Konusunu Oylayın.: Amenerrasulü nüzul sebebi

5 üzerinden 4.80 | Toplam : 5 kişi
Amenerrasulü nüzul sebebi
  1. 06.Şubat.2013, 14:09
    1
    Misafir

    Amenerrasulü nüzul sebebi






    Amenerrasulü nüzul sebebi Mumsema amenerrasulü nüzul sebebi


  2. 06.Şubat.2013, 14:09
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 08.Şubat.2013, 02:13
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,581
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: amenerrasulü nüzul sebebi




    amenerrasulü nüzul sebebi
    İniş Sebebi



    Aşağıdaki ayet-i kerime bölümünde, "Ayetlerden Çıkan Hükümler" başlığı al*tında Müslim ve Ahmed'in Ebu Hureyre'den yaptıkları rivayette bu ayetin nü*zul sebebi açıklanmıştır. Müslim ve başkaları da İbni Abbas'tan buna yakın bir rivayette bulunmuşlardır
    Alıntı
    Ayetten Çıkan Hüküm Ve Hikmetler


    Bu ayet-i kerime, insan Allah'ın mülkiyetinde olduğundan, Allah da onun fiillerine muttali olup büyük küçük bütün amellerinden hesaba çekeceğinden dolayı insanı yüce Allah'ın hesaba çekmesinden büyük ölçüde korkutma ve uyarmayı ihtiva etmektedir. Bu durum ise ruhlara korkunun salınmasına se*bep olmuş ve insanı şiddetli azaba uğrama endişesine düşürmüştür. Bu işi ka*yıtsız şartsız olarak yalnızca Yüce Allah'a havale etmekten başka bir çıkar yol bırakmamıştır. Ahmed ve Müslim'in rivayetlerine göre Ebu Hureyre şöyle de*miştir: Resulullah (s.a.)'a, "Göklerde ne var yerde ne varsa (hepsinin) mülkü Allah'ındır. îçinizdekini açıklasınız da gizleseniz de Allah sizi hesaba çeker" ayeti nazil olunca bu Resulullah (s.a.)'ın ashabına çok ağır geldi. Resulullah (s.a.)'ın yanına vardılar ve dizlerinin üzerine çökerek dediler ki: "Ey Allah'ın Rasulü, namaz, oruç, cihad ve sadaka gibi gücümüz yeten bir takım amellerle mükellef tutulduk. Ancak Yüce Allah bu ayet-i kerimeyi indirmiş bulunuyor. Biz bunun altından kalkamıyoruz." Resulullah (s.a.) buyurdu ki: Sizler de siz*den önce Kitap Ehli'nin, "İşittik ve isyan ettik" dedikleri gibi mi demek istiyor*sunuz? Hayır, onun yerine, "Dinledik, itaat ettik, mağfiretini dileriz, Rabbimiz, dönüş yalnız sanadır" deyiniz." Müslümanlar bu buyruğu okuyup dilleri de bu*nu rahatlıkla söyler hale gelince, onun akabinde Allah, "O peygamber kendisine Rabbinden indirilene iman etti, müminler de..." ayetini indirdi. Bunu yapmala*rı üzerine Allah (önceki) o ayeti neshetti ve, "Allah hiç bir kimseye gücünün ye*teceğinden başkasını yüklemez" ayetini indirdi.

    Ebu Hureyre'nin, "Allah onu neshetti" ifadesi, zahiren bu ayet-i kerimenin kendisinden sonraki ayet olan, "Allah hiç bir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez" ayeti ile neshedildiğine delâlet etmektedir. Bazı müfessir-ler de [146] bundan, bu ayet-i kerimenin neshedilmiş olduğu manasını çıkarmış*lardır. Çünkü ayet-i kerime vesveselerden ve içten geçenlerden dolayı hesaba çekilmeyi ifade etmektedir. Tercih edilen görüş ise bu ayet-i kerimenin neshe-dilmemiş olduğu, "Allah onu neshetti" ifadesi ile kastedilenin onların korkula*rını giderdiği, "Allah hiç bir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez" ayet-i kerimesinin de neshedici olmadığı ve açıklayıcı bir ayet olduğu şeklinde*dir. Bunu da Kütüb-i Sitte sahiplerinin kitaplarında naklettikleri Ebu Hurey-re'den gelen şu hadis-i şerif göstermektedir: Resulullah (s.a.) buyurdu ki: "Ko*nuşmadıkça veya (gereğince) amel etmedikçe muhakkak Allah ümmetimin içle*rinden geçenleri bana bağışlamıştır." İbni Abbas, İkrime, eş-ŞaTaî ve Mücahid derler ki: Ayet-i kerime muhkem ve tahsis edilmiştir: Bu ise Yüce Allah'ın giz*lenmesini yasakladığı şahitlik ile alâkalıdır. Daha sonra bu ayet-i kerimede şa*hitliği saklayıp gizleyenin bundan dolayı hesaba çekileceğini bildirmektedir.

    Aşağıdaki deliller de ayet-i kerimenin neshedilmediğini göstermektedir:

    1- Yüce Allah'ın, "Allah onunla sizi hesaba çeker." buyruğu bir haberdir. Haberler ise usul alimlerinin çoğunluğuna göre nesholmaz.

    2- Azaları üzerinde etkisi ister görülsün ister görülmesin Kitap, sünnet, icma ve kıyasla sabit olduğuna ve ona karşılık mükâfat ve cezanın gerektiğine delâlet eden kalbin kesbi (kazancı ve ameli), Yüce Allah'ın şu buyruklarında şu şekilde dile getirilmiştir:

    "Allah sizi yeminlerinizdeki lağivden dolayı sorumlu tutmaz. Fakat kalple*rinizin kazandığından dolayı sizi sorumlu tutar." (Bakara, 2/225); "Çünkü ku*lak, göz ve kalbin her biri ondan sorumludur." (Nisa, 17/36).

    3- Arızî vesveseler ile kesin bir kasıt ve köklü bir karar derecesine ulaşma*yan, gelip geçen düşünceler, muhakkik alimlerin dedikleri gibi, ayet-i kerime*nin kapsamına girmemektedir.

    4- Takat yetmeyecek şeylerin teklifi, ilâhî hikmete aykırıdır.

    5- Mükelleflerin maslahatının değişmesi dolayısıyla hükmün değişmesi anlamındaki neshin manası burada ortaya çıkmamaktadır. Çünkü insanın nef*sinde bulunan şey, zaman ve hallerin değişmesiyle değişikliğe uğramaz, farklı*lık göstermez.

    Ashab-ı kiramın ve Tabiînin nesholduğunu söylemelerine gelince, bu, bu gibi kimselerin yüksek mertebelerine ve kemaline uygundur. Çünkü onlar in*sanın içinden geçen vesveselerin de hesaba konu olacağı görüşündedirler ve gü*nahın bütün etkilerinden tertemiz olmayı isterler. İştje bundan dolayı, "İyi kim*selerin hasenatı mukarrebler için günah hükmündedir" denilmiştir. Bu gibi şeylerden çekinmeleri, tam bir şekilde arınmaktan, tam bir olgunluk ve kendi*lerinin eksik olduğuna inanmalarından kaynaklanır. [147]


    Tefsirul munir.


  4. 08.Şubat.2013, 02:13
    2
    Moderatör



    amenerrasulü nüzul sebebi
    İniş Sebebi



    Aşağıdaki ayet-i kerime bölümünde, "Ayetlerden Çıkan Hükümler" başlığı al*tında Müslim ve Ahmed'in Ebu Hureyre'den yaptıkları rivayette bu ayetin nü*zul sebebi açıklanmıştır. Müslim ve başkaları da İbni Abbas'tan buna yakın bir rivayette bulunmuşlardır
    Alıntı
    Ayetten Çıkan Hüküm Ve Hikmetler


    Bu ayet-i kerime, insan Allah'ın mülkiyetinde olduğundan, Allah da onun fiillerine muttali olup büyük küçük bütün amellerinden hesaba çekeceğinden dolayı insanı yüce Allah'ın hesaba çekmesinden büyük ölçüde korkutma ve uyarmayı ihtiva etmektedir. Bu durum ise ruhlara korkunun salınmasına se*bep olmuş ve insanı şiddetli azaba uğrama endişesine düşürmüştür. Bu işi ka*yıtsız şartsız olarak yalnızca Yüce Allah'a havale etmekten başka bir çıkar yol bırakmamıştır. Ahmed ve Müslim'in rivayetlerine göre Ebu Hureyre şöyle de*miştir: Resulullah (s.a.)'a, "Göklerde ne var yerde ne varsa (hepsinin) mülkü Allah'ındır. îçinizdekini açıklasınız da gizleseniz de Allah sizi hesaba çeker" ayeti nazil olunca bu Resulullah (s.a.)'ın ashabına çok ağır geldi. Resulullah (s.a.)'ın yanına vardılar ve dizlerinin üzerine çökerek dediler ki: "Ey Allah'ın Rasulü, namaz, oruç, cihad ve sadaka gibi gücümüz yeten bir takım amellerle mükellef tutulduk. Ancak Yüce Allah bu ayet-i kerimeyi indirmiş bulunuyor. Biz bunun altından kalkamıyoruz." Resulullah (s.a.) buyurdu ki: Sizler de siz*den önce Kitap Ehli'nin, "İşittik ve isyan ettik" dedikleri gibi mi demek istiyor*sunuz? Hayır, onun yerine, "Dinledik, itaat ettik, mağfiretini dileriz, Rabbimiz, dönüş yalnız sanadır" deyiniz." Müslümanlar bu buyruğu okuyup dilleri de bu*nu rahatlıkla söyler hale gelince, onun akabinde Allah, "O peygamber kendisine Rabbinden indirilene iman etti, müminler de..." ayetini indirdi. Bunu yapmala*rı üzerine Allah (önceki) o ayeti neshetti ve, "Allah hiç bir kimseye gücünün ye*teceğinden başkasını yüklemez" ayetini indirdi.

    Ebu Hureyre'nin, "Allah onu neshetti" ifadesi, zahiren bu ayet-i kerimenin kendisinden sonraki ayet olan, "Allah hiç bir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez" ayeti ile neshedildiğine delâlet etmektedir. Bazı müfessir-ler de [146] bundan, bu ayet-i kerimenin neshedilmiş olduğu manasını çıkarmış*lardır. Çünkü ayet-i kerime vesveselerden ve içten geçenlerden dolayı hesaba çekilmeyi ifade etmektedir. Tercih edilen görüş ise bu ayet-i kerimenin neshe-dilmemiş olduğu, "Allah onu neshetti" ifadesi ile kastedilenin onların korkula*rını giderdiği, "Allah hiç bir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez" ayet-i kerimesinin de neshedici olmadığı ve açıklayıcı bir ayet olduğu şeklinde*dir. Bunu da Kütüb-i Sitte sahiplerinin kitaplarında naklettikleri Ebu Hurey-re'den gelen şu hadis-i şerif göstermektedir: Resulullah (s.a.) buyurdu ki: "Ko*nuşmadıkça veya (gereğince) amel etmedikçe muhakkak Allah ümmetimin içle*rinden geçenleri bana bağışlamıştır." İbni Abbas, İkrime, eş-ŞaTaî ve Mücahid derler ki: Ayet-i kerime muhkem ve tahsis edilmiştir: Bu ise Yüce Allah'ın giz*lenmesini yasakladığı şahitlik ile alâkalıdır. Daha sonra bu ayet-i kerimede şa*hitliği saklayıp gizleyenin bundan dolayı hesaba çekileceğini bildirmektedir.

    Aşağıdaki deliller de ayet-i kerimenin neshedilmediğini göstermektedir:

    1- Yüce Allah'ın, "Allah onunla sizi hesaba çeker." buyruğu bir haberdir. Haberler ise usul alimlerinin çoğunluğuna göre nesholmaz.

    2- Azaları üzerinde etkisi ister görülsün ister görülmesin Kitap, sünnet, icma ve kıyasla sabit olduğuna ve ona karşılık mükâfat ve cezanın gerektiğine delâlet eden kalbin kesbi (kazancı ve ameli), Yüce Allah'ın şu buyruklarında şu şekilde dile getirilmiştir:

    "Allah sizi yeminlerinizdeki lağivden dolayı sorumlu tutmaz. Fakat kalple*rinizin kazandığından dolayı sizi sorumlu tutar." (Bakara, 2/225); "Çünkü ku*lak, göz ve kalbin her biri ondan sorumludur." (Nisa, 17/36).

    3- Arızî vesveseler ile kesin bir kasıt ve köklü bir karar derecesine ulaşma*yan, gelip geçen düşünceler, muhakkik alimlerin dedikleri gibi, ayet-i kerime*nin kapsamına girmemektedir.

    4- Takat yetmeyecek şeylerin teklifi, ilâhî hikmete aykırıdır.

    5- Mükelleflerin maslahatının değişmesi dolayısıyla hükmün değişmesi anlamındaki neshin manası burada ortaya çıkmamaktadır. Çünkü insanın nef*sinde bulunan şey, zaman ve hallerin değişmesiyle değişikliğe uğramaz, farklı*lık göstermez.

    Ashab-ı kiramın ve Tabiînin nesholduğunu söylemelerine gelince, bu, bu gibi kimselerin yüksek mertebelerine ve kemaline uygundur. Çünkü onlar in*sanın içinden geçen vesveselerin de hesaba konu olacağı görüşündedirler ve gü*nahın bütün etkilerinden tertemiz olmayı isterler. İştje bundan dolayı, "İyi kim*selerin hasenatı mukarrebler için günah hükmündedir" denilmiştir. Bu gibi şeylerden çekinmeleri, tam bir şekilde arınmaktan, tam bir olgunluk ve kendi*lerinin eksik olduğuna inanmalarından kaynaklanır. [147]


    Tefsirul munir.





+ Yorum Gönder