Konusunu Oylayın.: Lanetleme ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Lanetleme ile ilgili hadisler
  1. 27.Şubat.2013, 01:15
    1
    Misafir

    Lanetleme ile ilgili hadisler

  2. 27.Şubat.2013, 17:13
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Lanetleme ile ilgili hadisler




    RESÜLULLAH ALEYHİSSALÂTU VESSELÂM’IN LANET ETTİKLERİ İLE İLGİLİ HADİSLER


    Ebu’t-Tufeyl radıyallahu anh anlatıyor: "Ali İbnu Ebi Talib radıyallahu anh’a bir adam gelerek:

    "Resûlullah aleyhissalatu vesselam’ın sana tevdi ettiği sır nedir?" diye sormuştu. Hz. Ali buna öfkelendi ve:

    "Resûlullah aleyhissalatu vesselam, halka gizlediği hiçbir şeyi bana sır olarak vermedi. Şu kudar var ki, bana dört kelime söyledi!" dedi. Adam:

    "Nedir onlar, söyler misin?" deyince, Hz. Ali:

    "Allah’tan başkasının adına kesene Allah lanet etsin. Ebeveynine lanet edene lanet etsin. Bid’atçıyı himaye edene Allah lanet etsin. Tarlanın sınır taşlarını değiştirene Allah lanet etsin!"

    Rezin, İbnu Abbas’tan şu ziyadede bulundu: "A’mayı yoldan men eden mel’undur. Bir hayvana temasta bulunan mel’undur. Lüt kavminin pis işini yapan mel’undur."


    Müslim, Edahi 43, (1978); Nesai, Dahaya 34, (7, 232).




    Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam ribayı yiyeni, yedireni, riba akdini yazanı, sadakaya (zekata) mani olanı, dövme yapanı, dövme yaptıranı -hastalık sebebiyle olan hariç- hulle yapanı, hulle yaptıranı lanetledi."


    Nesai, Zinet 25, (8, 147).




    Muhammed İbnu Abdirrahman, annesi Amra Bintu Abdirrahman’dan naklen anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam nebbaş (mezar soyan) erkek ve kadınlara lanet etti."


    Muvatta, Cenaiz 44, (1, 238).




    Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    "Allahım, ben senden hulf etmeyeceğin bir ahd talep ediyorum. (Biliyorsun) ben bir beşerim. Hangi mü’mine (hataen) eziyet verir, kırıcı söz sarfeder, lanette bulunur, değnek vurup (canını yakar)sam bu haksızlığı onun hakkında, Kıyamet günü bir rahmet, (sevabında) bir artış, sana bir yaklaşma vesilesi kıl."


    Buhari, Da’avat 34; Müslim, Birr 90, (2601).




    Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam’ın yanına iki kişi girdi. Resûlullah’a bir şeyler söylediler. Fakat ne söylediklerini bilmiyorum. Söyledikleriyle Aleyhissalatu vesselam’ı kızdırmışlardı. Onlara lanet etti, sebbetti (kırıcı konuştu). Adamlar çıkınca:

    "Vallahi! Ey Allah’ın Resulü! Bunların kazandığı hayrı kim kazanabilir?" dedim.

    "Bu da ne?" buyurdular.

    "Onlara lanet ettin, sebbettin" dedim.

    "Benim Rabbime ne şart koştuğumu bilmiyor musun? Dedim ki: "Allahım, ben bir beşerim. (Beşerin razı olduğu gibi razı olur, beşerin kızdığı gibi kızarım.) Öyleyse mü’minlerden hangisine (hak etmediği halde) lanet edersem, sebbedersem bunu onun hakkında (tahür (günahlarından temizlik vesilesi)), (sevabında) bir artış ve ücret kıl!" buyurdular."


    Müslim, Birr 88, (2600).


    LANETLEME VE SÖVME İLE İLGİLİ HADİSLER



    İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Mü’min ne ta’n edici, ne lanet edici, ne kaba ve çirkin sözlü, ne de hayasızdır.”

    Tirmizi, Birr 48, (1978).



    Ebu’d-Derda radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Laneti çok yapanlar Kıyamet günü şefaatçi olamazlar, şehid de olamazlar.”

    Müslim, Birr 85, (2598); Ebu Davud, Edeb 53, (4907).



    Semüre İbnu Cündüb radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Birbirinize, Allah’ın laneti, Allah’ın gadabı ve cehennem temennisiyle bedduada bulunmayın.”

    Ebu Davud, Edeb 53, (4906); Tirmizi, Birr 48, (1977).



    Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam: “Ey Allah’ın Resülü! Müşriklere beddua et, onları lanetle!” denilmişti. Şu cevabı verdi:

    “Ben rahmet olarak gönderiIdim, lanetleyici olarak değil!”

    Müslim, Birr 87, (2597).



    Hz. Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Bir kimse diğer bir kimseyi fıskla veya küfürle itham etmesin. Aksi taktirde, itham edilen arkadaşında bunlar yoksa, kelime kendine dönderilir.”

    Buhari, Edeb 44.



    Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Sövüşen iki kişinin söyledikleri(nin vebali), mazlum olan tecavüzde bulunmadıkça başlayana aittir.”

    Müslim, Birr 68, (2587); Ebu Davud, Edeb 47, (4894); Tirmizi, Birr 51, (1982).



    Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor; “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Allah Teala hazretleri şöyle dedi: “Ademoğlu, dehre söverek beni üzüyor. Halbuki ben dehrim. Emir benim elimde. Gece ve gündüzü ben çeviririm.”

    Buhari, Edeb 101, Tefsir, Casiye 1, Tevhid 5; Müslim, Elfaz 2, (2246); Muvatta, Kelam 3, (2, 984); Ebu Davud, Edeb 181, (5274).



    İbnu Abbas radıyallahu anhüm anlatıyor: “Bir kişinin ridasını rüzgar savurmuştu, tutup rüzgara lanet etti. Resûlullah aleyhissalatu vesselam müdahale buyurdu:

    “Sakın rüzgara lanette bulunmayın. O memurdur, (Allah’ın emriyle) iş görmektedir. Şunu bilin ki, kim bir şeye haksızlıkla lanet ederse, lanet kendisine döner.”

    Ebu Davud, Edeb 53, (4908); Tirmizi, Birr 48, (1979).



    Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Bu rüzgar, Allah’ın rahmetindendir. Rahmeti de, azabı da getirir. Onu görünce, sakın ona sövmeyin. Allah’tan rüzgarın hayr (getirmes)ini dileyin, şerr (getirmes)inden Allah’a sığının.”

    Ebu Davud, Edeb 113, (5097).



    Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Ölülere sövmeyin. Çünkü onlar (sağken hayırdan ve şerden) gönderdiklerine kavuştular.”

    Buhari, Cenaiz 97, Rikak 42; Ebu Davud, Edeb 50, (4899); Nesai, Cenaiz 51, 52, (4, 52, 53).



    Muğire İbnu Ş’u'be radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Ölüler hakkında kötü konuşmayın, sonra dirileri üzersiniz.”

    Tirmizi, Birr 51, (1983).



    Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Ölülerinizin iyiliklerini zikredin, kötülüklerini zikretmeyin.”

    Ebu Davud, Edeb 50, (4900); Tirmizi, Cenaiz 34, (1019).



    İmran İbnu Husayn radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam bir seferdeydi. Ensardan bir kadın devesinin üzerinde giderken yüksek sesle devesine lanet okudu. Bunu işiten Aleyhissalatu vesselam: “Devenin üzerindeki eşyaları alın ve deveyi salıverin, zira artık o lanetlenmiştir” buyurdular.”

    İmran radıyallahu anh der ki: “Sanki ben deveyi insanlar arasında yürürken görür gibiyim, kimse ona dokunmuyordu.”

    Müslim, Birr 80, (2595); Ebu Davud, Cihad 55, (2561).



    Zeyd İbnu Halid radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Horoza sövmeyin! Zira o, namaz için uyandırıyor.”

    Ebu Davud, Edeb 115, (5101).


  3. 27.Şubat.2013, 17:13
    2
    Özel Üye



    RESÜLULLAH ALEYHİSSALÂTU VESSELÂM’IN LANET ETTİKLERİ İLE İLGİLİ HADİSLER


    Ebu’t-Tufeyl radıyallahu anh anlatıyor: "Ali İbnu Ebi Talib radıyallahu anh’a bir adam gelerek:

    "Resûlullah aleyhissalatu vesselam’ın sana tevdi ettiği sır nedir?" diye sormuştu. Hz. Ali buna öfkelendi ve:

    "Resûlullah aleyhissalatu vesselam, halka gizlediği hiçbir şeyi bana sır olarak vermedi. Şu kudar var ki, bana dört kelime söyledi!" dedi. Adam:

    "Nedir onlar, söyler misin?" deyince, Hz. Ali:

    "Allah’tan başkasının adına kesene Allah lanet etsin. Ebeveynine lanet edene lanet etsin. Bid’atçıyı himaye edene Allah lanet etsin. Tarlanın sınır taşlarını değiştirene Allah lanet etsin!"

    Rezin, İbnu Abbas’tan şu ziyadede bulundu: "A’mayı yoldan men eden mel’undur. Bir hayvana temasta bulunan mel’undur. Lüt kavminin pis işini yapan mel’undur."


    Müslim, Edahi 43, (1978); Nesai, Dahaya 34, (7, 232).




    Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam ribayı yiyeni, yedireni, riba akdini yazanı, sadakaya (zekata) mani olanı, dövme yapanı, dövme yaptıranı -hastalık sebebiyle olan hariç- hulle yapanı, hulle yaptıranı lanetledi."


    Nesai, Zinet 25, (8, 147).




    Muhammed İbnu Abdirrahman, annesi Amra Bintu Abdirrahman’dan naklen anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam nebbaş (mezar soyan) erkek ve kadınlara lanet etti."


    Muvatta, Cenaiz 44, (1, 238).




    Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    "Allahım, ben senden hulf etmeyeceğin bir ahd talep ediyorum. (Biliyorsun) ben bir beşerim. Hangi mü’mine (hataen) eziyet verir, kırıcı söz sarfeder, lanette bulunur, değnek vurup (canını yakar)sam bu haksızlığı onun hakkında, Kıyamet günü bir rahmet, (sevabında) bir artış, sana bir yaklaşma vesilesi kıl."


    Buhari, Da’avat 34; Müslim, Birr 90, (2601).




    Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam’ın yanına iki kişi girdi. Resûlullah’a bir şeyler söylediler. Fakat ne söylediklerini bilmiyorum. Söyledikleriyle Aleyhissalatu vesselam’ı kızdırmışlardı. Onlara lanet etti, sebbetti (kırıcı konuştu). Adamlar çıkınca:

    "Vallahi! Ey Allah’ın Resulü! Bunların kazandığı hayrı kim kazanabilir?" dedim.

    "Bu da ne?" buyurdular.

    "Onlara lanet ettin, sebbettin" dedim.

    "Benim Rabbime ne şart koştuğumu bilmiyor musun? Dedim ki: "Allahım, ben bir beşerim. (Beşerin razı olduğu gibi razı olur, beşerin kızdığı gibi kızarım.) Öyleyse mü’minlerden hangisine (hak etmediği halde) lanet edersem, sebbedersem bunu onun hakkında (tahür (günahlarından temizlik vesilesi)), (sevabında) bir artış ve ücret kıl!" buyurdular."


    Müslim, Birr 88, (2600).


    LANETLEME VE SÖVME İLE İLGİLİ HADİSLER



    İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Mü’min ne ta’n edici, ne lanet edici, ne kaba ve çirkin sözlü, ne de hayasızdır.”

    Tirmizi, Birr 48, (1978).



    Ebu’d-Derda radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Laneti çok yapanlar Kıyamet günü şefaatçi olamazlar, şehid de olamazlar.”

    Müslim, Birr 85, (2598); Ebu Davud, Edeb 53, (4907).



    Semüre İbnu Cündüb radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Birbirinize, Allah’ın laneti, Allah’ın gadabı ve cehennem temennisiyle bedduada bulunmayın.”

    Ebu Davud, Edeb 53, (4906); Tirmizi, Birr 48, (1977).



    Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam: “Ey Allah’ın Resülü! Müşriklere beddua et, onları lanetle!” denilmişti. Şu cevabı verdi:

    “Ben rahmet olarak gönderiIdim, lanetleyici olarak değil!”

    Müslim, Birr 87, (2597).



    Hz. Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Bir kimse diğer bir kimseyi fıskla veya küfürle itham etmesin. Aksi taktirde, itham edilen arkadaşında bunlar yoksa, kelime kendine dönderilir.”

    Buhari, Edeb 44.



    Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Sövüşen iki kişinin söyledikleri(nin vebali), mazlum olan tecavüzde bulunmadıkça başlayana aittir.”

    Müslim, Birr 68, (2587); Ebu Davud, Edeb 47, (4894); Tirmizi, Birr 51, (1982).



    Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor; “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Allah Teala hazretleri şöyle dedi: “Ademoğlu, dehre söverek beni üzüyor. Halbuki ben dehrim. Emir benim elimde. Gece ve gündüzü ben çeviririm.”

    Buhari, Edeb 101, Tefsir, Casiye 1, Tevhid 5; Müslim, Elfaz 2, (2246); Muvatta, Kelam 3, (2, 984); Ebu Davud, Edeb 181, (5274).



    İbnu Abbas radıyallahu anhüm anlatıyor: “Bir kişinin ridasını rüzgar savurmuştu, tutup rüzgara lanet etti. Resûlullah aleyhissalatu vesselam müdahale buyurdu:

    “Sakın rüzgara lanette bulunmayın. O memurdur, (Allah’ın emriyle) iş görmektedir. Şunu bilin ki, kim bir şeye haksızlıkla lanet ederse, lanet kendisine döner.”

    Ebu Davud, Edeb 53, (4908); Tirmizi, Birr 48, (1979).



    Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Bu rüzgar, Allah’ın rahmetindendir. Rahmeti de, azabı da getirir. Onu görünce, sakın ona sövmeyin. Allah’tan rüzgarın hayr (getirmes)ini dileyin, şerr (getirmes)inden Allah’a sığının.”

    Ebu Davud, Edeb 113, (5097).



    Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Ölülere sövmeyin. Çünkü onlar (sağken hayırdan ve şerden) gönderdiklerine kavuştular.”

    Buhari, Cenaiz 97, Rikak 42; Ebu Davud, Edeb 50, (4899); Nesai, Cenaiz 51, 52, (4, 52, 53).



    Muğire İbnu Ş’u'be radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Ölüler hakkında kötü konuşmayın, sonra dirileri üzersiniz.”

    Tirmizi, Birr 51, (1983).



    Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Ölülerinizin iyiliklerini zikredin, kötülüklerini zikretmeyin.”

    Ebu Davud, Edeb 50, (4900); Tirmizi, Cenaiz 34, (1019).



    İmran İbnu Husayn radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam bir seferdeydi. Ensardan bir kadın devesinin üzerinde giderken yüksek sesle devesine lanet okudu. Bunu işiten Aleyhissalatu vesselam: “Devenin üzerindeki eşyaları alın ve deveyi salıverin, zira artık o lanetlenmiştir” buyurdular.”

    İmran radıyallahu anh der ki: “Sanki ben deveyi insanlar arasında yürürken görür gibiyim, kimse ona dokunmuyordu.”

    Müslim, Birr 80, (2595); Ebu Davud, Cihad 55, (2561).



    Zeyd İbnu Halid radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Horoza sövmeyin! Zira o, namaz için uyandırıyor.”

    Ebu Davud, Edeb 115, (5101).





+ Yorum Gönder