Konusunu Oylayın.: Mevlevilik nedir kısaca özeti

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 22 kişi
Mevlevilik nedir kısaca özeti
  1. 10.Şubat.2013, 20:07
    1
    Misafir

    Mevlevilik nedir kısaca özeti






    Mevlevilik nedir kısaca özeti Mumsema Mevlevilik nedir Mevlevilik hakkında kısaca özeti lazım yardımcı olur musunuz


  2. 10.Şubat.2013, 20:07
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 30.Aralık.2015, 01:26
    2
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Mevlevilik nedir kısaca özeti




    MEVLEVİLİK-MEVLEVİYYE

    (مولويّه)

    Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye (ö. 672/1273) nisbet edilen tarikat.

    Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Mevlevî silsilenâmesinde tarikatın pîri olarak sayılmaktadır. Eflâkî, Mevlevîliğin ilk kaynaklarından Menâķıbü’l-Ǿârifîn’de Mevlânâ’nın tarikat silsilesini Burhâneddin Muhakkık-ı Tirmizî, babası Bahâeddin Veled, Şemsüleimme es-Serahsî, dedesi Hatîb-i Belhî, Ahmed el-Gazzâlî, Ebû Bekir en-Nessâc, Muhammed ez-Zeccâc, Cüneyd-i Bağdâdî, Serî es-Sakatî, Ma‘rûf-i Kerhî, Dâvûd et-Tâî, Habîb el-Acemî, Hasan-ı Basrî vasıtasıyla Hz. Ali’ye ulaştırır (II, 998); Mevlânâ’dan sonra da silsileyi Şems-i Tebrîzî ile sürdürüp onun Sultan Veled’e, Sultan Veled ile Hüsâmeddin Çelebi’nin Ulu Ârif Çelebi’ye, Ulu Ârif Çelebi’nin Şemseddin Emîr Âbid, Selâhaddin Zâhid ve Hüsâmeddin Vâcid çelebilere, Emîr Âbid Çelebi’nin Emîr Âdil Çelebi’ye telkin ettiğini söyleyerek kendi dönemine kadar getirir (a.g.e., II, 999).

    Mevlevîlik başlangıçta Anadolu’daki diğer tasavvuf akımları gibi âdâb ve erkânı belirlenmiş ve tekke düzeni kurulmuş klasik bir tarikat niteliğinde değildi. İbn Battûta, ilk dönem sûfîlerine nisbet edilen Cüneydiyye, Harrâziyye gibi tarikatın müesseseleşmesinden önce adları “Mevlânâî” olan bazı zümrelerden bahsetmektedir. Mevlânâ’nın ders verdiği medresenin yanına bazı binalar yaptıran Hârizmli Emîr Tâceddin Mu‘tezz-i Horasânî, ona bir de âşıklar yurdu (dârü’l-uşşâk) kurmak istemiş, fakat Mevlânâ bu teklifi ve gönderdiği 3000 altını geri çevirip “Biz şu atlas kubbenin altında ev kurmayız” matla‘lı gazelini söylemişti. Ancak onun daha sonra Sultan Veled’in ısrarı üzerine medresenin yanına yoksullar için birkaç odanın inşasına razı olduğu bilinmektedir. Bu dönemde medresenin toplantı odası (cemaathâne) bazan misafirlerin kaldığı bir ev olarak da kullanıldığına göre Mevlânâ’nın oturduğu medresenin henüz sağlığında iken küçük bir tekke mahiyeti taşıdığı söylenebilir.


  4. 30.Aralık.2015, 01:26
    2
    Üye



    MEVLEVİLİK-MEVLEVİYYE

    (مولويّه)

    Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye (ö. 672/1273) nisbet edilen tarikat.

    Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Mevlevî silsilenâmesinde tarikatın pîri olarak sayılmaktadır. Eflâkî, Mevlevîliğin ilk kaynaklarından Menâķıbü’l-Ǿârifîn’de Mevlânâ’nın tarikat silsilesini Burhâneddin Muhakkık-ı Tirmizî, babası Bahâeddin Veled, Şemsüleimme es-Serahsî, dedesi Hatîb-i Belhî, Ahmed el-Gazzâlî, Ebû Bekir en-Nessâc, Muhammed ez-Zeccâc, Cüneyd-i Bağdâdî, Serî es-Sakatî, Ma‘rûf-i Kerhî, Dâvûd et-Tâî, Habîb el-Acemî, Hasan-ı Basrî vasıtasıyla Hz. Ali’ye ulaştırır (II, 998); Mevlânâ’dan sonra da silsileyi Şems-i Tebrîzî ile sürdürüp onun Sultan Veled’e, Sultan Veled ile Hüsâmeddin Çelebi’nin Ulu Ârif Çelebi’ye, Ulu Ârif Çelebi’nin Şemseddin Emîr Âbid, Selâhaddin Zâhid ve Hüsâmeddin Vâcid çelebilere, Emîr Âbid Çelebi’nin Emîr Âdil Çelebi’ye telkin ettiğini söyleyerek kendi dönemine kadar getirir (a.g.e., II, 999).

    Mevlevîlik başlangıçta Anadolu’daki diğer tasavvuf akımları gibi âdâb ve erkânı belirlenmiş ve tekke düzeni kurulmuş klasik bir tarikat niteliğinde değildi. İbn Battûta, ilk dönem sûfîlerine nisbet edilen Cüneydiyye, Harrâziyye gibi tarikatın müesseseleşmesinden önce adları “Mevlânâî” olan bazı zümrelerden bahsetmektedir. Mevlânâ’nın ders verdiği medresenin yanına bazı binalar yaptıran Hârizmli Emîr Tâceddin Mu‘tezz-i Horasânî, ona bir de âşıklar yurdu (dârü’l-uşşâk) kurmak istemiş, fakat Mevlânâ bu teklifi ve gönderdiği 3000 altını geri çevirip “Biz şu atlas kubbenin altında ev kurmayız” matla‘lı gazelini söylemişti. Ancak onun daha sonra Sultan Veled’in ısrarı üzerine medresenin yanına yoksullar için birkaç odanın inşasına razı olduğu bilinmektedir. Bu dönemde medresenin toplantı odası (cemaathâne) bazan misafirlerin kaldığı bir ev olarak da kullanıldığına göre Mevlânâ’nın oturduğu medresenin henüz sağlığında iken küçük bir tekke mahiyeti taşıdığı söylenebilir.





+ Yorum Gönder