Konusunu Oylayın.: Ölümle ilgili yazılar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ölümle ilgili yazılar
  1. 02.Mart.2013, 15:03
    1
    Misafir

    Ölümle ilgili yazılar






    Ölümle ilgili yazılar Mumsema ölümle ilgili yazılar


  2. 02.Mart.2013, 15:03
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 08.Mart.2013, 13:24
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: ölümle ilgili yazılar




    Ölüm Kokusu
    Suskun geceler yaşanmıştı sensizlikle beraber,
    Ne iyi geceler demek için atılıcak bir mesaj , nede nerdesin diyecek bir hal ve kişi kalmıştı çizgilerin ardında.

    Çizgilerin ötesindemiydik gerisinde mi ? Bir türlü bulamamıştık kendimizi.
    Dairelerin ortasında çıkış kapısı ararken farklı kapılardan çıkmayı seçtık yaşam uğruna…
    Mutluluk ve huzur adına.

    Tam bir sene geçti aradan. Uzun aylar , uzun günler, uzun saatler.
    Çıktığım kapıyı kapatalı okadar zaman olmuştu ki artık sadece pencerelerden bakar olmuştum dünyaya.

    Ya sen hangi pencerelere gönlünü açtın , hangi kapılardan geçtin.
    Bihaber yaşar olduk verdiğimiz sözleri bozarcasına

    En uç zamanda , en puslu rüyada ve en yoğun uykuda siliniyor içimden birşeyler,
    Terleyen bedenim, kalbimden parçalanmış hüzün kanları akıtırken etrafa.
    İçimi acıdan bu duygu da neyin nesı,
    Öğrendim hayatın en acısını demek kolay , meger yaşamak en zoruymuş anların.

    Ardından bir gece vakti kanatların çarpı verdi penceremin duvarlarına .

    Saat 3.52 okuyorum okuyorum, algılayamıyorum,
    Hiç yaşanmamış olan ölüm kokusu tütüyormuş hastane odalarında,
    Odalara sığmayan bedenin mücadele ederken sadece bip sesiyle duymuştum çığlığını telefonumda.

    O sesle kaybediyorum seni hayattan.
    Makineye bağlı solgun vücudun son bip sesiyle beraber kapattı pencerelerini dünyaya.
    Şimdi başka bir dünyanın kapısı bekler seni.
    Başka gönül pencerelerinde olan beni yorar bir bekleyiş sardı etrafımı.

    Gün gelicek aynı kapıdan geçecek, aynı kapıdan çıkış yollarımızı bulucağız.
    Aynı hüzün bir başkasının evınde , aynı ölüm kokusu benim yanımda olucak.

    AYRILIK MI , ÖLÜM MÜ ?

    Hani hepimizin anıları vardır unutamadıklarımız. Hayat zaten hatırlatır bazen bize o geçmişlerimizi tekerrürüyle.
    Çok uzak olmasada,çokda yakın sayılmayan bir akrabam vefat etmişdi. Yaklaşık yetmiş belki daha fazla yaşlarında mevta.
    İki kiz bir erkek birde yaşlı hanımı var ardında. Cenaze belediyenin yıkama aracında evin önünde yıkanıyor. Ben geride kalanlara saglık rahmetliye rahmet diledim. o ara bir gürültü oldu evin balkononda ve balkonun altında.
    Herkes balkonun altına koştu. Önce kalabalıkdan anlayamadım pek ne oldugunu. Koşdum bakdım kalabalıgı aralayıp, evin yaklaşık yirmi altı, yirmi yedi yaşlarındaki erkek çocugu balkondan kendini aşagıya atmiştı !!
    Allahdan yüksek degil birincı kat pek birşey yok görünürlerde,birkaç sıyrık dışında. Lakin çok perişandı,acıyı içmiş adeta!
    . işte öylesine bitkin pecmurde. Bu kadarmı severdi babasını bu çocuk diye düşündüm ve sarılıp agladım paylaştım acısını. Oysa daha evvel babasına olan bu tutkusunu hiç sezememiştim..
    Bana düştü onunla ilgilenmek ve onu teselli etmek o ortamda. Bir kenara sürükledim kendisini,sıgara yakıp verdim agzına. Bildigim kadarıyla iknaya başladım.
    Ölüm bizim için dedim,bu kadar kendini neden perişan edersın gibi.
    Ben onsuz yaşayamam dedi.
    Kendisine ama bu kaçınılmaz son,bunu elbet yaşayacaksın ve bir gün mutlaka onsuz kalacaksın,hangimiz dur diyebiliriz bu adalete falan desemde, Sanki kör kütük bir sarhoş edasıyla, o dönmesse ben ölürüm dedi.
    Önce çok şaşırdım ve üzüldüm. Bir an aklını yetirdi diye düşündüm. Ve kendisiyle ciddi anlamda ilgilenme geregi duydum,ilgilendimde,ve ne ögrendim biliyomusunuz???
    Meger bu adam babasının ölümünden degilde 3 gün önce ayrıldıgı sevgilisinden bahsediyormuş.. O perişanlıgı ve balkondan atlayıp intihara kalkışması hepsi sevgilisinden ayrılmanın ona verdigi acıdanmış.
    Karmakarışık olmuştu duygularım.hiç birşey düşünemedim,sadece bunu benim dışımda herkesden saklaması gerekdigini,yoksa ölene kadar bunu bir ütanç vesikası olarak önüne getireceklerini,kendisine sıkı sıkı tembihledim.
    Ve o gün bu gündür çözemedigim bir sırdır içimde. Sahi siz olsanız ne yapardınız??
    Bir tarafda babanızın ölüsü,bir tarafda ayrılıgın acısı !!!
    Hankisine aglardınız ?



