Konusunu Oylayın.: Sadakayı kimler verir ve kimlere verlir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Sadakayı kimler verir ve kimlere verlir?
  1. 28.Şubat.2013, 21:29
    1
    Misafir

    Sadakayı kimler verir ve kimlere verlir?

  2. 01.Mart.2013, 00:10
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Sadakayı kimler verir ve kimlere verlir?




    Cevap: Soru: Sadaka Nedir?

    Allah rızası için fakirlere verilen mal, para, ilim gibi insanın muhtaç olduğu herhangi bir şey`e sadaka denir. Sadaka farz, nâfile bütün yardımlara şâmil olduğu için, zekâta da sadaka denilmektedir. Fakat sadaka deyince, ilk akla gelen nâfile sadakalardır. Sadaka vermekte, dünyevî ve uhrevî pek çok faydalar vardır. Bu faydaları şu şekilde sıralayabiliriz:

    1 - Sadakalar günahlara keffâret, Cehennem ateşine karşı siperdir. Peygamber Efendimiz, bu hususta şöyle buyurmuştur:
    "Bir hurma ile de olsa sadaka verin. Çünkü o bir hurma, açlığı giderir. Su ateşi söndürdüğü gibi hatâları da söndürür, yok eder." "Bir hurmanın yarısı ile bile olsa Cehennem ateşinden korunun. Onu da bulamazsanız, tatlı ve güzel söz söyleyin. (Bu da sadaka yerini tutar)."

    2 - Sadakalar kıyâmette, sâhibini mahşer gününün dehşetinden korur. Peygamberimiz bu hususu şu şekilde belirtmişlerdir:
    "Kıyâmet günü hesap görülünceye kadar, herkes sadakasının gölgesinde olacaktır."

    3 - Sadakalar Cenâb-ı Hakk`ın gazabını da söndürür. Hadîste: "Gizli sadaka, aziz ve celîl olan Allah Teâlâ`nın gazabını teskin eder" buyurulmuştur.

    4 - Sadakalar belâ ve musibetleri de def`ederler. Peygamberimiz:
    "Sadaka, belâları def`eder" buyurmuştur. İnsan, kendisinden bir şeyler isteyen kimseyi boş çevirmemeli, elinden geldiğince ona bir şeyler vermeye çalışmalıdır. Resûlüllah Efendimizin şu îkazını hiçbir zaman unutmamalıdır: "Sâil (dilenci) sâdık olup, cidden muhtaç halde ise, onu kovan felâh bulmaz." Hz. İsâ (A.S.):

    "İsteyen kimseyi eli boş çeviren eve, bir hafta melekler uğramaz" buyurmuştur. Peygamber Efendimiz, bir muhtaca vereceği sadakayı bizzat kendi eliyle verir, araya başka birini vasıta kılmazdı. Sadakanın gizli verilmesi efdaldir. Nitekim Peygamberimiz:
    "Üç şey iyilik hazinelerindendir. Biri de verdiği sadakayı gizlemektir" buyurmuştur. Kur`an`da da sadakalar gizli verilmeğe teşvik edilmiştir: "Eğer sadakaları gizler ve gizlice fakirlere verirseniz; işte bu sizin için daha hayırlıdır." (el-Bakare, 271). Sadakayı gizli vermenin en mühim faydası, sadakayı verenin riyadan kurtulmasıdır. Ayrıca, sadaka alanın da şeref ve haysiyeti rencide olmaktan korunmuş olacaktır.


  3. 01.Mart.2013, 00:10
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Cevap: Soru: Sadaka Nedir?

    Allah rızası için fakirlere verilen mal, para, ilim gibi insanın muhtaç olduğu herhangi bir şey`e sadaka denir. Sadaka farz, nâfile bütün yardımlara şâmil olduğu için, zekâta da sadaka denilmektedir. Fakat sadaka deyince, ilk akla gelen nâfile sadakalardır. Sadaka vermekte, dünyevî ve uhrevî pek çok faydalar vardır. Bu faydaları şu şekilde sıralayabiliriz:

    1 - Sadakalar günahlara keffâret, Cehennem ateşine karşı siperdir. Peygamber Efendimiz, bu hususta şöyle buyurmuştur:
    "Bir hurma ile de olsa sadaka verin. Çünkü o bir hurma, açlığı giderir. Su ateşi söndürdüğü gibi hatâları da söndürür, yok eder." "Bir hurmanın yarısı ile bile olsa Cehennem ateşinden korunun. Onu da bulamazsanız, tatlı ve güzel söz söyleyin. (Bu da sadaka yerini tutar)."

    2 - Sadakalar kıyâmette, sâhibini mahşer gününün dehşetinden korur. Peygamberimiz bu hususu şu şekilde belirtmişlerdir:
    "Kıyâmet günü hesap görülünceye kadar, herkes sadakasının gölgesinde olacaktır."

    3 - Sadakalar Cenâb-ı Hakk`ın gazabını da söndürür. Hadîste: "Gizli sadaka, aziz ve celîl olan Allah Teâlâ`nın gazabını teskin eder" buyurulmuştur.

    4 - Sadakalar belâ ve musibetleri de def`ederler. Peygamberimiz:
    "Sadaka, belâları def`eder" buyurmuştur. İnsan, kendisinden bir şeyler isteyen kimseyi boş çevirmemeli, elinden geldiğince ona bir şeyler vermeye çalışmalıdır. Resûlüllah Efendimizin şu îkazını hiçbir zaman unutmamalıdır: "Sâil (dilenci) sâdık olup, cidden muhtaç halde ise, onu kovan felâh bulmaz." Hz. İsâ (A.S.):

    "İsteyen kimseyi eli boş çeviren eve, bir hafta melekler uğramaz" buyurmuştur. Peygamber Efendimiz, bir muhtaca vereceği sadakayı bizzat kendi eliyle verir, araya başka birini vasıta kılmazdı. Sadakanın gizli verilmesi efdaldir. Nitekim Peygamberimiz:
    "Üç şey iyilik hazinelerindendir. Biri de verdiği sadakayı gizlemektir" buyurmuştur. Kur`an`da da sadakalar gizli verilmeğe teşvik edilmiştir: "Eğer sadakaları gizler ve gizlice fakirlere verirseniz; işte bu sizin için daha hayırlıdır." (el-Bakare, 271). Sadakayı gizli vermenin en mühim faydası, sadakayı verenin riyadan kurtulmasıdır. Ayrıca, sadaka alanın da şeref ve haysiyeti rencide olmaktan korunmuş olacaktır.


  4. 01.Mart.2013, 00:13
    3
    Yuzarsif
    YAKIŞIKLI

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ocak.2011
    Üye No: 83096
    Mesaj Sayısı: 137
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 27

    Cevap: Sadakayı kimler verir ve kimlere verlir?

    1) Müslüman olmak,
    2) Akıllı olmak,
    3) Erginlik çağına gelmiş olmak,
    4) Hür olmak,
    5) Dinen zengin (yani aslî ihtiyaçlarından ve borçlarından başka "nisab" miktarı mala veya paraya sahip) olmak,
    6) Zekâtı, verilmesi gereken mal veya para:
    a) Nisab miktarına (yani 80.18 gr. Altın değerine) ulaşmış olmak,
    b-) Sahibinin elinde tam bir kamerî yıl kalmış olmak,
    c) Hakikaten veya hükmen artıcı nitelikte olmak gerekir,



  5. 01.Mart.2013, 00:13
    3
    YAKIŞIKLI
    1) Müslüman olmak,
    2) Akıllı olmak,
    3) Erginlik çağına gelmiş olmak,
    4) Hür olmak,
    5) Dinen zengin (yani aslî ihtiyaçlarından ve borçlarından başka "nisab" miktarı mala veya paraya sahip) olmak,
    6) Zekâtı, verilmesi gereken mal veya para:
    a) Nisab miktarına (yani 80.18 gr. Altın değerine) ulaşmış olmak,
    b-) Sahibinin elinde tam bir kamerî yıl kalmış olmak,
    c) Hakikaten veya hükmen artıcı nitelikte olmak gerekir,






+ Yorum Gönder