Konusunu Oylayın.: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

5 üzerinden 4.77 | Toplam : 215 kişi
Peygamberimiz ile ilgili şiirler
  1. 25.Mart.2013, 08:46
    1
    Misafir

    Peygamberimiz ile ilgili şiirler






    Peygamberimiz ile ilgili şiirler Mumsema Peygamberimiz ile ilgili şiirler ve naatlar paylaşır mısınız Hz. Muhammed s.a.v hakkında şiirler ve naatlar paylaşabilir misiniz ?


  2. 25.Mart.2013, 08:46
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Peygamberimiz ile ilgili şiirler ve naatlar paylaşır mısınız Hz. Muhammed s.a.v hakkında şiirler ve naatlar paylaşabilir misiniz ?

  3. 26.Mart.2013, 01:49
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,148
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler




    Peygamber Efendimiz ile ilgili şiirler
    Peygamber şiirleri -
    Peygamber ile ilgili şiirler


    GiTTi PeYGaMBeR

    Kırk yaşına erdi, risalet geldi,
    Alemlere, rahmet idi peygamber
    Seçilip övülmek, ne de güzeldi,
    İnsanlığa ışık saçtı peygamber

    Oku dedi Ona Cibril-i emin,
    Ben okuma bilmem dedi peygamber
    Nur yağdı semadan, inledi zemin,
    Kuranla muhatap oldu peygamber

    İnsanlar güvenip inandı Ona,
    Suffede öğretmen idi peygamber
    Canlar feda olsun Onun yoluna,
    Savaşta komutan idi peygamber

    Yeri geldi imam oldu ashaba,
    İslamı dünyaya yaydı peygamber
    Yeri geldi evde müşfik bir baba,
    Zulmetleri aydınlattı peygamber

    Savaşta düşmanın belini kırdı,
    Müşriklere korku saldı peygamber
    Ebu Bekirle hiç ayrılmazlardı
    Onu da bırakıp gitti peygamber

    Sonunda ayrılık vakti gelmişti,
    İnsanlara veda etti peygamber
    Sahabe çok üzgün, acep ne işti?
    Faniden bakıye göçtü peygamber

    Yürekler yanıyor ashap perişan,
    Ehl-i beyt ağlıyor, yoktu peygamber
    Böyle bir acıya dayanmaz insan,
    Bizi yetim koyup gitti peygamber
    Adem Uysal



    Gül kokulu Peygamber ümmetiyiz

    O'nun için kainat yaratılan,
    Eşsiz büyük Peygamber ümmetiyiz
    Cahiliye dönemine son veren,
    Gül kokulu Peygamber ümmetiyiz

    Mazlumu,yetimi Koruyup seven,
    Haklıya hakkını adilce veren,
    Tövbe edip hak yola davet eden,
    Gel diyen bir Peygamber ümmetiyiz

    Sevgi yolu oldu tüm mahlükate,
    Hoş görüy O getirdi hayata,
    Yer vermedi asla kine nefrete,
    Sev diyeni bir Peygamber ümmetiyiz

    Yürüyün der bize,Allah yolunda,
    Daime taht kurun,gönül dalında,
    Harcayın ömrü Hakkın yolunda,
    Gül diyen bir Peygamber ümmetiyiz


    Seyfet Bozçalı



    EY KUTLU PEYGAMBER

    Ey kutlu peygamber
    Ne mutlu bize
    Seni bildik ve tanıdık
    Ne mutlu bize

    Sen bizim ayımızsın
    Karanlık gecede
    Sen bize müjdecisin
    Üzüntü günümüzde

    Sen bizim güneşimizsin
    Kıyamet saatinde
    Ey kutlu peygamber
    Ne mutlu bize

    Ey kutlu peygamber
    Ne mutlu bana
    Ülfet ettin sen
    Bu kölenle

    Ey kutlu peygamber
    Gözettin ümmetini
    Ey kutlu peygamber
    Ne güzelsin sen
    O eşsiz tebessümünle

    Ahmet Kemal



  4. 26.Mart.2013, 01:49
    2
    Devamlı Üye



    Peygamber Efendimiz ile ilgili şiirler
    Peygamber şiirleri -
    Peygamber ile ilgili şiirler


    GiTTi PeYGaMBeR

    Kırk yaşına erdi, risalet geldi,
    Alemlere, rahmet idi peygamber
    Seçilip övülmek, ne de güzeldi,
    İnsanlığa ışık saçtı peygamber

    Oku dedi Ona Cibril-i emin,
    Ben okuma bilmem dedi peygamber
    Nur yağdı semadan, inledi zemin,
    Kuranla muhatap oldu peygamber

    İnsanlar güvenip inandı Ona,
    Suffede öğretmen idi peygamber
    Canlar feda olsun Onun yoluna,
    Savaşta komutan idi peygamber

    Yeri geldi imam oldu ashaba,
    İslamı dünyaya yaydı peygamber
    Yeri geldi evde müşfik bir baba,
    Zulmetleri aydınlattı peygamber

    Savaşta düşmanın belini kırdı,
    Müşriklere korku saldı peygamber
    Ebu Bekirle hiç ayrılmazlardı
    Onu da bırakıp gitti peygamber

    Sonunda ayrılık vakti gelmişti,
    İnsanlara veda etti peygamber
    Sahabe çok üzgün, acep ne işti?
    Faniden bakıye göçtü peygamber

    Yürekler yanıyor ashap perişan,
    Ehl-i beyt ağlıyor, yoktu peygamber
    Böyle bir acıya dayanmaz insan,
    Bizi yetim koyup gitti peygamber
    Adem Uysal



    Gül kokulu Peygamber ümmetiyiz

    O'nun için kainat yaratılan,
    Eşsiz büyük Peygamber ümmetiyiz
    Cahiliye dönemine son veren,
    Gül kokulu Peygamber ümmetiyiz

    Mazlumu,yetimi Koruyup seven,
    Haklıya hakkını adilce veren,
    Tövbe edip hak yola davet eden,
    Gel diyen bir Peygamber ümmetiyiz

    Sevgi yolu oldu tüm mahlükate,
    Hoş görüy O getirdi hayata,
    Yer vermedi asla kine nefrete,
    Sev diyeni bir Peygamber ümmetiyiz

    Yürüyün der bize,Allah yolunda,
    Daime taht kurun,gönül dalında,
    Harcayın ömrü Hakkın yolunda,
    Gül diyen bir Peygamber ümmetiyiz


    Seyfet Bozçalı



    EY KUTLU PEYGAMBER

    Ey kutlu peygamber
    Ne mutlu bize
    Seni bildik ve tanıdık
    Ne mutlu bize

    Sen bizim ayımızsın
    Karanlık gecede
    Sen bize müjdecisin
    Üzüntü günümüzde

    Sen bizim güneşimizsin
    Kıyamet saatinde
    Ey kutlu peygamber
    Ne mutlu bize

    Ey kutlu peygamber
    Ne mutlu bana
    Ülfet ettin sen
    Bu kölenle

    Ey kutlu peygamber
    Gözettin ümmetini
    Ey kutlu peygamber
    Ne güzelsin sen
    O eşsiz tebessümünle

    Ahmet Kemal


  5. 05.Şubat.2014, 21:56
    3
    Misafir

    Cevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    Ey Şanlı Nebi

    Cehalet insanı, boğduğu zaman,
    Yetiştin zalime, vermedin aman.
    Adın anılıyor, inan her zaman,
    Alemlere Rahmet, sevgili Nebi.

    İnan ki candan, özledik seni,
    Hasretin her an, yakar sinemi.
    Hediye bıraktın, bana dinimi,
    Minnettarım sana, Ey Şanlı nebi.

    Güneşim, ayım, ışığım sensin,
    Sensiz bu dünyayı, garip neylesin,
    Allah’tan sen bize, bir hediyesin.
    Gönlümün sulatanı, Ey şanlı nebi.

    Sen gideli inan, bozuldu bağlar.
    Ümmetin dertlidir, bağrı kan ağlar.
    Senden umut bekler, hastalar sağlar.
    Ey dertlere derman, Ey şanlı nebi.

    Necdet Erem



  6. 05.Şubat.2014, 21:56
    3
    rüya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    rüya
    Misafir
    Ey Şanlı Nebi

    Cehalet insanı, boğduğu zaman,
    Yetiştin zalime, vermedin aman.
    Adın anılıyor, inan her zaman,
    Alemlere Rahmet, sevgili Nebi.

    İnan ki candan, özledik seni,
    Hasretin her an, yakar sinemi.
    Hediye bıraktın, bana dinimi,
    Minnettarım sana, Ey Şanlı nebi.

    Güneşim, ayım, ışığım sensin,
    Sensiz bu dünyayı, garip neylesin,
    Allah’tan sen bize, bir hediyesin.
    Gönlümün sulatanı, Ey şanlı nebi.

    Sen gideli inan, bozuldu bağlar.
    Ümmetin dertlidir, bağrı kan ağlar.
    Senden umut bekler, hastalar sağlar.
    Ey dertlere derman, Ey şanlı nebi.

    Necdet Erem


  7. 06.Şubat.2014, 23:04
    4
    Misafir

    peygamberle ilgili şiir

    Peygamberle ilgili şiir

    Bir gece ki aleme Miraç yadigâr oldu,
    Yüce Rabb’in rahmeti insanlığa ödüldür.
    Rabb’im kutsal şerefe Resulü layık gördü,
    Yüce Rabb’im rahmetin gönüllere ödüldür.

    Bir mucize ki gökler kapılarını açtı,
    Yol oldu Muhammed’e yıldızlar ışık saçtı,
    Gece an oldu Nebi bilinmez sırla kaçtı,
    Yüce Rabb’im gücüyle rahmetleri ödüldür.

    Muamma bir yerlere Nebi misafir yetti,
    Miraç, ruh ve cesetle Resul teşerrüf etti,
    Cennet, Cehennem nedir bizzat gördüğü netti
    Yüce Rabb’in gerçeği Muhammed’e ödüldür.

    Gecenin bir anında Muhammed arşa vardı,
    Kürsî, arş ve ruh arzı tarifsiz sırlar vardı,
    Açıldı tüm kapılar hakikat alem vardı,
    Yüce Rabb’in hikmeti Peygambere ödüldür.

    Nebi şaşkın ve mutlu o ne güzel onurdu,
    Mekansız ve zamansız gördüğü sima nurdu,
    Yücelerden yücesi tek Rabb’im okunurdu,
    Yüce Rabb’in sevgisi Resûlullah’a ödüldür.

    Her kula nasip olmaz, Rab ile sohbete erdi,
    O Nebiler Nebisi Resul kutsi bir serdi,
    O Nebinin şanından aleme ödül verdi,
    Yüce Rabb’in onuru mahlukata ödüldür.

    Beş vakit namaz farzı miraç kabul edildi,
    Şirk koşmayan kullara Cennet ikram edildi,
    Bu geceye erene, günahlar af edildi,
    Yüce Rabb’in birliği gönüllere ödüldür.

    Böyle bir gece gören Cennet kapısı açar,
    Tertemiz vücut bulur tüm günahlardan kaçar
    Saf bir irade ile İrem de nurlar saçar,
    Yüce Rabb’in Cenneti has ruhlara ödüldür




    Alemler nura gark oldu, Seninle övündü,
    Kisralar çılgına döndü,tabiat alevleri söndü
    Nübüvvet mabedinde,hakikat sabahı göründü.
    Kokusu güzel,nuru ışık,canım peygamberim.

    Ötelerin ötesinde,nurlu yaratılışın temsilcisi.
    Bitmeyen merhametin, parlayan güneşi.
    Allah’ın habibi Resûllerin efendisi,
    Yol göstericimiz,canım peygamberim.

    Sevgisiyle,Resûle ağlayıp inleyen kütükler.
    Selam verip,dağlar taşlar nasıl feryat ettiler.
    Bulut ağlamadıkça,yeşillikler nasıl güler.
    Gönüller sultanı canım peygamberim.

    Etrafını kuşatan ikram,Medine semalarına yayılır.
    Yüce elçi,ifadeye sığmayan bir sevinç bir hal alır.
    Onun cömertliğini anlatmaya diller aciz kalır.
    Cihana ışık saçan,Hatemül enbiyasın.

    Resûlü Ekrem oturdular,Kubadaki kuyu başına
    Müyesser oldu Cennetül âla birkaç arkadaşına.
    Çağrıldılar huzuru Resûle isim isim tek başına.
    Nübüvvet mabedinin,Havzu kevserin sahibisin.

    Severlerdi Resûlü sıkaleyni,bitmez tükenmez hazla
    Taat itaat timsali,meleklerin gaslettiği Hanzala.
    Verdikleri andaki sevinç,nail oldukları sevinçten fazla
    Allah’ın davasını yükseltin, düşmanlarını susturdun.

    Söyliyeyimde gönlümde ki,gam dağılsın gitsin.
    Bütün övgülerin sevgilerin üstündesin.
    Kıyamete kadar övsem, Sen bitmezsin
    İki cihan serveri, hatemül enbiyasın.


  8. 06.Şubat.2014, 23:04
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Peygamberle ilgili şiir

    Bir gece ki aleme Miraç yadigâr oldu,
    Yüce Rabb’in rahmeti insanlığa ödüldür.
    Rabb’im kutsal şerefe Resulü layık gördü,
    Yüce Rabb’im rahmetin gönüllere ödüldür.

    Bir mucize ki gökler kapılarını açtı,
    Yol oldu Muhammed’e yıldızlar ışık saçtı,
    Gece an oldu Nebi bilinmez sırla kaçtı,
    Yüce Rabb’im gücüyle rahmetleri ödüldür.

    Muamma bir yerlere Nebi misafir yetti,
    Miraç, ruh ve cesetle Resul teşerrüf etti,
    Cennet, Cehennem nedir bizzat gördüğü netti
    Yüce Rabb’in gerçeği Muhammed’e ödüldür.

    Gecenin bir anında Muhammed arşa vardı,
    Kürsî, arş ve ruh arzı tarifsiz sırlar vardı,
    Açıldı tüm kapılar hakikat alem vardı,
    Yüce Rabb’in hikmeti Peygambere ödüldür.

    Nebi şaşkın ve mutlu o ne güzel onurdu,
    Mekansız ve zamansız gördüğü sima nurdu,
    Yücelerden yücesi tek Rabb’im okunurdu,
    Yüce Rabb’in sevgisi Resûlullah’a ödüldür.

    Her kula nasip olmaz, Rab ile sohbete erdi,
    O Nebiler Nebisi Resul kutsi bir serdi,
    O Nebinin şanından aleme ödül verdi,
    Yüce Rabb’in onuru mahlukata ödüldür.

    Beş vakit namaz farzı miraç kabul edildi,
    Şirk koşmayan kullara Cennet ikram edildi,
    Bu geceye erene, günahlar af edildi,
    Yüce Rabb’in birliği gönüllere ödüldür.

    Böyle bir gece gören Cennet kapısı açar,
    Tertemiz vücut bulur tüm günahlardan kaçar
    Saf bir irade ile İrem de nurlar saçar,
    Yüce Rabb’in Cenneti has ruhlara ödüldür




    Alemler nura gark oldu, Seninle övündü,
    Kisralar çılgına döndü,tabiat alevleri söndü
    Nübüvvet mabedinde,hakikat sabahı göründü.
    Kokusu güzel,nuru ışık,canım peygamberim.

    Ötelerin ötesinde,nurlu yaratılışın temsilcisi.
    Bitmeyen merhametin, parlayan güneşi.
    Allah’ın habibi Resûllerin efendisi,
    Yol göstericimiz,canım peygamberim.

    Sevgisiyle,Resûle ağlayıp inleyen kütükler.
    Selam verip,dağlar taşlar nasıl feryat ettiler.
    Bulut ağlamadıkça,yeşillikler nasıl güler.
    Gönüller sultanı canım peygamberim.

    Etrafını kuşatan ikram,Medine semalarına yayılır.
    Yüce elçi,ifadeye sığmayan bir sevinç bir hal alır.
    Onun cömertliğini anlatmaya diller aciz kalır.
    Cihana ışık saçan,Hatemül enbiyasın.

    Resûlü Ekrem oturdular,Kubadaki kuyu başına
    Müyesser oldu Cennetül âla birkaç arkadaşına.
    Çağrıldılar huzuru Resûle isim isim tek başına.
    Nübüvvet mabedinin,Havzu kevserin sahibisin.

    Severlerdi Resûlü sıkaleyni,bitmez tükenmez hazla
    Taat itaat timsali,meleklerin gaslettiği Hanzala.
    Verdikleri andaki sevinç,nail oldukları sevinçten fazla
    Allah’ın davasını yükseltin, düşmanlarını susturdun.

    Söyliyeyimde gönlümde ki,gam dağılsın gitsin.
    Bütün övgülerin sevgilerin üstündesin.
    Kıyamete kadar övsem, Sen bitmezsin
    İki cihan serveri, hatemül enbiyasın.

  9. 12.Mart.2014, 22:53
    5
    Misafir

    peygamberimizle ilgili şiir

    peygamberimizle ilgili şiirler

    Samimi,Gül Yüzlü Peygamber

    O;Samimi nur yüzlü bir Peygamber.
    O ki;ne rüya,ne hayal nede kötü zan.
    O bir cihan efendisi,
    Samimi gül yüzlü Peygamber

    Nurla doldurdu alemleri,
    Samimi gül yüzlü Peygamber.
    Dertlere derman, Ey Yüce İnsan!
    Samimi gül yüzlü Peygamber.

    Peygamberim gönül erim,
    Gecesinde, gündüzünde
    İnsanlara gülümsüyor,
    Samimi, Gül yüzlü Peygamber.

    Secdeye Yattı dağlar, taşlar
    Yüce Rabbin Resulüne.
    Yirmi Nisan pazartesi, Doğdu samimiyet abidesi
    Samimi,Gül yüzlü Peygamber


  10. 12.Mart.2014, 22:53
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    peygamberimizle ilgili şiirler

    Samimi,Gül Yüzlü Peygamber

    O;Samimi nur yüzlü bir Peygamber.
    O ki;ne rüya,ne hayal nede kötü zan.
    O bir cihan efendisi,
    Samimi gül yüzlü Peygamber

    Nurla doldurdu alemleri,
    Samimi gül yüzlü Peygamber.
    Dertlere derman, Ey Yüce İnsan!
    Samimi gül yüzlü Peygamber.

    Peygamberim gönül erim,
    Gecesinde, gündüzünde
    İnsanlara gülümsüyor,
    Samimi, Gül yüzlü Peygamber.

    Secdeye Yattı dağlar, taşlar
    Yüce Rabbin Resulüne.
    Yirmi Nisan pazartesi, Doğdu samimiyet abidesi
    Samimi,Gül yüzlü Peygamber

  11. 27.Mart.2014, 01:32
    6
    Misafir

    Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    HZ Muhammed

    Hz Muhammed (s.a.v)
    Annesi ÂMİNE hatun,
    Abdülmuttalip'e torun
    İsmail'den gelir soyun
    Muhammed Aleyhisselam


    Yirmi Nisan Pazartesi
    Beş yüz yetmiş bir gecesi
    Doğdu cihan bir tanesi
    Muhammed Aleyhisselam



  12. 27.Mart.2014, 01:32
    6
    gamze - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    gamze
    Misafir
    HZ Muhammed

    Hz Muhammed (s.a.v)
    Annesi ÂMİNE hatun,
    Abdülmuttalip'e torun
    İsmail'den gelir soyun
    Muhammed Aleyhisselam


    Yirmi Nisan Pazartesi
    Beş yüz yetmiş bir gecesi
    Doğdu cihan bir tanesi
    Muhammed Aleyhisselam


  13. 08.Nisan.2014, 16:52
    7
    Misafir

    Cevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    Hani sana eziyet edenler, büyücüdür diyenler var ya,
    Zalimlerin efendisidir onlar, sen ise dertlere deva


    Mekke görmedi daha önce senin gibi bir nur,
    Uhud duymadı senin gibi başka cesur
    Hamd olsun alemlerin Rabbine ki ku ona mecbur
    Allah azze ve celle kulu üstüne memur
    Medine şereflendi seninle, yaşadı vakt-i saadeti
    Müslümanlık geride bıraktı seninle cehaleti
    Ehli İslam nurlandı, senin adınla buldu bereketi
    Dünyalar güzeli, alemlerin Resulü, ümmetin peygamberi


    Seviyorum seni, canım yoluna feda olsun
    Artık dünya rezil oldu cennet bizim olsun
    Ve selat ile selam senin üstüne olsun.


  14. 08.Nisan.2014, 16:52
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Hani sana eziyet edenler, büyücüdür diyenler var ya,
    Zalimlerin efendisidir onlar, sen ise dertlere deva


    Mekke görmedi daha önce senin gibi bir nur,
    Uhud duymadı senin gibi başka cesur
    Hamd olsun alemlerin Rabbine ki ku ona mecbur
    Allah azze ve celle kulu üstüne memur
    Medine şereflendi seninle, yaşadı vakt-i saadeti
    Müslümanlık geride bıraktı seninle cehaleti
    Ehli İslam nurlandı, senin adınla buldu bereketi
    Dünyalar güzeli, alemlerin Resulü, ümmetin peygamberi


    Seviyorum seni, canım yoluna feda olsun
    Artık dünya rezil oldu cennet bizim olsun
    Ve selat ile selam senin üstüne olsun.

  15. 22.Mayıs.2014, 16:34
    8
    Misafir

    Cevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    çoook güzel şiirler var burda


  16. 22.Mayıs.2014, 16:34
    8
    gülay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    gülay
    Misafir
    çoook güzel şiirler var burda

  17. 05.Ağustos.2014, 02:46
    9
    Misafir

    Cevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    Peygamberimiz Hz. Muhammed'e Şiir

    Diyarların diyarındasın
    Ey sevgili !
    Kimine göre cok uzak sevene göre pek yakın
    Senin uğruna yaratılmışsa bu diyar
    Uzak olan kimden kime ne
    Senin aşkından gidebilirmiyim ötesine
    Senki alemlerin sultanısın
    Ey sevgili !
    Bizki, bizi biz eden senin aşıkların
    Aşkınla kavurdun bizi ey Sultanım
    Nerdesin nerde!
    Bizide bekle yeşil sancağında
    Duymayı nasib et o mübarek sesinle
    Allah ın sevdiği kulu hoşgeldin sözlerini
    Ey sevgili !


  18. 05.Ağustos.2014, 02:46
    9
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Peygamberimiz Hz. Muhammed'e Şiir

    Diyarların diyarındasın
    Ey sevgili !
    Kimine göre cok uzak sevene göre pek yakın
    Senin uğruna yaratılmışsa bu diyar
    Uzak olan kimden kime ne
    Senin aşkından gidebilirmiyim ötesine
    Senki alemlerin sultanısın
    Ey sevgili !
    Bizki, bizi biz eden senin aşıkların
    Aşkınla kavurdun bizi ey Sultanım
    Nerdesin nerde!
    Bizide bekle yeşil sancağında
    Duymayı nasib et o mübarek sesinle
    Allah ın sevdiği kulu hoşgeldin sözlerini
    Ey sevgili !

  19. 15.Ekim.2014, 21:12
    10
    Misafir

    Çok güzel şiirler

    Bu şirleri çok sevdim zaman bulmak istiyorum çünkü bu şiirlerin hepsini yazmak istiyorum


  20. 15.Ekim.2014, 21:12
    10
    yasmin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    yasmin
    Misafir
    Bu şirleri çok sevdim zaman bulmak istiyorum çünkü bu şiirlerin hepsini yazmak istiyorum

  21. 10.Aralık.2014, 20:49
    11
    Misafir

    Cevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    Bitane de benden

    CANIMPEYGAMNERİM

    Sen birtanesin
    Alemlere rahmetsin
    Son peygambersin
    Ümmetine öğretensin


  22. 10.Aralık.2014, 20:49
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Bitane de benden

    CANIMPEYGAMNERİM

    Sen birtanesin
    Alemlere rahmetsin
    Son peygambersin
    Ümmetine öğretensin

  23. 13.Nisan.2015, 16:09
    12
    Misafir

    Cevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    GÜL KOKUNA HASRETİZ

    YA MUHAMMED, BU GECE TEŞRİF ETTİN DÜNYAYA
    GELİŞİNLE SON VERDİN ,KARANLIK HEYULAYA.

    NE ZULMETLER SON BULDU,KİSRA ATEŞİ SÖNDÜ
    SAYENİZDE EFENDİM,KARANLIK ,GÜNE DÖNDÜ.

    EMANETİ KORUYAN,MUHAMMEDÜL-EMİNDİN
    İTİMADIN KALESİ,SEN EN SAĞLAM YEMİNDİN.

    YETİMDİN,KİMSESİZDİN,KİMSESİZLER KİMSESİ
    ŞEFKATLE UZANAN EL,HAK YOLUNUN GÜR SESİ.

    ALLAH,KİTAP BİLMEZDİK,KARANLIĞI SEVERDİK
    DOĞRU YOLA GELMEZDİK,PUT`UMUZU ÖVERDİK.

    NEFİSLERİN MAHKUMU ZİNCİRLİ KÖLELERDİK
    SENİN NURLU YOLUNDA,ŞÜKÜR KULLUĞA ERDİK.

    ALLAH GÖNDERDİ SENİ, BEŞER ŞAŞMASIN DİYE
    BİR DAHA SAPKINLAŞIP,HADDİ AŞMASIN DİYE

    HABİBULLAH MUHAMMED SON NEBİ,SON PEYGAMBER
    GEL,GÖR NE HALLERDEYİZ,SESİMİZE CEVAP VER.

    UNUTTUK ÖĞRETİNİ,ÖĞRETİNİ UNUTTUK
    HAKKI YERLERE ATTIK,BATILI ÜSTÜN TUTTUK.

    ADI BARIŞ DİNİNİ ,TERÖRLE ANIYORLAR
    ÜMMETİN KARANLIKTA,IŞIĞI ARIYORLAR.

    HERKES KENDİ HALİNDE KURTARIYOR GEMİYİ
    VAHŞETE YOLLANIRKEN ESKİTİYOR YENİYİ.

    REHBERSİN SEN YA RESUL,TERKETTİK HADİSİNİ
    BIRAKTIK ELİMİZLE,BİR ALLAHIN İPİNİ.

    GÜL KOKUNA HASRETİZ,EBU CEHİL HORTLADI
    ZALİMİN ZÜLMÜ DEVAM,BİR ALLAH TAN KORKMADI.

    YOLUNA SET ÇEKTİLER,ÜMMETİN GELEMİYOR
    CANI KIYMETLİ OLDU,YOLUNDA VEREMİYOR.

    BATILIN OYUNCAĞI,ÜMMETİNİN HANESİ
    EVİMİZDE GÜRLÜYOR,ŞEYTANLARIN BET SESİ .

    EZANLAR BATAR OLDU,KULAKLARA EZANLAR
    KÜFRÜ SAVUNUR OLDU,KÖŞELERE YAZANLAR.

    SADECE KÜNYELERE İSLAM DİYE YAZILDIK.
    GARİP KALDIK YA RESUL,HARAMLARA EZİLDİK.

    KUR`ANIN IŞIĞINDA KURTULUŞUN MÜJDESİ
    ELBETTE REHBERİMİZ,MUHAMMEDİN GÜR SESİ .

    ŞEFAATİNİ GÖNDER UMUTSUZ ÜMMETİNE
    MUHTACIZ PEYGAMBERİM,MUHTACIZ HİMMETİNE.

    SEN CANIMDAN AZİZSİN,ANAM BABAMDAN ÖNDE
    “CANIM ARZULAR SENİ”,RUHUM HAPİS BU TENDE.

    SENİ SEVMEK YA RESUL,YOLUNDA YÜRÜMEKTİR,
    SENDEN HABERSİZ OLMAK,YAŞARKEN ÇÜRÜMEKTİR.

    “CİHAD “DESEM YA RESUL ,ÜRKERLER KELİMEDEN
    KURTAR BİZİ YA RESUL,ÖMRÜMÜZ ERİMEDEN.

    GÜL KOKUNDAN UZAKTA,NE HUZUR VAR NE RAHAT
    BU GARİP ÜMMETİNE,EDER MİSİN ŞEFAAT?

    Gönülümün gülü
    Bu gün gene sensiz seni anıyorum canım efendim
    Yokluğun sinemde yanan kor misali
    Varlığını arıyor gönlüm suya hasret toprak misali
    Gözlerim, gönlüm, yüreğim, gül yüzünü arıyor canım efendim

    Gönlümün gülü
    Bastığın yerlerde bir zerre olabilseydim keşke
    Yada gözlerinin nazar ettiği bir taş olsaydım
    Seni her daim gönlüme işleyen nakkaş olsaydım
    Yazabilseydim hasretini vuslatın perdelerine
    Gözlerim, gönlüm, yüreğim, gül yüzünü arıyor canım efendim

    Gönlümün gülü
    Alemlere rahmet olarak geldin aydınlandı bu dünya
    Nurun ile şad oldu arz ile sema
    İbrahimin duası İsanın müjdesi sen hatemül enbiyasın
    Ahmedi Muhammed sen gönüllere nakş olansın
    Gecelerime nur, günüme güneş Muhammed Mustafasın

    Gönlümün gülü
    Kisara'nın sarayları gelişinle yıkıldı,nasraninin ateşi gelişinle kül oldu
    Kararmıştı gönüller aydınlık ve nur doldu
    Arz ve sema da melekler saf saf oldu selam ve selvata durdu
    Bu aleme gelişinle nur-u Mustafa doğdu
    Ne güzeldi gelişin fahri kainatın sultanı alem nur ile doldu

    Gönlümün gülü
    Anlatmaya yetmezki bu naçarın kulun dili ve kalemi
    Sen merhamet sen sevgi sen rahmet peygamberi
    Bilesin hasretiz sana dinmez yüreğimizin hasret dili
    Bilesin özlüyor seviyoruz seni ey gönlümün nadide gonca gülü

    Gönlümün gülü
    İsterdim zamanında olaydım sahebelerin en acizi bir ben olaydım
    Hira yada Serv de bir taş olaydım, geçtiğin yollarda toprak olaydım
    Dünya gözü ile bir kez bakaydım nuru cemalin le müştak olaydım
    Özlüyorum seni canım efendim yoluna her şeyim feda efendim
    Şeffatinden bizleri ayırma sen sultanım muhtacız buna
    Muhammed ümmeti hasrettir sana selam selavat sana
    ya Mahammet Mustafa (s.a.v)
    __________________



    Karanlığın Işığı

    MUHAMMED (S.A.V)


    Allah,ü téalanın nuru yüzünde
    Rahmeti alemin dili Muhammed (s.a.v)
    Kalbi temiz sudan duru özünde
    İslam’ı alemin yolu Muhammed (s.a.v)

    İkram sofrasıydı ibret bazında
    Bereketi çoktu zerre azında
    Ezildi ezmedi durdu sözünde
    Sert rüzgarın serin yeli Muhammed (s.a.v)

    Temiz berrak sözü hak niyazında
    Yardıma koşardı burak hızında
    Hasan Hüseyin,i torun dizinde
    Candan cana yakın eli Muhammed (s.a.v)

    Geceler ışıktı onun gözünde
    Merhamet kaynardı karda buzunda
    Babalık sevgisi Fatma kızında
    Tuba ağacının dalı Muhammed (s.a.v)

    Adalet kaynardı hep kazanında
    Hakkı hak tartardı hak mizanında
    Oku öğren çalış demiş lafzında
    Evliya alimin gölü Muhammed (s.a.v)

    Hak aşkına yanar çölün düzünde
    Sıddık Osman Ömer Ali izinde
    Allah’ın kudreti vardı gürzünde
    Yiğit cesur asker kolu Muhammed (s.a.v)

    Azamet mühür,ü var omuzunda
    Hak kitabı kuran nur havuzunda
    Davut Musa İsa hak nazarında
    Rabbinin habibi kulu Muhammed (s.a.v)

    Kıyamete kadar parlak yıldızı
    Ümmetinden çıkmaz onun yaldızı
    Muhammed kucağı üşütmez bizi
    İslam’ın sevilen gülü Muhammed (s.a.v)

    Başak Akdeniz


    GELDİ YÜCE MUHAMMED

    Tüm kitaplar bildirmiş mutlak gelecek idi
    Aklı başında olan onu bilecek idi
    Kurtuluş reçetesi onda olacak idi
    Müjdeleri vererek geldi yüce Muhammed

    Yeni belirmiş idi Âmine’nin rahminde
    Bilginler yanılmamış yaptıkları tahminde
    Müşrikler haklı idi iç donduran vehminde
    Karanlığı yararak geldi yüce Muhammed

    Sarayın direkleri gelişi ile çöktü
    Putperestin anlında korku şimşeği çaktı
    Zulme uğrayan millet derinden bir oh çekti
    Tüm putları kırarak geldi yüce Muhammed

    Küçücük çocuk idi hiçbir putu sevmedi
    Ne yaparsa yapsınlar zalimi hiç övmedi
    Tutup ışık yakmadan karanlığa sövmedi
    Güzellikler dererek geldi yüce Muhammed

    Annenin memesinden emerken taze sütü
    Kız deyip de toprağa yatardı körpe eti
    Geldi de bu zulmete dur dedi çekti seti
    Merhameti sererek geldi yüce Muhammed

    Hıra dağında geldi oku diye ilk emir
    Kutsal ayet önünde peygamber oldu kömür
    Eridi karşısında yüreklerdeki demir
    İlmi öne sürerek geldi yüce Muhammed

    Zalimler saldırdılar korkup kaçar sandılar
    Zaman geldi birçoğu hak tebliğe döndüler
    Israr eden kâfirler kireç gibi söndüler
    Zulme hesap sorarak geldi yüce Muhammed

    Sahabeler ardında etten duvarlar ördü
    Ehli beyti Âliyi dizi dibinde gördü
    Vahyin inceliğini ilk önce ona verdi
    Kalbe ilim örerek geldi yüce Muhammed

    Zalimlerin zulmüne göğsü serip yattılar
    Uhud, Hendek, bedirde birçok savaş ettiler
    Çoğu ashap dünyadan şehit olup gittiler
    Çok acılar görerek geldi yüce Muhammed

    Mizabiye semadan ilim irfan getirdi
    Son veda hutbesiyle tebliğini bitirdi
    Ümmete şefaati mahşer için götürdü
    Canı hakka sürerek gitti yüce Muhammed

    Espiyeli-Muhsin AKTAŞ (Mizabi)


    GELDİ YÜCE MUHAMMED

    Tüm kitaplar bildirmiş mutlak gelecek idi
    Aklı başında olan onu bilecek idi
    Kurtuluş reçetesi onda olacak idi
    Müjdeleri vererek geldi yüce Muhammed

    Yeni belirmiş idi Âmine’nin rahminde
    Bilginler yanılmamış yaptıkları tahminde
    Müşrikler haklı idi iç donduran vehminde
    Karanlığı yararak geldi yüce Muhammed

    Sarayın direkleri gelişi ile çöktü
    Putperestin anlında korku şimşeği çaktı
    Zulme uğrayan millet derinden bir oh çekti
    Tüm putları kırarak geldi yüce Muhammed

    Küçücük çocuk idi hiçbir putu sevmedi
    Ne yaparsa yapsınlar zalimi hiç övmedi
    Tutup ışık yakmadan karanlığa sövmedi
    Güzellikler dererek geldi yüce Muhammed

    Annenin memesinden emerken taze sütü
    Kız deyip de toprağa yatardı körpe eti
    Geldi de bu zulmete dur dedi çekti seti
    Merhameti sererek geldi yüce Muhammed

    Hıra dağında geldi oku diye ilk emir
    Kutsal ayet önünde peygamber oldu kömür
    Eridi karşısında yüreklerdeki demir
    İlmi öne sürerek geldi yüce Muhammed

    Zalimler saldırdılar korkup kaçar sandılar
    Zaman geldi birçoğu hak tebliğe döndüler
    Israr eden kâfirler kireç gibi söndüler
    Zulme hesap sorarak geldi yüce Muhammed

    Sahabeler ardında etten duvarlar ördü
    Ehli beyti Âliyi dizi dibinde gördü
    Vahyin inceliğini ilk önce ona verdi
    Kalbe ilim örerek geldi yüce Muhammed

    Zalimlerin zulmüne göğsü serip yattılar
    Uhud, Hendek, bedirde birçok savaş ettiler
    Çoğu ashap dünyadan şehit olup gittiler
    Çok acılar görerek geldi yüce Muhammed


    Mizabiye semadan ilim irfan getirdi
    Son veda hutbesiyle tebliğini bitirdi
    Ümmete şefaati mahşer için götürdü
    Canı hakka sürerek gitti yüce Muhammed
    Espiyeli-Muhsin AKTAŞ (Mizabi)

    40 Yaşındasın

    Rahmetini umarak
    Günahkar bir dille;
    Allah Azze ve Celle

    Ya Rasulallah,
    lemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden,
    Kalbimizden seyrediyoruz seni.

    İşte
    Bir yaşındasın,
    Beni Sa'd yurdundasın
    Sana süt anne olmadı kadınlar
    Bu yüzden dargın bulutlar
    Bir damla yağmur indirmiyor
    Kıtlık hüküm sürüyor Beni Sa'd yurdunda
    Minicik bir bulut var gökyüzünde
    Sana aşık...
    Ayrılmıyor başucundan
    Ve insanlar yağmur duasında...
    Hz.Halime kucağına alıyor seni
    Yüzünde bir gölgelik...Seni güneşten korumak için
    Oysa minicik bulut gökyüzünde
    Sana meftun, sana kilitli...
    Ve dua eden rahibin kucağındasın
    Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip
    Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da
    Ama sen unutmuyorsun
    Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun
    O minicik bulut ilişiyor bakışlarına
    Büyüyor, büyüyor...
    Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan
    Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini
    Çoğusu bilmiyor seni...

    Altı yaşındasın
    Medine-i Münevvere yolundasın
    Yanında aziz annen ve Ümmü Eymen
    Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında
    Sonra yolda, Ebva'da öksüzlük karşılıyor seni
    Mekke'ye annesiz giriyorsun
    Abdulmuttalip bir başka seviyor seni
    Ebu Talip bir başka seviyor

    Ya Rasulallah
    Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında
    Onlar anne deyince sen yere mi bakardın
    Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı Ebva'ya
    Kaç gece anne diye hıçkırdın
    Efendim!
    Senin yerine de anne dedik annemize
    Senin yerine de baba dedik

    Yirmi beş yaşındasın
    Ve bambaşkasın
    Kimse sana denk değil
    Şefkat yayıyor kokun
    Güven veriyor sesin
    Sen Muhammed-ül Emin' sin

    Otuz üç yaşındasın
    Dalga dalga rahmet var

    Otuz beş yaşındasın
    Hadi gel bekletme yar
    İniltiler çalıyor kapısını göklerin
    Hadi gel bekletme yar
    Sinesi çatlayacak Rasul bekleyenlerin...
    Hadi gel ey Yâr!
    Nurdağına davet var

    İşte
    Kırk yaşındasın
    Hira Nur dağındasın
    Cibril iniyor göklerden
    Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor
    Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan ' Ah! ' sın
    Karanlık gecelerimize sabahsın
    Sen Nebiyullahsın
    Sen Habibullahsın
    Sen Rasulullahsın

    Niye incittilerki seni sultanım
    Niye işkence yaptılarki sana
    Ebu Talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar
    Himayesiz kaldın diye mi
    Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne
    ' Amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin ' diyişin
    Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza
    Başına pislikler saçılıyor
    Başlar feda o mübarek başına
    Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar
    Biri koşuyor Mekke sokaklarından sana doğru
    Biri koşuyor ama sanki yere inmiş Arş-ı la
    ' Bu koşan kimdir ' diye bir soru dolaşıyor boşlukta
    Bu koşan kim?
    Ve cevap veriyor biri:
    Muhammed' in kızı Fatımatüz-Zehra
    Velilerin anası...
    Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın
    Sana yeryüzünde en çok benzeyen
    Gülmesi sen, ağlaması sen
    ' Ağlama kızım ' diyişin geliyor aklımıza
    Niye çıkardılar ki yurdundan seni
    Himayesiz kaldın diye mi
    Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni
    Seni yetim bulup barındıranı
    Seni alemlere rahmet kılanı
    Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun
    Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun
    'Seni bizim elimizden kim kurtaracak' diyorlardı
    Sen,
    Sen ' Allah! ' diyordun
    Allah Azze ve Celle
    Semayı haşyet kaplıyordu
    Sen ' Allah! ' diyordun
    Arş-ı la titriyordu
    Bedir' de ' Allah! ' diyordun
    Üç bin melek iniyordu alaca atlarda
    Yüz yirmi beş bin sahabi:
    ' Anam babam sana feda olsun ' diyordu

    Ya Rasulallah
    Medine-i Münevvere sokaklarında yürüyordun
    Neccar Oğulları'nın küçük kızları seni görünce
    Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi
    ' Beni seviyor musunuz ' diye sormuştun onlara
    ' Seni çok seviyoruz Ya Habiballah ' demişlerdi
    Sen de:
    ' Allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum' demiştin
    Bu gün yaşayan gençler var
    Neccar Oğulları'nın kızları diğil belki
    Ama seni onlar da çok seviyor
    Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar
    Senden başka kimseleri yok
    Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun

    Altmış üç yaşındasın
    Refik-i la duasındasın
    Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu
    Kenarları beyazdı
    Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın
    Ve mübarek ellerini dizine vurarak:
    ' Görüyor musunuz ne kadar güzel ' demiştin
    Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti:
    ' Anam babam sana feda olsun ya Rasulallah, onu bana ver '
    Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile
    İstendiğinde katiyyen ' hayır ' demediğini bile bile
    ' Peki ' dedin o zata
    Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin
    Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı
    Aynı cübbeden yine yine diktirdiler
    Ama giyinmek nasip olmadı
    Haberler uçurmuştun Ebu Hureyre' nin diliyle:
    ' Benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne de evladımız olsaydı diyecekler '
    Ve Hz. Enes ile paylaşmıştın özlemini
    ' Beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim'

    Sultanım!
    Ey Medine minberinde ' ümmeti, ümmeti ' diye hüznü giyen sevgili
    Ey Mekke mihrabında alemler hesabına ' Allah! ' diyen sevgili
    Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik
    Rabbinden bize ne getirdi isen amenna
    Duyduk, itaat ettik

    Ya Rasulallah
    Sen hâlâ kırk yaşındasın
    Ve hâlâ ümmetinin başındasın...

    Dursun Ali Erzincanlı

    Sevinç sevinç berrak
    Ve yıldız yıldız parlak
    Bir dağ pınarı
    Üstünde beyaz bulutların
    Ve kuytusunda bir yeşil yamacın
    Aziz ruhlar sallamış beşiğini
    Veda edip çocuk tazeliğiyle bulutlara
    Raks eder gibi iner mermer kayalara
    Haykırır sevincini semalara
    Dağ geçitlerinde
    Önüne katar renk renk çakılları
    Ve bağrına basar kardeş pınarları
    Çiçeklenir ayak bastığı yerler
    Ve nefesiyle yeşerir çimenler
    Yoldaşı olur şimdi ırmaklar
    Ovaları doldurur gümüş ışıklar
    Bir ses yükselir pınarlardan

    "Kardeş ayırma bizi koynundan,
    Bekliyor Yaratan.
    Yoksa bizi çölün kumları yutacak
    Güneş kanımızı kurutacak
    Kardeş,
    Dağın ırmaklarını, ovanın ırmaklarını
    Hepimizi alıp koynuna
    Eriştir bizi yüce Rabbına
    Ezelî Deryâ'nın yanına."
    Peki, der, dağ pınarı
    Kendinde toplar bütün pınarları
    Ve haşmetle kabarır göğsü, kolları
    Ülkeler açılır uğradığı yerlerde
    Yeni şehirler doğar ayaklarının altında...
    Kulelerin alev zirvelerini
    Ve haşmetli mermer saraylarını
    Bırakıp arkasında
    Yürür mukadder yolunda
    Dalgalanır başının üstünde binlerce bayrak
    İhtişamının şahitleri
    Evlâtlarını Rabbine ulaştırarak
    Karışır İlâhî ummana coşarak!

    Goethe'nin "Hz. Muhammed'in Terennümü" adlı şiiri


  24. 13.Nisan.2015, 16:09
    12
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    GÜL KOKUNA HASRETİZ

    YA MUHAMMED, BU GECE TEŞRİF ETTİN DÜNYAYA
    GELİŞİNLE SON VERDİN ,KARANLIK HEYULAYA.

    NE ZULMETLER SON BULDU,KİSRA ATEŞİ SÖNDÜ
    SAYENİZDE EFENDİM,KARANLIK ,GÜNE DÖNDÜ.

    EMANETİ KORUYAN,MUHAMMEDÜL-EMİNDİN
    İTİMADIN KALESİ,SEN EN SAĞLAM YEMİNDİN.

    YETİMDİN,KİMSESİZDİN,KİMSESİZLER KİMSESİ
    ŞEFKATLE UZANAN EL,HAK YOLUNUN GÜR SESİ.

    ALLAH,KİTAP BİLMEZDİK,KARANLIĞI SEVERDİK
    DOĞRU YOLA GELMEZDİK,PUT`UMUZU ÖVERDİK.

    NEFİSLERİN MAHKUMU ZİNCİRLİ KÖLELERDİK
    SENİN NURLU YOLUNDA,ŞÜKÜR KULLUĞA ERDİK.

    ALLAH GÖNDERDİ SENİ, BEŞER ŞAŞMASIN DİYE
    BİR DAHA SAPKINLAŞIP,HADDİ AŞMASIN DİYE

    HABİBULLAH MUHAMMED SON NEBİ,SON PEYGAMBER
    GEL,GÖR NE HALLERDEYİZ,SESİMİZE CEVAP VER.

    UNUTTUK ÖĞRETİNİ,ÖĞRETİNİ UNUTTUK
    HAKKI YERLERE ATTIK,BATILI ÜSTÜN TUTTUK.

    ADI BARIŞ DİNİNİ ,TERÖRLE ANIYORLAR
    ÜMMETİN KARANLIKTA,IŞIĞI ARIYORLAR.

    HERKES KENDİ HALİNDE KURTARIYOR GEMİYİ
    VAHŞETE YOLLANIRKEN ESKİTİYOR YENİYİ.

    REHBERSİN SEN YA RESUL,TERKETTİK HADİSİNİ
    BIRAKTIK ELİMİZLE,BİR ALLAHIN İPİNİ.

    GÜL KOKUNA HASRETİZ,EBU CEHİL HORTLADI
    ZALİMİN ZÜLMÜ DEVAM,BİR ALLAH TAN KORKMADI.

    YOLUNA SET ÇEKTİLER,ÜMMETİN GELEMİYOR
    CANI KIYMETLİ OLDU,YOLUNDA VEREMİYOR.

    BATILIN OYUNCAĞI,ÜMMETİNİN HANESİ
    EVİMİZDE GÜRLÜYOR,ŞEYTANLARIN BET SESİ .

    EZANLAR BATAR OLDU,KULAKLARA EZANLAR
    KÜFRÜ SAVUNUR OLDU,KÖŞELERE YAZANLAR.

    SADECE KÜNYELERE İSLAM DİYE YAZILDIK.
    GARİP KALDIK YA RESUL,HARAMLARA EZİLDİK.

    KUR`ANIN IŞIĞINDA KURTULUŞUN MÜJDESİ
    ELBETTE REHBERİMİZ,MUHAMMEDİN GÜR SESİ .

    ŞEFAATİNİ GÖNDER UMUTSUZ ÜMMETİNE
    MUHTACIZ PEYGAMBERİM,MUHTACIZ HİMMETİNE.

    SEN CANIMDAN AZİZSİN,ANAM BABAMDAN ÖNDE
    “CANIM ARZULAR SENİ”,RUHUM HAPİS BU TENDE.

    SENİ SEVMEK YA RESUL,YOLUNDA YÜRÜMEKTİR,
    SENDEN HABERSİZ OLMAK,YAŞARKEN ÇÜRÜMEKTİR.

    “CİHAD “DESEM YA RESUL ,ÜRKERLER KELİMEDEN
    KURTAR BİZİ YA RESUL,ÖMRÜMÜZ ERİMEDEN.

    GÜL KOKUNDAN UZAKTA,NE HUZUR VAR NE RAHAT
    BU GARİP ÜMMETİNE,EDER MİSİN ŞEFAAT?

    Gönülümün gülü
    Bu gün gene sensiz seni anıyorum canım efendim
    Yokluğun sinemde yanan kor misali
    Varlığını arıyor gönlüm suya hasret toprak misali
    Gözlerim, gönlüm, yüreğim, gül yüzünü arıyor canım efendim

    Gönlümün gülü
    Bastığın yerlerde bir zerre olabilseydim keşke
    Yada gözlerinin nazar ettiği bir taş olsaydım
    Seni her daim gönlüme işleyen nakkaş olsaydım
    Yazabilseydim hasretini vuslatın perdelerine
    Gözlerim, gönlüm, yüreğim, gül yüzünü arıyor canım efendim

    Gönlümün gülü
    Alemlere rahmet olarak geldin aydınlandı bu dünya
    Nurun ile şad oldu arz ile sema
    İbrahimin duası İsanın müjdesi sen hatemül enbiyasın
    Ahmedi Muhammed sen gönüllere nakş olansın
    Gecelerime nur, günüme güneş Muhammed Mustafasın

    Gönlümün gülü
    Kisara'nın sarayları gelişinle yıkıldı,nasraninin ateşi gelişinle kül oldu
    Kararmıştı gönüller aydınlık ve nur doldu
    Arz ve sema da melekler saf saf oldu selam ve selvata durdu
    Bu aleme gelişinle nur-u Mustafa doğdu
    Ne güzeldi gelişin fahri kainatın sultanı alem nur ile doldu

    Gönlümün gülü
    Anlatmaya yetmezki bu naçarın kulun dili ve kalemi
    Sen merhamet sen sevgi sen rahmet peygamberi
    Bilesin hasretiz sana dinmez yüreğimizin hasret dili
    Bilesin özlüyor seviyoruz seni ey gönlümün nadide gonca gülü

    Gönlümün gülü
    İsterdim zamanında olaydım sahebelerin en acizi bir ben olaydım
    Hira yada Serv de bir taş olaydım, geçtiğin yollarda toprak olaydım
    Dünya gözü ile bir kez bakaydım nuru cemalin le müştak olaydım
    Özlüyorum seni canım efendim yoluna her şeyim feda efendim
    Şeffatinden bizleri ayırma sen sultanım muhtacız buna
    Muhammed ümmeti hasrettir sana selam selavat sana
    ya Mahammet Mustafa (s.a.v)
    __________________



    Karanlığın Işığı

    MUHAMMED (S.A.V)


    Allah,ü téalanın nuru yüzünde
    Rahmeti alemin dili Muhammed (s.a.v)
    Kalbi temiz sudan duru özünde
    İslam’ı alemin yolu Muhammed (s.a.v)

    İkram sofrasıydı ibret bazında
    Bereketi çoktu zerre azında
    Ezildi ezmedi durdu sözünde
    Sert rüzgarın serin yeli Muhammed (s.a.v)

    Temiz berrak sözü hak niyazında
    Yardıma koşardı burak hızında
    Hasan Hüseyin,i torun dizinde
    Candan cana yakın eli Muhammed (s.a.v)

    Geceler ışıktı onun gözünde
    Merhamet kaynardı karda buzunda
    Babalık sevgisi Fatma kızında
    Tuba ağacının dalı Muhammed (s.a.v)

    Adalet kaynardı hep kazanında
    Hakkı hak tartardı hak mizanında
    Oku öğren çalış demiş lafzında
    Evliya alimin gölü Muhammed (s.a.v)

    Hak aşkına yanar çölün düzünde
    Sıddık Osman Ömer Ali izinde
    Allah’ın kudreti vardı gürzünde
    Yiğit cesur asker kolu Muhammed (s.a.v)

    Azamet mühür,ü var omuzunda
    Hak kitabı kuran nur havuzunda
    Davut Musa İsa hak nazarında
    Rabbinin habibi kulu Muhammed (s.a.v)

    Kıyamete kadar parlak yıldızı
    Ümmetinden çıkmaz onun yaldızı
    Muhammed kucağı üşütmez bizi
    İslam’ın sevilen gülü Muhammed (s.a.v)

    Başak Akdeniz


    GELDİ YÜCE MUHAMMED

    Tüm kitaplar bildirmiş mutlak gelecek idi
    Aklı başında olan onu bilecek idi
    Kurtuluş reçetesi onda olacak idi
    Müjdeleri vererek geldi yüce Muhammed

    Yeni belirmiş idi Âmine’nin rahminde
    Bilginler yanılmamış yaptıkları tahminde
    Müşrikler haklı idi iç donduran vehminde
    Karanlığı yararak geldi yüce Muhammed

    Sarayın direkleri gelişi ile çöktü
    Putperestin anlında korku şimşeği çaktı
    Zulme uğrayan millet derinden bir oh çekti
    Tüm putları kırarak geldi yüce Muhammed

    Küçücük çocuk idi hiçbir putu sevmedi
    Ne yaparsa yapsınlar zalimi hiç övmedi
    Tutup ışık yakmadan karanlığa sövmedi
    Güzellikler dererek geldi yüce Muhammed

    Annenin memesinden emerken taze sütü
    Kız deyip de toprağa yatardı körpe eti
    Geldi de bu zulmete dur dedi çekti seti
    Merhameti sererek geldi yüce Muhammed

    Hıra dağında geldi oku diye ilk emir
    Kutsal ayet önünde peygamber oldu kömür
    Eridi karşısında yüreklerdeki demir
    İlmi öne sürerek geldi yüce Muhammed

    Zalimler saldırdılar korkup kaçar sandılar
    Zaman geldi birçoğu hak tebliğe döndüler
    Israr eden kâfirler kireç gibi söndüler
    Zulme hesap sorarak geldi yüce Muhammed

    Sahabeler ardında etten duvarlar ördü
    Ehli beyti Âliyi dizi dibinde gördü
    Vahyin inceliğini ilk önce ona verdi
    Kalbe ilim örerek geldi yüce Muhammed

    Zalimlerin zulmüne göğsü serip yattılar
    Uhud, Hendek, bedirde birçok savaş ettiler
    Çoğu ashap dünyadan şehit olup gittiler
    Çok acılar görerek geldi yüce Muhammed

    Mizabiye semadan ilim irfan getirdi
    Son veda hutbesiyle tebliğini bitirdi
    Ümmete şefaati mahşer için götürdü
    Canı hakka sürerek gitti yüce Muhammed

    Espiyeli-Muhsin AKTAŞ (Mizabi)


    GELDİ YÜCE MUHAMMED

    Tüm kitaplar bildirmiş mutlak gelecek idi
    Aklı başında olan onu bilecek idi
    Kurtuluş reçetesi onda olacak idi
    Müjdeleri vererek geldi yüce Muhammed

    Yeni belirmiş idi Âmine’nin rahminde
    Bilginler yanılmamış yaptıkları tahminde
    Müşrikler haklı idi iç donduran vehminde
    Karanlığı yararak geldi yüce Muhammed

    Sarayın direkleri gelişi ile çöktü
    Putperestin anlında korku şimşeği çaktı
    Zulme uğrayan millet derinden bir oh çekti
    Tüm putları kırarak geldi yüce Muhammed

    Küçücük çocuk idi hiçbir putu sevmedi
    Ne yaparsa yapsınlar zalimi hiç övmedi
    Tutup ışık yakmadan karanlığa sövmedi
    Güzellikler dererek geldi yüce Muhammed

    Annenin memesinden emerken taze sütü
    Kız deyip de toprağa yatardı körpe eti
    Geldi de bu zulmete dur dedi çekti seti
    Merhameti sererek geldi yüce Muhammed

    Hıra dağında geldi oku diye ilk emir
    Kutsal ayet önünde peygamber oldu kömür
    Eridi karşısında yüreklerdeki demir
    İlmi öne sürerek geldi yüce Muhammed

    Zalimler saldırdılar korkup kaçar sandılar
    Zaman geldi birçoğu hak tebliğe döndüler
    Israr eden kâfirler kireç gibi söndüler
    Zulme hesap sorarak geldi yüce Muhammed

    Sahabeler ardında etten duvarlar ördü
    Ehli beyti Âliyi dizi dibinde gördü
    Vahyin inceliğini ilk önce ona verdi
    Kalbe ilim örerek geldi yüce Muhammed

    Zalimlerin zulmüne göğsü serip yattılar
    Uhud, Hendek, bedirde birçok savaş ettiler
    Çoğu ashap dünyadan şehit olup gittiler
    Çok acılar görerek geldi yüce Muhammed


    Mizabiye semadan ilim irfan getirdi
    Son veda hutbesiyle tebliğini bitirdi
    Ümmete şefaati mahşer için götürdü
    Canı hakka sürerek gitti yüce Muhammed
    Espiyeli-Muhsin AKTAŞ (Mizabi)

    40 Yaşındasın

    Rahmetini umarak
    Günahkar bir dille;
    Allah Azze ve Celle

    Ya Rasulallah,
    lemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden,
    Kalbimizden seyrediyoruz seni.

    İşte
    Bir yaşındasın,
    Beni Sa'd yurdundasın
    Sana süt anne olmadı kadınlar
    Bu yüzden dargın bulutlar
    Bir damla yağmur indirmiyor
    Kıtlık hüküm sürüyor Beni Sa'd yurdunda
    Minicik bir bulut var gökyüzünde
    Sana aşık...
    Ayrılmıyor başucundan
    Ve insanlar yağmur duasında...
    Hz.Halime kucağına alıyor seni
    Yüzünde bir gölgelik...Seni güneşten korumak için
    Oysa minicik bulut gökyüzünde
    Sana meftun, sana kilitli...
    Ve dua eden rahibin kucağındasın
    Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip
    Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da
    Ama sen unutmuyorsun
    Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun
    O minicik bulut ilişiyor bakışlarına
    Büyüyor, büyüyor...
    Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan
    Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini
    Çoğusu bilmiyor seni...

    Altı yaşındasın
    Medine-i Münevvere yolundasın
    Yanında aziz annen ve Ümmü Eymen
    Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında
    Sonra yolda, Ebva'da öksüzlük karşılıyor seni
    Mekke'ye annesiz giriyorsun
    Abdulmuttalip bir başka seviyor seni
    Ebu Talip bir başka seviyor

    Ya Rasulallah
    Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında
    Onlar anne deyince sen yere mi bakardın
    Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı Ebva'ya
    Kaç gece anne diye hıçkırdın
    Efendim!
    Senin yerine de anne dedik annemize
    Senin yerine de baba dedik

    Yirmi beş yaşındasın
    Ve bambaşkasın
    Kimse sana denk değil
    Şefkat yayıyor kokun
    Güven veriyor sesin
    Sen Muhammed-ül Emin' sin

    Otuz üç yaşındasın
    Dalga dalga rahmet var

    Otuz beş yaşındasın
    Hadi gel bekletme yar
    İniltiler çalıyor kapısını göklerin
    Hadi gel bekletme yar
    Sinesi çatlayacak Rasul bekleyenlerin...
    Hadi gel ey Yâr!
    Nurdağına davet var

    İşte
    Kırk yaşındasın
    Hira Nur dağındasın
    Cibril iniyor göklerden
    Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor
    Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan ' Ah! ' sın
    Karanlık gecelerimize sabahsın
    Sen Nebiyullahsın
    Sen Habibullahsın
    Sen Rasulullahsın

    Niye incittilerki seni sultanım
    Niye işkence yaptılarki sana
    Ebu Talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar
    Himayesiz kaldın diye mi
    Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne
    ' Amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin ' diyişin
    Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza
    Başına pislikler saçılıyor
    Başlar feda o mübarek başına
    Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar
    Biri koşuyor Mekke sokaklarından sana doğru
    Biri koşuyor ama sanki yere inmiş Arş-ı la
    ' Bu koşan kimdir ' diye bir soru dolaşıyor boşlukta
    Bu koşan kim?
    Ve cevap veriyor biri:
    Muhammed' in kızı Fatımatüz-Zehra
    Velilerin anası...
    Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın
    Sana yeryüzünde en çok benzeyen
    Gülmesi sen, ağlaması sen
    ' Ağlama kızım ' diyişin geliyor aklımıza
    Niye çıkardılar ki yurdundan seni
    Himayesiz kaldın diye mi
    Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni
    Seni yetim bulup barındıranı
    Seni alemlere rahmet kılanı
    Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun
    Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun
    'Seni bizim elimizden kim kurtaracak' diyorlardı
    Sen,
    Sen ' Allah! ' diyordun
    Allah Azze ve Celle
    Semayı haşyet kaplıyordu
    Sen ' Allah! ' diyordun
    Arş-ı la titriyordu
    Bedir' de ' Allah! ' diyordun
    Üç bin melek iniyordu alaca atlarda
    Yüz yirmi beş bin sahabi:
    ' Anam babam sana feda olsun ' diyordu

    Ya Rasulallah
    Medine-i Münevvere sokaklarında yürüyordun
    Neccar Oğulları'nın küçük kızları seni görünce
    Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi
    ' Beni seviyor musunuz ' diye sormuştun onlara
    ' Seni çok seviyoruz Ya Habiballah ' demişlerdi
    Sen de:
    ' Allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum' demiştin
    Bu gün yaşayan gençler var
    Neccar Oğulları'nın kızları diğil belki
    Ama seni onlar da çok seviyor
    Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar
    Senden başka kimseleri yok
    Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun

    Altmış üç yaşındasın
    Refik-i la duasındasın
    Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu
    Kenarları beyazdı
    Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın
    Ve mübarek ellerini dizine vurarak:
    ' Görüyor musunuz ne kadar güzel ' demiştin
    Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti:
    ' Anam babam sana feda olsun ya Rasulallah, onu bana ver '
    Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile
    İstendiğinde katiyyen ' hayır ' demediğini bile bile
    ' Peki ' dedin o zata
    Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin
    Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı
    Aynı cübbeden yine yine diktirdiler
    Ama giyinmek nasip olmadı
    Haberler uçurmuştun Ebu Hureyre' nin diliyle:
    ' Benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne de evladımız olsaydı diyecekler '
    Ve Hz. Enes ile paylaşmıştın özlemini
    ' Beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim'

    Sultanım!
    Ey Medine minberinde ' ümmeti, ümmeti ' diye hüznü giyen sevgili
    Ey Mekke mihrabında alemler hesabına ' Allah! ' diyen sevgili
    Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik
    Rabbinden bize ne getirdi isen amenna
    Duyduk, itaat ettik

    Ya Rasulallah
    Sen hâlâ kırk yaşındasın
    Ve hâlâ ümmetinin başındasın...

    Dursun Ali Erzincanlı

    Sevinç sevinç berrak
    Ve yıldız yıldız parlak
    Bir dağ pınarı
    Üstünde beyaz bulutların
    Ve kuytusunda bir yeşil yamacın
    Aziz ruhlar sallamış beşiğini
    Veda edip çocuk tazeliğiyle bulutlara
    Raks eder gibi iner mermer kayalara
    Haykırır sevincini semalara
    Dağ geçitlerinde
    Önüne katar renk renk çakılları
    Ve bağrına basar kardeş pınarları
    Çiçeklenir ayak bastığı yerler
    Ve nefesiyle yeşerir çimenler
    Yoldaşı olur şimdi ırmaklar
    Ovaları doldurur gümüş ışıklar
    Bir ses yükselir pınarlardan

    "Kardeş ayırma bizi koynundan,
    Bekliyor Yaratan.
    Yoksa bizi çölün kumları yutacak
    Güneş kanımızı kurutacak
    Kardeş,
    Dağın ırmaklarını, ovanın ırmaklarını
    Hepimizi alıp koynuna
    Eriştir bizi yüce Rabbına
    Ezelî Deryâ'nın yanına."
    Peki, der, dağ pınarı
    Kendinde toplar bütün pınarları
    Ve haşmetle kabarır göğsü, kolları
    Ülkeler açılır uğradığı yerlerde
    Yeni şehirler doğar ayaklarının altında...
    Kulelerin alev zirvelerini
    Ve haşmetli mermer saraylarını
    Bırakıp arkasında
    Yürür mukadder yolunda
    Dalgalanır başının üstünde binlerce bayrak
    İhtişamının şahitleri
    Evlâtlarını Rabbine ulaştırarak
    Karışır İlâhî ummana coşarak!

    Goethe'nin "Hz. Muhammed'in Terennümü" adlı şiiri




+ Yorum Gönder
Git 12 Son