Konusunu Oylayın.: Kuran'da da geçen Allah’an başka dost edinmek ne demektir? Ne anlama gelir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kuran'da da geçen Allah’an başka dost edinmek ne demektir? Ne anlama gelir?
  1. 14.Şubat.2013, 22:19
    1
    Misafir

    Kuran'da da geçen Allah’an başka dost edinmek ne demektir? Ne anlama gelir?






    Kuran'da da geçen Allah’an başka dost edinmek ne demektir? Ne anlama gelir? Mumsema Kuran'da
    da geçen Allah’an başka dost edinmek ne demektir? Ne anlama gelir?


  2. 14.Şubat.2013, 22:19
    1
    mali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    mali
    Misafir



  3. 15.Şubat.2013, 00:27
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Kuran'da da geçen Allah’an başka dost edinmek ne demektir? Ne anlama gelir?




    Kur'ân-ı Kerîm'de dost anlamında en çok geçen kelime velîdir. Velî tekil ve çoğul olarak (evliya) yer aldığı seksen yedi âyetin;
    kırk altısında Allah'ın insanlara dostluğu (ör. bk. Nisâ 4/45, 75, 119, 123, 173),
    iki âyette insanların Allah'a dostlukları (Yûnus 10/62; el-Cum'a 62/6),
    on âyette insanlarla şeytan arasındaki dostluk (ör. bk. Nisâ 4/76; A'râf 7/27, 30),
    diğerlerinde ise iyi veya kötüler arasındaki dostluklar (bk. Nisâ 4/ 139, 144; Enfâl 8/72) için kullanılmıştır.

    Bu âyetlerin çoğunda; insanlara, müminlere ve Peygamber'e yardımcı olacak, onları koruyacak, bağışlayacak, karanlıklardan aydınlığa çıkaracak olan gerçek dostun Allah olduğu, insanların bu anlamda Allah'tan başka dostları bulunmadığı ifade edilmekte, böylece onların gerçek ve ebedî dost olarak Allah'ı bilmeleri, O'na dayanıp güvenmeleri öğütlenmektedir.

    Ayrıca dinî ve ahlâkî zihniyetin beşerî ilişkiler üzerindeki etkileri dolayısıyla kâfirlerin, zalimlerin, yahudi ve hıristiyanların sadece birbirlerinin ve şeytanın dostları olabilecekleri bildirilir; "Sizin dostunuz Allah, O'nun elçisi (Hz. Muhammed) ve iman edenlerdir" denilir. (Mâide 5/55)

    Başka bir âyette, "Ey inananlar! Eğer iman yerine küfrü beğenip tercih etmişlerse babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost kabul etmeyiniz" (Tevbe 9/23) mealindeki ifadelerle dostlukların tesisinde kan bağı yerine inanç birliğinin esas alınması gerektiği vurgulanmıştır.

    Allah'ın inananların dostu olduğunu bildiren âyetlerin çoğunda velî kelimesinden sonra nasîr, şefî', vâk, hamîd, mürşid gibi sıfatlara veya benzer mânalar ihtiva eden ifadelere yer verilerek dostun sevdiği için bir yardımcı, koruyucu, kurtarıcı, yüceltici, iyiliğe yöneltici olması, bu şekilde dostluğun sevgiye dayanması ve pratik ahlâkî sonuçlar doğurması gerektiğine işaret edilmiştir.

    Müminlerin kardeş olduğunu (Hucurât 49/10), vaktiyle onlar birbirine düşman iken Allah'ın gönüllerini kaynaştırmasıyla dost ve kardeş olduklarını (Âl-i İmrân 3/103) bildiren âyetler de geniş kapsamlı dostluğun önemini anlatmaktadır. (bk. TDV İslam Ansiklopedisi, Dosluk, Veli md.)

    İlave bilgi için tıklayınız:
    Müslümanların kafirleri veli / dost edinmemesi ile ilgili ayetler nasıl anlaşılmalı? Bir Müslümanın, gayrı müslim bir devletin vatandaşlığına geçmesi de onu veli edinmesi midir?
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 15.Şubat.2013, 00:27
    2
    Moderatör



    Kur'ân-ı Kerîm'de dost anlamında en çok geçen kelime velîdir. Velî tekil ve çoğul olarak (evliya) yer aldığı seksen yedi âyetin;
    kırk altısında Allah'ın insanlara dostluğu (ör. bk. Nisâ 4/45, 75, 119, 123, 173),
    iki âyette insanların Allah'a dostlukları (Yûnus 10/62; el-Cum'a 62/6),
    on âyette insanlarla şeytan arasındaki dostluk (ör. bk. Nisâ 4/76; A'râf 7/27, 30),
    diğerlerinde ise iyi veya kötüler arasındaki dostluklar (bk. Nisâ 4/ 139, 144; Enfâl 8/72) için kullanılmıştır.

    Bu âyetlerin çoğunda; insanlara, müminlere ve Peygamber'e yardımcı olacak, onları koruyacak, bağışlayacak, karanlıklardan aydınlığa çıkaracak olan gerçek dostun Allah olduğu, insanların bu anlamda Allah'tan başka dostları bulunmadığı ifade edilmekte, böylece onların gerçek ve ebedî dost olarak Allah'ı bilmeleri, O'na dayanıp güvenmeleri öğütlenmektedir.

    Ayrıca dinî ve ahlâkî zihniyetin beşerî ilişkiler üzerindeki etkileri dolayısıyla kâfirlerin, zalimlerin, yahudi ve hıristiyanların sadece birbirlerinin ve şeytanın dostları olabilecekleri bildirilir; "Sizin dostunuz Allah, O'nun elçisi (Hz. Muhammed) ve iman edenlerdir" denilir. (Mâide 5/55)

    Başka bir âyette, "Ey inananlar! Eğer iman yerine küfrü beğenip tercih etmişlerse babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost kabul etmeyiniz" (Tevbe 9/23) mealindeki ifadelerle dostlukların tesisinde kan bağı yerine inanç birliğinin esas alınması gerektiği vurgulanmıştır.

    Allah'ın inananların dostu olduğunu bildiren âyetlerin çoğunda velî kelimesinden sonra nasîr, şefî', vâk, hamîd, mürşid gibi sıfatlara veya benzer mânalar ihtiva eden ifadelere yer verilerek dostun sevdiği için bir yardımcı, koruyucu, kurtarıcı, yüceltici, iyiliğe yöneltici olması, bu şekilde dostluğun sevgiye dayanması ve pratik ahlâkî sonuçlar doğurması gerektiğine işaret edilmiştir.

    Müminlerin kardeş olduğunu (Hucurât 49/10), vaktiyle onlar birbirine düşman iken Allah'ın gönüllerini kaynaştırmasıyla dost ve kardeş olduklarını (Âl-i İmrân 3/103) bildiren âyetler de geniş kapsamlı dostluğun önemini anlatmaktadır. (bk. TDV İslam Ansiklopedisi, Dosluk, Veli md.)

    İlave bilgi için tıklayınız:
    Müslümanların kafirleri veli / dost edinmemesi ile ilgili ayetler nasıl anlaşılmalı? Bir Müslümanın, gayrı müslim bir devletin vatandaşlığına geçmesi de onu veli edinmesi midir?
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder