Konusunu Oylayın.: Nurettin Yıldız Hoca Kimdir? tanımak istiyorum

5 üzerinden 4.91 | Toplam: 190 kişi oyladı.

Nurettin Yıldız Hoca Kimdir? tanımak istiyorum
  1. 27.Şubat.2013, 02:24
    1
    Misafir

    Nurettin Yıldız Hoca Kimdir? tanımak istiyorum






    Nurettin Yıldız Hoca Kimdir? tanımak istiyorum Mumsema Nurettin Yıldız hocayı tanımak için; doğum yeri, görevi, yaşadığı yer ve ne ile meşgul olduğu hakkında bilgi istiyorum. Lütfen bilgi verir misiniz. Teşekkür ederim.

    nureddin_yildiz_hoca_kimdir.jpg


  2. 27.Şubat.2013, 02:24
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Nurettin Yıldız hocayı tanımak için; doğum yeri, görevi, yaşadığı yer ve ne ile meşgul olduğu hakkında bilgi istiyorum. Lütfen bilgi verir misiniz. Teşekkür ederim.

    nureddin_yildiz_hoca_kimdir.jpg


    Benzer Konular

    - Nurettin yıldız hoca kimdir? kaç fetvası vardır?

    - Ramazan orucu nurettin yıldız hoca

    - Nurettin Yıldız Hoca'dan Evleneceklere Tavsiyeler..

    - Nurettin yıldız hoca tesettür sohbeti

    - Aile Konferansları - Nurettin Yıldız Hoca

  3. 27.Şubat.2013, 09:29
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,747
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Nurettin Yıldız Kimdir? tanımak istiyorum




    Nureddin Yıldız Hocaefendi Kimdir?

    1960 yılında Trabzon’un Of ilçesinde doğdu. Ailesi ile İstanbul’a geldikten sonra, on yaşına kadar hafızlık ve ilk dini eğitimini, babası Hilmi Yıldız hoca efendinin nezaretinde tamamladı. Gaziosmanpaşa İmam Hatip Lisesine devam ederken, değişik gazetelerde haftalık yazılar yazmaya ve tercüme haberler kaleme almaya başladı. Aynı zamanda kürsü hatipliğine de devam etti.

    nureddin yıldız.jpg

    İmam-hatip lisesini bitirdikten sonra, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde aldığı bir yıllık eğitiminin ardından, Mekke Umm Al-Qura Üniversitesi’ne geçiş yaparak, burada Usul-u Fıkıh Bölümü’nü bitirdi. Daha sonra Mekke’de bulunduğu süre içerisinde, büyük âlimlerden özel ders ve icazetler aldı.

    İstanbul’a döndükten sonra, eğitim ve sivil toplum faaliyetlerine ağırlık verdi. Hafızlık ve din eğitimi alanında değişik kurum ve kuruluşlarda grup eğitimleri başlattı. Bu dönemde, tercüme eserler de kaleme aldığını kendileri ifade etmişlerdir.

    Hoca Efendi, Sivil toplum alanında, Senabil Hizmet ve Kültür Vakfı ile birlikte, birçok sivil toplum örgütünün kuruluşuna öncülük etmişler ve halen birçoğunun yönetim ve istişare kurullarında görevli olarak bulunmaktadır. Son olarak, Sosyal Doku Derneği’nin kuruluşunu yapmışlardır.
    Tebliğ ve irşad faaliyetleri kapsamında, çocuk ve aile eğitimi, Gençlerin bilinçlendirilmesi, İslam ahlakı, teşkilat eğitimi, ümmet bilinci vb. konularda yüzlerce seminer ve konferans vermişlerdir ve hala devam etmektedirler. Aylık düzenli olarak 5 dergide (Altınoluk, Ribat, Reyhan, Genç Doku, Elif Elif) düzenli yazılar yazmakta, değişik gazetelerde köşe yazılarına devam etmektedir.

    Hoca Efendi, evli olup (Allah ümmete hayırlı etsin) dört çocuk sahibidir. 15 senedir düzenli olarak, her hafta Sosyal Doku Derneği’nde Halka açık Pazar sohbetleri vermektedir. Bu sohbetleri www.sosyaldoku.com adresinden takip edilebilmektedir.


    Gerçek peygamber sevgisi

    Gülistan: Kıymetli Hocam söyleşi teklifimizi kabul ettiğiniz için dergimiz ve okurlarımız adına teşekkür ederim. Malumunuz üzere, Nisan ayında, ülkemizde, Efendimizin anlatılması ve kutlu mesajlarının anlaşılması için seferber olunuyor. Bu bağlamda, bir Müslümanın peygamber sevgisi nasıl olmalıdır?

    Tıpkı Ashab-ı Kiram gibi olmalıdır. Hz. Ebu Bekir radıyallahu anhu gibi, Hazreti Ali kerremallahu vechehu gibi olmalıdır. Allah onlardan razı olsun. Sevginin en tatlısını ispat ederek, Allah’ı ve Peygamber aleyhisselamı razı ettiler. Onların sevgisi ise:

    1. İttiba sevgisidir: İttiba, iz sürmek, peşinden gitmektir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme sevgileri, bir akrabalık sevgisi değildi. ‘Abdullah’ın oğlu Muhammed’den çok, ‘Allah’ın kulu Muhammed’i seviyorlardı. Bu nedenle de sevgideki ölçüleri, ne kadar izinden gittikleri ile ölçülüyordu.

    2. Fedakârlık sevgisidir: Uğrunda, mal gerektiğinde mal; can gerektiğinde can verdiler. Verdiklerinin de karşılığını Allah Rasulünden değil, Allah’tan beklediler. Bizim de beğenilen mü'minler olabilmemizin yolu, bu iki sevgi çeşidini öne çıkarmamızla ortaya çıkacaktır.

    Hz. Peygamber’e bir bütün olarak bakalım

    Gülistan: Kıymetli Hocam; hiç şüphesiz Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem, bize her hususta örnektir, fakat günümüz Müslümanları için Efendimizin hangi yönünün ön plana çıkarılması daha elzemdir? Böyle bir ayrım yapmak mümkün müdür?

    Asla böyle bir ayrım yapamayız. Onun her yönü bize iman yoluyla gelmektedir. Seçip beğenerek birini öne çıkarmak ve birini ertelemek gibi bir hakkımız yoktur. Evet, bazı emirlerini yapmakta zorlanabiliriz. Yapmaya hazır bir kafa yapımız bulunduğu hâlde, şartlarımız el vermez ve yapamıyor olabiliriz. Bunda bir sakınca yoktur fakat şu husus, bu asır için daha önemlidir diyemeyiz. Onun hayatı ve emirleri bir bütündür, tamamına sarılmaya mecburuz.

    Tebliğ metodumuz

    Gülistan: Tebliğ ve davette metodumuz ne olmalı ve bugün Müslümanlarca Nebevî tebliğ ve davet metodu biliniyor ve hakkıyla yerine getirilebiliyor mu?

    Peygamber aleyhisselamın metodu, merhamet ve sabır üzerine kuruludur. Aceleci değildi. Onun yolunu sürenler de sabırlı olacaklar, acele etmeyecekler. Bir de merhametli olacaklar. Allah Teâlâ’da yardım edecek ve başarı gelecek.
    Kur'an’ımız, Peygamber aleyhisselama hitap ederek, kaba olsaydı etrafında kimsenin toplanmamış olacağını haber vermektedir. Aynı şey bizim için de geçerlidir. Camide insanlara vaaz eden hoca efendi, yumuşak ve merhametli olacak. Kur'an öğreten muallim, merhametli olacak. Evde çocuklarına muhatap olan baba ve anne de yumuşak olacak. Sabırlı ve merhametli olmayan bir hoca ve anne-baba muvaffak olamaz. Sadece kendini yıpratır, yaparken bozmaya mahkum olur.

    Peygamber tasavvurumuz

    Gülistan: Sahih bir ‘peygamber tasavvuru’na sahip olunabilmesi için neler yapmalıyız? Bu hususta önereceğiniz eserler var mı?

    Kelime-i şehadetteki iman, en doğru ve tek doğru olandır: “Allah’ın kulu ve resûlü Muhammed aleyhisselama iman”… Böyle iman etmeliyiz. İlahlaştırılmayan ama sıradan bir insan gibi de görülmeyen biri olarak bilinecek.
    En önemli eser, hiç şüphesiz Kur'an’dır. Kur'an kadar onu iyi tanıtabilecek bir eser olamaz. Yalnız, Kur'an’ı anlarken, ilavesiz anlamak gerekir. Nasıl tarif etti ise Allah, o kadarı ile yetinmek gerekir. Her ilave bir soru oluşturabilir. Sade bir anlama, teslimiyet için yeterlidir.

    Siyer ilmi

    Gülistan: Müslümanlar olarak, siyer ilmini yeterince bildiğimiz söylenemez. Sizce bir Müslüman’ın muhtasar olsa da muhakkak okuması gereken bir siyer var mıdır? Varsa eserin ismini ve müellifini zikredebilir misiniz?

    Siyer ilmi, ilim olarak bir ibadet niteliğinde değildir. Nihayetinde bir tarihtir. Kur'an gibi okunmaz. Kur'an, anlaşılmadan bile okunsa ibadettir, ecir kaynağıdır. Siyer ise işe yararsa ilimdir, berekettir. Ders alınmayacaksa siyer okumanın ne yararı olacaktır! Meselâ, Peygamber aleyhisselamın vefatına dair sahneleri, Uhud’daki acıklı manzaraları okuyup okuyup ağlamak bir ibadet değildir. Okuyup ders almak bir ibadet olabilir.
    Pekçok siyer kitabı bulunmaktadır. Nedvi’nin ‘Rahmet Peygamberi’ ders niteliğinde okunacak bir kitaptır.

    Dengeli yaklaşım

    Gülistan: Efendimizin cihad peygamberi olduğunu biliyoruz ama her nedense Efendimizin hoşgörüsü, nezaketi, merhameti anlatılırken, cihadına değinenlerin sayısı da oldukça az... Bu bir çelişki değil midir, bununla alakalı neler söylersiniz?

    Bunun adına ‘Kendine göre bir İslam oluşturma’ da diyebiliriz. Bu bir sökülmedir. Dinimizin bütünlüğünü eritme planlarıdır bunlar. Bunun karşısında bizim, gerçek İslam’ı ortaya çıkarmamız gerekiyor. Bu bir savaştır. Şeytan binlerce senedir batıl için savaşıyor. Biz de hak için savaşacağız. Evirip çevirenlere karşı doğruyu haykıracağız. Onlar bir çalışıyorsa biz bin çalışarak bu açığı kapatabiliriz. Daha ihlaslı olarak ve daha aktif olarak yola devam edersek Allah Teâlâ da bize yardım eder, hakkı tutup kaldıranlardan oluruz.

    Siyaset ve Din

    Gülistan: Siyaset ve din mevzusu, zaman zaman sizin de değindiğiniz meseleler arasında yer alıyor. Fakat siyaset denilince akla hemen siyasi partiler ve politika geliyor. Bu hususta neler söylemek istersiniz?

    Ancak günlük konuları anlamaya müsait kafa yapılarından kaynaklanıyor bu. Dini de bir haftalık programda anlayabilen seviye için bu normaldir. Siyasetsiz din, dinsiz siyaset olamaz. Derenin başında kim varsa dibinde de o olur. Siyaset derenin başıdır. Derenin başında muhakkak mü'minler durmalıdır. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, derenin başında durma gibi bir derdi olmasa idi neden hicret edecekti ki? Dini, namaz kılmaktan ibaret zannetmenin sonucu budur.


    Gülistan: Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin kötülüklere iyilikle cevap vermesi ahlakından bahsedebilir misiniz? Efendimiz, şahsına karşı yapılan kötü davranışlara iyilikle karşılık veriyorlar. Peki İslam’a, davaya, Müslümanların geneline karşı yapılan kötü davranışlara, hal ve tavırlara nasıl muamele buyururlardı?

    Asla,“Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem cezalandırmıyordu diyemeyiz! O, gerektiğinde elinde kılıcı da olan biri idi. Sadece yalvararak, dua ederek, rica ederek Peygamber olunmaz. Âsası olmayan, kılıcı olmayan nasıl emredecek? Nasıl yasaklayacak?
    Hayat bir denge üzerinde yaşanır. Hazreti Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem, gülmesini de ağlamasını da bilen biriydi.
    Merhamet gereken yerde merhamet etti, ceza verileceği zaman da ceza verdi. Allah’ın takdir ettiği bir cezayı kaldırmak isteyene, onun en sevdiği kişi olmasına rağmen şiddetle kızdı, onu azarladı. Merhameti ne kadar idiyse cezası da o kadardı. Kendi şahsı için esnek oldu ama dininden asla taviz vermedi. Kaynaklarımızdaki onlarca örnek bunu ispat etmektedir. Kur'an’da, onu ve tebliğini anlatan âyetlerde de bu gayet açık bir şekilde vardır.

    Gülistan: Özellikle 1980’den sonra İslam aleminde ihtilaf kültürünü canlandıran faaliyetlere rastlıyoruz. Türkiye’de, İbni Teymiyye rahmetullahi aleyhinin külliyatı tercüme edilince ihtilaf kültürümüz yeniden güncellendi. Tabi, bu sadece Türkiye’de değil; Afganistan’da ve Pakistan’da daha yoğun yaşandı. Bizim yaşadığımız zamanda, İslam ümmetinin elli parçaya bölündüğü bu zamanda ittihadı nasıl gerçekleştireceğiz.?

    İttihadı, bir araya gelip tek renk elbise giymek şeklinde anlarsak kısır bir anlayışa dalarız. İttihad akidede olur evvela. Bir de bu zamanda oluşması makul olacak bir ittihad düzeyini aramalıyız. Hayalci olmanın gereği yoktur. İttihadın en önemli basamağı, ayrılığa fırsat vermemektir. Bu da geniş göğüslü olmaktan geçiyor. Bulunduğumuz grubu tek görmemek, iman çatısını kuşatıcı görmek, hataları atma sebebi görmemek önemlidir. Bunlar asgârî şartlardır. Bu asgari şartlar sağlandıktan sonra, gerisi kendiliğinden gelecektir.



  4. 27.Şubat.2013, 09:29
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    Nureddin Yıldız Hocaefendi Kimdir?

    1960 yılında Trabzon’un Of ilçesinde doğdu. Ailesi ile İstanbul’a geldikten sonra, on yaşına kadar hafızlık ve ilk dini eğitimini, babası Hilmi Yıldız hoca efendinin nezaretinde tamamladı. Gaziosmanpaşa İmam Hatip Lisesine devam ederken, değişik gazetelerde haftalık yazılar yazmaya ve tercüme haberler kaleme almaya başladı. Aynı zamanda kürsü hatipliğine de devam etti.

    nureddin yıldız.jpg

    İmam-hatip lisesini bitirdikten sonra, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde aldığı bir yıllık eğitiminin ardından, Mekke Umm Al-Qura Üniversitesi’ne geçiş yaparak, burada Usul-u Fıkıh Bölümü’nü bitirdi. Daha sonra Mekke’de bulunduğu süre içerisinde, büyük âlimlerden özel ders ve icazetler aldı.

    İstanbul’a döndükten sonra, eğitim ve sivil toplum faaliyetlerine ağırlık verdi. Hafızlık ve din eğitimi alanında değişik kurum ve kuruluşlarda grup eğitimleri başlattı. Bu dönemde, tercüme eserler de kaleme aldığını kendileri ifade etmişlerdir.

    Hoca Efendi, Sivil toplum alanında, Senabil Hizmet ve Kültür Vakfı ile birlikte, birçok sivil toplum örgütünün kuruluşuna öncülük etmişler ve halen birçoğunun yönetim ve istişare kurullarında görevli olarak bulunmaktadır. Son olarak, Sosyal Doku Derneği’nin kuruluşunu yapmışlardır.
    Tebliğ ve irşad faaliyetleri kapsamında, çocuk ve aile eğitimi, Gençlerin bilinçlendirilmesi, İslam ahlakı, teşkilat eğitimi, ümmet bilinci vb. konularda yüzlerce seminer ve konferans vermişlerdir ve hala devam etmektedirler. Aylık düzenli olarak 5 dergide (Altınoluk, Ribat, Reyhan, Genç Doku, Elif Elif) düzenli yazılar yazmakta, değişik gazetelerde köşe yazılarına devam etmektedir.

    Hoca Efendi, evli olup (Allah ümmete hayırlı etsin) dört çocuk sahibidir. 15 senedir düzenli olarak, her hafta Sosyal Doku Derneği’nde Halka açık Pazar sohbetleri vermektedir. Bu sohbetleri www.sosyaldoku.com adresinden takip edilebilmektedir.


    Gerçek peygamber sevgisi

    Gülistan: Kıymetli Hocam söyleşi teklifimizi kabul ettiğiniz için dergimiz ve okurlarımız adına teşekkür ederim. Malumunuz üzere, Nisan ayında, ülkemizde, Efendimizin anlatılması ve kutlu mesajlarının anlaşılması için seferber olunuyor. Bu bağlamda, bir Müslümanın peygamber sevgisi nasıl olmalıdır?

    Tıpkı Ashab-ı Kiram gibi olmalıdır. Hz. Ebu Bekir radıyallahu anhu gibi, Hazreti Ali kerremallahu vechehu gibi olmalıdır. Allah onlardan razı olsun. Sevginin en tatlısını ispat ederek, Allah’ı ve Peygamber aleyhisselamı razı ettiler. Onların sevgisi ise:

    1. İttiba sevgisidir: İttiba, iz sürmek, peşinden gitmektir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme sevgileri, bir akrabalık sevgisi değildi. ‘Abdullah’ın oğlu Muhammed’den çok, ‘Allah’ın kulu Muhammed’i seviyorlardı. Bu nedenle de sevgideki ölçüleri, ne kadar izinden gittikleri ile ölçülüyordu.

    2. Fedakârlık sevgisidir: Uğrunda, mal gerektiğinde mal; can gerektiğinde can verdiler. Verdiklerinin de karşılığını Allah Rasulünden değil, Allah’tan beklediler. Bizim de beğenilen mü'minler olabilmemizin yolu, bu iki sevgi çeşidini öne çıkarmamızla ortaya çıkacaktır.

    Hz. Peygamber’e bir bütün olarak bakalım

    Gülistan: Kıymetli Hocam; hiç şüphesiz Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem, bize her hususta örnektir, fakat günümüz Müslümanları için Efendimizin hangi yönünün ön plana çıkarılması daha elzemdir? Böyle bir ayrım yapmak mümkün müdür?

    Asla böyle bir ayrım yapamayız. Onun her yönü bize iman yoluyla gelmektedir. Seçip beğenerek birini öne çıkarmak ve birini ertelemek gibi bir hakkımız yoktur. Evet, bazı emirlerini yapmakta zorlanabiliriz. Yapmaya hazır bir kafa yapımız bulunduğu hâlde, şartlarımız el vermez ve yapamıyor olabiliriz. Bunda bir sakınca yoktur fakat şu husus, bu asır için daha önemlidir diyemeyiz. Onun hayatı ve emirleri bir bütündür, tamamına sarılmaya mecburuz.

    Tebliğ metodumuz

    Gülistan: Tebliğ ve davette metodumuz ne olmalı ve bugün Müslümanlarca Nebevî tebliğ ve davet metodu biliniyor ve hakkıyla yerine getirilebiliyor mu?

    Peygamber aleyhisselamın metodu, merhamet ve sabır üzerine kuruludur. Aceleci değildi. Onun yolunu sürenler de sabırlı olacaklar, acele etmeyecekler. Bir de merhametli olacaklar. Allah Teâlâ’da yardım edecek ve başarı gelecek.
    Kur'an’ımız, Peygamber aleyhisselama hitap ederek, kaba olsaydı etrafında kimsenin toplanmamış olacağını haber vermektedir. Aynı şey bizim için de geçerlidir. Camide insanlara vaaz eden hoca efendi, yumuşak ve merhametli olacak. Kur'an öğreten muallim, merhametli olacak. Evde çocuklarına muhatap olan baba ve anne de yumuşak olacak. Sabırlı ve merhametli olmayan bir hoca ve anne-baba muvaffak olamaz. Sadece kendini yıpratır, yaparken bozmaya mahkum olur.

    Peygamber tasavvurumuz

    Gülistan: Sahih bir ‘peygamber tasavvuru’na sahip olunabilmesi için neler yapmalıyız? Bu hususta önereceğiniz eserler var mı?

    Kelime-i şehadetteki iman, en doğru ve tek doğru olandır: “Allah’ın kulu ve resûlü Muhammed aleyhisselama iman”… Böyle iman etmeliyiz. İlahlaştırılmayan ama sıradan bir insan gibi de görülmeyen biri olarak bilinecek.
    En önemli eser, hiç şüphesiz Kur'an’dır. Kur'an kadar onu iyi tanıtabilecek bir eser olamaz. Yalnız, Kur'an’ı anlarken, ilavesiz anlamak gerekir. Nasıl tarif etti ise Allah, o kadarı ile yetinmek gerekir. Her ilave bir soru oluşturabilir. Sade bir anlama, teslimiyet için yeterlidir.

