Konusunu Oylayın.: Batıl inançların yanlışlığı ile ilgili hikayeler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Batıl inançların yanlışlığı ile ilgili hikayeler
  1. 23.Şubat.2013, 00:21
    1
    Misafir

    Batıl inançların yanlışlığı ile ilgili hikayeler






    Batıl inançların yanlışlığı ile ilgili hikayeler Mumsema batıl inançların yanlışlığı ile ilgili hikayeler


  2. 25.Şubat.2013, 19:42
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Batıl inançların yanlışlığı ile ilgili hikayeler




    Ayna kırarsanız ne olur?*

    Perde Arkası

    Ayvayı yediniz demektir zira ya 7 yıl herşey çok kötü gidecektir ya da
    yakınlarınızdan birisi öte tarafa geçiş yapacaktır. Evde ayna kırıldığında
    hemen kırıklar evden uzaklaştırılmalı ve olabildiğince çabuk toprağa
    gömülmelidir. Böylece kötülük geldiğinde ayna parçalarını evin dışında
    bulacağından, ev halkı paçayı kurtaracaktır. Aynanın icat edilmediği
    bilinmediği çağlarda insanlar parlak yüzeylere, göllere, havuzlara bakarlar
    ve öte yandaki kendilerini hayretle izlerlerdi. Görüntülerinin dalgalanması
    veya titreşmesi kötüydü, felaket geliyor demekti. Eski Mısır ve Yunan´da
    salt bu nedenle kırılmaz metal aynalar yapılıyordu, böylece öte yandaki
    görüntülerinin bozulmamasını garantiye alıyorlardı. Roma´da ise camcılık
    ileri olduğundan ayna kırılmaları tabii ki daha çoktu ve kırık aynaların
    kötü talihin işareti olduğu kabul gördü. 7 yıl ise önemli bir süreç çünkü
    yine Antik Çağ´da her yedi yılda bir insanın tüm bedeninin yenilendiği
    düşünülürdü, işte bu yüzden ayna kırıldıktan sonra ancak yeni beden oluşana
    kadar kötülük sürecekti. Büyü sanatında ise ayna geçit veya geçiştir yani
    bir başka boyuta veya insandışı varlıkların yaşadığı yere ayna ile geçilir
    ve onlar oradan bu tarafa geçebilirler. Ya ayna kırıldığında, bu tarafa
    gaçmiş kötü bir varlık varsa? O zaman durum vahim olabilir zira geri
    dönemeyecek ve başınıza kalacaktır.


    *Hapşu´nun manası*

    Perde Arkası

    *"Hapşuuu!..Çok Yaşa"*

    "Çok yaşa", "İyi ve uzun yaşa", "Sağlıklı yaşa","God bless you",
    "Gesundheit" ve diğerleri... Dünyanın her yerinde hapşıran insana söylenen
    bazı sözcükler. Eski insanlar nefesin veya soluğun ruh olduğuna veya yaşamın
    özü olduğuna inanırlardı. Tanrı insanı yarattığında soluğunu insanlara
    üflemişti ve o soluk bedende bulunduğu sürece yaşam sürüyordu. Bu inancın
    doğrultusunda hapşırınca nefesin durması veya o kasılma hareketinin
    sonucunda soluğun dışarıya kaçıp gideceğinden korkuluyordu. Bir başka Roma
    kaynağında ise hapşırma sırasında beyinde oluşan vakumun, içeriye kötü
    ruhların girmesine neden olacağına veya fırsat vereceğine inanıldığına
    raslanıyor. Roma´da hapşırmadan çok korkulur ve salgın hastalıkların ortaya
    çıkacağı düşünülürdü. Daha sonralarda Papa Büyük Gregory döneminde Roma´yı
    kasıp kavuran veba salgını sayısız insanın canına maloldu ve Papa Gregory
    ilk kez hapşıran insanlara karşı "God bless you/ Tanrı sizi kutsasın"
    sözcüğünü kullandı. Sonrası malum



