Konusunu Oylayın.: Peruk takmak ve dövme yaptırmak

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Peruk takmak ve dövme yaptırmak
  1. 24.Ocak.2013, 19:52
    1
    Misafir

    Peruk takmak ve dövme yaptırmak

  2. 25.Ocak.2013, 01:38
    2
    İnanc
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Şubat.2012
    Üye No: 93990
    Mesaj Sayısı: 2,028
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Yalan Dünyada Bir Yer.

    Cevap: Peruk takmak ve dövme yaptırmak




    Peruk takmak caiz mi ve abdeste mani mi?


    Değerli kardeşimiz;

    Peruk denilen takma saç, insanın saçından yapılmış ise kesinlikle haramdır. Onu takmak da haramdır. Çünkü insan değerli bir varlıktır. Peygamber (sav), "Allah, saçına saç ekleyen ve eklemek isteyen kadınlara lanet etmiştir." buyuruyor. Ancak peruk deve tüyünden, naylondan veyahut suni herhangi başka bir şeyden yapılmışsa onu takmakta beis yoktur. Hakkında hiçbir şey vârid olmamıştır. Meselâ: Adamın başı keldir. Manzarası pek iyi görünmüyor. Çirkinliğini kapatmak için böyle suni bir peruk takmakta sakınca yoktur. Hadîsin lanetlediği şey insan saçını eklemektir. Ama insan saçı olmazsa beis yoktur.

    Allah Resulu (sav) şöyle buyuruyor:

    "Allah, iğreti saç takanı da taktıranı da, dövme yapana da yaptırana da lanet etsin." (bk. Nesei, Zinet: 22,73; Müslim, Libas: 119-120)

    Resulullah'ın, sahabe arasında saça saç eklemeyi, dökülmüş saçın yerine başkasının saçını takmayı yasakladığı yolunda rivayetler vardır.

    Hadislerde geçen lanetin, kuvvetli bir yasaklama uslubu olduğunu belirten İslam Hukukçuları da, ister güzellik ister hastalık nedeniyle olsun, saçına saç eklemesi, başkasının saçını başına peruk yapıp takmasını caiz görmemişlerdir. Çünkü bunda hem tabi ve fıtri şekil değiştirme hem de karşısındaki insanlara genç ve farklı görünerek onları yanıltma vardır. Bu sebeple insan saçı haricinde ipek, iplik, yün v.b.den peruk takmayı da, aynı şekilde fıtratı değiştirme ve insanları aldatma bulunduğu için, caiz görmeyenler vardır. Çoğunluk ise bunu caiz görür. Ancak dinen necis sayılan kıl ve tüylerden yapılan peruğun kullanılmasının ise caiz olmadığı brlirtilmiştir.

    Kullanılan malzeme ne olursa olsun saçtan veya görünüş olarak saça bezeyen bir maddeden peruk takılmasının Hz.Peygamber (sav) tarafından hoş karşılanmadığı, ancak saçı dökülen kimsenin tedavi ile bunu önlemesinin ve saç bitmesinin sağlaması caiz olduğu söylenebilinir.

    Bu saçlar asil saç olmadığından, bunlar üzerine mesh eden kendi saçına mesh etmediği gibi bu abdest caiz değildir.

    Kaynaklar:

    1) bk. İlmihal, Türkiye Diyanet Vakfı İslami Araştırmalar Merkezi.
    2) bk. Rauf PEHLİVAN, Büyük Kadın İlmihali.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 25.Ocak.2013, 01:38
    2
    Devamlı Üye



    Peruk takmak caiz mi ve abdeste mani mi?


    Değerli kardeşimiz;

    Peruk denilen takma saç, insanın saçından yapılmış ise kesinlikle haramdır. Onu takmak da haramdır. Çünkü insan değerli bir varlıktır. Peygamber (sav), "Allah, saçına saç ekleyen ve eklemek isteyen kadınlara lanet etmiştir." buyuruyor. Ancak peruk deve tüyünden, naylondan veyahut suni herhangi başka bir şeyden yapılmışsa onu takmakta beis yoktur. Hakkında hiçbir şey vârid olmamıştır. Meselâ: Adamın başı keldir. Manzarası pek iyi görünmüyor. Çirkinliğini kapatmak için böyle suni bir peruk takmakta sakınca yoktur. Hadîsin lanetlediği şey insan saçını eklemektir. Ama insan saçı olmazsa beis yoktur.

