Konusunu Oylayın.: Pişmanlık ile ilgili hadisler

5 üzerinden 3.50 | Toplam : 2 kişi
Pişmanlık ile ilgili hadisler
  1. 28.Şubat.2013, 13:36
    1
    Misafir

    Pişmanlık ile ilgili hadisler






    Pişmanlık ile ilgili hadisler Mumsema pişmanlık ile ilgili hadisler


  2. 28.Şubat.2013, 13:36
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 01.Mart.2013, 00:56
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Pişmanlık ile ilgili hadisler




    Pişmanlık, Günah, Tevbe,Ümit, Af İle İlgili Hadisler


    877. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Yedi helâk ediciden kaçının!"
    Denildi ki:
    "Ey Allahın Resûlü, onlar nedir?"
    Şöyle buyurdu:
    "Allaha ortak koşmak, sihir yapmak, haksız yere adam öldürmek, yetim malı yemek, zina etmek, cihad günü cepheden kaçmak, namuslu hanımlara iftira atmak."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    878. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Mümini öldürmek, Allah katında, dünyanın yıkılmasından daha büyüktür."
    Büreyde radıyallahu anh. Nesêî.

    879. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Eğer gök ehli ile yer ehli ortaklaşa bir mümini öldürseler, Allah hepsini ateşte yüz üstü süründürür."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.

    880. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kim kendini asarsa, cehennemde de kendini asacak. Kim kendini bir âletle öldürürse, cehennemde de kendini âletle yaralayacaktır."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    881. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Ümmetimin tamamı affedilmiştir, ancak günahlarını ilan edenler müstesna!"
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    882. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Açıkça günah işleyen fâsıkın aleyhinde konuşmak gıybet sayılmaz. Açıkça günah işleyen hâriç, ümmetimin her ferdi affedilecektir."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Rezîn.

    883. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Canım elinde olan Allaha yemin ederim ki, eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi yok eder, yerinize günah işleyip tevbe eden, Allahın da bağışladığı başka bir toplum getirirdi."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

    884. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Allah, dünyada bir kulunun ayıbını örterse, kıyamet gününde de mutlaka onun ayıp ve kusurunu örter."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

    885. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin zamanında, bir adamın ismi Abdullah, lâkabı Hımâr idi. Bazen Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemi güldürürdü. içki içtiği için, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem onu cezalandırmıştı.
    Bir keresinde yine içmiş ve sarhoş olarak getirilmişti. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem emretti, ceza uygulandı.
    Bunun üzerine cemaatten bir adam: "Allahım! Ona lânet et, amma da çok içiyor ve cezalandırılıyor bu adam!" deyince, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    "Onu lânetleme! Bu adam hakkında bildiğim tek şey, onun Allah ve Resûlünü sevmiş olmasıdır."
    Ömer radıyallahu anh. Buhârî.

    886. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Bir kul tekrar tekrar günah işler ve her defasında, "Allahım! Benim günahımı bağışla!" der.
    Allah da: "Kulum günah işledi, affedecek, ya da sorumlu tutacak bir Rabbinin bulunduğunu bildi. Haydi istediğini yap! Ben seni bağışladım!" buyurur."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    887. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, bize sabaha kadar eski toplumları anlatırdı, sadece namaz için kalkardı.
    İbn Amr radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    888. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Hayatında hiçbir iyilik yapmamış bir adam ailesine dedi ki:
    "Ölürsem beni yakın, sonra yanık bedenimi öğütün, külümü rüzgâra saçın!"
    Ölünce, çocukları onun vasiyetini yerine getirmişler.
    Bunun üzerine Allah, yere: "Haydi onun parçalarını biraraya getir!" emrini vermiş. Yer de bu emri yerine getirmiş ve adam hemen dirilmiş.
    Allah buyurmuş:
    "Niçin böyle yaptın?"
    "Sen en iyi bilensin Rabbim! Ben bunu senden korktuğum için yaptım," deyince, Allah onu hemen bağışlamış."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    889. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Eski zamanlarda birbirine zıt iki kişi vardı. Biri günahkâr, diğeri son derece dindardı. Dindar olan öbürüne:
    "Yapma, günah işlemekten geri dur!" derdi.
    Bir gün yine onu günah işlerken görünce, şöyle dedi: "Vazgeç!"
    Öteki: "Beni Rabbimle başbaşa bırak, aramıza girme! Başıma muhafız mı gönderildin!" diye çıkıştı.
    Dindar olan, "Vallahi, Allah seni asla bağışlamaz!" dedi.
    Derken, Allah onların ruhlarını aldı. Alemlerin Rabbi huzurunda biraraya geldiler.
    Allah teâlâ, son derece dindar olana, "Benim elimde olanı önlemeye senin gücün yeter miydi!" dedi.
    Günahkâr olana ise:
    "Haydi sen git, rahmetim sayesinde cennete gir!"
    Öteki için de:
    "Haydi bunu da ateşe götürün!" buyurdu."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    890. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Sizden önce yaşayanlar arasında Kifl adında bir adam vardı. Hiçbir günahı işlemekten çekinmezdi. Muhtaç olduğunu bildiği bir kadına geldi ve ona çok para verdi. Onunla yatmak istediğinde, kadın titremeye ve ağlamaya başladı.
    "Neden ağlıyorsun?" diye sordu.
    "Ben bu işi hayatımda hiç yapmadım. ihtiyacım olduğu için bu duruma düştüm," deyince, adam kendini şöyle demekten alamadı:
    "Sen Allah korkusuyla böyle davranıyorsun ha! Öyleyse ben neden Allahtan korkmayayım? Verdiklerim senin olsun, haydi git! Serbestsin. Vallahi ben de bundan sonra Allaha asi gelmeyeceğim."
    Adam o gece öldü. Kapısına, "Allah, Kifli bağışlamıştır," diye yazıldı. Halk, bunu görünce şaşıp kaldılar. Bunun üzerine Allah, peygamberlerine vahyedip, onun durumunu bildirdi."
    İbn Ömer radıyallahu anh. Rezîn.



  4. 01.Mart.2013, 00:56
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Pişmanlık, Günah, Tevbe,Ümit, Af İle İlgili Hadisler


    877. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Yedi helâk ediciden kaçının!"
    Denildi ki:
    "Ey Allahın Resûlü, onlar nedir?"
    Şöyle buyurdu:
    "Allaha ortak koşmak, sihir yapmak, haksız yere adam öldürmek, yetim malı yemek, zina etmek, cihad günü cepheden kaçmak, namuslu hanımlara iftira atmak."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    878. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Mümini öldürmek, Allah katında, dünyanın yıkılmasından daha büyüktür."
    Büreyde radıyallahu anh. Nesêî.

    879. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Eğer gök ehli ile yer ehli ortaklaşa bir mümini öldürseler, Allah hepsini ateşte yüz üstü süründürür."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.

    880. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Kim kendini asarsa, cehennemde de kendini asacak. Kim kendini bir âletle öldürürse, cehennemde de kendini âletle yaralayacaktır."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    881. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Ümmetimin tamamı affedilmiştir, ancak günahlarını ilan edenler müstesna!"
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    882. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Açıkça günah işleyen fâsıkın aleyhinde konuşmak gıybet sayılmaz. Açıkça günah işleyen hâriç, ümmetimin her ferdi affedilecektir."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Rezîn.

    883. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Canım elinde olan Allaha yemin ederim ki, eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi yok eder, yerinize günah işleyip tevbe eden, Allahın da bağışladığı başka bir toplum getirirdi."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

    884. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Allah, dünyada bir kulunun ayıbını örterse, kıyamet gününde de mutlaka onun ayıp ve kusurunu örter."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

    885. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin zamanında, bir adamın ismi Abdullah, lâkabı Hımâr idi. Bazen Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemi güldürürdü. içki içtiği için, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem onu cezalandırmıştı.
    Bir keresinde yine içmiş ve sarhoş olarak getirilmişti. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem emretti, ceza uygulandı.
    Bunun üzerine cemaatten bir adam: "Allahım! Ona lânet et, amma da çok içiyor ve cezalandırılıyor bu adam!" deyince, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    "Onu lânetleme! Bu adam hakkında bildiğim tek şey, onun Allah ve Resûlünü sevmiş olmasıdır."
    Ömer radıyallahu anh. Buhârî.

    886. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Bir kul tekrar tekrar günah işler ve her defasında, "Allahım! Benim günahımı bağışla!" der.
    Allah da: "Kulum günah işledi, affedecek, ya da sorumlu tutacak bir Rabbinin bulunduğunu bildi. Haydi istediğini yap! Ben seni bağışladım!" buyurur."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    887. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, bize sabaha kadar eski toplumları anlatırdı, sadece namaz için kalkardı.
    İbn Amr radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    888. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Hayatında hiçbir iyilik yapmamış bir adam ailesine dedi ki:
    "Ölürsem beni yakın, sonra yanık bedenimi öğütün, külümü rüzgâra saçın!"
    Ölünce, çocukları onun vasiyetini yerine getirmişler.
    Bunun üzerine Allah, yere: "Haydi onun parçalarını biraraya getir!" emrini vermiş. Yer de bu emri yerine getirmiş ve adam hemen dirilmiş.
    Allah buyurmuş:
    "Niçin böyle yaptın?"
    "Sen en iyi bilensin Rabbim! Ben bunu senden korktuğum için yaptım," deyince, Allah onu hemen bağışlamış."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    889. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Eski zamanlarda birbirine zıt iki kişi vardı. Biri günahkâr, diğeri son derece dindardı. Dindar olan öbürüne:
    "Yapma, günah işlemekten geri dur!" derdi.
    Bir gün yine onu günah işlerken görünce, şöyle dedi: "Vazgeç!"
    Öteki: "Beni Rabbimle başbaşa bırak, aramıza girme! Başıma muhafız mı gönderildin!" diye çıkıştı.
    Dindar olan, "Vallahi, Allah seni asla bağışlamaz!" dedi.
    Derken, Allah onların ruhlarını aldı. Alemlerin Rabbi huzurunda biraraya geldiler.
    Allah teâlâ, son derece dindar olana, "Benim elimde olanı önlemeye senin gücün yeter miydi!" dedi.
    Günahkâr olana ise:
    "Haydi sen git, rahmetim sayesinde cennete gir!"
    Öteki için de:
    "Haydi bunu da ateşe götürün!" buyurdu."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    890. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    "Sizden önce yaşayanlar arasında Kifl adında bir adam vardı. Hiçbir günahı işlemekten çekinmezdi. Muhtaç olduğunu bildiği bir kadına geldi ve ona çok para verdi. Onunla yatmak istediğinde, kadın titremeye ve ağlamaya başladı.
    "Neden ağlıyorsun?" diye sordu.
    "Ben bu işi hayatımda hiç yapmadım. ihtiyacım olduğu için bu duruma düştüm," deyince, adam kendini şöyle demekten alamadı:
    "Sen Allah korkusuyla böyle davranıyorsun ha! Öyleyse ben neden Allahtan korkmayayım? Verdiklerim senin olsun, haydi git! Serbestsin. Vallahi ben de bundan sonra Allaha asi gelmeyeceğim."
    Adam o gece öldü. Kapısına, "Allah, Kifli bağışlamıştır," diye yazıldı. Halk, bunu görünce şaşıp kaldılar. Bunun üzerine Allah, peygamberlerine vahyedip, onun durumunu bildirdi."
    İbn Ömer radıyallahu anh. Rezîn.






+ Yorum Gönder