Konusunu Oylayın.: Vefat eden kimseler, kabir aleminde karşılanır mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Vefat eden kimseler, kabir aleminde karşılanır mı?
  1. 12.Mart.2013, 15:19
    1
    Misafir

    Vefat eden kimseler, kabir aleminde karşılanır mı?

  2. 12.Mart.2013, 15:38
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Vefat eden kimseler, kabir aleminde karşılanır mı?




    Bir sohbette, öldükten sonra imanın derecesine göre bizleri birilerinin karşılayacağını duydum. Bununla ilgili ayet ya da hadis var mı?

    Evet, ölüm ile bedenlerinden çıkıp berzah alemine giden ruhlar; melekler ve daha önce oraya giden kabir ehli tarafından karşılanırlar.

    Nitekim vefatından sonra göklere yükseltilen mümin ruhunun rahmet ehli tarafından karşılanıp, dünyadan ve dünyadakilerden haber soracaklarını bildiren hadisler vardır:

    “Müminin ölüm anı geldiğinde, rahmet melekleri beyaz ipek elbiselerle gelirler ve Müminin ruhuna hitaben: “Sen Rabbinden razı, O da senden razı olarak, sana karşı gazaplı olmayan Rabbinin rahmetine ve katına çık” derler. Ve o Müminin ruhu en güzel misk kokusu gibi vücudundan çıkar.

    Sonra melekler bu ruhu elden ele aktararak semanın kapısına kadar getirirler ve Müminlerin ruhlarının yanına getirirler. Müminlerin ruhları, gelen müminin ruhuna birinizin uzaktaki sevdiği birine kavuşmasından daha çok sevinirler ve o şekilde karşılarlar ve falan filan nasıldır?” diye sorarlar. Bir kısmı da: “Bırakın onu, dünya zevkine dalmıştı o derler. O yeni gelen ruh: “O kimse ölüp size kavuşmadı mı?” der. Onlar da anası (sığınağı) olan Cehenneme götürülmüştür, derler.

    Kafir kimse de ölüm anı yaklaştığında ise azâb melekleri ona gelir ve kıldan yapılmış kalın bir elbise getirirler ve şöyle derler: “Haydi sen Rabbinin azabına, O sana gazaplanmış olduğu halde çık.” Kafirin ruhu da en kötü pislik kokusu gibi çıkar. Melekler onu gideceği yerin kapısına getirirler ve: “Bu ne kötü kokudur diyerek kafirlerin ruhlarının yanına götürürler.” (Nesai, Cenaiz, 9)

    "Müminin ruhu çıktığı zaman, onu İki melek karşılayıp alırlar ve yükseklere götürürler. Ve sema halkı: Yeryüzü tarafından hoş ve güzel bir ruh geldi. Allah sana ve dünyadayken imar ettiğin cesedine rahmet eylesin, derler. Arkasından Aziz ve Celil olan Rabbine götürülür. Sonra, bunu ecelin sonuna (yani Sidretü'l-Münteha'ya) götürün, buyurulur.

    Kafire gelince, onun ruhu çıktığı za¬man sema ehli, yeryüzü tarafından pis kokulu habise bir ruh geldi, derler. Onu ecelin sonuna (yani Siccîn'e götürün, denilir.” Rasûlullah Efendimiz bu açıklamasından sonra, hemen üzerinde bulunan ince örtüyü burnuna götürdü ve kapattı. (Müslim, Cennet, 75)

    Tabiinden Sa'id b. el-Müseyyeb, "Bir adam öldüğü zaman (daha önce ölmüş olan) çocuğu onu, yolculuktan dönen kimsenin karşılandığı gibi karşılar" demiştir. (Îbnu'l-Kayyim el-Cevziyye, er-Rûh, Beyrut, 1975, s. 19)

    Konuyla ilgili başka hadisler ve açıklamalar da vardır. (bk. Suyûtî, Kabir Alemi, Kahraman Yayınları, 165-170)

    Diğer taraftan, “Onların üzerine sema ve arz ağlamadı." (Duhan, 44/29) mealindeki ayete göre, insan ile alâkadar olan gökler ve yeryüzü, ehli dalâletin ölmesiyle onlar üzerine ağlamıyorlar, yani onların ölmeleriyle memnun oluyorlar.

