Konusunu Oylayın.: Kıssaların amacı nedir? Allah Kur’an’da kıssalara niçin bu kadar yer veriyor?

5 üzerinden 4.96 | Toplam : 55 kişi
Kıssaların amacı nedir? Allah Kur’an’da kıssalara niçin bu kadar yer veriyor?
  1. 02.Mart.2013, 02:43
    1
    Misafir

    Kıssaların amacı nedir? Allah Kur’an’da kıssalara niçin bu kadar yer veriyor?






    Kıssaların amacı nedir? Allah Kur’an’da kıssalara niçin bu kadar yer veriyor? Mumsema Kıssaların gayesi nedir? Allah Kur’an’da kıssalara niçin bu kadar yer veriyor?


  2. 09.Mart.2013, 23:07
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Kıssaların amacı nedir? Allah Kur’an’da kıssalara niçin bu kadar yer veriyor?




    ANLATIM

    Kur'an'ın temel amacı insanlara doğruyu göstermek, onları aymazlıktan ve arzularına kapılıp gitmekten korumaktır. Kur'an'daki kıssalar da bu temel amacı gerçekleştirmek için yardımcı unsur olarak anlatılır.


    Kur'an'ın temel amacı insanlara doğruyu göstermek, onları aymazlıktan ve arzularına kapılıp gitmekten korumaktır. Kur'an'daki kıssalar da bu temel amacı gerçekleştirmek yardımcı unsur olarak anlatılır.


    Kuranıkerim, insanlara öğütlerini çeşitli biçimlerle verir. Hidayetini doğrudan anlattığı gibi, ‘kıssadan hisse’ çıkarılması için önceden yaşanmış olaylardan kesitler anlatır. Örneğin insanların maddi refahtan dolayı şımarıp haktan savrulmamaları için ‘Karun’u anlatır. Malın, servetin ve iktidarın Allah yolunda kullanılmasının yüceliğini anlatmak için Hz. Süleyman’dan örnekler verir. Allah’ı unuttuğunda gücün, insanı nasıl saptırdığını göstermek için Firavun’a dikkat çeker; sahip olduğu güçle haddini aşan ve insanlara zulmeden kimselere karşı mücadeleye örnek olarak Hz. Musa’yı gösterir.


    Hz. Eyüp saf sabrın örneğidir. Hz. İbrahim’in kıssaları aklı, sağduyuyu ve Rabbe teslimiyeti anlatmak ister. Hz. Meryem ve Hz. İsa kıssalarında iffet, merhamet ve sevgi ön plana çıkar. Bütün kıssalarda denilmek istenen şudur: “Sizin yaşadıklarınız, öncekilerin yaşadıklarının birer benzeridir; onların başından geçenlerden dersler çıkarın…” Bu amaç Kur’an’da şöyle belirtilir:


    “Geçmiş milletlerin kıssalarında akıl sahibi insanlar için pek çok dersler vardır.” (Yusuf 111)


    Peygamberlere ait kıssaların Kur’an’da anlatılmasının bir nedeni de, Hz. Adem’den bu yana devam eden Tevhit öğretisinin sürekliliğini göstermektedir. Bu kıssalarla bütün peygamberlerin aynı amaçla gönderildiği ortaya konulmuştur.
    Anlatım: Dr. Ali Kuzudişli



  3. 09.Mart.2013, 23:07
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    ANLATIM

    Kur'an'ın temel amacı insanlara doğruyu göstermek, onları aymazlıktan ve arzularına kapılıp gitmekten korumaktır. Kur'an'daki kıssalar da bu temel amacı gerçekleştirmek için yardımcı unsur olarak anlatılır.


    Kur'an'ın temel amacı insanlara doğruyu göstermek, onları aymazlıktan ve arzularına kapılıp gitmekten korumaktır. Kur'an'daki kıssalar da bu temel amacı gerçekleştirmek yardımcı unsur olarak anlatılır.


    Kuranıkerim, insanlara öğütlerini çeşitli biçimlerle verir. Hidayetini doğrudan anlattığı gibi, ‘kıssadan hisse’ çıkarılması için önceden yaşanmış olaylardan kesitler anlatır. Örneğin insanların maddi refahtan dolayı şımarıp haktan savrulmamaları için ‘Karun’u anlatır. Malın, servetin ve iktidarın Allah yolunda kullanılmasının yüceliğini anlatmak için Hz. Süleyman’dan örnekler verir. Allah’ı unuttuğunda gücün, insanı nasıl saptırdığını göstermek için Firavun’a dikkat çeker; sahip olduğu güçle haddini aşan ve insanlara zulmeden kimselere karşı mücadeleye örnek olarak Hz. Musa’yı gösterir.


    Hz. Eyüp saf sabrın örneğidir. Hz. İbrahim’in kıssaları aklı, sağduyuyu ve Rabbe teslimiyeti anlatmak ister. Hz. Meryem ve Hz. İsa kıssalarında iffet, merhamet ve sevgi ön plana çıkar. Bütün kıssalarda denilmek istenen şudur: “Sizin yaşadıklarınız, öncekilerin yaşadıklarının birer benzeridir; onların başından geçenlerden dersler çıkarın…” Bu amaç Kur’an’da şöyle belirtilir:


    “Geçmiş milletlerin kıssalarında akıl sahibi insanlar için pek çok dersler vardır.” (Yusuf 111)


    Peygamberlere ait kıssaların Kur’an’da anlatılmasının bir nedeni de, Hz. Adem’den bu yana devam eden Tevhit öğretisinin sürekliliğini göstermektedir. Bu kıssalarla bütün peygamberlerin aynı amaçla gönderildiği ortaya konulmuştur.
    Anlatım: Dr. Ali Kuzudişli



  4. 07.Nisan.2014, 19:07
    3
    Misafir

    Cevap: Kıssaların amacı nedir? Allah Kur’an’da kıssalara niçin bu kadar yer veriyor?

    Kuran’da kıssanın anlatılış amaçları

    Kur’an-ı Kerimde kıssalar tamamen birtakım dini ve ahlaki amaçlara yönelik olarak anlatılmıştır.. Mesela nasihat ve öğüt verme, ibret, irşat, hidayet, uyarma, sakındırma, özendirme (Terhib ve Terğib) ve müjdeleme gibi hususlara dikkat çekmek ve insanın nazarını bu konulara yoğunlaştırmasını sağlamak, Kur’an kıssalarının temel amaçları arasında yer alır.. Nitekim Yusuf kıssasını anlatırken, "Elbette onların hayat hikayelerinde akıl sahipleri için ibret vardır.. (Bu Kur’an) uydurulacak bir söz değildir; ancak kendilerinden öncekilerin doğrulanması, her şeyin açıklanması ve inananlar için bir kılavuz ve rahmettir.." (12/111) buyurulmaktadır..

    Ayrıca vahiy ve peygamberliğin ispatı Allah’ın varlığını ve birliğini ispat, Hz.. Adem’den Hz.. Muhammed’e kadar tüm peygamberlere gönderilen dinlerin temelde aynı esaslarda birleştiğini anlatmak, uyarma, müjdeleme, Allah’ın gücünün ve kudretinin büyüklüğünü gösterme, hayra teşvik, kötülüklerden kaçınma, zorluklar karşısında sabır, verilen nimetlere şükür, iyilerin mükafatlandırılması, kötülüğün cezalandırılması vs.. gibi birtakım ahlaki gayeleri içine almış ve bunların ifadelendirilmesi için anlatılmıştır.. Şimdi bu amaçlardan bir kısmını kısa maddeler halinde zikretmekte fayda vardır..

    1- Vahiy ve risaletin ispatı.. Hz Muhammed’in kendisine Kur’an’dan başka herhangi bir bilgi verilmediği halde mesela kendi zamanında yaşayan Yahudi ve Hıristiyan bilginleriyle herhangi bir irtibatının olmadığı bilinmesine rağmen onu Hz.. İbrahim, Hz.. Yusuf, Hz.. Musa, Hz.. İsa gibi peygamberlerin hayat hikayeleri ve tevhid mücadelelerinden haberdar olması ve onları anlatması bu durumun ispatıdır.. "Kur’an-ı Kerim’de bu durumun ifadesi olarak bir çok ayet zikredilmiştir.. Mesela Hud suresinde Nuh kıssasını anlattıktan sonra: "Bu sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir.. Bundan önce onları ne sen ne de kavmin biliyordunuz" buyurulmaktadır.. Ayrıca Sad suresinde Hz.. Adem kıssasını anlatmadan önce: "De ki: Bu büyük bir haberdir ki siz ondan yüz çeviriyorsunuz.. Mele-i A’lâ’da onlar aralarında çekişirken benim hiçbir bilgim yoktu.. Ben ancak gelecek tehlikeleri apaçık haber verici (bir peygamber) olduğum içindir ki (o bilgi) bana vahyolunuyor.. Rabbin o (münazara) zamanında meleklere demişti ki: "Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım.." (Sad: 67-71)..

    2- Tüm peygamberlere gönderilen dinlerin temelde bir olduğu ve hepsinin ilkelerinin Allah tarafından belirlendiği tüm Mü’minlerin bir ümmet olduğu ve Allah’ın hepsinin de Rabbi olduğunu bildirmek.. "Hakikaten sizin bu ümmetiniz (bütün peygamberler ve onlara iman edenler) tek bir ümmettir.. Ben de sizin Rabbinizim, öyleyse bana ibadet edin.." (Enbiya, 21/92)

    3- Dinin tek bir Allah’tan geldiğini tek bir temel (tevhid) üzerine bina edildiğini bütün peygamberlerin davet amaçlarının aynı olduğunu ve kavimlerin akıbetlerinin de benzer olduğunu beyan etmek.. "(Ey Peygamber!) Senden önce hiçbir elçi göndermedik ki, ancak ona ‘Ben’den başka ilah yoktur, sadece Bana kulluk edin’ diye vahyetmiş olmayalım.. "(Enbiya, 21/25)

    4- Allah’ın peygamberlerine yardım edip inkarcıları helak edeceğini ve inananları ödüllendireceğini beyan etmektir.. Bunu da Hz.. Muhammedi ruhen güçlendirmek ve onun imana davet ettiği kimselere güzel örnekler sunmak amacıyla yapar.. Ancak meselenin başka bir boyutu daha var ki, Kur’an kıssaları, risalete muhalif olan ve Peygambere karşı duranların tavırları üzerinde çok fazla durmaktadır.. Bu yüzden kıssalar, sözü, bu meseleleri açıklığa kavuşturan ve bunları zihinlerde yerleştiren bazı talimatlara getirmektedir..Tartışılan meseleler, Allah’ın birliği, öldükten sonra tekrar dirilme ve peygamberlikle ilgili olduğu için, bütün bu konular Kur’an kıssalarında açıkça görülmektedir.. Kur’an bu gerçeği şöyle ifade ediyor:
    "Elçilerin başlarından geçenlerden senin yüreğini pekiştirecek her şeyi sana anlatıyoruz.. Bunlarda sana gelen gerçek, inananlara bir öğüt ve hatırlatmadır.." (11/120)

    5- Allah’ın peygamberlerine, seçkin kullarına ihsan buyurduğu nimeti beyan edip onları müjdelemek..
    "Öyle ki elçilerimiz umutlarını yitirdikleri ve yalanlandıklarını sandıkları vakit, yardımımız onlara yetişmiştir.. Böylece dilediklerimiz kurtarıldı.. Güçlü baskınımız suçlu bir toplumdan geri çevrilemez.."(12/110)

    6- Ademoğullarını Şeytan’ın vesvese ve ayartmasına karşı uyarma, Şeytan’la onlar arasında ta babalarından beri sürüp gelen düşmanlığı belirtmek..

    7- Bunlardan başka Kur’an-ı Kerim’de kıssalar Allah’ın her şeye gücünün yettiğini beyan etmek (Hz.. Adem’in yaratılışı, Hz.. İsa’nın doğumu, Hz.. Ibrahim’in ölü kuşları çağırması, Allah’ın kendisini öldürüp yüz sene sonra dirilttiği kimsenin kıssası gibi) güzel ve iyi olanın kötü ve müfsidin sonunu beyan etmek, aceleci ve kısa görüşlü insanın örneği ile sabırlı ve gaybi hikmeti bilen insanların örneği gibi kıssalar da vardır..

