Konusunu Oylayın.: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

5 üzerinden 4.49 | Toplam : 210 kişi
Peygamberimiz ile ilgili şiirler
  1. 13.Nisan.2015, 16:09
    13
    Misafir

    Cevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    reklam


    Cevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler isimli yazı www.Mumsema.comCevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler
    GÜL KOKUNA HASRETİZ

    YA MUHAMMED, BU GECE TEŞRİF ETTİN DÜNYAYA
    GELİŞİNLE SON VERDİN ,KARANLIK HEYULAYA.

    NE ZULMETLER SON BULDU,KİSRA ATEŞİ SÖNDÜ
    SAYENİZDE EFENDİM,KARANLIK ,GÜNE DÖNDÜ.

    EMANETİ KORUYAN,MUHAMMEDÜL-EMİNDİN
    İTİMADIN KALESİ,SEN EN SAĞLAM YEMİNDİN.

    YETİMDİN,KİMSESİZDİN,KİMSESİZLER KİMSESİ
    ŞEFKATLE UZANAN EL,HAK YOLUNUN GÜR SESİ.

    ALLAH,KİTAP BİLMEZDİK,KARANLIĞI SEVERDİK
    DOĞRU YOLA GELMEZDİK,PUT`UMUZU ÖVERDİK.

    NEFİSLERİN MAHKUMU ZİNCİRLİ KÖLELERDİK
    SENİN NURLU YOLUNDA,ŞÜKÜR KULLUĞA ERDİK.

    ALLAH GÖNDERDİ SENİ, BEŞER ŞAŞMASIN DİYE
    BİR DAHA SAPKINLAŞIP,HADDİ AŞMASIN DİYE

    HABİBULLAH MUHAMMED SON NEBİ,SON PEYGAMBER
    GEL,GÖR NE HALLERDEYİZ,SESİMİZE CEVAP VER.

    UNUTTUK ÖĞRETİNİ,ÖĞRETİNİ UNUTTUK
    HAKKI YERLERE ATTIK,BATILI ÜSTÜN TUTTUK.

    ADI BARIŞ DİNİNİ ,TERÖRLE ANIYORLAR
    ÜMMETİN KARANLIKTA,IŞIĞI ARIYORLAR.

    HERKES KENDİ HALİNDE KURTARIYOR GEMİYİ
    VAHŞETE YOLLANIRKEN ESKİTİYOR YENİYİ.

    REHBERSİN SEN YA RESUL,TERKETTİK HADİSİNİ
    BIRAKTIK ELİMİZLE,BİR ALLAHIN İPİNİ.

    GÜL KOKUNA HASRETİZ,EBU CEHİL HORTLADI
    ZALİMİN ZÜLMÜ DEVAM,BİR ALLAH TAN KORKMADI.

    YOLUNA SET ÇEKTİLER,ÜMMETİN GELEMİYOR
    CANI KIYMETLİ OLDU,YOLUNDA VEREMİYOR.

    BATILIN OYUNCAĞI,ÜMMETİNİN HANESİ
    EVİMİZDE GÜRLÜYOR,ŞEYTANLARIN BET SESİ .

    EZANLAR BATAR OLDU,KULAKLARA EZANLAR
    KÜFRÜ SAVUNUR OLDU,KÖŞELERE YAZANLAR.

    SADECE KÜNYELERE İSLAM DİYE YAZILDIK.
    GARİP KALDIK YA RESUL,HARAMLARA EZİLDİK.

    KUR`ANIN IŞIĞINDA KURTULUŞUN MÜJDESİ
    ELBETTE REHBERİMİZ,MUHAMMEDİN GÜR SESİ .

    ŞEFAATİNİ GÖNDER UMUTSUZ ÜMMETİNE
    MUHTACIZ PEYGAMBERİM,MUHTACIZ HİMMETİNE.

    SEN CANIMDAN AZİZSİN,ANAM BABAMDAN ÖNDE
    “CANIM ARZULAR SENİ”,RUHUM HAPİS BU TENDE.

    SENİ SEVMEK YA RESUL,YOLUNDA YÜRÜMEKTİR,
    SENDEN HABERSİZ OLMAK,YAŞARKEN ÇÜRÜMEKTİR.

    “CİHAD “DESEM YA RESUL ,ÜRKERLER KELİMEDEN
    KURTAR BİZİ YA RESUL,ÖMRÜMÜZ ERİMEDEN.

    GÜL KOKUNDAN UZAKTA,NE HUZUR VAR NE RAHAT
    BU GARİP ÜMMETİNE,EDER MİSİN ŞEFAAT?

    Gönülümün gülü
    Bu gün gene sensiz seni anıyorum canım efendim
    Yokluğun sinemde yanan kor misali
    Varlığını arıyor gönlüm suya hasret toprak misali
    Gözlerim, gönlüm, yüreğim, gül yüzünü arıyor canım efendim

    Gönlümün gülü
    Bastığın yerlerde bir zerre olabilseydim keşke
    Yada gözlerinin nazar ettiği bir taş olsaydım
    Seni her daim gönlüme işleyen nakkaş olsaydım
    Yazabilseydim hasretini vuslatın perdelerine
    Gözlerim, gönlüm, yüreğim, gül yüzünü arıyor canım efendim

    Gönlümün gülü
    Alemlere rahmet olarak geldin aydınlandı bu dünya
    Nurun ile şad oldu arz ile sema
    İbrahimin duası İsanın müjdesi sen hatemül enbiyasın
    Ahmedi Muhammed sen gönüllere nakş olansın
    Gecelerime nur, günüme güneş Muhammed Mustafasın

    Gönlümün gülü
    Kisara'nın sarayları gelişinle yıkıldı,nasraninin ateşi gelişinle kül oldu
    Kararmıştı gönüller aydınlık ve nur doldu
    Arz ve sema da melekler saf saf oldu selam ve selvata durdu
    Bu aleme gelişinle nur-u Mustafa doğdu
    Ne güzeldi gelişin fahri kainatın sultanı alem nur ile doldu