    Ayetin işarî manasına göre ise, hidâyet ehlinin ölmesiyle gökler ve yeryüzü, onların cenazeleri üzerine ağlıyorlar, ayrılıklarını istemiyorlar.

    Buna göre, insan Kur'an'a ve Allah’ın Sevgilisi Hz. Muhammed Mustafa'ya uyarsa, vefat ettiği zaman gökler, yeryüzü ve bütün varlıklar -herkesin derecesine göre- onun ayrılığından üzüntü duyup manen ağlarlar.

    Madem ki, ölüm ile dünyadan ayrılanlara, bu alemden bir uğurlama söz konusudur. Öyleyse, bu ayet, ulvî bir matem ile ve haşmetli bir teşyi ile kabir kapısıyla girdiği ebediyet alemlerinde her müminin derecesine göre güzel bir karşılama olacağına işaret etmektedir. (bk. Nursi, 13. Lem’a, 12. İşaret)

    Ölüm yokluk değildir. Daha güzel bir alemin kapısıdır. Nasıl ki, toprak altına giren bir çekirdek, görünüşte ölüyor, çürüyor ve yok oluyor. Fakat gerçekte daha güzel bir hayata geçiş yapıyor. Çekirdek hayatından ağaçlık hayatına geçiyor.

    Aynen bunun gibi, ölen bir insan da görünüşte toprağa giriyor, çürüyor ama geçekte berzah ve kabir aleminde daha mükemmel bir hayata kavuşuyor.

    Ruhlar aleminden anne karnına gelen insanlar, oradan dünyaya doğarlar. Burada buluşup görüşürler. Aynen bunun gibi bu dünyadaki insanlar da, ölüm ile öbür tarafa doğarlar ve orada dolaşırlar. Nasıl ki buradan öbür tarafa gideni uğurluyoruz. Kabir tarafında da buradan gidenleri karşılayanlar var.

    İnşallah bizleri de başta Peygamberimiz olmak üzere, bütün sevdiklerimiz orada karşılarlar.

    Bunun şartı Allah’a iman, O’na ve Peygamberine uymak ve iman ile ölmektir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 12.Mart.2013, 15:38
    2
    Moderatör



    Bir sohbette, öldükten sonra imanın derecesine göre bizleri birilerinin karşılayacağını duydum. Bununla ilgili ayet ya da hadis var mı?

    Evet, ölüm ile bedenlerinden çıkıp berzah alemine giden ruhlar; melekler ve daha önce oraya giden kabir ehli tarafından karşılanırlar.

    Nitekim vefatından sonra göklere yükseltilen mümin ruhunun rahmet ehli tarafından karşılanıp, dünyadan ve dünyadakilerden haber soracaklarını bildiren hadisler vardır:

    “Müminin ölüm anı geldiğinde, rahmet melekleri beyaz ipek elbiselerle gelirler ve Müminin ruhuna hitaben: “Sen Rabbinden razı, O da senden razı olarak, sana karşı gazaplı olmayan Rabbinin rahmetine ve katına çık” derler. Ve o Müminin ruhu en güzel misk kokusu gibi vücudundan çıkar.

    Sonra melekler bu ruhu elden ele aktararak semanın kapısına kadar getirirler ve Müminlerin ruhlarının yanına getirirler. Müminlerin ruhları, gelen müminin ruhuna birinizin uzaktaki sevdiği birine kavuşmasından daha çok sevinirler ve o şekilde karşılarlar ve falan filan nasıldır?” diye sorarlar. Bir kısmı da: “Bırakın onu, dünya zevkine dalmıştı o derler. O yeni gelen ruh: “O kimse ölüp size kavuşmadı mı?” der. Onlar da anası (sığınağı) olan Cehenneme götürülmüştür, derler.

    Kafir kimse de ölüm anı yaklaştığında ise azâb melekleri ona gelir ve kıldan yapılmış kalın bir elbise getirirler ve şöyle derler: “Haydi sen Rabbinin azabına, O sana gazaplanmış olduğu halde çık.” Kafirin ruhu da en kötü pislik kokusu gibi çıkar. Melekler onu gideceği yerin kapısına getirirler ve: “Bu ne kötü kokudur diyerek kafirlerin ruhlarının yanına götürürler.” (Nesai, Cenaiz, 9)

    "Müminin ruhu çıktığı zaman, onu İki melek karşılayıp alırlar ve yükseklere götürürler. Ve sema halkı: Yeryüzü tarafından hoş ve güzel bir ruh geldi. Allah sana ve dünyadayken imar ettiğin cesedine rahmet eylesin, derler. Arkasından Aziz ve Celil olan Rabbine götürülür. Sonra, bunu ecelin sonuna (yani Sidretü'l-Münteha'ya) götürün, buyurulur.

    Kafire gelince, onun ruhu çıktığı za¬man sema ehli, yeryüzü tarafından pis kokulu habise bir ruh geldi, derler. Onu ecelin sonuna (yani Siccîn'e götürün, denilir.” Rasûlullah Efendimiz bu açıklamasından sonra, hemen üzerinde bulunan ince örtüyü burnuna götürdü ve kapattı. (Müslim, Cennet, 75)

    Tabiinden Sa'id b. el-Müseyyeb, "Bir adam öldüğü zaman (daha önce ölmüş olan) çocuğu onu, yolculuktan dönen kimsenin karşılandığı gibi karşılar" demiştir. (Îbnu'l-Kayyim el-Cevziyye, er-Rûh, Beyrut, 1975, s. 19)

    Konuyla ilgili başka hadisler ve açıklamalar da vardır. (bk. Suyûtî, Kabir Alemi, Kahraman Yayınları, 165-170)

    Diğer taraftan, “Onların üzerine sema ve arz ağlamadı." (Duhan, 44/29) mealindeki ayete göre, insan ile alâkadar olan gökler ve yeryüzü, ehli dalâletin ölmesiyle onlar üzerine ağlamıyorlar, yani onların ölmeleriyle memnun oluyorlar.

    Ayetin işarî manasına göre ise, hidâyet ehlinin ölmesiyle gökler ve yeryüzü, onların cenazeleri üzerine ağlıyorlar, ayrılıklarını istemiyorlar.

    Buna göre, insan Kur'an'a ve Allah’ın Sevgilisi Hz. Muhammed Mustafa'ya uyarsa, vefat ettiği zaman gökler, yeryüzü ve bütün varlıklar -herkesin derecesine göre- onun ayrılığından üzüntü duyup manen ağlarlar.

    Madem ki, ölüm ile dünyadan ayrılanlara, bu alemden bir uğurlama söz konusudur. Öyleyse, bu ayet, ulvî bir matem ile ve haşmetli bir teşyi ile kabir kapısıyla girdiği ebediyet alemlerinde her müminin derecesine göre güzel bir karşılama olacağına işaret etmektedir. (bk. Nursi, 13. Lem’a, 12. İşaret)

    Ölüm yokluk değildir. Daha güzel bir alemin kapısıdır. Nasıl ki, toprak altına giren bir çekirdek, görünüşte ölüyor, çürüyor ve yok oluyor. Fakat gerçekte daha güzel bir hayata geçiş yapıyor. Çekirdek hayatından ağaçlık hayatına geçiyor.

    Aynen bunun gibi, ölen bir insan da görünüşte toprağa giriyor, çürüyor ama geçekte berzah ve kabir aleminde daha mükemmel bir hayata kavuşuyor.

    Ruhlar aleminden anne karnına gelen insanlar, oradan dünyaya doğarlar. Burada buluşup görüşürler. Aynen bunun gibi bu dünyadaki insanlar da, ölüm ile öbür tarafa doğarlar ve orada dolaşırlar. Nasıl ki buradan öbür tarafa gideni uğurluyoruz. Kabir tarafında da buradan gidenleri karşılayanlar var.

    İnşallah bizleri de başta Peygamberimiz olmak üzere, bütün sevdiklerimiz orada karşılarlar.

    Bunun şartı Allah’a iman, O’na ve Peygamberine uymak ve iman ile ölmektir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder