Konusunu Oylayın.: Zikr ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Zikr ile ilgili hadisler
  1. 27.Şubat.2013, 01:17
    1
    Misafir

    Zikr ile ilgili hadisler






    Zikr ile ilgili hadisler Mumsema Kitabu'z-Zikr ile ilgili hadisler


  2. 27.Şubat.2013, 01:17
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 27.Şubat.2013, 16:41
    2
    maydın
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Mayıs.2007
    Üye No: 761
    Mesaj Sayısı: 1,165
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 13
    Bulunduğu yer: iskenderun

    Cevap: Zikr ile ilgili hadisler




    Zikr hakkında hadisler

    Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Allah’ın, yollarda dolaşıp zikredenleri araştıran melekleri vardır. AIIahu Tealayı zikreden bir cemaate rastlarlarsa, birbirlerini “Aradığınıza gelin!” diye çağırırlar. (Hepsi gelip) onları kanatlarıyla kuşatarak dünya semasına kadar arayı doldururlar. Allah, -onları en iyi bilen olduğu halde- meleklere sorar:
    “Kullarım ne diyorlar?”

    “Seni tesbih ediyorlar, sana tekbir okuyorlar, sana tahmid okuyorlar.

    Sana tazim (temcid) ediyorlar” derler. Rabb Teala sormaya devam eder:

    “Onlar beni gördüler mi?”

    “Hayır!” derler.

    “Ya görselerdi ne yaparlardı?”

    “Eğer seni görselerdi ibadette çok daha ileri giderler; çok daha fazla

    ta’zim, çok daha fazla tesbihde bulunurlardı” derler. Allah tekrar sorar:

    “Onlar ne istiyorlar?”

    “Senden, derler, cennet istiyorlar.”

    “Cenneti gördüler mi?” der.

    “Hayır ey Rabbimiz!” derler.

    “Yagörselerdi ne yaparlardı?” der.

    “Eğer görselerdi, derler, cennet için daha çok hırs gösterirler, onu daha ısrarla isterler, ona daha çok rağbet gösterirlerdi.” AIlah Teala sormaya devam eder:

    “Neden istiaze ediyorlar?”

    “Cehennemden istiaze ediyorlar” derler.

    “Onu gördüler mi ?” der.

    “Hàyır Rabbimiz, görmediler!” derler.

    “Yagörselerdi ne yaparlardı?” der.

    “Eğer cehennemi görselerdi ondan daha şiddetli kaçarlar, daha şiddetli korkarlardı” derler. Bunun üzerini Rabb Teala şunu söyler:

    “Sizi şahid kılıyorum, onları affettim!”

    Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) sözüne devamla şunu anlattı:

    “Onlardan bir melek der ki: “Bunların arasında falanca günahkar kul dahi var. Bu onlardan değil. O başka bir maksadla uğramıştı, oturuverdi.” Allah Teala.. “Onu da affettim, onlar öyle bir cemaat ki onlarla oturanlar da onlar sayesinde bedbaht olmazlar” buyurur.”

    Buhari, Daavat 66, Müslim, Zikr 25, (2689); Tirmizi, Daavat 140, (3595). Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Kim bir yere oturur ve orada Allah’ı zikretmez (ve hiç zikretmeden kalkar) ise AIIah’tan ona bir noksanlık vardır. Kim bir yere yatar, orada AIIah’ı zikretmezse, ona AIIah’tan bir noksanlık vardır. Kim bir müddet yürür ve bu esnada Allah’ı zikretmese, Allah’tan ona bir noksanlık vardır.” Ebu Davud Edeb 31. (4856) 107,(5059); Tirmizi, Daavat 8, (3377); Hadisin metni Ebu Davud’a aittir. Sondaki ziyade İbnu Hibban’ın Mevarid’inden alınmadır (2319).

    Ebu Müslim eI-Eğarr (rahimehullah) diyor ki: “Ben şehadet ederim ki Ebu Hüreyre ve Ebu Said (radıyallahu anhüma) Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)’in şöyle söylediğine şehadet ettiler: “Bir cemaat oturup Allah’ı zikrederse, mutlaka melekler etraflarını sarar, AIlah’ın rahmeti onları bürür, üstlerine sekine iner ve Allah onları yanında bulunan (büyük melek)lere anar.” Müslim, Zikr 39, (2700); Tirmizi, Daavat 7, (3375).

    Hz. Ebu Musa (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “İçerisinde Allah zikredilen evlerin misali ile içerisinde AIIah zikredilmeyen evlerin misali, diri ile ölünün misali gibidir.” Buhari, Daavat 66; Müslim, Salatü’l-Müsafırin 211, (779).

    Hz. Ebu Hüreyre’nin rivayetinde şöyle gelmiştir: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Allah Teala hazretleri diyor ki: “Kulum, hakkımda nasıl bir zan yürütürse ben öyleyimdir. O, beni zikredince ben onunla beraberim. O beni içinden geçirirse, ben de onu içimden geçiririm. O, beni bir cemaat içerisinde anarsa, ben de onu, onunkinden daha hayırlı bir cemaatte anarım. O, bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir arşın yaklaşırım. O bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse ben ona koşarak giderim.” Buhari, Tevhid 50; Müslim, Zikr 2, (2675); Tirmizi, Daavat 142, (3598).

    Ebu Ümame (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Kim yatağına temiz (abdestli) olarak girer ue uyku bastırıncaya kadar AIIah’ı zikrederse gecenin herhangi bir saatinde uyanıp da AIIah’tan dünya veya ahiret hayırlarından bir şey isterse AIIah Teala, istediğini mutlaka ona verir.” Tirmizi, Daavat 100, (3525). Hz. Muaz İbnu Cebel (radıyallahu anh) anlatıyor: “Kul, kendini Allah’ın azabından kurtarmada zikrullahtan daha müessir bir ameli işlememiştir.” Muvatta, Kur’an 24, (1, 11); Tirmizi, Daavat 6, (3374); İbnu Mace, Edeb 53, (3790).



  4. 27.Şubat.2013, 16:41
    2
    Özel Üye



    Zikr hakkında hadisler

    Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Allah’ın, yollarda dolaşıp zikredenleri araştıran melekleri vardır. AIIahu Tealayı zikreden bir cemaate rastlarlarsa, birbirlerini “Aradığınıza gelin!” diye çağırırlar. (Hepsi gelip) onları kanatlarıyla kuşatarak dünya semasına kadar arayı doldururlar. Allah, -onları en iyi bilen olduğu halde- meleklere sorar:
    “Kullarım ne diyorlar?”

    “Seni tesbih ediyorlar, sana tekbir okuyorlar, sana tahmid okuyorlar.

    Sana tazim (temcid) ediyorlar” derler. Rabb Teala sormaya devam eder:

    “Onlar beni gördüler mi?”

    “Hayır!” derler.

    “Ya görselerdi ne yaparlardı?”

    “Eğer seni görselerdi ibadette çok daha ileri giderler; çok daha fazla

    ta’zim, çok daha fazla tesbihde bulunurlardı” derler. Allah tekrar sorar:

    “Onlar ne istiyorlar?”

    “Senden, derler, cennet istiyorlar.”

    “Cenneti gördüler mi?” der.

    “Hayır ey Rabbimiz!” derler.

    “Yagörselerdi ne yaparlardı?” der.

    “Eğer görselerdi, derler, cennet için daha çok hırs gösterirler, onu daha ısrarla isterler, ona daha çok rağbet gösterirlerdi.” AIlah Teala sormaya devam eder:

    “Neden istiaze ediyorlar?”

    “Cehennemden istiaze ediyorlar” derler.

    “Onu gördüler mi ?” der.

    “Hàyır Rabbimiz, görmediler!” derler.

    “Yagörselerdi ne yaparlardı?” der.

    “Eğer cehennemi görselerdi ondan daha şiddetli kaçarlar, daha şiddetli korkarlardı” derler. Bunun üzerini Rabb Teala şunu söyler:

    “Sizi şahid kılıyorum, onları affettim!”

    Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) sözüne devamla şunu anlattı:

    “Onlardan bir melek der ki: “Bunların arasında falanca günahkar kul dahi var. Bu onlardan değil. O başka bir maksadla uğramıştı, oturuverdi.” Allah Teala.. “Onu da affettim, onlar öyle bir cemaat ki onlarla oturanlar da onlar sayesinde bedbaht olmazlar” buyurur.”

    Buhari, Daavat 66, Müslim, Zikr 25, (2689); Tirmizi, Daavat 140, (3595). Yine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Kim bir yere oturur ve orada Allah’ı zikretmez (ve hiç zikretmeden kalkar) ise AIIah’tan ona bir noksanlık vardır. Kim bir yere yatar, orada AIIah’ı zikretmezse, ona AIIah’tan bir noksanlık vardır. Kim bir müddet yürür ve bu esnada Allah’ı zikretmese, Allah’tan ona bir noksanlık vardır.” Ebu Davud Edeb 31. (4856) 107,(5059); Tirmizi, Daavat 8, (3377); Hadisin metni Ebu Davud’a aittir. Sondaki ziyade İbnu Hibban’ın Mevarid’inden alınmadır (2319).

    Ebu Müslim eI-Eğarr (rahimehullah) diyor ki: “Ben şehadet ederim ki Ebu Hüreyre ve Ebu Said (radıyallahu anhüma) Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)’in şöyle söylediğine şehadet ettiler: “Bir cemaat oturup Allah’ı zikrederse, mutlaka melekler etraflarını sarar, AIlah’ın rahmeti onları bürür, üstlerine sekine iner ve Allah onları yanında bulunan (büyük melek)lere anar.” Müslim, Zikr 39, (2700); Tirmizi, Daavat 7, (3375).

    Hz. Ebu Musa (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “İçerisinde Allah zikredilen evlerin misali ile içerisinde AIIah zikredilmeyen evlerin misali, diri ile ölünün misali gibidir.” Buhari, Daavat 66; Müslim, Salatü’l-Müsafırin 211, (779).

    Hz. Ebu Hüreyre’nin rivayetinde şöyle gelmiştir: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Allah Teala hazretleri diyor ki: “Kulum, hakkımda nasıl bir zan yürütürse ben öyleyimdir. O, beni zikredince ben onunla beraberim. O beni içinden geçirirse, ben de onu içimden geçiririm. O, beni bir cemaat içerisinde anarsa, ben de onu, onunkinden daha hayırlı bir cemaatte anarım. O, bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir arşın yaklaşırım. O bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse ben ona koşarak giderim.” Buhari, Tevhid 50; Müslim, Zikr 2, (2675); Tirmizi, Daavat 142, (3598).

    Ebu Ümame (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Kim yatağına temiz (abdestli) olarak girer ue uyku bastırıncaya kadar AIIah’ı zikrederse gecenin herhangi bir saatinde uyanıp da AIIah’tan dünya veya ahiret hayırlarından bir şey isterse AIIah Teala, istediğini mutlaka ona verir.” Tirmizi, Daavat 100, (3525). Hz. Muaz İbnu Cebel (radıyallahu anh) anlatıyor: “Kul, kendini Allah’ın azabından kurtarmada zikrullahtan daha müessir bir ameli işlememiştir.” Muvatta, Kur’an 24, (1, 11); Tirmizi, Daavat 6, (3374); İbnu Mace, Edeb 53, (3790).






+ Yorum Gönder