Konusunu Oylayın.: Ünlü Şairlerden en Güzel Baba Şiirleri‎

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Ünlü Şairlerden en Güzel Baba Şiirleri‎
  1. 25.Mart.2013, 08:59
    1
    Misafir

    Ünlü Şairlerden en Güzel Baba Şiirleri‎






    Ünlü Şairlerden en Güzel Baba Şiirleri‎ Mumsema Ünlü Şairlerden en Güzel Baba Şiirleri‎


  2. 25.Mart.2013, 08:59
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 27.Mart.2013, 19:44
    2
    Altundal
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Nisan.2011
    Üye No: 86504
    Mesaj Sayısı: 580
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6

    Cevap: Ünlü Şairlerden en Güzel Baba Şiirleri‎




    Ünlü Şairlerden en Güzel Baba Şiirleri‎



    Hayatta ben en çok babamı sevdim
    Hayatta ben en çok babamı sevdim
    Karaçalılar gibi yardanbitme bir çocuk
    Çarpı bacaklarıyla- Ha düştü, ha düşecek
    Nasıl koşarsa ardından bir devin,
    O çapkın babamı ben öyle sevdim


    Bilmezdi ki oturduğumuz semti,
    Geldimi de gidici hep, hepp acele işi!
    Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi,
    Atlastan bakardım nereye gitti,
    Öyle öyle ezber etti


    Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
    40'ı geçerse ateş, çağ'rırlar İstanbul'a
    Bir helallaşmak ister elbet, diğ'mi oğluyla!
    Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu
    Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu


    En son teftişine çıkana değin
    Koştururken ardından o uçmaktaki devin
    Daha başka tür aşklar; geniş sevdalar için
    Açıldı nefesim, fikrim, canevim
    Hayatta ben en çok babamı sevdim
    Can Yücel


    Baba!
    her yılbaşında
    sana söyleyecek
    bir tek
    sözüm var :
    "Seni ne kadar çok seversem
    o kadar
    çok olsun ömründen geçen yıllar"


    Baba!
    Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım!
    Ne zulüm, ne ölüm, ne korku
    başımı eğemez!
    Yalnız senin elini öpmek için
    eğilir başım
    Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım
    Nazım Hikmet


    Sizin Hiç Babanız Öldü Mü?
    Sizin hiç babanız öldü mü?
    Benim bir kere öldü kör oldum
    Yıkadılar aldılar götürdüler
    Babamdan ummazdım bunu kör oldum
    Siz hiç hamama gittiniz mi?
    Ben gittim lambanın biri söndü
    Gözümün biri söndü kör oldum
    Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
    Şöylemesine maviydi kör oldum
    Taşlara gelince hamam taşlarına
    Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
    Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
    Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
    Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
    Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?
    Cemal Süreya


    Babadan Oğula
    Eve dönmez bir akşam;
    Ve gün yüzlü çocuğu,
    Sorar: Nerede babam?


    Bakarlar, oldu, bitti;
    Gelir, derler çocuğa,
    Baban attaya gitti


    Uzar gider bu atta;
    Ve neler neler olmaz
    Ve kimbilir ve hatta;


    Bir mahşer gerisinde;
    Babası döner bir gün,
    Oğlunun derisinde
    Necip Fazıl Kısakürek


    Babama
    Olurda birgün dönersin diye hep o günü bekledim
    O günün hayaliyle yaşadım
    Atmadım elbiselerini, kızarsın diye en sevdiğin traş losyonunu hiç kullanmadım
    Biliyorum bir gün geleceksin
    O günü özlemle, o günü hasretle bekleyeceğim
    Çünkü, sen gelecek ve bana sımsıkı sarılacaksın
    O geçen yılların acısını doyasıya çıkaracağız
    Sen gelince güleceğim tıpkı eskisi gibi
    Seninle hayat bulup yaşama yeniden sarılacağım
    Seni bekliyorum
    Seninle öldüm, yaşama yeniden seninle dönmek istiyorum
    Seni seviyorum
    Hadi dön artık!
    Mustafa Özdaş


    Baba
    yalnızlığımdır hep bıçakların kestiği
    akşam çayında galetalarla yenen
    koyu atlar götürür terkisinde
    ne kadar kaçkın varsa evden
    uykumdur sokaklarda sürünür
    ya da düşer bir kadının elinden


    yorgunluğumdur daha cok aşk
    gelip gider o şehrin gemilerinden
    esmerdir akşamlarda babam
    çok esmer güler resimlerden
    o kadar yakın bilmediğim
    ölüme çok uzak günlerinden


    ellerimdir dalgınlığında hep
    hep bardaklarda, sular dururken
    sürahilerde akşam vakitleri
    akşam çayına gelmeyen
    bir baba, aydınlıksız odalarda
    çok esmer güler resimlerinden
    ALİ PÜSKÜLLÜOĞLU


