Konusunu Oylayın.: İman ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
İman ile ilgili hadisler
  1. 27.Şubat.2013, 01:48
    1
    Misafir

    İman ile ilgili hadisler

  2. 27.Şubat.2013, 01:48
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 27.Şubat.2013, 17:02
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: İman ile ilgili hadisler




    İMAN İLE İLGİLİ HADİSLER



    Cündüb İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: “Biz erginlik çağına yaklaşmış bir grup genç Resûlullah aleyhissalatu vesselam ile beraberdik. Kur’an’ı öğrenmezden önce imanı öğrendik. Sonra da Kur’an’ı öğrendik. Kur’an sayesinde imanımız daha da arttı.”




    İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Bu ümmette iki sınıf vardır, onların İslam’dan hiçbir nasipleri yoktur: Mürcie ve Kaderiyye.”




    Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “İman, kalben bil(ip tasdik et)me, dil ile söyle(yip ikrar et)me, beden uzuvlarıyla da amel etmektir.”




    Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Kim, Allah’a herhangi bir şerik koşmadan tam bir ihlas yani Allah’ın birliğine iman, O’na halisane kulluk, namaz ve zekat vazifelerini yapma hali üzere dünyayı terkederse, Allah kendisinden razı olmuş halde ölmüş olur.” Hz. Enes radıyallahu anh devamla der ki: “İşte bu hal, peygamberlerin hepsi tarafından getirilmiş olan (ve Allah indinde makbul olduğu Kur’an’da belirtilen (Al-i İmran 19)) gerçek dindir. Bu dini, peygamberler, Rablerinden alıp beşeri hevaya dayanan (felsefi nazariye ve) iddialar ortalığı kaplamazdan önce, insanlara tebliğ etmişlerdi. Bu hakikatı tasdik eden Kur’ani nasslar mevcuttur. Bilhassa en son inen (suredeki) şu ayet onlardandır: “Eğer (o müşrikler) tevbe eder, -Enes der ki: “Tevbeden murad putları ve onlara tapmayı bırakmaktır- namazlarını dosdoğru kılar ve zekatlarını verirlerse siz de onları serbest bırakın. Muhakkak ki Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir” (Tevbe 5). Bir diğer ayette şöyle buyrulmuştur: “Eğer tevbe eder, namazlarını dosdoğru kılar ve zekatlarını verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir” (Tevbe 11).




    Hz. Ebu Hureyre ve İbnu Abbas radıyallahu anhüm demişlerdir ki: “İman artar ve eksilir.”


    KADER-KADERİYE İLE İLGİLİ HADİSLER

    Ebu Müleyke’den oğlu Abdullah’ın rivayet ettiğine öre, “O, Hz. Aişe radıyallahu anha’nın yanına girip, ona kaderle ilgili bir şeyler söylemiş o da kendisine şöyle cevapta bulunmuştur: “Kim kader konusunda herhangi bir meseleyi konuşacak olsa, ahiret günü kaderden hesaba çekilir. Kim de bu mevzuda bir şey konuşmazsa, ahirette kaderden hesaba çekilmez.”




    Amr İbnu Şu’ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anhüma anlatıyor: “Bir gün Resûlullah aleyhissalatu vesselam, bir grup ashabının yanına aniden çıkageldi. Onlar kader üzerine tartışıyorlardı. Münakaşanın mahiyetini öğrenince öylesine öfkelendi ki sanki yüzünde bir nar tanesi patlamıştı, kıpkırmızı oldu. şunları söyledi: “(Kader üzerine bu çeşit) münakaşa yapmakla mı emrolundunuz -veya bunun için mi yaratıldınız-? Kur’an’ın birkısım ayetlerini diğer birkısım ayetleriyle karşılaştırıp duruyorsunuz! İşte sizden önceki ümmetler bu çeşit davranışları sebebiyle helak oldular.” (Ravi Muhammed İbnu) Abdullah İbnu Amr devamla dedi ki: “Babam Abdullah dedi ki: “Ben Resûlullah’ın bazı meclislerinde hazır bulunmamış olmama sevinirdim ama, (babam Amr’ın anlattığı) bu mecliste bulunmadığıma daha çok sevindim.”




