Konusunu Oylayın.: Çift cinsiyetli birisi ile evlenmek caiz midir ?

5 üzerinden 4.33 | Toplam : 6 kişi
Çift cinsiyetli birisi ile evlenmek caiz midir ?
  1. 07.Şubat.2013, 04:16
    1
    Misafir

    Çift cinsiyetli birisi ile evlenmek caiz midir ?

  2. 07.Şubat.2013, 09:47
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,581
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Çift cinsiyetli birisi ile evlenmek caiz midir ?




    Çift cinsiyetli insanlara İslamın bakışı nasıldır. Yaratılış hikmeti nedir bu insanların?

    Günümüzde böyle olana «eşelcins» de denilmektedir. Bu daha çok hormon bozukluğundan meydana gelen anormal bir hastalıktır. İslâm Dini, bununla ilgili bir takım hükümler koymuş, böylece toplum içinde nasıl davranmaları gerektiğini açıklamıştır.



    Fukahanın çoğuna göre, hunsa: Erkeklik ve dişilik âleti bulunan kimsedir. Hangi aletinden idrar yapıyorsa, daha çok ona yakın bir hüküm taşır. Yani erkeklik aletinden idrar yapıyorsa, erkek; dişilik aletinden idrar yapıyorsa, dişi sayılır. (1)



    Her iki aletinden eşit biçimde idrar geliyorsa, o takdirde hem erkek, hem dişidir, yani ona hunsâ denilir., Bu, îmam Ebû Hanîfeye göredir. (2)



    İmam Ebû Hanîfe'ye göre, taşıdığı her iki aletten de idrar gelirse, o, «Hunsâ müşkil» kabul edilir. Bir aletten az, birinden çok gelmesi buna tesir etmez.



    Fukahanın çoğuna göre, bu durum, onun ergen olmasına kadar geçerlidir. Ergen olunca, erkeklik aleti harekete geçip evlenecek güçte bulunuyorsa, o takdirde erkek kabul edilir. Sakal ve bıyıklarının da çıkması böyledir. Bunun gibi ergenlik çağına girince göğüsleri büyür, ayhali olursa o takdirde dişi kabul edilir.



    Ergenlik çağına girdiği halde ne erkek olduğuna, ne de dişi olduğuna dair belirtilen alâmetler ortaya çıkmazsa, o takdirde «Hunsâ Müşkil = Eşelcins» sayılır.



    Sadece meni, belsuyunun çıkması yeterli değildir. Çünkü bu her iki cinsten de çıkabilir. (3)



    Hunsâ Hakkındaki Hükümler :



    Hunsâ müşkil (= eşcinsel durumunda olan) hakkında genel hüküm, dini hususlarda ihtiyatla âmel etmektir. Sübutunda şüphe sabit olan hususlarda ise hükmün sübutuyla hükmetmemektir.



    Bu genel kaideyi açıklayalım :



    Hunsâ müşkil, imamın arkasında durduğu zaman, erkeklerle kadınların safları arasında durur, yani ne erkeklerin saffında, ne de kadınların saffında yer alır, bu iki ayn saffın arasında durur.



    Erkeklerin saffına katılacak olursa, kadın olma ihtimâli dikkate alınarak onların namazını bozmuş olur. Kadınların saffında duracak olursa, erkek olma ihtimali mevcut olduğundan, kadınların namazını bozmuş olur.



    Hunsâ müşkil, kadınların saffında durup namaz kılacak olursa ihtiyaten namazını iade eder. Çünkü erkek olma ihtimali vardır. Erkeklerin saffında dahil olup namaz kılarsa, namazı tamam sayılır. Ancak o safta onun sağında ve solunda bulunan ve tam arkasında bulunan kimseler namazı iade ederler. Bunda ihtiyat vardır.



    Hunsâ müşkil, namazda kadınlar gibi oturur. (4)



    İmam Muhammed'e göre, hunsâ müşkil, henüz ergen olmadan namaz kılarken başörtüsü örtmesi uygun olur. Ergen olduktan sonra kendisinde ne erkeklik, ne de kadınlık alâmeti açık biçimde ortaya çıkmazsa, o takdirde başörtüsüz namaz kılması, caiz olmaz.



    Hunsâ ergen olduktan sonra mücevherat takınmaz. Bu onun için mekruhtur. Bunun gibi ipek elbise de giyinmesi mekruh kabul edilmiştir. (5)



    Hunsâ müşkilin hem erkeklerin yanında, hem kadınların yanında soyunup açılması mekruhtur. Yanında mahremi bulunmadığı halde bir kadının ya da erkeğin yanında tenha kalması da mekruhtur.



    Hunsâ müşkil, hacca gidecek olursa, yanında erkeklerden bir mahremi bulunursa -Hanefî mezhebine göre- üç günlük ve daha fazla uzak mesafelere seyahat edebilir. Safî ve Mâliki mezheplerine göre, yanında güvenilir erkek ve kadın bulunursa gidebilir.



    Hunsâ Müşkilin İhramı Nasıl Olmalıdır?



    İmam Ebû Yusuf, «bu mesele hakkında bir bilgim yok» demiştir. İmam Muhammed'e göre, kadınlar gibi giyinip hac farizasını yerine getirir. (6)



    Hunsâ müşkili sünnet etmek gerektiğinde onu erkek sünnetçimi, yoksa kadın sünnetçi mi sünnet eder? Bu mesele hakkında iki görüş vardır : Ergen olmamışsa, erkek veya kadın sünnetçiden biri onu sünnet edebilir, bunda bir sakınca yoktur. İştiha çağına gelmiş fakat ergen olmamışsa, utanç yerine bakmadan, herhangi biri sünnet edebilir. Ergen olmuşsa, ne erkek ne de kadın sünnetçi onu sünnet eder.



    Çünkü kadın sünnetçi onu sünnet edecek olursa, erkek olma ihtimali mevcut olduğundan kadının bir erkeğin utanç yerine bakması haramdır. Erkek sünnetçi onu sünnet edecek olursa, kadın olma ihtimali bulunduğundan erkeğin bir kadının utanç yerine bakması haramdır.



    Hunsâ müşkil öldüğünde onu kim yıkayabilir?



    Bu da üzerinde önemle durulan meselelerden biridir. Fukahanın çoğuna göre, ne kadın, ne de erkek onu yıkayabilir. Sadece birisi eline bir bez parçası sarıp ona teyemmüm verir ve böylece yıkanmış kabul edilir. Eğer yıkayan onun çok yakını ise, eline bez parçası sarmasına gerek yoktur, o vaziyette teyemmüm verir.



    Hunsâ müşkil, henüz ergen olmadan ölürse, onu kadın da, erkek de yıkayabilir, bunda bir sakınca görülmemiştir. (7)



    Hunsâ Müşkil Hakkında Nikâh Meselesi :



    Hunsâ müşkilin babası, o henüz ergen olmadan birine nikâh ettirirse, bu nikâh askıda bekler, ergen Oluncaya kadar bu askı devam eder. Nikâhlı çiftlerden biri ölürse, diğeri ona vâris olamaz. Ergenlik çağına girince, kadın veya erkek olduğu açık şekilde belirirse, ona göre nikâh geçerlik kazanır. Şöyleki : Hunsâ müşkil kız kabul edilip bir erkeğe nikâhlanmışsa, ergen olunca kız olduğu açıkça ortaya çıkarsa, yapılan nikâh sahih kabul edilir ve geçerlik kazanır. Erkek diye kendisine bir kız nikahlanmış ve ergen olunca erkek değil kız olduğu belirgin hale gelmişse, o takdirde yapılan nikâh hükümsüz kalır.



    Hunsâ müşkil hakkında hadler ve kısas :



    Bir kimse ergen olmuş hunsâ müşkile zina isnâd ederse, bundan dolayı hadd-i kazıf (seksen değnek vurulma cezası) gerekmez. Çün-ki hunsâ müşkil tenasül aleti kesik erkek ve tenasül cihazı bitişik kapalı cinsel temasa elverişli olmayan kadın hükmündedir.



    Bu durumda olan kadın veya erkeğe zina isnâd edene nasıl ceza gerekmiyorsa, hunsâ müşkile de zina isnâd edene öylece ceza gerekmiyor.



    Ama ergenlik çağına girmiş bir hunsâ müşkil başka birine zina iftirasında bulunursa, o takdirde kendisin© şer'î ceza (seksen değnek vurulması) gerekir.



    Hunsâ müşkil hırsızlık ettiğinde ceza uygulanır mı?



    Hırsızlık konusunda, hunsâ müşkil, hunsâ olmayan kişiler gibidir. Ergenlik çağına girmişse,, çaldığı mal hakkında şer'in belirttiği şartlar gerçekleşmişse, o takdirde eli kesilir. (8)



    Kısas konusunda da bir ayrım yapılmaz. Yani Hunsâ müşkil ergen olduğu halde kasden vurup bir adamı öldürürse kısas gerekir. Hatâen öldürürse diyet gerekir.



    Hunsâ müşkil dinden dönerse, hakkında murtedd hükmü uygulanmaz. Yani tevbe etmediği takdirde öldürülmez.



    Hunsâ müşkil hakkında daha bir çok hükümler var. Ancak günümüzde uygulama alanı olmadığı için buraya nakletmeye lüzum görmedik. Sadece bazı önemli meselelerde sırf meraklılara bilgi olsun diye kısa bilgiler vermeye çalıştık.



    1 - El-Hidâye - Merğinânî

    2 - El-Kâfî - El-Mervezî

    3 - El-Hidâye - Merğinânî - Fetâvâryi Hindiyye

    4 - El-Kâfî - El-Mervezî

    5 - Tatarhaniyye - Fetâvâ-yi Hindiye

    6 - El-Kâfî - Mervezî

    7 - El-Cevheretü'n-Neyyire

    8 - El-Muhit - Radiyüddin Serahsî





    Kaynak: Celâl Yıldırım, Kaynaklarıyla İSLAM FIKHI, 2. Baskı, Uysal Kitabevi, 4. cilt, ss. 407-410.


  3. 07.Şubat.2013, 09:47
    2
    Moderatör



    Çift cinsiyetli insanlara İslamın bakışı nasıldır. Yaratılış hikmeti nedir bu insanların?

    Günümüzde böyle olana «eşelcins» de denilmektedir. Bu daha çok hormon bozukluğundan meydana gelen anormal bir hastalıktır. İslâm Dini, bununla ilgili bir takım hükümler koymuş, böylece toplum içinde nasıl davranmaları gerektiğini açıklamıştır.



    Fukahanın çoğuna göre, hunsa: Erkeklik ve dişilik âleti bulunan kimsedir. Hangi aletinden idrar yapıyorsa, daha çok ona yakın bir hüküm taşır. Yani erkeklik aletinden idrar yapıyorsa, erkek; dişilik aletinden idrar yapıyorsa, dişi sayılır. (1)



    Her iki aletinden eşit biçimde idrar geliyorsa, o takdirde hem erkek, hem dişidir, yani ona hunsâ denilir., Bu, îmam Ebû Hanîfeye göredir. (2)



    İmam Ebû Hanîfe'ye göre, taşıdığı her iki aletten de idrar gelirse, o, «Hunsâ müşkil» kabul edilir. Bir aletten az, birinden çok gelmesi buna tesir etmez.



    Fukahanın çoğuna göre, bu durum, onun ergen olmasına kadar geçerlidir. Ergen olunca, erkeklik aleti harekete geçip evlenecek güçte bulunuyorsa, o takdirde erkek kabul edilir. Sakal ve bıyıklarının da çıkması böyledir. Bunun gibi ergenlik çağına girince göğüsleri büyür, ayhali olursa o takdirde dişi kabul edilir.