    Babam
    Bir zamanlar sizler gibi benim de bir babam vardı
    Sevilesi elleri öpülesi bir baba,
    Bilseniz ne çok özledim O elleri


    Mutluluk saçan sözlerini,
    Sevgiyle bakan gözlerini,
    Bilseniz ne çok özledim O gözleri


    Yumuşacık sesini,
    Sımsıcak nefesini,
    Kahretsin özlüyorum onunla olan günleri


    Gülüşünü yüzünü,
    Sımsıcak öpüşünü
    Kahretsin özlüyorum, babaların en güzelini


    Geriye dönüş olsa,
    Kollarım seni sarsa,
    Bu dünya fani değil de,
    Ebediyete uzansa
    Baba
    Kanından kan verdin,var ettin beni,
    Aldın kollarına kucağına, sarıldın baba
    Rızık temin ettin zorlukla yıllarca bana,
    Alın teri döktün gurbetlerde yoruldun baba..

    Ninniler söylerdi annem,gözün önünde,
    Türküler tuttururdun sende büyüyüm diye,
    Tutup ellerimden gezdirdin yürüsün diye,
    Bana destek oldun yıllarca dal oldun baba..

    Nasihat eyledin hayatı tanımam için,
    Çalıştın çabaladın giyinmem için,
    Sofrada sıcak çorbalar yedirmek için,
    Yedi diyar gezdin didindin çalıştın baba.

    Ayakkabım eskimeden yenisini alırdın,
    Okul çantamı bile ellerinle kendin yapardın,
    Yüzüme tebessümle,şefkat ile durup bakardın,
    Yüreğin yufkaydı,başımı hep okşadın baba..

    Minicik bir yavruydum,ben hep yanında,
    Değişmiyordu düşüncen olsam da elli yaşında,
    Hayatla savaşı sen öğrettin bana, yanı başında,
    Tüm zorluklara karşı korudun,beni sen baba.

    Su içtim elinden,yemek yedim büyüdüm,
    Merhameti,iyiliği,sevgiyi senden öğrendim,
    Her dara düşüşte arkamda babam var dedim,
    Adın daima dilimde adın,var oldu baba.

    Yalanı sevmezdin,olurdun doğrudan yana,
    Kötü şeyleri görünce lanet okur idin şeytana,
    Yanlışlık yapmadın kötü örnek olmadın bana
    Hayatın doğrularını senden öğrendim baba.

    Biz büyüdük sen yaşlandın,ihtiyarladın,
    Kabe yollarına gittin
    MUHAMMED'İ aradın,
    Kabe ellerinde bizlere de dua eyledin,
    Duanla yaşadık varolduk,sayende baba.

    Gün geldi,vakit tamam oldu,eyledin vefat,
    Senin için bitmişti belki dünyada hayat,
    Kaprislerin olduysa bile asmadım surat,
    Seni unutmayacak yüreğim,elbette baba.

    Cenazen beklerken o musalla taşında,
    Namazın kılındı,tekbirler getirildi yollarda,
    Üç kardeştik ağladık,mezarının başında,
    Gönlümüze gömdük seni,inan ki baba….

    02.MAYIS.2003
    Babamı kaybettiğim gün
    Selahattin Ölmez

    Para
    Ne yokluğunda huzur buldum,
    Nede varlığında mutluluk,
    Sen, bazıları için, hiç Bir şeydin,
    Bazılarınada her seydin.
    Seni yapanda insandı;
    Sana tapanda insan;
    Sen hep baştacıydın,
    Savaşlar çıkaran acıydın;
    Zalimin elinde zulümdün
    Paraydın sen, güçtün,
    Nice bilekleri büktün,
    Nice insanları sattın,
    Nice ocakları yıktın.
    Sensiz ALLAH bırakmasın;
    Seninlede saptırmasın
    Yılmaz Çelik

    Yokluğuna Alışamam
    Varlığında bakar idim gözlerinin içine,
    Dünyanın güzelliklerini görürdüm gözbebeklerinde.
    Mutluluğu, umudu,sevginin sıcaklığını bulurdum,
    Sanki yüreğin vardı,gözlerinin içinde……

    Yokluğunun acısı, alışılmaz oldu bizlerde,
    Yok gözlerindeki o canlılık,baktığım resimlerinde,
    Unutamıyorum öptüğüm ellerini,var olduğun günlerde,
    Varlığın yok,ismin,sevginle yaşıyor,benim yüreğimde….

    Yokluğuna alışmanın acısını yaşıyorum her demde,
    Sanki senin yüreğin atıyor benim yüreğimin içinde,
    Seni bulamıyorum en ala çekilmiş resminde bile,
    Sen yaşıyorsun yüreğimin ta derinliklerinde….

    Varlığında bakar iken gözlerinin içine,
    Ellerimi tutardın sımsıcak ellerinin içinde.
    Yokluğun ızdırap oluyor geçen her zaman sürecinde,
    Adın hep yaşayacak,bu can durdukça bendeki bu bedende….

    02,05,2005
    Babamın ölümünün ikinci yıldönümü
    Selahattin Ölmez
    Baba Sen Bizi Niye Bıraktın?
    Söze nasıl başlasam bilemiyorum
    Cümleleri yanyana dizemiyorum
    Geri dön gel artık diyemiyorum
    Baba sen bizi niye bıraktın?

    Annemin omuzunda büyük yük vardı
    Annem bizden gizli,gizli ağlardı
    Sırtımdaki kazağı komşular verdi
    Baba sen bizi niye ağlattın?

    Yıkık,dökük bir evde perişan kaldık
    Herkes baba dediğinde biz hep ağladık
    Bir parça ekmeği çöpten topladık
    Baba sen bizi niye bıraktın?

    Başını yastığa rahat mı koydun?
    Bizden ayrılınca huzur mu buldun?
    Yavrularım ne yapar diyemi sordun?
    Baba sen bizi niye ağlattın?

    Kardeşim hastalandı doktora gitti
    Kakanseri dediler eridi bitti
    Böyle yaşamaksa gücüme gitti
    Baba sen bizi niye bıraktın?

    Yanılıpta sakın karşıma çıkma
    Hesap vereceksin yaptıklarına
    Bir başkasını aldın koynuna
    Annemin bu işte zoruna gitti

    Baba kelimesini defterden sildim
    Kardeşlerime seni öldü bildirdim
    Bazen keşke ölseydi diye düşündüm
    Baba sen bizi niye bıraktın?
    Söyle sen bizi niye ağlattın?
    Fatoşkıyak




  4. 27.Mart.2013, 19:44
    2
    Devamlı Üye



    Ünlü Şairlerden en Güzel Baba Şiirleri‎



    Hayatta ben en çok babamı sevdim
    Hayatta ben en çok babamı sevdim
    Karaçalılar gibi yardanbitme bir çocuk
    Çarpı bacaklarıyla- Ha düştü, ha düşecek
    Nasıl koşarsa ardından bir devin,
    O çapkın babamı ben öyle sevdim


    Bilmezdi ki oturduğumuz semti,
    Geldimi de gidici hep, hepp acele işi!
    Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi,
    Atlastan bakardım nereye gitti,
    Öyle öyle ezber etti


    Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
    40'ı geçerse ateş, çağ'rırlar İstanbul'a
    Bir helallaşmak ister elbet, diğ'mi oğluyla!
    Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu
    Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu


    En son teftişine çıkana değin
    Koştururken ardından o uçmaktaki devin
    Daha başka tür aşklar; geniş sevdalar için
    Açıldı nefesim, fikrim, canevim
    Hayatta ben en çok babamı sevdim
    Can Yücel


    Baba!
    her yılbaşında
    sana söyleyecek
    bir tek
    sözüm var :
    "Seni ne kadar çok seversem
    o kadar
    çok olsun ömründen geçen yıllar"


    Baba!
    Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım!
    Ne zulüm, ne ölüm, ne korku
    başımı eğemez!
    Yalnız senin elini öpmek için
    eğilir başım
    Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım
    Nazım Hikmet


    Sizin Hiç Babanız Öldü Mü?
    Sizin hiç babanız öldü mü?
    Benim bir kere öldü kör oldum
    Yıkadılar aldılar götürdüler
    Babamdan ummazdım bunu kör oldum
    Siz hiç hamama gittiniz mi?
    Ben gittim lambanın biri söndü
    Gözümün biri söndü kör oldum
    Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
    Şöylemesine maviydi kör oldum
    Taşlara gelince hamam taşlarına
    Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
    Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
    Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
    Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
    Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?
    Cemal Süreya


    Babadan Oğula
    Eve dönmez bir akşam;
    Ve gün yüzlü çocuğu,
    Sorar: Nerede babam?


