Konusunu Oylayın.: Teyemmüm ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Teyemmüm ile ilgili hadisler
  1. 27.Şubat.2013, 00:52
    1
    Misafir

    Teyemmüm ile ilgili hadisler

  2. 27.Şubat.2013, 17:56
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Teyemmüm ile ilgili hadisler




    TEYEMMÜM HAKKINDAKİ HADİSLER





    Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalatu vesselam)’la bir seferde beraber idik. Beyda nam mevkiye veya Zatu’l-Ceyş denen yere gelmiştik ki benim bir kolyem kop(up kaybol)du. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) onu aramak için kaldı, O’nunla birlikte herkes orada kaldı. Bir su başında da değillerdi. Üstelik beraberlerinde su da yoktu.

    Halk Hz. Ebu Bekr (radıyallahu anh)’e uğrayıp:

    “Aişe’nin yaptığını gördüm mü! Hem Resulullah’ı, hem de herkesi burada oyaladı. Bir su başında değiller, beraberlerinde su da yok!” demişler. Resulullah başını dizlerimin üzerine koymuş uyurken Ebu Bekr (radıyallahu anh) çıkageldi.

    “Sen Resulullah aleyhissalatu vesselam’ı da halkı da, burada hapsettin. Bir su başında değiller, beraberlerinde su da yok!” diyerek, babam beni azarladı ve Allah’ın dilediğince başka şeyler de söyledi. (Öfkesini daha da yenemeyip) eliyle böğrüme böğrüme dürterek (canımı yaktı). Resulullah’ın başı dizimin üzerinde olduğu için kımıldamamaya çalıştım.

    Resulullah aleyhissalatu vesselam sabaha kadar, susuz olarak uyudu. Sabah olunca Allah Teala Hazretleri, teyemmüm ayeti’ni inzal buyurdu: “…Su bulamazsanız temiz toprağa teyemmüm edin, yüzlerinizi ve ellerinizi onunla meshedin. Allah size sorluk yapmak murad etmez, bilakis sizi temizlemek, ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister, ola ki şükredersiniz” (Maide 6).

    Üseyd İbnu Hüdayr -ki (Akabe biatına katılan) nakiblerden biridir- dedi ki: “Ey Ebu Bekr ailesi! Bu, sizin ilk bereketiniz değildir.”

    (Hz. Aişe) sözüne devam ederek) dedi ki: “Bindiğim deveyi dürtüp kaldırdım. (Kaybolan) kolye altında çıktı.”




    Ebu Davud’un rivayetinde Hz. Aişe (radıyallahu anha) der ki: “Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Üseyd İbnu Hudavr (radıyallahu anh)’la Hz. Enes’i, Hz. Aişe (radıyallahu anha)’nin kaybettiği kolyeyi aramaya gönderdi. Bu esnada namaz vakti girdi. Abdestsiz namaz kıldılar. Gelip durumu Resulullah (aleyhissalatu vesselam)’a haber verdiler. Bunun üzerine teyemmüm ayeti indirildi.”

    Bir rivayette şu ziyade gelmiştir: “Üseyd, Hz. Aişe’ye: “Allah sana rahmetini bol kılsın, senin başına hoşlanmadığın her ne gelmiş ise onda Allah senin için de müslümanlar için de bir ferec (sıkıntıdan kurtulma) kılmıştır ” dedi.”

    Buhari, Teyemmüm 2, FedailûI-Ashab 5, 30, Tefsir, Nisa 10, Maide 3, Nikah 65, 125, Libas 52, Hudud 39; Müslim, Hayz 108, (367); Muvatta, Taharet 89, (1, 53, 54); Ebu Davud, Taharet 123, (317); Nesai, Taharet 194, (1, 163, 164).



