Konusunu Oylayın.: Evlilik ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Evlilik ile ilgili hadisler
  1. 27.Şubat.2013, 00:08
    1
    Misafir

    Evlilik ile ilgili hadisler






    Evlilik ile ilgili hadisler Mumsema Evlilik ile ilgili hadisler


  2. 27.Şubat.2013, 00:08
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 27.Şubat.2013, 14:53
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Evlilik ile ilgili hadisler




    NİKÂH MEVZUUNA GİREN BAŞKA MESELELER
    hadis
    kaynak

    Hz. Ömer radıyallahu anh demiştir ki: "Bir adam bir kadınla eşlenir, nikah sırasında kadını kendi memleketinden dışarı çıkarmama şartını kabul ederse, bilahare kadın razı olmadıkça, onu dışarı çıkaramaz."
    Tirmizi, Nikah 31, (1127).

    Hz. Ali radıyallahu anh’dan anlatıldığına göre: "Bu meseleden (nikahta koşulan şarta uyma meselesinden) sorulmuştur da, o şu cevabı vermiştir: "Allah Teala hazretlerinin şartı kadının koştuğu şarttan da, onun şartını kabul edenden de önce gelir!"
    Tirmizi, Nikah 31, (1127).

    İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Bir adam Resûlullah aleyhissalatu vesselam’a gelerek:

    "Ey Allah’ın Resûlü! Hanımım değen eli reddetmiyor!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Onu uzaklaştır!" emretti. Adam: "Nefsimin ona takılmasından korkuyorum" deyince:

    "Öyleyse ondan faidelen!" buyurdular."
    Ebu Davud, Nikah 4, (2049); Nesai, Nikah 12, (6, 67).

    İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    "Kadın kadına bir örtünün altında mübaşeret etmemelidir, onu tutup kocasına vasfeder de adam görmüş gibi olur."
    Ebu Davud, Nikah 44, (2150); Tirmizi, Edeb 38, (2793); Buhari, Nikah 118).

    Ata İbnu Yesar rahimehullah anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam Hz. Fatıma radıyallahu anha’ya çehiz olarak kadife bir örtü, bir su kabı ve içerisi izhirle doldurulmuş bir minder verdi."
    Nesai, Nikah 81, (6, 135).

    Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Ey Allah’ın Resûlü dedim, ben genç bir insanım, günahtan korkuyorum, evlenecek maddi imkan da bulamıyorum, hadımlaşmayayım mı?" dedim. Aleyhissalatu vesselam bana cevap vermedi. Ben bir müddet sonra aynı şeyi tekrar söyledim. Yine cevap vermedi. Sonra:

    "Ey Ebu Hureyre! buyurdu. Senin karşılaşacağın şey hususunda artık kalem kurumuştur. Bu durumda ister hadımlaş ister bırak."
    Buhari, Nikah 8; Nesai, Nikah 4, (6, 59).

    Ma’mer anlatıyor: "Süfyan-ı Sevri merhum (bir gün) bana:

    "Ailesinin bir yıllık -veya yarı yıllık yiyeceğini cemeden kimse hakkında bir şey işittin mi?" diye sormuştu. O anda ne söyleyeceğim aklıma gelmedi. Ama sonradan İbnu Ş’ihab’ın bize tahdis ettiği bir hadisi hatırladım. Hadis İbnu Şihab’a Malik İbnu Evs’ten, ona Hz. Ömer radıyallahu anh’tan gelmişti. Hadiste Aleyhissalatu vesselam’ın, Beni’n-Nadir hurmalığını satıp ailesi için bir yıllık yiyeceklerini ayırdığı belirtilmekte idi."
    Rezin tahric etti. Buhari, Nafakat 3; Müslim, Cihad 49, (1757).


  4. 27.Şubat.2013, 14:53
    2
    Moderatör



    NİKÂH MEVZUUNA GİREN BAŞKA MESELELER
    hadis
    kaynak

    Hz. Ömer radıyallahu anh demiştir ki: "Bir adam bir kadınla eşlenir, nikah sırasında kadını kendi memleketinden dışarı çıkarmama şartını kabul ederse, bilahare kadın razı olmadıkça, onu dışarı çıkaramaz."
    Tirmizi, Nikah 31, (1127).

    Hz. Ali radıyallahu anh’dan anlatıldığına göre: "Bu meseleden (nikahta koşulan şarta uyma meselesinden) sorulmuştur da, o şu cevabı vermiştir: "Allah Teala hazretlerinin şartı kadının koştuğu şarttan da, onun şartını kabul edenden de önce gelir!"
    Tirmizi, Nikah 31, (1127).

    İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Bir adam Resûlullah aleyhissalatu vesselam’a gelerek:

    "Ey Allah’ın Resûlü! Hanımım değen eli reddetmiyor!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Onu uzaklaştır!" emretti. Adam: "Nefsimin ona takılmasından korkuyorum" deyince:

    "Öyleyse ondan faidelen!" buyurdular."
    Ebu Davud, Nikah 4, (2049); Nesai, Nikah 12, (6, 67).

    İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    "Kadın kadına bir örtünün altında mübaşeret etmemelidir, onu tutup kocasına vasfeder de adam görmüş gibi olur."
    Ebu Davud, Nikah 44, (2150); Tirmizi, Edeb 38, (2793); Buhari, Nikah 118).

    Ata İbnu Yesar rahimehullah anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam Hz. Fatıma radıyallahu anha’ya çehiz olarak kadife bir örtü, bir su kabı ve içerisi izhirle doldurulmuş bir minder verdi."
    Nesai, Nikah 81, (6, 135).

    Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Ey Allah’ın Resûlü dedim, ben genç bir insanım, günahtan korkuyorum, evlenecek maddi imkan da bulamıyorum, hadımlaşmayayım mı?" dedim. Aleyhissalatu vesselam bana cevap vermedi. Ben bir müddet sonra aynı şeyi tekrar söyledim. Yine cevap vermedi. Sonra:

    "Ey Ebu Hureyre! buyurdu. Senin karşılaşacağın şey hususunda artık kalem kurumuştur. Bu durumda ister hadımlaş ister bırak."
    Buhari, Nikah 8; Nesai, Nikah 4, (6, 59).

    Ma’mer anlatıyor: "Süfyan-ı Sevri merhum (bir gün) bana:

    "Ailesinin bir yıllık -veya yarı yıllık yiyeceğini cemeden kimse hakkında bir şey işittin mi?" diye sormuştu. O anda ne söyleyeceğim aklıma gelmedi. Ama sonradan İbnu Ş’ihab’ın bize tahdis ettiği bir hadisi hatırladım. Hadis İbnu Şihab’a Malik İbnu Evs’ten, ona Hz. Ömer radıyallahu anh’tan gelmişti. Hadiste Aleyhissalatu vesselam’ın, Beni’n-Nadir hurmalığını satıp ailesi için bir yıllık yiyeceklerini ayırdığı belirtilmekte idi."
    Rezin tahric etti. Buhari, Nafakat 3; Müslim, Cihad 49, (1757).


  5. 27.Şubat.2013, 14:53
    3
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Evlilik ile ilgili hadisler

    NÜŞUZ (DİKBAŞLILIK) hadis



    Hz. Aişe radıyallahu anha: "Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden veya kendisinden yüz çevirmesinden korkarsa, bazı fedakarlıklarla sulh olup aralarını düzeltmelerin de onlar için bir günah yoktur. Sulh ise daha hayırlıdır.." (Nisa 128) ayeti hakkında dedi ki: "Bu ayet, şöyle bir kadın hakkında inmiştir: "Bir erkeğin nikahı altındadır, ancak erkek onunla beraberliği fazla istememektedir, onu boşayıp bir başkasıyla evlenmeyi arzulamaktadır. Ona kadın: "Beni boşama, yanında tut, dilersen bir başkasıyla da evlen. Sen bana infak ve gece ayırma hususunda serbestsin" der. İşte ayette geçen şu meal bu manayadır: "Bazı fedakarlıklarla sulh olup aralarını düzeltmelerinde onlar için bir günah yoktur. Sulh ise hayırlıdır."
    Buhari, Sulh 4, Mezalim 11, Tefsir, Nisa 23, Nikah 95; Müslim, Tefsir 14 (3021).


  6. 27.Şubat.2013, 14:53
    3
    Moderatör
    NÜŞUZ (DİKBAŞLILIK) hadis



    Hz. Aişe radıyallahu anha: "Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden veya kendisinden yüz çevirmesinden korkarsa, bazı fedakarlıklarla sulh olup aralarını düzeltmelerin de onlar için bir günah yoktur. Sulh ise daha hayırlıdır.." (Nisa 128) ayeti hakkında dedi ki: "Bu ayet, şöyle bir kadın hakkında inmiştir: "Bir erkeğin nikahı altındadır, ancak erkek onunla beraberliği fazla istememektedir, onu boşayıp bir başkasıyla evlenmeyi arzulamaktadır. Ona kadın: "Beni boşama, yanında tut, dilersen bir başkasıyla da evlen. Sen bana infak ve gece ayırma hususunda serbestsin" der. İşte ayette geçen şu meal bu manayadır: "Bazı fedakarlıklarla sulh olup aralarını düzeltmelerinde onlar için bir günah yoktur. Sulh ise hayırlıdır."
    Buhari, Sulh 4, Mezalim 11, Tefsir, Nisa 23, Nikah 95; Müslim, Tefsir 14 (3021).


  7. 27.Şubat.2013, 14:54
    4
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Evlilik ile ilgili hadisler

    NİKÂHl FESHEDEN ŞEYLER, FESHETMEYEN ŞEYLER İLE İLGİLİ HADİSLER
    hadis ve kaynak

    İbnu’l-Müseyyeb rahimehullah anlatıyor: "Hz. Ömer radıyallahu anh dedi ki: "Kim, kendisinde delilik veya cüzzam veya baras (alaten) bulunan biriyle evlenir ve temasta da bulunursa, mehir tamamiyle kadının olur. Ancak bu, kadının velisi üzerinde erkeğe bir borç olur."
    (Muvatta, Nikah 9, (2, 526).

    Yine İbnu’l-Müseyyeb anlatıyor: "Hz. Ömer radıyallahu anh buyurdular ki: "Bir kadın kocasını kaybeder, nerede olduğunu da, bilemezse dört yıl bekler, sonra dört ay on gün oturur, sonra nikahı (başkasına) helal olur."
    Muvatta, Talak 52, (2, 575).

    Yine İbnu’l-Müseyyeb, Resûlullah aleyhissalatu vesselam’ın ashabından, Nadre İbnu’l-Ektem denen ensardan bir zattan naklen kaydettiğine göre, demiştir ki:

    "Ben bakire bildiğim bir kadınla evlendim, gerdeğe girince hamile olduğunu gördüm. (Durumu Resûlullah’a arzettiğim vakit) Aleyhissalatu vesselam:

    "Fercinden istifaden sebebiyle mehir onundur, çocuk da sana köledir" buyurdu ve aramızı ayırdı. İlaveten: "Çocuğu doğurunca had uygulayın!" emretti."
    Ebu Davud, Nikah 38, (2131, 2132).

    İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Bir hıristiyan kadın, bir zımminin nikahı altında iken, kocasından bir müddet önce müslüman olsa, artık kocasına haram olur."
    Buhari, Talak 20.

    Yine İbnu Abbas radıyallahu anhüm anlatıyor: "Bir adam önce kendisi müslüman olup geldi; sonra da hanımı müslüman olup geldi. Kocası:

    "Ey Allah ‘ın Resulü! Hanımım da benimle birlikte müslüman olmuştu!" dedi. Aleyhissalatu vesselam, hanımını kendisine iade etti."
    Ebu Davud, Talak 23, (2238); Tirmizi, Nikah 43, (1144).

    Yine İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Bir kadın müslüman oldu ve (yeni bir erkekle) evlendi. Bunun üzerine (eski) kocası Resûlullah

    aleyhissalatu vesselam’a gelerek:

    "Ey AIlah’ın Resulü! Ben de müslüman olmuştum. Hanımım müslüman olduğumu da biliyor" dedi. Aleyhissalatu vesselam, kadını ikinci kocasından ayırıp eski kocasına iade etti."
    Ebu Davud, Talak 23, (2239); İbnu Mace, Nikah 60 (2008).

    Yine İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam kızı Zeyneb’i, Ebu’l-As İbnu’r-Rebi’e, altı yıl sonra eski nikahı ile geri verdi, (ne nikah, ne mehir) hiçbir şeyi yenilemedi."
    Ebu Davud, Talak 24, (2240); Tirmizi, Nikah 43, (1143).

    Amr İbnu Şu’ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam (kızı) Zeyneb radıyallahu anha’yı kocası (Ebu’l-As’a) yeni bir nikah, yeni bir mehirle iade etti."
    Tirmizi, Nikah 43, (1142); İbnu Mace, Nikah 60, (2010).

    İbnu Şihab anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam zamanında, birkısım kadınlar, kendi yurtlarında müslüman oldular. Bunlar hicret de

    etmediler. Bunlar İslam’a girdikleri zaman kocaları kafir idiler. Bunlardan biri Velid İbnu’I-Mugire’nin kızıydı. Bu kadın Safvan İbnu Ümeyye’nin nikahı altında idi. Bu hanım Fetih günü müslüman olmuş, kocası Safvan da İslam’dan kaçmıştı. Aleyhissalatu vesselam peşinden amcasının oğlu Vehb İbnu Umeyr’i, kendisine bir eman alameti olarak şahsi rıdasıyla birlikte gönderdi. (Resûlullah onu İslam’a çağırıyor ve yanına gelmeye davet ediyordu; (gelince bakacak), İslam hoşuna giderse kabul edecekti, gitmezse kendisine iki ay müsaade edecekti.

    Safvan, Aleyhissalatu vesselam’ın yanına rıdasıyla birlikte gelince, yüksek sesle (halkın arasında) bağırarak:

    "Ey Muhammed! İşte Vehb İbnu Umeyr! Senin rıdanı bana getirdi ve senin beni yanına davet ettiğini, İslam hoşuma giderse kabul edeceğimi, gitmezse bana iki ay mühlet tanıyacağını söyledi" dedi. Resûlullah aleyhissalatu vesselam kalkıp: "Ey Ebu Vehb (devenden) in!" buyurdu. Fakat o:

    "Hayır, vallahi, meseleyi benim için açıklığa kavuşturmadıkça inmem!" dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Sana, daha fazla, dört ay mühlet tanıyorum" buyurdular.

    Sonra Resûlullah Havazin tarafına Huneyn seferine çıktı. (Sefer hazırlığı sırasında) Safvan’a adam göndererek çağırtıp, emaneten silah ve başka harp malzemesi vermesini talep etti. Safvan:

    "Zorla mı, gönül rızasıyla mı istiyorsun?" dedi. Aleyhissalatu vesselam:

    "Gönül rızasıyla!" buyurdu. Safvan (yanında bulunan) silah vs.yi iane olarak verdi. Sonra Safvan kafir olduğu halde Resûlullah aleyhissalatu vesselam’la birlikte döndü. Huneyn gazvesine, Taif’in fethine katıldı. Bu esnada henüz kafirdi. Ama hanımı müslüman olmuştu. Aleyhissalatu vesselam aralarını ayırmadı. Bu hal Safvan radıyallahu anh’ın müslüman oluşuna kadar devam etti. Müslüman olduktan sonra hanımı eski nikahıyla onun yanında kaldı. Safvan ile hanımının müslüman oluşu arasında iki ay kadar bir zaman mevcuttur."
    Muvatta, Nikah 44, (2, 543, 544).

    İbnu Ömer radıyallahu anhüma, bir kölenin nikahı altında bulunan bir cariye, hürriyetine kavuşacak olursa, (bu azadlıktan sonra) kendisine

    kocası temas etmedikçe (bu evliliğe devam edip etmemede) muhayyer olduğunu söylerdi."
    Muvatta, Talak 26, (2, 562).

    İmam Malik rahimehullah’a ulaştığına göre, "Hz. Ömer veya Hz. Osman- radıyallahu anhüma, bir erkeği "hürüm" diye nefsiyle aldatıp evlenen ve birçok çocuk doğuran cariye hakkında "adam, çocukların, köle emsalleriyle fidyelerini öder" diye hükmetmiştir." İmam Malik; "Bu kıymet, nazarımda en adilidir" demiştir. Rezin tahric etmiştir.
    Muvatta, Akdiye 23, (2, 741)


  8. 27.Şubat.2013, 14:54
    4
    Moderatör
    NİKÂHl FESHEDEN ŞEYLER, FESHETMEYEN ŞEYLER İLE İLGİLİ HADİSLER
    hadis ve kaynak

    İbnu’l-Müseyyeb rahimehullah anlatıyor: "Hz. Ömer radıyallahu anh dedi ki: "Kim, kendisinde delilik veya cüzzam veya baras (alaten) bulunan biriyle evlenir ve temasta da bulunursa, mehir tamamiyle kadının olur. Ancak bu, kadının velisi üzerinde erkeğe bir borç olur."
    (Muvatta, Nikah 9, (2, 526).

    Yine İbnu’l-Müseyyeb anlatıyor: "Hz. Ömer radıyallahu anh buyurdular ki: "Bir kadın kocasını kaybeder, nerede olduğunu da, bilemezse dört yıl bekler, sonra dört ay on gün oturur, sonra nikahı (başkasına) helal olur."
    Muvatta, Talak 52, (2, 575).

    Yine İbnu’l-Müseyyeb, Resûlullah aleyhissalatu vesselam’ın ashabından, Nadre İbnu’l-Ektem denen ensardan bir zattan naklen kaydettiğine göre, demiştir ki:

    "Ben bakire bildiğim bir kadınla evlendim, gerdeğe girince hamile olduğunu gördüm. (Durumu Resûlullah’a arzettiğim vakit) Aleyhissalatu vesselam:

    "Fercinden istifaden sebebiyle mehir onundur, çocuk da sana köledir" buyurdu ve aramızı ayırdı. İlaveten: "Çocuğu doğurunca had uygulayın!" emretti."
    Ebu Davud, Nikah 38, (2131, 2132).

    İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Bir hıristiyan kadın, bir zımminin nikahı altında iken, kocasından bir müddet önce müslüman olsa, artık kocasına haram olur."
    Buhari, Talak 20.

    Yine İbnu Abbas radıyallahu anhüm anlatıyor: "Bir adam önce kendisi müslüman olup geldi; sonra da hanımı müslüman olup geldi. Kocası:

    "Ey Allah ‘ın Resulü! Hanımım da benimle birlikte müslüman olmuştu!" dedi. Aleyhissalatu vesselam, hanımını kendisine iade etti."
    Ebu Davud, Talak 23, (2238); Tirmizi, Nikah 43, (1144).

    Yine İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Bir kadın müslüman oldu ve (yeni bir erkekle) evlendi. Bunun üzerine (eski) kocası Resûlullah

    aleyhissalatu vesselam’a gelerek:

    "Ey AIlah’ın Resulü! Ben de müslüman olmuştum. Hanımım müslüman olduğumu da biliyor" dedi. Aleyhissalatu vesselam, kadını ikinci kocasından ayırıp eski kocasına iade etti."
    Ebu Davud, Talak 23, (2239); İbnu Mace, Nikah 60 (2008).

    Yine İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam kızı Zeyneb’i, Ebu’l-As İbnu’r-Rebi’e, altı yıl sonra eski nikahı ile geri verdi, (ne nikah, ne mehir) hiçbir şeyi yenilemedi."
    Ebu Davud, Talak 24, (2240); Tirmizi, Nikah 43, (1143).

    Amr İbnu Şu’ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam (kızı) Zeyneb radıyallahu anha’yı kocası (Ebu’l-As’a) yeni bir nikah, yeni bir mehirle iade etti."
    Tirmizi, Nikah 43, (1142); İbnu Mace, Nikah 60, (2010).

    İbnu Şihab anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam zamanında, birkısım kadınlar, kendi yurtlarında müslüman oldular. Bunlar hicret de

    etmediler. Bunlar İslam’a girdikleri zaman kocaları kafir idiler. Bunlardan biri Velid İbnu’I-Mugire’nin kızıydı. Bu kadın Safvan İbnu Ümeyye’nin nikahı altında idi. Bu hanım Fetih günü müslüman olmuş, kocası Safvan da İslam’dan kaçmıştı. Aleyhissalatu vesselam peşinden amcasının oğlu Vehb İbnu Umeyr’i, kendisine bir eman alameti olarak şahsi rıdasıyla birlikte gönderdi. (Resûlullah onu İslam’a çağırıyor ve yanına gelmeye davet ediyordu; (gelince bakacak), İslam hoşuna giderse kabul edecekti, gitmezse kendisine iki ay müsaade edecekti.

    Safvan, Aleyhissalatu vesselam’ın yanına rıdasıyla birlikte gelince, yüksek sesle (halkın arasında) bağırarak:

    "Ey Muhammed! İşte Vehb İbnu Umeyr! Senin rıdanı bana getirdi ve senin beni yanına davet ettiğini, İslam hoşuma giderse kabul edeceğimi, gitmezse bana iki ay mühlet tanıyacağını söyledi" dedi. Resûlullah aleyhissalatu vesselam kalkıp: "Ey Ebu Vehb (devenden) in!" buyurdu. Fakat o:

    "Hayır, vallahi, meseleyi benim için açıklığa kavuşturmadıkça inmem!" dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Sana, daha fazla, dört ay mühlet tanıyorum" buyurdular.

    Sonra Resûlullah Havazin tarafına Huneyn seferine çıktı. (Sefer hazırlığı sırasında) Safvan’a adam göndererek çağırtıp, emaneten silah ve başka harp malzemesi vermesini talep etti. Safvan:

    "Zorla mı, gönül rızasıyla mı istiyorsun?" dedi. Aleyhissalatu vesselam:

    "Gönül rızasıyla!" buyurdu. Safvan (yanında bulunan) silah vs.yi iane olarak verdi. Sonra Safvan kafir olduğu halde Resûlullah aleyhissalatu vesselam’la birlikte döndü. Huneyn gazvesine, Taif’in fethine katıldı. Bu esnada henüz kafirdi. Ama hanımı müslüman olmuştu. Aleyhissalatu vesselam aralarını ayırmadı. Bu hal Safvan radıyallahu anh’ın müslüman oluşuna kadar devam etti. Müslüman olduktan sonra hanımı eski nikahıyla onun yanında kaldı. Safvan ile hanımının müslüman oluşu arasında iki ay kadar bir zaman mevcuttur."
    Muvatta, Nikah 44, (2, 543, 544).

    İbnu Ömer radıyallahu anhüma, bir kölenin nikahı altında bulunan bir cariye, hürriyetine kavuşacak olursa, (bu azadlıktan sonra) kendisine

    kocası temas etmedikçe (bu evliliğe devam edip etmemede) muhayyer olduğunu söylerdi."
    Muvatta, Talak 26, (2, 562).

    İmam Malik rahimehullah’a ulaştığına göre, "Hz. Ömer veya Hz. Osman- radıyallahu anhüma, bir erkeği "hürüm" diye nefsiyle aldatıp evlenen ve birçok çocuk doğuran cariye hakkında "adam, çocukların, köle emsalleriyle fidyelerini öder" diye hükmetmiştir." İmam Malik; "Bu kıymet, nazarımda en adilidir" demiştir. Rezin tahric etmiştir.
    Muvatta, Akdiye 23, (2, 741)





+ Yorum Gönder