    Bakarlar, oldu, bitti;
    Gelir, derler çocuğa,
    Baban attaya gitti


    Uzar gider bu atta;
    Ve neler neler olmaz
    Ve kimbilir ve hatta;


    Bir mahşer gerisinde;
    Babası döner bir gün,
    Oğlunun derisinde
    Necip Fazıl Kısakürek


    Babama
    Olurda birgün dönersin diye hep o günü bekledim
    O günün hayaliyle yaşadım
    Atmadım elbiselerini, kızarsın diye en sevdiğin traş losyonunu hiç kullanmadım
    Biliyorum bir gün geleceksin
    O günü özlemle, o günü hasretle bekleyeceğim
    Çünkü, sen gelecek ve bana sımsıkı sarılacaksın
    O geçen yılların acısını doyasıya çıkaracağız
    Sen gelince güleceğim tıpkı eskisi gibi
    Seninle hayat bulup yaşama yeniden sarılacağım
    Seni bekliyorum
    Seninle öldüm, yaşama yeniden seninle dönmek istiyorum
    Seni seviyorum
    Hadi dön artık!
    Mustafa Özdaş


    Baba
    yalnızlığımdır hep bıçakların kestiği
    akşam çayında galetalarla yenen
    koyu atlar götürür terkisinde
    ne kadar kaçkın varsa evden
    uykumdur sokaklarda sürünür
    ya da düşer bir kadının elinden


    yorgunluğumdur daha cok aşk
    gelip gider o şehrin gemilerinden
    esmerdir akşamlarda babam
    çok esmer güler resimlerden
    o kadar yakın bilmediğim
    ölüme çok uzak günlerinden


    ellerimdir dalgınlığında hep
    hep bardaklarda, sular dururken
    sürahilerde akşam vakitleri
    akşam çayına gelmeyen
    bir baba, aydınlıksız odalarda
    çok esmer güler resimlerinden
    ALİ PÜSKÜLLÜOĞLU


    Babam
    Bir zamanlar sizler gibi benim de bir babam vardı
    Sevilesi elleri öpülesi bir baba,
    Bilseniz ne çok özledim O elleri


    Mutluluk saçan sözlerini,
    Sevgiyle bakan gözlerini,
    Bilseniz ne çok özledim O gözleri


    Yumuşacık sesini,
    Sımsıcak nefesini,
    Kahretsin özlüyorum onunla olan günleri


    Gülüşünü yüzünü,
    Sımsıcak öpüşünü
    Kahretsin özlüyorum, babaların en güzelini


    Geriye dönüş olsa,
    Kollarım seni sarsa,
    Bu dünya fani değil de,
    Ebediyete uzansa
    Baba
    Kanından kan verdin,var ettin beni,
    Aldın kollarına kucağına, sarıldın baba
    Rızık temin ettin zorlukla yıllarca bana,
    Alın teri döktün gurbetlerde yoruldun baba..

    Ninniler söylerdi annem,gözün önünde,
    Türküler tuttururdun sende büyüyüm diye,
    Tutup ellerimden gezdirdin yürüsün diye,
    Bana destek oldun yıllarca dal oldun baba..

    Nasihat eyledin hayatı tanımam için,
    Çalıştın çabaladın giyinmem için,
    Sofrada sıcak çorbalar yedirmek için,
    Yedi diyar gezdin didindin çalıştın baba.

    Ayakkabım eskimeden yenisini alırdın,
    Okul çantamı bile ellerinle kendin yapardın,
    Yüzüme tebessümle,şefkat ile durup bakardın,
    Yüreğin yufkaydı,başımı hep okşadın baba..

    Minicik bir yavruydum,ben hep yanında,
    Değişmiyordu düşüncen olsam da elli yaşında,
    Hayatla savaşı sen öğrettin bana, yanı başında,
    Tüm zorluklara karşı korudun,beni sen baba.

    Su içtim elinden,yemek yedim büyüdüm,
    Merhameti,iyiliği,sevgiyi senden öğrendim,
    Her dara düşüşte arkamda babam var dedim,
    Adın daima dilimde adın,var oldu baba.

