Konusunu Oylayın.: Sünnet olmanın tıbbi faydaları

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Sünnet olmanın tıbbi faydaları
  1. 26.Ocak.2013, 15:21
    1
    Misafir

    Sünnet olmanın tıbbi faydaları






    Sünnet olmanın tıbbi faydaları Mumsema sünnet olmanın tıbbi faydaları


  2. 26.Ocak.2013, 15:21
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 07.Şubat.2013, 02:48
    2
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: sünnet olmanın tıbbi faydaları




    sünnet olmanın tıbbi faydaları

    Erkeklerin sünnet olmasının penis kanserini önleme gibi bilinen bazı faydaları dışında, diğer bazı yararları giderek artan sıklıkta belirtilmektedir. Sünnet ve çeşitli patolojik durumlar arasındaki ilişkiler aşağıda açıklanmaktadır.
    A- Fimozis (prepisyumun darlığı), parafimozis (prepisyumun glansın altında bir boğum yaparak glansı boğması), balanit (glansın inflamasyonu). postit (prepisyumun inflamasyonu) gibi hastalıkları sünnet önlemektedir (6). Sünnet olmamış çocuklarda, penisle ilgili bu problemlere, olanlara göre 2.5 misli fazla rastlanmaktadır (9). Bir başka araştırmada da yenidoğan döneminde sünnet edilmiş çocuklar, edilmemiş olanlarla 8 yıl boyunca karşılaştırıl-mış ve sünnetli olanlarda bu problemlerin daha az olduğu tesbit edilmiştir (10).
    B- Prepisyumun kesilmesi bölgenin temiz kal-masını sağlamaktadır. ABD’de fakir ailelere bilhassa bu sebeple çocuklarım sünnet ettirmeleri tavsiye edilmektedir (11). Fakat bu ülkede sünnet zengin, yüksek eğitim yapmış ve beyaz ırktan olanlar ara-sında daha yaygındır (12).

    C- Üriner sistem enfeskiyonları ile sünnet arasındaki ilişki son yıllarda üzerinde durulan bir konudur (14). Bu konuda yapılmış bir araştırmada sünnetli çocuklarda üriner enfeksiyonların daha az olduğu gösterilmiştir (15). ABD’de sünnet sıklığının yukarda bahsedilen sebeplerle azalması üriner enfeksiyonları artırmıştır (5).
    Sünnetsiz çocuklarda üriner enfeksiyonların sık görülmesi, prepisyumun bu enfeksiyonlara yol açan barsak bakterilerinin üremesi için uygun bir ortam sağlamasıyla açıklanmıştır (16). Aynı sebep sünnet olmamış yenidoğanlarda daha sık rastlanan menenjit, bakteriemi gibi patolojik durumları da açıklayabilir (17).
    Hayatın ilk 3 yılı içinde bilhassa ilk yılında olan üriner enfeksiyonlarda böbrekte nedbe dokusu geli-şebilmesi ve bunun kronik böbrek yetmezliğine ilerleyebilecek olması, konunun önemini artırmaktadır (18).

    D- Penis kanseri çoğunlukla sünnet olmamış topluluklarda görülür. Sünnet olma yaşı küçüldükçe penis kanserinin görülme sıklığı azalmaktadır. Bu kanser Yahudiler arasında hiç görülmezken, Paraguay’da en sık görülen genitoüriner kanser olarak bildirilmiştir (19). Türk tıp liiteratüründe şimdiye kadar yayınlanan penis kanserli vakaların sayışı 41′dir. Bunların da 30′unu sünnetsiz gayrimüslimler teşkil etmektedir. Penis kanserinin gelişme-sinde genital bölgenin kötü hijyeninin, herpes simpleks virüs tip II, "insan paopilloma virüs tip 16 ve 18 ile olan enfeksiyonların rol oynayabileceği ileri sürülmüştür (20).

    E- Kadınlarda serviksin yassı hücreli kanserinin, penis kanseri ile ilgili çekici ortak özellikleri vardır. Penis kanseri olan erkeklerin eşlerinde ser-viks kanseri sıklığı 3-8 misli fazladır (19). Serviks kanseriyle cinsel temasla geçen hastalıklar arasında kuvvetli bir ilgi vardır. İnsan papilloma virüs tip 16 ve 18, herpes simpleks virüs tip 11 bu kanserin olu-şumunda suçlanmaktadır. Yukarda belirtildiği gibi aynı mikroorganizmalar penis kanserinin de so-rumlusu olabilir (6, 19, 20).

