülmeyecek ki o görülmeyen Allah’ı bulan insan mükâfat (cennet ) kazanabilsin. Ayrıca daha Allah’ın yarattıklarını görememekteyiz:
    Küçük şeyleri göremeyiz : Mikrop ,atom , hücre....Büyük şeyleri (-n tamamını ) göremeyiz: dünya, ay, okyanus...Özelliği görünmez olanları göremeyiz: Rüzgar, ısınlar (alfa, beta, gama, ultraviyole, kızıl ötesi...) ses-radyo dalgaları, akıl, üzüntü, sevinç, elektrik...Bizim görme oranımız 1.000.000/3.5’tur. Yani çevremizde var olan 1000.000 varlığın sadece 3,5 unu görebiliyoruz...O halde bizler daha Allah’ın yarattıklarını göremiyoruz. Görülmeyen şeyleri yaratan Allah’ı hiç göremeyiz.

    ALLAH YARATANDIR
    Soru: Allah her şeyi yaratandır. Peki (haşa) O’nu yaratan kimdir, var mıdır?
    Allah yaratan olduğu ,yaratılan olmadığı için Allah’tır. Eğer bir tanrı yaratılan ise,o zaman o tanrı değildir, O’nu yaratan ,ama yaratılmayandır Tanrı ..Her şeyin başı,bir,tek, Vahidül-ehad olan Allah’tır.
    4 - 3 - 2 - 1 - 0
    4’ün var olması için 3’e ihtiyaç vardır.3 olmadan 4 olmaz.3’ün var olması için 2’ye , 2’nin var olması için (iki adet) 1’e ihtiyaç vardır.1 olmadan 2, 2 olmadan 3 olmaz. Fakat;1’in var olması için sıfır’a ihtiyaç yoktur. Çünkü sıfır hiç ,yok, boşluktur. Boştan,hiçten bir olmaz. O halde ,her şeyin başı 1’dir. Bir’den 2 ,ondan 3 çıkmıştır. O Bir’de Vahidu’l-ehad olan Allah’tır.
    Bir tren ve vagonlarını düşünelim:
    V3 - V2 - V1 - LOKOMATIF
    V3’ü çeken V2’dir.V2’yi çeken V1’dir.V1’i çeken ise lokomotiftir. Lokomotifi çeken nedir ,diyemeyiz. Çünkü lokomotif çeker ama çekilmez. Onun hareketi kendindedir.
    Bizim (V3) var olmamıza sebep olan anne-babamızdır. Onların var olmasına da anne-babaları (V2) sebeptir... Bu Hz-Adem Hz-Havva’ya dek gider. Peki Hz.Havva ve Adem'i yaratan kimdir. Cevap:Allah’u Teala .Peki (haşa) Allah’ı yaratan kimdir diye soramayız. Çünkü Allah yaratandır ama yaratılmaz. Tıpkı lokomotifin çeken ama çekilmez oldugu gibi....
    ( Not : Bazı insanlar “ BENZETME “ sanatına - işlerine geldiği an - önyargılı yaklaşmaktadırlar ... : Yukarıdaki lokomotif örneği bir kıyas ve benzetme sanatı üzerine kurulmus bir örnektir. Tıpkı “ Aslan gibi adam “ cümlesinde oldugu gibi . Kimse bu cümleyi duyunca aslan- insan karısımı bir yaratığı göz önüne getirmez. Yukarıda da bir kıyas yapılmıştır, Allah’u Teala ( HAŞA ) bir trene benzetilmemiş trendeki bazı özelliklerden kıyasla Allah ‘ın bazı sıfatlarına atıfta bulunulmuştur. Amaç örneğin okuyucu tarafında daha iyi anlaşılabilmesidir! Yoksa Allah’ın ( HAŞA ) bacası , tekeri vardır,... ?! iddiasında bulunan yoktur.Sanattan anlamak istemeyenlere öncelikle sanatı tavsiye ederiz, ki o sanat O'na işaret etsin! )
    “ Allah'ın her yarattığı bir fabrika, bilgisayar, makine, robot...... gibidir. Yaratılan her varlık planlanmış, programlanmış, çoğalacak şekilde dizayn edilmiştir. “
    Allah ; Halık,Vahid,Rab,Samed,İlah.....tir.

