Konusunu Oylayın.: Kadın Müftü Olur mu?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kadın Müftü Olur mu?
  1. 11.Şubat.2013, 20:19
    1
    Misafir

    Kadın Müftü Olur mu?






    Kadın Müftü Olur mu? Mumsema sayın hocam merak ettim Kadın Müftü Olur mu?


  2. 11.Şubat.2013, 20:19
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 15.Şubat.2013, 16:47
    2
    Ercan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Temmuz.2011
    Üye No: 88468
    Mesaj Sayısı: 3,121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: Gaziantep

    Cevap: Kadın Müftü Olur mu?




    Kadının müftü olması caiz midir?


    Müftü fetva veren anlamındadır. İnsanları dini konularda aydınlatan, müşkülleri Kuran ve
    sünnet ışığında açıklığa kavuşturan, İslam Dini alanında uzman kişilere verilen addır. Kelimenin aslı esasında “Müfti” dir. Arap Dili açısından ele alırsak if’al babından ism-i fâildir. Cinsiyet açısından değerlendirdiğimiz de kelime, müzekker (erkek) sigalı bir kelimedir. Yalnız bu kelimenin erkek sîgası ile yazılması hâtun kişilerin (bayanların) müftü olamayacağı anlamına gelmez. Bu durum Arap Diline ait bir özelliktir. Örneğin Arapçada Şems kelimesi Güneş anlamına gelir. Şems kelimesi lâfzen değil ama mecâzi olarak dişil sigadır. Yani Güneş (şems) kelimesi dişidir ama tüm dünyayı erkek dişi ayrımı yapmadan aydınlatmaktadır. Dini açıdan bir bayanın şartları taşıdığında müftü olmasına hiçbir engel bulunmamaktadır. Yalnız kadınların müftü olması gelenekte olmayan bir durumdur. Bin yıllı aşkın bir bir mirasın içinde, muhtelif sebeplerden dolayı kadın müftüye rastlayamıyoruz. Kadın müftüye rastlamayışımız dinin bir yasağından değil, sosyal, siyasi, psikolojik, vesair sebeplerden dolayıdır. Kral-Kraliçe, müdür-müdire, vaiz, vaize, tabip-tabibe örneklerinde olduğu gibi, erkeğin yapabileceği birçok işi kadının da yapabildiğini ama tarihte ama günümüzde görmekteyiz.

    Örneğin, Tarihte Saba Melikesi (Kraliçesi) Belkıs, bir kadın olarak devlet başkanlığı yaparken, ülkemizde de Tansu ÇİLLER, Pakistan’da Benazir BUTTO başbakan olabilmiştir. İslam mirası içinde bayanların bayanlara imamlık yaptığını görebilmekteyiz. Büyük fıkıh âlimesi Hz Ayşe Validemizin
    sahabe-i kirama ve onların eşlerine yaptığı şeyin müftülerin bugün yaptığı şeyden farkının olduğunu bana söyleyebilecek var mı? Yani Hz. Ayşe döneminin müftüsü idi. Ashap bir anlaşmazlığa düştüğünde, dini bir konuda ihtilaf ettiğinde ümmetin anası konumundaki ve Hz Peygamber’in rahlesinde yetişen Ayşe Anne’mize konuyu O’na sorarlardı. Şimdi 1500 yıl önce yapılan bir işin güya modern çağda tartışmasını yapıyoruz. Neymiş efendim kadın müftü olur mu ? Kadının kestiği yenir mi ? Kadın orduya komutanlık yapabilir mi? Bunları bir şekilde erkek taassubu ile yapanlar sonra da kalkıp Peygamberimizin “Cennet anaların ayakları altındadır” sözünü söyleyerek aşağıladıkları kadınlara itibar kazandırmaya çalışıyorlar. Vesaire….

    Nasıl Kuran ve
    Sünnetten uzak bir din anlayışı kafamızda oluşturmuşsak, dinin yasaklamadığı mübah olan bir şeyi yasaklar hale gelmişiz..Aynı şeyi mûsikî için de yapmadık mı? Bir ihtiyacın giderilmesi noktasında ortaya alternatif koyulmadığı için Musikîye de yasak koyanların çocukları şimdilerde ipe sapa gelmez caz müzikleri dinleyen, dini ve milli kültürden, örften uzak banâl müziklerin müptelâsı olmadılar mı? Televizyonlarda vücudunun her tarafını iğrenç dövmelerle perişan etmiş pop müziği icra eden şarkıcıyı deliler gibi kafalarını sallayarak izleyen türbanlı kızlarımızın durumu içimi acıtıyor. Bunlara mekteb-i edep denilen kendi öz mûsikîmizi verseydik, ecdadın tarihini anlatabilseydik, dünyada çağ kapayıp çağ açan nesilleri doğuranların çok iyi yetişmiş kadınlar olduğu şuurunu verebilseydik böyle mi olurdu?

    Hulâsa; Kadın nasıl uzmanlık isteyen doktorluk gibi,tıp okuyup doktor olabiliyorsa, Konservatuar okuyup varsa Tezgah-ı Hassadan kabiliyeti sanatçı olabiliyorsa,,hendese okyup mühendis olabiliyorsa ilahiyat okuyup müftü de olabilir..Bir ilahiyatçı erkek, ilahiyat fakültesini okuduktan sonra İslam Dini İlimleri ilgili olarak uzman olmak için de iki buçuk yıl ihtisas eğitim merkezi (Haseki) okuyor ve onlarca sınavdan geçiyor,, üstüne üstlük görevde yükselme sınavlarında da canı çıkıyor ve başarıyor müftü olarak atanıyor. Burada berbat olan taraf,.bir bayanı sırf ilahiyat fakültesini bitirdiği ve de bayan olduğu için müftü yapmalarıdır.Madem kadın erkek eşitiz, benim geçtiğim her zorluğu hanım kardeşim de çalışıp geçecek ve müftü olacak.Hiç unutmam bir Kuran Kursu Öğreticisini, önce müftü yardımcısı yaptılar, sonra da daire başkanı yaptılar.İşte kul hakkı denilen taraf budur.Birilerinin anası dini ağlayacak birileri de bedavadan hak etmedikleri yerlere muhtelif iltimaslarla gelebilecek.İşte,, Kadının müftü olması caizdir ama bu şekilde olması caiz değildir,Haramdır.Böyle bir makamsal ve de uzmanlık isteyen mevkiye gelinecekse aynı şartlarla gelinecek. Ahir zamanda dürüstlük en büyük değer olacak, liyakatsiz insanlar köşeleri kapacak demiş, Kainatın Efendisi….Pek doğru söylemiş Kurban olurum Onu Yaradana…

    Kadının müftü olması caizdir. İslam Aleminin en büyük kadın müftüsü Hz Ayşe’dir. Uygulama noktası ise onu zaman gösterir….

    Adnan Zeki BIYIK
    Çorum Ortaköy Müftüsü



  4. 15.Şubat.2013, 16:47
    2
    Devamlı Üye



    Kadının müftü olması caiz midir?


    Müftü fetva veren anlamındadır. İnsanları dini konularda aydınlatan, müşkülleri Kuran ve
    sünnet ışığında açıklığa kavuşturan, İslam Dini alanında uzman kişilere verilen addır. Kelimenin aslı esasında “Müfti” dir. Arap Dili açısından ele alırsak if’al babından ism-i fâildir. Cinsiyet açısından değerlendirdiğimiz de kelime, müzekker (erkek) sigalı bir kelimedir. Yalnız bu kelimenin erkek sîgası ile yazılması hâtun kişilerin (bayanların) müftü olamayacağı anlamına gelmez. Bu durum Arap Diline ait bir özelliktir. Örneğin Arapçada Şems kelimesi Güneş anlamına gelir. Şems kelimesi lâfzen değil ama mecâzi olarak dişil sigadır. Yani Güneş (şems) kelimesi dişidir ama tüm dünyayı erkek dişi ayrımı yapmadan aydınlatmaktadır. Dini açıdan bir bayanın şartları taşıdığında müftü olmasına hiçbir engel bulunmamaktadır. Yalnız kadınların müftü olması gelenekte olmayan bir durumdur. Bin yıllı aşkın bir bir mirasın içinde, muhtelif sebeplerden dolayı kadın müftüye rastlayamıyoruz. Kadın müftüye rastlamayışımız dinin bir yasağından değil, sosyal, siyasi, psikolojik, vesair sebeplerden dolayıdır. Kral-Kraliçe, müdür-müdire, vaiz, vaize, tabip-tabibe örneklerinde olduğu gibi, erkeğin yapabileceği birçok işi kadının da yapabildiğini ama tarihte ama günümüzde görmekteyiz.

    Örneğin, Tarihte Saba Melikesi (Kraliçesi) Belkıs, bir kadın olarak devlet başkanlığı yaparken, ülkemizde de Tansu ÇİLLER, Pakistan’da Benazir BUTTO başbakan olabilmiştir. İslam mirası içinde bayanların bayanlara imamlık yaptığını görebilmekteyiz. Büyük fıkıh âlimesi Hz Ayşe Validemizin
    sahabe-i kirama ve onların eşlerine yaptığı şeyin müftülerin bugün yaptığı şeyden farkının olduğunu bana söyleyebilecek var mı? Yani Hz. Ayşe döneminin müftüsü idi. Ashap bir anlaşmazlığa düştüğünde, dini bir konuda ihtilaf ettiğinde ümmetin anası konumundaki ve Hz Peygamber’in rahlesinde yetişen Ayşe Anne’mize konuyu O’na sorarlardı. Şimdi 1500 yıl önce yapılan bir işin güya modern çağda tartışmasını yapıyoruz. Neymiş efendim kadın müftü olur mu ? Kadının kestiği yenir mi ? Kadın orduya komutanlık yapabilir mi? Bunları bir şekilde erkek taassubu ile yapanlar sonra da kalkıp Peygamberimizin “Cennet anaların ayakları altındadır” sözünü söyleyerek aşağıladıkları kadınlara itibar kazandırmaya çalışıyorlar. Vesaire….

    Nasıl Kuran ve
    Sünnetten uzak bir din anlayışı kafamızda oluşturmuşsak, dinin yasaklamadığı mübah olan bir şeyi yasaklar hale gelmişiz..Aynı şeyi mûsikî için de yapmadık mı? Bir ihtiyacın giderilmesi noktasında ortaya alternatif koyulmadığı için Musikîye de yasak koyanların çocukları şimdilerde ipe sapa gelmez caz müzikleri dinleyen, dini ve milli kültürden, örften uzak banâl müziklerin müptelâsı olmadılar mı? Televizyonlarda vücudunun her tarafını iğrenç dövmelerle perişan etmiş pop müziği icra eden şarkıcıyı deliler gibi kafalarını sallayarak izleyen türbanlı kızlarımızın durumu içimi acıtıyor. Bunlara mekteb-i edep denilen kendi öz mûsikîmizi verseydik, ecdadın tarihini anlatabilseydik, dünyada çağ kapayıp çağ açan nesilleri doğuranların çok iyi yetişmiş kadınlar olduğu şuurunu verebilseydik böyle mi olurdu?

    Hulâsa; Kadın nasıl uzmanlık isteyen doktorluk gibi,tıp okuyup doktor olabiliyorsa, Konservatuar okuyup varsa Tezgah-ı Hassadan kabiliyeti sanatçı olabiliyorsa,,hendese okyup mühendis olabiliyorsa ilahiyat okuyup müftü de olabilir..Bir ilahiyatçı erkek, ilahiyat fakültesini okuduktan sonra İslam Dini İlimleri ilgili olarak uzman olmak için de iki buçuk yıl ihtisas eğitim merkezi (Haseki) okuyor ve onlarca sınavdan geçiyor,, üstüne üstlük görevde yükselme sınavlarında da canı çıkıyor ve başarıyor müftü olarak atanıyor. Burada berbat olan taraf,.bir bayanı sırf ilahiyat fakültesini bitirdiği ve de bayan olduğu için müftü yapmalarıdır.Madem kadın erkek eşitiz, benim geçtiğim her zorluğu hanım kardeşim de çalışıp geçecek ve müftü olacak.Hiç unutmam bir Kuran Kursu Öğreticisini, önce müftü yardımcısı yaptılar, sonra da daire başkanı yaptılar.İşte kul hakkı denilen taraf budur.Birilerinin anası dini ağlayacak birileri de bedavadan hak etmedikleri yerlere muhtelif iltimaslarla gelebilecek.İşte,, Kadının müftü olması caizdir ama bu şekilde olması caiz değildir,Haramdır.Böyle bir makamsal ve de uzmanlık isteyen mevkiye gelinecekse aynı şartlarla gelinecek. Ahir zamanda dürüstlük en büyük değer olacak, liyakatsiz insanlar köşeleri kapacak demiş, Kainatın Efendisi….Pek doğru söylemiş Kurban olurum Onu Yaradana…

    Kadının müftü olması caizdir. İslam Aleminin en büyük kadın müftüsü Hz Ayşe’dir. Uygulama noktası ise onu zaman gösterir….

    Adnan Zeki BIYIK
    Çorum Ortaköy Müftüsü






+ Yorum Gönder