    Gönlümün gülü
    Anlatmaya yetmezki bu naçarın kulun dili ve kalemi
    Sen merhamet sen sevgi sen rahmet peygamberi
    Bilesin hasretiz sana dinmez yüreğimizin hasret dili
    Bilesin özlüyor seviyoruz seni ey gönlümün nadide gonca gülü

    Gönlümün gülü
    İsterdim zamanında olaydım sahebelerin en acizi bir ben olaydım
    Hira yada Serv de bir taş olaydım, geçtiğin yollarda toprak olaydım
    Dünya gözü ile bir kez bakaydım nuru cemalin le müştak olaydım
    Özlüyorum seni canım efendim yoluna her şeyim feda efendim
    Şeffatinden bizleri ayırma sen sultanım muhtacız buna
    Muhammed ümmeti hasrettir sana selam selavat sana
    ya Mahammet Mustafa (s.a.v)
    __________________



    Karanlığın Işığı

    MUHAMMED (S.A.V)


    Allah,ü téalanın nuru yüzünde
    Rahmeti alemin dili Muhammed (s.a.v)
    Kalbi temiz sudan duru özünde
    İslam’ı alemin yolu Muhammed (s.a.v)

    İkram sofrasıydı ibret bazında
    Bereketi çoktu zerre azında
    Ezildi ezmedi durdu sözünde
    Sert rüzgarın serin yeli Muhammed (s.a.v)

    Temiz berrak sözü hak niyazında
    Yardıma koşardı burak hızında
    Hasan Hüseyin,i torun dizinde
    Candan cana yakın eli Muhammed (s.a.v)

    Geceler ışıktı onun gözünde
    Merhamet kaynardı karda buzunda
    Babalık sevgisi Fatma kızında
    Tuba ağacının dalı Muhammed (s.a.v)

    Adalet kaynardı hep kazanında
    Hakkı hak tartardı hak mizanında
    Oku öğren çalış demiş lafzında
    Evliya alimin gölü Muhammed (s.a.v)

    Hak aşkına yanar çölün düzünde
    Sıddık Osman Ömer Ali izinde
    Allah’ın kudreti vardı gürzünde
    Yiğit cesur asker kolu Muhammed (s.a.v)

    Azamet mühür,ü var omuzunda
    Hak kitabı kuran nur havuzunda
    Davut Musa İsa hak nazarında
    Rabbinin habibi kulu Muhammed (s.a.v)

    Kıyamete kadar parlak yıldızı
    Ümmetinden çıkmaz onun yaldızı
    Muhammed kucağı üşütmez bizi
    İslam’ın sevilen gülü Muhammed (s.a.v)

    Başak Akdeniz


    GELDİ YÜCE MUHAMMED

    Tüm kitaplar bildirmiş mutlak gelecek idi
    Aklı başında olan onu bilecek idi
    Kurtuluş reçetesi onda olacak idi
    Müjdeleri vererek geldi yüce Muhammed

    Yeni belirmiş idi Âmine’nin rahminde
    Bilginler yanılmamış yaptıkları tahminde
    Müşrikler haklı idi iç donduran vehminde
    Karanlığı yararak geldi yüce Muhammed

    Sarayın direkleri gelişi ile çöktü
    Putperestin anlında korku şimşeği çaktı
    Zulme uğrayan millet derinden bir oh çekti
    Tüm putları kırarak geldi yüce Muhammed

    Küçücük çocuk idi hiçbir putu sevmedi
    Ne yaparsa yapsınlar zalimi hiç övmedi
    Tutup ışık yakmadan karanlığa sövmedi
    Güzellikler dererek geldi yüce Muhammed

    Annenin memesinden emerken taze sütü
    Kız deyip de toprağa yatardı körpe eti
    Geldi de bu zulmete dur dedi çekti seti
    Merhameti sererek geldi yüce Muhammed

    Hıra dağında geldi oku diye ilk emir
    Kutsal ayet önünde peygamber oldu kömür
    Eridi karşısında yüreklerdeki demir
    İlmi öne sürerek geldi yüce Muhammed

    Zalimler saldırdılar korkup kaçar sandılar
    Zaman geldi birçoğu hak tebliğe döndüler
    Israr eden kâfirler kireç gibi söndüler
    Zulme hesap sorarak geldi yüce Muhammed

    Sahabeler ardında etten duvarlar ördü
    Ehli beyti Âliyi dizi dibinde gördü
    Vahyin inceliğini ilk önce ona verdi
    Kalbe ilim örerek geldi yüce Muhammed

    Zalimlerin zulmüne göğsü serip yattılar
    Uhud, Hendek, bedirde birçok savaş ettiler
    Çoğu ashap dünyadan şehit olup gittiler
    Çok acılar görerek geldi yüce Muhammed

    Mizabiye semadan ilim irfan getirdi
    Son veda hutbesiyle tebliğini bitirdi
    Ümmete şefaati mahşer için götürdü
    Canı hakka sürerek gitti yüce Muhammed

    Espiyeli-Muhsin AKTAŞ (Mizabi)


    GELDİ YÜCE MUHAMMED

    Tüm kitaplar bildirmiş mutlak gelecek idi
    Aklı başında olan onu bilecek idi
    Kurtuluş reçetesi onda olacak idi
    Müjdeleri vererek geldi yüce Muhammed

    Yeni belirmiş idi Âmine’nin rahminde
    Bilginler yanılmamış yaptıkları tahminde
    Müşrikler haklı idi iç donduran vehminde
    Karanlığı yararak geldi yüce Muhammed

    Sarayın direkleri gelişi ile çöktü
    Putperestin anlında korku şimşeği çaktı
    Zulme uğrayan millet derinden bir oh çekti
    Tüm putları kırarak geldi yüce Muhammed

    Küçücük çocuk idi hiçbir putu sevmedi
    Ne yaparsa yapsınlar zalimi hiç övmedi
    Tutup ışık yakmadan karanlığa sövmedi
    Güzellikler dererek geldi yüce Muhammed

    Annenin memesinden emerken taze sütü
    Kız deyip de toprağa yatardı körpe eti
    Geldi de bu zulmete dur dedi çekti seti
    Merhameti sererek geldi yüce Muhammed

    Hıra dağında geldi oku diye ilk emir
    Kutsal ayet önünde peygamber oldu kömür
    Eridi karşısında yüreklerdeki demir
    İlmi öne sürerek geldi yüce Muhammed

    Zalimler saldırdılar korkup kaçar sandılar
    Zaman geldi birçoğu hak tebliğe döndüler
    Israr eden kâfirler kireç gibi söndüler
    Zulme hesap sorarak geldi yüce Muhammed

    Sahabeler ardında etten duvarlar ördü
    Ehli beyti Âliyi dizi dibinde gördü
    Vahyin inceliğini ilk önce ona verdi
    Kalbe ilim örerek geldi yüce Muhammed

    Zalimlerin zulmüne göğsü serip yattılar
    Uhud, Hendek, bedirde birçok savaş ettiler
    Çoğu ashap dünyadan şehit olup gittiler
    Çok acılar görerek geldi yüce Muhammed


    Mizabiye semadan ilim irfan getirdi
    Son veda hutbesiyle tebliğini bitirdi
    Ümmete şefaati mahşer için götürdü
    Canı hakka sürerek gitti yüce Muhammed
    Espiyeli-Muhsin AKTAŞ (Mizabi)

    40 Yaşındasın

    Rahmetini umarak
    Günahkar bir dille;
    Allah Azze ve Celle

    Ya Rasulallah,
    lemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden,
    Kalbimizden seyrediyoruz seni.

    İşte
    Bir yaşındasın,
    Beni Sa'd yurdundasın
    Sana süt anne olmadı kadınlar
    Bu yüzden dargın bulutlar
    Bir damla yağmur indirmiyor
    Kıtlık hüküm sürüyor Beni Sa'd yurdunda
    Minicik bir bulut var gökyüzünde
    Sana aşık...
    Ayrılmıyor başucundan
    Ve insanlar yağmur duasında...
    Hz.Halime kucağına alıyor seni
    Yüzünde bir gölgelik...Seni güneşten korumak için
    Oysa minicik bulut gökyüzünde
    Sana meftun, sana kilitli...
    Ve dua eden rahibin kucağındasın
    Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip
    Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da
    Ama sen unutmuyorsun
    Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun
    O minicik bulut ilişiyor bakışlarına
    Büyüyor, büyüyor...
    Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan
    Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini
    Çoğusu bilmiyor seni...

    Altı yaşındasın
    Medine-i Münevvere yolundasın
    Yanında aziz annen ve Ümmü Eymen
    Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında
    Sonra yolda, Ebva'da öksüzlük karşılıyor seni
    Mekke'ye annesiz giriyorsun
    Abdulmuttalip bir başka seviyor seni
    Ebu Talip bir başka seviyor

    Ya Rasulallah
    Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında
    Onlar anne deyince sen yere mi bakardın
    Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı Ebva'ya
    Kaç gece anne diye hıçkırdın
    Efendim!
    Senin yerine de anne dedik annemize
    Senin yerine de baba dedik

    Yirmi beş yaşındasın
    Ve bambaşkasın
    Kimse sana denk değil
    Şefkat yayıyor kokun
    Güven veriyor sesin
    Sen Muhammed-ül Emin' sin

    Otuz üç yaşındasın
    Dalga dalga rahmet var

    Otuz beş yaşındasın
    Hadi gel bekletme yar
    İniltiler çalıyor kapısını göklerin
    Hadi gel bekletme yar
    Sinesi çatlayacak Rasul bekleyenlerin...
    Hadi gel ey Yâr!
    Nurdağına davet var

    İşte
    Kırk yaşındasın
    Hira Nur dağındasın
    Cibril iniyor göklerden
    Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor
    Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan ' Ah! ' sın
    Karanlık gecelerimize sabahsın
    Sen Nebiyullahsın
    Sen Habibullahsın
    Sen Rasulullahsın

    Niye incittilerki seni sultanım
    Niye işkence yaptılarki sana
    Ebu Talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar
    Himayesiz kaldın diye mi
    Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne
    ' Amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin ' diyişin
    Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza
    Başına pislikler saçılıyor
    Başlar feda o mübarek başına
    Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar
    Biri koşuyor Mekke sokaklarından sana doğru
    Biri koşuyor ama sanki yere inmiş Arş-ı la
    ' Bu koşan kimdir ' diye bir soru dolaşıyor boşlukta
    Bu koşan kim?
    Ve cevap veriyor biri:
    Muhammed' in kızı Fatımatüz-Zehra
    Velilerin anası...
    Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın
    Sana yeryüzünde en çok benzeyen
    Gülmesi sen, ağlaması sen
    ' Ağlama kızım ' diyişin geliyor aklımıza
    Niye çıkardılar ki yurdundan seni
    Himayesiz kaldın diye mi
    Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni
    Seni yetim bulup barındıranı
    Seni alemlere rahmet kılanı
    Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun
    Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun
    'Seni bizim elimizden kim kurtaracak' diyorlardı
    Sen,
    Sen ' Allah! ' diyordun
    Allah Azze ve Celle
    Semayı haşyet kaplıyordu
    Sen ' Allah! ' diyordun
    Arş-ı la titriyordu
    Bedir' de ' Allah! ' diyordun
    Üç bin melek iniyordu alaca atlarda
    Yüz yirmi beş bin sahabi:
    ' Anam babam sana feda olsun ' diyordu

