Konusunu Oylayın.: Barış ile ilgili hikayeler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 12 kişi
Barış ile ilgili hikayeler
  1. 23.Şubat.2013, 00:19
    1
    Misafir

    Barış ile ilgili hikayeler






    Barış ile ilgili hikayeler Mumsema Barış ile ilgili hikayeler nelerdir Barış hakkında hikaye örneği verir misiniz ?


  2. 24.Şubat.2013, 17:05
    2
    maydın
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Mayıs.2007
    Üye No: 761
    Mesaj Sayısı: 1,165
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 13
    Bulunduğu yer: iskenderun

    Cevap: Barış ile ilgili hikayeler




    Dostluk Ağacı

    Bir varmis bir yokmus. belki dedemin, belki dedemin dedesinin zamaninda efsaneler cokmus… anlatacagim hikaye munzur daginin eteklerinde yuksek vadilerin ve caglayanlarin arasinda erzincan’in caferli koyunde gectigi bilinir ve oyle anlatilir…

    Kimseye ait olmayan bir arazide kocaman mi? kocaman bir agac varmis… cocuklar o agacin adini ozgurluk agaci; koymuslar. dostluk ve sevgi yemisi verirmis her yil bu ulu agac. her bahar bembeyaz ciceklerle suslenen dallarini, renk renk baris kuslari doldururmus…

    Her yil sevgi ve mutlulukla beslenirmis bu ozgurluk agaci. sevgi, dostluk ve mutluluktan saglarmis gereksinimini. bu agacin sevgiden olusan sevgi meyvesi, diger tum agaclardan ayri bir ozellik katarmis ona. yapraklari daha canli, golgesi daha serin, govdesi daha gucluymus. ona “dostluk ve sevgi agaci” denilmesinin nedeni tum canlilari barindirirmis dallarinin altinda ve ustunde. soguktan yagmurdan kardan tutunda tum kotuluklerden korur ve meyvesiyle beslermis onlari. golgesinde barinan hayvanlarin sevgisi, dallarinda otusen kuslarin nesesi, altinda serinlenen yaslilarin, cocuklarini emziren annelerin . mutlulugu ozgurluk agacini sevindirirmis. tum varliklar bu agacin onunde saygiyla egilir ruzgar bile selam dururmus. ozgurluk agaci her gun biraz daha yoredeki canli cansiz varliklara sevgisini paylasirken tum hayvanlari ve insanlari da yemisiyle doyururmus.

    Yillar yili hayvanlar ve bu yore halki baris, dostluk, mutluluk ve guzellik icinde yasayip gitmisler. caliskan basarili, sevecen,durust insanlarmis bunlar. ozgurluk agacinin bereketli yemisi o yoredeki butun kuslara, hayvanlara, insanlara ve cocuklara yeter de artarmis, butun canlilar faydalanirmis yemisinden. her yaz sanki bereketlenir bitmek nedir bilmezmis, artan yemisler de saklanir butun kis mevsimi yenirmis. koyde istemiyerek iki kisi arasinda bir anlasmazlik ciksa. koyun cafer agasi hemen devreye girer, bu iki dargin insana dostluk ve sevgi yemisi sunarak baris serbetinden icirip olay hemen tatliya baglarmis.

    Tum gucunu ve hakseverligini ozgurluk agacindan alan cafer aga “dur” dedi mi sular dururmus, ‘yuru” dedimi daglar yururmus o zamanlar. o nedenle koyde kimse dargin, kirgin durmazmis, sevgi ve dostluk icinde yasayip gitmisler yillar yili. kimse kimsenin malina goz dikmez, kimse, kimsenin hakkini yemez, her tarafta baris, dostluk, sevgi, durustluk ve kardeslik hukum surermis…