    İbnu Ömer radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam: “Ne sirayet, ne uğursuzluk ne de (öldürülen kimsenin başından çıkıp intikam! intikam! diye bağıran ve hame denen) bir kuş vardır!” buyurmuşlardı. Cemaatte bulunan bedevi bir adam doğrulup: “Ey Allah’ın Resûlü! Pekala, kendisinde uyuz olan bir devenin bütün deve sürüsünü uyuzlamasına ne dersiniz?” diye sordu. Aleyhissalatu vesselam da: “İşte bu kaderdir. Söyle bakalım! O ilk deveyi kim uyuzladı?” buyurdular.”




    Adiyy İbnu Hatim radıyallahu anh anlatıyor: “Ben Resûlullah aleyhissalatu vesselam’ın yanına vardığım zaman bana: “Ey Hatim’in oğlu Adiyy, müslüman ol ki selamete eresin!” buyurdular. Ben de: “İslam nedir?” diye sordum. “Allah’tan başka ilah olmadığına, benim de O’nun Resülü olduğuma şehadet etmen ve hayır, şer, tatlı ve acı her şeyiyle kadere iman etmendir!” buyurdular.”




    Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: “Ensardan bir zat Hz. Peygamber aleyhissalatu vesselam’a gelerek: “Ey Allah’ın Resûlü! Benim bir cariyem var, onunla azil yapabilir miyim?” diye sordu. Aleyhissalatu vesselam ona: “Cariye için takdir edilen şey (çocuk) kendine gelecektir!” cevabında bulundu. Bundan bir müddet sonra aynı zat Aleyhissalatu vesselam’a gelerek: “O cariyem hamile oldu!” dedi. Bunun üzerine Resûlullah: “Bir nefse takdir edilmiş olan şey mutlaka olur!” buyurdular.”




    Sevban radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Ömrü ancak birr (her çeşit hayırlar, iyilikler, ihsanlar) uzatır; kaderi de ancak dua geri çevirir. Kişi, işlediği günah sebebiyle rızkından mahrum kalır!”


  4. 27.Şubat.2013, 17:02
    2
    Özel Üye



    İMAN İLE İLGİLİ HADİSLER



    Cündüb İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: “Biz erginlik çağına yaklaşmış bir grup genç Resûlullah aleyhissalatu vesselam ile beraberdik. Kur’an’ı öğrenmezden önce imanı öğrendik. Sonra da Kur’an’ı öğrendik. Kur’an sayesinde imanımız daha da arttı.”




    İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Bu ümmette iki sınıf vardır, onların İslam’dan hiçbir nasipleri yoktur: Mürcie ve Kaderiyye.”




    Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “İman, kalben bil(ip tasdik et)me, dil ile söyle(yip ikrar et)me, beden uzuvlarıyla da amel etmektir.”




    Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Kim, Allah’a herhangi bir şerik koşmadan tam bir ihlas yani Allah’ın birliğine iman, O’na halisane kulluk, namaz ve zekat vazifelerini yapma hali üzere dünyayı terkederse, Allah kendisinden razı olmuş halde ölmüş olur.” Hz. Enes radıyallahu anh devamla der ki: “İşte bu hal, peygamberlerin hepsi tarafından getirilmiş olan (ve Allah indinde makbul olduğu Kur’an’da belirtilen (Al-i İmran 19)) gerçek dindir. Bu dini, peygamberler, Rablerinden alıp beşeri hevaya dayanan (felsefi nazariye ve) iddialar ortalığı kaplamazdan önce, insanlara tebliğ etmişlerdi. Bu hakikatı tasdik eden Kur’ani nasslar mevcuttur. Bilhassa en son inen (suredeki) şu ayet onlardandır: “Eğer (o müşrikler) tevbe eder, -Enes der ki: “Tevbeden murad putları ve onlara tapmayı bırakmaktır- namazlarını dosdoğru kılar ve zekatlarını verirlerse siz de onları serbest bırakın. Muhakkak ki Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir” (Tevbe 5). Bir diğer ayette şöyle buyrulmuştur: “Eğer tevbe eder, namazlarını dosdoğru kılar ve zekatlarını verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir” (Tevbe 11).