    Kur’an’da kıssa bağlamında kullanılan kelimeler

    Kur’an Kıssalarının sınıflandırılmasına geçmeden önce Kur’an-ı Kerim’de Kıssa bağlamında kullanılan ifadelerin belirtilmesi ve açıklanmasında fayda görüyoruz..
    Kur’an-ı Kerim’de geçmiş peygamberlerin, milletlerin ve kavimlerin yaşadıklarıyla ilgili olarak çeşitli ifadelerle nakiller yapılmaktadır..

    1- Haber/Ahbar: Bu kelimeler meydana geldiği zaman itibariyle Hz.. Peygamber dönemine daha yakın olan ve izleri tamamen kaybolmamış olayları anlatmak ve onlardan ibret alınması amacıyla hatırlatmak için kullanılmıştır..

    2- Nebe’/Enba’: Kelimeleri genellikle zaman ve mekan itibariyle tarihin derinliklerinde meydana gelmiş ve neredeyse unutulmaya yüz tutup kaybolmuş olayları haber vermekte kullanılmaktadır.. Nebe kelimesi sözcük anlamı itibariyle kendisine bir ilim veya en azından zann-ı galip elde edilen büyük önemi olan haber anlamındadır.. Bu tür haberlerin yalan veya herhangi bir ilave eksiltmeden uzak olması gerekir.. Kuran’da kıssalar bağlamında mütalaa edilen geçmişe ait birtakım olaylar "Nebe’" veya "Gayb haberleri" ifadeleriyle belirtilmişlerdir..

    3- Esatir/Usture (Eskileri masalları, Hikaye, uydurma hikaye): Kur’an’ın indirildiği dönemde kendilerine Kur’an okunan Müşrikler Hz Muhammed’in getirdiği bu bilgilerin, vahiy eseri olmadığı, sadece öncekilere ait hikayeler olduğu ve Muhammed(s)’in bu bilgileri başka birinden öğrendiğine inanıyor ve bundan dolayı da ona iman etmiyorlardı.. Kur’an bu durumu şöyle açıklar:
    "Dediler ki: Evvelkilerin masalları, onları yazdırmış, sabah akşam kendisine okunuyor.."(25/5)..

    "Biz onların, ona bir insan öğretiyor!" dediklerini biliyoruz.. Haktan saparak kendisine yöneldikleri adamın dili a’cemi, bu ise apaçık Arapça bir dildir.." (16/103)
    Aslına bakılırsa Kur’an kıssalarına hikaye denmeyeceği oldukça açıktır.. Çünkü hikayede, anlatılan olayın gerçekte meydana gelip gelmemesi arasında fark yoktur.. Bu anlamda Kur’an kıssalarının mahiyet ve keyfiyeti hikayeyle bağdaşmaz.. Çünkü Kur’an kıssaları içinde vehim ve kuruntu ile hayal karışımı bulunan şeyler olmayıp bilakis gaye itibariyle de Kur’an’ın temel esaslarıyla uyum içindedir.. Kur’an inkarcıların söylediği gibi bir hikaye kitabı değil, bilakis her şeyi bilen ve kendisine hiçbir şeyin gizli kalmayıp, her şeyden haberdar olan Allah tarafından gönderilmiş bir hidayet rehberidir..

    4- Kıssa: Kur’an’ın tarih yorumunun tespitinde "kıssa" kelimesi önemli bir yer tutar.. Tarihi oluş içinde cereyan etmiş olan ve genel insanlık yasalarına dikkat çeken olayların, ilahi teşhisler, tespitler ve zımni direktifler içererek sunulması olgusuna dikkat çeken Kur’an kıssaları adı ve başlığı konulmamış bir tarih felsefesi ve yorumu konumundadır..
    5- Mesel/Emsal: Mesel, Misl: Aslında bir şeyin benzeri demektir Meselin çoğulu Emsaldir.. Temsil ise, bir kıssa veya bir söz beyan etmek, yazı veya başka bir şeyle, bir şeyin kendisine bakıyormuşçasına misalini tasvir etmek, suretlendirmek demektir.. Yani benzerini getirmek, örnek vermek, göz önüne dikmek ve benzetmek demektir.. Istılâhî manada ise halk arasında kabul görüp yayılmış, teşbihe dayalı, içerisinde bir düstur ve hikmet taşıyan kinayeli veciz sözlerdir.. Kur’ânî ıstılahta mesel veya emsal denilince gerçekte vuku bulmayan ancak hatırlatma, nasihat, teşvik, uyarma, ibret ve iyi bir hareketi onaylama, anlatılan bir olayın akla yatkınlığının sağlanması, soyut ifadelerin daha anlaşılır bir şekilde açıklanması gibi amaçlar için Kur’an-ı Kerim’in getirdiği örneklerdir..

    Kıssaların çeşitliliği konusu

    Kuran kıssalarının amaçları, mahiyet ve içerikleri ile edebi üslupları, uzunluk ve kısalıklarına göre çeşitli tasnifleri yapılmaktadır.. Fakat kanaatimce Kur’an’da kıssa başlığı altında değerlendirilmesi gereken kısım sadece tarihi kıssalardır.. Temsilleri kıssalara dahil etmeden aynı amaca yönelik fakat birbirlerinden tamamen farklı anlatım biçimleri olarak görmek, müstakil bir başlık altında fakat Kur’an’ın genel amaçlarının dışına çıkmadan incelemenin kıssaları anlaşılmasıyla ilgili bir çok problemi de çözeceği kanaatindeyiz..
    Tarihi Kıssalar: Kur’an’ın en önemli özelliklerinden birisi de tutarlılığıdır.. Kur’an önce bir şeyi bildirip, birkaç sayfa sonra onunla çelişecek başka bir husus beyan etmez.. Hiçbir Kur’ânî tarihsel bilgi kanıtlanmış tarihsel gerçeklerle çelişmediği ve Kur’an’ın tamamen yeni (başka kaynaklardan alıntı olmayan anlamında) tarihsel bilgileri bildirdiği gerçeğinin de altını çizmek gerekir.. Kur’an-ı Kerim yalnızca tarihi kendisi yaratan ve asla hata yapmayan "Mükemmel Tarihçi", Allah tarafından vahyedilmiş ve O’nun tarafından şu şekilde tanımlanmıştır.. Hâlâ düşünmüyorlar mi? Eger O, Allah’tan başkası tarafından indirilseydi, onda birçok uyumsuzluk (ve tutarsızlık) bulacaklardı.."(4/82)

