Konusunu Oylayın.: Kuranda geçen vav harfinin anlamı

5 üzerinden 3.67 | Toplam : 49 kişi
Kuranda geçen vav harfinin anlamı
  1. 22.Şubat.2013, 08:10
    1
    Misafir

    Kuranda geçen vav harfinin anlamı






    Kuranda geçen vav harfinin anlamı Mumsema kuranda geçen vav harfinin anlamının ne olduğu hakkında bana eğitici bilgiler yazar mısınız ?


  2. 22.Şubat.2013, 08:10
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    kuranda geçen vav harfinin anlamının ne olduğu hakkında bana eğitici bilgiler yazar mısınız ?


    Benzer Konular

    - Elif harfinin anlamı nedir?

    - Kuranda adı en çok geçen peygamberler

    - Kuranda geçen ve anlamı güzel olan erkek isimleri

    - Kuranda geçen ve anlamı güzel olan isimler

    - Kuranda gecen kiz isimleri

  3. 25.Şubat.2013, 17:02
    2
    Ebu Ducane
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2008
    Üye No: 8931
    Mesaj Sayısı: 823
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9

    Cevap: Kuranda geçen vav harfinin anlamı




    Kur'anda vav harfinin anlamı

    Vav!
    kuranda vav harfinin anlami.jpg
    İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır.

    İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür.

    Kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir.

    O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır.

    Rabbi vav gibi mütevazı olsun ister kulları.

    Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü Elifte kalmıştır.

    İbrahim ateşte vavdır, Nemrut bizzat ateşe odun.

    Yunus, vav olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini.

    İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında.

    Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında?

    Vavın elifle münasebeti ne kadar iyiyse, kainatın dengeside o kadar düzgündür.

    Kim kimi hatırlarsa evvel o ona koşar.

    Kainatta tüm cisimler boşlukta dönerken insan belki o yüzden boşlukta kalmamış, Rabbi onu imanla doldurmuştur.

    Evvelde eliftir, bir ilahi nefesle ahirde vav olur kainat.

    Manayı bilmeyenler vav diyemez vay der.
    Buna anlamca vaveyla denir.
    Yani vav olamadıkları için feryad edenlerin halidir.

    Elif bir ağaç ve insan onun dalıdır.
    Azrail budadıkça nefesleri daha gür çıkar sesleri.

    Herbiri Dal olur ve o ağaçtan beslenir. Vav olur o ağacın gölgesine sığınır.
    Ve Allah insana seslenir, peygamber eliyle ulaşan mesajı hem dal hem vav ol der insana.

    "Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emrederler; kötülüğe engel olurlar. Namaz kılarlar, zekat verirler. Allah’a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir."

    Başkasının önünde eğilmek ne zordur. Birilerinin emri altına girmek ne ağırdır. Krallara boyun eğmemiş insan görmediği bir varlığa mı itaat edecektir?


    İnsan kendinin bile farkında değildir iki lam birbirine sarılıp kainatı ayakta tutan sütunlar gibi durmuştur elifin ardında, kainatın gezegenleri yuvarlanıp son harf misali peşinden giderken, insan yolculukta geri kalmanın acısını ne zaman anlayacaktır. Zordadır sığınacak yeri yoktur. Evrene ve seslere kulak verenler duyar yeniden o kutlu çağrıyı;

    "Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O’na döneceklerini umanlar ve Allah’a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir"

    Sonra çağırır insanı, belki cennet kokusunu duyurmak içindir bu davet, belki kendi yanına çağırıyordur.

    İşte o ayet: “Secde et, yaklaş!”

    Eğil ve ben senin başını göklere erdireyim, yıldızları ayağına sereyim, sana gezmekle bitiremeyeceğin cennetler, sayamayacağın nimetler vereyim demektir bu.

    Secde et, vav ol, vay dememek için la şey olan insan herşey demek olan Rabbinin önünde..


  4. 25.Şubat.2013, 17:02
    2
    Devamlı Üye



    Kur'anda vav harfinin anlamı

    Vav!
    kuranda vav harfinin anlami.jpg
    İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır.

    İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür.

    Kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir.

    O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır.

    Rabbi vav gibi mütevazı olsun ister kulları.

    Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü Elifte kalmıştır.

    İbrahim ateşte vavdır, Nemrut bizzat ateşe odun.

    Yunus, vav olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini.

    İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında.

    Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında?

    Vavın elifle münasebeti ne kadar iyiyse, kainatın dengeside o kadar düzgündür.

    Kim kimi hatırlarsa evvel o ona koşar.

    Kainatta tüm cisimler boşlukta dönerken insan belki o yüzden boşlukta kalmamış, Rabbi onu imanla doldurmuştur.

    Evvelde eliftir, bir ilahi nefesle ahirde vav olur kainat.

    Manayı bilmeyenler vav diyemez vay der.
    Buna anlamca vaveyla denir.
    Yani vav olamadıkları için feryad edenlerin halidir.

    Elif bir ağaç ve insan onun dalıdır.
    Azrail budadıkça nefesleri daha gür çıkar sesleri.

    Herbiri Dal olur ve o ağaçtan beslenir. Vav olur o ağacın gölgesine sığınır.
    Ve Allah insana seslenir, peygamber eliyle ulaşan mesajı hem dal hem vav ol der insana.

    "Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emrederler; kötülüğe engel olurlar. Namaz kılarlar, zekat verirler. Allah’a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir."

    Başkasının önünde eğilmek ne zordur. Birilerinin emri altına girmek ne ağırdır. Krallara boyun eğmemiş insan görmediği bir varlığa mı itaat edecektir?


    İnsan kendinin bile farkında değildir iki lam birbirine sarılıp kainatı ayakta tutan sütunlar gibi durmuştur elifin ardında, kainatın gezegenleri yuvarlanıp son harf misali peşinden giderken, insan yolculukta geri kalmanın acısını ne zaman anlayacaktır. Zordadır sığınacak yeri yoktur. Evrene ve seslere kulak verenler duyar yeniden o kutlu çağrıyı;

    "Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O’na döneceklerini umanlar ve Allah’a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir"

    Sonra çağırır insanı, belki cennet kokusunu duyurmak içindir bu davet, belki kendi yanına çağırıyordur.

    İşte o ayet: “Secde et, yaklaş!”

    Eğil ve ben senin başını göklere erdireyim, yıldızları ayağına sereyim, sana gezmekle bitiremeyeceğin cennetler, sayamayacağın nimetler vereyim demektir bu.

    Secde et, vav ol, vay dememek için la şey olan insan herşey demek olan Rabbinin önünde..


  5. 04.Aralık.2014, 08:29
    3
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    kuranda vav harfinin anlamı

    vav harfinin anlamı

    VÂV

    (الواو)

    Arap alfabesinin yirmi yedinci harfi.

    Osmanlı alfabesinin yirmi dokuzuncu, ebced tertibinin ve Fenike alfabesinin altıncı harfi olup ebced hesabında sayı değeri 6’dır. Fenike alfabesinden gelen vâv adı değişmeden Ârâmîce, İbrânîce ve Arapça’ya geçmiştir. Fenike dilinde vav “çivi, kama, gemi direği, desteği” demektir. Harfin biçim evrimi daha çok son anlamla ilgili olduğunu göstermektedir. Halîl b. Ahmed’e göre Arapça’da vav “büyük hörgüçlü deve” (ve “zayıf adam”) anlamındadır (el-Ĥurûf, s. 31).

    Arapça’da vav sesi, iki dudağın birbiri üzerine kapanmadan bir miktar aralık kalması (infitâh sıfatı) ve iki yanlarının biraz yumularak oval bir biçim almasıyla çıkarılır. Bu sebeple çift dudaksıl bir sese sahip bulunduğu gibi dudakların kapanmayıp havanın sızmasına imkân sağlamasıyla da sızıcı bir ses niteliği taşır. Sâmîce’de vav çift dudaksıl bir sızıcıdır. Aynı mahreçten çıkan “m” ve “b”de ise dudaklar birbiri üzerine kapanır (intibak) ve hava sızması olmaz. İbn Sînâ’ya göre vav “fâ”nın mahrecinden çıkar, ancak “fâ”ya nisbetle daha hafif bir hava basıncına sahiptir ve daha yumuşak (rihvet) bir ses özelliği taşır (Meħâricü’l-ĥurûf, s. 20). Bu durumda “vâv”ın mahreç sahası dudaklardan dil ucuna doğru bir yayılma gösterir. Uzatıcı ünlü (med harfi) görevi yapan “vâv”ın mahrecinin ağız boşluğu olduğu fikri genel kabul görmüşse de Sîbeveyhi ile Ca‘berî bunun da harekeli “vâv”ın mahrecinden çıktığını belirtir. Özellikle Kur’an kıraatinde önü üstün olan sâkin vav yumuşak bir sesle telaffuz edildiğinden “lîn harfi” adı verilir. Kendisinden sonra sâkin bir harf gelince bu vav, uzun-yumuşak bir sesle çıkarıldığından “lîn meddi” diye anılır; “النّوْمُ” lîn harfine, “النّوْمْ” ise lîn meddine örnek teşkil eder. Modern fonetikçiler “vâv”ın telaffuzunda dil kökünün art damağa yaklaştığını, bu sebeple onun dudaksılart damaksıl bir ses olduğunu kabul eder (Gānim Kaddûrî el-Hamed, s. 217). Günümüz Türkçe’sinde vâv sesi, söylenişi ön dişlerle de ilgili görülerek “yarım vokal çift dudaksıl, daraltıcı, ötümlü diş dudaksıl ünsüz” biçiminde tanımlanmıştır.

    Vav Arapça kelimelerin bünyesinde asıl harf (vecd, cevz, adv), ayrıca ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci zâit harf (kevşer, cedvel, cürmûķ, ĥayzebûn) şeklinde bulunabilir. Bir kelimeyi daha üst bir kalıba aktarma işlevi gören ilhak “vâv”ı da zâittir; “جهر” nin “جهور” şeklinde üçlü kalıptan dörtlüye aktarılması gibi. Üçüncü tekil şahıs zamirinde “ـه” okunuşta var olan, bazan da “ هم، كم، تم” zamirlerinin sonuna eklenerek uzatma işlevi gören “vav”lar da zâittir: “همو، كمو، تمو” gibi. Kesre ve tenvin kabul etmeyen (gayr-i munsarif) Ömer (عمر) ismiyle karışmasını önlemek için Amr (عمرو) isminin sonuna ref‘ ve cer halinde zâit bir vav eklenir. Nasb halinde ise -Ömer ismi tenvin alamayacağından- buna ihtiyaç duyulmaz. Yine aynı grafik yapıya sahip “ألي” grubunu “إلى” harf-i cerrinden ayırmak için “أولو، أولي، أولاء، أولات ” ve “أولئك”yi “إليك”den ayırmak amacıyla eklenen vavlar (vâv-ı fârika) ziyade olup uzatma vazifesi görmez. Hemzenin ötreli olduğunun göstergesi biçiminde altına destek öğesi olarak konulan vav da (vâv-ı hattıyye) zâittir: ” جزاؤكم، نساؤكم“ gibi. Vav acıma ve acınma ünlemi olan “nüdbe”nin sonuna acının ağırlığını, uzunluğunu ve derinliğini bildiren bir harf şeklinde gelebilir: “ وا زيدو” (vah Zeyyd) gibi. Bu vav nidâyı pekiştirmek üzere münâdânın sonuna da gelir: “ يا زيدو” gibi. ”داود، طاوس“ gibi kelimelerde ötreli “vav”la birleşen uzatan vav imlâda düşürülmekle birlikte bunun “داوود، طاووس” şeklinde yazılması daha uygun görülmüştür.
    Diyanet islam ansiklopedisi


  6. 04.Aralık.2014, 08:29
    3
    Üye
    vav harfinin anlamı

    VÂV

    (الواو)

    Arap alfabesinin yirmi yedinci harfi.

    Osmanlı alfabesinin yirmi dokuzuncu, ebced tertibinin ve Fenike alfabesinin altıncı harfi olup ebced hesabında sayı değeri 6’dır. Fenike alfabesinden gelen vâv adı değişmeden Ârâmîce, İbrânîce ve Arapça’ya geçmiştir. Fenike dilinde vav “çivi, kama, gemi direği, desteği” demektir. Harfin biçim evrimi daha çok son anlamla ilgili olduğunu göstermektedir. Halîl b. Ahmed’e göre Arapça’da vav “büyük hörgüçlü deve” (ve “zayıf adam”) anlamındadır (el-Ĥurûf, s. 31).

    Arapça’da vav sesi, iki dudağın birbiri üzerine kapanmadan bir miktar aralık kalması (infitâh sıfatı) ve iki yanlarının biraz yumularak oval bir biçim almasıyla çıkarılır. Bu sebeple çift dudaksıl bir sese sahip bulunduğu gibi dudakların kapanmayıp havanın sızmasına imkân sağlamasıyla da sızıcı bir ses niteliği taşır. Sâmîce’de vav çift dudaksıl bir sızıcıdır. Aynı mahreçten çıkan “m” ve “b”de ise dudaklar birbiri üzerine kapanır (intibak) ve hava sızması olmaz. İbn Sînâ’ya göre vav “fâ”nın mahrecinden çıkar, ancak “fâ”ya nisbetle daha hafif bir hava basıncına sahiptir ve daha yumuşak (rihvet) bir ses özelliği taşır (Meħâricü’l-ĥurûf, s. 20). Bu durumda “vâv”ın mahreç sahası dudaklardan dil ucuna doğru bir yayılma gösterir. Uzatıcı ünlü (med harfi) görevi yapan “vâv”ın mahrecinin ağız boşluğu olduğu fikri genel kabul görmüşse de Sîbeveyhi ile Ca‘berî bunun da harekeli “vâv”ın mahrecinden çıktığını belirtir. Özellikle Kur’an kıraatinde önü üstün olan sâkin vav yumuşak bir sesle telaffuz edildiğinden “lîn harfi” adı verilir. Kendisinden sonra sâkin bir harf gelince bu vav, uzun-yumuşak bir sesle çıkarıldığından “lîn meddi” diye anılır; “النّوْمُ” lîn harfine, “النّوْمْ” ise lîn meddine örnek teşkil eder. Modern fonetikçiler “vâv”ın telaffuzunda dil kökünün art damağa yaklaştığını, bu sebeple onun dudaksılart damaksıl bir ses olduğunu kabul eder (Gānim Kaddûrî el-Hamed, s. 217). Günümüz Türkçe’sinde vâv sesi, söylenişi ön dişlerle de ilgili görülerek “yarım vokal çift dudaksıl, daraltıcı, ötümlü diş dudaksıl ünsüz” biçiminde tanımlanmıştır.

    Vav Arapça kelimelerin bünyesinde asıl harf (vecd, cevz, adv), ayrıca ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci zâit harf (kevşer, cedvel, cürmûķ, ĥayzebûn) şeklinde bulunabilir. Bir kelimeyi daha üst bir kalıba aktarma işlevi gören ilhak “vâv”ı da zâittir; “جهر” nin “جهور” şeklinde üçlü kalıptan dörtlüye aktarılması gibi. Üçüncü tekil şahıs zamirinde “ـه” okunuşta var olan, bazan da “ هم، كم، تم” zamirlerinin sonuna eklenerek uzatma işlevi gören “vav”lar da zâittir: “همو، كمو، تمو” gibi. Kesre ve tenvin kabul etmeyen (gayr-i munsarif) Ömer (عمر) ismiyle karışmasını önlemek için Amr (عمرو) isminin sonuna ref‘ ve cer halinde zâit bir vav eklenir. Nasb halinde ise -Ömer ismi tenvin alamayacağından- buna ihtiyaç duyulmaz. Yine aynı grafik yapıya sahip “ألي” grubunu “إلى” harf-i cerrinden ayırmak için “أولو، أولي، أولاء، أولات ” ve “أولئك”yi “إليك”den ayırmak amacıyla eklenen vavlar (vâv-ı fârika) ziyade olup uzatma vazifesi görmez. Hemzenin ötreli olduğunun göstergesi biçiminde altına destek öğesi olarak konulan vav da (vâv-ı hattıyye) zâittir: ” جزاؤكم، نساؤكم“ gibi. Vav acıma ve acınma ünlemi olan “nüdbe”nin sonuna acının ağırlığını, uzunluğunu ve derinliğini bildiren bir harf şeklinde gelebilir: “ وا زيدو” (vah Zeyyd) gibi. Bu vav nidâyı pekiştirmek üzere münâdânın sonuna da gelir: “ يا زيدو” gibi. ”داود، طاوس“ gibi kelimelerde ötreli “vav”la birleşen uzatan vav imlâda düşürülmekle birlikte bunun “داوود، طاووس” şeklinde yazılması daha uygun görülmüştür.
    Diyanet islam ansiklopedisi


  7. 16.Eylül.2015, 09:24
    4
    Misafir

    Cevap: Kuranda geçen vav harfinin anlamı

    çok güzel anlatmışsın hocam ağzına sağlık


  8. 16.Eylül.2015, 09:24
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    çok güzel anlatmışsın hocam ağzına sağlık





+ Yorum Gönder