Konusunu Oylayın.: Sohbet ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sohbet ile ilgili hadisler
  1. 27.Şubat.2013, 00:55
    1
    Misafir

    Sohbet ile ilgili hadisler






    Sohbet ile ilgili hadisler Mumsema Sohbet ile ilgili hadisler


  2. 27.Şubat.2013, 00:55
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 27.Şubat.2013, 17:53
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Sohbet ile ilgili hadisler




    SOHBET VE ORTAMDA KONUŞMA İLE İLGİLİ HADİSLER




    Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam bana:

    “Ey Ebu Zerr!” dedi. Ben:

    “Ey Allah’ın Resulü, buyurun! Emrinizdeyim, canım sana feda olsun!” diye cevap verdim.”

    Ebu Davud, Edeb 162, (5226).



    Ebu Saidi’l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Sadece mü’minle arkadaşlık et. Senin yemeğini muttaki olan yesin.”

    Ebu Davud, Edeb 19, (4832); Tirmizi, Zühd 56, (2397).



    Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz, kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin.”

    Ebu Davud, edeb 19, (4833); Tirmizi, Zühd 45, (2379).



    Ebu’d-derda radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Size oruç, namaz ve sadakanın derecesinden daha üstün olan şeyi haber vermeyeyim mi?”

    “Evet (Ey Allah’ın Resulü, söyleyin!)” dediler.

    “İnsanların arasını düzeltmektir. Çünkü insanların arasındaki bozukluk (dini) kazır.”

    Tirmizi’de şu ziyade gelmiştir: “Ben saçı kazır demiyorum, velakin dini kazır (diyorum).”

    Ebu Davud, Edeb 58, (4919); Tirmizi, Kıyamet 57, (2511).



    İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Hz. Ömer radıyallahu anh, el-Cabiye’de bize hitaben:

    “Ey insanlar, dedi. Ben, (şu hutbeyi okumak üzere) aranızda kalkıyorum, tıpkı, Resûlullah aleyhissalatu vesselam’ın da bizim aramızda kalktığı gibi. (O kalkıp) şöyle demişti: “Size Ashabımı, sonra da onların peşinden gelecekleri (sonra da bunların peşinden gelecekleri) tavsiye ediyorum. Daha sonra (gelenler arasında) yalan, öylesine yayılacak ki, kişi, kendisinden yemin taleb edilmediği halde yemin edecek, şahidliği istenmediği halde şehadette bulunacak. Haberiniz olsun, bir erkek bir kadınla baş başa kaldı mı onların üçüncüsü mutlaka şeytandır. Size cemaati tavsiye ederim. Ayrılıkdan sakının. Zira şeytan, tek kalanla birlikte olur. İki kişiden uzak durur. Kim cennetin ortasını dilerse, cemaatten ayrılmasın. Kimi yaptığı hayır sevindirir ve kötülüğü de üzerse, işte o, mü’mindir.”

    İbnu Mace, Ahkam 27, (2363); Tirmizi, Fiten 7, (2166).



    Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Sizden biri bir meclis veya bir çarşıdan geçerken elinde ok bulunduğu takdirde, okun demir kısmını tutsun, onunla bir müslümanı yaralamasın.” Ebu Musa radıyallahu anh derdi ki:

    “Biz vallahi, onları ölmezden önce birbirimize yönelttik.”

    Buhari, Fiten 7, Salat 67; Müslim, Birr 124, (2615); Ebu Davud, Cihad 72, (2587).


  4. 27.Şubat.2013, 17:53
    2
    Özel Üye



    SOHBET VE ORTAMDA KONUŞMA İLE İLGİLİ HADİSLER




    Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam bana:

    “Ey Ebu Zerr!” dedi. Ben:

    “Ey Allah’ın Resulü, buyurun! Emrinizdeyim, canım sana feda olsun!” diye cevap verdim.”

    Ebu Davud, Edeb 162, (5226).



    Ebu Saidi’l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    “Sadece mü’minle arkadaşlık et. Senin yemeğini muttaki olan yesin.”

    Ebu Davud, Edeb 19, (4832); Tirmizi, Zühd 56, (2397).



    Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz, kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin.”

    Ebu Davud, edeb 19, (4833); Tirmizi, Zühd 45, (2379).



    Ebu’d-derda radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Size oruç, namaz ve sadakanın derecesinden daha üstün olan şeyi haber vermeyeyim mi?”

    “Evet (Ey Allah’ın Resulü, söyleyin!)” dediler.

    “İnsanların arasını düzeltmektir. Çünkü insanların arasındaki bozukluk (dini) kazır.”

    Tirmizi’de şu ziyade gelmiştir: “Ben saçı kazır demiyorum, velakin dini kazır (diyorum).”

    Ebu Davud, Edeb 58, (4919); Tirmizi, Kıyamet 57, (2511).



    İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Hz. Ömer radıyallahu anh, el-Cabiye’de bize hitaben:

    “Ey insanlar, dedi. Ben, (şu hutbeyi okumak üzere) aranızda kalkıyorum, tıpkı, Resûlullah aleyhissalatu vesselam’ın da bizim aramızda kalktığı gibi. (O kalkıp) şöyle demişti: “Size Ashabımı, sonra da onların peşinden gelecekleri (sonra da bunların peşinden gelecekleri) tavsiye ediyorum. Daha sonra (gelenler arasında) yalan, öylesine yayılacak ki, kişi, kendisinden yemin taleb edilmediği halde yemin edecek, şahidliği istenmediği halde şehadette bulunacak. Haberiniz olsun, bir erkek bir kadınla baş başa kaldı mı onların üçüncüsü mutlaka şeytandır. Size cemaati tavsiye ederim. Ayrılıkdan sakının. Zira şeytan, tek kalanla birlikte olur. İki kişiden uzak durur. Kim cennetin ortasını dilerse, cemaatten ayrılmasın. Kimi yaptığı hayır sevindirir ve kötülüğü de üzerse, işte o, mü’mindir.”

    İbnu Mace, Ahkam 27, (2363); Tirmizi, Fiten 7, (2166).



    Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Sizden biri bir meclis veya bir çarşıdan geçerken elinde ok bulunduğu takdirde, okun demir kısmını tutsun, onunla bir müslümanı yaralamasın.” Ebu Musa radıyallahu anh derdi ki:

    “Biz vallahi, onları ölmezden önce birbirimize yönelttik.”

    Buhari, Fiten 7, Salat 67; Müslim, Birr 124, (2615); Ebu Davud, Cihad 72, (2587).





+ Yorum Gönder