    BİR MAİL: " ...merhabalar ben bir üniversite öğrencisiyim ve ateist olan bir arkadaşıma Allahın varlığını ispatlamak istedim. onun takıldığı konu malum olan yaratılma konusu...bu linkte Allah yaratandır kısmında yazılan yazıların hepsinin matematiksel ve fiziksel açıklaması var. yani ben ona bunları söylediğimde onun vereceği cevabı bildiğim için sizde de daha gerçekçi örnek bulmanızı öneririm mesela orada yazdığını 1 rakamı da iki tane 0.5 den meydana gelir oda iki tane 0.25 den diye gidiyor.vagonun ise açıklaması momentin dönmesinden ve basınçtan kaynaklanıyor.yani kısacası verdiğiniz örneklerin açıklaması var.gerçekten insanları hayrete düşürecek örnekler vermek lazım."
    SELAMUN ALEYKUM.KARDESIM...1 BIRDIR...0,5 ISE YARIM ..YANI BIR GIBI BUTUN DEGILDIR...İKİ YARIM ARABA BIR ARABA DEGILDIR...DORT PARCAYA AYRILMIS ARABA TOPLANINCA YURUYEN BIR ARABA ETMEZ... YANI BIR, BIR BUTUNDUR VE VARLIKLAR ALEMINDE BIR DEGERI VARDIR...AMA 0,5...0,25...BUNLAR SADECE MATEMATIKTE ISE YARAR...AMA VARLIKLAR ALEMINDE , VAR OLANLARDAN BAHSEDERKEN BIR, " 1 " OLMALI...O BIR OLMADAN HIC BIR SEYE BASLAYAMAYIZ...CEYREK ADAM ÖLÜDÜR...DORT CEYREK TOPLAMI BIR CANLI ADAM ETMEZ...BILMEM ANLATABILDIM MI...KONUMUZDA VAR OLMANIN ISPATI OLDUGUNA GORE VAR OLANI ANLATMAK ICIN BIR KAVRAMINI VE ONUN ICERDIGI ANLAMI KULLANMAK ZORUNDAYIZ... ATEIST KARDESIMIZ EGER VARLIGI KONUSUNDA SUPHEYE DUSMEMIS ISE , ARTIK ATEIST DEGILDIR ZATEN...!SADECE IKINCI ASAMA OLAN YARATILMAMASI KONUSUNDA SUPHESI VAR DEMEKTIR KI ONUN DA " KENDI CAPIMIZDA " CEVABIMIZ BU ...! TREN KONUSUNU ACIKLADIK ASLINDA TESBIH SANATINDA BENZETILEN ILE BENZENEN ARASINDA % 100 BENZERLIK OLMASINA GEREK YOK... DAG GIBI ADAM DENINCE ADAMIN SAGI SOLUNDA TAS, TOPRAK ARANMAZ..SADECE IRILIGI IKI TARAFTAKI ORTAK NOKTADIR...OKUZ GIBISIN DEYINCE BIRINE " AMA KUYRUGUM YOK..." FALAN DERSE ZATEN OKUZLUGUNU ITIRAF ETMIS OLMAZ MI ... :) BU ORNEKTE DE TREN- HASA -ALLAH'LA KIYASLANMIYOR SADECE ILK MUHARRIK - HAREKET ETTIREN " , AMA HAREKET ETTIRILMEYEN OZELLIGI KIYASLANIYOR... HASA RABBIMIZE CIVATA, KOMUR, BASINC ..IZAFE ASLA ETMEYIZ...SELAM VE DUA ILE

    ALLAH BİLİMİN BİZZAT KURAMCISIDIR !

    TAKLİTLERİNE İNSANLAR "MUCİZE " DERKEN ORJİNALİNİ YAPANI NASIL İNKAR EDEBİLİR Kİ ?
    İnsanların Teknoloji adına yaptıkları tüm yenilikler aslında yüce yaratıcının yarattıklarının kötü, amatörce birer taklidinden başka bir sey değildir. Hem de her biri daha az kapsamlı, hatalı, çok enerji gerektiren, iri ,az kullanışlı, cansız ,çoğalamayan, büyüyemeyen ...kötü birer taklittirler. Daha çok uzatılabilecek listeyi kıyaslamak için inceleyip her biri üzerinde tek tek düşünelim:
    ELDEKİ TEKNOLOJİYE BAKAR MISINIZ ...?! YA BU...!




    ABD'nin San Francisco kentinde düzenlenen "Deneysel Biyoloji 2006 Konferansı"nda önceki gün söz alan bilim adamları, günümüzde geliştirilen biyonik kol, bacak, göz ve kulak gibi organlarla, vücudu ağır hasar gören kişilerin eski hallerinden daha sağlıklı hale getirilebileceğini söyledi. İşte son yıllarda geliştirilen biyonik organlara birkaç örnek:

    • Biyonik göz: ABD'nin Stanford Üniversitesi'nden Doktor Daniel Palanker'ın geliştirdiği "retinal protez", taşınabilir bir mini bilgisayar, üzerinde video kamera bulunan bir gözlük, göze yerleştirilen bir pil ve ışığa duyarlı bir çipten oluşuyor.
    • Biyonik kulak: Almanya'daki Saarland Üniversitesi'nden Profesör Werner Nachtigall ve Doktor Stefan Launer'in geliştirdiği yeni teknikte, sesleri algılayan bir çip, kulağın arka yüzeyine yerleştiriliyor. Bu çip, kulağın içine nakledilen bir alıcıya radyo sinyallerine çevirdiği sesleri iletiyor. ( Milliyet :06.04.2006 )

      GÖZÜMÜZ KAÇ MEGAPİKSEL ?
      Günlük hayatta "adamın cep telefonunun kamerası 2 MP" ya da bende bir makine var "12 MP" gibi sözler duyarız ve "vay be, teknoloji nerelere kadar geldi" deriz. Hatta bazen "ya bu kamera benim gözümle gördüğümden de net çıkarıyor görüntüleri" dediğimiz bile olur. İşin aslını yapılan araştırmalar gösteriyor ve vücudumuzun günümüz teknolojisinin ne kadar ilerisinde olduğunu ortaya koyuyor.Gözümüz tek bir taslak üzerinde kurgulanmış anlık çekimleri yakalayan bir fotoğraf makinesi değildir. Daha çok bir video silsilesine benzemektedir. Gözümüz, küçük açılarla, anlık hareket eder ve etrafımızdaki detayları beyne yansıtmak için sürekli kendisini günceller. Ayrıca iki tane gözümüz vardır ve beynimiz, çözünürlüğü daha da arttırmak için her iki gözden gelen sinyalleri toplamaktadır...küçük bir örnekle başlayalım: Şimdi önünüzde 90 a 90 derecelik açıda (gözümüzün açıları yani) bir görüntünün olduğunu farz edelim, aynen pencereden dışarıdaki bir manzarayı seyredermiş gibi. Bu durumda piksel sayıları ortalama bir göz için: 90 derece * 60 arc-dakika/derece * 1/0.3 * 90 * 60 * 1/0.3 = 324,000,000 piksel (324 MP ) olur...Ama insan gözü, bu açıdan çok daha fazla bir açı görür ki bu da 180 dereceye yakındır.Biraz küçük düşünüp 120 derecelik bir açıyla bakabildiğimizi varsayacak olsak bile:120 * 120 * 60 * 60 / (0.3 * 0.3) = 576 MP verisini elde ederiz...sözün özünü böyle bir teknoloji harikası olan gözünüze gözünüz gibi bakın.
      Olağanüstü bir yön bulma kabiliyetine sahip olan güvercinler, ne kadar uzaklıkta olursalar olsunlar, her zaman yuvalarını buluyorlar. Yollarını hayranlık uyandıran bir gizemle nasıl buldukları merak edilen güvercinleri inceleyen Alman bilim adamları, bu kuşlarıngagalarında pusula gibi işlev gören küçük demir partikülleri tespit ettiler. Güvercinler, bu partiküller sayesinde yeryüzünün manyetik alanını analiz ederek kuzey kutbunu belirleyebiliyor.Gerta Fleissner başkanlığındaki ekibin araştırması, "Naturwissenschaften" dergisinde yayımlandı. Dergideki yazıya göre, güvercinlerin gagalarını röntgen cihazında inceleyen bilim adamları, gaga derisinin altındaki sinirlerde demir partikülleri tespit etti.Araştırmacılar, göçmen kuşların da aynı şekilde gagalarındaki demir partikülleri içeren hücreler sayesinde yönlerini bulduklarını kaydettiler.( Hürriyet :17 Mart 2007 )
      SAHİ.. PUSULAYI KİM BULMUŞTU... J
      HAYVANLAR ALEMİNDEKİ BİNLERCE
      ÖRNEKTEN SADECE BİRİ


      HAZIR DONAMIMA DIŞARIDAN EKLEME YAPILIYOR. BİLİM; ASLINI YAPMAKTIR!


      İnsanların yaptığı Teknik, buluş Allah’ın yarattığı :
      Sentetik, sera, taklit...........................Doğal, orjinal
      Diyaliz makinesi..................................Böbrek
      Lamba, kalorifer...................................Güneş
      Baraj, Havuz.........................................Deni z, Okyanus
      Yapay çiçek..........................................Çiç ek
      Yapay meyve........................................Meyve
      Vantilatör........................................ ......Rüzgar
      Heykel, Robot.......................................insan
      Uçak.............................................. ........Kuş
      Lens.............................................. ........Göz merceği
      Deniz altı.............................................. Balık
      Protez el, ayal.......................................El, ayak
      Oyuncak bebek.....................................Bebek
      Buzdolabı......................................... ......Kutuplar, kar
      Bilgisayarlı araba...................................At
      Şofben............................................ ........Golfsitrim
      Radar............................................. .........Yarasa
      Takma diş............................................... Diş
      Süt fabrikası......................................... ...İnek
      İplik fabrikası......................................... .Örümcek, ipek böceği
      Bilgisayar........................................ ........Beyin
      Elek, Süzgeç............................................ Ozon tabakası
      İçki.............................................. .............Su ,süt,meyve suyu...
      Oksijen tüpü.............................................A tmosfer
      Elektrik kablosu.......................................Dama r
      Halı.............................................. .............Doğa (Renkli)
      Kubbe (Direkli)........................................G ökyüzü (Gök kubbe)
      Elektrik.......................................... ..........Elektrikli yılan balığı
      Topaç (Yerde)..........................................D ünya (Boşlukta)
      Anten............................................. ...........Hayvanların anteni
      Oyuncak hayvan.......................................Hayva n
      Saz teli.............................................. ........Ses telleri
      Müzik aleti............................................. ...Bülbül
      Çamaşır makinesi......................................Kalp , Böbrek
      Radyo alıcısı........................................... ...Kulak
      Bayrakta yıldız...........................................Y ıldız
      Dürbün............................................ ............Kartal gözü
      Küre.............................................. ..............Dünya
      Kamera............................................ ............Göz
      Akvaryum.......................................... ..........Deniz,Okyanus
      Deprem ölçer............................................. .Köpek,kuş,fare
      Parfüm............................................ .............Tabiat kokusu
      Elektrik.......................................... ..............Yıldırım,ateş böcegi
      Müzik sesi.............................................. .....Tabiat(kus,su,rüzgar..sesi)
      Laboravatuar...................................... .........Yaprak,mide,toprak,tohum
      Yağmur bombası........................................Yağ mur sistemi
      Solunum cihazı..........................................Ak ciğer
      Filitre........................................... ................Yaprak,orman
      Savunma sistemi..........................................S inir sistemi,Bademcik,ağrı,akyuvar
      Teyp.............................................. ...............Hafıza
      Fotograf makinesi.......................................... ..Göz
      Telefon........................................... ..............Kulak
      Mimar............................................. ..............Bal arısı,kuş,karınca
      Meyve fabrikası......................................... ..Ağaç
      Sebze fabrikası......................................... ....Bitki
      Gece lâmbası........................................... ......Ay
      Saat..Düzeni...................................... ............Ay, dünya, güneş sistemi samanyolundaki dakiklik
      Ambalaj kâğıdı............................................ ..Meyve kabuğu
      Mıcır fabrikası......................................... .....Dere, ırmak
      Bomba............................................. ..............Yanardağ, Karadelik, Güneş patlaması
      İlaç (Yan tesirli)..................... ......................Doğal vitaminler
      Asansör........................................... ..............Yer çekimi
      Dalga............................................. ................Yapay dalga
      Savunma sistemi........................................... .Boynuz, diş, kanat, kamuflaj.....
      Elektronik program (Otomatik pilot, pusula)...........Içgüdü
      Paraşüt .................................................. .........Hindi bağ çiçeği
      Şeker............................................. ...................Bal
      Saksıda çiçek............................................. ......Dünyada tabiat
      Ressam............................................ ................Musavvir