    Ya Rasulallah
    Medine-i Münevvere sokaklarında yürüyordun
    Neccar Oğulları'nın küçük kızları seni görünce
    Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi
    ' Beni seviyor musunuz ' diye sormuştun onlara
    ' Seni çok seviyoruz Ya Habiballah ' demişlerdi
    Sen de:
    ' Allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum' demiştin
    Bu gün yaşayan gençler var
    Neccar Oğulları'nın kızları diğil belki
    Ama seni onlar da çok seviyor
    Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar
    Senden başka kimseleri yok
    Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun

    Altmış üç yaşındasın
    Refik-i la duasındasın
    Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu
    Kenarları beyazdı
    Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın
    Ve mübarek ellerini dizine vurarak:
    ' Görüyor musunuz ne kadar güzel ' demiştin
    Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti:
    ' Anam babam sana feda olsun ya Rasulallah, onu bana ver '
    Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile
    İstendiğinde katiyyen ' hayır ' demediğini bile bile
    ' Peki ' dedin o zata
    Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin
    Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı
    Aynı cübbeden yine yine diktirdiler
    Ama giyinmek nasip olmadı
    Haberler uçurmuştun Ebu Hureyre' nin diliyle:
    ' Benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne de evladımız olsaydı diyecekler '
    Ve Hz. Enes ile paylaşmıştın özlemini
    ' Beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim'

    Sultanım!
    Ey Medine minberinde ' ümmeti, ümmeti ' diye hüznü giyen sevgili
    Ey Mekke mihrabında alemler hesabına ' Allah! ' diyen sevgili
    Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik
    Rabbinden bize ne getirdi isen amenna
    Duyduk, itaat ettik

    Ya Rasulallah
    Sen hâlâ kırk yaşındasın
    Ve hâlâ ümmetinin başındasın...

    Dursun Ali Erzincanlı

    Sevinç sevinç berrak
    Ve yıldız yıldız parlak
    Bir dağ pınarı
    Üstünde beyaz bulutların
    Ve kuytusunda bir yeşil yamacın
    Aziz ruhlar sallamış beşiğini
    Veda edip çocuk tazeliğiyle bulutlara
    Raks eder gibi iner mermer kayalara
    Haykırır sevincini semalara
    Dağ geçitlerinde
    Önüne katar renk renk çakılları
    Ve bağrına basar kardeş pınarları
    Çiçeklenir ayak bastığı yerler
    Ve nefesiyle yeşerir çimenler
    Yoldaşı olur şimdi ırmaklar
    Ovaları doldurur gümüş ışıklar
    Bir ses yükselir pınarlardan

    "Kardeş ayırma bizi koynundan,
    Bekliyor Yaratan.
    Yoksa bizi çölün kumları yutacak
    Güneş kanımızı kurutacak
    Kardeş,
    Dağın ırmaklarını, ovanın ırmaklarını
    Hepimizi alıp koynuna
    Eriştir bizi yüce Rabbına
    Ezelî Deryâ'nın yanına."
    Peki, der, dağ pınarı
    Kendinde toplar bütün pınarları
    Ve haşmetle kabarır göğsü, kolları
    Ülkeler açılır uğradığı yerlerde
    Yeni şehirler doğar ayaklarının altında...
    Kulelerin alev zirvelerini
    Ve haşmetli mermer saraylarını
    Bırakıp arkasında
    Yürür mukadder yolunda
    Dalgalanır başının üstünde binlerce bayrak
    İhtişamının şahitleri
    Evlâtlarını Rabbine ulaştırarak
    Karışır İlâhî ummana coşarak!

    Goethe'nin "Hz. Muhammed'in Terennümü" adlı şiiri


  2. 13.Nisan.2015, 16:09
    13
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    reklam


    GÜL KOKUNA HASRETİZ

    YA MUHAMMED, BU GECE TEŞRİF ETTİN DÜNYAYA
    GELİŞİNLE SON VERDİN ,KARANLIK HEYULAYA.

    NE ZULMETLER SON BULDU,KİSRA ATEŞİ SÖNDÜ
    SAYENİZDE EFENDİM,KARANLIK ,GÜNE DÖNDÜ.

    EMANETİ KORUYAN,MUHAMMEDÜL-EMİNDİN
    İTİMADIN KALESİ,SEN EN SAĞLAM YEMİNDİN.

    YETİMDİN,KİMSESİZDİN,KİMSESİZLER KİMSESİ
    ŞEFKATLE UZANAN EL,HAK YOLUNUN GÜR SESİ.

    ALLAH,KİTAP BİLMEZDİK,KARANLIĞI SEVERDİK
    DOĞRU YOLA GELMEZDİK,PUT`UMUZU ÖVERDİK.

    NEFİSLERİN MAHKUMU ZİNCİRLİ KÖLELERDİK
    SENİN NURLU YOLUNDA,ŞÜKÜR KULLUĞA ERDİK.

    ALLAH GÖNDERDİ SENİ, BEŞER ŞAŞMASIN DİYE
    BİR DAHA SAPKINLAŞIP,HADDİ AŞMASIN DİYE

    HABİBULLAH MUHAMMED SON NEBİ,SON PEYGAMBER
    GEL,GÖR NE HALLERDEYİZ,SESİMİZE CEVAP VER.

    UNUTTUK ÖĞRETİNİ,ÖĞRETİNİ UNUTTUK
    HAKKI YERLERE ATTIK,BATILI ÜSTÜN TUTTUK.

    ADI BARIŞ DİNİNİ ,TERÖRLE ANIYORLAR
    ÜMMETİN KARANLIKTA,IŞIĞI ARIYORLAR.

    HERKES KENDİ HALİNDE KURTARIYOR GEMİYİ
    VAHŞETE YOLLANIRKEN ESKİTİYOR YENİYİ.

    REHBERSİN SEN YA RESUL,TERKETTİK HADİSİNİ
    BIRAKTIK ELİMİZLE,BİR ALLAHIN İPİNİ.

    GÜL KOKUNA HASRETİZ,EBU CEHİL HORTLADI
    ZALİMİN ZÜLMÜ DEVAM,BİR ALLAH TAN KORKMADI.

    YOLUNA SET ÇEKTİLER,ÜMMETİN GELEMİYOR
    CANI KIYMETLİ OLDU,YOLUNDA VEREMİYOR.

    BATILIN OYUNCAĞI,ÜMMETİNİN HANESİ
    EVİMİZDE GÜRLÜYOR,ŞEYTANLARIN BET SESİ .

    EZANLAR BATAR OLDU,KULAKLARA EZANLAR
    KÜFRÜ SAVUNUR OLDU,KÖŞELERE YAZANLAR.

    SADECE KÜNYELERE İSLAM DİYE YAZILDIK.
    GARİP KALDIK YA RESUL,HARAMLARA EZİLDİK.

    KUR`ANIN IŞIĞINDA KURTULUŞUN MÜJDESİ
    ELBETTE REHBERİMİZ,MUHAMMEDİN GÜR SESİ .

    ŞEFAATİNİ GÖNDER UMUTSUZ ÜMMETİNE
    MUHTACIZ PEYGAMBERİM,MUHTACIZ HİMMETİNE.

    SEN CANIMDAN AZİZSİN,ANAM BABAMDAN ÖNDE
    “CANIM ARZULAR SENİ”,RUHUM HAPİS BU TENDE.

    SENİ SEVMEK YA RESUL,YOLUNDA YÜRÜMEKTİR,
    SENDEN HABERSİZ OLMAK,YAŞARKEN ÇÜRÜMEKTİR.

    “CİHAD “DESEM YA RESUL ,ÜRKERLER KELİMEDEN
    KURTAR BİZİ YA RESUL,ÖMRÜMÜZ ERİMEDEN.

    GÜL KOKUNDAN UZAKTA,NE HUZUR VAR NE RAHAT
    BU GARİP ÜMMETİNE,EDER MİSİN ŞEFAAT?

    Gönülümün gülü
    Bu gün gene sensiz seni anıyorum canım efendim
    Yokluğun sinemde yanan kor misali
    Varlığını arıyor gönlüm suya hasret toprak misali
    Gözlerim, gönlüm, yüreğim, gül yüzünü arıyor canım efendim

    Gönlümün gülü
    Bastığın yerlerde bir zerre olabilseydim keşke
    Yada gözlerinin nazar ettiği bir taş olsaydım
    Seni her daim gönlüme işleyen nakkaş olsaydım
    Yazabilseydim hasretini vuslatın perdelerine
    Gözlerim, gönlüm, yüreğim, gül yüzünü arıyor canım efendim

    Gönlümün gülü
    Alemlere rahmet olarak geldin aydınlandı bu dünya
    Nurun ile şad oldu arz ile sema
    İbrahimin duası İsanın müjdesi sen hatemül enbiyasın
    Ahmedi Muhammed sen gönüllere nakş olansın
    Gecelerime nur, günüme güneş Muhammed Mustafasın

    Gönlümün gülü
    Kisara'nın sarayları gelişinle yıkıldı,nasraninin ateşi gelişinle kül oldu
    Kararmıştı gönüller aydınlık ve nur doldu
    Arz ve sema da melekler saf saf oldu selam ve selvata durdu
    Bu aleme gelişinle nur-u Mustafa doğdu
    Ne güzeldi gelişin fahri kainatın sultanı alem nur ile doldu

    Gönlümün gülü
    Anlatmaya yetmezki bu naçarın kulun dili ve kalemi
    Sen merhamet sen sevgi sen rahmet peygamberi
    Bilesin hasretiz sana dinmez yüreğimizin hasret dili
    Bilesin özlüyor seviyoruz seni ey gönlümün nadide gonca gülü

    Gönlümün gülü
    İsterdim zamanında olaydım sahebelerin en acizi bir ben olaydım
    Hira yada Serv de bir taş olaydım, geçtiğin yollarda toprak olaydım
    Dünya gözü ile bir kez bakaydım nuru cemalin le müştak olaydım
    Özlüyorum seni canım efendim yoluna her şeyim feda efendim
    Şeffatinden bizleri ayırma sen sultanım muhtacız buna
    Muhammed ümmeti hasrettir sana selam selavat sana
    ya Mahammet Mustafa (s.a.v)
    __________________



    Karanlığın Işığı

    MUHAMMED (S.A.V)


    Allah,ü téalanın nuru yüzünde
    Rahmeti alemin dili Muhammed (s.a.v)
    Kalbi temiz sudan duru özünde
    İslam’ı alemin yolu Muhammed (s.a.v)

    İkram sofrasıydı ibret bazında
    Bereketi çoktu zerre azında
    Ezildi ezmedi durdu sözünde
    Sert rüzgarın serin yeli Muhammed (s.a.v)

    Temiz berrak sözü hak niyazında
    Yardıma koşardı burak hızında
    Hasan Hüseyin,i torun dizinde
    Candan cana yakın eli Muhammed (s.a.v)

    Geceler ışıktı onun gözünde
    Merhamet kaynardı karda buzunda
    Babalık sevgisi Fatma kızında
    Tuba ağacının dalı Muhammed (s.a.v)

    Adalet kaynardı hep kazanında
    Hakkı hak tartardı hak mizanında
    Oku öğren çalış demiş lafzında
    Evliya alimin gölü Muhammed (s.a.v)

    Hak aşkına yanar çölün düzünde
    Sıddık Osman Ömer Ali izinde
    Allah’ın kudreti vardı gürzünde
    Yiğit cesur asker kolu Muhammed (s.a.v)

    Azamet mühür,ü var omuzunda
    Hak kitabı kuran nur havuzunda
    Davut Musa İsa hak nazarında
    Rabbinin habibi kulu Muhammed (s.a.v)

    Kıyamete kadar parlak yıldızı
    Ümmetinden çıkmaz onun yaldızı
    Muhammed kucağı üşütmez bizi
    İslam’ın sevilen gülü Muhammed (s.a.v)

