Konusunu Oylayın.: Seyyid Kutub, Sahabelere hakaret etmiş midir? Onun kitaplarına itibar edilir mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Seyyid Kutub, Sahabelere hakaret etmiş midir? Onun kitaplarına itibar edilir mi?
  1. 07.Mart.2013, 18:49
    1
    Misafir

    Seyyid Kutub, Sahabelere hakaret etmiş midir? Onun kitaplarına itibar edilir mi?






    Seyyid Kutub, Sahabelere hakaret etmiş midir? Onun kitaplarına itibar edilir mi? Mumsema Seyyid Kutub, Sahabelere hakaret etmiş midir? Onun kitaplarına itibar edilir mi?


  2. 07.Mart.2013, 18:49
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Seyyid Kutub, Sahabelere hakaret etmiş midir? Onun kitaplarına itibar edilir mi?


    Benzer Konular

    - Seyyid Kutub kimdir

    - İslamda Cihad (Seyyid Kutub)

    - İmam Gazali kadınlara hakaret etmiş midir?

    - Seyyid Kutub hakkında bilgi

    - Kardeşi seyyid kutub'u anlatıyor

  3. 11.Mart.2013, 01:56
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Seyyid Kutub, Sahabelere hakaret etmiş midir? Onun kitaplarına itibar edilir mi?




    Alıntı
    Günümüzde birçok çevre tarafından bir dava adamı, tevhid yolunda mücadele vermiş bir kişi olduğu söylenen Seyyid Kutub hakkında son zamanlarda piyasada dolaşan "Seyyid Kutup Gerçeği" adlı bir kitap çıktı. Bu kitapta Seyyid Kutub'un bir İngiliz ajanı olduğu söylenmekte ve İslam halifelerinin üçüncüsü Hz. Osman (ra)'ya hakaret ve birçok iftira attığı söylenmektedir. Bütün bu ifadelerin Seyyid Kutub'un yazmış olduğu "İslam'da Sosyal Adalet" adlı eserinin orijinal baskısında olduğu söylenmekte ve bu eseri Türkçeye tercüme edenler tarafından bu kısımların çıkarıldığı ya da değiştirilerek yumuşatıldığı söyleniyor. Söz konusu okuduğum kitapta geçen ifadelerden birkaçını buraya yazıyorum : "Pek yaşlı olan Osman'ın hilafete geçmesi kötü bir talihin eseridir. Sahabe Osman'ın İslam ruhundan ayrıldığını görüyorlardı. Ve İslamı kurtarmak, halifeyi de sıkıntıdan kurtarmak için Medine'ye toplanıyorlardı. Halife ise yaşlanmış, kocamış haliyle Mervan'a hükmedemiyordu. Osman'da İslam ruhu vardır dememiz zordur." (Seyyid Kutub, El-Adalet'ül İslamiyye Fil İslam, Dar'uş- Şuruk-1995, 5. Baskı s 186-187) Bu kitaptaki bilgiler gerçekten doğru mu?

    Seyyid Kutub, “İslam'da Sosyal Adalet” adlı eserinde Hz. Osman ve Hz. Muaviye hakkındaki bazı sözleri nedeniyle eleştirilmiştir.

    Seyyid Kutub bu eserini 1946'da yazmaya başlayıp 1948 de bitirmiştir. Eser, İngilizce, Fransızca, Almanca, Türkçe ve Farsça'ya da tercüme edilmiştir.

    Bu eserin ilk baskılarında Hz. Muaviye ve onunla birlikte bulunan sahabe-i kiram ile Hz. Osman'ı tenkit eden sözler sarf edilmiştir. Bu sözlerinden dolayı Allame Mahmud Şakir ve diğer bazı ilim adamları tarafından tenkit edilmiştir.

    Seyyid Kutub bir insandır, bundan dolayı hata yapması çok doğaldır. Ancak hatasını gördüğünde hatasından dönen, hatası için Rabbinden bağışlanma dilemesini bilen erdemli bir insandı.

    Nitekim Seyyid Kutup sağlığında bu konudaki yanlışlarını bizzat kendisi düzeltmiş ve adı geçen kitabın altıncı baskısında tenkit konusu sözleri tamamen çıkarmıştır. Kitabın son şekli 1964'te basılmıştır. (bk. Salah Abdulfettah Halidi, Seyyid Kutub mine'l-Milad ile'l-İstişhad - Doğumundan Şehadetine Seyyid Kutub, s. 540)

    Bazı tercümelerde, bu kitabın ilk baskıları esas alındığından soruda geçen ifadelere veya benzeri fikirlere rastlamak mümkün olabilir.

    1906 yılında Mısır’da doğan Seyyid Kutup, Kahire’de ilk tahsiline başlamış, orta ve liseyi el-Ezher’de tamamlamış ve Üniversite tahsilini ise Kahire Üniversitesinde bitirerek sosyoloji alanında doktora için Amerika’ya gönderilmiştir.

    Bu arada sosyalizm düşüncelerinden etkilenmiş, fakir fukara edebiyatı yapmıştır. O, hayatını iki devreye ayırmış ve bu devresine “Cahiliyye Devri” demiştir.

    Bir ara Müslüman Kardeşler Cemiyeti ile ilişki kurmuş, “Yeni Fikir” adlı bir dergi çıkarmış, 20. Asrın demokrasisine hayranlık duymuş, batıdaki gibi hak ve adaletin İslam dünyasında olmayışının ızdırabını çekmiştir. Bunun için mücadele vermiş, hükümet ile Müslüman Kardeşler teşkilatının arası bozulunca bu da nasibini almış ve hapse atılmıştır.

    Daha önce başladığı otuz ciltlik tefsirini hapiste tamamlamıştır. Onun pek çok düşünceden sonra geldiği merhale, beşeriyetin tek kurtuluş çaresinin Kur’ân’a uymakta oluşudur. O, tefsirinin dışında irili ufaklı 35 eser daha kaleme almıştır.

    Tabi ki, içinde bulunduğu toplumun sosyal ve siyasal bir kısım görüşlerinden etkilendiği için bir kısım fikirlerinde farklılık görülebilir, ancak onların tecrübelerinden ve düşüncelerinden de istifade etmek bir şey kaybettirmez.

    Ehl-i sünnete uymayan görüşleri varsa onları almadan diğer fikir ve düşüncelerinden istifade edilebilir.

    Ayrıca fikirlerini, sitesine ve yayınlarına alanların daha dikkatli olmaları gerekir. Eğer varsa ehl-i sünnete aykırı düşünceleri onları da ayıklamaları veya o fikirlere dikkat çekmeleri en uygun yoldur.

    Ancak bazı hatalarının olması ondan ve eserlerinden istifade etmemize engel değildir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  4. 11.Mart.2013, 01:56
    2
    Moderatör



    Alıntı
    Günümüzde birçok çevre tarafından bir dava adamı, tevhid yolunda mücadele vermiş bir kişi olduğu söylenen Seyyid Kutub hakkında son zamanlarda piyasada dolaşan "Seyyid Kutup Gerçeği" adlı bir kitap çıktı. Bu kitapta Seyyid Kutub'un bir İngiliz ajanı olduğu söylenmekte ve İslam halifelerinin üçüncüsü Hz. Osman (ra)'ya hakaret ve birçok iftira attığı söylenmektedir. Bütün bu ifadelerin Seyyid Kutub'un yazmış olduğu "İslam'da Sosyal Adalet" adlı eserinin orijinal baskısında olduğu söylenmekte ve bu eseri Türkçeye tercüme edenler tarafından bu kısımların çıkarıldığı ya da değiştirilerek yumuşatıldığı söyleniyor. Söz konusu okuduğum kitapta geçen ifadelerden birkaçını buraya yazıyorum : "Pek yaşlı olan Osman'ın hilafete geçmesi kötü bir talihin eseridir. Sahabe Osman'ın İslam ruhundan ayrıldığını görüyorlardı. Ve İslamı kurtarmak, halifeyi de sıkıntıdan kurtarmak için Medine'ye toplanıyorlardı. Halife ise yaşlanmış, kocamış haliyle Mervan'a hükmedemiyordu. Osman'da İslam ruhu vardır dememiz zordur." (Seyyid Kutub, El-Adalet'ül İslamiyye Fil İslam, Dar'uş- Şuruk-1995, 5. Baskı s 186-187) Bu kitaptaki bilgiler gerçekten doğru mu?