    Tarihi Kıssalar tarihsel gerçekliği itibarıyla tamamen vakaya uygun olarak anlatılan kıssalardır.. Kanaatimize göre bu tür kıssalarda anlatılan olaylar, şahıslar ve diğer unsurlar tamamen gerçeğe uygundur.. Kıssanın resmettiği kahramanlar gerçekte yaşamış kişilerdir.. Onlara nispet edilen bütün sözler söylenmiş ve bütün fiiller gerçekten işlenmiştir..Bütün bunlarda ne bir ilave ve ne bir eksiltme söz konusudur..

    Aslında Kur’an’da kıssa kavramının tam olarak ifade ettiği de tarihi kıssalardır denilebilir.. Bu tür kıssaları vakaya uygunluk bakımından tamamen gerçeği yansıttığını daha önce belirtmiştik.. Fakat Kur’an’ın amacı muhataplara tarih konusunda ayrıntılı bilgi vermek ve tarih anlatmak değildir.. Bu sebepten dolayı da olay, zaman ve mekan ile şahıslarla ilgili olarak fazla ayrıntıya girmez.. Bilakis Kur’an’ın genel amaçlarından olan, irşat tebliğ, ibret ve ders alma gibi amaçlara hizmet edecek kadarını almış diğer ayrıntılara da bilerek girmemiştir.. Bu tür kıssaları: a) Önceki Peygamberler ve kavimleri arasında geçen olayları anlatan kıssalar..b) Peygamber olmadıkları halde kendilerinden bahsedilen Zülkarneyn, Hz Meryem gibi birtakım büyük şahsiyetler ile Ashab-ı Kehf, Ashabu’l Karye, Ashabu’l Uhdud gibi bazı kavim ve topluluklarla ilgili kıssalar olmak üzere iki grupta toplayabiliriz..

    Meseller: Mesel kelimesi Kur’an’da Kıssa bağlamında anlatıldığında ibret, örnek ve ders çıkarma amacıyla kullanılsa da yapı itibariyle kıssalardan tamamen farklı bir şekli olduğundan dolayı biz kıssalardan tamamen ayrı olarak mütalaa edilmesi kanaatindeyiz.. Kur’an’da temsili anlatım biçiminin kullanıldığı bir çok ayet vardır.. Temsille anlatım, ifade biçimlerinin adeta zirvesidir.. Çünkü temsilde soyut, mücerret ve manevi mefhumlar, teşhis sanatıyla görülen ve herkes tarafından bilinen suret ve şekiller halinde tasvir edildiği için, onu herkes anlar.. Temsiller soyut anlamlar üzerindeki sır perdelerini kaldırır.. O kavram dinleyenlerin gözünün önünde canlanır, belirgin hale gelir.. Hayal ve vehmedilen mana kesin anlaşılır bir şekilde gözler önüne serilir..

    Mesellerin sözleri az, anlamları çok, söyleyenin söylemesi kolay olduğu için, sözlerin en açığı ve en etkilisidir.. Meselleri önemine Kur’an da şöyle değinilir.. "Allah öğüt alsınlar diye insanlara böyle meseller irad eder.." (İbrahim,14/25).. "And olsun ki biz bu Kur’an’da insanlara her çeşit temsili türlü biçimlerde anlattık, ama insanların çoğu inkarda direttiler.."(İsra, 17/89)

    Şimdi Kur’an’ın gösterdiği mesellere birkaç örnek verip konuyu biraz daha açmaya çalışalım..
    "Sonra bunun arkasından yine kalpleriniz katılaştı şimdi taş gibi, yahut daha katı.. Çünkü taşın öylesi vardır ki ondan nehirler fışkırır, öylesi vardır ki yarılıp içinden sular kaynar.. Öylesi de vardır ki Allah korkusundan yükseklerden aşağılara yuvarlanır.. Ne yapsanız Allah hiç birinden gafil değildir.."(Bakara, 2/74)

    Bu ayette Yahudilerin ve Kafirlerin kalplerinin katılığı ve sertliği taşın katılığı ve sertliğine benzetilmiştir.. Hatta ondan daha da katı olduğu belirtilerek, bazı taşların yumuşayıp içinden su sızdırdığı ama kafirlerin ve Yahudilerin kalplerinin asla yumuşayıp, inanmayacakları bildirilmiştir.. Bu ayette kalplerin taşa benzetilmesi, taşın sertlik için mesel olarak kullanılması dolayısıyladır..

    "Kendilerine Tevrat öğretildiği halde onunla amel etmeyenlerin hali, sırtına kitap yüklenmiş eşeğin haline benzer.. Allah’ın ayetlerini yalanlayanların hali ne çirkindir (Cuma, 62/5)..
    Bu ayette Yahudiler, bilhassa Yahudi alimleri kitap yüklü merkeplere benzetilmişlerdir.. Çünkü onlar Tevrat’ı öğrenmişler fakat onunla amel etmemişlerdir.. Benzetme yönü de, eşeğin yüklendiği kitaplardan, taşıdığı ağırlık, çektiği zahmet ve yorgunluktan başka bir menfaatinin olmayışıdır.. Zaten bu hayvan aptallığı ve akılsızlığı ile bilinir.. Buradaki temsil okuduğu ve öğrendikleriyle amel etmeyen her bilgine yöneliktir..

    "Sen o münafıkları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuştuklarında sözlerini dinlersin.. (Fakat gerçekte onlar) sanki giydirilip dayatılmış İçi boş (kof) bir kütük gibidirler.. Her gürültüyü kendi aleyhlerinde sanırlar.. Onlar düşmandır, onlardan sakın.. Allah kahretsin onları! Nasıl da haktan yüz çeviriyorlar?" (Münafıku63/4)..

    Bu ayette münafıkların dış görünüşleri süslü, püslü, konuşmalarının ilgi ve alaka uyandırıcı olduğu bildirilir, fakat içlerinde ima yoktur.. Karakter şahsiyet ve cesaretten de yosundurlar.. Korkaktırlar, ürkektirler.. Allah onların bu hallerini üzeri insan gibi giydirilip (dik duramadığı için de) duvara dayatılmış içi boş ağaç kütüklerine benzetmiştir..

    Son söz yerine

    Kur’an-ı kerim’de anlatılan kıssalar ve meseller konusunda söylenebilecek çok daha fazla şey olmasına rağmen yazının okunmasını kolaylaştırmak ve okuyucuyu fazla sıkmamak amacıyla, konunun ayrıntılarını bu konuda yapılmış özgün çalışmalara havale edip söyleyeceklerimizi burada bitiriyoruz..


    Mehmet ÖZER


  5. 07.Nisan.2014, 19:07
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Kuran’da kıssanın anlatılış amaçları

    Kur’an-ı Kerimde kıssalar tamamen birtakım dini ve ahlaki amaçlara yönelik olarak anlatılmıştır.. Mesela nasihat ve öğüt verme, ibret, irşat, hidayet, uyarma, sakındırma, özendirme (Terhib ve Terğib) ve müjdeleme gibi hususlara dikkat çekmek ve insanın nazarını bu konulara yoğunlaştırmasını sağlamak, Kur’an kıssalarının temel amaçları arasında yer alır.. Nitekim Yusuf kıssasını anlatırken, "Elbette onların hayat hikayelerinde akıl sahipleri için ibret vardır.. (Bu Kur’an) uydurulacak bir söz değildir; ancak kendilerinden öncekilerin doğrulanması, her şeyin açıklanması ve inananlar için bir kılavuz ve rahmettir.." (12/111) buyurulmaktadır..

    Ayrıca vahiy ve peygamberliğin ispatı Allah’ın varlığını ve birliğini ispat, Hz.. Adem’den Hz.. Muhammed’e kadar tüm peygamberlere gönderilen dinlerin temelde aynı esaslarda birleştiğini anlatmak, uyarma, müjdeleme, Allah’ın gücünün ve kudretinin büyüklüğünü gösterme, hayra teşvik, kötülüklerden kaçınma, zorluklar karşısında sabır, verilen nimetlere şükür, iyilerin mükafatlandırılması, kötülüğün cezalandırılması vs.. gibi birtakım ahlaki gayeleri içine almış ve bunların ifadelendirilmesi için anlatılmıştır.. Şimdi bu amaçlardan bir kısmını kısa maddeler halinde zikretmekte fayda vardır..

    1- Vahiy ve risaletin ispatı.. Hz Muhammed’in kendisine Kur’an’dan başka herhangi bir bilgi verilmediği halde mesela kendi zamanında yaşayan Yahudi ve Hıristiyan bilginleriyle herhangi bir irtibatının olmadığı bilinmesine rağmen onu Hz.. İbrahim, Hz.. Yusuf, Hz.. Musa, Hz.. İsa gibi peygamberlerin hayat hikayeleri ve tevhid mücadelelerinden haberdar olması ve onları anlatması bu durumun ispatıdır.. "Kur’an-ı Kerim’de bu durumun ifadesi olarak bir çok ayet zikredilmiştir.. Mesela Hud suresinde Nuh kıssasını anlattıktan sonra: "Bu sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir.. Bundan önce onları ne sen ne de kavmin biliyordunuz" buyurulmaktadır.. Ayrıca Sad suresinde Hz.. Adem kıssasını anlatmadan önce: "De ki: Bu büyük bir haberdir ki siz ondan yüz çeviriyorsunuz.. Mele-i A’lâ’da onlar aralarında çekişirken benim hiçbir bilgim yoktu.. Ben ancak gelecek tehlikeleri apaçık haber verici (bir peygamber) olduğum içindir ki (o bilgi) bana vahyolunuyor.. Rabbin o (münazara) zamanında meleklere demişti ki: "Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım.." (Sad: 67-71)..

    2- Tüm peygamberlere gönderilen dinlerin temelde bir olduğu ve hepsinin ilkelerinin Allah tarafından belirlendiği tüm Mü’minlerin bir ümmet olduğu ve Allah’ın hepsinin de Rabbi olduğunu bildirmek.. "Hakikaten sizin bu ümmetiniz (bütün peygamberler ve onlara iman edenler) tek bir ümmettir.. Ben de sizin Rabbinizim, öyleyse bana ibadet edin.." (Enbiya, 21/92)

    3- Dinin tek bir Allah’tan geldiğini tek bir temel (tevhid) üzerine bina edildiğini bütün peygamberlerin davet amaçlarının aynı olduğunu ve kavimlerin akıbetlerinin de benzer olduğunu beyan etmek.. "(Ey Peygamber!) Senden önce hiçbir elçi göndermedik ki, ancak ona ‘Ben’den başka ilah yoktur, sadece Bana kulluk edin’ diye vahyetmiş olmayalım.. "(Enbiya, 21/25)

    4- Allah’ın peygamberlerine yardım edip inkarcıları helak edeceğini ve inananları ödüllendireceğini beyan etmektir.. Bunu da Hz.. Muhammedi ruhen güçlendirmek ve onun imana davet ettiği kimselere güzel örnekler sunmak amacıyla yapar.. Ancak meselenin başka bir boyutu daha var ki, Kur’an kıssaları, risalete muhalif olan ve Peygambere karşı duranların tavırları üzerinde çok fazla durmaktadır.. Bu yüzden kıssalar, sözü, bu meseleleri açıklığa kavuşturan ve bunları zihinlerde yerleştiren bazı talimatlara getirmektedir..Tartışılan meseleler, Allah’ın birliği, öldükten sonra tekrar dirilme ve peygamberlikle ilgili olduğu için, bütün bu konular Kur’an kıssalarında açıkça görülmektedir.. Kur’an bu gerçeği şöyle ifade ediyor:
    "Elçilerin başlarından geçenlerden senin yüreğini pekiştirecek her şeyi sana anlatıyoruz.. Bunlarda sana gelen gerçek, inananlara bir öğüt ve hatırlatmadır.." (11/120)

    5- Allah’ın peygamberlerine, seçkin kullarına ihsan buyurduğu nimeti beyan edip onları müjdelemek..
    "Öyle ki elçilerimiz umutlarını yitirdikleri ve yalanlandıklarını sandıkları vakit, yardımımız onlara yetişmiştir.. Böylece dilediklerimiz kurtarıldı.. Güçlü baskınımız suçlu bir toplumdan geri çevrilemez.."(12/110)

    6- Ademoğullarını Şeytan’ın vesvese ve ayartmasına karşı uyarma, Şeytan’la onlar arasında ta babalarından beri sürüp gelen düşmanlığı belirtmek..

    7- Bunlardan başka Kur’an-ı Kerim’de kıssalar Allah’ın her şeye gücünün yettiğini beyan etmek (Hz.. Adem’in yaratılışı, Hz.. İsa’nın doğumu, Hz.. Ibrahim’in ölü kuşları çağırması, Allah’ın kendisini öldürüp yüz sene sonra dirilttiği kimsenin kıssası gibi) güzel ve iyi olanın kötü ve müfsidin sonunu beyan etmek, aceleci ve kısa görüşlü insanın örneği ile sabırlı ve gaybi hikmeti bilen insanların örneği gibi kıssalar da vardır..

    Kur’an’da kıssa bağlamında kullanılan kelimeler

    Kur’an Kıssalarının sınıflandırılmasına geçmeden önce Kur’an-ı Kerim’de Kıssa bağlamında kullanılan ifadelerin belirtilmesi ve açıklanmasında fayda görüyoruz..
    Kur’an-ı Kerim’de geçmiş peygamberlerin, milletlerin ve kavimlerin yaşadıklarıyla ilgili olarak çeşitli ifadelerle nakiller yapılmaktadır..

    1- Haber/Ahbar: Bu kelimeler meydana geldiği zaman itibariyle Hz.. Peygamber dönemine daha yakın olan ve izleri tamamen kaybolmamış olayları anlatmak ve onlardan ibret alınması amacıyla hatırlatmak için kullanılmıştır..

    2- Nebe’/Enba’: Kelimeleri genellikle zaman ve mekan itibariyle tarihin derinliklerinde meydana gelmiş ve neredeyse unutulmaya yüz tutup kaybolmuş olayları haber vermekte kullanılmaktadır.. Nebe kelimesi sözcük anlamı itibariyle kendisine bir ilim veya en azından zann-ı galip elde edilen büyük önemi olan haber anlamındadır.. Bu tür haberlerin yalan veya herhangi bir ilave eksiltmeden uzak olması gerekir.. Kuran’da kıssalar bağlamında mütalaa edilen geçmişe ait birtakım olaylar "Nebe’" veya "Gayb haberleri" ifadeleriyle belirtilmişlerdir..

    3- Esatir/Usture (Eskileri masalları, Hikaye, uydurma hikaye): Kur’an’ın indirildiği dönemde kendilerine Kur’an okunan Müşrikler Hz Muhammed’in getirdiği bu bilgilerin, vahiy eseri olmadığı, sadece öncekilere ait hikayeler olduğu ve Muhammed(s)’in bu bilgileri başka birinden öğrendiğine inanıyor ve bundan dolayı da ona iman etmiyorlardı.. Kur’an bu durumu şöyle açıklar:
    "Dediler ki: Evvelkilerin masalları, onları yazdırmış, sabah akşam kendisine okunuyor.."(25/5)..

    "Biz onların, ona bir insan öğretiyor!" dediklerini biliyoruz.. Haktan saparak kendisine yöneldikleri adamın dili a’cemi, bu ise apaçık Arapça bir dildir.." (16/103)
    Aslına bakılırsa Kur’an kıssalarına hikaye denmeyeceği oldukça açıktır.. Çünkü hikayede, anlatılan olayın gerçekte meydana gelip gelmemesi arasında fark yoktur.. Bu anlamda Kur’an kıssalarının mahiyet ve keyfiyeti hikayeyle bağdaşmaz.. Çünkü Kur’an kıssaları içinde vehim ve kuruntu ile hayal karışımı bulunan şeyler olmayıp bilakis gaye itibariyle de Kur’an’ın temel esaslarıyla uyum içindedir.. Kur’an inkarcıların söylediği gibi bir hikaye kitabı değil, bilakis her şeyi bilen ve kendisine hiçbir şeyin gizli kalmayıp, her şeyden haberdar olan Allah tarafından gönderilmiş bir hidayet rehberidir..

    4- Kıssa: Kur’an’ın tarih yorumunun tespitinde "kıssa" kelimesi önemli bir yer tutar.. Tarihi oluş içinde cereyan etmiş olan ve genel insanlık yasalarına dikkat çeken olayların, ilahi teşhisler, tespitler ve zımni direktifler içererek sunulması olgusuna dikkat çeken Kur’an kıssaları adı ve başlığı konulmamış bir tarih felsefesi ve yorumu konumundadır..
    5- Mesel/Emsal: Mesel, Misl: Aslında bir şeyin benzeri demektir Meselin çoğulu Emsaldir.. Temsil ise, bir kıssa veya bir söz beyan etmek, yazı veya başka bir şeyle, bir şeyin kendisine bakıyormuşçasına misalini tasvir etmek, suretlendirmek demektir.. Yani benzerini getirmek, örnek vermek, göz önüne dikmek ve benzetmek demektir.. Istılâhî manada ise halk arasında kabul görüp yayılmış, teşbihe dayalı, içerisinde bir düstur ve hikmet taşıyan kinayeli veciz sözlerdir.. Kur’ânî ıstılahta mesel veya emsal denilince gerçekte vuku bulmayan ancak hatırlatma, nasihat, teşvik, uyarma, ibret ve iyi bir hareketi onaylama, anlatılan bir olayın akla yatkınlığının sağlanması, soyut ifadelerin daha anlaşılır bir şekilde açıklanması gibi amaçlar için Kur’an-ı Kerim’in getirdiği örneklerdir..

    Kıssaların çeşitliliği konusu

    Kuran kıssalarının amaçları, mahiyet ve içerikleri ile edebi üslupları, uzunluk ve kısalıklarına göre çeşitli tasnifleri yapılmaktadır.. Fakat kanaatimce Kur’an’da kıssa başlığı altında değerlendirilmesi gereken kısım sadece tarihi kıssalardır.. Temsilleri kıssalara dahil etmeden aynı amaca yönelik fakat birbirlerinden tamamen farklı anlatım biçimleri olarak görmek, müstakil bir başlık altında fakat Kur’an’ın genel amaçlarının dışına çıkmadan incelemenin kıssaları anlaşılmasıyla ilgili bir çok problemi de çözeceği kanaatindeyiz..
    Tarihi Kıssalar: Kur’an’ın en önemli özelliklerinden birisi de tutarlılığıdır.. Kur’an önce bir şeyi bildirip, birkaç sayfa sonra onunla çelişecek başka bir husus beyan etmez.. Hiçbir Kur’ânî tarihsel bilgi kanıtlanmış tarihsel gerçeklerle çelişmediği ve Kur’an’ın tamamen yeni (başka kaynaklardan alıntı olmayan anlamında) tarihsel bilgileri bildirdiği gerçeğinin de altını çizmek gerekir.. Kur’an-ı Kerim yalnızca tarihi kendisi yaratan ve asla hata yapmayan "Mükemmel Tarihçi", Allah tarafından vahyedilmiş ve O’nun tarafından şu şekilde tanımlanmıştır.. Hâlâ düşünmüyorlar mi? Eger O, Allah’tan başkası tarafından indirilseydi, onda birçok uyumsuzluk (ve tutarsızlık) bulacaklardı.."(4/82)

    Tarihi Kıssalar tarihsel gerçekliği itibarıyla tamamen vakaya uygun olarak anlatılan kıssalardır.. Kanaatimize göre bu tür kıssalarda anlatılan olaylar, şahıslar ve diğer unsurlar tamamen gerçeğe uygundur.. Kıssanın resmettiği kahramanlar gerçekte yaşamış kişilerdir.. Onlara nispet edilen bütün sözler söylenmiş ve bütün fiiller gerçekten işlenmiştir..Bütün bunlarda ne bir ilave ve ne bir eksiltme söz konusudur..

    Aslında Kur’an’da kıssa kavramının tam olarak ifade ettiği de tarihi kıssalardır denilebilir.. Bu tür kıssaları vakaya uygunluk bakımından tamamen gerçeği yansıttığını daha önce belirtmiştik.. Fakat Kur’an’ın amacı muhataplara tarih konusunda ayrıntılı bilgi vermek ve tarih anlatmak değildir.. Bu sebepten dolayı da olay, zaman ve mekan ile şahıslarla ilgili olarak fazla ayrıntıya girmez.. Bilakis Kur’an’ın genel amaçlarından olan, irşat tebliğ, ibret ve ders alma gibi amaçlara hizmet edecek kadarını almış diğer ayrıntılara da bilerek girmemiştir.. Bu tür kıssaları: a) Önceki Peygamberler ve kavimleri arasında geçen olayları anlatan kıssalar..b) Peygamber olmadıkları halde kendilerinden bahsedilen Zülkarneyn, Hz Meryem gibi birtakım büyük şahsiyetler ile Ashab-ı Kehf, Ashabu’l Karye, Ashabu’l Uhdud gibi bazı kavim ve topluluklarla ilgili kıssalar olmak üzere iki grupta toplayabiliriz..

    Meseller: Mesel kelimesi Kur’an’da Kıssa bağlamında anlatıldığında ibret, örnek ve ders çıkarma amacıyla kullanılsa da yapı itibariyle kıssalardan tamamen farklı bir şekli olduğundan dolayı biz kıssalardan tamamen ayrı olarak mütalaa edilmesi kanaatindeyiz.. Kur’an’da temsili anlatım biçiminin kullanıldığı bir çok ayet vardır.. Temsille anlatım, ifade biçimlerinin adeta zirvesidir.. Çünkü temsilde soyut, mücerret ve manevi mefhumlar, teşhis sanatıyla görülen ve herkes tarafından bilinen suret ve şekiller halinde tasvir edildiği için, onu herkes anlar.. Temsiller soyut anlamlar üzerindeki sır perdelerini kaldırır.. O kavram dinleyenlerin gözünün önünde canlanır, belirgin hale gelir.. Hayal ve vehmedilen mana kesin anlaşılır bir şekilde gözler önüne serilir..

    Mesellerin sözleri az, anlamları çok, söyleyenin söylemesi kolay olduğu için, sözlerin en açığı ve en etkilisidir.. Meselleri önemine Kur’an da şöyle değinilir.. "Allah öğüt alsınlar diye insanlara böyle meseller irad eder.." (İbrahim,14/25).. "And olsun ki biz bu Kur’an’da insanlara her çeşit temsili türlü biçimlerde anlattık, ama insanların çoğu inkarda direttiler.."(İsra, 17/89)

    Şimdi Kur’an’ın gösterdiği mesellere birkaç örnek verip konuyu biraz daha açmaya çalışalım..
    "Sonra bunun arkasından yine kalpleriniz katılaştı şimdi taş gibi, yahut daha katı.. Çünkü taşın öylesi vardır ki ondan nehirler fışkırır, öylesi vardır ki yarılıp içinden sular kaynar.. Öylesi de vardır ki Allah korkusundan yükseklerden aşağılara yuvarlanır.. Ne yapsanız Allah hiç birinden gafil değildir.."(Bakara, 2/74)

    Bu ayette Yahudilerin ve Kafirlerin kalplerinin katılığı ve sertliği taşın katılığı ve sertliğine benzetilmiştir.. Hatta ondan daha da katı olduğu belirtilerek, bazı taşların yumuşayıp içinden su sızdırdığı ama kafirlerin ve Yahudilerin kalplerinin asla yumuşayıp, inanmayacakları bildirilmiştir.. Bu ayette kalplerin taşa benzetilmesi, taşın sertlik için mesel olarak kullanılması dolayısıyladır..