  4. 08.Mart.2013, 13:24
    2
    Moderatör



    Ölüm Kokusu
    Suskun geceler yaşanmıştı sensizlikle beraber,
    Ne iyi geceler demek için atılıcak bir mesaj , nede nerdesin diyecek bir hal ve kişi kalmıştı çizgilerin ardında.

    Çizgilerin ötesindemiydik gerisinde mi ? Bir türlü bulamamıştık kendimizi.
    Dairelerin ortasında çıkış kapısı ararken farklı kapılardan çıkmayı seçtık yaşam uğruna…
    Mutluluk ve huzur adına.

    Tam bir sene geçti aradan. Uzun aylar , uzun günler, uzun saatler.
    Çıktığım kapıyı kapatalı okadar zaman olmuştu ki artık sadece pencerelerden bakar olmuştum dünyaya.

    Ya sen hangi pencerelere gönlünü açtın , hangi kapılardan geçtin.
    Bihaber yaşar olduk verdiğimiz sözleri bozarcasına

    En uç zamanda , en puslu rüyada ve en yoğun uykuda siliniyor içimden birşeyler,
    Terleyen bedenim, kalbimden parçalanmış hüzün kanları akıtırken etrafa.
    İçimi acıdan bu duygu da neyin nesı,
    Öğrendim hayatın en acısını demek kolay , meger yaşamak en zoruymuş anların.

    Ardından bir gece vakti kanatların çarpı verdi penceremin duvarlarına .

    Saat 3.52 okuyorum okuyorum, algılayamıyorum,
    Hiç yaşanmamış olan ölüm kokusu tütüyormuş hastane odalarında,
    Odalara sığmayan bedenin mücadele ederken sadece bip sesiyle duymuştum çığlığını telefonumda.

    O sesle kaybediyorum seni hayattan.
    Makineye bağlı solgun vücudun son bip sesiyle beraber kapattı pencerelerini dünyaya.
    Şimdi başka bir dünyanın kapısı bekler seni.
    Başka gönül pencerelerinde olan beni yorar bir bekleyiş sardı etrafımı.

    Gün gelicek aynı kapıdan geçecek, aynı kapıdan çıkış yollarımızı bulucağız.
    Aynı hüzün bir başkasının evınde , aynı ölüm kokusu benim yanımda olucak.

    AYRILIK MI , ÖLÜM MÜ ?

    Hani hepimizin anıları vardır unutamadıklarımız. Hayat zaten hatırlatır bazen bize o geçmişlerimizi tekerrürüyle.
    Çok uzak olmasada,çokda yakın sayılmayan bir akrabam vefat etmişdi. Yaklaşık yetmiş belki daha fazla yaşlarında mevta.
    İki kiz bir erkek birde yaşlı hanımı var ardında. Cenaze belediyenin yıkama aracında evin önünde yıkanıyor. Ben geride kalanlara saglık rahmetliye rahmet diledim. o ara bir gürültü oldu evin balkononda ve balkonun altında.
    Herkes balkonun altına koştu. Önce kalabalıkdan anlayamadım pek ne oldugunu. Koşdum bakdım kalabalıgı aralayıp, evin yaklaşık yirmi altı, yirmi yedi yaşlarındaki erkek çocugu balkondan kendini aşagıya atmiştı !!
    Allahdan yüksek degil birincı kat pek birşey yok görünürlerde,birkaç sıyrık dışında. Lakin çok perişandı,acıyı içmiş adeta!
    . işte öylesine bitkin pecmurde. Bu kadarmı severdi babasını bu çocuk diye düşündüm ve sarılıp agladım paylaştım acısını. Oysa daha evvel babasına olan bu tutkusunu hiç sezememiştim..
    Bana düştü onunla ilgilenmek ve onu teselli etmek o ortamda. Bir kenara sürükledim kendisini,sıgara yakıp verdim agzına. Bildigim kadarıyla iknaya başladım.
    Ölüm bizim için dedim,bu kadar kendini neden perişan edersın gibi.
    Ben onsuz yaşayamam dedi.
    Kendisine ama bu kaçınılmaz son,bunu elbet yaşayacaksın ve bir gün mutlaka onsuz kalacaksın,hangimiz dur diyebiliriz bu adalete falan desemde, Sanki kör kütük bir sarhoş edasıyla, o dönmesse ben ölürüm dedi.
    Önce çok şaşırdım ve üzüldüm. Bir an aklını yetirdi diye düşündüm. Ve kendisiyle ciddi anlamda ilgilenme geregi duydum,ilgilendimde,ve ne ögrendim biliyomusunuz???
    Meger bu adam babasının ölümünden degilde 3 gün önce ayrıldıgı sevgilisinden bahsediyormuş.. O perişanlıgı ve balkondan atlayıp intihara kalkışması hepsi sevgilisinden ayrılmanın ona verdigi acıdanmış.
    Karmakarışık olmuştu duygularım.hiç birşey düşünemedim,sadece bunu benim dışımda herkesden saklaması gerekdigini,yoksa ölene kadar bunu bir ütanç vesikası olarak önüne getireceklerini,kendisine sıkı sıkı tembihledim.
    Ve o gün bu gündür çözemedigim bir sırdır içimde. Sahi siz olsanız ne yapardınız??
    Bir tarafda babanızın ölüsü,bir tarafda ayrılıgın acısı !!!
    Hankisine aglardınız ?






+ Yorum Gönder