Konusunu Oylayın.: Dil ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dil ile ilgili hadisler
  1. 27.Şubat.2013, 00:06
    1
    Misafir

    Dil ile ilgili hadisler

  2. 27.Şubat.2013, 17:57
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Dil ile ilgili hadisler




    DİLİN AFETLERİ İLE İLGİLİ HADİSLER




    Ebu Sa’idi’l-Hudri radıyallahu anh, Resûlullah aleyhissalatu vesselam’dan anlatıyor:

    "Ademoğlu sabaha erdimi, bütün azaları, dile temenna edip: "Bizim hakkımızda Allah’tan kork. Zira biz sana tabiyiz. Sen istikamette olursan biz de istikamette oluruz, sen sapıtırsan biz de sapıtırız!" derler."


    Tirmizi, Zühd 61, (2409).




    Süfyan İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: "Ey Allah’ın Resûlü dedim, uyacağım bir amel tavsiye et bana!" şu cevabı verdi:

    "Rabbim Allah’tır de, sonra doğru ol!"

    "Ey Allah’ın Resûlü dedim tekrar. Benim hakkımda en çok korktuğunuz şey nedir?" Eliyle dilini tutup sonra: "İşte şu!" buyurdu."


    Tirmizi Zühd 61, (2412).




    Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    "Allah’a ve ahiret gününe inanan kimse ya hayır koşuşsun ya da sussun."

    Tirmizi’nin İbnu Ömer radıyallahu anh’tan yaptığı diğer bir rivayette Resûlullah: "Kim susarsa kurtulur" buyurmuştur.


    Tirmizi, Kıyamet 51, (2502).




    Ali İbnu’l-Huseyn, Ebu Hureyre radıyallahu anh’tan naklediyor:

    "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    "Kişinin malayani şeyleri terki İslam’ının güzelliğinden ileri gelir."


    Tirmizi, Zühd 11, (2318, 2319); Muvatta, Hüsnü’l-Hulk 3. (2, 903).




    Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Bir adam ölmüştü, diğer biri, Resûlullah aleyhissalatu vesselam’ın işiteceği şekilde onun için şöyle söyledi: "Cennet mübarek olsun!" Resûlullah aleyhissalatu vesselam sordu:

    "Nereden biliyorsun? Belki de o malayani konuştu veya kendisini zengin kılmayacak bir miktarda cimrilik etti!"


    Tirmizi, Zühd 11, (2217).




    Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    "Kul (bazan), Allah’ın rızasına uygun olan bir kelamı, ehemmiyet vermeksizin sarfeder de Allah onun sebebiyle cennetteki derecesini yükseltir. Yine kul (bazan) Allah’ın hoşnutsuzluğuna sebep olan bir kelimeyi ehemmiyet vermeksizin sarfeder de Allah, o sebeple onu cehennemde yetmiş yıllık aşağıya atar."


    Buhari, Rikak 23; Müslim, Zühd 49, (2988); Muvatta, 4, (2, 985); Tirmizi, Zühd 10, (2315).




    Kays İbnu Ebi Hazım rahimehullah anlatıyor: "Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh, Zeyneb adında Ahmesli bir kadının yanına girmişti. Onun hiç konuşmadığını gördü: "Nesi var, niye konuşmuyor?" diye sordu. Oradakiler:

    "Hiç konuşmadan hacc yapıyor!" dediler. Hz. Ebu Bekr kadına:

    "Konuş. Zira bu yaptığın helal değil, bu cahiliye işidir" dedi. Kadın da konuşmaya başladı. Önce:

    "Sen kimsin?" diye sordu. Hz. Ebu Bekr:

    "Muhacirlerden biriyim!" dedi.

    "Hangi muhacirlerdensin?"

    "Kureyş’ten."

    "Kureyş’ten kimlerdensin?"

    "Oo! Sen çok soru sordun! Ben Ebu Bekr’im."

    "Allah’ın cahiliyeden sonra bize lutfettiği bu güzel din üzerine ne kadar baki kalacağız?"

    "İmamlarınız müstakim (doğru yolda) oldugu müddetçe bakisiniz.

    "İmamlar ne demek?"

    "Kavmindeki reisler ve eşraflar var ya, halka emrederler halk da onlara itaat eder?"

    "Evet!"

    "İşte onlar imamlardır."


    Buhari, Menakıbu’l-Ensar 26.


  3. 27.Şubat.2013, 17:57
    2
    Özel Üye



    DİLİN AFETLERİ İLE İLGİLİ HADİSLER




    Ebu Sa’idi’l-Hudri radıyallahu anh, Resûlullah aleyhissalatu vesselam’dan anlatıyor:

    "Ademoğlu sabaha erdimi, bütün azaları, dile temenna edip: "Bizim hakkımızda Allah’tan kork. Zira biz sana tabiyiz. Sen istikamette olursan biz de istikamette oluruz, sen sapıtırsan biz de sapıtırız!" derler."


    Tirmizi, Zühd 61, (2409).




    Süfyan İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: "Ey Allah’ın Resûlü dedim, uyacağım bir amel tavsiye et bana!" şu cevabı verdi:

    "Rabbim Allah’tır de, sonra doğru ol!"

    "Ey Allah’ın Resûlü dedim tekrar. Benim hakkımda en çok korktuğunuz şey nedir?" Eliyle dilini tutup sonra: "İşte şu!" buyurdu."


    Tirmizi Zühd 61, (2412).




    Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    "Allah’a ve ahiret gününe inanan kimse ya hayır koşuşsun ya da sussun."

    Tirmizi’nin İbnu Ömer radıyallahu anh’tan yaptığı diğer bir rivayette Resûlullah: "Kim susarsa kurtulur" buyurmuştur.


    Tirmizi, Kıyamet 51, (2502).




    Ali İbnu’l-Huseyn, Ebu Hureyre radıyallahu anh’tan naklediyor:

    "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    "Kişinin malayani şeyleri terki İslam’ının güzelliğinden ileri gelir."


    Tirmizi, Zühd 11, (2318, 2319); Muvatta, Hüsnü’l-Hulk 3. (2, 903).




    Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Bir adam ölmüştü, diğer biri, Resûlullah aleyhissalatu vesselam’ın işiteceği şekilde onun için şöyle söyledi: "Cennet mübarek olsun!" Resûlullah aleyhissalatu vesselam sordu:

    "Nereden biliyorsun? Belki de o malayani konuştu veya kendisini zengin kılmayacak bir miktarda cimrilik etti!"


    Tirmizi, Zühd 11, (2217).




    Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

    "Kul (bazan), Allah’ın rızasına uygun olan bir kelamı, ehemmiyet vermeksizin sarfeder de Allah onun sebebiyle cennetteki derecesini yükseltir. Yine kul (bazan) Allah’ın hoşnutsuzluğuna sebep olan bir kelimeyi ehemmiyet vermeksizin sarfeder de Allah, o sebeple onu cehennemde yetmiş yıllık aşağıya atar."


    Buhari, Rikak 23; Müslim, Zühd 49, (2988); Muvatta, 4, (2, 985); Tirmizi, Zühd 10, (2315).




    Kays İbnu Ebi Hazım rahimehullah anlatıyor: "Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh, Zeyneb adında Ahmesli bir kadının yanına girmişti. Onun hiç konuşmadığını gördü: "Nesi var, niye konuşmuyor?" diye sordu. Oradakiler:

    "Hiç konuşmadan hacc yapıyor!" dediler. Hz. Ebu Bekr kadına:

    "Konuş. Zira bu yaptığın helal değil, bu cahiliye işidir" dedi. Kadın da konuşmaya başladı. Önce:

    "Sen kimsin?" diye sordu. Hz. Ebu Bekr:

    "Muhacirlerden biriyim!" dedi.

    "Hangi muhacirlerdensin?"

    "Kureyş’ten."

    "Kureyş’ten kimlerdensin?"

    "Oo! Sen çok soru sordun! Ben Ebu Bekr’im."

    "Allah’ın cahiliyeden sonra bize lutfettiği bu güzel din üzerine ne kadar baki kalacağız?"

    "İmamlarınız müstakim (doğru yolda) oldugu müddetçe bakisiniz.

    "İmamlar ne demek?"

    "Kavmindeki reisler ve eşraflar var ya, halka emrederler halk da onlara itaat eder?"

    "Evet!"

    "İşte onlar imamlardır."


    Buhari, Menakıbu’l-Ensar 26.





+ Yorum Gönder