    "Kendilerine Tevrat öğretildiği halde onunla amel etmeyenlerin hali, sırtına kitap yüklenmiş eşeğin haline benzer.. Allah’ın ayetlerini yalanlayanların hali ne çirkindir (Cuma, 62/5)..
    Bu ayette Yahudiler, bilhassa Yahudi alimleri kitap yüklü merkeplere benzetilmişlerdir.. Çünkü onlar Tevrat’ı öğrenmişler fakat onunla amel etmemişlerdir.. Benzetme yönü de, eşeğin yüklendiği kitaplardan, taşıdığı ağırlık, çektiği zahmet ve yorgunluktan başka bir menfaatinin olmayışıdır.. Zaten bu hayvan aptallığı ve akılsızlığı ile bilinir.. Buradaki temsil okuduğu ve öğrendikleriyle amel etmeyen her bilgine yöneliktir..

    "Sen o münafıkları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuştuklarında sözlerini dinlersin.. (Fakat gerçekte onlar) sanki giydirilip dayatılmış İçi boş (kof) bir kütük gibidirler.. Her gürültüyü kendi aleyhlerinde sanırlar.. Onlar düşmandır, onlardan sakın.. Allah kahretsin onları! Nasıl da haktan yüz çeviriyorlar?" (Münafıku63/4)..

    Bu ayette münafıkların dış görünüşleri süslü, püslü, konuşmalarının ilgi ve alaka uyandırıcı olduğu bildirilir, fakat içlerinde ima yoktur.. Karakter şahsiyet ve cesaretten de yosundurlar.. Korkaktırlar, ürkektirler.. Allah onların bu hallerini üzeri insan gibi giydirilip (dik duramadığı için de) duvara dayatılmış içi boş ağaç kütüklerine benzetmiştir..

    Son söz yerine

    Kur’an-ı kerim’de anlatılan kıssalar ve meseller konusunda söylenebilecek çok daha fazla şey olmasına rağmen yazının okunmasını kolaylaştırmak ve okuyucuyu fazla sıkmamak amacıyla, konunun ayrıntılarını bu konuda yapılmış özgün çalışmalara havale edip söyleyeceklerimizi burada bitiriyoruz..


    Mehmet ÖZER


  6. 19.Nisan.2015, 12:14
    4
    Misafir

    Cevap: Kıssaların amacı nedir? Allah Kur’an’da kıssalara niçin bu kadar yer veriyor?

    Allah Kur'an da kıssaları veriyor. Bizim geçmiş dönemlerde yaşayanların hayatlarından ibretler almamızı istemektedir.


  7. 19.Nisan.2015, 12:14
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah Kur'an da kıssaları veriyor. Bizim geçmiş dönemlerde yaşayanların hayatlarından ibretler almamızı istemektedir.


  8. 28.Kasım.2015, 23:37
    5
    Misafir

    Cevap: Kıssaların amacı nedir? Allah Kur’an’da kıssalara niçin bu kadar yer veriyor?

    Allah peygamberlerinde onlara ne kadar mucize ve üstünlük sağlanmışsada insan olduğunu hata yapabileceklerini hatalarından dolayı af dileyip af olacaklarını onlarında denendiğini ve uyarıldığını tek ve noksan sıfatlardan mahrum olan allahın olduğunu hz. Isanın da kul olduğunu diğer kutsal kitaplarda anlatılanları doğrulamak ve allahın dininin tek din olduğunu belirtmiştir


  9. 28.Kasım.2015, 23:37
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah peygamberlerinde onlara ne kadar mucize ve üstünlük sağlanmışsada insan olduğunu hata yapabileceklerini hatalarından dolayı af dileyip af olacaklarını onlarında denendiğini ve uyarıldığını tek ve noksan sıfatlardan mahrum olan allahın olduğunu hz. Isanın da kul olduğunu diğer kutsal kitaplarda anlatılanları doğrulamak ve allahın dininin tek din olduğunu belirtmiştir


  10. 09.Mart.2017, 10:19
    6
    Misafir

    Yorum: Kıssaların amacı nedir? Allah Kur’an’da kıssalara niçin bu kadar yer veriyor?

    Kur'an kissalari insanlarin geçmiste yaşanmiş olaylardan ders almalrini saglar...


  11. 09.Mart.2017, 10:19
    6
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Kur'an kissalari insanlarin geçmiste yaşanmiş olaylardan ders almalrini saglar...


  12. 23.Mart.2017, 16:33
    7
    Misafir

    kıssa kısaca nedir

    kıssa sadece geçmişte yaşadığımız olayla ilgili dersverir. mesala çok kötü bir olay yaşadınız,bir kaç gün geçtikten sonra keşke böyle birşey yapmasaydım içinizden diyerek çok pişman olursunuz.eyer arkadaşınıza yaptıysanı onu talafi edersiniz bir şekilde.bidaha istsenizde yapmak istemezsiniz.kısaca geçmişte yaşadığımız olayda pişmanlık dumak. bunun hepsinin adına kıssa denir.


  13. 23.Mart.2017, 16:33
    7
    esma6f - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    esma6f
    Misafir
    kıssa sadece geçmişte yaşadığımız olayla ilgili dersverir. mesala çok kötü bir olay yaşadınız,bir kaç gün geçtikten sonra keşke böyle birşey yapmasaydım içinizden diyerek çok pişman olursunuz.eyer arkadaşınıza yaptıysanı onu talafi edersiniz bir şekilde.bidaha istsenizde yapmak istemezsiniz.kısaca geçmişte yaşadığımız olayda pişmanlık dumak. bunun hepsinin adına kıssa denir.





+ Yorum Gönder