Konusunu Oylayın.: Hastalık ve Musibetler ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hastalık ve Musibetler ile ilgili hadisler
  1. 27.Şubat.2013, 01:54
    1
    Misafir

    Hastalık ve Musibetler ile ilgili hadisler






    Hastalık ve Musibetler ile ilgili hadisler Mumsema Hastalık ve Musibetler ile ilgili hadisler


  2. 27.Şubat.2013, 01:54
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 27.Şubat.2013, 15:32
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Hastalık ve Musibetler ile ilgili hadisler




    HASTALIK VE MUSİBETLER Hadisleri Peygamberimizden hadisler

    1.Ebu Hureyre ve Ebu Said radıyAllahu anhüma’nın anlattıklarına göre, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurmuştur:
    “Mü’min kişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık bir üzüntü hatta bir ufak tasa isabet edecek olsa, Allah onun sebebiyle mü’minin günahından bir kısmını mağfiret buyurur.”
    Buhari, Marda 1; Müslim, Birr 52, (2573); Tirmizi, Cenaiz 1, (966).
    2. Hz. Enes radıyAllahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
    “Allah bir kuluna hayır murad ettimi onun cezasını tacil edip dünyada verir; bir kulu hakkında da kötülük murad ettimi onun günahlarını tutar, Kıyamet günü cezasını verir.”
    Tirmizi, Zühd 57, (2398).
    3. Hz. Cabir radıyAllahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
    “Kıyamet günü, afiyet ehli kimseler, bela ehline sevapları verilince, dünyada iken derilerinin makaslarla kazınmış olmasını temenni edecekler.” (Tirmizi, Zühd 59, (2404)).
    4. Ebu Hureyre radıyAllahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
    “Mü’min erkek ve kadının nefsinde, çocuğunda, malında bela eksik olmaz. Tâ ki hatasız olarak Allah’a kavuşsun.” (Muvatta, Cenaiz 40, (1, 236); Tirmizi, Zühd 57, (2401).
    5. Mus’ab İbnu Sa’d, babası radıyAllahu anh’tan naklediyor: “Der ki:
    “Ey Allah’ın Resûlü! dedim, insanlardan kimler en çok belaya uğrar?”
    “Peygamberler, sonra büyüklükte onlara ve bunlara yakın olanlar. Kişi diyaneti nisbetinde belaya maruz kalır. Kim dininde şiddetli ve sağlam olursa onun belası da şiddetli olur. Şayet dininde zayıflık varsa, Allah onu da diyaneti nisbetinde imtihan eder. Bela kulun peşini bırakmaz. Tâ o kul, hatasız olarak yeryüzünde yürüyünceye kadar.” Tirmizi, Zühd 57, (2400).
    6. Ebu Musa radıyAllahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
    “Bir kul, salih amel işlerken araya bir hastalık veya sefer girerek ameline mani olsa, Allah ona sıhhati yerinde ve mukim iken yapmakta olduğu salih amelin sevabını aynen yazar.”(Buhari, Cihad 134; Ebu Davud, Cenaiz 2, (3091).
    "Allah bir kuluna hayır murad etti mi onun cezasını tacil edip dünyada verir; bir kulu hakkında da kötülük murad ettimi onun günahlarını tutar, kıyamet günü cezasını verir."
    Kaynak: Tirmizi, Zühd 57, (2398)

    Rasûlullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri ferman etti: "izzetim ve celalim hakkı için, mağfiret etmek istediğim hiç kimseyi, bedenine bir hastalık, rızkına bir darlık vererek boynundaki günahlarından temizlemeden dünyadan çıkarmayacağım." [Rezin tahriç etmiştir.] Ravi: Enes
    Allah Rasûlü sallAllahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    “Herhangi bir Müslüman’ın başına bir musibet geldiğinde,
    “İnna lilahi ve inna ileyhi raciün,” derse, Allah ona daha hayırlısını verir.”
    Ümmü Seleme radıyAllahu anha. Müslim.
    “Kul hastalandığı zaman, Allah ona iki melek gönderir:
    “Bakın bakalım, ziyaretine gelenlere ne diyor?” der. Eğer gelen ziyaretçilerine karşı, Allaha hamd ederse, durumu hemen Allah’a bildirirler. Allah da şöyle der:
    “Bu kulumun ruhunu alırsam, mutlaka onu cennetime koyacağım. Şifa verip iyileştirirsem, ona etinden daha iyi bir et, kanından daha iyi bir kan vereceğim. Üstelik tüm günahlarını da örtüp, bağışlayacağım.”

    “Kim, gerek malına, gerek canına bir musibet gelir de, sabreder, kimseye açıp şikayet etmezse, artık Allah’ın onu bağışlaması bir hak olur.(İbn Abbas radıyAllahu anh. Taberani)
    “Kim bir hastayı, yada bir Müslüman kardeşini Allah için ziyaret ederse, bir seslenici ona şöyle seslenir: “Hoş yaşayasın! Gidişin de hoş oldu! Cennette de kendine güzel bir konak hazırladın!” (Ebü Hureyre radıyAllahu anh. Tirmizi)
    “Çörekotunda, ölüm hariç her türlü hastalık için şifa vardır.” Ebü Hureyre radıyAllahu anh. Tirmizi
    “Hakkında birçok insanın aldandığı iki nimet vardır: Sağlık ve boş vakit.” İbn Abbas radıyAllahu anh. Buhari.
    Hasta ziyaretinde, hastanın yanında gürültü etmemek ve az oturmak sünnettir. Peygamber sallAllahu aleyhi ve sellem, hasta olup da, yanında sesli konuşup tartıştıklarında, “Haydi, yanımdan kalkıp gidin!” emrini vermiştir. İbn Abbas radıyAllahu anh. Rezin.
    Allah Rasûlü sallAllahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    “Bir hastanın yanına varırsanız, size dua etmesini söyleyin, çünkü onun duası meleklerin duası gibidir.” Ömer radıyAllahu anh. İbn Mace.
    Allah Rasûlü sallAllahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    “Tedavi olun! İhtiyarlık dışında, Allah ilaçsız hiçbir hastalık yaratmamıştır.
    Üsame radıyAllahu anh, Ebü Davud.
    Peygamber sallAllahu aleyhi ve sellem, sağ elini ağrıyan yere sürer, şu duayı okurdu:
    “Ey insanların Rabbi! Sıkıntıyı gider, şifa ver! Şifa veren sensin. Senden başka şifa veren yoktur. Hastanın, tüm hastalıklarını gideren bir şifa ver!”
    Aişe radıyAllahu anha. Buhari


  4. 27.Şubat.2013, 15:32
    2
    Özel Üye



    HASTALIK VE MUSİBETLER Hadisleri Peygamberimizden hadisler

    1.Ebu Hureyre ve Ebu Said radıyAllahu anhüma’nın anlattıklarına göre, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurmuştur:
    “Mü’min kişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık bir üzüntü hatta bir ufak tasa isabet edecek olsa, Allah onun sebebiyle mü’minin günahından bir kısmını mağfiret buyurur.”
    Buhari, Marda 1; Müslim, Birr 52, (2573); Tirmizi, Cenaiz 1, (966).
    2. Hz. Enes radıyAllahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
    “Allah bir kuluna hayır murad ettimi onun cezasını tacil edip dünyada verir; bir kulu hakkında da kötülük murad ettimi onun günahlarını tutar, Kıyamet günü cezasını verir.”
    Tirmizi, Zühd 57, (2398).
    3. Hz. Cabir radıyAllahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
    “Kıyamet günü, afiyet ehli kimseler, bela ehline sevapları verilince, dünyada iken derilerinin makaslarla kazınmış olmasını temenni edecekler.” (Tirmizi, Zühd 59, (2404)).
    4. Ebu Hureyre radıyAllahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
    “Mü’min erkek ve kadının nefsinde, çocuğunda, malında bela eksik olmaz. Tâ ki hatasız olarak Allah’a kavuşsun.” (Muvatta, Cenaiz 40, (1, 236); Tirmizi, Zühd 57, (2401).
    5. Mus’ab İbnu Sa’d, babası radıyAllahu anh’tan naklediyor: “Der ki:
    “Ey Allah’ın Resûlü! dedim, insanlardan kimler en çok belaya uğrar?”
    “Peygamberler, sonra büyüklükte onlara ve bunlara yakın olanlar. Kişi diyaneti nisbetinde belaya maruz kalır. Kim dininde şiddetli ve sağlam olursa onun belası da şiddetli olur. Şayet dininde zayıflık varsa, Allah onu da diyaneti nisbetinde imtihan eder. Bela kulun peşini bırakmaz. Tâ o kul, hatasız olarak yeryüzünde yürüyünceye kadar.” Tirmizi, Zühd 57, (2400).
    6. Ebu Musa radıyAllahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
    “Bir kul, salih amel işlerken araya bir hastalık veya sefer girerek ameline mani olsa, Allah ona sıhhati yerinde ve mukim iken yapmakta olduğu salih amelin sevabını aynen yazar.”(Buhari, Cihad 134; Ebu Davud, Cenaiz 2, (3091).
    "Allah bir kuluna hayır murad etti mi onun cezasını tacil edip dünyada verir; bir kulu hakkında da kötülük murad ettimi onun günahlarını tutar, kıyamet günü cezasını verir."
    Kaynak: Tirmizi, Zühd 57, (2398)

    Rasûlullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri ferman etti: "izzetim ve celalim hakkı için, mağfiret etmek istediğim hiç kimseyi, bedenine bir hastalık, rızkına bir darlık vererek boynundaki günahlarından temizlemeden dünyadan çıkarmayacağım." [Rezin tahriç etmiştir.] Ravi: Enes
    Allah Rasûlü sallAllahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    “Herhangi bir Müslüman’ın başına bir musibet geldiğinde,
    “İnna lilahi ve inna ileyhi raciün,” derse, Allah ona daha hayırlısını verir.”
    Ümmü Seleme radıyAllahu anha. Müslim.
    “Kul hastalandığı zaman, Allah ona iki melek gönderir:
    “Bakın bakalım, ziyaretine gelenlere ne diyor?” der. Eğer gelen ziyaretçilerine karşı, Allaha hamd ederse, durumu hemen Allah’a bildirirler. Allah da şöyle der:
    “Bu kulumun ruhunu alırsam, mutlaka onu cennetime koyacağım. Şifa verip iyileştirirsem, ona etinden daha iyi bir et, kanından daha iyi bir kan vereceğim. Üstelik tüm günahlarını da örtüp, bağışlayacağım.”

    “Kim, gerek malına, gerek canına bir musibet gelir de, sabreder, kimseye açıp şikayet etmezse, artık Allah’ın onu bağışlaması bir hak olur.(İbn Abbas radıyAllahu anh. Taberani)
    “Kim bir hastayı, yada bir Müslüman kardeşini Allah için ziyaret ederse, bir seslenici ona şöyle seslenir: “Hoş yaşayasın! Gidişin de hoş oldu! Cennette de kendine güzel bir konak hazırladın!” (Ebü Hureyre radıyAllahu anh. Tirmizi)
    “Çörekotunda, ölüm hariç her türlü hastalık için şifa vardır.” Ebü Hureyre radıyAllahu anh. Tirmizi
    “Hakkında birçok insanın aldandığı iki nimet vardır: Sağlık ve boş vakit.” İbn Abbas radıyAllahu anh. Buhari.
    Hasta ziyaretinde, hastanın yanında gürültü etmemek ve az oturmak sünnettir. Peygamber sallAllahu aleyhi ve sellem, hasta olup da, yanında sesli konuşup tartıştıklarında, “Haydi, yanımdan kalkıp gidin!” emrini vermiştir. İbn Abbas radıyAllahu anh. Rezin.
    Allah Rasûlü sallAllahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    “Bir hastanın yanına varırsanız, size dua etmesini söyleyin, çünkü onun duası meleklerin duası gibidir.” Ömer radıyAllahu anh. İbn Mace.
    Allah Rasûlü sallAllahu aleyhi ve sellem buyurdu:
    “Tedavi olun! İhtiyarlık dışında, Allah ilaçsız hiçbir hastalık yaratmamıştır.
    Üsame radıyAllahu anh, Ebü Davud.
    Peygamber sallAllahu aleyhi ve sellem, sağ elini ağrıyan yere sürer, şu duayı okurdu:
    “Ey insanların Rabbi! Sıkıntıyı gider, şifa ver! Şifa veren sensin. Senden başka şifa veren yoktur. Hastanın, tüm hastalıklarını gideren bir şifa ver!”
    Aişe radıyAllahu anha. Buhari





+ Yorum Gönder