Konusunu Oylayın.: Tevekkül ve Tefekkür nedir?

5 üzerinden 3.57 | Toplam : 14 kişi
Tevekkül ve Tefekkür nedir?
  1. 06.Şubat.2013, 14:41
    1
    Misafir

    Tevekkül ve Tefekkür nedir?






    Tevekkül ve Tefekkür nedir? Mumsema İslamda tevekkül hakkında bilgiler istiyorum bana tefekkür nedir? tefekkür ile ilgili kısaca bilgi verir misiniz


  2. 06.Şubat.2013, 14:41
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 06.Şubat.2013, 17:47
    2
    arifselim
    Yönetici

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2007
    Üye No: 211
    Mesaj Sayısı: 23,361
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    elinden geleni yaptıktan sonra işini All




    Tevekkül ne demektir?

    Tevekkül, kulun her türlü tedbiri aldıktan ve elinden geleni yaptıktan sonra işini Allah'a havale ederek ondan yardım istemesi ve işini ona havale etmesidir. Tedbir alınmadan ve gereken yapılmadan ben Allah'a tevekkül ediyorum demek tevekkül yerine geçmez. Kuranı kerimde tevekkül hakkında şöyle buyrululmuştur:

    "Bize ne oluyor ki, Allah'a tevekkül etmeyelim? Bize doğru olan yolları O göstermiştir. Ve elbette bize yaptığınız işkencelere karşı sabredeceğiz. Tevekkül edenler Allah'a tevekkül etmelidirler." (İbrahim Suresi, 12)

    Eğer Allah size yardım ederse, artık sizi yenilgiye uğratacak yoktur ve eğer sizi 'yapayalnız ve yardımsız' bırakacak olursa, ondan sonra size yardım edecek kimdir? Öyleyse mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler. (Al-i İmran Suresi, 160)

    Tefekkür ne demektir?

    Akıl insana verilen en büyük nimetlerden birisidir. İnsan aklıyla, düşünmesiyle yani tefekkür etmesiyle değer ve şeref kazanır. Bir çok ayetinde Allah'u teala düşünmez misiniz tefekkür etmez misiniz buyurarak tefekkürün önemine işaret etmiştir. Akıl sahipleri Allah'ın yarattıkları üzerinde düşünürler. Tefekkür etmeyenler gerçek manada hakikati idrak edemezler. Ayeti kerimelerde tefekkür hakkında şöyle buyrulur:

    Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki "Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru." (Al-i İmran Suresi, 191)


  4. 06.Şubat.2013, 17:47
    2
    Yönetici



    Tevekkül ne demektir?

    Tevekkül, kulun her türlü tedbiri aldıktan ve elinden geleni yaptıktan sonra işini Allah'a havale ederek ondan yardım istemesi ve işini ona havale etmesidir. Tedbir alınmadan ve gereken yapılmadan ben Allah'a tevekkül ediyorum demek tevekkül yerine geçmez. Kuranı kerimde tevekkül hakkında şöyle buyrululmuştur:

    "Bize ne oluyor ki, Allah'a tevekkül etmeyelim? Bize doğru olan yolları O göstermiştir. Ve elbette bize yaptığınız işkencelere karşı sabredeceğiz. Tevekkül edenler Allah'a tevekkül etmelidirler." (İbrahim Suresi, 12)

    Eğer Allah size yardım ederse, artık sizi yenilgiye uğratacak yoktur ve eğer sizi 'yapayalnız ve yardımsız' bırakacak olursa, ondan sonra size yardım edecek kimdir? Öyleyse mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler. (Al-i İmran Suresi, 160)

    Tefekkür ne demektir?

    Akıl insana verilen en büyük nimetlerden birisidir. İnsan aklıyla, düşünmesiyle yani tefekkür etmesiyle değer ve şeref kazanır. Bir çok ayetinde Allah'u teala düşünmez misiniz tefekkür etmez misiniz buyurarak tefekkürün önemine işaret etmiştir. Akıl sahipleri Allah'ın yarattıkları üzerinde düşünürler. Tefekkür etmeyenler gerçek manada hakikati idrak edemezler. Ayeti kerimelerde tefekkür hakkında şöyle buyrulur:

    Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki "Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru." (Al-i İmran Suresi, 191)


  5. 18.Mart.2014, 21:32
    3
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: tevekkül ve tefekkür nedir

    Tefekkür ne demek kısa yazı
    Kısa tefekkür hakkında bilgi
    islamda tefekkür

    Tefekkür, insanın varlıkları, kâinatı ve olayları anlama çabasının adıdır.
    Allahü Teala’ nın birçok ayeti kerimede “Düşünmez misiniz?”, “Görmez misiniz”, “İbret almaz mısınız?” hitabıyla insanı sorumlu tuttuğu büyük bir ibadettir. İnsanı insan yapan ve diğer varlıklardan ayıran en büyük farktır. Tefekkür Allahü Tealanın eşyadaki büyük tecellilerini okumak ve onları anlamaktır. Tefekkür, adeta varlıklar ile konuşmak ve her gördüğüne Yüce Mevla’dan haber sormaktır. Tefekkür olmayan bir şeyi hayal etmek değil, varlıklardaki manayı görmektir. Tefekkür, kalp gözüyle varlıklara bakmak ve onlarda yazılı hayali ibretleri okumaktır. Tefekkürün gayesi, manevi yükseliştir. Tefekkür körü körüne bağlılıktan kurtulmak, her an Allaha yaklaşmak, devamlı O(c.c.)’ na hayran olmak, sürekli zikir halinde bulunmak ve nihayet ihsan mertebesine ulaşmaktır.


    Etrafımızda ibret alacak o kadar çok şey var ki; belki de onlarla devamlı yüz yüze bulunuyor olmak bizi gaflete düşürüyor. Bu halimize Yüce Rabbimiz şöyle dikkat çekiyor; “Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki yanlarına uğrarlar da onlardan yüzlerini çevirerek geçerler” (1)

    Görülen ve duyulan şeylerden ibret almak tefekkürle mümkündür. Eğer tefekkür edip ibret alırsak, bir an bile aynı halde kalmayız. İbret alırsak boş işlerle uğraşarak bir daha yaşanmayacak yılları boşa tüketmeyiz. İbret alırsak dünyayı baş tacı yapıp, ebedi yurdu unutmayız. Şunu hiç unutmayalım ki ibret almadan yaşayan insan, Mevlasına asi, dünyasına yüktür
    Ali İmran suresinin 191. ayetinin meali ile bitiriyorum; “Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.” (2)
    _________________
    KAYNAKLAR:


    1. Yusuf Suresi, 105
    2. Ali İmran Suresi, 191
    3. Halil İbrahim ÇOPUROĞLU



  6. 18.Mart.2014, 21:32
    3
    mum
    Administrator
    Tefekkür ne demek kısa yazı
    Kısa tefekkür hakkında bilgi
    islamda tefekkür

    Tefekkür, insanın varlıkları, kâinatı ve olayları anlama çabasının adıdır.
    Allahü Teala’ nın birçok ayeti kerimede “Düşünmez misiniz?”, “Görmez misiniz”, “İbret almaz mısınız?” hitabıyla insanı sorumlu tuttuğu büyük bir ibadettir. İnsanı insan yapan ve diğer varlıklardan ayıran en büyük farktır. Tefekkür Allahü Tealanın eşyadaki büyük tecellilerini okumak ve onları anlamaktır. Tefekkür, adeta varlıklar ile konuşmak ve her gördüğüne Yüce Mevla’dan haber sormaktır. Tefekkür olmayan bir şeyi hayal etmek değil, varlıklardaki manayı görmektir. Tefekkür, kalp gözüyle varlıklara bakmak ve onlarda yazılı hayali ibretleri okumaktır. Tefekkürün gayesi, manevi yükseliştir. Tefekkür körü körüne bağlılıktan kurtulmak, her an Allaha yaklaşmak, devamlı O(c.c.)’ na hayran olmak, sürekli zikir halinde bulunmak ve nihayet ihsan mertebesine ulaşmaktır.


    Etrafımızda ibret alacak o kadar çok şey var ki; belki de onlarla devamlı yüz yüze bulunuyor olmak bizi gaflete düşürüyor. Bu halimize Yüce Rabbimiz şöyle dikkat çekiyor; “Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki yanlarına uğrarlar da onlardan yüzlerini çevirerek geçerler” (1)

    Görülen ve duyulan şeylerden ibret almak tefekkürle mümkündür. Eğer tefekkür edip ibret alırsak, bir an bile aynı halde kalmayız. İbret alırsak boş işlerle uğraşarak bir daha yaşanmayacak yılları boşa tüketmeyiz. İbret alırsak dünyayı baş tacı yapıp, ebedi yurdu unutmayız. Şunu hiç unutmayalım ki ibret almadan yaşayan insan, Mevlasına asi, dünyasına yüktür
    Ali İmran suresinin 191. ayetinin meali ile bitiriyorum; “Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.” (2)
    _________________
    KAYNAKLAR:


    1. Yusuf Suresi, 105
    2. Ali İmran Suresi, 191
    3. Halil İbrahim ÇOPUROĞLU



  7. 05.Şubat.2015, 19:17
    4
    Misafir

    Cevap: tevekkül ve tefekkür nedir

    lütfen yardımcı olun.üniverste sınavına ikinci kez hazırlanıyorum.Biliyorum arkamda gecesini gündüzüne katanlar dersten başını kaldırmayanlar benden daha çok ihtiyacı olanlar var.ben farkındayım ama çok çok istememe rağmen çalışamıyorum ama vazgeçmiyorum sanıyorum ki ibadet edersem kuranımı çok okur çok istersem Allah bana bazı imtihanlarımdan nasip eder. illa kitaplara mı çalışmam lazım yani bunun başka hiç mi yolu yok bazen düşünüyorum okuma bilmeden oku denildiği için okuyabilen bi peygamberin ümmetiyim. günaha girmek istemiyorum çalışmak yada bi şekilde haketmek üniversteyi kazanmak istiyorum ama hiç ders çalışamıyorum.


  8. 05.Şubat.2015, 19:17
    4
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    lütfen yardımcı olun.üniverste sınavına ikinci kez hazırlanıyorum.Biliyorum arkamda gecesini gündüzüne katanlar dersten başını kaldırmayanlar benden daha çok ihtiyacı olanlar var.ben farkındayım ama çok çok istememe rağmen çalışamıyorum ama vazgeçmiyorum sanıyorum ki ibadet edersem kuranımı çok okur çok istersem Allah bana bazı imtihanlarımdan nasip eder. illa kitaplara mı çalışmam lazım yani bunun başka hiç mi yolu yok bazen düşünüyorum okuma bilmeden oku denildiği için okuyabilen bi peygamberin ümmetiyim. günaha girmek istemiyorum çalışmak yada bi şekilde haketmek üniversteyi kazanmak istiyorum ama hiç ders çalışamıyorum.


  9. 20.Kasım.2016, 18:11
    5
    Misafir

    Yorum: Tevekkül ve Tefekkür nedir?

    sınavım var çok kısa bilgi 1 satır bile olmasın sadece tefekkür tevekkül dua ihlas samed ne demektir


  10. 20.Kasım.2016, 18:11
    5
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    sınavım var çok kısa bilgi 1 satır bile olmasın sadece tefekkür tevekkül dua ihlas samed ne demektir


  11. 20.Kasım.2016, 22:56
    6
    Selam2
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Şubat.2016
    Üye No: 107794
    Mesaj Sayısı: 163
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Yorum: Cevap: tevekkül ve tefekkür nedir

    TEVEKKÜL

    Bütün olayları meydana getiren Allah'tır. Allah'ın yaratmış olduğu olayların hepsinde müminler için mutlaka bir hayır vardır. Tüm olaylar, mutlaka dinin menfaatlerine ve müminlerin ahiretine faydalı olacak şekilde tasarlanmıştır ve herşey bu plana göre işler.

    Mümin için tek güvenip dayanılacak dost, Allah'tır. Tek vekil O'dur. Müminin üzerine düşen, olaylar karşısında sadece Allah'ın istediği tepkileri vermek, sebeplere sarılmak, sonucunu ise Allah'tan beklemektir. Ayetlerde, inkarcıların haberdar olmadığı bu büyük sır şöyle ifade edilir:

    ... Kim Allah'tan korkup-sakınırsa, (Allah) ona bir çıkış yolu gösterir; Ve onu hesaba katmadığı bir yönden rızıklandırır. Kim de Allah'a tevekkül ederse, O, ona yeter. Elbette Allah, kendi emrini yerine getirip-gerçekleştirendir. Allah, herşey için bir ölçü kılmıştır. (Talak Suresi, 2-3)

    Başka bir ayette de tevekkülün sırrı yine şöyle açıklanır:

    De ki: "Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. O bizim mevlamızdır. Ve mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler." (Tevbe Suresi, 51)

    Mümin, inkarcılardan gelecek baskılara karşı şöyle demekle yükümlüdür:

    "Bize ne oluyor ki, Allah'a tevekkül etmeyelim? Bize doğru olan yolları O göstermiştir. Ve elbette bize yaptığınız işkencelere karşı sabredeceğiz. Tevekkül edenler Allah'a tevekkül etmelidirler." (İbrahim Suresi, 12)

    Bir başka ayette ise şöyle buyrulmaktadır:

    Eğer Allah size yardım ederse, artık sizi yenilgiye uğratacak yoktur ve eğer sizi 'yapayalnız ve yardımsız' bırakacak olursa, ondan sonra size yardım edecek kimdir? Öyleyse mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler. (Al-i İmran Suresi, 160)

    TEFEKKÜR

    İnkar edenler yeryüzünde yaratılmış olan delilleri görmeden geçip giderler. İman eden bir insanın bu kişilerden farkı ise, Allah'ın yarattığı delilleri her an görebilmesidir. Mümin çevresindeki her incelikte Allah'ın kudretini ve sanatını görür, O'nu tesbih eder ve Allah'a yakınlaşmaya yol bulur. Müminlerin bu vasıfları Kuran'da şöyle anlatılır:

    Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki "Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru." (Al-i İmran Suresi, 191)

    Allah Kuran'ın birçok yerinde "düşünmez misiniz", "düşünenler için deliller vardır" ifadeleriyle tefekkür etmenin önemini vurgulamaktadır. Ayrıca üzerinde düşünmek için Allah sayısız delil yaratmıştır. Gördüğümüz, farkına vardığımız herşey Allah'ın bir tecellisi ve delilidir. Bu nedenle göklerde, yerde ve bunların aralarında bulunan herşey birer tefekkür vesilesidir. Bir ayette şöyle buyrulur:

    Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır. (Nahl Suresi, 11)

    Ayette "tefekkür konusu" olarak gösterilenlerin biri, örneğin hurma ağacı üzerinde biraz düşünelim. Ağaç, bilindiği gibi toprağa atılan bir tohumdan ortaya çıkar. Tohum küçücük (bir santimetre küp bile etmeyen) bir cisimdir, ama nasıl olur bilinmez, o tohumun içinden kısa süre içinde 4-5 metre uzunluğunda ve yüzlerce kilo ağırlığında dev bir tahta kütlesi oluşur. Tohumun bu dev tahta parçasını yaparken kullanabileceği tek malzeme ise içine gömülü olduğu topraktır.

    Peki ama tohum nasıl ağaç üretmeyi bilir? Nasıl olur da etrafındaki toprağın içinde gerekli malzemeleri ayrıştırıp bunları tahta dokusu oluşturmak için kullanmayı "akledebilir"? Ürettiği ağacın nasıl bir şekle ve yapıya sahip olması gerektiğini nasıl tahmin edebilir? Bu son soru özellikle önemlidir. Çünkü tohumdan herhangi bir tahta parçası çıkmamaktadır. Tohum, içinde damarlar bulunan, topraktaki maddeleri özümsemek için gereken köklere sahip ve üst kısmı da dallara ayrılan son derece iyi tasarlanmış bir canlı madde üretmektedir. İnsan bile iyi bir ağaç resmi çizmek gerektiğinde zorlanır; ağacın köklerindeki ve dallarındaki ayrıntıları çizmek zor bir iştir çünkü. Oysa tohum, çizmek şöyle dursun, bu son derece kompleks cismi topraktaki malzemeleri kullanarak sıfırdan üretmektedir.

    Bu durumda tohumun son derece akıllı bir varlık olduğu sonucuna varırız. Daha doğrusu, tohumun içinde son derece etkileyici bir akıl vardır. Peki bu akıl bu tohuma nereden, nasıl gelmiştir? Nasıl olur da bir çekirdek, böyle bir akla ve hafızaya sahip olabilir?

    Kuşkusuz bunun tek bir cevabı vardır: Allah tohumu ağaç yapabilecek yetenekle yaratmış, bu işlem için gerekli bilgilere sahip olacak şekilde programlamıştır. Toprağa atılan her tohum, Allah'ın ilmi ile kuşatılmıştır, O'nun ilmi ile büyür. Bir ayette bu gerçek şöyle haber verilir:

    Gaybın anahtarları O'nun katındadır, O'ndan başka hiç kimse gaybı bilmez. Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve herşey) apaçık bir kitaptadır. (Enam Suresi, 59)

    Tohumu yaratan da, toprağın içine düştüğünde onu yarıp içinden yeni bir bitkiyi çıkaran da Allah'tır. Bu gerçek Enam Suresi'nde şöyle haber verilmektedir:

    Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor da çevriliyorsunuz? (Enam Suresi, 95)

    Tohum, Allah'ın evrende yarattığı sonsuz sayıdaki "tefekkür malzemesi"nden yani "iman hakikati"nden yalnızca birisidir. İnsan, aklını saran kalın gaflet perdesini sıyırır da, "nasıl", "neden" gibi sorular sorarak düşünürse, tüm evrenin Allah'ın varlığının ve gücünün delilleriyle dolu olduğunu rahatlıkla görebilir.



  12. 20.Kasım.2016, 22:56
    6
    Selam2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    TEVEKKÜL

    Bütün olayları meydana getiren Allah'tır. Allah'ın yaratmış olduğu olayların hepsinde müminler için mutlaka bir hayır vardır. Tüm olaylar, mutlaka dinin menfaatlerine ve müminlerin ahiretine faydalı olacak şekilde tasarlanmıştır ve herşey bu plana göre işler.

    Mümin için tek güvenip dayanılacak dost, Allah'tır. Tek vekil O'dur. Müminin üzerine düşen, olaylar karşısında sadece Allah'ın istediği tepkileri vermek, sebeplere sarılmak, sonucunu ise Allah'tan beklemektir. Ayetlerde, inkarcıların haberdar olmadığı bu büyük sır şöyle ifade edilir:

    ... Kim Allah'tan korkup-sakınırsa, (Allah) ona bir çıkış yolu gösterir; Ve onu hesaba katmadığı bir yönden rızıklandırır. Kim de Allah'a tevekkül ederse, O, ona yeter. Elbette Allah, kendi emrini yerine getirip-gerçekleştirendir. Allah, herşey için bir ölçü kılmıştır. (Talak Suresi, 2-3)

    Başka bir ayette de tevekkülün sırrı yine şöyle açıklanır:

    De ki: "Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. O bizim mevlamızdır. Ve mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler." (Tevbe Suresi, 51)

    Mümin, inkarcılardan gelecek baskılara karşı şöyle demekle yükümlüdür:

    "Bize ne oluyor ki, Allah'a tevekkül etmeyelim? Bize doğru olan yolları O göstermiştir. Ve elbette bize yaptığınız işkencelere karşı sabredeceğiz. Tevekkül edenler Allah'a tevekkül etmelidirler." (İbrahim Suresi, 12)

    Bir başka ayette ise şöyle buyrulmaktadır:

    Eğer Allah size yardım ederse, artık sizi yenilgiye uğratacak yoktur ve eğer sizi 'yapayalnız ve yardımsız' bırakacak olursa, ondan sonra size yardım edecek kimdir? Öyleyse mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler. (Al-i İmran Suresi, 160)

    TEFEKKÜR

    İnkar edenler yeryüzünde yaratılmış olan delilleri görmeden geçip giderler. İman eden bir insanın bu kişilerden farkı ise, Allah'ın yarattığı delilleri her an görebilmesidir. Mümin çevresindeki her incelikte Allah'ın kudretini ve sanatını görür, O'nu tesbih eder ve Allah'a yakınlaşmaya yol bulur. Müminlerin bu vasıfları Kuran'da şöyle anlatılır:

    Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki "Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru." (Al-i İmran Suresi, 191)

    Allah Kuran'ın birçok yerinde "düşünmez misiniz", "düşünenler için deliller vardır" ifadeleriyle tefekkür etmenin önemini vurgulamaktadır. Ayrıca üzerinde düşünmek için Allah sayısız delil yaratmıştır. Gördüğümüz, farkına vardığımız herşey Allah'ın bir tecellisi ve delilidir. Bu nedenle göklerde, yerde ve bunların aralarında bulunan herşey birer tefekkür vesilesidir. Bir ayette şöyle buyrulur:

    Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır. (Nahl Suresi, 11)

    Ayette "tefekkür konusu" olarak gösterilenlerin biri, örneğin hurma ağacı üzerinde biraz düşünelim. Ağaç, bilindiği gibi toprağa atılan bir tohumdan ortaya çıkar. Tohum küçücük (bir santimetre küp bile etmeyen) bir cisimdir, ama nasıl olur bilinmez, o tohumun içinden kısa süre içinde 4-5 metre uzunluğunda ve yüzlerce kilo ağırlığında dev bir tahta kütlesi oluşur. Tohumun bu dev tahta parçasını yaparken kullanabileceği tek malzeme ise içine gömülü olduğu topraktır.

    Peki ama tohum nasıl ağaç üretmeyi bilir? Nasıl olur da etrafındaki toprağın içinde gerekli malzemeleri ayrıştırıp bunları tahta dokusu oluşturmak için kullanmayı "akledebilir"? Ürettiği ağacın nasıl bir şekle ve yapıya sahip olması gerektiğini nasıl tahmin edebilir? Bu son soru özellikle önemlidir. Çünkü tohumdan herhangi bir tahta parçası çıkmamaktadır. Tohum, içinde damarlar bulunan, topraktaki maddeleri özümsemek için gereken köklere sahip ve üst kısmı da dallara ayrılan son derece iyi tasarlanmış bir canlı madde üretmektedir. İnsan bile iyi bir ağaç resmi çizmek gerektiğinde zorlanır; ağacın köklerindeki ve dallarındaki ayrıntıları çizmek zor bir iştir çünkü. Oysa tohum, çizmek şöyle dursun, bu son derece kompleks cismi topraktaki malzemeleri kullanarak sıfırdan üretmektedir.

    Bu durumda tohumun son derece akıllı bir varlık olduğu sonucuna varırız. Daha doğrusu, tohumun içinde son derece etkileyici bir akıl vardır. Peki bu akıl bu tohuma nereden, nasıl gelmiştir? Nasıl olur da bir çekirdek, böyle bir akla ve hafızaya sahip olabilir?

    Kuşkusuz bunun tek bir cevabı vardır: Allah tohumu ağaç yapabilecek yetenekle yaratmış, bu işlem için gerekli bilgilere sahip olacak şekilde programlamıştır. Toprağa atılan her tohum, Allah'ın ilmi ile kuşatılmıştır, O'nun ilmi ile büyür. Bir ayette bu gerçek şöyle haber verilir:

    Gaybın anahtarları O'nun katındadır, O'ndan başka hiç kimse gaybı bilmez. Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve herşey) apaçık bir kitaptadır. (Enam Suresi, 59)

    Tohumu yaratan da, toprağın içine düştüğünde onu yarıp içinden yeni bir bitkiyi çıkaran da Allah'tır. Bu gerçek Enam Suresi'nde şöyle haber verilmektedir:

    Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor da çevriliyorsunuz? (Enam Suresi, 95)

    Tohum, Allah'ın evrende yarattığı sonsuz sayıdaki "tefekkür malzemesi"nden yani "iman hakikati"nden yalnızca birisidir. İnsan, aklını saran kalın gaflet perdesini sıyırır da, "nasıl", "neden" gibi sorular sorarak düşünürse, tüm evrenin Allah'ın varlığının ve gücünün delilleriyle dolu olduğunu rahatlıkla görebilir.



  13. 25.Aralık.2016, 22:01
    7
    Misafir

    Yorum: Tevekkül ve Tefekkür nedir?

    beyninin icine biseyler dolduracanki birileri bisey aradiginda oradan cikarabilsin zekisin ama tembelsin sen universiteyi busekilde hak edemezsin kafami geciorsun boyle bir soru sorup


  14. 25.Aralık.2016, 22:01
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    beyninin icine biseyler dolduracanki birileri bisey aradiginda oradan cikarabilsin zekisin ama tembelsin sen universiteyi busekilde hak edemezsin kafami geciorsun boyle bir soru sorup





+ Yorum Gönder