Konusunu Oylayın.: Ebu Talib kaç yılında vefat etti?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ebu Talib kaç yılında vefat etti?
  1. 20.Mart.2013, 22:27
    1
    Misafir

    Ebu Talib kaç yılında vefat etti?

  2. 21.Mart.2013, 11:25
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Ebu Talib kaç yılında vefat etti?




    Ebu Talib'in Vefatı

    Ebu Talib'in vefat tarihi hususunda da ihtilaf vardır. Muhaddis-i Kumi bi'setin onuncu yılının sonlarında Receb ayının 27'sinde vefat ettiğini ileri sürmektedir.[30]
    Makrizi, Zilkade ayının başında öldüğünü savunmaktadır.[31]
    Zerkani ise şöyle yazıyor: Bi'setin onuncu yılının, Ramazan ayının 12'sinde Ebu Talib vefat etti "[32]
    İbn-i Sa'd ise Ebu Talib'in bi'setin onuncu yılının, Şevval ayının ortasında, 80 küsür yaşındayken vefat ettiğini, Hatice'nin de bundan 35 gün sonra dar-u faniden göçtüğünü ve vefat anında 65 yaşında olduğunu nakletmektedir.
    Resulullah böylece hem Ebu Talib'i ve hem de Hatice'yi kaybetmiş oldu.[33] Bu yüzden bu yılı "hüzün yılı" olarak adlandırdı.[34]
    Ebu Talib "Hucun" denilen yerde defnedildi. Özellikle de Ebu Talib'in vefatı onu çok üzdü. Zira en büyük hamisini kaybetmiş ve dolayısıyla da Kureyş için Resulullah'a (s.a.a) eziyet etmek hususunda hiç bir engel kalmamıştı.
    Resulullah (s.a.a) bu hususta şöyle buyuruyor: "Ebu Talib hayatta oduğu müddetçe Kureyş bana eziyet edemiyordu."[35]
    İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor:
    "Ebu Talib küfrü aşikar kıldı, imanı ise gizledi. Ebu Talib vefat edince Allah-u Teala Peygamber'ine Mekke'de kenidisini himaye edecek birinin kalmadığını ve bu yüzden hicretetmesinin gerektiğini vahyetti. Böylece Resulullah (s.a.a) Medine'ye doğru hicret etti."[36]
    Ebu Talib vefat edince Emir'el Müminin Ali (a.s) Peygamber'in (s.a.a) yanına gelip babasının vefatını bildirdi. Resululah (s.a.a) bu haberi duyunca çok üzüldü ve Hz. Ali'ye (a.s) şöyle buyurdu: "Git onun gusül ve kefenleme işlemlerini yap ve bir tabutun içine koyduğun zaman bana haber ver."
    Hz. Ali (a.s) denilenleri yerine getirdikten sonra Peygamber'e (s.a.a) haber verdi. Resulullah (s.a.a) Ebu Talib'in cenazesinin yanına vardığında keder ve üzüntü içinde şöyle buyurdu: "Ey Amca! Seninle akrabalık ilişkim vardı. Allah tarafından mükafatlandırılacaksın. Beni çocukken terbiye ettin. Büyüdüğümde bana yardımcı oldun." Daha sonra da halka dönerek şöyle buyurdu: "Allah'a andolsun amcama öyle bir şefaatte bulunacağım ki, ins ve cin topluluğu şaşıracaktır."[37]
    Daha sonra Hz. Ali (a.s) babasının mateminde şöyle dedi:
    "Ey Ebu Talib, ey sığınanların sığınağı, ey rahmet yağmuru, ey karanlıkların nuru. Gerçekten de senin yokluğun, gayretli ve büyük insanları perişan etti. Sen Peygamber'e iyi bir amca idin."[38]



  3. 21.Mart.2013, 11:25
    2
    Devamlı Üye



    Ebu Talib'in Vefatı

    Ebu Talib'in vefat tarihi hususunda da ihtilaf vardır. Muhaddis-i Kumi bi'setin onuncu yılının sonlarında Receb ayının 27'sinde vefat ettiğini ileri sürmektedir.[30]
    Makrizi, Zilkade ayının başında öldüğünü savunmaktadır.[31]
    Zerkani ise şöyle yazıyor: Bi'setin onuncu yılının, Ramazan ayının 12'sinde Ebu Talib vefat etti "[32]
    İbn-i Sa'd ise Ebu Talib'in bi'setin onuncu yılının, Şevval ayının ortasında, 80 küsür yaşındayken vefat ettiğini, Hatice'nin de bundan 35 gün sonra dar-u faniden göçtüğünü ve vefat anında 65 yaşında olduğunu nakletmektedir.
    Resulullah böylece hem Ebu Talib'i ve hem de Hatice'yi kaybetmiş oldu.[33] Bu yüzden bu yılı "hüzün yılı" olarak adlandırdı.[34]
    Ebu Talib "Hucun" denilen yerde defnedildi. Özellikle de Ebu Talib'in vefatı onu çok üzdü. Zira en büyük hamisini kaybetmiş ve dolayısıyla da Kureyş için Resulullah'a (s.a.a) eziyet etmek hususunda hiç bir engel kalmamıştı.
    Resulullah (s.a.a) bu hususta şöyle buyuruyor: "Ebu Talib hayatta oduğu müddetçe Kureyş bana eziyet edemiyordu."[35]
    İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor:
    "Ebu Talib küfrü aşikar kıldı, imanı ise gizledi. Ebu Talib vefat edince Allah-u Teala Peygamber'ine Mekke'de kenidisini himaye edecek birinin kalmadığını ve bu yüzden hicretetmesinin gerektiğini vahyetti. Böylece Resulullah (s.a.a) Medine'ye doğru hicret etti."[36]
    Ebu Talib vefat edince Emir'el Müminin Ali (a.s) Peygamber'in (s.a.a) yanına gelip babasının vefatını bildirdi. Resululah (s.a.a) bu haberi duyunca çok üzüldü ve Hz. Ali'ye (a.s) şöyle buyurdu: "Git onun gusül ve kefenleme işlemlerini yap ve bir tabutun içine koyduğun zaman bana haber ver."
    Hz. Ali (a.s) denilenleri yerine getirdikten sonra Peygamber'e (s.a.a) haber verdi. Resulullah (s.a.a) Ebu Talib'in cenazesinin yanına vardığında keder ve üzüntü içinde şöyle buyurdu: "Ey Amca! Seninle akrabalık ilişkim vardı. Allah tarafından mükafatlandırılacaksın. Beni çocukken terbiye ettin. Büyüdüğümde bana yardımcı oldun." Daha sonra da halka dönerek şöyle buyurdu: "Allah'a andolsun amcama öyle bir şefaatte bulunacağım ki, ins ve cin topluluğu şaşıracaktır."[37]
    Daha sonra Hz. Ali (a.s) babasının mateminde şöyle dedi:
    "Ey Ebu Talib, ey sığınanların sığınağı, ey rahmet yağmuru, ey karanlıkların nuru. Gerçekten de senin yokluğun, gayretli ve büyük insanları perişan etti. Sen Peygamber'e iyi bir amca idin."[38]






+ Yorum Gönder