    Hz. Ebu Hureyre ve İbnu Abbas radıyallahu anhüm demişlerdir ki: “İman artar ve eksilir.”


    KADER-KADERİYE İLE İLGİLİ HADİSLER

    Ebu Müleyke’den oğlu Abdullah’ın rivayet ettiğine öre, “O, Hz. Aişe radıyallahu anha’nın yanına girip, ona kaderle ilgili bir şeyler söylemiş o da kendisine şöyle cevapta bulunmuştur: “Kim kader konusunda herhangi bir meseleyi konuşacak olsa, ahiret günü kaderden hesaba çekilir. Kim de bu mevzuda bir şey konuşmazsa, ahirette kaderden hesaba çekilmez.”




    Amr İbnu Şu’ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anhüma anlatıyor: “Bir gün Resûlullah aleyhissalatu vesselam, bir grup ashabının yanına aniden çıkageldi. Onlar kader üzerine tartışıyorlardı. Münakaşanın mahiyetini öğrenince öylesine öfkelendi ki sanki yüzünde bir nar tanesi patlamıştı, kıpkırmızı oldu. şunları söyledi: “(Kader üzerine bu çeşit) münakaşa yapmakla mı emrolundunuz -veya bunun için mi yaratıldınız-? Kur’an’ın birkısım ayetlerini diğer birkısım ayetleriyle karşılaştırıp duruyorsunuz! İşte sizden önceki ümmetler bu çeşit davranışları sebebiyle helak oldular.” (Ravi Muhammed İbnu) Abdullah İbnu Amr devamla dedi ki: “Babam Abdullah dedi ki: “Ben Resûlullah’ın bazı meclislerinde hazır bulunmamış olmama sevinirdim ama, (babam Amr’ın anlattığı) bu mecliste bulunmadığıma daha çok sevindim.”




    İbnu Ömer radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam: “Ne sirayet, ne uğursuzluk ne de (öldürülen kimsenin başından çıkıp intikam! intikam! diye bağıran ve hame denen) bir kuş vardır!” buyurmuşlardı. Cemaatte bulunan bedevi bir adam doğrulup: “Ey Allah’ın Resûlü! Pekala, kendisinde uyuz olan bir devenin bütün deve sürüsünü uyuzlamasına ne dersiniz?” diye sordu. Aleyhissalatu vesselam da: “İşte bu kaderdir. Söyle bakalım! O ilk deveyi kim uyuzladı?” buyurdular.”




    Adiyy İbnu Hatim radıyallahu anh anlatıyor: “Ben Resûlullah aleyhissalatu vesselam’ın yanına vardığım zaman bana: “Ey Hatim’in oğlu Adiyy, müslüman ol ki selamete eresin!” buyurdular. Ben de: “İslam nedir?” diye sordum. “Allah’tan başka ilah olmadığına, benim de O’nun Resülü olduğuma şehadet etmen ve hayır, şer, tatlı ve acı her şeyiyle kadere iman etmendir!” buyurdular.”




    Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: “Ensardan bir zat Hz. Peygamber aleyhissalatu vesselam’a gelerek: “Ey Allah’ın Resûlü! Benim bir cariyem var, onunla azil yapabilir miyim?” diye sordu. Aleyhissalatu vesselam ona: “Cariye için takdir edilen şey (çocuk) kendine gelecektir!” cevabında bulundu. Bundan bir müddet sonra aynı zat Aleyhissalatu vesselam’a gelerek: “O cariyem hamile oldu!” dedi. Bunun üzerine Resûlullah: “Bir nefse takdir edilmiş olan şey mutlaka olur!” buyurdular.”




    Sevban radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Ömrü ancak birr (her çeşit hayırlar, iyilikler, ihsanlar) uzatır; kaderi de ancak dua geri çevirir. Kişi, işlediği günah sebebiyle rızkından mahrum kalır!”


  5. 08.Ağustos.2014, 06:07
    3
    Efdal
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Mayıs.2007
    Üye No: 441
    Mesaj Sayısı: 1,211
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: İman ile ilgili hadisler

    İman konulu hadisler

    Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.
    Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.


  6. 08.Ağustos.2014, 06:07
    3
    Kıdemli Üye
    İman konulu hadisler

    Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.
    Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.





+ Yorum Gönder