    Seyyid Kutub, “İslam'da Sosyal Adalet” adlı eserinde Hz. Osman ve Hz. Muaviye hakkındaki bazı sözleri nedeniyle eleştirilmiştir.

    Seyyid Kutub bu eserini 1946'da yazmaya başlayıp 1948 de bitirmiştir. Eser, İngilizce, Fransızca, Almanca, Türkçe ve Farsça'ya da tercüme edilmiştir.

    Bu eserin ilk baskılarında Hz. Muaviye ve onunla birlikte bulunan sahabe-i kiram ile Hz. Osman'ı tenkit eden sözler sarf edilmiştir. Bu sözlerinden dolayı Allame Mahmud Şakir ve diğer bazı ilim adamları tarafından tenkit edilmiştir.

    Seyyid Kutub bir insandır, bundan dolayı hata yapması çok doğaldır. Ancak hatasını gördüğünde hatasından dönen, hatası için Rabbinden bağışlanma dilemesini bilen erdemli bir insandı.

    Nitekim Seyyid Kutup sağlığında bu konudaki yanlışlarını bizzat kendisi düzeltmiş ve adı geçen kitabın altıncı baskısında tenkit konusu sözleri tamamen çıkarmıştır. Kitabın son şekli 1964'te basılmıştır. (bk. Salah Abdulfettah Halidi, Seyyid Kutub mine'l-Milad ile'l-İstişhad - Doğumundan Şehadetine Seyyid Kutub, s. 540)

    Bazı tercümelerde, bu kitabın ilk baskıları esas alındığından soruda geçen ifadelere veya benzeri fikirlere rastlamak mümkün olabilir.

    1906 yılında Mısır’da doğan Seyyid Kutup, Kahire’de ilk tahsiline başlamış, orta ve liseyi el-Ezher’de tamamlamış ve Üniversite tahsilini ise Kahire Üniversitesinde bitirerek sosyoloji alanında doktora için Amerika’ya gönderilmiştir.

    Bu arada sosyalizm düşüncelerinden etkilenmiş, fakir fukara edebiyatı yapmıştır. O, hayatını iki devreye ayırmış ve bu devresine “Cahiliyye Devri” demiştir.

    Bir ara Müslüman Kardeşler Cemiyeti ile ilişki kurmuş, “Yeni Fikir” adlı bir dergi çıkarmış, 20. Asrın demokrasisine hayranlık duymuş, batıdaki gibi hak ve adaletin İslam dünyasında olmayışının ızdırabını çekmiştir. Bunun için mücadele vermiş, hükümet ile Müslüman Kardeşler teşkilatının arası bozulunca bu da nasibini almış ve hapse atılmıştır.

    Daha önce başladığı otuz ciltlik tefsirini hapiste tamamlamıştır. Onun pek çok düşünceden sonra geldiği merhale, beşeriyetin tek kurtuluş çaresinin Kur’ân’a uymakta oluşudur. O, tefsirinin dışında irili ufaklı 35 eser daha kaleme almıştır.

    Tabi ki, içinde bulunduğu toplumun sosyal ve siyasal bir kısım görüşlerinden etkilendiği için bir kısım fikirlerinde farklılık görülebilir, ancak onların tecrübelerinden ve düşüncelerinden de istifade etmek bir şey kaybettirmez.

    Ehl-i sünnete uymayan görüşleri varsa onları almadan diğer fikir ve düşüncelerinden istifade edilebilir.

    Ayrıca fikirlerini, sitesine ve yayınlarına alanların daha dikkatli olmaları gerekir. Eğer varsa ehl-i sünnete aykırı düşünceleri onları da ayıklamaları veya o fikirlere dikkat çekmeleri en uygun yoldur.

    Ancak bazı hatalarının olması ondan ve eserlerinden istifade etmemize engel değildir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder