Konusunu Oylayın.: Zikir ile ilgili hikayeler

5 üzerinden 3.75 | Toplam : 4 kişi
Zikir ile ilgili hikayeler
  1. 27.Şubat.2013, 20:21
    1
    Misafir

    Zikir ile ilgili hikayeler






    Zikir ile ilgili hikayeler Mumsema Zikir ile ilgili hikayeler nelerdir Zikir hakkında hikaye örneği paylaşabilir misiniz ?


  2. 27.Şubat.2013, 20:21
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Zikir ile ilgili hikayeler nelerdir Zikir hakkında hikaye örneği paylaşabilir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Kuranda zikir ayetleri, zikir ile ilgili ayetler

    - Din ile ilgili hikayeler

    - Dua ile ilgili hikayeler

    - Hac ile ilgili hikayeler

    - Zikir ve âdabı zikir ile ilgili ayetler

  3. 28.Şubat.2013, 02:14
    2
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: zikir ile ilgili hikayeler




    BİRİNCİ HİKAYE:

    ALLAH’I ZİKRETMENİN KARŞILIĞI (
    Mesnevi’nin Üçüncü
    Cildinden)

    Adamın biri her zaman “Allah Allah” diye zikreder bu zikirden
    dolayı ağzı bal yemiş gibi tatlanırdı.

    Bir gün şeytan gelip:

    “Ne durmadan Allah Allah deyip duruyorsun bunca zamandır Allah demene karşılık bir
    kerecik olsun Allah(c.c.) “lebbeyk kulum,” dedi mi sana. Hiç sende utanma
    sıkılma yok mu? daha ne kadar Allah deyip duracaksın?” dedi.

    Bunun üzerine adam utandı sıkıldı zikri bıraktı. Gönlü kırılmış bir hâlde yattı uyudu.
    Rüyasında Hz. Hızır’ı gördü. Hızır ona:
    “Neden yaptığın güzel işi terk ettin “Allah Allah” diye zikretmeyi bıraktın,”
    dedi.

    Adam:
    “Yaptığım onca zikre karşılık verilmedi. “lebbeyk-buyur-“
    sesi gelmedi. Kapıdan kovulmaktan korktum,” dedi.

    Bunu üzerine Hz. Hızır:
    “Senin Allah demen, Allah’ın (c.c.) lebbeyk kulum-buyur kulum
    demesidir, Allah (c.c) isminin zikrini herkese nasip eder mi, bunu sana nasip
    etmesi az şey mi?” dedi.


    ***********************************



    İKİNCİ HİKAYE:

    GÜNAHSIZ AĞIZLA DUA ETMEK (
    Mesnevinin Üçüncü
    Cildinden)

    Cenab-ı Rabbül Alemin Hz. Musa’ya:

    “Ya Musa bana günahsız bir ağızla dua et!” diye buyurdu.

    Musa (a.s.):
    “Yarabbi bende öyle bir ağız yok ki, sana nasıl günahsız bir ağızla dua edeyim,”
    dedi.

    Bunu üzerine Allah’ü Teala:

    “Başkalarının ağzıyla dua et çünkü sen başkalarının ağzıyla günah işlemiş olmazsın, öyle hareket et ki diğer insanlar gece gündüz sana dua etsinler. Veya kendi ağzını temizle, Allah’ın (c.c) adı temizdir onu zikrederken ağız temizlenir,” buyurdu.



    ********************************

    ÜÇÜNCÜ HİKAYE:

    NASUH TÖVBESİ (
    Mesnevi’nin Beşinci Cildinden)


    Yıllar önce Nasuh adında bir adam vardı. Nasuh hamamlarda tellaklık eder
    böylece kadınları kolaylıkla avlayarak baştan çıkarırdı. Yüzü kadın yüzü gibi
    tüysüzdü. Erkekliğini bu yüzden rahatlıkla gizlerdi. Nasuh yıllarca tellaklık
    etti, kimse onun erkek olduğunun farkına varmadı.
    Çünkü yüzü kadın yüzü gibi,
    sesi kadın sesi gibiydi. Çarşaf giyer peçe takardı, fakat şehveti azgın bir
    gençti. Bu yüzden padişahın kızlarını bile hamamda keseler ovar,
    yıkardı.
    Aradan zaman geçince Nasuh pişman oldu, tövbe etti fakat tövbesini
    tutamadı. Bu defalarca böyle oldu.
    Bir gün Allah dostuna giderek:

    “Bana dua et” diye ricada bulundu.
    O Allah’ın (c.c.) veli kulu ona dua etti.
    Nasuh bir gün yine hamamda tası doldururken padişahın
    kızının küpesindeki incilerden biri kayboldu. Bütün kadınlar onu aramaya
    koyuldular.
    Herkesin eşyasını aramak için önce hamamın kapısını kapadılar.
    Sonra başladılar aramaya. Fakat inci bir türlü bulunamadı. Bunun üzerine
    herkesin ağzını ve her yerini aramaya başladır.
    “İhtiyar, genç, herkes anadan doğma soyunsun,” diye bağırdılar. Nasuh korkusundan bir kenara çekildi, yüzü korkudan sararmış dudakları titriyordu. Ölüm korkusu her yanı sarmıştı.

    Kendi kendine:
    “Yarabbi, dedi. Birçok defalar tövbe ettim fakat tövbemi bir türlü
    tutamadım. Eğer beni bu beladan, rezil rüsva olmaktan kurtarırsan bütün
    yaptıklarımdan tövbe ettim,” dedi.

    Hamamdakiler herkesi aradıktan sonra:

    “Ey Nasuh herkesi aradık, şimdi sıra sende gel seni de arayalım,
    dediler. Nasuh için kurtuluş yoktu tam onu arayacaklardı ki ansızın:

    “İnci bulundu,”diye bir ses geldi. Nasuh’u aramaktan
    vazgeçtiler, böylece Nasuh rezil olmaktan, ölümden kurtulmuştu. İnci bulunduğu
    için herkes bayram ediyor seviniyordu. Bu sevinç dalgası geçtikten sonra Nasuh’u
    çağırdılar:

    “Ey güzel tellak gel, padişahın kızı seni çağırıyor gel onu kesele, yıka,” dediler.
    Nasuh bunu reddederek hamamdan çıkıp gitti. Bir daha da tövbesini bozmadı.


    **************************************


    DÖRDÜNCÜ HİKAYE:

    DÜŞMANIN TAVSİYESİ
    (
    Mesnevi’nin Dördüncü Cildinden)

    Adamın biri,
    birisiyle meşrevette bulunuyor, tereddütten kurtularak bir karar vermek
    istiyordu. Danıştığı adam ona dedi ki:
    “İyi güzel de eğer isabetli bir karara
    vermek istiyorsan benden başkasını bul da ona danış, daha iyi olur. Çünkü ben
    senin düşmanınım. Boşuna bana ümit bağlama zira düşmanın söyleyeceğine güven
    olmaz. Kendine dost birini bul çünkü dost dostun hayrını ve iyiliğini diler.
    Kurttan bekçilik beklemek doğru olmaz. Bir şeyi bulunmayacak yerde
    aramak, aramamak demektir. Kim gerçek dostlarıyla düşüp kalkarsa külhanda bile
    olsa gül bahçesindedir. Fakat geçek dost olmayanlarla düşüp kalkan gül
    bahçesinde de olsa külhanda sayılır.
    “Birine düşmanlıkta bulunduysan aradan
    yıllar da geçse ondan sakın, seni seven bir dostla danışarak soracağını sor,”
    dedi.

    Bunun üzerine danışan adam:

    “Ey iyi ve akıllı kişi biliyorum ki sen benim eski düşmanımsın, fakat akıllı ve tedbirli bir kişisin. Aklın benim zarar görmeme rıza göstermez,” dedi.

    Kaynak: Mesnevi'de Geçen
    Bütün Hikayeler/ Mehmet Zeren



  4. 28.Şubat.2013, 02:14
    2
    Hadimul Müslimin



    BİRİNCİ HİKAYE:

    ALLAH’I ZİKRETMENİN KARŞILIĞI (
    Mesnevi’nin Üçüncü
    Cildinden)

    Adamın biri her zaman “Allah Allah” diye zikreder bu zikirden
    dolayı ağzı bal yemiş gibi tatlanırdı.

    Bir gün şeytan gelip:

    “Ne durmadan Allah Allah deyip duruyorsun bunca zamandır Allah demene karşılık bir
    kerecik olsun Allah(c.c.) “lebbeyk kulum,” dedi mi sana. Hiç sende utanma
    sıkılma yok mu? daha ne kadar Allah deyip duracaksın?” dedi.

    Bunun üzerine adam utandı sıkıldı zikri bıraktı. Gönlü kırılmış bir hâlde yattı uyudu.
    Rüyasında Hz. Hızır’ı gördü. Hızır ona:
    “Neden yaptığın güzel işi terk ettin “Allah Allah” diye zikretmeyi bıraktın,”
    dedi.

    Adam:
    “Yaptığım onca zikre karşılık verilmedi. “lebbeyk-buyur-“
    sesi gelmedi. Kapıdan kovulmaktan korktum,” dedi.

    Bunu üzerine Hz. Hızır:
    “Senin Allah demen, Allah’ın (c.c.) lebbeyk kulum-buyur kulum
    demesidir, Allah (c.c) isminin zikrini herkese nasip eder mi, bunu sana nasip
    etmesi az şey mi?” dedi.


    ***********************************



    İKİNCİ HİKAYE:

    GÜNAHSIZ AĞIZLA DUA ETMEK (
    Mesnevinin Üçüncü
    Cildinden)

    Cenab-ı Rabbül Alemin Hz. Musa’ya:

    “Ya Musa bana günahsız bir ağızla dua et!” diye buyurdu.

    Musa (a.s.):
    “Yarabbi bende öyle bir ağız yok ki, sana nasıl günahsız bir ağızla dua edeyim,”
    dedi.

    Bunu üzerine Allah’ü Teala:

    “Başkalarının ağzıyla dua et çünkü sen başkalarının ağzıyla günah işlemiş olmazsın, öyle hareket et ki diğer insanlar gece gündüz sana dua etsinler. Veya kendi ağzını temizle, Allah’ın (c.c) adı temizdir onu zikrederken ağız temizlenir,” buyurdu.



    ********************************

    ÜÇÜNCÜ HİKAYE:

    NASUH TÖVBESİ (
    Mesnevi’nin Beşinci Cildinden)


    Yıllar önce Nasuh adında bir adam vardı. Nasuh hamamlarda tellaklık eder
    böylece kadınları kolaylıkla avlayarak baştan çıkarırdı. Yüzü kadın yüzü gibi
    tüysüzdü. Erkekliğini bu yüzden rahatlıkla gizlerdi. Nasuh yıllarca tellaklık
    etti, kimse onun erkek olduğunun farkına varmadı.
    Çünkü yüzü kadın yüzü gibi,
    sesi kadın sesi gibiydi. Çarşaf giyer peçe takardı, fakat şehveti azgın bir
    gençti. Bu yüzden padişahın kızlarını bile hamamda keseler ovar,
    yıkardı.
    Aradan zaman geçince Nasuh pişman oldu, tövbe etti fakat tövbesini
    tutamadı. Bu defalarca böyle oldu.
    Bir gün Allah dostuna giderek:

    “Bana dua et” diye ricada bulundu.
    O Allah’ın (c.c.) veli kulu ona dua etti.
    Nasuh bir gün yine hamamda tası doldururken padişahın
    kızının küpesindeki incilerden biri kayboldu. Bütün kadınlar onu aramaya
    koyuldular.
    Herkesin eşyasını aramak için önce hamamın kapısını kapadılar.
    Sonra başladılar aramaya. Fakat inci bir türlü bulunamadı. Bunun üzerine
    herkesin ağzını ve her yerini aramaya başladır.
    “İhtiyar, genç, herkes anadan doğma soyunsun,” diye bağırdılar. Nasuh korkusundan bir kenara çekildi, yüzü korkudan sararmış dudakları titriyordu. Ölüm korkusu her yanı sarmıştı.

    Kendi kendine:
    “Yarabbi, dedi. Birçok defalar tövbe ettim fakat tövbemi bir türlü
    tutamadım. Eğer beni bu beladan, rezil rüsva olmaktan kurtarırsan bütün
    yaptıklarımdan tövbe ettim,” dedi.

    Hamamdakiler herkesi aradıktan sonra:

    “Ey Nasuh herkesi aradık, şimdi sıra sende gel seni de arayalım,
    dediler. Nasuh için kurtuluş yoktu tam onu arayacaklardı ki ansızın:

    “İnci bulundu,”diye bir ses geldi. Nasuh’u aramaktan
    vazgeçtiler, böylece Nasuh rezil olmaktan, ölümden kurtulmuştu. İnci bulunduğu
    için herkes bayram ediyor seviniyordu. Bu sevinç dalgası geçtikten sonra Nasuh’u
    çağırdılar:

    “Ey güzel tellak gel, padişahın kızı seni çağırıyor gel onu kesele, yıka,” dediler.
    Nasuh bunu reddederek hamamdan çıkıp gitti. Bir daha da tövbesini bozmadı.


    **************************************


    DÖRDÜNCÜ HİKAYE:

    DÜŞMANIN TAVSİYESİ
    (
    Mesnevi’nin Dördüncü Cildinden)

    Adamın biri,
    birisiyle meşrevette bulunuyor, tereddütten kurtularak bir karar vermek
    istiyordu. Danıştığı adam ona dedi ki:
    “İyi güzel de eğer isabetli bir karara
    vermek istiyorsan benden başkasını bul da ona danış, daha iyi olur. Çünkü ben
    senin düşmanınım. Boşuna bana ümit bağlama zira düşmanın söyleyeceğine güven
    olmaz. Kendine dost birini bul çünkü dost dostun hayrını ve iyiliğini diler.
    Kurttan bekçilik beklemek doğru olmaz. Bir şeyi bulunmayacak yerde
    aramak, aramamak demektir. Kim gerçek dostlarıyla düşüp kalkarsa külhanda bile
    olsa gül bahçesindedir. Fakat geçek dost olmayanlarla düşüp kalkan gül
    bahçesinde de olsa külhanda sayılır.
    “Birine düşmanlıkta bulunduysan aradan
    yıllar da geçse ondan sakın, seni seven bir dostla danışarak soracağını sor,”
    dedi.

    Bunun üzerine danışan adam:

    “Ey iyi ve akıllı kişi biliyorum ki sen benim eski düşmanımsın, fakat akıllı ve tedbirli bir kişisin. Aklın benim zarar görmeme rıza göstermez,” dedi.

    Kaynak: Mesnevi'de Geçen
    Bütün Hikayeler/ Mehmet Zeren






+ Yorum Gönder