Konusunu Oylayın.: Hz. Muhammedin kıssaları

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hz. Muhammedin kıssaları
  1. 28.Şubat.2013, 18:52
    1
    Misafir

    Hz. Muhammedin kıssaları






    Hz. Muhammedin kıssaları Mumsema peygamberlein kıssaları acil


  2. 28.Şubat.2013, 18:52
    1
    misafir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    misafir
    Misafir
  3. 04.Mart.2013, 12:37
    2
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Hz. Muhammedin kıssaları




    HZ. Muhammed'in kıssaları yani hikayeleri kısaca

    Kıyamet gününde şu yedi sınıf hayırlı
    ibadeti yapan kullarına Allah-u Teala bahşedeceği ikram ve ihsanı gören Cebrail Aleyhisselam Peygamber Efendimize:
    -Ah!Keşke bende melek değil de insan olsaydım ve bu güzel ibadetleri yaparak Rabbimin iltifat-ı ilâhîcesine nail olsaydım diye hayıflanacaktır.
    Bu yedi sınıf hayırlı ibadetse şunlardır:
    1-Beş vakit namazı güzelce kılmak
    2-Cenaze namazını kılmak
    3-Su dağıtmak
    4-İlmi sohbetlere devam etmek
    5-Hastaları ziyaret etmek
    6-Yetimlere saygı göstermek
    7-İki kişinin arasını bulmak

    Namazdan alıkoymak:

    Ebe Cehil Allah Rasulunü namaz kılarken görürse,boynunu çiğneyip,yüzünü sürteceğine dair Lat ve Uzza adlı putlara yemin etmişti. Bir gün Rasulullahı(sav) namaz kılarken görmüş ve dediğini yapmak üzere yanına varmıştı. Fakat birdenbire arkasına dönerek elleriyle korunarak çekinmişti. Onu bu halde görenler: "Ne oldu sana?" demişlerdi. da şöyle cevap vermişti: "Onunla benim aramda ateşten bir hendek,bir takım kanatlar var.
    Rasulullah(sav) buyurdular ki: "Ebe Cehileğer bana yaklaşsaydı,melekler onu parça parça ederlerdi. Bu olay üzerine şu ayetler inmiştir: "Baksana o nehyedene,bir kulu namaz kıldığında. Baksana o hidayet üzerine giderse,Yahudi takva ile emrederse fenamı? Baksana yalanlar,aksine giderse iyi mi? Her halde Allah'ın görüyor olduğunu bilmiyor mu? Sakın Celâlcim hakkı için eğer akıllanıp vazgeçmezse, muhakkak sürükleyeceğiz biz o alını,yalancı cani alını. O vakit çağırsın o kurultayını,meclisini. Biz çağıracağız zebanileri. Sakın onu dinlemede,secde et ve yaklaş." (alan
    9-19)

    En büyük şehadet:

    Şamdan iki hristiyan alimi gelmişlerdi.Medine'yi gördükleri zaman,biri
    diğerine: "Bu kasaba ahir zaman peygam- berinin kasabasına ne kadar
    benziyor." dedi. Sonra Rasulullah(sav)'ın huzuruna geldiklerinde,O'nu
    hususi sıfat- larıyla tanıdılar. Allah Rasulune: "Sen Muhammed'sin "
    dediler. Rasulullah (sav)'da : " Evet" buyurdular. "Hemde Ahmet'sin
    dediler. Rasulullah yine: "Evet" buyurdular. Bunun üzerine dediler ki:
    "Biz sana bir şey soracağız" Rasul "sorunuz" buyurdu. "Bize Allah'ın
    kitabında en büyük şehadeti haber ver." Bunun üzerine peygamber şu ayeti okudu: "Allah kendisinden başka ilah olmadığına şahittir,bütün meleklerle ilim uluları,adalet ve hakkaniyetle durarak şahitdirler. O Aziz ve Hakim olan Allah'tan başka ilah yoktur."(Al-i İmran 18)

    Kefaret:

    Adamın biri Rasulullah(sav)'a gelerek "Ya Rasulullah,mahvoldum!" dedi. Rasulullah " seni mahveden nedir?" diye sordu. Adam: "Ramazanda gündüz vakti hanımımla cinsi münasebette bulundum." diye cevap verdi. -Bir köle azat edecek kadar mal bulabilir misin? Adam " hayır" dedi. -Peşpeşe iki ay oruç tutabilir misin? Adam "hayır " dedi. -Altmış miskine yedirecek kadar erzak bulabilir misin? Adam "hayır" dedi ve oturdu. Rasulullah ona hurma yaprağından örülmüş,içinde kefaret miktarınca hurma bulunan bir zembil
    getirdi. "İşte bunu al,sadaka olarak dağıt" dedi. Adamda " Bizden daha yoksul birine mi vereceğim? Allah'a and olsun ki,bu iki kara taşlı yerin arasında bu hurmalara bizden daha muhtaç bir aile yoktur" dedi. Bunun üzerine Rasulullah ön dişleri görününceye kadar güldüve:" Git de onları çoluk çocuğuna yedir" dedi.

    Cennet'e ***üren amel:

    Muaz İbni Cebel anlatıyor: Bir seferinde,Peygamber Aleyhisselamla
    beraberdim. Bir gün yakınında sabah etmiştim. Yürüyorduk: "Ya Allah'ın Nebisi! Bana bir amelden haber ver ki beni cennete koysun,cehennemden uzaklaştırsın" dedim. Buyurdular ki: "Büyük bir şey sordun. Mâmâfih o,Allah-u Tealanın müesser kıldığı kimseye kolaydır. Allah'a ibadet
    edersin,O'na hiç bir ortak koşmazsın,namaz kılarsın,zekat verirsin,ramazan orucunu tutarsın,haccedersin. Allah Rasulu şöyle devam ettiler: "Sana hayrın kapılarını göstereyim mi? Oruç kalkandır,sadaka günahı söndürür. Gecenin göbeğinde adamın namazı.... Ve Rasulullah şu ayetleri okudular:
    "Görsen o vakit ki mücrimler,Rabb'lerinin huzurunda başlarını eğmişler Rabbimiz!gördük, dinledik. Şimdi bizi geri çevir,iyi bir amel işleyelim.
    Zirâ yakinen bildik derler. Eğer dilemiş olsaydık her nefse hidayet
    verirdik. Fakat,Ben'den şu söz hak oldu: Elbet ve elbet cehennemi
    cinlerden ve insanlardan dolduracağım.O halde,tadın unuttuğunuz için bu gününüzün çatmasını. İşte biz de seni unuttuk. Yapıp durduğunuz işler yüzünden tadın ebediyet azabını.Bizim ayetlerimize öyle kimseler iman ederler ki,onlarla kendilerine nasihat verildiği vakit secdelere kapanırlar ve Rabb'lerine hamd ile tesbih ederler de kibirlenmezler."
    (secde 12-15)

    Allah'ın merhameti:
    Hz. Ömer anlatıyor.Bir gün Rasul Ekrem esirler arasında çocuğundan
    ayrılmış bir kadın gördü. Kadın çocuğu- nun hasretinden rast gelen çocuğu kucağına alıyor,onu sevip emziriyordu. Rasul-i ekrem ashabına: "Hiç bu kadın çocuğunu ateşe atar mı " diye sordu. Ashab "asla " cevabını verdi. Bunun üzerine Rasul-i ekrem : " O halde biliniz ki Allah'ın kullarına merhameti,bu kadının çocuğuna merhametinden daha fazladır." buyurdu.

    Kötü konuşana karşı:
    Bir gün bir adam Allah Rasulünün huzurunda Hz. Ebubekir'e küfretmişti. Hz. Ebubekir cevap vermemiş,adam üçüncü defa küfredince Oda cevap vermiş. Bunun üzerine Allah Rasulü oradan kalkıp gitmişler. Hz. Ebubekir üzgün ve kırgın Rasulullah'ın yanına varmış ve demiş ki: "O bana küfrederken oturuyordunuz. Ben ona cevap verince kalktınız ve gittiniz. " Rasulullah şöyle buyurmuşlar: "Bir melek senin adına ona cevap veriyordu.Sen karşılık
    verince,o melek gitti ve yerine şeytan geldi. Şeytan gelince de ben orada oturamadım." Bunun üzerine şu ayet-i kerime indi: "Allah fena sözün açıklanmasını sevmez,ancak zulme uğrayanlar başkadır. Allah
    işiticidir,bilicidir. Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz yahud bir
    kötülüğü affederseniz,şüphe yok ki Allah çok afedicidir. Çok güçlüdür."

    Bir başka rivayetde; bir kavme bir misafir gelmiş,yemek vermişler. Fakat şikayet etmiş. Şikayetinden dolayı da azarlanmış. Bunun üzerine yukarıda ki ayet inmiştir. Bu da gösteriyor ki, hakkına riayet edilmeyen misafir,mazlumlar sınıfından sayılır.



  4. 04.Mart.2013, 12:37
    2
    Moderatör



    HZ. Muhammed'in kıssaları yani hikayeleri kısaca

    Kıyamet gününde şu yedi sınıf hayırlı
    ibadeti yapan kullarına Allah-u Teala bahşedeceği ikram ve ihsanı gören Cebrail Aleyhisselam Peygamber Efendimize:
    -Ah!Keşke bende melek değil de insan olsaydım ve bu güzel ibadetleri yaparak Rabbimin iltifat-ı ilâhîcesine nail olsaydım diye hayıflanacaktır.
    Bu yedi sınıf hayırlı ibadetse şunlardır:
    1-Beş vakit namazı güzelce kılmak
    2-Cenaze namazını kılmak
    3-Su dağıtmak
    4-İlmi sohbetlere devam etmek
    5-Hastaları ziyaret etmek
    6-Yetimlere saygı göstermek
    7-İki kişinin arasını bulmak

    Namazdan alıkoymak:

    Ebe Cehil Allah Rasulunü namaz kılarken görürse,boynunu çiğneyip,yüzünü sürteceğine dair Lat ve Uzza adlı putlara yemin etmişti. Bir gün Rasulullahı(sav) namaz kılarken görmüş ve dediğini yapmak üzere yanına varmıştı. Fakat birdenbire arkasına dönerek elleriyle korunarak çekinmişti. Onu bu halde görenler: "Ne oldu sana?" demişlerdi. da şöyle cevap vermişti: "Onunla benim aramda ateşten bir hendek,bir takım kanatlar var.
    Rasulullah(sav) buyurdular ki: "Ebe Cehileğer bana yaklaşsaydı,melekler onu parça parça ederlerdi. Bu olay üzerine şu ayetler inmiştir: "Baksana o nehyedene,bir kulu namaz kıldığında. Baksana o hidayet üzerine giderse,Yahudi takva ile emrederse fenamı? Baksana yalanlar,aksine giderse iyi mi? Her halde Allah'ın görüyor olduğunu bilmiyor mu? Sakın Celâlcim hakkı için eğer akıllanıp vazgeçmezse, muhakkak sürükleyeceğiz biz o alını,yalancı cani alını. O vakit çağırsın o kurultayını,meclisini. Biz çağıracağız zebanileri. Sakın onu dinlemede,secde et ve yaklaş." (alan
    9-19)

    En büyük şehadet:

    Şamdan iki hristiyan alimi gelmişlerdi.Medine'yi gördükleri zaman,biri
    diğerine: "Bu kasaba ahir zaman peygam- berinin kasabasına ne kadar
    benziyor." dedi. Sonra Rasulullah(sav)'ın huzuruna geldiklerinde,O'nu
    hususi sıfat- larıyla tanıdılar. Allah Rasulune: "Sen Muhammed'sin "
    dediler. Rasulullah (sav)'da : " Evet" buyurdular. "Hemde Ahmet'sin
    dediler. Rasulullah yine: "Evet" buyurdular. Bunun üzerine dediler ki:
    "Biz sana bir şey soracağız" Rasul "sorunuz" buyurdu. "Bize Allah'ın
    kitabında en büyük şehadeti haber ver." Bunun üzerine peygamber şu ayeti okudu: "Allah kendisinden başka ilah olmadığına şahittir,bütün meleklerle ilim uluları,adalet ve hakkaniyetle durarak şahitdirler. O Aziz ve Hakim olan Allah'tan başka ilah yoktur."(Al-i İmran 18)

    Kefaret:

    Adamın biri Rasulullah(sav)'a gelerek "Ya Rasulullah,mahvoldum!" dedi. Rasulullah " seni mahveden nedir?" diye sordu. Adam: "Ramazanda gündüz vakti hanımımla cinsi münasebette bulundum." diye cevap verdi. -Bir köle azat edecek kadar mal bulabilir misin? Adam " hayır" dedi. -Peşpeşe iki ay oruç tutabilir misin? Adam "hayır " dedi. -Altmış miskine yedirecek kadar erzak bulabilir misin? Adam "hayır" dedi ve oturdu. Rasulullah ona hurma yaprağından örülmüş,içinde kefaret miktarınca hurma bulunan bir zembil
    getirdi. "İşte bunu al,sadaka olarak dağıt" dedi. Adamda " Bizden daha yoksul birine mi vereceğim? Allah'a and olsun ki,bu iki kara taşlı yerin arasında bu hurmalara bizden daha muhtaç bir aile yoktur" dedi. Bunun üzerine Rasulullah ön dişleri görününceye kadar güldüve:" Git de onları çoluk çocuğuna yedir" dedi.

    Cennet'e ***üren amel:

    Muaz İbni Cebel anlatıyor: Bir seferinde,Peygamber Aleyhisselamla
    beraberdim. Bir gün yakınında sabah etmiştim. Yürüyorduk: "Ya Allah'ın Nebisi! Bana bir amelden haber ver ki beni cennete koysun,cehennemden uzaklaştırsın" dedim. Buyurdular ki: "Büyük bir şey sordun. Mâmâfih o,Allah-u Tealanın müesser kıldığı kimseye kolaydır. Allah'a ibadet
    edersin,O'na hiç bir ortak koşmazsın,namaz kılarsın,zekat verirsin,ramazan orucunu tutarsın,haccedersin. Allah Rasulu şöyle devam ettiler: "Sana hayrın kapılarını göstereyim mi? Oruç kalkandır,sadaka günahı söndürür. Gecenin göbeğinde adamın namazı.... Ve Rasulullah şu ayetleri okudular:
    "Görsen o vakit ki mücrimler,Rabb'lerinin huzurunda başlarını eğmişler Rabbimiz!gördük, dinledik. Şimdi bizi geri çevir,iyi bir amel işleyelim.
    Zirâ yakinen bildik derler. Eğer dilemiş olsaydık her nefse hidayet
    verirdik. Fakat,Ben'den şu söz hak oldu: Elbet ve elbet cehennemi
    cinlerden ve insanlardan dolduracağım.O halde,tadın unuttuğunuz için bu gününüzün çatmasını. İşte biz de seni unuttuk. Yapıp durduğunuz işler yüzünden tadın ebediyet azabını.Bizim ayetlerimize öyle kimseler iman ederler ki,onlarla kendilerine nasihat verildiği vakit secdelere kapanırlar ve Rabb'lerine hamd ile tesbih ederler de kibirlenmezler."
    (secde 12-15)

    Allah'ın merhameti:
    Hz. Ömer anlatıyor.Bir gün Rasul Ekrem esirler arasında çocuğundan
    ayrılmış bir kadın gördü. Kadın çocuğu- nun hasretinden rast gelen çocuğu kucağına alıyor,onu sevip emziriyordu. Rasul-i ekrem ashabına: "Hiç bu kadın çocuğunu ateşe atar mı " diye sordu. Ashab "asla " cevabını verdi. Bunun üzerine Rasul-i ekrem : " O halde biliniz ki Allah'ın kullarına merhameti,bu kadının çocuğuna merhametinden daha fazladır." buyurdu.

    Kötü konuşana karşı:
    Bir gün bir adam Allah Rasulünün huzurunda Hz. Ebubekir'e küfretmişti. Hz. Ebubekir cevap vermemiş,adam üçüncü defa küfredince Oda cevap vermiş. Bunun üzerine Allah Rasulü oradan kalkıp gitmişler. Hz. Ebubekir üzgün ve kırgın Rasulullah'ın yanına varmış ve demiş ki: "O bana küfrederken oturuyordunuz. Ben ona cevap verince kalktınız ve gittiniz. " Rasulullah şöyle buyurmuşlar: "Bir melek senin adına ona cevap veriyordu.Sen karşılık
    verince,o melek gitti ve yerine şeytan geldi. Şeytan gelince de ben orada oturamadım." Bunun üzerine şu ayet-i kerime indi: "Allah fena sözün açıklanmasını sevmez,ancak zulme uğrayanlar başkadır. Allah
    işiticidir,bilicidir. Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz yahud bir
    kötülüğü affederseniz,şüphe yok ki Allah çok afedicidir. Çok güçlüdür."

    Bir başka rivayetde; bir kavme bir misafir gelmiş,yemek vermişler. Fakat şikayet etmiş. Şikayetinden dolayı da azarlanmış. Bunun üzerine yukarıda ki ayet inmiştir. Bu da gösteriyor ki, hakkına riayet edilmeyen misafir,mazlumlar sınıfından sayılır.






+ Yorum Gönder