Konusunu Oylayın.: Komik sünnet hikayeleri

5 üzerinden 3.67 | Toplam : 3 kişi
Komik sünnet hikayeleri
  1. 26.Ocak.2013, 15:25
    1
    Misafir

    Komik sünnet hikayeleri

  2. 18.Şubat.2013, 01:28
    2
    BouGie
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Haziran.2007
    Üye No: 1144
    Mesaj Sayısı: 259
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Cevap: komik sünnet hikayeleri




    komik sünnet hikayeleri



    Sünnet Hikayemiz
    Üzerinden çok zaman geçmeden yazayım sünnet maceramızı da. Tarihe notumuz düşülsün.

    Herşey bebeğimizin erkek olduğunu öğrenmemizle başladı. Babası daha o zaman doğar doğmaz sünnet ettirelim. "Bizim oralarda böyle yapılıyor, bir rahatsızlığı olursa büyüyünce yapıyorlar, öyle olan arkadaşlarımıza acırdık biz" dedi. Ben de televizyonda izleyip duruyorum ya sosyete de moda erken sünnet. "Ay evet canım bence de öyle yapalım. Ne gerek var koca çocuk bağırta bağırta. Ay bi de düğün dernek uğraşamam öyle şeylerle" diye adama gazı verdim. Kocam da bu konuyu hemfikir olarak kapatmamızın mutluluğu içinde hayatına devam etti. Ta ki Ahmet Beyler doğana kadar. El kadar bebek bütün gün ağlar, kolik değildi ama her bebek gibi gaz derdi gak derdi guk derdi derken ağlar dururdu. Babası bir iki sünnet ettirelim dedikçe odur budur diye bahane ede ede geçirdik ilk ayları, kıyamıyorum evladıma. Zaman geçtikçe iş ciddiyete bindi, ben bu sefer son kozumu kullandım. "Tezim bitsin". Tez nasıl olsa bitmiyor ya oğlanı da kesilmekten kurtaracağım aklımca Bitmez dediğim tez, adaklar adaya adaya bitti sonunda. Temmuzda işe başlıyorum taşınıyoruz derken adam gene sünnet ettirelim bu oğlanı dedi. Kiminle konuşursam "ay çook küçük daha" diye beni gaza getiriyor. Ben kocama gidip küçük diyorum o yok diyor. Bi kaç zamanda böyle geçti derken. En sonunda ikna edemedim ve sünnet tarihi alındı. Ben o gece bile yarın gitmesek mi hastaneye falan diye gezdim. Annem de full destek verdi ama kaderden kaçamadık.




    Hastane en son sabah yedide emsin yesin içsin demiş. Ben bütün gece uyuyamayınca sabah ta erken kalkamadım. Alelacele oğlanı emzirip biraz da kahvaltı verebildik vicdan azabı çeke çeke. 8:30 da hastanedeydik. Önce çocuk doktoru muayenemizi yaptı. Gözle görülen bir engel var mıdır yok mudur diye. Oradan odamıza çıktık. Yanımızda da dil bağının kesilmesi için 2.5 aylık bir bebek var. Bizimkinde açlık başlamış, mızır mızır. Sonra hemşire ablaları geldiler. Önce parmağından kan aldılar. İğne batınca bir ağladı. Sonra hemen sustu. Biz yanımızda bir sürü oyuncak falan sürekli oyalıyoruz onu. Sonra bir kere daha geldiler, bu sefer yandaki bebeğe damar yolu açtılar, kan aldılar. Biraz sonra bizimkine geldiler. Yine iğne batarken biraz ağlama, sonra anne-baba-anneanne 3lüsünün envai çeşit şaklabanlıklarına dayanamayıp gülmece. Hemşire ablalarından kocaman bir maşallah aldı. Kıskandım ben de istedim. Çocuğu sessiz sakin tutan ben, maşallah oğlana Serum bağladılar. Açlığını kesmek için, bizimki anlamıyor, damar yolu ilginç gelmiş, onu emmeye, ağzına sokmaya çalışıyor. Gelen giden çok odaya uyku saati de geçiyor huysuzluk artıyor. Sonunda acil durum kurtarıcısı emziğe sarıldık. Normalde emzik alan bir çocuk değil fekat sersemlemiş ise bir şans oluyor. Verdik ağzına biraz uyudu



    Ay sırasına göre bebekleri alıyorlarmış. Önce yanımızdaki bebek gitti. Biz üçüncü sıradaymışız. O bu derken hemşireler 11:30da geldi. Soyduk, kucaklarına verdik, bebeğim size emanet diye ağlak gözlerle gönderdik ameliyathaneye. 30-45 dakika sürer dediler. Geçme bilmedi zaman ama sonra doktorumuzçocuk cerrahı göründü kapıdan. Çok şükür herşey yolundaymış. Lokal aneztesi ile oldu sünnet ama tabi ameliyathanede onun elini kolunu tutabilsinler diye biraz gaz koklatıp sersemletmişler. sünnet yerine aneztesi yaptık, fitil koyduk, ağrıdan ağlaması mümkün değil dedi doktorumuz.

    Bebeğim sersem bir şekilde yine hemşire ablalarının kucağında çıktı. Altını bezlemişler. Odaya gelince altını açmaları ile beraber bizimki etrafı suladı veeee ağlama o an başladı. Yaklaşık ta bir saat aralarda hafif sussa da devam etti. O saate kadar metaneti koruyan ben odadan çıktım ve hıçkıra hıçkıra bi güzel ağladım. Ardından da babasını bol bol bayılttım, söyledim durdum, "Hepsi senin yüzünden, ne gerek vardı da öyle de böyle vıdı vıdı" şeklinde. Biraz yüzünü ekşitse de ne sabır varmış, cevap vermedi bana. Bir saat sonra emzirmeme izin verdiler. Açlıktan ağlarmış, sustu. Hemen ayaklarıma aldım sallaya sallaya uyutmaya çalıştım. İnleye inleye uyudu fakirim. (Tracy abla bi sünnet bölümü de ekleseymiş şu kitaba süper olacakmış, bu durumda napılır okumadığımızdan geleneksel takıldık).





    Sonra hemşire geldi saf vazelin alın dedi. Bezine ameliyat yerine saf vazelin sürdük bol bol. Her bez değişiminde yaptık bir hafta süreyle. Sürtünme olunca huylanırmış ondan ağlarmış falan. Ardından çorba ve komposto getirdiler. Çorbayı bi güzel içti. Kompostoda belki şeker vardır diye çok veremedim. En son doktorumuz geldi. Takla atsa da elini kolunu tutmaya calismayın dedi. Sonuç o vazelinden sonra sünnet olmamış gibi takıldı bizimki. Doktor bir agri kesici verdi evde 3 gün kullanmak için.

    Sonuç sünnetin üstünden 4-5 saat geçmeden normal hayatımıza döndük. Üç gün sonra kontrole gittik, azıcık orada da ağladı ama çabuk unutuyor Allahtan. 4 gün sabah-akşam ılık sabunlu suda oturma banyosu verdi. En zorlu kısmı burasıymış bilememişim. 15 dakika suda oturtuyoruz, buraya kadar tamam. Sonra fıskıyeden su tutacağız ki atılsın. Bizim oğlan fıskıyeden korkuyor. Deli olmak işten değil. Çığlık çığlığa iki dakka tutabilirsek ne ala

    Sünnet için normalde bezi 4 numara kullanıyordum, 4+ götürdüm hastaneye. Bir de bol kiyafetler aldım. Bol tulumlar, pijamalar falan rahat etsin diye. Bol bol oyuncak dikkatini çekebilmek için. Bu kadar. Tören niyetine babası hastanede bi pasta almış, doktoru beklerken onu yedik afiyetle. Anneannesi oğlan sünnet oldu pastayı biz yiyiyoruz ne adeletsizlik dese de Haftasonu da dedesi gelince beraber yemeğe çıktık.

    Babasından sünnet hediyesi blogların favori gözlügü babybanz gözlükleri ve UV filtreli şapkayı kaptık Klasik Türk annesi ben herşeyin büyüğünü alıyorum biraz uzun kullansın diye. Gözlük ve şapkada da daha küçük çok verimli kullanamaz bari biraz büyük alayım da ileride de kullanır diye düşündüm, yanlız nasıl bir büyükse şapka benim kafama rahatlıkla oluyor, gözlükler az bir zahmetle Yarın öbürgün ben bu çocuğa uzun süre giysin diye 3-5 numara büyük ayakkabı da alırım. O potansiyeli gördüm kendimde.









    Uzuuuuun yazının kısa özeti: Oğlan annelerine tavsiyem erken sünnet isteyen beyinize karşı gelmeyin. Gerek yok Ayrıca korkunun ecele faydası da yok. Nasıl olsa yapılacak ne kadar erken o kadar rahat..

    Şimdi anlıyorum ki çok rahatmış çocuğun küçük olması. Sünnete ikna etmek için uğraşanlar, sünnetçi elinden kaçmaya çalışanlar, feryat figan ağlayanlar.... Bi de büyük olunca çişlerini kontrol edebildikleri için canı acır diye tutabiliyorlarmış falan. Bizimki altı açıldıkça suladı heryeri ilk gün sonra hiçbir şey kalmadı Yaptıkları huysuzluk ve naz da cabası.



  3. 18.Şubat.2013, 01:28
    2
    Devamlı Üye



    komik sünnet hikayeleri



    Sünnet Hikayemiz
    Üzerinden çok zaman geçmeden yazayım sünnet maceramızı da. Tarihe notumuz düşülsün.

    Herşey bebeğimizin erkek olduğunu öğrenmemizle başladı. Babası daha o zaman doğar doğmaz sünnet ettirelim. "Bizim oralarda böyle yapılıyor, bir rahatsızlığı olursa büyüyünce yapıyorlar, öyle olan arkadaşlarımıza acırdık biz" dedi. Ben de televizyonda izleyip duruyorum ya sosyete de moda erken sünnet. "Ay evet canım bence de öyle yapalım. Ne gerek var koca çocuk bağırta bağırta. Ay bi de düğün dernek uğraşamam öyle şeylerle" diye adama gazı verdim. Kocam da bu konuyu hemfikir olarak kapatmamızın mutluluğu içinde hayatına devam etti. Ta ki Ahmet Beyler doğana kadar. El kadar bebek bütün gün ağlar, kolik değildi ama her bebek gibi gaz derdi gak derdi guk derdi derken ağlar dururdu. Babası bir iki sünnet ettirelim dedikçe odur budur diye bahane ede ede geçirdik ilk ayları, kıyamıyorum evladıma. Zaman geçtikçe iş ciddiyete bindi, ben bu sefer son kozumu kullandım. "Tezim bitsin". Tez nasıl olsa bitmiyor ya oğlanı da kesilmekten kurtaracağım aklımca Bitmez dediğim tez, adaklar adaya adaya bitti sonunda. Temmuzda işe başlıyorum taşınıyoruz derken adam gene sünnet ettirelim bu oğlanı dedi. Kiminle konuşursam "ay çook küçük daha" diye beni gaza getiriyor. Ben kocama gidip küçük diyorum o yok diyor. Bi kaç zamanda böyle geçti derken. En sonunda ikna edemedim ve sünnet tarihi alındı. Ben o gece bile yarın gitmesek mi hastaneye falan diye gezdim. Annem de full destek verdi ama kaderden kaçamadık.




    Hastane en son sabah yedide emsin yesin içsin demiş. Ben bütün gece uyuyamayınca sabah ta erken kalkamadım. Alelacele oğlanı emzirip biraz da kahvaltı verebildik vicdan azabı çeke çeke. 8:30 da hastanedeydik. Önce çocuk doktoru muayenemizi yaptı. Gözle görülen bir engel var mıdır yok mudur diye. Oradan odamıza çıktık. Yanımızda da dil bağının kesilmesi için 2.5 aylık bir bebek var. Bizimkinde açlık başlamış, mızır mızır. Sonra hemşire ablaları geldiler. Önce parmağından kan aldılar. İğne batınca bir ağladı. Sonra hemen sustu. Biz yanımızda bir sürü oyuncak falan sürekli oyalıyoruz onu. Sonra bir kere daha geldiler, bu sefer yandaki bebeğe damar yolu açtılar, kan aldılar. Biraz sonra bizimkine geldiler. Yine iğne batarken biraz ağlama, sonra anne-baba-anneanne 3lüsünün envai çeşit şaklabanlıklarına dayanamayıp gülmece. Hemşire ablalarından kocaman bir maşallah aldı. Kıskandım ben de istedim. Çocuğu sessiz sakin tutan ben, maşallah oğlana Serum bağladılar. Açlığını kesmek için, bizimki anlamıyor, damar yolu ilginç gelmiş, onu emmeye, ağzına sokmaya çalışıyor. Gelen giden çok odaya uyku saati de geçiyor huysuzluk artıyor. Sonunda acil durum kurtarıcısı emziğe sarıldık. Normalde emzik alan bir çocuk değil fekat sersemlemiş ise bir şans oluyor. Verdik ağzına biraz uyudu



    Ay sırasına göre bebekleri alıyorlarmış. Önce yanımızdaki bebek gitti. Biz üçüncü sıradaymışız. O bu derken hemşireler 11:30da geldi. Soyduk, kucaklarına verdik, bebeğim size emanet diye ağlak gözlerle gönderdik ameliyathaneye. 30-45 dakika sürer dediler. Geçme bilmedi zaman ama sonra doktorumuzçocuk cerrahı göründü kapıdan. Çok şükür herşey yolundaymış. Lokal aneztesi ile oldu sünnet ama tabi ameliyathanede onun elini kolunu tutabilsinler diye biraz gaz koklatıp sersemletmişler. sünnet yerine aneztesi yaptık, fitil koyduk, ağrıdan ağlaması mümkün değil dedi doktorumuz.

    Bebeğim sersem bir şekilde yine hemşire ablalarının kucağında çıktı. Altını bezlemişler. Odaya gelince altını açmaları ile beraber bizimki etrafı suladı veeee ağlama o an başladı. Yaklaşık ta bir saat aralarda hafif sussa da devam etti. O saate kadar metaneti koruyan ben odadan çıktım ve hıçkıra hıçkıra bi güzel ağladım. Ardından da babasını bol bol bayılttım, söyledim durdum, "Hepsi senin yüzünden, ne gerek vardı da öyle de böyle vıdı vıdı" şeklinde. Biraz yüzünü ekşitse de ne sabır varmış, cevap vermedi bana. Bir saat sonra emzirmeme izin verdiler. Açlıktan ağlarmış, sustu. Hemen ayaklarıma aldım sallaya sallaya uyutmaya çalıştım. İnleye inleye uyudu fakirim. (Tracy abla bi sünnet bölümü de ekleseymiş şu kitaba süper olacakmış, bu durumda napılır okumadığımızdan geleneksel takıldık).





    Sonra hemşire geldi saf vazelin alın dedi. Bezine ameliyat yerine saf vazelin sürdük bol bol. Her bez değişiminde yaptık bir hafta süreyle. Sürtünme olunca huylanırmış ondan ağlarmış falan. Ardından çorba ve komposto getirdiler. Çorbayı bi güzel içti. Kompostoda belki şeker vardır diye çok veremedim. En son doktorumuz geldi. Takla atsa da elini kolunu tutmaya calismayın dedi. Sonuç o vazelinden sonra sünnet olmamış gibi takıldı bizimki. Doktor bir agri kesici verdi evde 3 gün kullanmak için.

    Sonuç sünnetin üstünden 4-5 saat geçmeden normal hayatımıza döndük. Üç gün sonra kontrole gittik, azıcık orada da ağladı ama çabuk unutuyor Allahtan. 4 gün sabah-akşam ılık sabunlu suda oturma banyosu verdi. En zorlu kısmı burasıymış bilememişim. 15 dakika suda oturtuyoruz, buraya kadar tamam. Sonra fıskıyeden su tutacağız ki atılsın. Bizim oğlan fıskıyeden korkuyor. Deli olmak işten değil. Çığlık çığlığa iki dakka tutabilirsek ne ala

    Sünnet için normalde bezi 4 numara kullanıyordum, 4+ götürdüm hastaneye. Bir de bol kiyafetler aldım. Bol tulumlar, pijamalar falan rahat etsin diye. Bol bol oyuncak dikkatini çekebilmek için. Bu kadar. Tören niyetine babası hastanede bi pasta almış, doktoru beklerken onu yedik afiyetle. Anneannesi oğlan sünnet oldu pastayı biz yiyiyoruz ne adeletsizlik dese de Haftasonu da dedesi gelince beraber yemeğe çıktık.

    Babasından sünnet hediyesi blogların favori gözlügü babybanz gözlükleri ve UV filtreli şapkayı kaptık Klasik Türk annesi ben herşeyin büyüğünü alıyorum biraz uzun kullansın diye. Gözlük ve şapkada da daha küçük çok verimli kullanamaz bari biraz büyük alayım da ileride de kullanır diye düşündüm, yanlız nasıl bir büyükse şapka benim kafama rahatlıkla oluyor, gözlükler az bir zahmetle Yarın öbürgün ben bu çocuğa uzun süre giysin diye 3-5 numara büyük ayakkabı da alırım. O potansiyeli gördüm kendimde.









    Uzuuuuun yazının kısa özeti: Oğlan annelerine tavsiyem erken sünnet isteyen beyinize karşı gelmeyin. Gerek yok Ayrıca korkunun ecele faydası da yok. Nasıl olsa yapılacak ne kadar erken o kadar rahat..

    Şimdi anlıyorum ki çok rahatmış çocuğun küçük olması. Sünnete ikna etmek için uğraşanlar, sünnetçi elinden kaçmaya çalışanlar, feryat figan ağlayanlar.... Bi de büyük olunca çişlerini kontrol edebildikleri için canı acır diye tutabiliyorlarmış falan. Bizimki altı açıldıkça suladı heryeri ilk gün sonra hiçbir şey kalmadı Yaptıkları huysuzluk ve naz da cabası.






+ Yorum Gönder