Konusunu Oylayın.: Hz Ali ile ilgili hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Hz Ali ile ilgili hadisler
  1. 28.Ocak.2013, 17:37
    1
    Misafir

    Hz Ali ile ilgili hadisler

  2. 29.Ocak.2013, 01:31
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Hz Ali ile ilgili hadisler




    Hz Ali hakkında hadisler

    Sehl bin Sa’d (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    Hayber gazvesi günü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

    “Bu sancağı yarın öyle bir kimseye vereceğim ki, Allah fethi onun iki eliyle müyesser kılacaktır. O kimse, Allah’ı ve Rasulünü sever, Allah ve Rasulü de onu sever.”

    Ravi dedi ki:

    Bunun üzerine insanlar sancak kime verilecek diye geceyi konuşarak geçirdiler. Sabah olunca sancağın kendisine verileceği ümidi ile bütün sahabeler Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in huzuruna koştular.

    Fakat Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    –“Ali bin Ebu Talib nerededir? diye sordu.

    Sahabeler:

    –Ey Allah’ın Rasulü! Onun iki gözü ağrıyor, dediler.

    Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    –“Ona haber gönderin de onu bana getirin,” buyurdu.

    Ali (Radiyallahu Anh) gelince, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), onun gözlerine tükürdü ve dua etti. Akabinde Ali (Radiyallahu Anh)’ın gözleri iyileşti. Hatta onda hiçbir ağrı yokmuş gibi oldu. Hemen Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sancağı Ali (Radiyallahu Anh)’a verdi.

    Ali (Radiyallahu Anh):

    –Ya Rasulallah! Onlar da bizim gibi oluncaya kadar mı savaşacağım? dedi.

    Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

    –“Tâ Hayberlilerin sahasına ininceye kadar hey’etin üzere sükunetle yürü! Sonra onları, İslam’a girmeye davet et! Ve onlara, İslam’da üzerlerine vacib olacak Allah’ın haklarını haber ver! Allah’a yemin ederim ki, senin sayende Allah’ın bir tek kişiye hidayet vermesi senin için, kırmızı develerin olmasından daha hayırlıdır.”

    Buhari 7/3468, Müslim 2406/34


    Ebu Sasan Hudayn bin el-Münzir (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

    “Ben, Osman bin Affan (Radiyallahu Anh)’a Velid bin Utbe getirildiğinde şahit oldum. Velid insanlara sabah namazını iki rekât kıldırmış sonra da cemaate:

    −Namazı artırayım mı demişti. Velid aleyhine iki kişi şahitlik etti. Onlardan bir, Humran:

    Velid içki içti diye şahitlik etti.

    Diğeri ise:

    Velid’in kustuğunu gördüm diye şahitlik etti.

    Bunun üzerine Osman (Radiyallahu Anh):

    −O şarap içmedikçe kusmaz dedi.

    Müteakiben:

    −Ya Ali! Kalk ona celde vur! dedi.

    Ali (Radiyallahu Anh)’da:

    −Ya Hasan! Kalk ona celde vur! dedi.

    Hasan da buna kızarak:

    −Velli hârre ha, men tevellâ kârre ha dedi.

    Sonra Ali (Radiyallahu Anh):

    −Ya Abdullah bin Cafer! Kalk sen celde vur! dedi.

    Abdullah (Radiyallahu Anh) Velid’e celde vurdu. Ali (Radiyallahu Anh)’da celde adedini sayıyordu. Nihayet celde adedi kırka ulaşınca Ali (Radiyallahu Anh):

    −Dur! dedi ve sonra:

    −Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kırk tane celde vurdu, Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) kırk tane celde vurdu, Ömer (Radiyallahu Anh) seksen tane celde vurdu, bunların hepsi sünnettir. Ancak kırk adedi bana daha sevgilidir dedi.”

    Velli hârre ha, men tevellâ kârre ha: Tabirin manası: “Safasını sürene cefasını çektir demektir. Bununla kast edilen: Halifelik makamında oturan oturup onun rahatını yaşayana, halifeliğin meşakkatini yükle şeklindedir.

    Müslim 1707/138


  3. 29.Ocak.2013, 01:31
    2
    Moderatör



    Hz Ali hakkında hadisler

    Sehl bin Sa’d (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    Hayber gazvesi günü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

    “Bu sancağı yarın öyle bir kimseye vereceğim ki, Allah fethi onun iki eliyle müyesser kılacaktır. O kimse, Allah’ı ve Rasulünü sever, Allah ve Rasulü de onu sever.”

    Ravi dedi ki:

    Bunun üzerine insanlar sancak kime verilecek diye geceyi konuşarak geçirdiler. Sabah olunca sancağın kendisine verileceği ümidi ile bütün sahabeler Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in huzuruna koştular.

    Fakat Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    –“Ali bin Ebu Talib nerededir? diye sordu.

    Sahabeler:

    –Ey Allah’ın Rasulü! Onun iki gözü ağrıyor, dediler.

    Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    –“Ona haber gönderin de onu bana getirin,” buyurdu.

    Ali (Radiyallahu Anh) gelince, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), onun gözlerine tükürdü ve dua etti. Akabinde Ali (Radiyallahu Anh)’ın gözleri iyileşti. Hatta onda hiçbir ağrı yokmuş gibi oldu. Hemen Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sancağı Ali (Radiyallahu Anh)’a verdi.

    Ali (Radiyallahu Anh):

    –Ya Rasulallah! Onlar da bizim gibi oluncaya kadar mı savaşacağım? dedi.

    Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

    –“Tâ Hayberlilerin sahasına ininceye kadar hey’etin üzere sükunetle yürü! Sonra onları, İslam’a girmeye davet et! Ve onlara, İslam’da üzerlerine vacib olacak Allah’ın haklarını haber ver! Allah’a yemin ederim ki, senin sayende Allah’ın bir tek kişiye hidayet vermesi senin için, kırmızı develerin olmasından daha hayırlıdır.”

    Buhari 7/3468, Müslim 2406/34


    Ebu Sasan Hudayn bin el-Münzir (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

    “Ben, Osman bin Affan (Radiyallahu Anh)’a Velid bin Utbe getirildiğinde şahit oldum. Velid insanlara sabah namazını iki rekât kıldırmış sonra da cemaate:

    −Namazı artırayım mı demişti. Velid aleyhine iki kişi şahitlik etti. Onlardan bir, Humran:

    Velid içki içti diye şahitlik etti.

    Diğeri ise:

    Velid’in kustuğunu gördüm diye şahitlik etti.

    Bunun üzerine Osman (Radiyallahu Anh):

    −O şarap içmedikçe kusmaz dedi.

    Müteakiben:

    −Ya Ali! Kalk ona celde vur! dedi.

    Ali (Radiyallahu Anh)’da:

    −Ya Hasan! Kalk ona celde vur! dedi.

    Hasan da buna kızarak:

    −Velli hârre ha, men tevellâ kârre ha dedi.

    Sonra Ali (Radiyallahu Anh):

    −Ya Abdullah bin Cafer! Kalk sen celde vur! dedi.

    Abdullah (Radiyallahu Anh) Velid’e celde vurdu. Ali (Radiyallahu Anh)’da celde adedini sayıyordu. Nihayet celde adedi kırka ulaşınca Ali (Radiyallahu Anh):

    −Dur! dedi ve sonra:

    −Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kırk tane celde vurdu, Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) kırk tane celde vurdu, Ömer (Radiyallahu Anh) seksen tane celde vurdu, bunların hepsi sünnettir. Ancak kırk adedi bana daha sevgilidir dedi.”

    Velli hârre ha, men tevellâ kârre ha: Tabirin manası: “Safasını sürene cefasını çektir demektir. Bununla kast edilen: Halifelik makamında oturan oturup onun rahatını yaşayana, halifeliğin meşakkatini yükle şeklindedir.

    Müslim 1707/138





+ Yorum Gönder