    Ergenlik çağına girdiği halde ne erkek olduğuna, ne de dişi olduğuna dair belirtilen alâmetler ortaya çıkmazsa, o takdirde «Hunsâ Müşkil = Eşelcins» sayılır.



    Sadece meni, belsuyunun çıkması yeterli değildir. Çünkü bu her iki cinsten de çıkabilir. (3)



    Hunsâ Hakkındaki Hükümler :



    Hunsâ müşkil (= eşcinsel durumunda olan) hakkında genel hüküm, dini hususlarda ihtiyatla âmel etmektir. Sübutunda şüphe sabit olan hususlarda ise hükmün sübutuyla hükmetmemektir.



    Bu genel kaideyi açıklayalım :



    Hunsâ müşkil, imamın arkasında durduğu zaman, erkeklerle kadınların safları arasında durur, yani ne erkeklerin saffında, ne de kadınların saffında yer alır, bu iki ayn saffın arasında durur.



    Erkeklerin saffına katılacak olursa, kadın olma ihtimâli dikkate alınarak onların namazını bozmuş olur. Kadınların saffında duracak olursa, erkek olma ihtimali mevcut olduğundan, kadınların namazını bozmuş olur.



    Hunsâ müşkil, kadınların saffında durup namaz kılacak olursa ihtiyaten namazını iade eder. Çünkü erkek olma ihtimali vardır. Erkeklerin saffında dahil olup namaz kılarsa, namazı tamam sayılır. Ancak o safta onun sağında ve solunda bulunan ve tam arkasında bulunan kimseler namazı iade ederler. Bunda ihtiyat vardır.



    Hunsâ müşkil, namazda kadınlar gibi oturur. (4)



    İmam Muhammed'e göre, hunsâ müşkil, henüz ergen olmadan namaz kılarken başörtüsü örtmesi uygun olur. Ergen olduktan sonra kendisinde ne erkeklik, ne de kadınlık alâmeti açık biçimde ortaya çıkmazsa, o takdirde başörtüsüz namaz kılması, caiz olmaz.



    Hunsâ ergen olduktan sonra mücevherat takınmaz. Bu onun için mekruhtur. Bunun gibi ipek elbise de giyinmesi mekruh kabul edilmiştir. (5)



    Hunsâ müşkilin hem erkeklerin yanında, hem kadınların yanında soyunup açılması mekruhtur. Yanında mahremi bulunmadığı halde bir kadının ya da erkeğin yanında tenha kalması da mekruhtur.



    Hunsâ müşkil, hacca gidecek olursa, yanında erkeklerden bir mahremi bulunursa -Hanefî mezhebine göre- üç günlük ve daha fazla uzak mesafelere seyahat edebilir. Safî ve Mâliki mezheplerine göre, yanında güvenilir erkek ve kadın bulunursa gidebilir.



    Hunsâ Müşkilin İhramı Nasıl Olmalıdır?



    İmam Ebû Yusuf, «bu mesele hakkında bir bilgim yok» demiştir. İmam Muhammed'e göre, kadınlar gibi giyinip hac farizasını yerine getirir. (6)



    Hunsâ müşkili sünnet etmek gerektiğinde onu erkek sünnetçimi, yoksa kadın sünnetçi mi sünnet eder? Bu mesele hakkında iki görüş vardır : Ergen olmamışsa, erkek veya kadın sünnetçiden biri onu sünnet edebilir, bunda bir sakınca yoktur. İştiha çağına gelmiş fakat ergen olmamışsa, utanç yerine bakmadan, herhangi biri sünnet edebilir. Ergen olmuşsa, ne erkek ne de kadın sünnetçi onu sünnet eder.



    Çünkü kadın sünnetçi onu sünnet edecek olursa, erkek olma ihtimali mevcut olduğundan kadının bir erkeğin utanç yerine bakması haramdır. Erkek sünnetçi onu sünnet edecek olursa, kadın olma ihtimali bulunduğundan erkeğin bir kadının utanç yerine bakması haramdır.



    Hunsâ müşkil öldüğünde onu kim yıkayabilir?



    Bu da üzerinde önemle durulan meselelerden biridir. Fukahanın çoğuna göre, ne kadın, ne de erkek onu yıkayabilir. Sadece birisi eline bir bez parçası sarıp ona teyemmüm verir ve böylece yıkanmış kabul edilir. Eğer yıkayan onun çok yakını ise, eline bez parçası sarmasına gerek yoktur, o vaziyette teyemmüm verir.



    Hunsâ müşkil, henüz ergen olmadan ölürse, onu kadın da, erkek de yıkayabilir, bunda bir sakınca görülmemiştir. (7)



    Hunsâ Müşkil Hakkında Nikâh Meselesi :



    Hunsâ müşkilin babası, o henüz ergen olmadan birine nikâh ettirirse, bu nikâh askıda bekler, ergen Oluncaya kadar bu askı devam eder. Nikâhlı çiftlerden biri ölürse, diğeri ona vâris olamaz. Ergenlik çağına girince, kadın veya erkek olduğu açık şekilde belirirse, ona göre nikâh geçerlik kazanır. Şöyleki : Hunsâ müşkil kız kabul edilip bir erkeğe nikâhlanmışsa, ergen olunca kız olduğu açıkça ortaya çıkarsa, yapılan nikâh sahih kabul edilir ve geçerlik kazanır. Erkek diye kendisine bir kız nikahlanmış ve ergen olunca erkek değil kız olduğu belirgin hale gelmişse, o takdirde yapılan nikâh hükümsüz kalır.



    Hunsâ müşkil hakkında hadler ve kısas :



    Bir kimse ergen olmuş hunsâ müşkile zina isnâd ederse, bundan dolayı hadd-i kazıf (seksen değnek vurulma cezası) gerekmez. Çün-ki hunsâ müşkil tenasül aleti kesik erkek ve tenasül cihazı bitişik kapalı cinsel temasa elverişli olmayan kadın hükmündedir.



    Bu durumda olan kadın veya erkeğe zina isnâd edene nasıl ceza gerekmiyorsa, hunsâ müşkile de zina isnâd edene öylece ceza gerekmiyor.



    Ama ergenlik çağına girmiş bir hunsâ müşkil başka birine zina iftirasında bulunursa, o takdirde kendisin© şer'î ceza (seksen değnek vurulması) gerekir.



    Hunsâ müşkil hırsızlık ettiğinde ceza uygulanır mı?



    Hırsızlık konusunda, hunsâ müşkil, hunsâ olmayan kişiler gibidir. Ergenlik çağına girmişse,, çaldığı mal hakkında şer'in belirttiği şartlar gerçekleşmişse, o takdirde eli kesilir. (8)



    Kısas konusunda da bir ayrım yapılmaz. Yani Hunsâ müşkil ergen olduğu halde kasden vurup bir adamı öldürürse kısas gerekir. Hatâen öldürürse diyet gerekir.



    Hunsâ müşkil dinden dönerse, hakkında murtedd hükmü uygulanmaz. Yani tevbe etmediği takdirde öldürülmez.



    Hunsâ müşkil hakkında daha bir çok hükümler var. Ancak günümüzde uygulama alanı olmadığı için buraya nakletmeye lüzum görmedik. Sadece bazı önemli meselelerde sırf meraklılara bilgi olsun diye kısa bilgiler vermeye çalıştık.



    1 - El-Hidâye - Merğinânî

    2 - El-Kâfî - El-Mervezî

    3 - El-Hidâye - Merğinânî - Fetâvâryi Hindiyye

    4 - El-Kâfî - El-Mervezî

    5 - Tatarhaniyye - Fetâvâ-yi Hindiye

    6 - El-Kâfî - Mervezî

    7 - El-Cevheretü'n-Neyyire

    8 - El-Muhit - Radiyüddin Serahsî





    Kaynak: Celâl Yıldırım, Kaynaklarıyla İSLAM FIKHI, 2. Baskı, Uysal Kitabevi, 4. cilt, ss. 407-410.





+ Yorum Gönder