    Siyer ilmi

    Gülistan: Müslümanlar olarak, siyer ilmini yeterince bildiğimiz söylenemez. Sizce bir Müslüman’ın muhtasar olsa da muhakkak okuması gereken bir siyer var mıdır? Varsa eserin ismini ve müellifini zikredebilir misiniz?

    Siyer ilmi, ilim olarak bir ibadet niteliğinde değildir. Nihayetinde bir tarihtir. Kur'an gibi okunmaz. Kur'an, anlaşılmadan bile okunsa ibadettir, ecir kaynağıdır. Siyer ise işe yararsa ilimdir, berekettir. Ders alınmayacaksa siyer okumanın ne yararı olacaktır! Meselâ, Peygamber aleyhisselamın vefatına dair sahneleri, Uhud’daki acıklı manzaraları okuyup okuyup ağlamak bir ibadet değildir. Okuyup ders almak bir ibadet olabilir.
    Pekçok siyer kitabı bulunmaktadır. Nedvi’nin ‘Rahmet Peygamberi’ ders niteliğinde okunacak bir kitaptır.

    Dengeli yaklaşım

    Gülistan: Efendimizin cihad peygamberi olduğunu biliyoruz ama her nedense Efendimizin hoşgörüsü, nezaketi, merhameti anlatılırken, cihadına değinenlerin sayısı da oldukça az... Bu bir çelişki değil midir, bununla alakalı neler söylersiniz?

    Bunun adına ‘Kendine göre bir İslam oluşturma’ da diyebiliriz. Bu bir sökülmedir. Dinimizin bütünlüğünü eritme planlarıdır bunlar. Bunun karşısında bizim, gerçek İslam’ı ortaya çıkarmamız gerekiyor. Bu bir savaştır. Şeytan binlerce senedir batıl için savaşıyor. Biz de hak için savaşacağız. Evirip çevirenlere karşı doğruyu haykıracağız. Onlar bir çalışıyorsa biz bin çalışarak bu açığı kapatabiliriz. Daha ihlaslı olarak ve daha aktif olarak yola devam edersek Allah Teâlâ da bize yardım eder, hakkı tutup kaldıranlardan oluruz.

    Siyaset ve Din

    Gülistan: Siyaset ve din mevzusu, zaman zaman sizin de değindiğiniz meseleler arasında yer alıyor. Fakat siyaset denilince akla hemen siyasi partiler ve politika geliyor. Bu hususta neler söylemek istersiniz?

    Ancak günlük konuları anlamaya müsait kafa yapılarından kaynaklanıyor bu. Dini de bir haftalık programda anlayabilen seviye için bu normaldir. Siyasetsiz din, dinsiz siyaset olamaz. Derenin başında kim varsa dibinde de o olur. Siyaset derenin başıdır. Derenin başında muhakkak mü'minler durmalıdır. Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem, derenin başında durma gibi bir derdi olmasa idi neden hicret edecekti ki? Dini, namaz kılmaktan ibaret zannetmenin sonucu budur.


    Gülistan: Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin kötülüklere iyilikle cevap vermesi ahlakından bahsedebilir misiniz? Efendimiz, şahsına karşı yapılan kötü davranışlara iyilikle karşılık veriyorlar. Peki İslam’a, davaya, Müslümanların geneline karşı yapılan kötü davranışlara, hal ve tavırlara nasıl muamele buyururlardı?

    Asla,“Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem cezalandırmıyordu diyemeyiz! O, gerektiğinde elinde kılıcı da olan biri idi. Sadece yalvararak, dua ederek, rica ederek Peygamber olunmaz. Âsası olmayan, kılıcı olmayan nasıl emredecek? Nasıl yasaklayacak?
    Hayat bir denge üzerinde yaşanır. Hazreti Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem, gülmesini de ağlamasını da bilen biriydi.
    Merhamet gereken yerde merhamet etti, ceza verileceği zaman da ceza verdi. Allah’ın takdir ettiği bir cezayı kaldırmak isteyene, onun en sevdiği kişi olmasına rağmen şiddetle kızdı, onu azarladı. Merhameti ne kadar idiyse cezası da o kadardı. Kendi şahsı için esnek oldu ama dininden asla taviz vermedi. Kaynaklarımızdaki onlarca örnek bunu ispat etmektedir. Kur'an’da, onu ve tebliğini anlatan âyetlerde de bu gayet açık bir şekilde vardır.