      Toprağı renkli , kokulu , ambalajlı ,desenli , çeşitli tat ve şekillerle meyve ve sebze haline getiren birer meyve - sebze fabrikası olan bitkileri yaratan ( her an bu üretimi gözümüzün önünde yaptıkları için bu ileri teknolojiyi fark edememekteyiz ! ), yüzen elektrik santrali ; elektrikli yılan balığını ,ot ve suyu süte çeviren , yürüyen ,çoğalan süt fabrikasi inekleri , koyunları ,diyaliz makinesinden daha kapsamlı , elektrik, onarım ,bakım masrafı olmayan böbrekleri , otomatik motorlu kalbimizi , pilotsuz ,benzinsiz uçan dünyamızı ....yoktan ,kıstassız ,örneksiz , yaratan Yüce Yaratıcı Allah'ın ilmini ,yüceliğini ,kudretini ne yazikki her zaman farkedememekteyiz
      Allah'ın her yarattığı bir fabrika, bilgisayar, makine, robot...... gibidir. Yaratılan her varlık planlanmış, programlanmış, çoğalacak şekilde dizayn edilmiştir.
      Not: Uçak olmasaydı, kuş yine olurdu. Ama kuş olmasaydı, Uçak olmazdı.... Böyle yüce bir yaratıcı tesbihe lâyıktır:
      Sübhanellah: Ey Allah’ım sen bir seyi yaptığın veya yarattığın zaman en güzel şekilde yapar ve yaratırsın. (Gezegenleriyle, atomlarıyla, canlılarıyla...)
      Elhamdülillah: Ey Allah’ım ben sana şükreder, teşekkür ederim ( verdiğin sağlıklı organlar ve tüm rızıklar için) ve yarattığın bu kainata bakıp seni överim.
      Allah’u Ekber: Ey Allah’ım sen en büyüksün. Her şeyin en iyisi, en mükemmeli sensin Ya Rabbi.

      Görüldügü gibi teknoloji, mucize ve kerametleri çok geriden takip etmektedir.



