Konusunu Oylayın.: Dünyevi işlerimiz için dua etmek ihlası bozar mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Dünyevi işlerimiz için dua etmek ihlası bozar mı?
  1. 23.Şubat.2013, 23:38
    1
    Misafir

    Dünyevi işlerimiz için dua etmek ihlası bozar mı?






    Dünyevi işlerimiz için dua etmek ihlası bozar mı? Mumsema "İnsan bir duayı veya bir
    tesbihi dünya işlerinin iyi gitmesi için yaparsa ihlas bozulur ve umduğu o
    neticeye de ulaşamaz ne demektir. O zaman nasıl dua edeceğiz. Mesela zengin
    müslüman makbuldur, bende zengin olmak için dua edemez miyim yada edeceksem
    kabul olması için nasıl etmeliyim? Ayrıca her insan işlerinin iyi gitmesini
    ister. Neden bunu istemek ihlası bozuyor?


  2. 23.Şubat.2013, 23:38
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    "İnsan bir duayı veya bir
    tesbihi dünya işlerinin iyi gitmesi için yaparsa ihlas bozulur ve umduğu o
    neticeye de ulaşamaz ne demektir. O zaman nasıl dua edeceğiz. Mesela zengin
    müslüman makbuldur, bende zengin olmak için dua edemez miyim yada edeceksem
    kabul olması için nasıl etmeliyim? Ayrıca her insan işlerinin iyi gitmesini
    ister. Neden bunu istemek ihlası bozuyor?


    Benzer Konular

    - Gıybet etmek, orucu bozar mı...

    - Dünyevi bazı nedenlerden dolayı isyan etmek günah mı?

    - Soru: Gerçek ihlâsı elde edebilmenin yolları nelerdir? İhlâs başlı başına bir mevzu ise bunun şubele

    - Hiçbir kişisel ve dünyevi menfaat beklemeksizin, ibadeti yalnızca ''Allah rızası için'' yapmak için

    - Nefisle mücadele etmek, metafizik gerilimi elde etmek ve korumak için neler yapmalıyız?

  3. 24.Şubat.2013, 01:54
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,670
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Dünyevi işlerimiz için dua etmek ihlası bozar mı?




    Öyle zannediyoruz ki, Risale-i Nur eserlerinde geçen ve ihlasın kırılacağını belirten dualardan maksat, ayet, zikir, evrad türü konulardır. Onların temel esprisi ahrete yönelik bir ibadet olmalarıdır. Bu sebeple onları dünyaya ait işlerin olması için okunmaları durumunda asıl ibadet yönleri olan ihlası kırar ve tesirlerini de zayıflatır.

    Bediüzzaman hazretlerinin ilgili ifadelerini yeninden birlikte okuyalım:

    “İkinci Mes'ele: Ubudiyet, emr-i İlahîye ve rıza-yı İlahîye bakar. Ubudiyetin dâîsi emr-i İlahî ve neticesi rızayı Hak'tır. Semeratı ve fevaidi, uhreviyedir. Fakat ille-i gaiye olmamak, hem kasden istenilmemek şartıyla, dünyaya ait faideler ve kendi kendine terettüb eden ve istenilmeyerek verilen semereler, ubudiyete münafî olmaz. Belki zaîfler için müşevvik ve müreccih hükmüne geçerler.

    Eğer o dünyaya ait faideler ve menfaatler; o ubudiyete, o virde veya o zikre illet veya illetin bir cüz'ü olsa; o ubudiyeti kısmen ibtal eder. Belki o hasiyetli virdi akîm bırakır, netice vermez. İşte bu sırrı anlamayanlar, meselâ yüz hasiyeti ve faidesi bulunan Evrad-ı Kudsiye-i Şah-ı Nakşibendî'yi veya bin hasiyeti bulunan Cevşen-ül Kebir'i, o faidelerin bazılarını maksud-u bizzât niyet ederek okuyorlar. O faideleri göremiyorlar ve göremeyecekler ve görmeye de hakları yoktur. Çünki o faideler, o evradların illeti olamaz ve ondan, onlar kasden ve bizzât istenilmeyecek. Çünki onlar fazlî bir surette, o hâlis virde talebsiz terettüb eder. Onları niyet etse, ihlası bir derece bozulur. Belki ubudiyetten çıkar ve kıymetten düşer. Yalnız bu kadar var ki; böyle hasiyetli evradı okumak için zaîf insanlar bir müşevvik ve müreccihe muhtaçtırlar. O faideleri düşünüp, şevke gelip; evradı sırf rızayı İlahî için, âhiret için okusa zarar vermez. Hem de makbuldür. Bu hikmet anlaşılmadığından; çoklar, aktabdan ve selef-i sâlihînden mervî olan faideleri görmediklerinden şübheye düşer, hattâ inkâr da eder”( Lem'alar, 131 - 132 ).

    Zikir ve evradın dışında meşru olan isteklerimizi cenab-ı hakka arzetmekte elbette bir sakınca olmadığı gibi, Allah’ın bizden istediği bir kulluk simgesidir. “Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var”(Furkan, 25/77), “Beni çağırın/arzularınızı bana iletin ki size cevap vereyim”(Mümin, 40/60) gibi ayetlerde bu husus açıkça ifade edilmiştir.

    Bundan da anlaşılıyor ki, “Allah’ım! Beni cennete koy ! Hastalığıma şifa ver! Müslüman temiz birisiyle evlenmeyi bana müyesser kıl! Bana helal dairede geniş ve bol rızık ver!” gibi dualarda istenilen şeylere uygun niyet etmek şarttır. Yani, bu duaları yaparken, “ben bunları sadece ibadet olsun diye yapıyorum” şeklinde bir niyet taşısa asıl yanlış burada olur. Çünkü, zoraki bir niyet samimiyeti kırdığı gibi, isteklerine dair arzusunu da dürüstlük zemininden uzaklaştırır. Adeta Allah’a karşı kişiyi iki yüzlü duruma sokar.

    Özetle ahirete yönelik olması gereken zikir, fikir, evradımızda dünyevi menfaatleri düşünmeyeceğiz. Dünyaya yönelik isteklerimizi sıralarken de samimi olacak ve bunu da sırf ahiret sevabı için yapıyormuşçasına iki yüzlülükten uzak duracağız.
    Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet


  4. 24.Şubat.2013, 01:54
    2
    Moderatör



    Öyle zannediyoruz ki, Risale-i Nur eserlerinde geçen ve ihlasın kırılacağını belirten dualardan maksat, ayet, zikir, evrad türü konulardır. Onların temel esprisi ahrete yönelik bir ibadet olmalarıdır. Bu sebeple onları dünyaya ait işlerin olması için okunmaları durumunda asıl ibadet yönleri olan ihlası kırar ve tesirlerini de zayıflatır.

    Bediüzzaman hazretlerinin ilgili ifadelerini yeninden birlikte okuyalım:

    “İkinci Mes'ele: Ubudiyet, emr-i İlahîye ve rıza-yı İlahîye bakar. Ubudiyetin dâîsi emr-i İlahî ve neticesi rızayı Hak'tır. Semeratı ve fevaidi, uhreviyedir. Fakat ille-i gaiye olmamak, hem kasden istenilmemek şartıyla, dünyaya ait faideler ve kendi kendine terettüb eden ve istenilmeyerek verilen semereler, ubudiyete münafî olmaz. Belki zaîfler için müşevvik ve müreccih hükmüne geçerler.

    Eğer o dünyaya ait faideler ve menfaatler; o ubudiyete, o virde veya o zikre illet veya illetin bir cüz'ü olsa; o ubudiyeti kısmen ibtal eder. Belki o hasiyetli virdi akîm bırakır, netice vermez. İşte bu sırrı anlamayanlar, meselâ yüz hasiyeti ve faidesi bulunan Evrad-ı Kudsiye-i Şah-ı Nakşibendî'yi veya bin hasiyeti bulunan Cevşen-ül Kebir'i, o faidelerin bazılarını maksud-u bizzât niyet ederek okuyorlar. O faideleri göremiyorlar ve göremeyecekler ve görmeye de hakları yoktur. Çünki o faideler, o evradların illeti olamaz ve ondan, onlar kasden ve bizzât istenilmeyecek. Çünki onlar fazlî bir surette, o hâlis virde talebsiz terettüb eder. Onları niyet etse, ihlası bir derece bozulur. Belki ubudiyetten çıkar ve kıymetten düşer. Yalnız bu kadar var ki; böyle hasiyetli evradı okumak için zaîf insanlar bir müşevvik ve müreccihe muhtaçtırlar. O faideleri düşünüp, şevke gelip; evradı sırf rızayı İlahî için, âhiret için okusa zarar vermez. Hem de makbuldür. Bu hikmet anlaşılmadığından; çoklar, aktabdan ve selef-i sâlihînden mervî olan faideleri görmediklerinden şübheye düşer, hattâ inkâr da eder”( Lem'alar, 131 - 132 ).

    Zikir ve evradın dışında meşru olan isteklerimizi cenab-ı hakka arzetmekte elbette bir sakınca olmadığı gibi, Allah’ın bizden istediği bir kulluk simgesidir. “Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var”(Furkan, 25/77), “Beni çağırın/arzularınızı bana iletin ki size cevap vereyim”(Mümin, 40/60) gibi ayetlerde bu husus açıkça ifade edilmiştir.

    Bundan da anlaşılıyor ki, “Allah’ım! Beni cennete koy ! Hastalığıma şifa ver! Müslüman temiz birisiyle evlenmeyi bana müyesser kıl! Bana helal dairede geniş ve bol rızık ver!” gibi dualarda istenilen şeylere uygun niyet etmek şarttır. Yani, bu duaları yaparken, “ben bunları sadece ibadet olsun diye yapıyorum” şeklinde bir niyet taşısa asıl yanlış burada olur. Çünkü, zoraki bir niyet samimiyeti kırdığı gibi, isteklerine dair arzusunu da dürüstlük zemininden uzaklaştırır. Adeta Allah’a karşı kişiyi iki yüzlü duruma sokar.

    Özetle ahirete yönelik olması gereken zikir, fikir, evradımızda dünyevi menfaatleri düşünmeyeceğiz. Dünyaya yönelik isteklerimizi sıralarken de samimi olacak ve bunu da sırf ahiret sevabı için yapıyormuşçasına iki yüzlülükten uzak duracağız.
    Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder