Konusunu Oylayın.: Cinler ile ilgili hikayeler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Cinler ile ilgili hikayeler
  1. 23.Şubat.2013, 00:22
    1
    Misafir

    Cinler ile ilgili hikayeler






    Cinler ile ilgili hikayeler Mumsema cin ile ilgili hikayeler


  2. 23.Şubat.2013, 00:22
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 23.Şubat.2013, 02:20
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Cinler ile ilgili hikayeler




    Cinler ile ilgili hikayeler

    "De ki: Bana şu vahyolundu" ayeti (1. ayet) hakkında Buhari, Müslim, Tirmizi ve başkalarının rivayetine göre İbni Abbas dedi ki: Rasulullah (s.a) cinlere Kur'an okumadığı gibi, onları görmedi de. Fakat o bir grup ashabı ile birlikte Ukaz panayırına doğru yola koymuştu. Şeytanlarla semadan haber almak arasına engel konulmuş ve şeytanların üzerine alevli ateşler salınmış bulunuyordu. Onlar da kavimlerine geri dönüp dediler ki: Buna ancak meydana gelen önemli bir olay sebep olmuştur. Haydi, yeryüzünün doğularına, batılarına gidiniz. Meydana gelen bu olayı tespit ediniz. Onlar da etrafa dağıldılar. Tihame taraflarına doğru yola koyulanlar Rasulullah (s.a)'a doğru gittiler. O sırada o (Batn-ı) Nahle'de bulunuyordu. Ashabına sabah namazını kıldırıyordu. Cinler onun Kur'an okuyuşunu dinleyince: Allah'a andolsun ki sizinle semadan haber almanız arasındaki engel bu ol*muştur, dediler.

    Bunun üzerine kavimlerine geri döndüler ve: Ey kavmimiz, biz ger*çekten hayrete düşüren bir Kur'an dinledik, dediler. Bunun üzerine Yüce Allah peygamberine: "De ki: Bana şu vahyolundu..." buyruğunu indirdi. Ona cinlerin söyledikleri ancak vahiy yoluyla bildirilmiş oldu.

    Altıncı ayet olan: "Bir gerçek de şu ki..." buyruğu ile ilgili olarak da İb-nü'1-Münzir, İbni Ebi Hatem, Ebu'ş-Şeyh, İbni Hayyan, Azame'de Kerdem b. Ebi's-Saib Ensari'den şöyle dediğini rivayet etmektedirler: Bir ihtiyacı*mızı görmek üzere babam ile birlikte Medine'ye gittim. Bu da Rasulullah (s.a)'tan ilk olarak bahsedildiği dönemlere rastlıyordu. Geceleyin bir çoba*nın yanında kalmak zorunda kaldık. Gece yarısında bir kurt geldi. Bir oğ*lağı aldı. Çoban kurdun arkasından koşarken: Ey bu vadide sakin olan, se*nin himayene girmiştim, deyince, görmediğimiz bir kimse: Ey kurt diye seslendi. Bu sefer oğlak koşarak gelip koyunların arasına katıldı. Yüce Al*lah da Mekke'de iken Rasulüne: "Bir gerçek de şu ki: İnsanlardan bazı kim*seler, cinlerden bazı kimselere sığınırlardı." buyruğunu indirdi.

    Kaynak: Tefsirul Munir

    İbni Sad, Temim oğullarından Ebu Recâ Utaridi'den şöyle dediğini nakletmektedir: Rasulullah (s.a) Peygamber olarak gönderilmişti. Ben de aile halkımın durumlarını görüp gözettim, onların ihtiyaçlarını karşıladım. Peygamber (s.a)'e peygamberlik verilince (kavmimizden) kaçıp gittik. Ge*niş bir araziye vardık. Böyle bir yerde akşamı ettik mi bizden yaşlı olan kimse şöyle derdi: Biz bu gece, bu vadinin cinlerinin en güçlüsüne sığınıyo*ruz. Biz de bu sözü söyledik. Bize şöyle denildi: Bu adamın yolu Allah'tan başka ilâh olmadığına, Muhammed'in Allah'ın Rasulü olduğuna şehadet getirmek yoludur. Bunu kabul edenin kanı da, malı da güvenlik altına alı*nır. Bunun üzerine biz de geri döndük ve İslama girdik. Ebu Recâ dedi ki: Görüşüme göre şu ayet benim ve arkadaşlarım hakkında inmiştir: "Bir ger*çek de şu ki: İnsanlardan bazı kimseler, cinlerden bazı kimselere sığınırlar*dı. Bununla da onların azgınlıklarını arttırırlardı." (6. ayet)


  4. 23.Şubat.2013, 02:20
    2
    Moderatör



    Cinler ile ilgili hikayeler

    "De ki: Bana şu vahyolundu" ayeti (1. ayet) hakkında Buhari, Müslim, Tirmizi ve başkalarının rivayetine göre İbni Abbas dedi ki: Rasulullah (s.a) cinlere Kur'an okumadığı gibi, onları görmedi de. Fakat o bir grup ashabı ile birlikte Ukaz panayırına doğru yola koymuştu. Şeytanlarla semadan haber almak arasına engel konulmuş ve şeytanların üzerine alevli ateşler salınmış bulunuyordu. Onlar da kavimlerine geri dönüp dediler ki: Buna ancak meydana gelen önemli bir olay sebep olmuştur. Haydi, yeryüzünün doğularına, batılarına gidiniz. Meydana gelen bu olayı tespit ediniz. Onlar da etrafa dağıldılar. Tihame taraflarına doğru yola koyulanlar Rasulullah (s.a)'a doğru gittiler. O sırada o (Batn-ı) Nahle'de bulunuyordu. Ashabına sabah namazını kıldırıyordu. Cinler onun Kur'an okuyuşunu dinleyince: Allah'a andolsun ki sizinle semadan haber almanız arasındaki engel bu ol*muştur, dediler.

    Bunun üzerine kavimlerine geri döndüler ve: Ey kavmimiz, biz ger*çekten hayrete düşüren bir Kur'an dinledik, dediler. Bunun üzerine Yüce Allah peygamberine: "De ki: Bana şu vahyolundu..." buyruğunu indirdi. Ona cinlerin söyledikleri ancak vahiy yoluyla bildirilmiş oldu.

    Altıncı ayet olan: "Bir gerçek de şu ki..." buyruğu ile ilgili olarak da İb-nü'1-Münzir, İbni Ebi Hatem, Ebu'ş-Şeyh, İbni Hayyan, Azame'de Kerdem b. Ebi's-Saib Ensari'den şöyle dediğini rivayet etmektedirler: Bir ihtiyacı*mızı görmek üzere babam ile birlikte Medine'ye gittim. Bu da Rasulullah (s.a)'tan ilk olarak bahsedildiği dönemlere rastlıyordu. Geceleyin bir çoba*nın yanında kalmak zorunda kaldık. Gece yarısında bir kurt geldi. Bir oğ*lağı aldı. Çoban kurdun arkasından koşarken: Ey bu vadide sakin olan, se*nin himayene girmiştim, deyince, görmediğimiz bir kimse: Ey kurt diye seslendi. Bu sefer oğlak koşarak gelip koyunların arasına katıldı. Yüce Al*lah da Mekke'de iken Rasulüne: "Bir gerçek de şu ki: İnsanlardan bazı kim*seler, cinlerden bazı kimselere sığınırlardı." buyruğunu indirdi.

    Kaynak: Tefsirul Munir

    İbni Sad, Temim oğullarından Ebu Recâ Utaridi'den şöyle dediğini nakletmektedir: Rasulullah (s.a) Peygamber olarak gönderilmişti. Ben de aile halkımın durumlarını görüp gözettim, onların ihtiyaçlarını karşıladım. Peygamber (s.a)'e peygamberlik verilince (kavmimizden) kaçıp gittik. Ge*niş bir araziye vardık. Böyle bir yerde akşamı ettik mi bizden yaşlı olan kimse şöyle derdi: Biz bu gece, bu vadinin cinlerinin en güçlüsüne sığınıyo*ruz. Biz de bu sözü söyledik. Bize şöyle denildi: Bu adamın yolu Allah'tan başka ilâh olmadığına, Muhammed'in Allah'ın Rasulü olduğuna şehadet getirmek yoludur. Bunu kabul edenin kanı da, malı da güvenlik altına alı*nır. Bunun üzerine biz de geri döndük ve İslama girdik. Ebu Recâ dedi ki: Görüşüme göre şu ayet benim ve arkadaşlarım hakkında inmiştir: "Bir ger*çek de şu ki: İnsanlardan bazı kimseler, cinlerden bazı kimselere sığınırlar*dı. Bununla da onların azgınlıklarını arttırırlardı." (6. ayet)





+ Yorum Gönder