Konusunu Oylayın.: Sihir ve kehanetler ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sihir ve kehanetler ile ilgili hadisler
  1. 27.Şubat.2013, 00:56
    1
    Misafir

    Sihir ve kehanetler ile ilgili hadisler






    Sihir ve kehanetler ile ilgili hadisler Mumsema Sihir ve kehanetler ile ilgili hadisler


  2. 27.Şubat.2013, 17:47
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Sihir ve kehanetler ile ilgili hadisler




    SİHİR VE KEHANETLER HAKKINDAKİ HADİSLER



    Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Kim (sihir maksadıyla) bir düğüm vurur sonra da onu üflerse sihir yapmış olur. Kim sihir yaparsa şirke düşer. Kim birşey asarsa, o astığı şeye havale edilir.”

    Nesai, Tahrim 19, (7,112).



    Safiyye Bintu Ebi Ubeyd, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)’ın zevce-i paklerinden naklen anlatıyor: “Resülulah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Kim bir arrafa (kahine) gelir, birşeyler sorar ve söylediklerine de (inanıp) onu tasdik ederse, kırk gün namazı kabul edilmez.”

    Müslim, Selam 125, (2230).



    Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)’e (yahudiler tarafından) sihir yapıldı. Öyle ki, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) yapmadığı bir şeyi yaptım vehmine düşüyordu. Bir gün benim yanımda iken Allah’a dua etti, sonra tekrar dua etti. Ve dedi ki:

    “Ey Aişe, hissettin mi, sorduğum hususta Allah bana fetva verdi?”

    “Hangi hususta Ey Allah’ın Resülü?” dedim.

    “İki kişi bana gelip, biri başucumda, diğeri de ayak tarafımda oturdu. Biri diğerine:

    “Bu zatın rahatsızlığı nedir?” dedi. Öbürü:

    “Büyüdür!” dedi. Önceki tekrar sordu:

    “Kim büyüledi?” Diğeri:

    “Lebid İbnu’l-Asam adındaki Beni Züreykli bir yahudi” diye cevap verdi. Öbürü:

    “Büyüyü neye yaptı?” dedi. Arkadaşı:

    “Bir tarakla saç döküntüsüne ve bir de erkek hurma tomurcuğunun içine!” cevabını verdi. Diğeri:

    “Pekala, şimdi nerede?” diye sordu. Arkadaşı:

    “Zervan kuyusunda!” cevabını verdi.”

    Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Ashabından bir grupla birlikte (radıyallahu anhüm) kuyuya gitti, ona baktı, kuyunun üzerinde bir hurma vardı. Sonra benim yanıma dönüp:

    “Ey Aişe! AIIah’a yemin olsun, kuyunun suyu sanki kına ıslatılmış gibi (bulanık) ve (o kuyu iIe sulanan) hurma ağaçlarının başları da sanki şeytanların başIarı gibiydi!” dedi. Ben:

    “Ey Allah’ın Resülü! Onu (kuyudan) çıkardın mı?” diye sordum.

    “Hayır” dedi ve ilave etti:

    “Bana gelince, Allah bana afiyet Iütfetti ve şifa verdi. Ben ondan halka bir şer gelmesine sebep olmaktan korktum!”

    Resûlullah onun gömülmesini emretti ve yere gömüldü”

    Buhari, Tıbb 47, 49, 50, Cizye 14, Edeb 56; Müslim, Selam 43, (2189).


  3. 27.Şubat.2013, 17:47
    2
    Özel Üye



    SİHİR VE KEHANETLER HAKKINDAKİ HADİSLER



    Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Kim (sihir maksadıyla) bir düğüm vurur sonra da onu üflerse sihir yapmış olur. Kim sihir yaparsa şirke düşer. Kim birşey asarsa, o astığı şeye havale edilir.”

    Nesai, Tahrim 19, (7,112).



    Safiyye Bintu Ebi Ubeyd, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)’ın zevce-i paklerinden naklen anlatıyor: “Resülulah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Kim bir arrafa (kahine) gelir, birşeyler sorar ve söylediklerine de (inanıp) onu tasdik ederse, kırk gün namazı kabul edilmez.”

    Müslim, Selam 125, (2230).



    Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)’e (yahudiler tarafından) sihir yapıldı. Öyle ki, Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) yapmadığı bir şeyi yaptım vehmine düşüyordu. Bir gün benim yanımda iken Allah’a dua etti, sonra tekrar dua etti. Ve dedi ki:

    “Ey Aişe, hissettin mi, sorduğum hususta Allah bana fetva verdi?”

    “Hangi hususta Ey Allah’ın Resülü?” dedim.

    “İki kişi bana gelip, biri başucumda, diğeri de ayak tarafımda oturdu. Biri diğerine:

    “Bu zatın rahatsızlığı nedir?” dedi. Öbürü:

    “Büyüdür!” dedi. Önceki tekrar sordu:

    “Kim büyüledi?” Diğeri:

    “Lebid İbnu’l-Asam adındaki Beni Züreykli bir yahudi” diye cevap verdi. Öbürü:

    “Büyüyü neye yaptı?” dedi. Arkadaşı:

    “Bir tarakla saç döküntüsüne ve bir de erkek hurma tomurcuğunun içine!” cevabını verdi. Diğeri:

    “Pekala, şimdi nerede?” diye sordu. Arkadaşı:

    “Zervan kuyusunda!” cevabını verdi.”

    Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) Ashabından bir grupla birlikte (radıyallahu anhüm) kuyuya gitti, ona baktı, kuyunun üzerinde bir hurma vardı. Sonra benim yanıma dönüp:

    “Ey Aişe! AIIah’a yemin olsun, kuyunun suyu sanki kına ıslatılmış gibi (bulanık) ve (o kuyu iIe sulanan) hurma ağaçlarının başları da sanki şeytanların başIarı gibiydi!” dedi. Ben:

    “Ey Allah’ın Resülü! Onu (kuyudan) çıkardın mı?” diye sordum.

    “Hayır” dedi ve ilave etti:

    “Bana gelince, Allah bana afiyet Iütfetti ve şifa verdi. Ben ondan halka bir şer gelmesine sebep olmaktan korktum!”

    Resûlullah onun gömülmesini emretti ve yere gömüldü”

    Buhari, Tıbb 47, 49, 50, Cizye 14, Edeb 56; Müslim, Selam 43, (2189).





+ Yorum Gönder