    Başak Akdeniz


    GELDİ YÜCE MUHAMMED

    Tüm kitaplar bildirmiş mutlak gelecek idi
    Aklı başında olan onu bilecek idi
    Kurtuluş reçetesi onda olacak idi
    Müjdeleri vererek geldi yüce Muhammed

    Yeni belirmiş idi Âmine’nin rahminde
    Bilginler yanılmamış yaptıkları tahminde
    Müşrikler haklı idi iç donduran vehminde
    Karanlığı yararak geldi yüce Muhammed

    Sarayın direkleri gelişi ile çöktü
    Putperestin anlında korku şimşeği çaktı
    Zulme uğrayan millet derinden bir oh çekti
    Tüm putları kırarak geldi yüce Muhammed

    Küçücük çocuk idi hiçbir putu sevmedi
    Ne yaparsa yapsınlar zalimi hiç övmedi
    Tutup ışık yakmadan karanlığa sövmedi
    Güzellikler dererek geldi yüce Muhammed

    Annenin memesinden emerken taze sütü
    Kız deyip de toprağa yatardı körpe eti
    Geldi de bu zulmete dur dedi çekti seti
    Merhameti sererek geldi yüce Muhammed

    Hıra dağında geldi oku diye ilk emir
    Kutsal ayet önünde peygamber oldu kömür
    Eridi karşısında yüreklerdeki demir
    İlmi öne sürerek geldi yüce Muhammed

    Zalimler saldırdılar korkup kaçar sandılar
    Zaman geldi birçoğu hak tebliğe döndüler
    Israr eden kâfirler kireç gibi söndüler
    Zulme hesap sorarak geldi yüce Muhammed

    Sahabeler ardında etten duvarlar ördü
    Ehli beyti Âliyi dizi dibinde gördü
    Vahyin inceliğini ilk önce ona verdi
    Kalbe ilim örerek geldi yüce Muhammed

    Zalimlerin zulmüne göğsü serip yattılar
    Uhud, Hendek, bedirde birçok savaş ettiler
    Çoğu ashap dünyadan şehit olup gittiler
    Çok acılar görerek geldi yüce Muhammed

    Mizabiye semadan ilim irfan getirdi
    Son veda hutbesiyle tebliğini bitirdi
    Ümmete şefaati mahşer için götürdü
    Canı hakka sürerek gitti yüce Muhammed

    Espiyeli-Muhsin AKTAŞ (Mizabi)


    GELDİ YÜCE MUHAMMED

    Tüm kitaplar bildirmiş mutlak gelecek idi
    Aklı başında olan onu bilecek idi
    Kurtuluş reçetesi onda olacak idi
    Müjdeleri vererek geldi yüce Muhammed

    Yeni belirmiş idi Âmine’nin rahminde
    Bilginler yanılmamış yaptıkları tahminde
    Müşrikler haklı idi iç donduran vehminde
    Karanlığı yararak geldi yüce Muhammed

    Sarayın direkleri gelişi ile çöktü
    Putperestin anlında korku şimşeği çaktı
    Zulme uğrayan millet derinden bir oh çekti
    Tüm putları kırarak geldi yüce Muhammed

    Küçücük çocuk idi hiçbir putu sevmedi
    Ne yaparsa yapsınlar zalimi hiç övmedi
    Tutup ışık yakmadan karanlığa sövmedi
    Güzellikler dererek geldi yüce Muhammed

    Annenin memesinden emerken taze sütü
    Kız deyip de toprağa yatardı körpe eti
    Geldi de bu zulmete dur dedi çekti seti
    Merhameti sererek geldi yüce Muhammed

    Hıra dağında geldi oku diye ilk emir
    Kutsal ayet önünde peygamber oldu kömür
    Eridi karşısında yüreklerdeki demir
    İlmi öne sürerek geldi yüce Muhammed

    Zalimler saldırdılar korkup kaçar sandılar
    Zaman geldi birçoğu hak tebliğe döndüler
    Israr eden kâfirler kireç gibi söndüler
    Zulme hesap sorarak geldi yüce Muhammed

    Sahabeler ardında etten duvarlar ördü
    Ehli beyti Âliyi dizi dibinde gördü
    Vahyin inceliğini ilk önce ona verdi
    Kalbe ilim örerek geldi yüce Muhammed

    Zalimlerin zulmüne göğsü serip yattılar
    Uhud, Hendek, bedirde birçok savaş ettiler
    Çoğu ashap dünyadan şehit olup gittiler
    Çok acılar görerek geldi yüce Muhammed


    Mizabiye semadan ilim irfan getirdi
    Son veda hutbesiyle tebliğini bitirdi
    Ümmete şefaati mahşer için götürdü
    Canı hakka sürerek gitti yüce Muhammed
    Espiyeli-Muhsin AKTAŞ (Mizabi)

    40 Yaşındasın

    Rahmetini umarak
    Günahkar bir dille;
    Allah Azze ve Celle

    Ya Rasulallah,
    lemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden,
    Kalbimizden seyrediyoruz seni.

    İşte
    Bir yaşındasın,
    Beni Sa'd yurdundasın
    Sana süt anne olmadı kadınlar
    Bu yüzden dargın bulutlar
    Bir damla yağmur indirmiyor
    Kıtlık hüküm sürüyor Beni Sa'd yurdunda
    Minicik bir bulut var gökyüzünde
    Sana aşık...
    Ayrılmıyor başucundan
    Ve insanlar yağmur duasında...
    Hz.Halime kucağına alıyor seni
    Yüzünde bir gölgelik...Seni güneşten korumak için
    Oysa minicik bulut gökyüzünde
    Sana meftun, sana kilitli...
    Ve dua eden rahibin kucağındasın
    Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip
    Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da
    Ama sen unutmuyorsun
    Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun
    O minicik bulut ilişiyor bakışlarına
    Büyüyor, büyüyor...
    Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan
    Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini
    Çoğusu bilmiyor seni...

    Altı yaşındasın
    Medine-i Münevvere yolundasın
    Yanında aziz annen ve Ümmü Eymen
    Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında
    Sonra yolda, Ebva'da öksüzlük karşılıyor seni
    Mekke'ye annesiz giriyorsun
    Abdulmuttalip bir başka seviyor seni
    Ebu Talip bir başka seviyor

    Ya Rasulallah
    Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında
    Onlar anne deyince sen yere mi bakardın
    Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı Ebva'ya
    Kaç gece anne diye hıçkırdın
    Efendim!
    Senin yerine de anne dedik annemize
    Senin yerine de baba dedik

    Yirmi beş yaşındasın
    Ve bambaşkasın
    Kimse sana denk değil
    Şefkat yayıyor kokun
    Güven veriyor sesin
    Sen Muhammed-ül Emin' sin

    Otuz üç yaşındasın
    Dalga dalga rahmet var

    Otuz beş yaşındasın
    Hadi gel bekletme yar
    İniltiler çalıyor kapısını göklerin
    Hadi gel bekletme yar
    Sinesi çatlayacak Rasul bekleyenlerin...
    Hadi gel ey Yâr!
    Nurdağına davet var

    İşte
    Kırk yaşındasın
    Hira Nur dağındasın
    Cibril iniyor göklerden
    Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor
    Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan ' Ah! ' sın
    Karanlık gecelerimize sabahsın
    Sen Nebiyullahsın
    Sen Habibullahsın
    Sen Rasulullahsın

    Niye incittilerki seni sultanım
    Niye işkence yaptılarki sana
    Ebu Talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar
    Himayesiz kaldın diye mi
    Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne
    ' Amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin ' diyişin
    Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza
    Başına pislikler saçılıyor
    Başlar feda o mübarek başına
    Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar
    Biri koşuyor Mekke sokaklarından sana doğru
    Biri koşuyor ama sanki yere inmiş Arş-ı la
    ' Bu koşan kimdir ' diye bir soru dolaşıyor boşlukta
    Bu koşan kim?
    Ve cevap veriyor biri:
    Muhammed' in kızı Fatımatüz-Zehra
    Velilerin anası...
    Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın
    Sana yeryüzünde en çok benzeyen
    Gülmesi sen, ağlaması sen
    ' Ağlama kızım ' diyişin geliyor aklımıza
    Niye çıkardılar ki yurdundan seni
    Himayesiz kaldın diye mi
    Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni
    Seni yetim bulup barındıranı
    Seni alemlere rahmet kılanı
    Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun
    Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun
    'Seni bizim elimizden kim kurtaracak' diyorlardı
    Sen,
    Sen ' Allah! ' diyordun
    Allah Azze ve Celle
    Semayı haşyet kaplıyordu
    Sen ' Allah! ' diyordun
    Arş-ı la titriyordu
    Bedir' de ' Allah! ' diyordun
    Üç bin melek iniyordu alaca atlarda
    Yüz yirmi beş bin sahabi:
    ' Anam babam sana feda olsun ' diyordu

    Ya Rasulallah
    Medine-i Münevvere sokaklarında yürüyordun
    Neccar Oğulları'nın küçük kızları seni görünce
    Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi
    ' Beni seviyor musunuz ' diye sormuştun onlara
    ' Seni çok seviyoruz Ya Habiballah ' demişlerdi
    Sen de:
    ' Allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum' demiştin
    Bu gün yaşayan gençler var
    Neccar Oğulları'nın kızları diğil belki
    Ama seni onlar da çok seviyor
    Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar
    Senden başka kimseleri yok
    Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun

    Altmış üç yaşındasın
    Refik-i la duasındasın
    Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu
    Kenarları beyazdı
    Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın
    Ve mübarek ellerini dizine vurarak:
    ' Görüyor musunuz ne kadar güzel ' demiştin
    Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti:
    ' Anam babam sana feda olsun ya Rasulallah, onu bana ver '
    Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile
    İstendiğinde katiyyen ' hayır ' demediğini bile bile
    ' Peki ' dedin o zata
    Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin
    Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı
    Aynı cübbeden yine yine diktirdiler
    Ama giyinmek nasip olmadı
    Haberler uçurmuştun Ebu Hureyre' nin diliyle:
    ' Benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne de evladımız olsaydı diyecekler '
    Ve Hz. Enes ile paylaşmıştın özlemini
    ' Beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim'

    Sultanım!
    Ey Medine minberinde ' ümmeti, ümmeti ' diye hüznü giyen sevgili
    Ey Mekke mihrabında alemler hesabına ' Allah! ' diyen sevgili
    Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik
    Rabbinden bize ne getirdi isen amenna
    Duyduk, itaat ettik

    Ya Rasulallah
    Sen hâlâ kırk yaşındasın
    Ve hâlâ ümmetinin başındasın...

    Dursun Ali Erzincanlı

    Sevinç sevinç berrak
    Ve yıldız yıldız parlak
    Bir dağ pınarı
    Üstünde beyaz bulutların
    Ve kuytusunda bir yeşil yamacın
    Aziz ruhlar sallamış beşiğini
    Veda edip çocuk tazeliğiyle bulutlara
    Raks eder gibi iner mermer kayalara
    Haykırır sevincini semalara
    Dağ geçitlerinde
    Önüne katar renk renk çakılları
    Ve bağrına basar kardeş pınarları
    Çiçeklenir ayak bastığı yerler
    Ve nefesiyle yeşerir çimenler
    Yoldaşı olur şimdi ırmaklar
    Ovaları doldurur gümüş ışıklar
    Bir ses yükselir pınarlardan

    "Kardeş ayırma bizi koynundan,
    Bekliyor Yaratan.
    Yoksa bizi çölün kumları yutacak
    Güneş kanımızı kurutacak
    Kardeş,
    Dağın ırmaklarını, ovanın ırmaklarını
    Hepimizi alıp koynuna
    Eriştir bizi yüce Rabbına
    Ezelî Deryâ'nın yanına."
    Peki, der, dağ pınarı
    Kendinde toplar bütün pınarları
    Ve haşmetle kabarır göğsü, kolları
    Ülkeler açılır uğradığı yerlerde
    Yeni şehirler doğar ayaklarının altında...
    Kulelerin alev zirvelerini
    Ve haşmetli mermer saraylarını
    Bırakıp arkasında
    Yürür mukadder yolunda
    Dalgalanır başının üstünde binlerce bayrak
    İhtişamının şahitleri
    Evlâtlarını Rabbine ulaştırarak
    Karışır İlâhî ummana coşarak!