    Ammar İbnu Yasir radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam, beraberinde Hz. Aişe’nin de bulunduğu bir seferde Ulat’ul-Ceyş nam mevkide geceleyin istirahat molası vermişti. Bu esnada Hz. Aişe (radıyallahu anha)’nın Yemen boncuğundan mamul kolyesi koptu. Bunun aranması, askerleri yolundan alıkoydu ve sabah aydınlığı girdi. insanların yanında su yoktu. Hz. Ebu Bekr (radıyallahu anh) Aişe’ye kızdı ve hatta:

    “Herkesi yolundan alıkoydun, yanlarında su da yok!” diye çıkıştı. Derken Allah Teala Hazretleri, Resulullah aleyhissalatu vesselam’a, temiz toprakla temizlenme ruhsatını indirdi,

    Bunun üzerine müslümanlar, Resulullah aleyhissalatu vesselam’la kalkıp ellerini kaldırdılar. Topraktan hiçbir şey almadılar, yüzlerini ve omuzlarına kadar ellerini meshettiler. Ellerinin içlerinden de koltuk altlarına kadar meshettiler.”

    Ebu Davud şu ziyadede bulunmuştur: “Bir hadiste İbnu Şihab der ki: “Alimler bu hadise itibar etmediler.” Ebu Davud der ki: “Hadisi, İbnu İshak da böyle rivayet etti ve rivayette İbnu Abbas radıyallahu anhüma’dan onun “iki vuruş zikrettiğini” kaydetti.”

    Nesai’nin bir rivayetinde, “Topraktan hiçbir şey çırpmadılar” denmiştir.

    Nesai



    Ebu Davud’un bir diğer rivayetinde şöyle denmiştir: “Ashab, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ‘la birlikte sabah namazı için, toprakla meshlendiler. Bu maksadla avuçlarını toprağa vurup toprakla yüzlerine bir defa meshettiler. Sonra tekrar dönüp avuçlarını toprağa bir kere daha vurup, ellerinin tamamı ile ellerinin içlerinden koltuk altlarına, omuzlarına kadar meshettiler.”

    Ebu Davud’un bir diğer rivayetinde, İbnu’l-Leys: “Dirseklerinin yukarısına kadar…” demiştir.

    Ebu Davud, Taharet 123, (318, 319, 320); Nesai, Taharet 196, 197, 198, (1, 166-168).



    Şakik merhum anlatıyor: “Ben, Abdullah İbnu Mes’ud ile Ebu Müsa (radıyallahu anhüma) arasında idim. Ebu Musa, İbnu Mes’ud’a:

    “Ey Ebu Abdirrahman! Bir adam cünüb olsa ve bir ay boyu su bulmasa ne yapar, namazı nasıl kılar, ne dersin?” diye sordu.

    “Suyu bir ay bulamasa da teyemmüm etmez!” dedi. Ebu Musa:

    “Pekala Maide suresindeki şu ayete ne dersin: ” . . Su bulamazsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin, yüzlerinizi, ellerinizi onunla meshedin” (Maide, 6).

    Abdullah şu cevabı verdi:

    “Bu ayette Ashaba ruhsat verilmiş olsaydı, çok geçmeden su soğuyunca da toprakla teyemmüm etmeye yeltenirlerdi.”

    Ebu Musa da ona:

    “Siz teyemmümü bu sebeple mi hoş bulmuyorsunuz?” dedi. İbnu Mes’ud

    “Evet!” deyince, Ebu Musa, Abdullah’a:

    Sen Ammar’ın Hz. Ömer (radıyallahu anhüma) ‘e ne dediğini duymadın mı?”

    Dedi ki: “Resulullah (aleyhissalatu vesselam) beni bir vazifeyle yola çıkarmıştı: Sefer esnasında cünüb oldum. Su da bulamadım. Bunun üzerine hayvanların bulanması gibi ben de toprağa bulandım. Sonra Resulullah (aleyhissalatu vesselam)’a gelip durumu kendisine arzettim. Bana:

    “Sana şöyle yapman kafi idi!” dedi (ve gösterdi), iki avucuyla yere bir vurdu, sonra avuçlarını çırptı, sonra soluyla (sağ) avucunun sırtını veya sol avucunun sırtını (sağ) avucuyIa meshetti. Sonra da onunla yüzünü de meshetti.”

    Buhari, Teyemmüm 7, 4, 5, 8; Müslim, Hayz 110 (368); Ebu Davud, Taharet 123 (321); Nesai, Taharet 202, (1, 170).


  3. 27.Şubat.2013, 17:56
    2
    Özel Üye



    TEYEMMÜM HAKKINDAKİ HADİSLER





    Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalatu vesselam)’la bir seferde beraber idik. Beyda nam mevkiye veya Zatu’l-Ceyş denen yere gelmiştik ki benim bir kolyem kop(up kaybol)du. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) onu aramak için kaldı, O’nunla birlikte herkes orada kaldı. Bir su başında da değillerdi. Üstelik beraberlerinde su da yoktu.

    Halk Hz. Ebu Bekr (radıyallahu anh)’e uğrayıp:

    “Aişe’nin yaptığını gördüm mü! Hem Resulullah’ı, hem de herkesi burada oyaladı. Bir su başında değiller, beraberlerinde su da yok!” demişler. Resulullah başını dizlerimin üzerine koymuş uyurken Ebu Bekr (radıyallahu anh) çıkageldi.

    “Sen Resulullah aleyhissalatu vesselam’ı da halkı da, burada hapsettin. Bir su başında değiller, beraberlerinde su da yok!” diyerek, babam beni azarladı ve Allah’ın dilediğince başka şeyler de söyledi. (Öfkesini daha da yenemeyip) eliyle böğrüme böğrüme dürterek (canımı yaktı). Resulullah’ın başı dizimin üzerinde olduğu için kımıldamamaya çalıştım.

    Resulullah aleyhissalatu vesselam sabaha kadar, susuz olarak uyudu. Sabah olunca Allah Teala Hazretleri, teyemmüm ayeti’ni inzal buyurdu: “…Su bulamazsanız temiz toprağa teyemmüm edin, yüzlerinizi ve ellerinizi onunla meshedin. Allah size sorluk yapmak murad etmez, bilakis sizi temizlemek, ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister, ola ki şükredersiniz” (Maide 6).

    Üseyd İbnu Hüdayr -ki (Akabe biatına katılan) nakiblerden biridir- dedi ki: “Ey Ebu Bekr ailesi! Bu, sizin ilk bereketiniz değildir.”

    (Hz. Aişe) sözüne devam ederek) dedi ki: “Bindiğim deveyi dürtüp kaldırdım. (Kaybolan) kolye altında çıktı.”




    Ebu Davud’un rivayetinde Hz. Aişe (radıyallahu anha) der ki: “Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Üseyd İbnu Hudavr (radıyallahu anh)’la Hz. Enes’i, Hz. Aişe (radıyallahu anha)’nin kaybettiği kolyeyi aramaya gönderdi. Bu esnada namaz vakti girdi. Abdestsiz namaz kıldılar. Gelip durumu Resulullah (aleyhissalatu vesselam)’a haber verdiler. Bunun üzerine teyemmüm ayeti indirildi.”

    Bir rivayette şu ziyade gelmiştir: “Üseyd, Hz. Aişe’ye: “Allah sana rahmetini bol kılsın, senin başına hoşlanmadığın her ne gelmiş ise onda Allah senin için de müslümanlar için de bir ferec (sıkıntıdan kurtulma) kılmıştır ” dedi.”

    Buhari, Teyemmüm 2, FedailûI-Ashab 5, 30, Tefsir, Nisa 10, Maide 3, Nikah 65, 125, Libas 52, Hudud 39; Müslim, Hayz 108, (367); Muvatta, Taharet 89, (1, 53, 54); Ebu Davud, Taharet 123, (317); Nesai, Taharet 194, (1, 163, 164).



    Ammar İbnu Yasir radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam, beraberinde Hz. Aişe’nin de bulunduğu bir seferde Ulat’ul-Ceyş nam mevkide geceleyin istirahat molası vermişti. Bu esnada Hz. Aişe (radıyallahu anha)’nın Yemen boncuğundan mamul kolyesi koptu. Bunun aranması, askerleri yolundan alıkoydu ve sabah aydınlığı girdi. insanların yanında su yoktu. Hz. Ebu Bekr (radıyallahu anh) Aişe’ye kızdı ve hatta:

    “Herkesi yolundan alıkoydun, yanlarında su da yok!” diye çıkıştı. Derken Allah Teala Hazretleri, Resulullah aleyhissalatu vesselam’a, temiz toprakla temizlenme ruhsatını indirdi,

    Bunun üzerine müslümanlar, Resulullah aleyhissalatu vesselam’la kalkıp ellerini kaldırdılar. Topraktan hiçbir şey almadılar, yüzlerini ve omuzlarına kadar ellerini meshettiler. Ellerinin içlerinden de koltuk altlarına kadar meshettiler.”

    Ebu Davud şu ziyadede bulunmuştur: “Bir hadiste İbnu Şihab der ki: “Alimler bu hadise itibar etmediler.” Ebu Davud der ki: “Hadisi, İbnu İshak da böyle rivayet etti ve rivayette İbnu Abbas radıyallahu anhüma’dan onun “iki vuruş zikrettiğini” kaydetti.”

    Nesai’nin bir rivayetinde, “Topraktan hiçbir şey çırpmadılar” denmiştir.

    Nesai



    Ebu Davud’un bir diğer rivayetinde şöyle denmiştir: “Ashab, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ‘la birlikte sabah namazı için, toprakla meshlendiler. Bu maksadla avuçlarını toprağa vurup toprakla yüzlerine bir defa meshettiler. Sonra tekrar dönüp avuçlarını toprağa bir kere daha vurup, ellerinin tamamı ile ellerinin içlerinden koltuk altlarına, omuzlarına kadar meshettiler.”

    Ebu Davud’un bir diğer rivayetinde, İbnu’l-Leys: “Dirseklerinin yukarısına kadar…” demiştir.

    Ebu Davud, Taharet 123, (318, 319, 320); Nesai, Taharet 196, 197, 198, (1, 166-168).



    Şakik merhum anlatıyor: “Ben, Abdullah İbnu Mes’ud ile Ebu Müsa (radıyallahu anhüma) arasında idim. Ebu Musa, İbnu Mes’ud’a:

    “Ey Ebu Abdirrahman! Bir adam cünüb olsa ve bir ay boyu su bulmasa ne yapar, namazı nasıl kılar, ne dersin?” diye sordu.

    “Suyu bir ay bulamasa da teyemmüm etmez!” dedi. Ebu Musa:

    “Pekala Maide suresindeki şu ayete ne dersin: ” . . Su bulamazsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin, yüzlerinizi, ellerinizi onunla meshedin” (Maide, 6).

    Abdullah şu cevabı verdi:

    “Bu ayette Ashaba ruhsat verilmiş olsaydı, çok geçmeden su soğuyunca da toprakla teyemmüm etmeye yeltenirlerdi.”

    Ebu Musa da ona:

    “Siz teyemmümü bu sebeple mi hoş bulmuyorsunuz?” dedi. İbnu Mes’ud

    “Evet!” deyince, Ebu Musa, Abdullah’a:

    Sen Ammar’ın Hz. Ömer (radıyallahu anhüma) ‘e ne dediğini duymadın mı?”

    Dedi ki: “Resulullah (aleyhissalatu vesselam) beni bir vazifeyle yola çıkarmıştı: Sefer esnasında cünüb oldum. Su da bulamadım. Bunun üzerine hayvanların bulanması gibi ben de toprağa bulandım. Sonra Resulullah (aleyhissalatu vesselam)’a gelip durumu kendisine arzettim. Bana:

    “Sana şöyle yapman kafi idi!” dedi (ve gösterdi), iki avucuyla yere bir vurdu, sonra avuçlarını çırptı, sonra soluyla (sağ) avucunun sırtını veya sol avucunun sırtını (sağ) avucuyIa meshetti. Sonra da onunla yüzünü de meshetti.”

    Buhari, Teyemmüm 7, 4, 5, 8; Müslim, Hayz 110 (368); Ebu Davud, Taharet 123 (321); Nesai, Taharet 202, (1, 170).





+ Yorum Gönder