Konusunu Oylayın.: Hz Muhammedin mucizeleri ayın ikiye ayrılması

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hz Muhammedin mucizeleri ayın ikiye ayrılması
  1. 08.Şubat.2013, 17:54
    1
    Misafir

    Hz Muhammedin mucizeleri ayın ikiye ayrılması






    Hz Muhammedin mucizeleri ayın ikiye ayrılması Mumsema hz muhammedin mucizeleri ayın ikiye ayrılması


  2. 08.Şubat.2013, 17:54
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 08.Şubat.2013, 18:50
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: hz muhammedin mucizeleri ayın ikiye ayrılması




    AY MUCİZESİ

    Fahr-ı Kâinat Efendimizin (S.A.V.) gösterdiği BİN'e yakın mucize, in*sanlık âleminin ayları ve yıldızlan hük*münde parlayan sahabelerin gözü önünde cereyan etmiş ve yalan üzerine ittifak etmeleri imkânsız olan bu nuranî cemaat tarafından bütün teferruatıyla gelecek nesillere aktarılmıştır. "Benden bilerek yalan bir şey haber veren, Ce*hennem ateşinden yerini hazırlasın" mealindeki hadîs-i şerifin ikazına karşı bütün zerreleriyle titreyip herkesten fazla titizlik gösteren ve yalan bir haber karşısında susmaları mümkün olmayan o iman kahramanlarından bize ulaşan hadîs ve mucizeler, bugün modern ilim tarafından da tek tek tasdik edilmekte*dir. İslâmî kaynaklarda “Şakk-ı Kamer” veya "İnşikak-ı Kamer" ola*rak geçen

    "Ay'ın ikiye yarılma mu*cizesi" de bunlardan birisidir.

    NASIL GERÇEKLEŞTİ?

    Şakk-ı Kamer Mucizesi, Efendimiz (S.A.V.) peygamberlikle vazifeli kılın*dıktan sekiz sene sonra vuku buldu. Kureyş Kabilesi'nin ileri gelen müşrik*leri bir araya toplanmışlar ve Allah Resûlünden, peygamberliğini ispatlaya*cak bir mucize istemeye karar vermiş*lerdi. Hep birlikte O'nun bulunduğu ye*re doğru ilerlerken gecenin ilk saatleri yaşanıyor ve Efendimiz (S.A.V.} parıl parıl parlayan ay ışığı altında Hazret-i Ali, Huzeyfe İbn-i Yemân, Abdullah Ibn-i Mes'ud, Cübeyr ibn-i Mut'im ve Abdullah İbn-i Ömer gibi büyük saha*belerle sohbet ediyordu. (1) O nur hal*kasını çevreleyen müşriklerin mucize görme konusundaki ısrarları had safha*ya varıp sabır sınırlarını zorladığında, Fahr-i Kâinat Efendimiz (S.A.V.) yerin*den doğruldu ve mübarek elini, gökyü*zünde bir altın tabak gibi ışıldayan Ay'a doğru celâlle kaldırdı. Yaratıldığı günden beri vazifesinden şaşmamış olan Ay, hürmetine koca bir kâinatın yaratıldığı O Zat'in (S.A.V.) bu işaretiyle bir anda ikiye ayrılmış ve gerideki Mina Dağı, Ay'ın İki parçası arasında kalarak muh*teşem ve tüyler ürpertici bir manzara teşkil etmişti.

    Efendimiz (S.A.V.) etrafındaki saha*belerine "Şahit olun, şahit olun" diye tekrarlarken, Kureyş kâfirleri şaşkınlık*la birbirine bakmıyor ve "Bize büyü yaptı" diyorlardı.

    Bir başka Kureyşli de, "Muhammed (S.A.V.) sadece bize büyü yapmış ve Ay'ı iki parça olarak göstermiş olmalı" diyerek, bu hâdisenin civar beldelerden gelen kafile ve kervanlara sorulmasını istiyordu. Bu teklif, diğerleri tarafından da ister istemez benimsendi ve ertesi sabah Yemen ve başka taraflardan ge*len kervanlar soru yağmuruna tutuldu. Hepsi de gece seyahat ettikleri için Ay'ın ikiye varıldığına şahit olmuşlardı. Bunun üzerine Mekke'li Müşrikler. "Ebû Tâlib'in yetîmindeki sihir, semaya da tesir etti" diyerek inatlarını sürdür*düler. Ve Efendimizin (S.A.V.) yanında olmamalarına rağmen bu mucizeyi gö*ren diğer müşrikler gibi, küfürlerinde sabit kaldılar.(2)

