Konusunu Oylayın.: Allah hiç bir şeye muhtaç değilse, Allah'ın yardımcıları olun ve ganimetin beşte biri Allah’ındır

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Allah hiç bir şeye muhtaç değilse, Allah'ın yardımcıları olun ve ganimetin beşte biri Allah’ındır
  1. 09.Şubat.2013, 16:23
    1
    Misafir

    Allah hiç bir şeye muhtaç değilse, Allah'ın yardımcıları olun ve ganimetin beşte biri Allah’ındır






    Allah hiç bir şeye muhtaç değilse, Allah'ın yardımcıları olun ve ganimetin beşte biri Allah’ındır Mumsema Allah hiç bir şeye muhtaç değilse, Allah'ın yardımcıları olun ve ganimetin beşte biri Allah’ındır, ayetlerini nasıl açıklarsınız?


  2. 09.Şubat.2013, 17:14
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,654
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Allah hiç bir şeye muhtaç değilse, Allah'ın yardımcıları olun ve ganimetin beşte biri Allah’ı




    Allah hiç bir şeye muhtaç değildir. Peki Saff suresi 14. ayetteki: Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun.'' ayetini açıklar mısınız? Enfal Suresi 41.ayete göre ganimetin 5'te birinin Allah'a ait olması ne demektir?


    Evet Allah hiç bir şeye muhtaç değildir.

    İhlas suresinde yer alan Allah’ın “Samed” ismi bu manaya gelir.

    “Muhakkak ki Allah bütün âlemlerden müstağnidir” (Ali İmran, 3/97) mealindeki ayet ve benzerlerinde bu gerçeğe vurgu yapılmıştır.

    Bu günkü müspet ilmin vardığı sonuçta da -semavi dinlerin dediği gibi- Kâinatın sonradan yaratılmış olması, Allah’ın varlığının zorunluluğunu gerektirdiği gibi, her şeyin ona muhtaç olduğunu ve onun hiç bir şeye muhtaç olmadığının da açık göstergesidir.

    - Saf suresindeki 14. ayetin ilgili cümlesinin meali şöyledir: “Ey iman edenler! Siz Allah’ın (Allah’ın dininin) yardımcıları olun!”.

    Bu ifadenin manası “Allah tarafında olunuz, O’nun dinine yardım ediniz” şeklindedir. Bu ayetin bu manaya geldiği hususunda bütün tefsir alimleri ittifak halindedir. Onlarca defa Kur’an’da kendisinin sonsuz ilim ve kudret sahibi olduğunu bildirdiği halde, kalkıp da burada bazı insanların yardımına muhtaç olduğunu söylemesi onun sonsuz ilmiyle de bağdaşmaz. Zaten böyle bir çelişkinin olabileceğine ihtimal bile vermeyen alimler, hepsi bir ağızdan Kur’an’da “Allah’a yardım” manasına gelen ifadelerin “Allah’ın dinine yardım” manasına geldiğini belirtmişlerdir.

    Arapça’da böyle bazı muzaf kelimelerin açıkça belirtilmeyip hazfedilmesinin önemli bir kural olduğu bilinmektedir.

    Nitekim Muhammed suresinin 7. ayetinde de benzer bir ifade şöyle kullanılmıştır: “Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a (Allah’ın dinine) destek olursanız, O da size yardım eder ve savaşta ayaklarınızı kaydırmaz.”

    Genel olarak meallerde de bu husus -bizim de yaptığımız gibi- parantez içerisinde belirtilmiştir. Çünkü aksini düşünmek akla ziyandır. Zira “Allah’a nasıl yardım ederler? Onun -haşa- hangi ihtiyacını, hangi sıkıntısını giderirler?” gibi sorular daima havada kalmaya mahkumdur.

    - Enfal suresinin 41. ayetinde yer alan “Bir de malumunuz olsun ki savaşta elde ettiğiniz ganimetin beşte biri Allah’ındır” mealindeki ifadenin zahirine bakarak konuyu algılamaya çalışmak, Allah’ı tanımamak anlamına gelir. Yani her şeyi yaratan Allah’ın insanların savaşta kazandığı ganimetlerin beşte birine muhtaç olduğunu düşünmek, gerçekten bir mantık erozyonunun ürünü olarak izah edilebilir.

    Bunun doğru algısı şudur: Ganimetler savaşçılara taksim edilirken, “beşte biri” oranındaki gelirler, diğer muhtaç vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak ve devletin adil bir paylaşımın tahakkuku adına, tüzel kişiliği itibariyle alıp kullanması gereken bir payın adıdır. Devletin muhtaç olduğu alanlarda kullanılmak üzere ayrılması gereken bir sosyal fon mahiyetindedir.

    Kur’an’da, bu ekonomik bütçenin Allah’a izafe edilmesi, İslam devletinin asıl hâkimi ve hamisi olan Allah adına kullanılmasının gereğine bir vurgudur.

    Evet, ayette Allah’a ait olduğu bildirilen ganimetin beşte birinin gerçek taksimatın sahipleri: Peygamber, ona yakınlığı olanlar, yetimler, miskinler (yani yoksullar) ve yolda kalmış yolculardır.

    Buna göre, ilk önce ganimetin beşte birini Allah için ayırmak, onu da beş hisseye ayırıp, bu ayette açıklandığı gibi, adı geçen bu beş gruba taksim etmek gerekir. Yani Allah, kendi hakkı olarak zikrettiği beşte biri, yine beşe ayırıp önce Resulullah'a, sonra da sırasıyla zikredilen bu insanlara verilmesini emreder. Yoksa Allah’ın -haşa- kendisi için istediği bir şey yoktur. Bu konuda bütün tefsirlere bakılabilir. (Örnek olarak bk. Taberi, Zemahşeri, Maverdi, Razi, Nesefi, Beyzavi, İbn Kesir, Ebus-Suud, Alusi, Şevkani, bn Aşur, ilgili ayetin tefsiri)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  3. 09.Şubat.2013, 17:14
    2
    Moderatör



    Allah hiç bir şeye muhtaç değildir. Peki Saff suresi 14. ayetteki: Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun.'' ayetini açıklar mısınız? Enfal Suresi 41.ayete göre ganimetin 5'te birinin Allah'a ait olması ne demektir?


    Evet Allah hiç bir şeye muhtaç değildir.

    İhlas suresinde yer alan Allah’ın “Samed” ismi bu manaya gelir.

    “Muhakkak ki Allah bütün âlemlerden müstağnidir” (Ali İmran, 3/97) mealindeki ayet ve benzerlerinde bu gerçeğe vurgu yapılmıştır.

    Bu günkü müspet ilmin vardığı sonuçta da -semavi dinlerin dediği gibi- Kâinatın sonradan yaratılmış olması, Allah’ın varlığının zorunluluğunu gerektirdiği gibi, her şeyin ona muhtaç olduğunu ve onun hiç bir şeye muhtaç olmadığının da açık göstergesidir.

    - Saf suresindeki 14. ayetin ilgili cümlesinin meali şöyledir: “Ey iman edenler! Siz Allah’ın (Allah’ın dininin) yardımcıları olun!”.

    Bu ifadenin manası “Allah tarafında olunuz, O’nun dinine yardım ediniz” şeklindedir. Bu ayetin bu manaya geldiği hususunda bütün tefsir alimleri ittifak halindedir. Onlarca defa Kur’an’da kendisinin sonsuz ilim ve kudret sahibi olduğunu bildirdiği halde, kalkıp da burada bazı insanların yardımına muhtaç olduğunu söylemesi onun sonsuz ilmiyle de bağdaşmaz. Zaten böyle bir çelişkinin olabileceğine ihtimal bile vermeyen alimler, hepsi bir ağızdan Kur’an’da “Allah’a yardım” manasına gelen ifadelerin “Allah’ın dinine yardım” manasına geldiğini belirtmişlerdir.

    Arapça’da böyle bazı muzaf kelimelerin açıkça belirtilmeyip hazfedilmesinin önemli bir kural olduğu bilinmektedir.

    Nitekim Muhammed suresinin 7. ayetinde de benzer bir ifade şöyle kullanılmıştır: “Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a (Allah’ın dinine) destek olursanız, O da size yardım eder ve savaşta ayaklarınızı kaydırmaz.”

    Genel olarak meallerde de bu husus -bizim de yaptığımız gibi- parantez içerisinde belirtilmiştir. Çünkü aksini düşünmek akla ziyandır. Zira “Allah’a nasıl yardım ederler? Onun -haşa- hangi ihtiyacını, hangi sıkıntısını giderirler?” gibi sorular daima havada kalmaya mahkumdur.

    - Enfal suresinin 41. ayetinde yer alan “Bir de malumunuz olsun ki savaşta elde ettiğiniz ganimetin beşte biri Allah’ındır” mealindeki ifadenin zahirine bakarak konuyu algılamaya çalışmak, Allah’ı tanımamak anlamına gelir. Yani her şeyi yaratan Allah’ın insanların savaşta kazandığı ganimetlerin beşte birine muhtaç olduğunu düşünmek, gerçekten bir mantık erozyonunun ürünü olarak izah edilebilir.

    Bunun doğru algısı şudur: Ganimetler savaşçılara taksim edilirken, “beşte biri” oranındaki gelirler, diğer muhtaç vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak ve devletin adil bir paylaşımın tahakkuku adına, tüzel kişiliği itibariyle alıp kullanması gereken bir payın adıdır. Devletin muhtaç olduğu alanlarda kullanılmak üzere ayrılması gereken bir sosyal fon mahiyetindedir.

    Kur’an’da, bu ekonomik bütçenin Allah’a izafe edilmesi, İslam devletinin asıl hâkimi ve hamisi olan Allah adına kullanılmasının gereğine bir vurgudur.

    Evet, ayette Allah’a ait olduğu bildirilen ganimetin beşte birinin gerçek taksimatın sahipleri: Peygamber, ona yakınlığı olanlar, yetimler, miskinler (yani yoksullar) ve yolda kalmış yolculardır.

    Buna göre, ilk önce ganimetin beşte birini Allah için ayırmak, onu da beş hisseye ayırıp, bu ayette açıklandığı gibi, adı geçen bu beş gruba taksim etmek gerekir. Yani Allah, kendi hakkı olarak zikrettiği beşte biri, yine beşe ayırıp önce Resulullah'a, sonra da sırasıyla zikredilen bu insanlara verilmesini emreder. Yoksa Allah’ın -haşa- kendisi için istediği bir şey yoktur. Bu konuda bütün tefsirlere bakılabilir. (Örnek olarak bk. Taberi, Zemahşeri, Maverdi, Razi, Nesefi, Beyzavi, İbn Kesir, Ebus-Suud, Alusi, Şevkani, bn Aşur, ilgili ayetin tefsiri)

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  4. 10.Şubat.2013, 00:51
    3
    ELHAMDULİLLAH
    İnşaAllah Devamlı Üye.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Eylül.2012
    Üye No: 97696
    Mesaj Sayısı: 454
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Allah hiç bir şeye muhtaç değilse, Allah'ın yardımcıları olun ve ganimetin beşte biri Allah’ı

    Ey İman edenler, ALLAHIN YARDIMI'na ulaşanlar gibi olunuz.....

    Meryem Oğlu İsa(A.S.) da havarilerine sormuştu, Allahu Taala'nın dinini yaymada bana yardımcı olacakmısınız, Onlarda Allahın dinini yaymada Meryem Oğlu İsa(A.S.)'a yardımcı olacaklarını söylediler. İsrail oğullarından bir zümre inandı, bir zümre inkar etti. Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik, onlar üstün geldiler.

    Demekki Allahu Taala'nın yardımına ulaşmanın yolu, Allahu Taala'nın hak olarak gönderdiği dinine ve Peygamber(A.S.)'mına iman edip, Yardımı sadece Allahu Taaladan beklemektir. O, Mutlak Galip ve Hüküm Sahibidir. O, Hüküm ve Hikmet sahibidir.

    Saffat Suresi:

    Ömer Nasuhi Bilmen : (170-171) Fakat şimdi O'nu inkar ettiler. Artık ileride bileceklerdir. Celâlim hakkı için (peygamber) gönderilmiş kullarım için Bizim bir sözümüz geçmiştir.

    Saffat Suresi: 172

    Diyanet İşleri : “Onlara mutlaka yardım edilecektir.”

    Saffat Suresi: 173

    Diyanet İşleri : “Şüphesiz ordularımız galip gelecektir.”


    Ne Allahu Taala'ya nede Dinine yardım etmek İNSAN'ın gücü dahilinde değildir. Ancak Allahu Taala'nın Rızası'nı ummak ve O Rıza-i İlahi'ye kavuşmak adına Allahu Taala'dan zahirin dışında manende yardım beklemek. MÜMİN'in ŞİARINDAN'dır.


  5. 10.Şubat.2013, 00:51
    3
    İnşaAllah Devamlı Üye.
    Ey İman edenler, ALLAHIN YARDIMI'na ulaşanlar gibi olunuz.....

    Meryem Oğlu İsa(A.S.) da havarilerine sormuştu, Allahu Taala'nın dinini yaymada bana yardımcı olacakmısınız, Onlarda Allahın dinini yaymada Meryem Oğlu İsa(A.S.)'a yardımcı olacaklarını söylediler. İsrail oğullarından bir zümre inandı, bir zümre inkar etti. Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik, onlar üstün geldiler.

    Demekki Allahu Taala'nın yardımına ulaşmanın yolu, Allahu Taala'nın hak olarak gönderdiği dinine ve Peygamber(A.S.)'mına iman edip, Yardımı sadece Allahu Taaladan beklemektir. O, Mutlak Galip ve Hüküm Sahibidir. O, Hüküm ve Hikmet sahibidir.

    Saffat Suresi:

    Ömer Nasuhi Bilmen : (170-171) Fakat şimdi O'nu inkar ettiler. Artık ileride bileceklerdir. Celâlim hakkı için (peygamber) gönderilmiş kullarım için Bizim bir sözümüz geçmiştir.

    Saffat Suresi: 172

    Diyanet İşleri : “Onlara mutlaka yardım edilecektir.”

    Saffat Suresi: 173

    Diyanet İşleri : “Şüphesiz ordularımız galip gelecektir.”


    Ne Allahu Taala'ya nede Dinine yardım etmek İNSAN'ın gücü dahilinde değildir. Ancak Allahu Taala'nın Rızası'nı ummak ve O Rıza-i İlahi'ye kavuşmak adına Allahu Taala'dan zahirin dışında manende yardım beklemek. MÜMİN'in ŞİARINDAN'dır.





+ Yorum Gönder