Konusunu Oylayın.: Vadeli satışta fiyat farkının hükmü

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Vadeli satışta fiyat farkının hükmü
  1. 24.Ocak.2013, 20:25
    1
    Misafir

    Vadeli satışta fiyat farkının hükmü

  2. 31.Ocak.2013, 23:30
    2
    Ercan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Temmuz.2011
    Üye No: 88468
    Mesaj Sayısı: 3,121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: Gaziantep

    Cevap: Vadeli satışta fiyat farkının hükmü




    Soru: Zamanımızda yaygın bir hale gelen vadeli satışta fiyat farkı dinimize göre caiz midir? Bu usulde yapılan satışın fasid olduğunu söyleyenler bulunduğu gibi, farkın faiz olacağını iddia edenler de bulunmaktadır. Bu hususu açıklar mısınız?


    Cevap: İslam dini, veresiye mal satmaya müsaade etmiş bulunmaktadır. Peygamber (sav) Efendimiz de hayati bir zaruret sebebiyle, zırhını rehin bırakmak suretiyle, bir Yahudi'den veresiye yiyecek almıştır.
    Asrımızda ve bilhassa memleketimizde yapılan alışverişlerin pek çoğuna peşin satış ile veresiye satış arasında farklı fiyat uygulanmaktadır. Alıcının sermayesi yetersiz ise, istemeyerek bu şekildeki satışa rıza göstermekte ve farklı fiyat usulüne razı olarak veresiye mal almaktadır. Bu şekilde satış yapılan bir satış bey'i fasid midir?
    Satışın bey'i fasid olabilmesi için akidde zaman ve bedelin malum olmaması gerekir. Şöyle ki: Bir satıcı, malını müşteriye arz ederek, "Şu malı, peşin bedelle 1000 liraya; sene sonunda vermek üzere veresiye olarak 2000 liraya sana sattım" dese, müşteri de kabul ettim dese, bu satış "Bey-i fasid" olur. Çünkü satışın bedel ve müddetten hangisi üzerine yapıldığı meçhul olmaktadır. Fakat müşteri, peşin para ile alıyorum dese, o mal peşin olarak 1000 liraya satılmış olur. Eğer müşteri veresiye olarak alıyorum derse, o mal veresiye olarak 2000 liraya satılmış olur. Bu caiz görülmekte, malın bedeli ile müddet bilindiği için, satış fasid olmamaktadır. Çünkü müşteri, satıcının yaptığı tekliflerden birisini kabul ederek, meclisten ayrılmadan o fiyat üzerinden akdin icap ve kabulü yerine getirilmekte ve bir tek fiyat üzerine satış tamamlanmaktadır.
    Bu usulde yapılmış satış "Ribel-i fadıl" mıdır? Yani bu fark, vade verilmesine karşılık ödenen bir faiz midir?
    Kesinlikle ifade edelim ki, bu bir faiz değildir. Zira, "Ribel-i fadıl", tartı ve kile ile satılan bir malın, kendi cinsinden bir mal ile peşin olarak ve birinin, miktarca diğerinden fazlaya satılmasından ibarettir. Üzerinde durduğumuz satışta bu tarife uyan bir muamele cereyan etmemektedir. Çünkü malın mübadelesi, cinsi olan bir mal ile değil, para ile yapılmaktadır.
    Böyle bir satış, dinen caizdir. Bu mevzuda ulema cumhurunun icmai vardır. Şunu da belirtmek durumundayız ki; buna caizdir diyenler bulunduğu gibi, bu müsaadenin "Maal-kerahe" bir cevaz olduğunu söyleyenler de mevcuttur. Çünkü, müşteri ödeyeceği fazla fiyattan dolayı kalben üzülmekte ve "Peşin param olsaydı, bu malı daha ucuza alabilirdim" diye içi sızlamaktadır.
    Kişi kazanacağının miktarından daha fazla, kazanç yolunun keyfıyetini düşünmek zorundadır. Elde edeceği karın, çok olmasından daha fazla, helal ve temiz olmasına gayret göstermelidir.
    Sünen-i Nesei ve Sünen-i Tirmizi'de Ebu Hureyre (ra)'den rivayet edilen, "Bir satış içinde iki satış yapmaktan Resulullah (sav) nehyetmiştir"
    Hadis-i Şerifini, vadeli satışı yasaklayan bir Hadis olarak anlayanlar yanılmaktadır.
    Bu
    Hadis-i Şerifle ilgili bahsin baş tarafında, bu satışın nasıl olduğu, "Şu malı peşin olarak yüz dirheme (veya liraya), veresiye olarak ikiyüz dirheme sana sattım" şeklinde izah edilmektedir. Yukarıda, bey'i fasid bahsinde açıklandığı üzere, bu satışın caiz olmayışı, yapılan satış akdinde zaman ve bedelin malum olmamasından doğmaktadır. Yoksa vade farkından bahseden bir ifade Hadis-i Şerif te görülmemektedir.
    Ticarette mühim bir vazifemiz daha vardır. O da zarar etmemek kadar zarar vermemeye dikkat göstermektir. Sözlerimize Peygamber (sav) Efendimiz'in bir Hadis-i Seriliyle açıklık vermek isteriz: "Allah, sattığı vakit cömert; satın aldığı zaman tok gözlü ve hakkını istediğinde yumuşak huylu davranana, rahmet etsin."



  3. 31.Ocak.2013, 23:30
    2
    Devamlı Üye



    Soru: Zamanımızda yaygın bir hale gelen vadeli satışta fiyat farkı dinimize göre caiz midir? Bu usulde yapılan satışın fasid olduğunu söyleyenler bulunduğu gibi, farkın faiz olacağını iddia edenler de bulunmaktadır. Bu hususu açıklar mısınız?


    Cevap: İslam dini, veresiye mal satmaya müsaade etmiş bulunmaktadır. Peygamber (sav) Efendimiz de hayati bir zaruret sebebiyle, zırhını rehin bırakmak suretiyle, bir Yahudi'den veresiye yiyecek almıştır.
    Asrımızda ve bilhassa memleketimizde yapılan alışverişlerin pek çoğuna peşin satış ile veresiye satış arasında farklı fiyat uygulanmaktadır. Alıcının sermayesi yetersiz ise, istemeyerek bu şekildeki satışa rıza göstermekte ve farklı fiyat usulüne razı olarak veresiye mal almaktadır. Bu şekilde satış yapılan bir satış bey'i fasid midir?
    Satışın bey'i fasid olabilmesi için akidde zaman ve bedelin malum olmaması gerekir. Şöyle ki: Bir satıcı, malını müşteriye arz ederek, "Şu malı, peşin bedelle 1000 liraya; sene sonunda vermek üzere veresiye olarak 2000 liraya sana sattım" dese, müşteri de kabul ettim dese, bu satış "Bey-i fasid" olur. Çünkü satışın bedel ve müddetten hangisi üzerine yapıldığı meçhul olmaktadır. Fakat müşteri, peşin para ile alıyorum dese, o mal peşin olarak 1000 liraya satılmış olur. Eğer müşteri veresiye olarak alıyorum derse, o mal veresiye olarak 2000 liraya satılmış olur. Bu caiz görülmekte, malın bedeli ile müddet bilindiği için, satış fasid olmamaktadır. Çünkü müşteri, satıcının yaptığı tekliflerden birisini kabul ederek, meclisten ayrılmadan o fiyat üzerinden akdin icap ve kabulü yerine getirilmekte ve bir tek fiyat üzerine satış tamamlanmaktadır.
    Bu usulde yapılmış satış "Ribel-i fadıl" mıdır? Yani bu fark, vade verilmesine karşılık ödenen bir faiz midir?
    Kesinlikle ifade edelim ki, bu bir faiz değildir. Zira, "Ribel-i fadıl", tartı ve kile ile satılan bir malın, kendi cinsinden bir mal ile peşin olarak ve birinin, miktarca diğerinden fazlaya satılmasından ibarettir. Üzerinde durduğumuz satışta bu tarife uyan bir muamele cereyan etmemektedir. Çünkü malın mübadelesi, cinsi olan bir mal ile değil, para ile yapılmaktadır.
    Böyle bir satış, dinen caizdir. Bu mevzuda ulema cumhurunun icmai vardır. Şunu da belirtmek durumundayız ki; buna caizdir diyenler bulunduğu gibi, bu müsaadenin "Maal-kerahe" bir cevaz olduğunu söyleyenler de mevcuttur. Çünkü, müşteri ödeyeceği fazla fiyattan dolayı kalben üzülmekte ve "Peşin param olsaydı, bu malı daha ucuza alabilirdim" diye içi sızlamaktadır.
    Kişi kazanacağının miktarından daha fazla, kazanç yolunun keyfıyetini düşünmek zorundadır. Elde edeceği karın, çok olmasından daha fazla, helal ve temiz olmasına gayret göstermelidir.
    Sünen-i Nesei ve Sünen-i Tirmizi'de Ebu Hureyre (ra)'den rivayet edilen, "Bir satış içinde iki satış yapmaktan Resulullah (sav) nehyetmiştir"
    Hadis-i Şerifini, vadeli satışı yasaklayan bir Hadis olarak anlayanlar yanılmaktadır.
    Bu
    Hadis-i Şerifle ilgili bahsin baş tarafında, bu satışın nasıl olduğu, "Şu malı peşin olarak yüz dirheme (veya liraya), veresiye olarak ikiyüz dirheme sana sattım" şeklinde izah edilmektedir. Yukarıda, bey'i fasid bahsinde açıklandığı üzere, bu satışın caiz olmayışı, yapılan satış akdinde zaman ve bedelin malum olmamasından doğmaktadır. Yoksa vade farkından bahseden bir ifade Hadis-i Şerif te görülmemektedir.
    Ticarette mühim bir vazifemiz daha vardır. O da zarar etmemek kadar zarar vermemeye dikkat göstermektir. Sözlerimize Peygamber (sav) Efendimiz'in bir Hadis-i Seriliyle açıklık vermek isteriz: "Allah, sattığı vakit cömert; satın aldığı zaman tok gözlü ve hakkını istediğinde yumuşak huylu davranana, rahmet etsin."






+ Yorum Gönder