    DEVAMI: hz muhammedin mucizeleri ay


  4. 08.Şubat.2013, 18:50
    2
    Moderatör



    AY MUCİZESİ

    Fahr-ı Kâinat Efendimizin (S.A.V.) gösterdiği BİN'e yakın mucize, in*sanlık âleminin ayları ve yıldızlan hük*münde parlayan sahabelerin gözü önünde cereyan etmiş ve yalan üzerine ittifak etmeleri imkânsız olan bu nuranî cemaat tarafından bütün teferruatıyla gelecek nesillere aktarılmıştır. "Benden bilerek yalan bir şey haber veren, Ce*hennem ateşinden yerini hazırlasın" mealindeki hadîs-i şerifin ikazına karşı bütün zerreleriyle titreyip herkesten fazla titizlik gösteren ve yalan bir haber karşısında susmaları mümkün olmayan o iman kahramanlarından bize ulaşan hadîs ve mucizeler, bugün modern ilim tarafından da tek tek tasdik edilmekte*dir. İslâmî kaynaklarda “Şakk-ı Kamer” veya "İnşikak-ı Kamer" ola*rak geçen

    "Ay'ın ikiye yarılma mu*cizesi" de bunlardan birisidir.

    NASIL GERÇEKLEŞTİ?

    Şakk-ı Kamer Mucizesi, Efendimiz (S.A.V.) peygamberlikle vazifeli kılın*dıktan sekiz sene sonra vuku buldu. Kureyş Kabilesi'nin ileri gelen müşrik*leri bir araya toplanmışlar ve Allah Resûlünden, peygamberliğini ispatlaya*cak bir mucize istemeye karar vermiş*lerdi. Hep birlikte O'nun bulunduğu ye*re doğru ilerlerken gecenin ilk saatleri yaşanıyor ve Efendimiz (S.A.V.} parıl parıl parlayan ay ışığı altında Hazret-i Ali, Huzeyfe İbn-i Yemân, Abdullah Ibn-i Mes'ud, Cübeyr ibn-i Mut'im ve Abdullah İbn-i Ömer gibi büyük saha*belerle sohbet ediyordu. (1) O nur hal*kasını çevreleyen müşriklerin mucize görme konusundaki ısrarları had safha*ya varıp sabır sınırlarını zorladığında, Fahr-i Kâinat Efendimiz (S.A.V.) yerin*den doğruldu ve mübarek elini, gökyü*zünde bir altın tabak gibi ışıldayan Ay'a doğru celâlle kaldırdı. Yaratıldığı günden beri vazifesinden şaşmamış olan Ay, hürmetine koca bir kâinatın yaratıldığı O Zat'in (S.A.V.) bu işaretiyle bir anda ikiye ayrılmış ve gerideki Mina Dağı, Ay'ın İki parçası arasında kalarak muh*teşem ve tüyler ürpertici bir manzara teşkil etmişti.

    Efendimiz (S.A.V.) etrafındaki saha*belerine "Şahit olun, şahit olun" diye tekrarlarken, Kureyş kâfirleri şaşkınlık*la birbirine bakmıyor ve "Bize büyü yaptı" diyorlardı.

    Bir başka Kureyşli de, "Muhammed (S.A.V.) sadece bize büyü yapmış ve Ay'ı iki parça olarak göstermiş olmalı" diyerek, bu hâdisenin civar beldelerden gelen kafile ve kervanlara sorulmasını istiyordu. Bu teklif, diğerleri tarafından da ister istemez benimsendi ve ertesi sabah Yemen ve başka taraflardan ge*len kervanlar soru yağmuruna tutuldu. Hepsi de gece seyahat ettikleri için Ay'ın ikiye varıldığına şahit olmuşlardı. Bunun üzerine Mekke'li Müşrikler. "Ebû Tâlib'in yetîmindeki sihir, semaya da tesir etti" diyerek inatlarını sürdür*düler. Ve Efendimizin (S.A.V.) yanında olmamalarına rağmen bu mucizeyi gö*ren diğer müşrikler gibi, küfürlerinde sabit kaldılar.(2)

    DEVAMI: hz muhammedin mucizeleri ay





+ Yorum Gönder