    Yalanı sevmezdin,olurdun doğrudan yana,
    Kötü şeyleri görünce lanet okur idin şeytana,
    Yanlışlık yapmadın kötü örnek olmadın bana
    Hayatın doğrularını senden öğrendim baba.

    Biz büyüdük sen yaşlandın,ihtiyarladın,
    Kabe yollarına gittin
    MUHAMMED'İ aradın,
    Kabe ellerinde bizlere de dua eyledin,
    Duanla yaşadık varolduk,sayende baba.

    Gün geldi,vakit tamam oldu,eyledin vefat,
    Senin için bitmişti belki dünyada hayat,
    Kaprislerin olduysa bile asmadım surat,
    Seni unutmayacak yüreğim,elbette baba.

    Cenazen beklerken o musalla taşında,
    Namazın kılındı,tekbirler getirildi yollarda,
    Üç kardeştik ağladık,mezarının başında,
    Gönlümüze gömdük seni,inan ki baba….

    02.MAYIS.2003
    Babamı kaybettiğim gün
    Selahattin Ölmez

    Para
    Ne yokluğunda huzur buldum,
    Nede varlığında mutluluk,
    Sen, bazıları için, hiç Bir şeydin,
    Bazılarınada her seydin.
    Seni yapanda insandı;
    Sana tapanda insan;
    Sen hep baştacıydın,
    Savaşlar çıkaran acıydın;
    Zalimin elinde zulümdün
    Paraydın sen, güçtün,
    Nice bilekleri büktün,
    Nice insanları sattın,
    Nice ocakları yıktın.
    Sensiz ALLAH bırakmasın;
    Seninlede saptırmasın
    Yılmaz Çelik

    Yokluğuna Alışamam
    Varlığında bakar idim gözlerinin içine,
    Dünyanın güzelliklerini görürdüm gözbebeklerinde.
    Mutluluğu, umudu,sevginin sıcaklığını bulurdum,
    Sanki yüreğin vardı,gözlerinin içinde……

    Yokluğunun acısı, alışılmaz oldu bizlerde,
    Yok gözlerindeki o canlılık,baktığım resimlerinde,
    Unutamıyorum öptüğüm ellerini,var olduğun günlerde,
    Varlığın yok,ismin,sevginle yaşıyor,benim yüreğimde….

    Yokluğuna alışmanın acısını yaşıyorum her demde,
    Sanki senin yüreğin atıyor benim yüreğimin içinde,
    Seni bulamıyorum en ala çekilmiş resminde bile,
    Sen yaşıyorsun yüreğimin ta derinliklerinde….

    Varlığında bakar iken gözlerinin içine,
    Ellerimi tutardın sımsıcak ellerinin içinde.
    Yokluğun ızdırap oluyor geçen her zaman sürecinde,
    Adın hep yaşayacak,bu can durdukça bendeki bu bedende….

    02,05,2005
    Babamın ölümünün ikinci yıldönümü
    Selahattin Ölmez
    Baba Sen Bizi Niye Bıraktın?
    Söze nasıl başlasam bilemiyorum
    Cümleleri yanyana dizemiyorum
    Geri dön gel artık diyemiyorum
    Baba sen bizi niye bıraktın?

    Annemin omuzunda büyük yük vardı
    Annem bizden gizli,gizli ağlardı
    Sırtımdaki kazağı komşular verdi
    Baba sen bizi niye ağlattın?

    Yıkık,dökük bir evde perişan kaldık
    Herkes baba dediğinde biz hep ağladık
    Bir parça ekmeği çöpten topladık
    Baba sen bizi niye bıraktın?

    Başını yastığa rahat mı koydun?
    Bizden ayrılınca huzur mu buldun?
    Yavrularım ne yapar diyemi sordun?
    Baba sen bizi niye ağlattın?

    Kardeşim hastalandı doktora gitti
    Kakanseri dediler eridi bitti
    Böyle yaşamaksa gücüme gitti
    Baba sen bizi niye bıraktın?

    Yanılıpta sakın karşıma çıkma
    Hesap vereceksin yaptıklarına
    Bir başkasını aldın koynuna
    Annemin bu işte zoruna gitti

    Baba kelimesini defterden sildim
    Kardeşlerime seni öldü bildirdim
    Bazen keşke ölseydi diye düşündüm
    Baba sen bizi niye bıraktın?
    Söyle sen bizi niye ağlattın?
    Fatoşkıyak







+ Yorum Gönder