Konusunu Oylayın.: Lut kavminin Lut’a olan tutumu nasıl olmuştur?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Lut kavminin Lut’a olan tutumu nasıl olmuştur?
  1. 02.Mart.2013, 02:40
    1
    Misafir

    Lut kavminin Lut’a olan tutumu nasıl olmuştur?

  2. 07.Mart.2013, 13:50
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Lut kavminin Lut’a olan tutumu nasıl olmuştur?





    Lut'un Tutumu


    Lut kavmini sürekli olarak uyarır. Yaptıkları fiilin Allah nezdinde geçerli olmayan bir fiil olduğunu hatırlatır.
    "Kardeşleri Lut onlara şöyle demişti: Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
    "Bilin ki, ben size gönderilmiş bir elçiyim."
    "Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
    "Buna karşı sizden hiç bir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak Alemlerin Rabbidir."
    "Alemlerin içinde erkeklere mi gidiyorsunuz?"
    "Ve Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor musunuz? Siz sınırı aşan bir kavimsiniz." (Şuara, 161-166)
    Bütün bu uyarılara rağmen Lut kavmi sapıklıkta ısrar eder. İşledikleri günahlar kalb ve gözlerini öylesine köreltmiştir ki, kendilerini helak etmeye gelen insan kılığındaki meleklere de yeltendiler. Buna karşılık Lut onlara şöyle der: "Ey kavmim! İşte şunlar kızlarımdır; sizin için onlar daha temizdir. Allah'tan korkun misafirlerimin önünde beni rezil etmeyin! İçinizde aklı başında bir adam yok mu?" (Hud, 78)
    Lut (a) evine konuk olarak gelen Meleklere yeltenenlere "İşte şunlar kızlarımdır; sizin için onlar daha temizdir" diyerek, yaptıkları sapıklığa karşı helal bir alternatif teklif eder.
    Buradaki teklif hususunda müfessirlerin bir kısmı "hakiki kızlarıdır" bir kısmı ise "kavminin kızlarıdır" demişlerdir.
    "İşte şunlar kızlarımdır" ifadesi ister Lut'un kızlarını isterse kavminin kızlarını kapsasın fark etmez. Bu teklif Lut kavminin yaptığı işin kötü olduğunu, temiz olanın kadın erkek arasındaki ilişki olduğunu göstermek içindir. Lut'un bütün çabalarına karşın kavmi tepki gösterir. "Dediler ki: Senin kızlarında bizim bir hakkımız olmadığını biliyorsun. Sen bizim ne istediğimizi bilirsin." (Hud. 79)
    "Onlar şöyle dediler: Ey Lut (bizim yaptığımıza karşı gelmekten) vazgeçmezsen, iyi bil ki sürgün edileceksin!" (Şuara, 167)
    "Doğru sözlü isen bize Allah'ın azabını getir." (Ankebut, 29)
    Artık Lut (a), kavminin doğru yola geleceğine dair tüm inancını tüketir. "Keşke size yetecek bir kuvvetim olsa veya sağlam bir yere sığınsam." (Hud, 80) Yapacağı iş Allah'a sığınmaktı. Bütün gücüyle Allah'a sığınarak ondan yardım ister.
    "Rabbim! Bozgunculara karşı bana yardım et." (Ankebut, 30)
    "Rabbim! Beni ve ailemi, onların yapageldikleri kötülüklerden kurtar." (Şuara, 169)
    Allah Lut'un duasını; ailesinden karısının kalması haricinde kabul eder. "Bunun üzerine geride kalan yaşlı bir kadın dışında, onu ve ailesini, hepsini kurtardık." (Şuara, 170-171)
    Kur'an bize Lut'un karısının suçunu belirtmez. Müfessirler birtakım suçlamalarda bulunmuşlarsa da gaybi bir konu olan bu durum karşısında Kur'an'ın bize verdiği kadarla yetiniyor ve orada duruyoruz.
    Kur'an-i Kerim'de Nuh(a)'ın oğlunun, Nuh'un duasına rağmen helak edilmesi olayından sonra anlatılan bu olayda da Lut'un ailesinin kurtulması duasına mukabil karısı helak edilenler arasında yer alır. Bu olay bize gösterir ki Allah'ın emirlerine karşı gelmiş olan bir kimse, Allah nezdinde peygamber ailesinden de, soyundan da olsa gerekli cezayı görecektir. Allah nezdinde geçerli olan soy-sop, mevki, makam değil, takvadır.
    Helak
    Yüce Allah; Lut kavmi hakkındaki emrini Meleklere bildirir. Melekler Lut (a) kavmine varmadan evvel Hz. İbrahim'e uğrayarak ona Allah'ın ihsan ettiği, erkek çocuğu müjdelerler. Melekler Hz. İbrahim'e Lut kavminin helak haberini de bildirirler. Kur'an bize bu muhavereyi şöyle anlatıp.
    "Andolsun ki elçilerimiz İbrahim'e müjde getirdiler ve 'selam' dediler. O da: 'Selam' dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.
    "Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içine korku düştü. Dediler ki: 'Korkma! (Biz melekleriz.) Lut kavmine gönderildik.'" (Hud, 69-70)
    Bu ayetler bize İbrahim (a) ile Lut (a)'un aynı zaman diliminde yaşadıklarını bildirir.
    Konuklar gelince onlara sunduğu yemeği yemediklerini gören Hz. İbrahim'in içine bir kurt düşer. Hz. İbrahim konukların yemek yemediklerini görünce onların melek olduğunu anlamıştır. Korkusu, vahiy indirmek için gelmediğini anladığı bu meleklerin kendi kavminin helaki için geldiği sanısına kapıldığı içindir. Melekler hemen onun merakını giderirler: "Korkma! Biz Lut kavmine gönderildik."
    "İbrahim'den korku gidip kendisine müjde gelince, Lut kavmi hakkında (adeta) bizimle mücadeleye başladı."
    "İbrahim cidden yumuşak huylu, bağrı yanık, kendisini Allah'a vermiş biri idi."
    "Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Çünkü Rabbinin emri gelmiştir. Ve onlara, geri çevrilmez bir azab mutlaka gelecektir." (Hud, 74-76)
    İbrahim (a) meleklerin vazifesini anlamıştır. Ancak ayetlerin belirttiği gibi, kafir de olsa Lut kavminin helak edilmemesi için Meleklerle tartışır. Hz. İbrahim'in bu hareketi o anlık şoktan dolayıdır, yoksa Meleklerin söylediği gibi Allah'ın azabı geldikten sonra onu kimsenin durduramayacağıdır. Bunu en iyi bilenlerden birisi de İbrahim'dir.
    Melekler daha sonra Lut (a)'a gelirler. Lut (a) da Hz. İbrahim'in üzüldüğü gibi kavminin helakından dolayı üzülür. Hz. İbrahim ve Hz. Lut da görülen bu latif tutum peygamberleri kana susamış insanlar gibi göstermek isteyen kafirlere karşı en güzel İbrettir.
    "Elçilerimiz Lut'a gelince, (Lut) onların yüzünden üzüldü ve onlardan dolayı içi daraldı da 'Bu çetin bir gündür' dedi." (Hud, 77)
    "Dediler ki: 'Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar asla sana dokunamazlar. Sen gecenin bir kısmında ailenle yürü. Karında başka sizden biç biri geride kalmasın. Çünkü onlara gelecek olan şüphesiz ona da isabet edecektir. Onlara vaad olunan helak zamanı, sabah vaktidir. Sabah yakın değil mi?" (Hud, 81)
    Lut (a)'a Meleklerin bildirdiği hicret emri, Musa (a)'nın Firavun'un adamlarından inananları kaçırdığı zaman da Allah tarafından aynı şekilde bildirilmişti. "Biz Musa'ya: 'Kullarımı geceleyin yola çıkar; şüphesiz takip edileceksiniz.' diye vahyettik." (Şuara, 52)
    Baskı altında yaşayan Musa ve Lut gibi peygamberler toplumlarının helak edilmesi kararlarının akabinde, inananlarla birlikte geceleyin kafirlere fark ettirmeden hicret etmeleri istenir. Kafirlere fark ettirmeden kaçmanın en uygun olduğu zaman gecedir. Lut (a) da ailesinden karısı hariç diğer inananlarla beraber geceleyin kavmini terk ederek yola koyulur.



  3. 07.Mart.2013, 13:50
    2
    Moderatör




    Lut'un Tutumu


    Lut kavmini sürekli olarak uyarır. Yaptıkları fiilin Allah nezdinde geçerli olmayan bir fiil olduğunu hatırlatır.
    "Kardeşleri Lut onlara şöyle demişti: Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
    "Bilin ki, ben size gönderilmiş bir elçiyim."
    "Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
    "Buna karşı sizden hiç bir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak Alemlerin Rabbidir."
    "Alemlerin içinde erkeklere mi gidiyorsunuz?"
    "Ve Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor musunuz? Siz sınırı aşan bir kavimsiniz." (Şuara, 161-166)
    Bütün bu uyarılara rağmen Lut kavmi sapıklıkta ısrar eder. İşledikleri günahlar kalb ve gözlerini öylesine köreltmiştir ki, kendilerini helak etmeye gelen insan kılığındaki meleklere de yeltendiler. Buna karşılık Lut onlara şöyle der: "Ey kavmim! İşte şunlar kızlarımdır; sizin için onlar daha temizdir. Allah'tan korkun misafirlerimin önünde beni rezil etmeyin! İçinizde aklı başında bir adam yok mu?" (Hud, 78)
    Lut (a) evine konuk olarak gelen Meleklere yeltenenlere "İşte şunlar kızlarımdır; sizin için onlar daha temizdir" diyerek, yaptıkları sapıklığa karşı helal bir alternatif teklif eder.
    Buradaki teklif hususunda müfessirlerin bir kısmı "hakiki kızlarıdır" bir kısmı ise "kavminin kızlarıdır" demişlerdir.
    "İşte şunlar kızlarımdır" ifadesi ister Lut'un kızlarını isterse kavminin kızlarını kapsasın fark etmez. Bu teklif Lut kavminin yaptığı işin kötü olduğunu, temiz olanın kadın erkek arasındaki ilişki olduğunu göstermek içindir. Lut'un bütün çabalarına karşın kavmi tepki gösterir. "Dediler ki: Senin kızlarında bizim bir hakkımız olmadığını biliyorsun. Sen bizim ne istediğimizi bilirsin." (Hud. 79)
    "Onlar şöyle dediler: Ey Lut (bizim yaptığımıza karşı gelmekten) vazgeçmezsen, iyi bil ki sürgün edileceksin!" (Şuara, 167)
    "Doğru sözlü isen bize Allah'ın azabını getir." (Ankebut, 29)
    Artık Lut (a), kavminin doğru yola geleceğine dair tüm inancını tüketir. "Keşke size yetecek bir kuvvetim olsa veya sağlam bir yere sığınsam." (Hud, 80) Yapacağı iş Allah'a sığınmaktı. Bütün gücüyle Allah'a sığınarak ondan yardım ister.
    "Rabbim! Bozgunculara karşı bana yardım et." (Ankebut, 30)
    "Rabbim! Beni ve ailemi, onların yapageldikleri kötülüklerden kurtar." (Şuara, 169)
    Allah Lut'un duasını; ailesinden karısının kalması haricinde kabul eder. "Bunun üzerine geride kalan yaşlı bir kadın dışında, onu ve ailesini, hepsini kurtardık." (Şuara, 170-171)
    Kur'an bize Lut'un karısının suçunu belirtmez. Müfessirler birtakım suçlamalarda bulunmuşlarsa da gaybi bir konu olan bu durum karşısında Kur'an'ın bize verdiği kadarla yetiniyor ve orada duruyoruz.
    Kur'an-i Kerim'de Nuh(a)'ın oğlunun, Nuh'un duasına rağmen helak edilmesi olayından sonra anlatılan bu olayda da Lut'un ailesinin kurtulması duasına mukabil karısı helak edilenler arasında yer alır. Bu olay bize gösterir ki Allah'ın emirlerine karşı gelmiş olan bir kimse, Allah nezdinde peygamber ailesinden de, soyundan da olsa gerekli cezayı görecektir. Allah nezdinde geçerli olan soy-sop, mevki, makam değil, takvadır.
    Helak
    Yüce Allah; Lut kavmi hakkındaki emrini Meleklere bildirir. Melekler Lut (a) kavmine varmadan evvel Hz. İbrahim'e uğrayarak ona Allah'ın ihsan ettiği, erkek çocuğu müjdelerler. Melekler Hz. İbrahim'e Lut kavminin helak haberini de bildirirler. Kur'an bize bu muhavereyi şöyle anlatıp.
    "Andolsun ki elçilerimiz İbrahim'e müjde getirdiler ve 'selam' dediler. O da: 'Selam' dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.
    "Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içine korku düştü. Dediler ki: 'Korkma! (Biz melekleriz.) Lut kavmine gönderildik.'" (Hud, 69-70)
    Bu ayetler bize İbrahim (a) ile Lut (a)'un aynı zaman diliminde yaşadıklarını bildirir.
    Konuklar gelince onlara sunduğu yemeği yemediklerini gören Hz. İbrahim'in içine bir kurt düşer. Hz. İbrahim konukların yemek yemediklerini görünce onların melek olduğunu anlamıştır. Korkusu, vahiy indirmek için gelmediğini anladığı bu meleklerin kendi kavminin helaki için geldiği sanısına kapıldığı içindir. Melekler hemen onun merakını giderirler: "Korkma! Biz Lut kavmine gönderildik."
    "İbrahim'den korku gidip kendisine müjde gelince, Lut kavmi hakkında (adeta) bizimle mücadeleye başladı."
    "İbrahim cidden yumuşak huylu, bağrı yanık, kendisini Allah'a vermiş biri idi."
    "Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Çünkü Rabbinin emri gelmiştir. Ve onlara, geri çevrilmez bir azab mutlaka gelecektir." (Hud, 74-76)
    İbrahim (a) meleklerin vazifesini anlamıştır. Ancak ayetlerin belirttiği gibi, kafir de olsa Lut kavminin helak edilmemesi için Meleklerle tartışır. Hz. İbrahim'in bu hareketi o anlık şoktan dolayıdır, yoksa Meleklerin söylediği gibi Allah'ın azabı geldikten sonra onu kimsenin durduramayacağıdır. Bunu en iyi bilenlerden birisi de İbrahim'dir.
    Melekler daha sonra Lut (a)'a gelirler. Lut (a) da Hz. İbrahim'in üzüldüğü gibi kavminin helakından dolayı üzülür. Hz. İbrahim ve Hz. Lut da görülen bu latif tutum peygamberleri kana susamış insanlar gibi göstermek isteyen kafirlere karşı en güzel İbrettir.
    "Elçilerimiz Lut'a gelince, (Lut) onların yüzünden üzüldü ve onlardan dolayı içi daraldı da 'Bu çetin bir gündür' dedi." (Hud, 77)
    "Dediler ki: 'Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar asla sana dokunamazlar. Sen gecenin bir kısmında ailenle yürü. Karında başka sizden biç biri geride kalmasın. Çünkü onlara gelecek olan şüphesiz ona da isabet edecektir. Onlara vaad olunan helak zamanı, sabah vaktidir. Sabah yakın değil mi?" (Hud, 81)
    Lut (a)'a Meleklerin bildirdiği hicret emri, Musa (a)'nın Firavun'un adamlarından inananları kaçırdığı zaman da Allah tarafından aynı şekilde bildirilmişti. "Biz Musa'ya: 'Kullarımı geceleyin yola çıkar; şüphesiz takip edileceksiniz.' diye vahyettik." (Şuara, 52)
    Baskı altında yaşayan Musa ve Lut gibi peygamberler toplumlarının helak edilmesi kararlarının akabinde, inananlarla birlikte geceleyin kafirlere fark ettirmeden hicret etmeleri istenir. Kafirlere fark ettirmeden kaçmanın en uygun olduğu zaman gecedir. Lut (a) da ailesinden karısı hariç diğer inananlarla beraber geceleyin kavmini terk ederek yola koyulur.






+ Yorum Gönder