Konusunu Oylayın.: İslamı anlayarak yaşamak bize ne kazandırır ne fayda verir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslamı anlayarak yaşamak bize ne kazandırır ne fayda verir
  1. 24.Şubat.2013, 13:14
    1
    Misafir

    İslamı anlayarak yaşamak bize ne kazandırır ne fayda verir






    İslamı anlayarak yaşamak bize ne kazandırır ne fayda verir Mumsema sorularımı cevaplayın lütfen


  2. 25.Şubat.2013, 19:25
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: islamı anlayarak yaşamak bize ne kazandırır ne fayda verir




    İslami ilimler bize, temel referansarımız olan Kur’an ve Sünnet’in rehberliğinden nasıl istifade edeceğimizi öğretir. Malumdur ki insan herhangi bir iş yapacağı zaman önce nasıl bir metot izleyeceğini düşünür. Metotsuz çıkılan hiçbir yolun menzile, metotsuz yapılan hiçbir çalışmanın arzu edilen neticeye varması mümkün değildir. Bu sebeple “Usulsüz vusul olmaz” demişler. Müslümanların bu iki kaynağı hakkıyla anlayabilmek için geliştirdiği “anlama metotları” benzersizdir. Müslümanların geliştirdiği Usul-i Fıkıh, Usul-i Hadis gibi disiplinlerin orijinalliği/benzersizliği gayrimüslim araştırmacıların da itiraf etiği bir husustur. Bu ümmet, geride bıraktığımız uzun asırlar içinde/boyunca Kur’an ve Sünnet’i anlama ve hayata aktarma, Kur’an ve Sünnet ekseninde İslamî bir hayat kurma yolunda muvaffak olmuşsa bunu hiç şüphesiz İslamî ilimlere borçludur. Aynı durum bugünümüz, yarınımız için de geçerlidir. İslamî ilimlere gerekli önemi verdiğimiz zaman ancak Allah Teala’yı ve Resulü Efendimiz’i hoşnut edecek bir müslümanlığa ulaşabilir, eski izzet ve şahametimizi elde ederiz. Aksi takdirde heva ve hevesi doğrultusunda düşünen insan sayısınca kurgulanmış “müslümanlık tasarımları” ile karşı karşıya kalmamız işten değildir.


  3. 25.Şubat.2013, 19:25
    2
    Özel Üye



    İslami ilimler bize, temel referansarımız olan Kur’an ve Sünnet’in rehberliğinden nasıl istifade edeceğimizi öğretir. Malumdur ki insan herhangi bir iş yapacağı zaman önce nasıl bir metot izleyeceğini düşünür. Metotsuz çıkılan hiçbir yolun menzile, metotsuz yapılan hiçbir çalışmanın arzu edilen neticeye varması mümkün değildir. Bu sebeple “Usulsüz vusul olmaz” demişler. Müslümanların bu iki kaynağı hakkıyla anlayabilmek için geliştirdiği “anlama metotları” benzersizdir. Müslümanların geliştirdiği Usul-i Fıkıh, Usul-i Hadis gibi disiplinlerin orijinalliği/benzersizliği gayrimüslim araştırmacıların da itiraf etiği bir husustur. Bu ümmet, geride bıraktığımız uzun asırlar içinde/boyunca Kur’an ve Sünnet’i anlama ve hayata aktarma, Kur’an ve Sünnet ekseninde İslamî bir hayat kurma yolunda muvaffak olmuşsa bunu hiç şüphesiz İslamî ilimlere borçludur. Aynı durum bugünümüz, yarınımız için de geçerlidir. İslamî ilimlere gerekli önemi verdiğimiz zaman ancak Allah Teala’yı ve Resulü Efendimiz’i hoşnut edecek bir müslümanlığa ulaşabilir, eski izzet ve şahametimizi elde ederiz. Aksi takdirde heva ve hevesi doğrultusunda düşünen insan sayısınca kurgulanmış “müslümanlık tasarımları” ile karşı karşıya kalmamız işten değildir.





+ Yorum Gönder