    Goethe'nin "Hz. Muhammed'in Terennümü" adlı şiiri


  3. 22.Nisan.2015, 10:01
    14
    Misafir

    Cevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    reklam


    Bazilari cok basit ama guzel diger gerlerde degisik deghisik var bence sjz de biraz daha ejleyin ☺🙋🙌


  4. 22.Nisan.2015, 10:01
    14
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    reklam


    Bazilari cok basit ama guzel diger gerlerde degisik deghisik var bence sjz de biraz daha ejleyin ☺🙋🙌


  5. 10.Temmuz.2015, 01:56
    15
    Misafir

    Cevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    Ey peygamberim her mısrada seni anlatmak istiyorum ama olmuyo anlatamiyorum ya dilim varmıyor anlatmaya ya kalem tutmuyor yazmaya günlerim boyle geciyor ya Resulullah anlatmaya calistim olmadi kitlendi dilim yazmaya calistim durdu ellerim omrum Sensiz ya Resulullah ...


  6. 10.Temmuz.2015, 01:56
    15
    emoş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    emoş
    Misafir
    Ey peygamberim her mısrada seni anlatmak istiyorum ama olmuyo anlatamiyorum ya dilim varmıyor anlatmaya ya kalem tutmuyor yazmaya günlerim boyle geciyor ya Resulullah anlatmaya calistim olmadi kitlendi dilim yazmaya calistim durdu ellerim omrum Sensiz ya Resulullah ...


  7. 10.Aralık.2015, 20:12
    16
    Misafir

    Cevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    Merhaba şiirin çok güzel ödevimë yardimci oldu☺☺☺


  8. 10.Aralık.2015, 20:12
    16
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Merhaba şiirin çok güzel ödevimë yardimci oldu☺☺☺


  9. 07.Ocak.2016, 17:58
    17
    Misafir
    Guzel bir site.guzel olmus gercekten.

    çok tşk yazanın ellerine sağlık

    Teseekürler çok iyi not aldim sayenizde


  10. 07.Ocak.2016, 17:58
    17
    gaye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    gaye
    Misafir
    Guzel bir site.guzel olmus gercekten.

    çok tşk yazanın ellerine sağlık

    Teseekürler çok iyi not aldim sayenizde


  11. 18.Ocak.2016, 17:48
    18
    Misafir

    Cevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    Çok beğendim çok güzel olmuş ve ben seni seçtim seni yazdım.


  12. 18.Ocak.2016, 17:48
    18
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Çok beğendim çok güzel olmuş ve ben seni seçtim seni yazdım.


  13. 27.Şubat.2016, 19:04
    19
    Misafir

    Cevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    canımdan başka olan servetim senin için ölmeye geldim


  14. 27.Şubat.2016, 19:04
    19
    mifasir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    mifasir
    Misafir
    canımdan başka olan servetim senin için ölmeye geldim


  15. 25.Mart.2016, 20:19
    20
    Misafir

    Cevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    yaniiiii nasıl desem bazıları idade ediyor bazıları süper DEDİTTİRİYOR bazıları ise ne olmuş ne olmamış diyor ama herkesin düşüncesi FARKLIDIR benim düşüncem ise böyle


  16. 25.Mart.2016, 20:19
    20
    Elmas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Elmas
    Misafir
    yaniiiii nasıl desem bazıları idade ediyor bazıları süper DEDİTTİRİYOR bazıları ise ne olmuş ne olmamış diyor ama herkesin düşüncesi FARKLIDIR benim düşüncem ise böyle


  17. 11.Nisan.2016, 20:47
    21
    Misafir

    Cevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    bu şiirler hem çok güzel hemde çok duygusal okurken ağlatıyor insanı


  18. 11.Nisan.2016, 20:47
    21
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    bu şiirler hem çok güzel hemde çok duygusal okurken ağlatıyor insanı


  19. 13.Nisan.2016, 18:36
    22
    Misafir

    Cevap: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    Sayenizde şiirim okul panosuna asıldı TŞK

    yardım ettiğiniz için teşekkür ederim


  20. 13.Nisan.2016, 18:36
    22
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Sayenizde şiirim okul panosuna asıldı TŞK

    yardım ettiğiniz için teşekkür ederim


  21. 06.Kasım.2017, 18:02
    23
    Misafir

    Yorum: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    Bence cok güzel olmuş tesekkur ederim kutlu dogum yaklasiyor bana yardımcı oldu
    Hem insana bilgi de veriyor. Teşekkürler


  22. 06.Kasım.2017, 18:02
    23
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Bence cok güzel olmuş tesekkur ederim kutlu dogum yaklasiyor bana yardımcı oldu
    Hem insana bilgi de veriyor. Teşekkürler


  23. 15.Kasım.2017, 19:09
    24
    Misafir

    Yorum: Peygamberimiz ile ilgili şiirler

    Bu şiirler ne kadar güzeller hepsi anlamlı Çoook güzel şiirler var çok teşekkür ederim


  24. 15.Kasım.2017, 19:09
    24
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Bu şiirler ne kadar güzeller hepsi anlamlı Çoook güzel şiirler var çok teşekkür ederim





+ Yorum Gönder
Git İlk 12