Konusunu Oylayın.: O zaman taraftarlarını çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız (Alak, 15-18) ayeti insan sözüne benz

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
O zaman taraftarlarını çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız (Alak, 15-18) ayeti insan sözüne benz
  1. 10.Şubat.2013, 13:37
    1
    Misafir

    O zaman taraftarlarını çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız (Alak, 15-18) ayeti insan sözüne benz






    O zaman taraftarlarını çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız (Alak, 15-18) ayeti insan sözüne benz Mumsema O zaman taraftarlarını çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız (Alak, 15-18) ayeti insan sözüne benziyor?




  2. 10.Şubat.2013, 13:37
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 10.Şubat.2013, 21:13
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: O zaman taraftarlarını çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız (Alak, 15-18) ayeti insan sözü




    Alak, 15-18. And olsun ki onu perçeminden, yalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz. O zaman taraftarlarını çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız. Ayet, Ebu Cehil için söylenmiş. Güçsüz bir insanın “Allah benden yana” demesine benziyor. Yani insan sözü.



    Kur’an insanlara hitap etmek üzere indirilmiş bir semavi kitaptır. Bu sebeple, insanların konuşma sitiline benzer bir üslubu kullanması belagatin gereğidir. Kullanılan üslup, bir yandan Kur’an’ın semavi kimliğini gösteren harika bir yöne sahip olması yanında, insanların kullandığı üslubu da takip etmesi bu sırr-ı belagatten ileri geliyor.

    Bu nedenle de söz konusu ayetlerde müşriklerin kullandığı ifadeye bir karşılık olduğu için aynı temayı işleyen bu ifade kullanılmıştır. Nitekim tefsir kaynaklarının verdiği bilgiye göre, bir gün Ebu Cehil, Mescid-i haram’da namaz kılan Hz. Peygamberin yanına gelip onun namaz kılmasına engel olmaya çalışmıştır. Hz. Peygamber de -ahiretteki azabını kast ederek- ileride bunun hesabını ağır ödeyeceğini belirtmiş; bunun üzerine Ebu Cehil, “Şimdi sen beni mi, yani bu memlekette çocukları, aşireti, yandaşları en fazla olan birini mi tehdit ediyorsun..!” diye çıkışmıştır. Bunun üzerine Alak suresinin bundan önceki ayetlerinde namaza engel olması konusu işlenmiş ve onun bu pervasız tavrı karşısında da -Alak suresinin 15-18. ayetlerinde geçtiği üzere- şu ifadelerle tehdit edilmiştir:

    “Hayır! Hayır! Olmaz böyle şey! Eğer bu tutumundan vazgeçmezse, onu perçeminden tutup cehenneme sürükleriz. Evet, o yalancı ve suçlu perçeminden tutup sürükleriz. İstediği kadar grubunu/adamlarını yardıma çağırsın! Biz de Zebanîleri çağırırız!” (bk. Taberi, Zemahşeri, Beyzavi, Nesefi, Razi, ilgili ayetin tefsiri).

    Bu kadar beliğ, bu kadar olayın durumuna uygun bir ifadeden Kur’an’ın semavi kimliğini anlamak ve onun bu belagatine karşı hayranlık secdesini yapmak gerekirken, bunu Kur’an’ın aleyhinde kullanmak, gerçekten akıl feleğinin ön yargı yörüngesinde tersine döndüğünü gösterir.

    Doğrusu isterseniz, -Allah’ın sonsuz ilim ve hikmetiyle tanzim ettiği imtihan şekli değil-, sorudaki mantık enstrümanı, analitik düşünce argümanı bize garip hem de pek garip geliyor.

    İlave bilgi için tıklayınız:

    Alak suresi 15 ve 16. ayetlerde geçen nasiye/perçemle ilgili bir mucize olabilir mi? Hareketlerimizi beyin bölümünden yönlendirdiğimiz, ayetin de buna işaret ettiği doğru olabilir mi?

    "Hayır; eğer o, (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursa, andolsun, onu perçeminden tutup sürükleyeceğiz; o yalancı, günahkar olan alnından." (Alak, 15-16) ayetleri kimin hakkında indirilmiştir?
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  4. 10.Şubat.2013, 21:13
    2
    Administrator



    Alak, 15-18. And olsun ki onu perçeminden, yalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz. O zaman taraftarlarını çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız. Ayet, Ebu Cehil için söylenmiş. Güçsüz bir insanın “Allah benden yana” demesine benziyor. Yani insan sözü.



    Kur’an insanlara hitap etmek üzere indirilmiş bir semavi kitaptır. Bu sebeple, insanların konuşma sitiline benzer bir üslubu kullanması belagatin gereğidir. Kullanılan üslup, bir yandan Kur’an’ın semavi kimliğini gösteren harika bir yöne sahip olması yanında, insanların kullandığı üslubu da takip etmesi bu sırr-ı belagatten ileri geliyor.

    Bu nedenle de söz konusu ayetlerde müşriklerin kullandığı ifadeye bir karşılık olduğu için aynı temayı işleyen bu ifade kullanılmıştır. Nitekim tefsir kaynaklarının verdiği bilgiye göre, bir gün Ebu Cehil, Mescid-i haram’da namaz kılan Hz. Peygamberin yanına gelip onun namaz kılmasına engel olmaya çalışmıştır. Hz. Peygamber de -ahiretteki azabını kast ederek- ileride bunun hesabını ağır ödeyeceğini belirtmiş; bunun üzerine Ebu Cehil, “Şimdi sen beni mi, yani bu memlekette çocukları, aşireti, yandaşları en fazla olan birini mi tehdit ediyorsun..!” diye çıkışmıştır. Bunun üzerine Alak suresinin bundan önceki ayetlerinde namaza engel olması konusu işlenmiş ve onun bu pervasız tavrı karşısında da -Alak suresinin 15-18. ayetlerinde geçtiği üzere- şu ifadelerle tehdit edilmiştir:

    “Hayır! Hayır! Olmaz böyle şey! Eğer bu tutumundan vazgeçmezse, onu perçeminden tutup cehenneme sürükleriz. Evet, o yalancı ve suçlu perçeminden tutup sürükleriz. İstediği kadar grubunu/adamlarını yardıma çağırsın! Biz de Zebanîleri çağırırız!” (bk. Taberi, Zemahşeri, Beyzavi, Nesefi, Razi, ilgili ayetin tefsiri).

    Bu kadar beliğ, bu kadar olayın durumuna uygun bir ifadeden Kur’an’ın semavi kimliğini anlamak ve onun bu belagatine karşı hayranlık secdesini yapmak gerekirken, bunu Kur’an’ın aleyhinde kullanmak, gerçekten akıl feleğinin ön yargı yörüngesinde tersine döndüğünü gösterir.

    Doğrusu isterseniz, -Allah’ın sonsuz ilim ve hikmetiyle tanzim ettiği imtihan şekli değil-, sorudaki mantık enstrümanı, analitik düşünce argümanı bize garip hem de pek garip geliyor.

    İlave bilgi için tıklayınız:

    Alak suresi 15 ve 16. ayetlerde geçen nasiye/perçemle ilgili bir mucize olabilir mi? Hareketlerimizi beyin bölümünden yönlendirdiğimiz, ayetin de buna işaret ettiği doğru olabilir mi?

    "Hayır; eğer o, (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursa, andolsun, onu perçeminden tutup sürükleyeceğiz; o yalancı, günahkar olan alnından." (Alak, 15-16) ayetleri kimin hakkında indirilmiştir?
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder