Konusunu Oylayın.: Meleğin hızının ışık hızından az olması nasıl açıklanabilir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Meleğin hızının ışık hızından az olması nasıl açıklanabilir?
  1. 09.Şubat.2013, 14:28
    1
    Misafir

    Meleğin hızının ışık hızından az olması nasıl açıklanabilir?

  2. 09.Şubat.2013, 15:24
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Meleğin hızının ışık hızından az olması nasıl açıklanabilir?




    Mearic Suresinin 4. ayetinde meleğin hızı açıklanmıştır. Miktarı 50. bin yıl olan mesafeye bir günde gidileceği izah edilmiştir. Oysaki bazı inkarcılar ışık hızına göre az olduğu için bu ayeti ele alarak inkarlarını dile getirip bir çok insanı saptırıyorlar. Bu hakir ve müstekbir inkarcılara karşı özü sözü yerinde olan cevap nedir?

    Önce inkârcıların her hezeyanına bir söz yetiştirmek gibi bir zorunluluğumuz olmadığına kanaat getirmeliyiz. Bizim görevimiz, ilgili konulara cevap vermektir. İnkar etmek veya iman etmek ise her insanın kendi iradesine bırakılmıştır: “De ki: İşte Rabbiniz tarafından gelen gerçek. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” (Kehf, 18/29)

    Melekler nurani varlıklar olduğu için, insanların binlerce yılda gidemeyeceği yerlere ve makamlara bir anda giderler. Buradaki “bir gün” ifadesi de zihinlerin kavramaları için seçilmiş bir sözcük olabilir. Yani “bir gün” bir an manasına da gelebilir. Nitekim, Rahman suresinde yer alan “O her gün ayrı bir yaratıştadır” (55/29) mealindeki ayette geçen “her gün”, “her vakit” olarak açıklanmıştır. (bk. Razî, Bedavî, İbn Kesir, ilgili ayetin tefsiri)

    Meleklerin hızını da ışığın hızını da yaratan Allah’tır. Cansız ve şuursuz bir varlık olan ışık büyük bir hıza sahip olduğu gibi, canlı ve şuurlu varlıklar olan melekler de büyük bir hıza sahiptir. Bu iki hız da yaratıcının sonsuz kudretini göstermektedir.

    Meleklerin hızı ile ışığın hızını yarıştırma konusu, ta baştan küfür ve inkar kokuyor. Çünkü bu tezin sahipleri, “Işığı yaratan başka bir ilahtır. Melekleri yaratan başka bir ilahtır. Kur’an’da Allah’ın işaret ettiği meleklerin hızını, Allah tarafından yaratılmayan ışığın hızına yetişemiyorsa, bu durum Allah’ın kudretinin azlığına işarettir” demek istiyorlar. Bu sebeple, bunlar başta Allah’a inanmıyorlar, Kur’an’a inanmıyorlar. Allah’ın varlığını ve Kur’an’ın Allah’ın sözü olduğunu ispat etmenin yolu melek hızı ile ışık hızının karşılaştırılması değildir. Sitemizde bunların delilleri pek çoktur, bakılabilir.

    Maaric suresinin 4. ayetinde yer alan husus, meleklerin hızını ölçmeye yönelik bir ifade tarzı değildir. Bu surenin baş tarafında yer alan inkârcıların ifadelerinin birer hezeyan-ı küfri olduğunu göstermek ve Allah’ın kudretinin kıyameti koparmaya ve yeniden insanları diriltmeye yeteceğine bir misal olarak zikredilmiştir. Nitekim inkârcılar şöyle demişler:

    “Biri çıkıp gelecek azabı sordu. O azap ki onu, kâfirlerden uzaklaştıracak hiçbir kuvvet yoktur. Çünkü bu azap, (yerden göğe; ferşten arşa; en küçük bir zerreden en büyük galaksiye; iğneden ipliğe; maddi-manevi nimetlerin ve yaratılışın bütün Maaricinde/ bütün basamaklarındaki her şeyin yegâne sahibi olan) yüceler yücesi Allah’tan gelecektir.” (Maaric, 1-3)

    Bu inkârcılar şöyle demişlerdi: “Hani bir zaman da onlar: “Ya Rabbî, eğer bu Kur’ân senin tarafından gelmiş hak bir kitap ise hemen üzerimize gökten taş yağdır yahut bize acı bir azap ver!” demişlerdi.” (Enfal, 8/32) Ve bunu söylerken Kur’an ve peygamberle alay ediyorlardı.

    Allah, kudretinin her şeyin üstesinden geleceğine işaret etmek üzere, yerküresinin en aşağı bir noktasından göklerin en yüksek bir noktasına kadar -adeta sonsuz bir coğrafyada- yer alan evrenin bütün derecelerinde, bütün katmanlarında, bütün merkezlerinde, bütün noktalarında kudretinin hakim olduğunu “Zil-maaric= maaric sahibi“ sözcüğüyle ifade ettikten sonra, birer memuru olan “Melekler ve Rûh, O’nun Arş’ına; miktarı elli bin sene olan bir günde yükselirler” (Maaric, 4) ifadesiyle sonsuz ilim, kudret, hikmet sahibi olduğuna ve sözünün her yerde geçerli olduğuna, en güçlü meleklerin bile onun bir dediğini iki etmediklerine vurgu yapılmıştır.

    İlave bilgi için tıklayınız:

    Bir ayette "Bizim bir günümüz sizin bin yılınıza" (Hac 47/Secde 5), başka bir ayette de "Bizim bir günümüz sizin elli bin yılınıza denktir." (Mearic 4), buyrulmaktadır. Bu zaman farkını açıklar mısınız? O'na yükselmek ne demektir?

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  3. 09.Şubat.2013, 15:24
    2
    Moderatör



    Mearic Suresinin 4. ayetinde meleğin hızı açıklanmıştır. Miktarı 50. bin yıl olan mesafeye bir günde gidileceği izah edilmiştir. Oysaki bazı inkarcılar ışık hızına göre az olduğu için bu ayeti ele alarak inkarlarını dile getirip bir çok insanı saptırıyorlar. Bu hakir ve müstekbir inkarcılara karşı özü sözü yerinde olan cevap nedir?

    Önce inkârcıların her hezeyanına bir söz yetiştirmek gibi bir zorunluluğumuz olmadığına kanaat getirmeliyiz. Bizim görevimiz, ilgili konulara cevap vermektir. İnkar etmek veya iman etmek ise her insanın kendi iradesine bırakılmıştır: “De ki: İşte Rabbiniz tarafından gelen gerçek. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” (Kehf, 18/29)

    Melekler nurani varlıklar olduğu için, insanların binlerce yılda gidemeyeceği yerlere ve makamlara bir anda giderler. Buradaki “bir gün” ifadesi de zihinlerin kavramaları için seçilmiş bir sözcük olabilir. Yani “bir gün” bir an manasına da gelebilir. Nitekim, Rahman suresinde yer alan “O her gün ayrı bir yaratıştadır” (55/29) mealindeki ayette geçen “her gün”, “her vakit” olarak açıklanmıştır. (bk. Razî, Bedavî, İbn Kesir, ilgili ayetin tefsiri)

    Meleklerin hızını da ışığın hızını da yaratan Allah’tır. Cansız ve şuursuz bir varlık olan ışık büyük bir hıza sahip olduğu gibi, canlı ve şuurlu varlıklar olan melekler de büyük bir hıza sahiptir. Bu iki hız da yaratıcının sonsuz kudretini göstermektedir.

    Meleklerin hızı ile ışığın hızını yarıştırma konusu, ta baştan küfür ve inkar kokuyor. Çünkü bu tezin sahipleri, “Işığı yaratan başka bir ilahtır. Melekleri yaratan başka bir ilahtır. Kur’an’da Allah’ın işaret ettiği meleklerin hızını, Allah tarafından yaratılmayan ışığın hızına yetişemiyorsa, bu durum Allah’ın kudretinin azlığına işarettir” demek istiyorlar. Bu sebeple, bunlar başta Allah’a inanmıyorlar, Kur’an’a inanmıyorlar. Allah’ın varlığını ve Kur’an’ın Allah’ın sözü olduğunu ispat etmenin yolu melek hızı ile ışık hızının karşılaştırılması değildir. Sitemizde bunların delilleri pek çoktur, bakılabilir.

    Maaric suresinin 4. ayetinde yer alan husus, meleklerin hızını ölçmeye yönelik bir ifade tarzı değildir. Bu surenin baş tarafında yer alan inkârcıların ifadelerinin birer hezeyan-ı küfri olduğunu göstermek ve Allah’ın kudretinin kıyameti koparmaya ve yeniden insanları diriltmeye yeteceğine bir misal olarak zikredilmiştir. Nitekim inkârcılar şöyle demişler:

    “Biri çıkıp gelecek azabı sordu. O azap ki onu, kâfirlerden uzaklaştıracak hiçbir kuvvet yoktur. Çünkü bu azap, (yerden göğe; ferşten arşa; en küçük bir zerreden en büyük galaksiye; iğneden ipliğe; maddi-manevi nimetlerin ve yaratılışın bütün Maaricinde/ bütün basamaklarındaki her şeyin yegâne sahibi olan) yüceler yücesi Allah’tan gelecektir.” (Maaric, 1-3)

    Bu inkârcılar şöyle demişlerdi: “Hani bir zaman da onlar: “Ya Rabbî, eğer bu Kur’ân senin tarafından gelmiş hak bir kitap ise hemen üzerimize gökten taş yağdır yahut bize acı bir azap ver!” demişlerdi.” (Enfal, 8/32) Ve bunu söylerken Kur’an ve peygamberle alay ediyorlardı.

    Allah, kudretinin her şeyin üstesinden geleceğine işaret etmek üzere, yerküresinin en aşağı bir noktasından göklerin en yüksek bir noktasına kadar -adeta sonsuz bir coğrafyada- yer alan evrenin bütün derecelerinde, bütün katmanlarında, bütün merkezlerinde, bütün noktalarında kudretinin hakim olduğunu “Zil-maaric= maaric sahibi“ sözcüğüyle ifade ettikten sonra, birer memuru olan “Melekler ve Rûh, O’nun Arş’ına; miktarı elli bin sene olan bir günde yükselirler” (Maaric, 4) ifadesiyle sonsuz ilim, kudret, hikmet sahibi olduğuna ve sözünün her yerde geçerli olduğuna, en güçlü meleklerin bile onun bir dediğini iki etmediklerine vurgu yapılmıştır.

    İlave bilgi için tıklayınız:

    Bir ayette "Bizim bir günümüz sizin bin yılınıza" (Hac 47/Secde 5), başka bir ayette de "Bizim bir günümüz sizin elli bin yılınıza denktir." (Mearic 4), buyrulmaktadır. Bu zaman farkını açıklar mısınız? O'na yükselmek ne demektir?

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





+ Yorum Gönder