    Gülistan: Özellikle 1980’den sonra İslam aleminde ihtilaf kültürünü canlandıran faaliyetlere rastlıyoruz. Türkiye’de, İbni Teymiyye rahmetullahi aleyhinin külliyatı tercüme edilince ihtilaf kültürümüz yeniden güncellendi. Tabi, bu sadece Türkiye’de değil; Afganistan’da ve Pakistan’da daha yoğun yaşandı. Bizim yaşadığımız zamanda, İslam ümmetinin elli parçaya bölündüğü bu zamanda ittihadı nasıl gerçekleştireceğiz.?

    İttihadı, bir araya gelip tek renk elbise giymek şeklinde anlarsak kısır bir anlayışa dalarız. İttihad akidede olur evvela. Bir de bu zamanda oluşması makul olacak bir ittihad düzeyini aramalıyız. Hayalci olmanın gereği yoktur. İttihadın en önemli basamağı, ayrılığa fırsat vermemektir. Bu da geniş göğüslü olmaktan geçiyor. Bulunduğumuz grubu tek görmemek, iman çatısını kuşatıcı görmek, hataları atma sebebi görmemek önemlidir. Bunlar asgârî şartlardır. Bu asgari şartlar sağlandıktan sonra, gerisi kendiliğinden gelecektir.



  5. 14.Nisan.2013, 00:08
    3
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,377
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Nurettin Yıldız Hoca Kimdir? tanımak istiyorum

    Allah celle celaluhu Nureddin Yıldız Hoca uzun ömür versin ve çalışmalarını daim etsin.


  6. 14.Nisan.2013, 00:08
    3
    Moderatör
    Allah celle celaluhu Nureddin Yıldız Hoca uzun ömür versin ve çalışmalarını daim etsin.


  7. 28.Ekim.2013, 20:12
    4
    Misafir

    Cevap: Nurettin Yıldız Hoca Kimdir? tanımak istiyorum

    İnallah ilimlere ilim katar bilimlere bilim katar. Hayyatta dahada başarılı olur.


  8. 28.Ekim.2013, 20:12
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    İnallah ilimlere ilim katar bilimlere bilim katar. Hayyatta dahada başarılı olur.


  9. 22.Kasım.2013, 16:16
    5
    Hoca
    erimeye devam...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 28,728
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 327
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Nurettin Yıldız Hoca Kimdir? tanımak istiyorum

    Nureddin Yıldız Hayatı.jpg
    Nureddin Yıldız hoca son devrin en değerli en kıymetli Alimlerindendir.
    Allah çalışmalarını daim, ömrünü uzun ve hayırlı eylesin. etsin


  10. 22.Kasım.2013, 16:16
    5
    erimeye devam...
    Nureddin Yıldız Hayatı.jpg
    Nureddin Yıldız hoca son devrin en değerli en kıymetli Alimlerindendir.
    Allah çalışmalarını daim, ömrünü uzun ve hayırlı eylesin. etsin


  11. 24.Kasım.2013, 23:08
    6
    Misafir

    Cevap: Nurettin Yıldız Hoca Kimdir? tanımak istiyorum

    allah razi olsun hocam bir halifemiz yok malesef bizlere sizler yardim edeceksiniz isallah


  12. 24.Kasım.2013, 23:08
    6
    yaroslavl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    yaroslavl
    Misafir
    allah razi olsun hocam bir halifemiz yok malesef bizlere sizler yardim edeceksiniz isallah


  13. 23.Aralık.2013, 20:59
    7
    Misafir

    Cevap: Nurettin Yıldız Hoca Kimdir? tanımak istiyorum

    Allah ömrünüze ve ilminize bereket versin Nureddin hocam.Benim gibi nice yolunu şaşırmişlarin Allah in ve Resulunun yoluna girmesine vesile oldunuz.Allah sizden razi olsun.


  14. 23.Aralık.2013, 20:59
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah ömrünüze ve ilminize bereket versin Nureddin hocam.Benim gibi nice yolunu şaşırmişlarin Allah in ve Resulunun yoluna girmesine vesile oldunuz.Allah sizden razi olsun.


  15. 04.Şubat.2014, 23:09
    8
    Misafir

    Cevap: Nurettin Yıldız Hoca Kimdir? tanımak istiyorum

    Sayın Nurettin Hoca,
    Allah(C.C.) sizin gibi alimleri başımızdan eksik etmesin. Yüce Allah(c.c.), ailenizden sizin gibi bir evlat yetiştirdiği için razı olsun; bizlere de sizin gibi evlatlar yetiştirmeyi nasip etsin inşallah. Esselamu aleyküm.


  16. 04.Şubat.2014, 23:09
    8
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Sayın Nurettin Hoca,
    Allah(C.C.) sizin gibi alimleri başımızdan eksik etmesin. Yüce Allah(c.c.), ailenizden sizin gibi bir evlat yetiştirdiği için razı olsun; bizlere de sizin gibi evlatlar yetiştirmeyi nasip etsin inşallah. Esselamu aleyküm.


  17. 22.Mart.2014, 17:28
    9
    Misafir

    Cevap: Nurettin Yıldız Hoca Kimdir? tanımak istiyorum

    Selamun aleyküm nurettin hocamı kısa bir zaman önce tv den tanıma fırsatı buldum ve Allah razı olsun kafamda ki soruların doğru cevaplarını buldum Allah hocama hayırlı uzun ömürler versin ki bizi bilinçlendirmeye devam etsin ve Allah sizii korusun selamun aleykum


  18. 22.Mart.2014, 17:28
    9
    HAVVANUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    HAVVANUR
    Misafir
    Selamun aleyküm nurettin hocamı kısa bir zaman önce tv den tanıma fırsatı buldum ve Allah razı olsun kafamda ki soruların doğru cevaplarını buldum Allah hocama hayırlı uzun ömürler versin ki bizi bilinçlendirmeye devam etsin ve Allah sizii korusun selamun aleykum


  19. 05.Temmuz.2014, 11:11
    10
    Misafir

    Cevap: Nurettin Yıldız Hoca Kimdir? tanımak istiyorum

    Hocam öncelikle Rabbim sizden razı olsun hakikatleri evirip çevirmeden kur an sünnet ışığında konulara açıklık getiren kaç alim kaldı ki. Her konudaki bilgi. hazineniz anlatım tarzınız mükemmel selam ve dua ile


  20. 05.Temmuz.2014, 11:11
    10
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Hocam öncelikle Rabbim sizden razı olsun hakikatleri evirip çevirmeden kur an sünnet ışığında konulara açıklık getiren kaç alim kaldı ki. Her konudaki bilgi. hazineniz anlatım tarzınız mükemmel selam ve dua ile


  21. 08.Ağustos.2014, 07:20
    11
    Misafir

    Cevap: Nurettin Yıldız Hoca Kimdir? tanımak istiyorum

    Allah hocamızdan razı olsun adam gibi adam benim gözümde şu anda tek evelemeden gevelemeden ktabın ortasından derler ya kitabın ortasından konuşan rabbim bu gibi alimleri başımızdan eksik etmesın inşallah.


  22. 08.Ağustos.2014, 07:20
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah hocamızdan razı olsun adam gibi adam benim gözümde şu anda tek evelemeden gevelemeden ktabın ortasından derler ya kitabın ortasından konuşan rabbim bu gibi alimleri başımızdan eksik etmesın inşallah.


  23. 01.Ocak.2015, 11:44
    12
    Misafir

    Cevap: Nurettin Yıldız Hoca Kimdir? tanımak istiyorum

    Cok sayin hocam. Sizi dinlemek insana ayri bir huzur veriyor. Yüce mevlam size saglikli ve uzun ömürler versin. Anlatin hocam bizlere bu güne kadar anlatilmayan ve duymak istediklerimizi bolca anlatin ki ne oldugumuzu bu fani dünyaya nicin geldigimizi ögrenelim.Saygilarimla. Allaha emanet olun.


  24. 01.Ocak.2015, 11:44
    12
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Cok sayin hocam. Sizi dinlemek insana ayri bir huzur veriyor. Yüce mevlam size saglikli ve uzun ömürler versin. Anlatin hocam bizlere bu güne kadar anlatilmayan ve duymak istediklerimizi bolca anlatin ki ne oldugumuzu bu fani dünyaya nicin geldigimizi ögrenelim.Saygilarimla. Allaha emanet olun.





+ Yorum Gönder
Git 124 Son