    *Niye yatağın sağ tarafı?*

    Perde Arkası

    Hemen her kültürde ve ülkede yatağın sağ tarafında yatmanın veya sabah
    kalkmanın hayırlı olacağına ve o günün şanslı olacağına inanılır. Sağdan
    kalkılmalı ve sağ ayakla yere basılmalıdır yani ilk adım sağ ayakla
    atılmalıdır. Bir yere girerken sağ ayakla adım atılarak girmek iyidir, uçağa
    binerken de... Hatta yanlışlıkla sol ayakla girilmişse geri dönerek, sağ
    ayakla tekrar girilir. Neden ? Yine Roma´dayız, Roma mitolojisinde ve halk
    arasındaki kült inançlarında sol tarafın Satanik yani kötü olduğu inancı
    vardı. Roma vatandaşları evlerine muhakkak sağ ayaklarıyla adım atarak
    girerlerdi. İlginçtir işleri, sağlığı uzun zaman iyi giden insanlar, zor
    durumda olan evlere davet edilirler ve sağ ayaklarıyla içeri girmeleri
    istenirdi, böylece kaçan iyilik ve şans geri gelecekti. Eski ve yeni
    İngilizcedeki "Sinister: uğursuz,meşum,şeytani" kelimesi latincedeki "sol
    taraf" sözcüğünden türetildi ve solun uğursuzluğu güncel dilde de yer aldı.
    Ne dersiniz? Galiba bu kelime solcular için de pek hayırlı değil, baksanıza
    bir türlü iki yakaları bir araya gelemiyor.



    *Kara kedinin şerri var mı?*

    Perde Arkası

    Yolunuza bir kara kedi çıktı diyelim, özellikle de evinize giderken, şimdi
    başınız ciddi olarak dertte, peki niye? Eski Mısır´da kedi kutsal hayvandı
    ve bir kedinin ölümüne neden olmak kafanızı kaybetmeniz için çok yeterli bir
    nedendi. Orta çağlarda ise kara kedi özellikle engisizyon döneminde
    büyücülük ve satanizmle ilişkili olarak kabul gördü. Ruhunu şeytana satmış
    kişinin ruhu kara bir kediye geçiyordu ve kara kedi o andan sonra
    kötülükleri yapmaya başlıyordu. Buradan yola çıkarak görüyoruz ki, kara bir
    kedinin yolunuza çıkması sizin büyücü taifesi ile haşır neşir olarak telef
    olacağınızın ta kendisidir.



    *Eyvah merdivenin altından geçtim!*

    Perde Arkası

    Eğer bir merdivenin altından geçerseniz yandınız, zira tanrıların gazabı
    üzerinizde olacaktır. Geçtinizse artık geri dönüş yok, sakın yine geçmeye
    kalkmayın, parmaklarınızı düğümleyin veya bildiğiniz hayır dualarını okumaya
    başlayın. Neden mi? Merdiven geometrik olarak duvarla veya dayandığı yüzeyle
    ve de tabanla bir üçgen oluşturur. Bu üçgen Hıristiyan inancındaki "Teslis"
    in yani kutsal ruh´un veya üçlemenin simgesidir, öyleyse bu kutsal alanın
    içine girmek günahtır ve uğursuzluk getirir. Kara büyüde de kullanılan içiçe
    iki üçgen koruma alanını oluştururlar. Bu alanın dışına bilinçsizce veya
    hazırlıksız çıkarsanız şeytani güçler sizi ham yaparlar. Şaka bir yana,
    bunun ciddi kanıtları da yok değil.



    *Ve de şemsiye inancı*

    Perde Arkası

    Şemsiyeler dışarda yağmura karşı kullanılmak için icat edilmiştirler,
    evlerin içinde yağmur yağdırılamadığından kapalı mekanlarda kullanılmazlar.
    Ama eğer oturma odanızda tv seyrederken şemsiyenizi açarsanız, başınız derde
    girebilir haberiniz olsun. Niye mi? Basit, şemsiye ilk kez Uzak Doğu´da MÖ
    11.yy´da kullanılmaya başlandı. Sadece ve sadece politik ve dinsel
    hiyerarşinin tepesinde bulunanlar şemsiye kullanabilirlerdi, onlar güneşin
    sıcak ve yakıcı ışınlarından korunma hakkına sahiptiler veya bu hak yanlız
    onlara verilmişti. Sıradan kulların veya vatandaş makulesinin böyle bir
    anayasal pardon güneşyasal hakkı bulunmamaktaydı. Daha da ötesi şemsiyeler
    şimdikiler gibi standartize değildiler, kişinin ruhsal hakediş belgesine
    göre şemsiyenin çapı belirleniyordu. Yani şapka gibi, kafana göre yani
    ruhsal çapına göre. Demek o zamanlarda kafana göre takıl yerine ruhunun çapı
    kadar konuş deniliyormuş. Ayrıca şemsiyenin kutsallığı elbette ki Güneş
    Kültü´ne dayanmakta, güneş evlerin içine tecavüz edemediğinden boş yere
    şemsiye açmak uğursuz oluyor. Unutmamak gerek, maji veya batıl inanç
    evreninde herşey dümdüz ve doğru, ne ne içinse onun için kullanılacak, öyle
    insansal varyasyonlar yasak vesselam. Batıl inançlarımızın açıklamaları bu
    kadar değil tabii..


  3. 25.Şubat.2013, 19:42
    2
    Özel Üye



    Ayna kırarsanız ne olur?*

    Perde Arkası

    Ayvayı yediniz demektir zira ya 7 yıl herşey çok kötü gidecektir ya da
    yakınlarınızdan birisi öte tarafa geçiş yapacaktır. Evde ayna kırıldığında
    hemen kırıklar evden uzaklaştırılmalı ve olabildiğince çabuk toprağa
    gömülmelidir. Böylece kötülük geldiğinde ayna parçalarını evin dışında
    bulacağından, ev halkı paçayı kurtaracaktır. Aynanın icat edilmediği
    bilinmediği çağlarda insanlar parlak yüzeylere, göllere, havuzlara bakarlar
    ve öte yandaki kendilerini hayretle izlerlerdi. Görüntülerinin dalgalanması
    veya titreşmesi kötüydü, felaket geliyor demekti. Eski Mısır ve Yunan´da
    salt bu nedenle kırılmaz metal aynalar yapılıyordu, böylece öte yandaki
    görüntülerinin bozulmamasını garantiye alıyorlardı. Roma´da ise camcılık
    ileri olduğundan ayna kırılmaları tabii ki daha çoktu ve kırık aynaların
    kötü talihin işareti olduğu kabul gördü. 7 yıl ise önemli bir süreç çünkü
    yine Antik Çağ´da her yedi yılda bir insanın tüm bedeninin yenilendiği
    düşünülürdü, işte bu yüzden ayna kırıldıktan sonra ancak yeni beden oluşana
    kadar kötülük sürecekti. Büyü sanatında ise ayna geçit veya geçiştir yani
    bir başka boyuta veya insandışı varlıkların yaşadığı yere ayna ile geçilir
    ve onlar oradan bu tarafa geçebilirler. Ya ayna kırıldığında, bu tarafa
    gaçmiş kötü bir varlık varsa? O zaman durum vahim olabilir zira geri
    dönemeyecek ve başınıza kalacaktır.


    *Hapşu´nun manası*

    Perde Arkası

    *"Hapşuuu!..Çok Yaşa"*

    "Çok yaşa", "İyi ve uzun yaşa", "Sağlıklı yaşa","God bless you",
    "Gesundheit" ve diğerleri... Dünyanın her yerinde hapşıran insana söylenen
    bazı sözcükler. Eski insanlar nefesin veya soluğun ruh olduğuna veya yaşamın
    özü olduğuna inanırlardı. Tanrı insanı yarattığında soluğunu insanlara
    üflemişti ve o soluk bedende bulunduğu sürece yaşam sürüyordu. Bu inancın
    doğrultusunda hapşırınca nefesin durması veya o kasılma hareketinin
    sonucunda soluğun dışarıya kaçıp gideceğinden korkuluyordu. Bir başka Roma
    kaynağında ise hapşırma sırasında beyinde oluşan vakumun, içeriye kötü
    ruhların girmesine neden olacağına veya fırsat vereceğine inanıldığına
    raslanıyor. Roma´da hapşırmadan çok korkulur ve salgın hastalıkların ortaya
    çıkacağı düşünülürdü. Daha sonralarda Papa Büyük Gregory döneminde Roma´yı
    kasıp kavuran veba salgını sayısız insanın canına maloldu ve Papa Gregory
    ilk kez hapşıran insanlara karşı "God bless you/ Tanrı sizi kutsasın"
    sözcüğünü kullandı. Sonrası malum



    *Niye yatağın sağ tarafı?*

    Perde Arkası

    Hemen her kültürde ve ülkede yatağın sağ tarafında yatmanın veya sabah
    kalkmanın hayırlı olacağına ve o günün şanslı olacağına inanılır. Sağdan
    kalkılmalı ve sağ ayakla yere basılmalıdır yani ilk adım sağ ayakla
    atılmalıdır. Bir yere girerken sağ ayakla adım atılarak girmek iyidir, uçağa
    binerken de... Hatta yanlışlıkla sol ayakla girilmişse geri dönerek, sağ
    ayakla tekrar girilir. Neden ? Yine Roma´dayız, Roma mitolojisinde ve halk
    arasındaki kült inançlarında sol tarafın Satanik yani kötü olduğu inancı
    vardı. Roma vatandaşları evlerine muhakkak sağ ayaklarıyla adım atarak
    girerlerdi. İlginçtir işleri, sağlığı uzun zaman iyi giden insanlar, zor
    durumda olan evlere davet edilirler ve sağ ayaklarıyla içeri girmeleri
    istenirdi, böylece kaçan iyilik ve şans geri gelecekti. Eski ve yeni
    İngilizcedeki "Sinister: uğursuz,meşum,şeytani" kelimesi latincedeki "sol
    taraf" sözcüğünden türetildi ve solun uğursuzluğu güncel dilde de yer aldı.
    Ne dersiniz? Galiba bu kelime solcular için de pek hayırlı değil, baksanıza
    bir türlü iki yakaları bir araya gelemiyor.



    *Kara kedinin şerri var mı?*

    Perde Arkası

    Yolunuza bir kara kedi çıktı diyelim, özellikle de evinize giderken, şimdi
    başınız ciddi olarak dertte, peki niye? Eski Mısır´da kedi kutsal hayvandı
    ve bir kedinin ölümüne neden olmak kafanızı kaybetmeniz için çok yeterli bir
    nedendi. Orta çağlarda ise kara kedi özellikle engisizyon döneminde
    büyücülük ve satanizmle ilişkili olarak kabul gördü. Ruhunu şeytana satmış
    kişinin ruhu kara bir kediye geçiyordu ve kara kedi o andan sonra
    kötülükleri yapmaya başlıyordu. Buradan yola çıkarak görüyoruz ki, kara bir
    kedinin yolunuza çıkması sizin büyücü taifesi ile haşır neşir olarak telef
    olacağınızın ta kendisidir.



    *Eyvah merdivenin altından geçtim!*

    Perde Arkası

    Eğer bir merdivenin altından geçerseniz yandınız, zira tanrıların gazabı
    üzerinizde olacaktır. Geçtinizse artık geri dönüş yok, sakın yine geçmeye
    kalkmayın, parmaklarınızı düğümleyin veya bildiğiniz hayır dualarını okumaya
    başlayın. Neden mi? Merdiven geometrik olarak duvarla veya dayandığı yüzeyle
    ve de tabanla bir üçgen oluşturur. Bu üçgen Hıristiyan inancındaki "Teslis"
    in yani kutsal ruh´un veya üçlemenin simgesidir, öyleyse bu kutsal alanın
    içine girmek günahtır ve uğursuzluk getirir. Kara büyüde de kullanılan içiçe
    iki üçgen koruma alanını oluştururlar. Bu alanın dışına bilinçsizce veya
    hazırlıksız çıkarsanız şeytani güçler sizi ham yaparlar. Şaka bir yana,
    bunun ciddi kanıtları da yok değil.



    *Ve de şemsiye inancı*

    Perde Arkası

    Şemsiyeler dışarda yağmura karşı kullanılmak için icat edilmiştirler,
    evlerin içinde yağmur yağdırılamadığından kapalı mekanlarda kullanılmazlar.
    Ama eğer oturma odanızda tv seyrederken şemsiyenizi açarsanız, başınız derde
    girebilir haberiniz olsun. Niye mi? Basit, şemsiye ilk kez Uzak Doğu´da MÖ
    11.yy´da kullanılmaya başlandı. Sadece ve sadece politik ve dinsel
    hiyerarşinin tepesinde bulunanlar şemsiye kullanabilirlerdi, onlar güneşin
    sıcak ve yakıcı ışınlarından korunma hakkına sahiptiler veya bu hak yanlız
    onlara verilmişti. Sıradan kulların veya vatandaş makulesinin böyle bir
    anayasal pardon güneşyasal hakkı bulunmamaktaydı. Daha da ötesi şemsiyeler
    şimdikiler gibi standartize değildiler, kişinin ruhsal hakediş belgesine
    göre şemsiyenin çapı belirleniyordu. Yani şapka gibi, kafana göre yani
    ruhsal çapına göre. Demek o zamanlarda kafana göre takıl yerine ruhunun çapı
    kadar konuş deniliyormuş. Ayrıca şemsiyenin kutsallığı elbette ki Güneş
    Kültü´ne dayanmakta, güneş evlerin içine tecavüz edemediğinden boş yere
    şemsiye açmak uğursuz oluyor. Unutmamak gerek, maji veya batıl inanç
    evreninde herşey dümdüz ve doğru, ne ne içinse onun için kullanılacak, öyle
    insansal varyasyonlar yasak vesselam. Batıl inançlarımızın açıklamaları bu
    kadar değil tabii..





+ Yorum Gönder