Konusunu Oylayın.: Zan nedir? Zan hakkı ifade eder mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Zan nedir? Zan hakkı ifade eder mi?
  1. 02.Mart.2013, 02:18
    1
    Misafir

    Zan nedir? Zan hakkı ifade eder mi?






    Zan nedir? Zan hakkı ifade eder mi? Mumsema Zan nedir? Zan hakkı ifade eder mi?


  2. 02.Mart.2013, 02:18
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 05.Mart.2013, 17:48
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Zan nedir? Zan hakkı ifade eder mi?






    Zan Anlamı
    Zan Tanımı
    Zan Hakkında Bilgi
    Zan Ne Demek

    Zan; sanmak, bilmek ve itham etmek manalarına geldiği gibi, sezmek ve şüphe manalarında da kullanılır. Birini iyi sanma, iyi zannetmeye hüsn-i zan; kötü fikir besleme ve kötü sanmalara da su-i zan denilmektedir. Kuvvetli ve hakikate yakın olan zanna ise, zann-ı galip ismi verilir.

    *Mesela yüzde bir ihtimali olan şeye vehim, yüzde ikiden yüzde elliye kadar ihtimali olan şeye şüphe, yüzde elliden sonraki ihtimallere de zan denilir. Yüzde doksan ihtimalin üstündeki zanna zann-ı galip, yüzde yüz ihtimale ise ilim deniliyor. (Ülken, H. Z. T.C. Düşünce Tarihi, İst. 1966, 2/57)

    *Bu anlayışa göre bir şey, yüzde elliden fazla ihtimal dahilinde ise zan oluyor. Firuzabadi merhuma göre ise zan, mücerret emarelerden meydana gelen bilgidir. Zan güçlenirse ilim seviyesine ulaşır, zayıflayınca da vehim sınırını aşamaz.

    *Zannın cemisi, zunun ve ezanin gelir. Kuran-ı Kerimde zan kelimesi müfred olarak da, cemi olarak da geçmektedir. Muştakları ile birlikte ceman, altmış dokuz defa tekrar edilmektedir. Onlar (yani kalpleri Allaha karşı haşyet içinde olanlar) öyle kimselerdir ki, Rablerine kavuşacaklarını ve ona döneceklerini yakinen bilirler. (S. Bakara, 46) (Kafir o gün) kendisinin, belini kıran bir felakete uğrayacağını anlar.... Ve (yine) o zaman anlar ki, bu ayrılıktır (S. Kıyame, 25-28) ayet-i kerimelerinde zan, yakin (kati-kesin bilgi) manasındadır. Bununla beraber, şüphe ve töhmet manalarında da kullanılmıştır.

    *Misal: Her kim dünyada ve ahirette ona (peygambere) Allahın asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa, (Allahın ona yardımı kati olduğuna göre), artık o kimse tavana bir ip atsın, (boğazına geçirip) sonra da ipi kessin de baksın. Bu yaptığı (intihar işi) öfkesini giderecek (Allahın peygamberine olan yardımına mani olabilecek) mi? (S. Hac, 15)

    *Ayrıca Kuran-ı Kerimde zan, pek çok yerde kınanmaktadır. Mesela, Onların çoğu, zandan başka bir şeye uymaz. Şüphesiz zan, haktan (hakikatten, ilimden) hiçbir şeyin yerini tutmaz... (S. Yunus, 36),

    Ey iman edenler, zandan çok sakınınız. Zira zanın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allahtan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul eden, rahmeti çok olandır (S. Hucurat,12) ayetleri, bu çeşit zanna en güzel örneklerdir.



  4. 05.Mart.2013, 17:48
    2
    Moderatör





    Zan Anlamı
    Zan Tanımı
    Zan Hakkında Bilgi
    Zan Ne Demek

    Zan; sanmak, bilmek ve itham etmek manalarına geldiği gibi, sezmek ve şüphe manalarında da kullanılır. Birini iyi sanma, iyi zannetmeye hüsn-i zan; kötü fikir besleme ve kötü sanmalara da su-i zan denilmektedir. Kuvvetli ve hakikate yakın olan zanna ise, zann-ı galip ismi verilir.

    *Mesela yüzde bir ihtimali olan şeye vehim, yüzde ikiden yüzde elliye kadar ihtimali olan şeye şüphe, yüzde elliden sonraki ihtimallere de zan denilir. Yüzde doksan ihtimalin üstündeki zanna zann-ı galip, yüzde yüz ihtimale ise ilim deniliyor. (Ülken, H. Z. T.C. Düşünce Tarihi, İst. 1966, 2/57)

    *Bu anlayışa göre bir şey, yüzde elliden fazla ihtimal dahilinde ise zan oluyor. Firuzabadi merhuma göre ise zan, mücerret emarelerden meydana gelen bilgidir. Zan güçlenirse ilim seviyesine ulaşır, zayıflayınca da vehim sınırını aşamaz.

    *Zannın cemisi, zunun ve ezanin gelir. Kuran-ı Kerimde zan kelimesi müfred olarak da, cemi olarak da geçmektedir. Muştakları ile birlikte ceman, altmış dokuz defa tekrar edilmektedir. Onlar (yani kalpleri Allaha karşı haşyet içinde olanlar) öyle kimselerdir ki, Rablerine kavuşacaklarını ve ona döneceklerini yakinen bilirler. (S. Bakara, 46) (Kafir o gün) kendisinin, belini kıran bir felakete uğrayacağını anlar.... Ve (yine) o zaman anlar ki, bu ayrılıktır (S. Kıyame, 25-28) ayet-i kerimelerinde zan, yakin (kati-kesin bilgi) manasındadır. Bununla beraber, şüphe ve töhmet manalarında da kullanılmıştır.

    *Misal: Her kim dünyada ve ahirette ona (peygambere) Allahın asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa, (Allahın ona yardımı kati olduğuna göre), artık o kimse tavana bir ip atsın, (boğazına geçirip) sonra da ipi kessin de baksın. Bu yaptığı (intihar işi) öfkesini giderecek (Allahın peygamberine olan yardımına mani olabilecek) mi? (S. Hac, 15)

    *Ayrıca Kuran-ı Kerimde zan, pek çok yerde kınanmaktadır. Mesela, Onların çoğu, zandan başka bir şeye uymaz. Şüphesiz zan, haktan (hakikatten, ilimden) hiçbir şeyin yerini tutmaz... (S. Yunus, 36),

    Ey iman edenler, zandan çok sakınınız. Zira zanın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allahtan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul eden, rahmeti çok olandır (S. Hucurat,12) ayetleri, bu çeşit zanna en güzel örneklerdir.






+ Yorum Gönder