      BEYNİN 9 SIRRI

      1. Bilgi nöronlarda nasıl kodlanıyor?
      Beynin en karışık işlemlerinden bir tanesi, bilginin kodlanması. Bu süreçte beyindeki nöronlar, yani sinir hücreleri, zarlarının dışında elektrik akımı oluşturuyor. Bu elektrik akımları, ‘akson’ adı verilen uzantılara ulaşarak, onlar vasıtasıyla gerekli olan kimyasal sinyallerin açığa çıkmasını sağlıyor. Bu akımlar sayesinde dünyayla, çevremizde olup bitenle ilgili bilgiler beynimize aktarılıyor. “Ne görüyorum?”, “Aç mıyım?”, “Hangi sokağa sapayım?” gibi sorulara yanıt işte böyle bulunuyor. Bilim adamları, beyindeki bilgilerin tek tek hücrelerin içinde biriktirilmediğini tahmin ediyorlar. Bu bilgilerin ‘hücre grupları’ tarafından depolandığı düşünülüyor. Ancak hangi nöronların, hangi hücre gruplarına ait oldukları henüz bilinmiyor. Şu anki teknoloji ise binlerce nöronu aynı anda ölçecek kapasitede değil. Tek bir nöronun bağlantılarını bile şu an elimizde olan teknolojilerle görüntülemek imkânsız. Tek bir nöronun, yaklaşık 10 bin nörondan bilgi ve sinyal aldığını biliyor muydunuz? Beynin içindeki elektrik akımı sayesinde ise sinyal alışverişi çok hızlı olabiliyor. Bilim adamlarına göre, sinir sistemleri arasındaki bilgi aktarımının tek yolu, bu elektrik akımları değil. Bu nedenle, ‘bilgi taşıyan’ başka hücreler keşfetmeye yönelik araştırmalarını sürdürüyorlar. Burada, ‘glial hücreler’ üzerinde duruluyor.
      2. Anılar beyinde nasıl saklanıyor ve nasıl tekrar hatırlanıyor?
      Bir kişinin ismi gibi, yeni bir şey öğrendiğinizde beynin yapısında birtakım fiziksel değişiklikler meydana geliyor. Ancak bu değişikliklerin hâlâ ne tür değişiklikler olduğunu, nerelerde meydana geldiğini, bilginin nasıl depolandığını ya da yıllar sonra tekrar hatırlanarak tekrar nasıl gündeme getirildiğini anlayamıyoruz. Beyinde çeşit çeşit hatıralar var. Ancak beyin, ‘kısa dönem anılarla’ (yeni öğrenilen bir telefon numarasını hatırlamak gibi), ‘uzun dönem anıları’ (geçen yıl doğum gününüzde yaptıklarınız gibi) birbirinden bir şekilde ayırıyor. Bilim adamları ‘öğrenme’ ve ‘hafızada tutma’ şeklinin değişik beyin şekillerine bağlı olduğunu düşünüyorlar.
      3. Beyin, geleceği nasıl öngörüyor?
      Çoğu zaman gelecekle ilgili birtakım planlarımız ve öngörülerimiz olur. Geleceğin nasıl şekilleneceğini düşünürüz. Beynimizde, gelecekle ilgili bir şekil vardır. Ancak beynin bu ‘gelecek simülasyonunu’ nasıl yaptığı henüz anlaşılmış değil. Beyin, dünyayla ilgili öngörülerde nasıl bulunabiliyor? Bilim adamları hâlâ bunun yanıtını arıyor.
      4. ‘Duygu’ ne demek?
      Beyin, sadece bilgi biriktiren bir organ değil; aynı zamanda duygu, motivasyon, korku ve umutları barındıran bir organ. Bütün bunlar bilinçaltında olan şeyler aslında... Örneğin beynin duygularla ilgili bölümü sinirli yüzlere, o yüzleri görmeden de tepki verebiliyor. Kültürler arasında da temel duyguların dışa vurulması, aslında birbirine benziyor...Duyguların beyinde nasıl işlediği üzerinde bilim adamları hâlâ çalışıyorlar. Duygulara aslında bir çeşit hesaplama ya da ‘ölçüm’ şekli gözüyle bakılabilir. Yani duygular, aslında hızlı bir eylemi harekete geçiren bir ‘durum tespit özetidir’.
      5. Zekâ nedir?
      Zekâ farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Ancak ‘biyolojik’ açıdan zekânın ne anlama geldiği henüz bilinmiyor. Milyarlarca nöron, bilgiyi ‘harekete geçirmek’ için nasıl birlikte çalışıyor? Gereksiz bilgi beyinden nasıl siliniyor? İki kavram ‘birbirine uyunca’ ve böylece bir soruna çözüm bulduğunuzda, beyinde neler oluyor? Zeki insanlar bilgiyi beyinlerinde ‘hatırlaması kolay’, ayrı bir bölgede mi muhafaza ediyorlar? Beyin fonksiyonlarının temel işleyişiyle ve nöronlar arasındaki bağlantılarla ilgili, bilim adamlarının elinde hâlâ çok az bilgi var. Ancak zekânın, beynin tek bir alanıyla değil, pek çok bölgesiyle ilgili olduğu üzerinde duruluyor. İnsan beyninin diğer canlılardan farkı hâlâ araştırılıyor.
      6. Beyin, ‘zamanı’ nasıl algılıyor?
      Alkışladığınızda ya da parmağınızı ‘şıklattığınızda’ sesi mi daha önce duyarsınız, hareketi mi daha önce görürsünüz? Her ne kadar duyma yeteneği, görme yeteneğinden daha hızlı çalışsa da, parmakların görüntüsüyle, çıkarılan ses aynı anda gerçekleşiyormuş hissi doğuyor. Yani beyin pek çok olayın aynı anda gerçekleştiği ‘hissi’ yaratarak aslında bizi ‘kandırıyor’. Beynin zamanla ‘oynadığını’ aslında çok kolay anlayabilirsiniz. Aynanın karşısında sol gözünüze bakın. Daha sonra bakışınızı sağ gözünüze kaydırın. Gözlerinizi diğer tarafa çevirmek bir zaman alıyor elbette. Ancak siz gözlerinizin hareket ettiğini görmüyorsunuz. Gözlerinizi kırpıştırdığınızda da aslında gözleriniz çok kısa süreliğine de olsa karanlıkta kalıyor. Ancak bu karanlığı da görmüyorsunuz.
      7. Nasıl uyuyor ve rüya görüyoruz?
      Zamanımızın üçte birini uyuyarak geçiriyoruz. Bebekler ise zamanlarının üçte ikisini uykuda geçiriyor. Araştırmalara göre, az uyumak sinir sisteminde bozukluğa yol açıyor. Araştırmalar, 10 gün uyumayan farelerin, 10’uncu günün sonunda öldüklerini ortaya koyuyor. Canlılar uyuduklarında beynin bir bölümü de uyuyor, ama uykunun mekanizması, işleyişi hâlâ bilinmiyor. Uykuda nöronların aşırı derecede hareket halinde oldukları biliniyor. Ayrıca önemli bir sorunu çözmeden önce uyumanın, o sorunu çözebilmek açısından yararlı olduğu da düşünülüyor. Düzenli uykunun, öğrenme kapasitesini de artırdığı söyleniyor. Özetle, uyku sayesinde beyin bir şekilde gerekli bilgileri depoluyor, gereksizleri ise ekarte edebiliyor.
      8. Beynin ayrı ayrı olan sistemleri, birbirleriyle nasıl bütünleşiyor?
      Gözle bakıldığında, aslında beynin her bölgesi aynı görünüyor. Ancak aktivitelerini, işlevlerini ölçtüğümüzde, her nöron bölgesinde farklı bilgilerin kayıtlı olduğunu görüyoruz. Örneğin görme yeteneğini ilgilendiren bölgenin içindeki alanlarda hareketler, yüzler, köşeler ve renklerle ilgili çeşit çeşit bilgiler bulunuyor. Yetişkin bir insanın beynini, çeşitli ülkelerin bulunduğu bir dünya haritasına benzetebiliriz. Beynin içinde koku, açlık, acı, hedef koyma, sıcaklık, öngörü ve daha pek çok şeyle ilgili ‘beyin ağları’ var. Farklı işlevlerine rağmen bu sistemler birbirleriyle bir şekilde bütünleşerek çok iyi bir işbirliğine giriyorlar. Bunun nasıl gerçekleştiğine dair ise bilim adamlarının hiçbir fikri yok. Ayrıca beynin, sistemlerini nasıl bu kadar hızlı bir şekilde koordine ettiği de henüz anlaşılmış değil.
      9. ‘Bilinç’ nedir?
      Modern bilimde, ‘bilinç’ çözülememiş olan en önemli sırlardan biri. Bilinç, tek bir fenomen değil. Peki ne? Bilinç, beyindeki hangi sistemlerle ilgili? Bilim adamlarının bu konuda da hiçbir fikri yok...Şimdiye kadar yapılan araştırmalara göre, bilinç konusunda, büyük bir ihtimalle yine bir grup aktif nöron iletişim içinde. Bilincin altında yatan mekanizmanın moleküllerle ya da hücrelerle ilgili olabileceği üzerinde de duruluyor. Belki de mekanizma, bu sistemlerin etkileşimleriyle oluşuyor. Bilim adamları bu sıralar bilincin, beynin hangi bölgeleriyle ilgili olduğunu araştırıyorlar. Bunu keşfettikten sonra, bu bölgelerin neden birbirleriyle iletişime geçtikleri araştırılacak.
      Bilgisayara karşı beyin
      Beyindeki elektrik akımlarının hızının, bilgisayarlardaki sinyal hızından 100 milyon kat daha fazla olduğunu biliyor muydunuz? Bir insan, arkadaşını hemen tanırken, bir bilgisayarın bir yüzü tanıması genellikle çok zor oluyor. Beynin pek çok işlemi aynı anda yaptığını söyleyen bilim adamları, beynin bütün bölgelerinden gelen bilgilerin tek bir bölgede birleşmediğini, ancak bu farklı bölgelerin kendi aralarında güzel bir ‘işbirliğine’ girdiklerini ve bir ağ, yani ‘network’ oluşturduklarını belirtiyorlar. Bizim de dünyaya olan bakış açımız işte bu karmaşık network sayesinde oluşuyor. ( Hürriyet:22.11.2007)

      NOT : 1973 yılında Kopernik'in 500. doğum yıldönümü anısına düzenlenen sempozyumda konuşan teorik fizikçi Brandon Carter, 'Anthropic Principle', yani 'İnsani Prensip.' görüşünü ileri sürer. Carter'e göre doğa kanunları, biz insanların içinde yaşayabileceği bir evrenin ortaya çıkması için özel olarak tasarlanmış gibidir.

      ALLAH KAİNATI NİÇİN YARATMIŞTIR ?
      Allah’u Teala insanları sevdiği için yaratmıştır.Allah insanları seviyor çünkü nefes alsın diye Oksijeni yarattı, içsin diye suyu, yesinler diye bitkilere emretti , toprağı meyve sebzeye hayvanlara bitkileri et, süt, yumurta, bala dönüştürmektedir.Bütün kainat insanlara hizmet etsin diye yaratılıştır.Allah insanları sevdiği için cenneti yaratmış ,cennete gidebilelim diye Allah Kur’an’ı göndermiş , Kur’an’daki ibadetleri ( Allah’ın tüm emirleri , ibadetleri , insanların yararına , hep insanlar için , tüm yasaklarıda insanların zararına olduğu için yasaklanan haramlardır. ) yaparak , dünyada mutlu olmamızı , sonuçta cenneti kazanmamızı istemistir.Güzel bir manzara resmini ressam neden yapar ? Çünkü hosuna gitmis , sevmistir. Önceden o resim yokken sonradan yapılmış olur. Tıpkı bunun gibi Allah’ta evreni ve insanları sevdigi için , güzellik için , önceden yokken , yoktan var etmiş , dünyada insanlar , cenneti yaşasın diye ibadetleri ( insanlara yararlı olan şeyleri ) emretmiş , bu ibadetleri yapıp dünyayı cennete çevirenlere ahirette cenneti vaad etmiştir.
      Insana hizmet için evreni ( su ,agaç , hayvan , bitki...) yaratan Allah , dünyada huzur , barış içinde yaşaması için emir-yasaklar ( ibadeti ) insanlara bildirmiş , bunlar yapanlara da cenneti vermiştir.
      Insan üç nedenle yaratılmıştır : Allah sevdigi için insanı yarattı , insana hizmet etsin diye evreni yarattı , cennete gidelim diyede , cennetin anahtarı olan Kur’an’ı indirdi. Ibadet dünyayı cennete çevirir, ahirette de cenneti garantiler...yaratılmasaydık , cennete gitme ihtimalimiz olmazdı.





  8. 26.Mart.2013, 23:59
    5
    nurya
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Eylül.2009
    Üye No: 53334
    Mesaj Sayısı: 823
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9
    Yaş: 51
    Bulunduğu yer: samsun

    Cevap: Allah'ın varlığına kanıt göremiyorum?

    Tövbe de tövbe de ALLAH (cc) kalp gözünü açsın inşaALLAH


  9. 26.Mart.2013, 23:59
    5
    Devamlı Üye
    Tövbe de tövbe de ALLAH (cc) kalp gözünü açsın inşaALLAH





+ Yorum Gönder