Konusunu Oylayın.: Tasavvufi roman önerileri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Tasavvufi roman önerileri
  1. 27.Şubat.2013, 18:51
    1
    Misafir

    Tasavvufi roman önerileri






    Tasavvufi roman önerileri Mumsema tasavvufi roman önerileriniz bekliyorum. gerçekten iyi olduğunu düşündükleriniz ve okuduklarınız.


  2. 27.Şubat.2013, 18:51
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    tasavvufi roman önerileriniz bekliyorum. gerçekten iyi olduğunu düşündükleriniz ve okuduklarınız.


    Benzer Konular

    - Diyabetlilere oruç önerileri

    - Erkek çocuk isim önerileri

    - Tasavvufi Öyküler (Tasavvufi Hikayeler)

    - Dini site önerileri

    - Ramazan'da Sağlık Önerileri

  3. 08.Mart.2013, 17:15
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Tasavvufi roman önerileri






    Kitabın Adı :
    Od

    Yazarı : iskender PALA
    Sayfa Sayısı : 361

    Açıklama :Prof. Dr. İskender Pala
    KAPI YAYINLARI

    Her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden İskender Pala yeni romanı ‘OD’ ile yeniden okurlarını selamlıyor. Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez OD’un ana kahramanı. İskender Pala’nın ilim ve kültür adamı olmasının yanında, yazar kişiliğinin imbiğinden geçirilerek aşkın tahtına bir kez daha oturtuluyor. 13. yüzyılın her bakımdan kavruk ve yanıp yıkılan ortamına Yunus Emre’nin gelişi tarihi atmosfer içerisinde hakiki anlamına kavuşturuluyor. Yıkıntılar ve yangınlar içinden bir gönül ve bir insanlık anıtının inşa edilişi cümle cümle anlatıyor ve elbette kalbe dokuna dokuna yol alıyor. Romanın her sayfasında Yunus’un hamlıktan saflığa geçişi okunuyor.
    Biliyorum,
    “Biz bu ilden gider olduk, kalanlara selam olsun,” demişti…
    Yine Biliyorum,
    “Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun.” Demişti…
    Ve Sevgili’ye gittiği o geceden sonra adının dilden dile,
    Aşkının gönülden gönüle dolaştığını da biliyorum…
    Şimdilerde ona kimisi Âşık Yunus, Miskin Yunus…
    Derviş Yunus…Varsın onu da desinler.
    Ve Türk yurtlarında, onu en çok “Bizim Yunus” diye çağırırlar.
    Biliyorum…

    Ten fânidir, can ölmez
    Çün, gitti geri gelmez
    Ölür ise ten ölür
    Canlar ölesi değil

    Kitabın Adı : Nar-ı Aşk


    Y
    azarı : Sayfa Sayısı : 288

    Açıklama :Sultan kızı, sultan kardeşi, amcam
    I. Abdülhamid’in en gözde yeğenlerindenim; güzelliğim dillere destan… On sekiz yıllık hayatım boyunca ne arzu ettiysem yerine getirildi. İsteklerime amade, etrafımda pervane gibi dönen nedimeler, cariyeler… Tüm bunlara rağmen bendeniz, Beyhan Sultan öyle bedbahtım ki! Gönlüm aşk ateşiyle yansa da derdimi kimselere diyemem…Ben Şeyh Galip; tasavvuf ehli, aşk ehli bir şair… Yirmi yaşında divan sahibi oldum, yirmi altı yaşında Hüsn ü Aşk’ı yazdım. Ama asıl aşkı, aşkla yıkanan Konya’da, Beyhan Sultan’ın suretinde buldum. O gün onun gül yüzüne nazar ettim de pervane misali yanmaya durdum. Kendi ayaklarımla bile bile aşkın yangınına girdim…Mine Sultan Ünver’den 18. yüzyıl İstanbul’unda bir aşk masalı… Nâr-ı Aşk tasavvuf, saray hayatı, ıslahat hareketleri ekseninde soluk soluğa okuyacağınız bir roman.




    Kitabın Adı : Doğuda Aşk Böyle Yazılır
    Yazarı :
    Fatih DUMAN
    Sayfa Sayısı : 224

    Açıklama :Ben bir düş gördüm bu gece.
    Kulağıma birkaç harf fısıldadı, lisanı lisanıma benzemeyen dudaklar. İlkin anlamadım, anlayamadım harflerin manasını. Gözlerim mavi ile kızıl arası renklere boğuldu. Renkler bir bir silinirken gözümden, bir adam gördüm kızıllıklar arasında. “Sen” dedim, “Sen şairsin.” Ya dudağındaki sözler neden bu kadar kayıp? Bu harfler de ne? “Anlamıyorum.” Gözlerini gözlerime çevirdi. “Okuma, dinle” dedi. Dinlemek için susmak gerekmiş. Sadece sustum. Ah yazabilseydim duyduklarımı! Ah işittiklerimi anlatabilseydim. Hatırımda üç ses kaldı sadece. Üç kayıp harf… Şairler rüyaya yattı o gece. Her birine bir harf nasib oldu. Birine susmak düştü, birine vuslat ve dahi birine yanmak düştü bu rüyadan. “Aşk” diyesi geldi şairlerin. Ama diyemediler. Her biri bir harf yazdı avuçlarımın içine. Rengi kızıldan maviye çalan mürekkeplerle üç harf yazdılar gözbebeklerimin içine… Üç harf işittim o gece. Üç harf; ayn, şın, kaf…




  4. 08.Mart.2013, 17:15
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر





    Kitabın Adı :
    Od

    Yazarı : iskender PALA
    Sayfa Sayısı : 361

    Açıklama :Prof. Dr. İskender Pala
    KAPI YAYINLARI

    Her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden İskender Pala yeni romanı ‘OD’ ile yeniden okurlarını selamlıyor. Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez OD’un ana kahramanı. İskender Pala’nın ilim ve kültür adamı olmasının yanında, yazar kişiliğinin imbiğinden geçirilerek aşkın tahtına bir kez daha oturtuluyor. 13. yüzyılın her bakımdan kavruk ve yanıp yıkılan ortamına Yunus Emre’nin gelişi tarihi atmosfer içerisinde hakiki anlamına kavuşturuluyor. Yıkıntılar ve yangınlar içinden bir gönül ve bir insanlık anıtının inşa edilişi cümle cümle anlatıyor ve elbette kalbe dokuna dokuna yol alıyor. Romanın her sayfasında Yunus’un hamlıktan saflığa geçişi okunuyor.
    Biliyorum,
    “Biz bu ilden gider olduk, kalanlara selam olsun,” demişti…
    Yine Biliyorum,
    “Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun.” Demişti…
    Ve Sevgili’ye gittiği o geceden sonra adının dilden dile,
    Aşkının gönülden gönüle dolaştığını da biliyorum…
    Şimdilerde ona kimisi Âşık Yunus, Miskin Yunus…
    Derviş Yunus…Varsın onu da desinler.
    Ve Türk yurtlarında, onu en çok “Bizim Yunus” diye çağırırlar.
    Biliyorum…

    Ten fânidir, can ölmez
    Çün, gitti geri gelmez
    Ölür ise ten ölür
    Canlar ölesi değil

    Kitabın Adı : Nar-ı Aşk


    Y
    azarı : Sayfa Sayısı : 288

    Açıklama :Sultan kızı, sultan kardeşi, amcam
    I. Abdülhamid’in en gözde yeğenlerindenim; güzelliğim dillere destan… On sekiz yıllık hayatım boyunca ne arzu ettiysem yerine getirildi. İsteklerime amade, etrafımda pervane gibi dönen nedimeler, cariyeler… Tüm bunlara rağmen bendeniz, Beyhan Sultan öyle bedbahtım ki! Gönlüm aşk ateşiyle yansa da derdimi kimselere diyemem…Ben Şeyh Galip; tasavvuf ehli, aşk ehli bir şair… Yirmi yaşında divan sahibi oldum, yirmi altı yaşında Hüsn ü Aşk’ı yazdım. Ama asıl aşkı, aşkla yıkanan Konya’da, Beyhan Sultan’ın suretinde buldum. O gün onun gül yüzüne nazar ettim de pervane misali yanmaya durdum. Kendi ayaklarımla bile bile aşkın yangınına girdim…Mine Sultan Ünver’den 18. yüzyıl İstanbul’unda bir aşk masalı… Nâr-ı Aşk tasavvuf, saray hayatı, ıslahat hareketleri ekseninde soluk soluğa okuyacağınız bir roman.




    Kitabın Adı : Doğuda Aşk Böyle Yazılır
    Yazarı :
    Fatih DUMAN
    Sayfa Sayısı : 224

    Açıklama :Ben bir düş gördüm bu gece.
    Kulağıma birkaç harf fısıldadı, lisanı lisanıma benzemeyen dudaklar. İlkin anlamadım, anlayamadım harflerin manasını. Gözlerim mavi ile kızıl arası renklere boğuldu. Renkler bir bir silinirken gözümden, bir adam gördüm kızıllıklar arasında. “Sen” dedim, “Sen şairsin.” Ya dudağındaki sözler neden bu kadar kayıp? Bu harfler de ne? “Anlamıyorum.” Gözlerini gözlerime çevirdi. “Okuma, dinle” dedi. Dinlemek için susmak gerekmiş. Sadece sustum. Ah yazabilseydim duyduklarımı! Ah işittiklerimi anlatabilseydim. Hatırımda üç ses kaldı sadece. Üç kayıp harf… Şairler rüyaya yattı o gece. Her birine bir harf nasib oldu. Birine susmak düştü, birine vuslat ve dahi birine yanmak düştü bu rüyadan. “Aşk” diyesi geldi şairlerin. Ama diyemediler. Her biri bir harf yazdı avuçlarımın içine. Rengi kızıldan maviye çalan mürekkeplerle üç harf yazdılar gözbebeklerimin içine… Üç harf işittim o gece. Üç harf; ayn, şın, kaf…







+ Yorum Gönder