    Allah Resulu (sav) şöyle buyuruyor:

    "Allah, iğreti saç takanı da taktıranı da, dövme yapana da yaptırana da lanet etsin." (bk. Nesei, Zinet: 22,73; Müslim, Libas: 119-120)

    Resulullah'ın, sahabe arasında saça saç eklemeyi, dökülmüş saçın yerine başkasının saçını takmayı yasakladığı yolunda rivayetler vardır.

    Hadislerde geçen lanetin, kuvvetli bir yasaklama uslubu olduğunu belirten İslam Hukukçuları da, ister güzellik ister hastalık nedeniyle olsun, saçına saç eklemesi, başkasının saçını başına peruk yapıp takmasını caiz görmemişlerdir. Çünkü bunda hem tabi ve fıtri şekil değiştirme hem de karşısındaki insanlara genç ve farklı görünerek onları yanıltma vardır. Bu sebeple insan saçı haricinde ipek, iplik, yün v.b.den peruk takmayı da, aynı şekilde fıtratı değiştirme ve insanları aldatma bulunduğu için, caiz görmeyenler vardır. Çoğunluk ise bunu caiz görür. Ancak dinen necis sayılan kıl ve tüylerden yapılan peruğun kullanılmasının ise caiz olmadığı brlirtilmiştir.

    Kullanılan malzeme ne olursa olsun saçtan veya görünüş olarak saça bezeyen bir maddeden peruk takılmasının Hz.Peygamber (sav) tarafından hoş karşılanmadığı, ancak saçı dökülen kimsenin tedavi ile bunu önlemesinin ve saç bitmesinin sağlaması caiz olduğu söylenebilinir.

    Bu saçlar asil saç olmadığından, bunlar üzerine mesh eden kendi saçına mesh etmediği gibi bu abdest caiz değildir.

    Kaynaklar:

    1) bk. İlmihal, Türkiye Diyanet Vakfı İslami Araştırmalar Merkezi.
    2) bk. Rauf PEHLİVAN, Büyük Kadın İlmihali.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 25.Ocak.2013, 03:07
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Peruk takmak ve dövme yaptırmak

    İslamda DÖvme Yapmak ve Yaptırmak hakkında Geniş Bilgi

    İnsan vücudunun muhtelif yerlerine yüze, kola, ele, göğse, derinin iğne vb.
    sivri âletlerle şekle uygun olarak delinip, üzerine mürekkep, çivit vs. dökülmek
    sûretiyle yapılan nişan ve resim hakkında kullanılan bir tabir.

    Dövme süs olarak
    yapılırdı. Câhiliye Arapları arasında yaygın bir âdetti. Bilhassa Arap kadınları
    dövme hususunda çok ileri gitmişler, vücutlarının birçok kısımlarını nakışlarla
    doldurmuşlardı. Hattâ bazıları vücutlarına, tapındıkları put şekillerini
    kazımışlardı.

    Eski
    Trakyalılarda dövme asalet nişanesi, eski Yunanlılarda da ahlâksızlık damgası
    sayılırdı. Hristiyanlar`da da vücutlarına dövme usulüyle haç resmi kazıtanlar
    vardı. Kudüs`e hacca giden hristiyanlar, kol ve ellerine dövme yaptırırlardı.
    Osmanlılar`da yeniçeriler arasında dövme çok yaygındı. (Tecrid-i Sarih Terr.,
    351, 381).

    Eski
    çağlardan türlü şekillere bürünerek zamanımıza kadar gelen dövme geleneği bugün
    bile garip şekillerde sürmektedir. Cahiliye devirlerine ait ilkel bir süs
    halinde kalması yirminci yüzyıl mantığına daha çok yakışacak dövme;
    Mısırlılar`ın mumyası, Asurlular`ın örgü sakalı gibi, tarih yapraklarında birer
    hatıra gibi kalmamış, garip bir ilgi ile günümüze kadar gelmiştir. Dövmecilikte
    Japonlar oldukça ileridirler. Onlar bu işi güzel sanatların bir dalı olarak
    kabul etmişlerdir.

    Dövme, domuz yahut balık ödü, is karası, susam yağı
    gibi ilaçlarla yapılır. İşlem sırasında kişi büyük bir ızdırap duyar. Büyük
    boyda dikiş iğneleri yanyana dizilerek bir deste halinde bağlanır. Beğenilen
    resim ve şekil çizilir, sonra bu iğne destesi o şekil üzerine bastırılarak
    zımbalanır. Bu cılk yaranın üstüne renk verici madde sürülüp bezle sarılır. Renk
    maddesi yukarıda saydıklarımızın dışında normal boya veya kara barut olabilir.
    Genellikle barut ve çin mürekkebi kullanılır. Dövme iğnelerinin acısı bittikten
    sonra yaranın acısı başlar. İğnelenen yer şişer, iltihap yapar, tıpkı normal bir
    yara gibi işler ve kabuklanır. Bir de cilt altına yabancı bir cisim gömerek
    yapılan dövme vardır ki, buna en fazla Eskimolar`da, Çukçiler`de
    Gurdenlandlılar`da ve İtalya`nın bazı bölgelerinde rastlanır.

    Veşm; hem eziyet, hem de
    Allah`ın yarattığı güzel sûreti değiştirip bozmak olduğu için çirkin bir
    harekettir. İnsanları bu kötü işe teşvik eden şeytandır. Cenâb-ı Hak bu durumu
    şöyle özetliyor: "Şeytan dedi ki: Elbette senin kullarından belli birtakımı alıp
    onları saptıracağım. Onlara kuruntu kurduracağım, develerin kulaklarını
    yarmalarını emredeceğim, Allah`ın yarattığını değiştirmelerini emredeceğim. "
    (en-Nisâ, 4/119) Hz. Muhammed (s.a.s.) "Allah`u Teâlâ dövme yapan ve yaptırana
    kaşlarını incelten ve güzellik için dişlerini törpüleyip Allah`ın yarattığı
    şekli değiştiren kadınlara lânet etmiştir. " (İbn Hacer el-Heytemî, ez-Zevacir,
    Mısır 1970, I, 141) demiştir.

    Bazı âlimler dövme yaptırmayı büyük günahlardan
    saymışlardır. Lânet edilen bir hareketin ne derece kötü olduğu ortadadır.
    Hadis-i şerifte sadece kadınların zikredilmesi, bu hareketin bilhassa kadınlar
    arasında yaygın olmasından dolayıdır. Kadınlar için yasak olunca erkekler için
    de yasak olacağı tabiidir. Yasağın bu derece şiddetli olması özellikle Allah`ın
    yarattığı tabii güzelliği beğenmeyip bozmaya kalkışmaktan dolayıdır. İslâmiyet
    insan tabiatına en uygun din olduğu için insanların her hal ve hareketlerinden
    daima tabii olmalarını, sun`i ve sahte hareket ve fiillerden sakınmalarını
    istemektedir. İnsanın şekli fıtrîdir. Allah`ın bahşettiği bu tabiî şekil ve
    güzelliğin üstünde bir güzellik var mıdır? Şayet daha güzel bir şekil olsaydı
    meselâ Allah dudaklarımızı, kırmızı yaratırdı (Tecrid-i Sarih Trc. V,
    351-352).

    Dövme
    günümüzde birçok ülkelerde bilhassa Afrika`da yaygın haldedir. İnsanın tabii
    halini bozup zaman zaman çok gülünç ve iğrenç hallere girmesi günümüzde çokça
    görülmektedir. Ruh ve ahlâk güzelliğinin değerini kavrayamayanlar, kendilerini
    iman, ilim ve edeple süsleyecekleri yerde, çürüyüp toprak olacak fâni
    vücutlarını süslemekle meşguldürler.


  5. 25.Ocak.2013, 03:07
    3
    Moderatör
    İslamda DÖvme Yapmak ve Yaptırmak hakkında Geniş Bilgi

    İnsan vücudunun muhtelif yerlerine yüze, kola, ele, göğse, derinin iğne vb.
    sivri âletlerle şekle uygun olarak delinip, üzerine mürekkep, çivit vs. dökülmek
    sûretiyle yapılan nişan ve resim hakkında kullanılan bir tabir.

    Dövme süs olarak
    yapılırdı. Câhiliye Arapları arasında yaygın bir âdetti. Bilhassa Arap kadınları
    dövme hususunda çok ileri gitmişler, vücutlarının birçok kısımlarını nakışlarla
    doldurmuşlardı. Hattâ bazıları vücutlarına, tapındıkları put şekillerini
    kazımışlardı.

    Eski
    Trakyalılarda dövme asalet nişanesi, eski Yunanlılarda da ahlâksızlık damgası
    sayılırdı. Hristiyanlar`da da vücutlarına dövme usulüyle haç resmi kazıtanlar
    vardı. Kudüs`e hacca giden hristiyanlar, kol ve ellerine dövme yaptırırlardı.
    Osmanlılar`da yeniçeriler arasında dövme çok yaygındı. (Tecrid-i Sarih Terr.,
    351, 381).

    Eski
    çağlardan türlü şekillere bürünerek zamanımıza kadar gelen dövme geleneği bugün
    bile garip şekillerde sürmektedir. Cahiliye devirlerine ait ilkel bir süs
    halinde kalması yirminci yüzyıl mantığına daha çok yakışacak dövme;
    Mısırlılar`ın mumyası, Asurlular`ın örgü sakalı gibi, tarih yapraklarında birer
    hatıra gibi kalmamış, garip bir ilgi ile günümüze kadar gelmiştir. Dövmecilikte
    Japonlar oldukça ileridirler. Onlar bu işi güzel sanatların bir dalı olarak
    kabul etmişlerdir.

    Dövme, domuz yahut balık ödü, is karası, susam yağı
    gibi ilaçlarla yapılır. İşlem sırasında kişi büyük bir ızdırap duyar. Büyük
    boyda dikiş iğneleri yanyana dizilerek bir deste halinde bağlanır. Beğenilen
    resim ve şekil çizilir, sonra bu iğne destesi o şekil üzerine bastırılarak
    zımbalanır. Bu cılk yaranın üstüne renk verici madde sürülüp bezle sarılır. Renk
    maddesi yukarıda saydıklarımızın dışında normal boya veya kara barut olabilir.
    Genellikle barut ve çin mürekkebi kullanılır. Dövme iğnelerinin acısı bittikten
    sonra yaranın acısı başlar. İğnelenen yer şişer, iltihap yapar, tıpkı normal bir
    yara gibi işler ve kabuklanır. Bir de cilt altına yabancı bir cisim gömerek
    yapılan dövme vardır ki, buna en fazla Eskimolar`da, Çukçiler`de
    Gurdenlandlılar`da ve İtalya`nın bazı bölgelerinde rastlanır.

    Veşm; hem eziyet, hem de
    Allah`ın yarattığı güzel sûreti değiştirip bozmak olduğu için çirkin bir
    harekettir. İnsanları bu kötü işe teşvik eden şeytandır. Cenâb-ı Hak bu durumu
    şöyle özetliyor: "Şeytan dedi ki: Elbette senin kullarından belli birtakımı alıp
    onları saptıracağım. Onlara kuruntu kurduracağım, develerin kulaklarını
    yarmalarını emredeceğim, Allah`ın yarattığını değiştirmelerini emredeceğim. "
    (en-Nisâ, 4/119) Hz. Muhammed (s.a.s.) "Allah`u Teâlâ dövme yapan ve yaptırana
    kaşlarını incelten ve güzellik için dişlerini törpüleyip Allah`ın yarattığı
    şekli değiştiren kadınlara lânet etmiştir. " (İbn Hacer el-Heytemî, ez-Zevacir,
    Mısır 1970, I, 141) demiştir.

    Bazı âlimler dövme yaptırmayı büyük günahlardan
    saymışlardır. Lânet edilen bir hareketin ne derece kötü olduğu ortadadır.
    Hadis-i şerifte sadece kadınların zikredilmesi, bu hareketin bilhassa kadınlar
    arasında yaygın olmasından dolayıdır. Kadınlar için yasak olunca erkekler için
    de yasak olacağı tabiidir. Yasağın bu derece şiddetli olması özellikle Allah`ın
    yarattığı tabii güzelliği beğenmeyip bozmaya kalkışmaktan dolayıdır. İslâmiyet
    insan tabiatına en uygun din olduğu için insanların her hal ve hareketlerinden
    daima tabii olmalarını, sun`i ve sahte hareket ve fiillerden sakınmalarını
    istemektedir. İnsanın şekli fıtrîdir. Allah`ın bahşettiği bu tabiî şekil ve
    güzelliğin üstünde bir güzellik var mıdır? Şayet daha güzel bir şekil olsaydı
    meselâ Allah dudaklarımızı, kırmızı yaratırdı (Tecrid-i Sarih Trc. V,
    351-352).

    Dövme
    günümüzde birçok ülkelerde bilhassa Afrika`da yaygın haldedir. İnsanın tabii
    halini bozup zaman zaman çok gülünç ve iğrenç hallere girmesi günümüzde çokça
    görülmektedir. Ruh ve ahlâk güzelliğinin değerini kavrayamayanlar, kendilerini
    iman, ilim ve edeple süsleyecekleri yerde, çürüyüp toprak olacak fâni
    vücutlarını süslemekle meşguldürler.





+ Yorum Gönder