    Bu toplumu kiskanip cekemeyen komsu koylerin agalari ise bu koyun huzur ve mutlulugunu bozmak icin cesitli planlar yapip, tuzaklar kurar dururlarmis. amaclari . ise bu koyun birlik ve duzenini bozup goz diktikleri verimli arazilerini ve dostluk agacini ellerinden alip isgal etmekmis. hemen ise koyulmuslar tabi. araya casuslar koyup cafer aganin sirrini anlamaya calismislar ve avuclar dolusu altin vaat etmisler bu sirri cozeceklere. bu koydeki hikmetin o ozgurluk agaci oldugunu ogrenen cevre koylerin agalari bir plan hazirlayayarak bir gece gizlice gelip butun dallarini kesip goturmusler ozgurluk agacinin…

    Artik meyve vermez, kuslara, cocuklara gulmez olmus ozgurluk agaci, altinda cocuklar oynamayan, kuslar konmayan ozgurluk agaci uzulmus, uzutusunden hastalanmis aglamaya baslamis kokleri. “ozledim” demis onlari, “dallarima konan rengarenk kuslari ozledim, altimda oynarken cocuklar civil civildilar nese bulurdum onlarla, dallarimi kestiklerinden bu yana golgeme yasli nineler, dedeler de gelmez oldu. anneler o guzelim cocuklarini emzirmez oldu dallarimin altinda” deyip derinden derine ic gecirirmis… derken koyluler bir bakmiski, ozgurluk agaci kurumus, cansiz, bir odun parcasindan farki kalmamis…

    Koyluler toplanip aglamis, adaklar adamis, agitlar yakmislar, dualar . etmisler ama fayda etmemis, ozgurluk agaci yesermemis bir daha. bir daha dostluk ve sevgi yemisi yenmemis o koyde, baris serbeti icilmemis. kisa bir zaman sonra bu mutlu toplulukta isyanlar ve kavgalar baslamis. bunu firsat bilen diger koyun agalari ise hemen savas acmislar. kendi ic kargasalari yetmezmis gibi bir de diger koylulerle yillarca savasip iyice yilan bu insanlar, degisik kentlere goc etmeye karar vermisler…

    O gunden sonra herkes biribiriyle kus ve kavgali olmus, o gun bu gundur ne baris, ne huzur, ne de bereket kalmis o koyde … mutluluk ve huzur da orda yasayan insanlar gibi terkedip gitmis buralari… .

    Ve diger kiskanc cevre koylerin de o yil butun ekinleri, agaclari kurumus onlarinda cogunlugu gocup gitmis uzaklara…



  3. 24.Şubat.2013, 17:05
    2
    Özel Üye



    Dostluk Ağacı

    Bir varmis bir yokmus. belki dedemin, belki dedemin dedesinin zamaninda efsaneler cokmus… anlatacagim hikaye munzur daginin eteklerinde yuksek vadilerin ve caglayanlarin arasinda erzincan’in caferli koyunde gectigi bilinir ve oyle anlatilir…

    Kimseye ait olmayan bir arazide kocaman mi? kocaman bir agac varmis… cocuklar o agacin adini ozgurluk agaci; koymuslar. dostluk ve sevgi yemisi verirmis her yil bu ulu agac. her bahar bembeyaz ciceklerle suslenen dallarini, renk renk baris kuslari doldururmus…

    Her yil sevgi ve mutlulukla beslenirmis bu ozgurluk agaci. sevgi, dostluk ve mutluluktan saglarmis gereksinimini. bu agacin sevgiden olusan sevgi meyvesi, diger tum agaclardan ayri bir ozellik katarmis ona. yapraklari daha canli, golgesi daha serin, govdesi daha gucluymus. ona “dostluk ve sevgi agaci” denilmesinin nedeni tum canlilari barindirirmis dallarinin altinda ve ustunde. soguktan yagmurdan kardan tutunda tum kotuluklerden korur ve meyvesiyle beslermis onlari. golgesinde barinan hayvanlarin sevgisi, dallarinda otusen kuslarin nesesi, altinda serinlenen yaslilarin, cocuklarini emziren annelerin . mutlulugu ozgurluk agacini sevindirirmis. tum varliklar bu agacin onunde saygiyla egilir ruzgar bile selam dururmus. ozgurluk agaci her gun biraz daha yoredeki canli cansiz varliklara sevgisini paylasirken tum hayvanlari ve insanlari da yemisiyle doyururmus.

    Yillar yili hayvanlar ve bu yore halki baris, dostluk, mutluluk ve guzellik icinde yasayip gitmisler. caliskan basarili, sevecen,durust insanlarmis bunlar. ozgurluk agacinin bereketli yemisi o yoredeki butun kuslara, hayvanlara, insanlara ve cocuklara yeter de artarmis, butun canlilar faydalanirmis yemisinden. her yaz sanki bereketlenir bitmek nedir bilmezmis, artan yemisler de saklanir butun kis mevsimi yenirmis. koyde istemiyerek iki kisi arasinda bir anlasmazlik ciksa. koyun cafer agasi hemen devreye girer, bu iki dargin insana dostluk ve sevgi yemisi sunarak baris serbetinden icirip olay hemen tatliya baglarmis.

    Tum gucunu ve hakseverligini ozgurluk agacindan alan cafer aga “dur” dedi mi sular dururmus, ‘yuru” dedimi daglar yururmus o zamanlar. o nedenle koyde kimse dargin, kirgin durmazmis, sevgi ve dostluk icinde yasayip gitmisler yillar yili. kimse kimsenin malina goz dikmez, kimse, kimsenin hakkini yemez, her tarafta baris, dostluk, sevgi, durustluk ve kardeslik hukum surermis…

    Bu toplumu kiskanip cekemeyen komsu koylerin agalari ise bu koyun huzur ve mutlulugunu bozmak icin cesitli planlar yapip, tuzaklar kurar dururlarmis. amaclari . ise bu koyun birlik ve duzenini bozup goz diktikleri verimli arazilerini ve dostluk agacini ellerinden alip isgal etmekmis. hemen ise koyulmuslar tabi. araya casuslar koyup cafer aganin sirrini anlamaya calismislar ve avuclar dolusu altin vaat etmisler bu sirri cozeceklere. bu koydeki hikmetin o ozgurluk agaci oldugunu ogrenen cevre koylerin agalari bir plan hazirlayayarak bir gece gizlice gelip butun dallarini kesip goturmusler ozgurluk agacinin…

    Artik meyve vermez, kuslara, cocuklara gulmez olmus ozgurluk agaci, altinda cocuklar oynamayan, kuslar konmayan ozgurluk agaci uzulmus, uzutusunden hastalanmis aglamaya baslamis kokleri. “ozledim” demis onlari, “dallarima konan rengarenk kuslari ozledim, altimda oynarken cocuklar civil civildilar nese bulurdum onlarla, dallarimi kestiklerinden bu yana golgeme yasli nineler, dedeler de gelmez oldu. anneler o guzelim cocuklarini emzirmez oldu dallarimin altinda” deyip derinden derine ic gecirirmis… derken koyluler bir bakmiski, ozgurluk agaci kurumus, cansiz, bir odun parcasindan farki kalmamis…

    Koyluler toplanip aglamis, adaklar adamis, agitlar yakmislar, dualar . etmisler ama fayda etmemis, ozgurluk agaci yesermemis bir daha. bir daha dostluk ve sevgi yemisi yenmemis o koyde, baris serbeti icilmemis. kisa bir zaman sonra bu mutlu toplulukta isyanlar ve kavgalar baslamis. bunu firsat bilen diger koyun agalari ise hemen savas acmislar. kendi ic kargasalari yetmezmis gibi bir de diger koylulerle yillarca savasip iyice yilan bu insanlar, degisik kentlere goc etmeye karar vermisler…

    O gunden sonra herkes biribiriyle kus ve kavgali olmus, o gun bu gundur ne baris, ne huzur, ne de bereket kalmis o koyde … mutluluk ve huzur da orda yasayan insanlar gibi terkedip gitmis buralari… .

    Ve diger kiskanc cevre koylerin de o yil butun ekinleri, agaclari kurumus onlarinda cogunlugu gocup gitmis uzaklara…






+ Yorum Gönder