    F- Sünnet olmamış erkeklerin cinsel temasla geçen hastalıklara daha çok yakalandığı bildirilmiştir. Bir araştırıcı grubu sünnetsiz erkeklerde bu hastalıklardan herpes genitalis ve gonorenin 2, sifilis ve kandidiazisin 5 kat fazla görüldüğünü rapor etmiştir (21).
    Sünnetin belirtilen bu faydaları sonucu Amerikan Pediatri Akademisi Sünnet Komitesi son rapo-runda, daha önce açıkladığı "Yenidoğan dönemin-de sünnet yapmayı gerektiren kesinleşmiş tıbbî bir gerekçe yoktur" ifadesin! "Yenidoğanda sünnet, potansiyel fayda ve avantajları ile riskleri ve dezavantajları olan bir işlemdir" şeklinde değiştirmiştir (6).
    Sünnetin Yapılmadığı Durumlar:


    • 1- Sünnet vücut ısısını koruyamayan, beslen-meye aktif katılamayan bebeklere veya hasta ço-cuklara yapılmaz.
    • 2- Hipospadias veya bir başka ürogenital ano-malisi olanlara, bu anomaliler için düzeltici ameliyat yapılmadan önce sünnet yapılmamalıdır. Çünki prepisyum bu anomalilerin düzeltilmesi sırasında kullanılabilir.
    • 3- Kanama hastalığı olabilecek kişilere (aşırı kanaması veya ailesinde kanama hastalığı olan gibi) gerekli tetkikler yapılıp kesin teşhis konulmadan sünnet yapılmamalıdır (l, 6).

    Kaynaklar:
    6- American Academy af Pediatrics Task Force on Cir-cumcision. Report of the task force on circumcision Pediatrics 1989; 84: 388-391
    7- Wiswell TE, Geschke DW. Risks from circumcision du-ring the first month of life compared with those for uncircumci-sed boy. Pediatrics 1989; 83: 1011-1015
    8- Kirya C, Werthmann MW. Neonatal circumcision and penile dorsal nerve block-a painless procedure. J Pediatr 1978-92:998-1000.
    9- Herzog LW, Alvarez SR. The frequency of foreckin problems in uncircumsised children. Am J Diş Child 1986;
    140: 254-256
    10- Fergusson DM, Lawton JM, Shannon FT. Neonatal circumcision and penile problems: An 8- year longitudinal study. Pediatrics 1988; 81:537-541.
    11- Preston EN. Circumcision and genital hygiene. Am J Diş Child 1986; 140:969.
    12- Slaby AR, Drizd T. Circumcision in the United States. Am J Public Healt 1985; 75:878-880.
    13- Ginsburg CM, McCracken GH Jr. Urinary tract infec-tions in youg infants Pediatrics 1982; 69:409-412.
    14- Wiswell TE, Smith FR, Si -s JW. Decreased incidence of urinary tract infections in circumcised malc infants. Pediatrics 1985; 75: 901-903.
    15- Herzog LW. Urinary tract infections and circumcision, a case-control study. Am J Diş Child 1989; 143: 348-350.
    16- Wiswell TE, Miller GM, Gelston HM, et al. Effcct of circumcision status on periurethral bacterial flora during the first year of life. J Pediatr 1988; 113: 442-446.
    17-Amir J, Varsana I, Mimouni M. Circumcision and urinary tract infection in infants. Am J Diş Child 1986;
    140:1092.
    18- Robcrts JA. Does circumcision prcvent urinary traci infection. J Urol 1986; 135: 991-992.
    19- Schelihamı-ner PF, Grabstald H. Tumors o the penis. in: Walsh PC, Gittes RF, Perimutter AD, Stamey TA, cds. Cambell’s Urology. Philadeiphia: WB Saunders, 1986: 1583-1606.
    20- Sufrin G. Huben R. Benign and malignant lesisons of the penis, in; GiIIenwater JY, Grayhack JT, Howards SS, Du-kett JW, eds. Auit and Pediatric Urology. Chicago: Year Book Medical Publishers 1987: 1448-1483.



  4. 07.Şubat.2013, 02:48
    2
    Aciz Kul



    sünnet olmanın tıbbi faydaları

    Erkeklerin sünnet olmasının penis kanserini önleme gibi bilinen bazı faydaları dışında, diğer bazı yararları giderek artan sıklıkta belirtilmektedir. Sünnet ve çeşitli patolojik durumlar arasındaki ilişkiler aşağıda açıklanmaktadır.
    A- Fimozis (prepisyumun darlığı), parafimozis (prepisyumun glansın altında bir boğum yaparak glansı boğması), balanit (glansın inflamasyonu). postit (prepisyumun inflamasyonu) gibi hastalıkları sünnet önlemektedir (6). Sünnet olmamış çocuklarda, penisle ilgili bu problemlere, olanlara göre 2.5 misli fazla rastlanmaktadır (9). Bir başka araştırmada da yenidoğan döneminde sünnet edilmiş çocuklar, edilmemiş olanlarla 8 yıl boyunca karşılaştırıl-mış ve sünnetli olanlarda bu problemlerin daha az olduğu tesbit edilmiştir (10).
    B- Prepisyumun kesilmesi bölgenin temiz kal-masını sağlamaktadır. ABD’de fakir ailelere bilhassa bu sebeple çocuklarım sünnet ettirmeleri tavsiye edilmektedir (11). Fakat bu ülkede sünnet zengin, yüksek eğitim yapmış ve beyaz ırktan olanlar ara-sında daha yaygındır (12).

    C- Üriner sistem enfeskiyonları ile sünnet arasındaki ilişki son yıllarda üzerinde durulan bir konudur (14). Bu konuda yapılmış bir araştırmada sünnetli çocuklarda üriner enfeksiyonların daha az olduğu gösterilmiştir (15). ABD’de sünnet sıklığının yukarda bahsedilen sebeplerle azalması üriner enfeksiyonları artırmıştır (5).
    Sünnetsiz çocuklarda üriner enfeksiyonların sık görülmesi, prepisyumun bu enfeksiyonlara yol açan barsak bakterilerinin üremesi için uygun bir ortam sağlamasıyla açıklanmıştır (16). Aynı sebep sünnet olmamış yenidoğanlarda daha sık rastlanan menenjit, bakteriemi gibi patolojik durumları da açıklayabilir (17).
    Hayatın ilk 3 yılı içinde bilhassa ilk yılında olan üriner enfeksiyonlarda böbrekte nedbe dokusu geli-şebilmesi ve bunun kronik böbrek yetmezliğine ilerleyebilecek olması, konunun önemini artırmaktadır (18).

    D- Penis kanseri çoğunlukla sünnet olmamış topluluklarda görülür. Sünnet olma yaşı küçüldükçe penis kanserinin görülme sıklığı azalmaktadır. Bu kanser Yahudiler arasında hiç görülmezken, Paraguay’da en sık görülen genitoüriner kanser olarak bildirilmiştir (19). Türk tıp liiteratüründe şimdiye kadar yayınlanan penis kanserli vakaların sayışı 41′dir. Bunların da 30′unu sünnetsiz gayrimüslimler teşkil etmektedir. Penis kanserinin gelişme-sinde genital bölgenin kötü hijyeninin, herpes simpleks virüs tip II, "insan paopilloma virüs tip 16 ve 18 ile olan enfeksiyonların rol oynayabileceği ileri sürülmüştür (20).

    E- Kadınlarda serviksin yassı hücreli kanserinin, penis kanseri ile ilgili çekici ortak özellikleri vardır. Penis kanseri olan erkeklerin eşlerinde ser-viks kanseri sıklığı 3-8 misli fazladır (19). Serviks kanseriyle cinsel temasla geçen hastalıklar arasında kuvvetli bir ilgi vardır. İnsan papilloma virüs tip 16 ve 18, herpes simpleks virüs tip 11 bu kanserin olu-şumunda suçlanmaktadır. Yukarda belirtildiği gibi aynı mikroorganizmalar penis kanserinin de so-rumlusu olabilir (6, 19, 20).

    F- Sünnet olmamış erkeklerin cinsel temasla geçen hastalıklara daha çok yakalandığı bildirilmiştir. Bir araştırıcı grubu sünnetsiz erkeklerde bu hastalıklardan herpes genitalis ve gonorenin 2, sifilis ve kandidiazisin 5 kat fazla görüldüğünü rapor etmiştir (21).
    Sünnetin belirtilen bu faydaları sonucu Amerikan Pediatri Akademisi Sünnet Komitesi son rapo-runda, daha önce açıkladığı "Yenidoğan dönemin-de sünnet yapmayı gerektiren kesinleşmiş tıbbî bir gerekçe yoktur" ifadesin! "Yenidoğanda sünnet, potansiyel fayda ve avantajları ile riskleri ve dezavantajları olan bir işlemdir" şeklinde değiştirmiştir (6).
    Sünnetin Yapılmadığı Durumlar:


    • 1- Sünnet vücut ısısını koruyamayan, beslen-meye aktif katılamayan bebeklere veya hasta ço-cuklara yapılmaz.
    • 2- Hipospadias veya bir başka ürogenital ano-malisi olanlara, bu anomaliler için düzeltici ameliyat yapılmadan önce sünnet yapılmamalıdır. Çünki prepisyum bu anomalilerin düzeltilmesi sırasında kullanılabilir.
    • 3- Kanama hastalığı olabilecek kişilere (aşırı kanaması veya ailesinde kanama hastalığı olan gibi) gerekli tetkikler yapılıp kesin teşhis konulmadan sünnet yapılmamalıdır (l, 6).

    Kaynaklar:
    6- American Academy af Pediatrics Task Force on Cir-cumcision. Report of the task force on circumcision Pediatrics 1989; 84: 388-391
    7- Wiswell TE, Geschke DW. Risks from circumcision du-ring the first month of life compared with those for uncircumci-sed boy. Pediatrics 1989; 83: 1011-1015
    8- Kirya C, Werthmann MW. Neonatal circumcision and penile dorsal nerve block-a painless procedure. J Pediatr 1978-92:998-1000.
    9- Herzog LW, Alvarez SR. The frequency of foreckin problems in uncircumsised children. Am J Diş Child 1986;
    140: 254-256
    10- Fergusson DM, Lawton JM, Shannon FT. Neonatal circumcision and penile problems: An 8- year longitudinal study. Pediatrics 1988; 81:537-541.
    11- Preston EN. Circumcision and genital hygiene. Am J Diş Child 1986; 140:969.
    12- Slaby AR, Drizd T. Circumcision in the United States. Am J Public Healt 1985; 75:878-880.
    13- Ginsburg CM, McCracken GH Jr. Urinary tract infec-tions in youg infants Pediatrics 1982; 69:409-412.
    14- Wiswell TE, Smith FR, Si -s JW. Decreased incidence of urinary tract infections in circumcised malc infants. Pediatrics 1985; 75: 901-903.
    15- Herzog LW. Urinary tract infections and circumcision, a case-control study. Am J Diş Child 1989; 143: 348-350.
    16- Wiswell TE, Miller GM, Gelston HM, et al. Effcct of circumcision status on periurethral bacterial flora during the first year of life. J Pediatr 1988; 113: 442-446.
    17-Amir J, Varsana I, Mimouni M. Circumcision and urinary tract infection in infants. Am J Diş Child 1986;
    140:1092.
    18- Robcrts JA. Does circumcision prcvent urinary traci infection. J Urol 1986; 135: 991-992.
    19- Schelihamı-ner PF, Grabstald H. Tumors o the penis. in: Walsh PC, Gittes RF, Perimutter AD, Stamey TA, cds. Cambell’s Urology. Philadeiphia: WB Saunders, 1986: 1583-1606.
    20- Sufrin G. Huben R. Benign and malignant lesisons of the penis, in; GiIIenwater JY, Grayhack JT, Howards SS, Du-kett JW, eds. Auit and Pediatric Urology. Chicago: Year Book Medical Publishers 1987: 1448-1483.






+ Yorum Gönder